Türk Medeni Kanunu · B. Velâyetin kapsamı

TMK Madde 341: Dinî Eğitim

Türk Medeni Kanunu'nun 341. maddesine göre çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir; ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir ve ergin, dinini seçmekte özgürdür. Bu sayfada hakkın kapsamını, sınırlarını, Anayasa ile ilişkisini, madde gerekçesini ve Anayasa Mahkemesi kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 2 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Altıncı Ayırım: Velâyet › B. Velâyetin kapsamı

III. Dinî eğitim

Madde 341

  1. (1)Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir.
  2. (2)Ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir.
  3. (3)Ergin, dinini seçmekte özgürdür.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 341 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: dinî eğitimi belirleme hakkı ana ve babaya aittir
  4. Anayasa ile ilişkisi: din kültürü dersi ve din eğitimi
  5. İkinci fıkra: sınırlayıcı sözleşmelerin geçersizliği
  6. Üçüncü fıkra: erginin din seçme özgürlüğü
  7. Anayasa Mahkemesi kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 341, çocuğun dinî eğitimine ilişkin üç kural koyar. Birinci fıkraya göre çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir. İkinci fıkraya göre ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir. Üçüncü fıkraya göre ergin, dinini seçmekte özgürdür. Hüküm, Anayasa'nın din kültürü ve ahlâk öğretimi dışındaki din eğitim ve öğretimini küçükler bakımından kanuni temsilcinin talebine bağlayan 24. maddesiyle birlikte uygulanır. Anayasa Mahkemesi, ebeveynlerin eğitim ve öğretimde dinî ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının anayasal güvence altında olduğunu kabul etmiş ve din kültürü dersini kızının almasını istemeyen babaya uygun alternatif sunulmamasını bu hakkın ihlali saymıştır (AYM, Hüseyin El ve Nazlı Şirin El, B. No: 2014/15345, 07.04.2022). Zorunlu temel eğitim ise ana ve babanın dinî terbiye hakkıyla çelişmez (AYM, E. 1997/62, K. 1998/52, 16.09.1998).

Dinî eğitim
Çocuğa bir dinin inanç, ibadet ve ahlâk esaslarının öğretilmesi; din kültürü ve ahlâk öğretiminden ayrıdır.
Din kültürü ve ahlâk öğretimi
Dinler hakkında yansız ve tanıtıcı bilgi vermeyi amaçlayan, ilk ve ortaöğretimde zorunlu ders.
Kanuni temsilci
Küçük adına hukuki işlem yapmaya yetkili kişi; kural olarak velâyet sahibi ana ve baba.
Din seçme özgürlüğü
Erginin herhangi bir dini benimseme veya benimsememe konusunda kendi kararını verebilmesi.

TMK 341 ne düzenler?

FıkraKuralDayanak
1Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aitTMK m. 341/1
2Bu hakkı sınırlayan her türlü sözleşme geçersizTMK m. 341/2
3Ergin, dinini seçmekte özgürTMK m. 341/3
AnayasaDin kültürü dışındaki din eğitimi küçükler için kanuni temsilcinin talebine bağlıAnayasa m. 24/4
Ebeveyn hakkıEğitimde dinî ve felsefi inançlara saygı anayasal güvence altındaAYM, Hüseyin El ve Nazlı Şirin El, B. No: 2014/15345
Zorunlu eğitimAna ve babanın dinî terbiye hakkıyla çelişmezAYM, E. 1997/62, K. 1998/52

TBMM gerekçesine göre madde, 1984 tarihli Öntasarının 257. maddesinden ifadede bazı değişiklikler yapılarak aynen alınmıştır ve eski Kanun'un 266. maddesini karşılar. Gerekçe maddenin niteliğini tek cümleyle belirler: eski metne göre bir hüküm değişikliği yoktur. Yeni metin eski kuralı korumuş, yalnızca dilini sadeleştirmiştir. Tasarının 341. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, dinî eğitimin zorunlu din kültürü ve ahlâk öğretiminden ayrı olmasıdır; Anayasa, din kültürü ve ahlâk öğretimi dışındaki din eğitim ve öğretimini küçükler bakımından kanuni temsilcinin talebine bağlar. İkinci nokta, ana ve babanın dinî eğitim hakkını sınırlayan sözleşmelerin geçersizliğidir; evlilik öncesinde veya boşanma protokolünde yapılan ve bu hakkı sınırlayan bir anlaşma hukuken bağlayıcı değildir. Üçüncü nokta, hakkın devlete karşı da korunmasıdır; ebeveynlerin eğitimde dinî ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkı anayasal güvence altındadır (AYM, Hüseyin El ve Nazlı Şirin El, B. No: 2014/15345, 07.04.2022).

Birinci fıkra: dinî eğitimi belirleme hakkı ana ve babaya aittir

  • Hak sahipleri: Ana ve baba.
  • Evlilik sürerken: Velâyet gibi bu hak da birlikte kullanılır (TMK m. 336).
  • Anlaşmazlık: Önemli bir konuda uyuşmazlık varsa eşler hâkimin müdahalesini isteyebilir (TMK m. 195).
  • Sınır: Çocuğun menfaati ve olgunluğu ölçüsünde görüşü (TMK m. 339).
  • Anayasal çerçeve: Din kültürü ve ahlâk öğretimi zorunludur; bunun dışındaki din eğitimi kanuni temsilcinin talebine bağlıdır (Anayasa m. 24/4).

Birinci fıkra, çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkını ana ve babaya tanır. Bu hak, çocuğun bakım ve eğitimine ilişkin genel yetkinin özel bir görünümüdür: ana ve baba çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır (TMK m. 339) ve çocuğu olanaklarına göre eğitir (TMK m. 340). Kanun dinî eğitimi ayrıca düzenleyerek, bu alandaki kararın devletin veya üçüncü kişilerin değil ana ve babanın olduğunu vurgular. Anayasa Mahkemesi de eski Kanun'daki karşılık hükümlerde tanınan hak ve yetkilerin, kanunla düzenlenmemiş olsa bile ana ve babanın çocukları üzerindeki velâyet haklarının doğal sonucu olduğunu belirtmiştir (AYM, E. 1997/62, K. 1998/52, 16.09.1998).

Hak ana ve baba tarafından birlikte kullanılır. Evlilik sürerken velâyet ana ve babaca birlikte kullanıldığı için çocuğun dinî eğitimine ilişkin kararlar da ortak verilir; kanun bu konuda ebeveynlerden birine üstünlük tanımaz. Önemli bir konuda anlaşamayan eşler hâkimin müdahalesini isteyebilir. Boşanmadan sonra çocuğun günlük hayatına ilişkin kararları velâyet kendisine bırakılan ebeveyn verir; ancak maddenin hakkı velâyetten ayrı olarak "ana ve babaya" tanıdığı dikkate alındığında, çocuğun dinî eğitimine ilişkin önemli kararlarda diğer ebeveynin görüşünün de gözetilmesi çocuğun menfaatine uygun düşer. Her durumda ölçü çocuğun menfaatidir ve çocuğun olgunluğu arttıkça onun düşüncesi daha fazla önem kazanır.

Anayasa ile ilişkisi: din kültürü dersi ve din eğitimi

Anayasa'nın 24. maddesinin dördüncü fıkrası iki tür öğretimi ayırır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasındadır; bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ise kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır. 341. madde bu anayasal kuralın özel hukuktaki karşılığıdır: küçüğün din eğitimi konusunda talepte bulunacak olan, onun kanuni temsilcisi olarak ana ve babadır (TMK m. 342).

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, bu fıkradan ebeveynlerin eğitim ve öğretimde dinî ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının anayasal güvence altında olduğu sonucunu çıkarmıştır (AYM, Hüseyin El ve Nazlı Şirin El, B. No: 2014/15345, 07.04.2022). İnceleme konusu dönemdeki din kültürü ve ahlak bilgisi dersi müfredatını, dinler hakkında yansız ve tanıtıcı bilgiler veren din kültürü öğretimini aşan nitelikte bulan Mahkeme, bu dersi kızının almasını istemeyen babaya uygun alternatifler sunulmamasını bu hakkın ihlali saymıştır (AYM, Hüseyin El ve Nazlı Şirin El, B. No: 2014/15345, 07.04.2022). Zorunlu temel eğitimin kendisi ise ana ve babanın dinî terbiye hakkıyla çelişmez; Anayasa Mahkemesine göre temel eğitim, ana ve babanın vereceği dinî terbiye için sağlıklı bir temel oluşturur (AYM, E. 1997/62, K. 1998/52, 16.09.1998).

İkinci fıkra: sınırlayıcı sözleşmelerin geçersizliği

İkinci fıkra, ana ve babanın dinî eğitim konusundaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşmeyi geçersiz sayar. Kural emredicidir ve sözleşmenin kiminle yapıldığına bakmaz: eşlerin kendi aralarında, evlenmeden önce veya evlilik sırasında yaptıkları bir anlaşma da, üçüncü bir kişiye karşı üstlenilen bir yükümlülük de bu kapsamdadır. Örneğin çocuğun ileride belirli bir din eğitimini alacağına veya hiç almayacağına ilişkin bir taahhüt, ana ve babayı bağlamaz. Bu kural, çocuğun menfaatine göre karar verme yetkisinin önceden ve kalıcı biçimde elden çıkarılmasını önler; dinî eğitime ilişkin karar, çocuğun gelişimi ve menfaati gözetilerek her zaman yeniden değerlendirilebilir.

Kural boşanma protokolleri bakımından da önemlidir. Anlaşmalı boşanma protokolünde çocuğun dinî eğitimine ilişkin, ebeveynlerden birinin hakkını ortadan kaldıran veya sınırlayan bir hüküm, 341. maddenin ikinci fıkrası karşısında geçerli değildir. Protokolde bu konuda ancak çocuğun menfaatini gözeten ve ebeveynlerin haklarını ortadan kaldırmayan bir düzenleme yapılabilir.

Üçüncü fıkra: erginin din seçme özgürlüğü

Üçüncü fıkra, ana ve babanın hakkının sınırını çizer: ergin, dinini seçmekte özgürdür. Erginlikle birlikte velâyet sona erer ve kişi dinini seçme konusunda tek başına karar verir; ana ve babanın dinî eğitim hakkı da bu noktada sona erer. Hüküm, Anayasa'nın herkese tanıdığı vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetinin (Anayasa m. 24) aile hukukundaki yansımasıdır. Erginlikten önce ise çocuk, olgunluğu ölçüsünde kendi hayatını düzenleme olanağına sahiptir ve ana ve baba önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar (TMK m. 339); bu kural, çocuğun büyüdükçe dinî konulardaki görüşüne de gereken önemin verilmesini gerektirir.

Uygulamada

Evliyseniz ve çocuğun dinî eğitimi konusunda anlaşamıyorsanız, kararı tek başınıza vermek yerine önce uzlaşmayı deneyin; anlaşamazsanız hâkimin müdahalesini isteyebilirsiniz. Boşanma protokolü hazırlıyorsanız, çocuğun dinî eğitimi konusunda ebeveynlerden birinin hakkını ortadan kaldıran hükümler koymayın; böyle hükümler geçersizdir. Çocuğunuzun okulda aldığı din kültürü dersine ilişkin bir itirazınız varsa, bu konuda yetkili olan kanuni temsilci olarak okula ve gerekirse idari yargıya başvurabileceğinizi bilin. Kişisel ilişki sırasında diğer ebeveynin çocuğa kendi inancını dayatması veya çocuğu baskı altına alması, çocuğun huzurunu etkiliyorsa kişisel ilişki düzenlemesinde dikkate alınabilir (TMK m. 324).

Anayasa Mahkemesi kararları

Bu sayfa hazırlanırken resmî karar arama sisteminde 341. maddeyi doğrudan uygulayan bir karara ulaşılamamıştır. Aşağıda, ana ve babanın çocuğun din eğitimine ilişkin hakkını ele alan iki Anayasa Mahkemesi kararı yer alır (AYM, Hüseyin El ve Nazlı Şirin El, B. No: 2014/15345, 07.04.2022; AYM, E. 1997/62, K. 1998/52, 16.09.1998). Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır.

Anayasa Mahkemesi Genel KurulB. No: 2014/15345 · Hüseyin El ve Nazlı Şirin El başvurusu07.04.2022

Ebeveynlerin çocuklarının eğitim ve öğretiminde dinî ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkı anayasal güvence altındadır; uygun bir alternatif sunulmaması bu hakkı ihlal eder

Baba, ilkokul dördüncü sınıftaki kızının din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf tutulmasını istedi; istem, muafiyetin yalnızca belirli dinlere mensup öğrencilere tanındığı gerekçesiyle reddedildi. Babanın kızı adına velâyeten açtığı davada idare mahkemesinin iptal kararı Danıştayca bozuldu; bozmaya uyan mahkeme davayı reddetti ve karar kesinleşti.

“Anayasa'nın 24. maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesinde ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alması öngörülen din kültürü ve ahlak öğretimi dışındaki din eğitim ve öğretiminin ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlı olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda Anayasa, küçükler için ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki zorunlu din kültürü ve ahlak öğretimi dışındaki din eğitim ve öğretimini kanuni temsilcilerinin talebine bağlı kılmıştır. 140. Sonuç olarak ebeveynlerin eğitim ve öğretimde dinî ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının Anayasa'nın 24. maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi çerçevesinde anayasal güvence altında olduğu, dolayısıyla Sözleşme'ye ek (1) No.lu Protokol ile Anayasa'nın ortak koruma alanında bulunduğu anlaşılmıştır.”

Ne anlama geliyor? 341. madde çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkını ana ve babaya tanır; Anayasa'nın 24. maddesinin dördüncü fıkrası da din kültürü ve ahlâk öğretimi dışındaki din eğitim ve öğretimini küçükler bakımından kanuni temsilcinin talebine bağlar. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bu fıkradan, ebeveynlerin eğitim ve öğretimde dinî ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının anayasal güvence altında olduğu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 1 No'lu Protokol'ün 2. maddesiyle ortak koruma alanında bulunduğu sonucunu çıkarmıştır. Mahkemeye göre inceleme konusu dönemdeki din kültürü ve ahlak bilgisi dersi müfredatı, dinler hakkında yansız ve tanıtıcı bilgiler veren din kültürü öğretimini aşmıştır; bu dersi kızının almasını istemeyen başvurucuya uygun alternatifler sunulmaması ebeveyn hakkını ihlal etmiştir. Mahkeme, bu sonucun okullarda isteğe bağlı din eğitimi dersleri okutulmasının Anayasa'ya aykırı olduğu anlamına gelmediğini de vurgulamıştır. Karar oyçokluğuyla verilmiştir ve ana ve babanın çocuğun dinî eğitimine ilişkin hakkının devlete karşı da korunduğunu gösterir.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Anayasa MahkemesiE. 1997/62 · K. 1998/5216.09.1998

Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu temel eğitim, ana ve babanın çocuklarının meslekî ve dinî terbiyesine ilişkin haklarıyla çelişmez

Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretimi getiren 4306 sayılı Kanun'un, ana ve babanın çocuklarının eğitimine ilişkin haklarını ve din eğitimi özgürlüğünü kısıtladığı ileri sürülerek iptali istendi.

“Bu maddelerle tanınan hak ve yetkilerin, yasa ile düzenlenmemesi durumunda da ana babanın çocukları üzerindeki velâyet haklarının doğal bir sonucu olduğu açıktır. Ancak, kişinin yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkının yaşama geçirilmesinin bu bağlamda, sağlıklı, kendisine, ailesine ve topluma karşı ödev ve sorumluluklarının bilincinde akıl ve bilgiyi esas alan çağın gerektirdiği özelliklere sahip olarak yetişebilmesinin daha uzun süreli ve nitelikli bir eğitimle sağlanabileceği de bir gerçektir. Temel eğitim, çocuğun zihinsel gelişimini sağlayarak yeteneklerinin ortaya çıkmasını kolaylaştıracağından, ana babanın çocuğa vereceği mesleki ve dini terbiye için sağlıklı bir temel oluşturacaktır. Bu durumda, sekiz yıllık kesintisiz temel eğitimin, ana babanın esasen var olan ve Medenî Yasa'nın 265. ve 266. maddeleriyle de güvence altına alınan çocuklarını terbiye konusundaki hakları ile çelişen bir yönü de yoktur.”

Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi bu kararda, bugünkü 340 ve 341. maddelerin eski Kanun'daki karşılıkları olan meslekî terbiyeye ilişkin 265. ve dinî terbiyeye ilişkin 266. maddeleri zorunlu eğitimin anayasallığı bakımından değerlendirmiştir. Mahkemeye göre bu maddelerle tanınan hak ve yetkiler, kanunla düzenlenmemiş olsa bile ana ve babanın çocukları üzerindeki velâyet haklarının doğal sonucudur. Ancak temel eğitim çocuğun zihinsel gelişimini sağlayarak yeteneklerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırır ve ana ve babanın vereceği meslekî ve dinî terbiye için sağlıklı bir temel oluşturur; bu nedenle zorunlu temel eğitim ana ve babanın bu haklarıyla çelişmez. Mahkeme aynı kararda, din kültürü ve ahlâk öğretimi dışındaki din eğitim ve öğretiminin küçükler bakımından kanuni temsilcilerinin isteğine bağlı olduğunu da vurgulamıştır. Karar, ana ve babanın dinî eğitim hakkının devletin zorunlu eğitim düzenlemesiyle birlikte ve onunla uyumlu biçimde kullanılacağını gösterir.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 341- Madde 1984 tarihli Öntasarının 257 nci maddesinden, ifadede bazı değişiklikler yapılmak suretiyle aynen alınmıştır ve yürürlükteki Kanunun 266 ncı maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metne göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 127

Gerekçenin kısa metni, maddenin süreklilik niteliğini ortaya koyar. Kanun koyucu, çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkının ana ve babaya ait olduğu, bu hakkı sınırlayan sözleşmelerin geçersiz olduğu ve erginin dinini seçmekte özgür olduğu kurallarını eski Kanun'dan aynen devralmış, yalnızca ifadeyi günümüz diline uyarlamıştır. Bu nedenle eski Kanun döneminde bu hükme ilişkin olarak yapılan değerlendirmeler, yeni metnin yorumunda da yol gösterici olabilir. Anayasa Mahkemesi, eski metnin yürürlükte olduğu dönemde dinî terbiye hakkının ana ve babanın velâyet haklarının doğal bir sonucu olduğunu belirtmiştir (AYM, E. 1997/62, K. 1998/52, 16.09.1998).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin belirttiği gibi madde, eski Kanun'un 266. maddesini karşılar:

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 266 (mülga)

Çocuğun dini terbiyesini tayin ana babaya aittir. Ana babanın bu husustaki hürriyetini tahdit edecek her türlü mukavele muteber değildir. Reşit, dinini intihapta hürdür.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr

İki metin karşılaştırıldığında hüküm değişikliği bulunmadığı görülür; değişiklik dildedir. Eski metindeki "dini terbiye" yerine "dinî eğitim", "tahdit" yerine "sınırlama", "mukavele" yerine "sözleşme", "muteber değildir" yerine "geçersizdir", "reşit" yerine "ergin" ve "intihap" yerine "seçme" kelimeleri kullanılmıştır. Eski metinde ana ve babanın bu konudaki hakkı "hürriyet" olarak nitelendirilirken, yeni metin aynı kavramı "hak" olarak ifade eder.

743 sayılı Kanun m. 2664721 sayılı Kanun m. 341
Hak sahibiAna babaAna ve baba
KonuDinî terbiyeDinî eğitim
Sınırlayıcı sözleşmeMuteber değilGeçersiz
Din seçmeReşit, dinini intihapta hürErgin, dinini seçmekte özgür

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde üç fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 341. maddeye ilişkin bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Çocuğun dinî eğitimi, boşanma protokolü ve kişisel ilişki konusunda boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 341 ne diyor?

Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkının ana ve babaya ait olduğunu, bu hakkı sınırlayan her türlü sözleşmenin geçersiz olduğunu ve erginin dinini seçmekte özgür olduğunu söyler.

Çocuğun dinî eğitimine kim karar verir?

Ana ve baba; evlilik sürerken bu kararı birlikte verirler.

Eşimle çocuğun dinî eğitimi konusunda anlaşamıyoruz; ne yapabiliriz?

Önemli bir konuda uyuşmazlık varsa hâkimin müdahalesini isteyebilirsiniz (TMK m. 195).

Boşandıktan sonra çocuğun dinî eğitimine kim karar verir?

Günlük kararları velâyet sahibi ebeveyn verir; ancak çocuğun menfaati her zaman ölçüdür ve önemli kararlarda diğer ebeveynin görüşünün gözetilmesi çocuğun yararına uygun düşer.

Evlenmeden önce çocuğun dinî eğitimi konusunda anlaşma yaptık; bu anlaşma bağlayıcı mı?

Hayır; ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayan her türlü sözleşme geçersizdir.

Boşanma protokolüne dinî eğitimle ilgili hüküm koyabilir miyiz?

Ebeveynlerden birinin hakkını ortadan kaldıran veya sınırlayan bir hüküm geçersizdir.

Din kültürü dersi dinî eğitim sayılır mı?

Anayasa'ya göre din kültürü ve ahlâk öğretimi zorunlu derstir; bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi küçükler bakımından kanuni temsilcinin talebine bağlıdır.

Çocuğumun din kültürü dersinden muaf tutulmasını isteyebilir miyim?

Anayasa Mahkemesi, ebeveynlerin eğitimde dinî ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının anayasal güvence altında olduğunu ve uygun alternatif sunulmamasının bu hakkı ihlal ettiğini kabul etmiştir (AYM, Hüseyin El ve Nazlı Şirin El, B. No: 2014/15345, 07.04.2022).

Zorunlu eğitim ana ve babanın dinî eğitim hakkını kısıtlar mı?

Hayır; Anayasa Mahkemesine göre zorunlu temel eğitim bu hakla çelişmez (AYM, E. 1997/62, K. 1998/52, 16.09.1998).

Çocuk kaç yaşında dinini kendisi seçebilir?

Kanun bu özgürlüğü erginlikle tanır; erginlikten önce ise çocuğun olgunluğu ölçüsünde düşüncesi göz önünde tutulur (TMK m. 339).

Kişisel ilişki sırasında diğer ebeveyn çocuğa kendi inancını dayatıyor; ne yapabilirim?

Bu tutum çocuğun huzurunu tehlikeye sokuyorsa kişisel ilişki düzenlemesinde dikkate alınabilir (TMK m. 324).

Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun m. 266 aynı kuralları içeriyordu, yeni metinde hüküm değişikliği yoktur.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

1984 tarihli Öntasarının 257. maddesinden.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp