Türk Medeni Kanunu · Kocanın Babalığı

TMK Madde 287: Evlilik İçinde Ana Rahmine Düşme ve İspat

Türk Medeni Kanunu'nun 287. maddesine göre çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır; evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır. Bu sayfada madde metnini, 180 ve 300 gün ölçüsünü, ispat yükünü, karinenin kapsamını, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 5 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › İkinci Ayırım: Kocanın Babalığı › B. Soybağının reddi › II. İspat

1. Evlilik içinde ana rahmine düşme

Madde 287

  1. (1)Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.
  2. (2)Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 287 ne düzenler?
  3. İspat yükü kimdedir?
  4. Yüzseksen ve üçyüz gün ölçüsü
  5. Karine kapsamı ve dava türü
  6. Evlenmeden önce doğan çocuk
  7. Karinenin diğer sonuçları
  8. Usul
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 287'ye göre çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse ispat yükü davacıdadır: kocanın baba olmadığını o kanıtlamak zorundadır. Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk, evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır. Bu ölçü aynı zamanda hangi davanın açılacağını belirler: çocuk karineden yararlanıyorsa soybağının reddi, yararlanmıyorsa nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılır (Yargıtay HGK, 2017/1922 E., 2018/1305 K., 04.07.2018).

Ana rahmine düşme
Gebe kalma; soybağında belirleyici an (TMK m. 287/2).
Yüzseksen gün
Evlenmeden sonra karinenin işlemeye başladığı süre (TMK m. 287/2).
Üçyüz gün
Evliliğin sona ermesinden sonra karinenin sürdüğü süre (TMK m. 287/2).
İspat yükü
Kocanın baba olmadığını kanıtlama zorunluluğu (TMK m. 287/1).

TMK 287 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
İspat yüküDavacı, kocanın baba olmadığını ispatlarTMK m. 287/1
DavacıKoca, ana veya çocuk olabilirTMK m. 286
Alt sınırEvlenmeden başlayarak en az yüzseksen günTMK m. 287/2
Üst sınırEvliliğin sona ermesinden en fazla üçyüz günTMK m. 287/2
SonuçBu aralıkta doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılırTMK m. 287/2
Mehazİsviçre Medenî Kanunu m. 256aS. Sayısı 723, s. 111
TerimEski metindeki "koca" yerine "davacı"S. Sayısı 723, s. 111
Karine dışıKayıt düzeltme davası açılırYargıtay HGK, 2018/1305 K.
TescilÜçyüz gün içinde doğan çocuk kocanın hanesine yazılırYargıtay 8. HD, 2019/4608 K.
VelayetHâkim düzenler; kendiliğinden anaya geçmezYargıtay 2. HD, 2011/21327 K.
Evlenmeden önce doğumKarine değil, sonradan evlenme hükümleriYargıtay 18. HD, 2016/5271 K.
Ayrı yaşamaİspat kolaylığı getiren ayrı hükümTMK m. 288

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 243. maddesini karşılar ve kaynak Kanun'da 1976'da yapılan değişiklik izlenerek kaleme alınmıştır. Gerekçe, maddenin farklı bir ilke getirmediğini, ancak evlilik içinde ana rahmine düşen çocuğun soybağının reddinde kanıtlama yükünü daha kapsamlı ve açık ifadelerle düzenlediğini belirtir. Birinci fıkra bakımından iki fark vurgulanır: eski metindeki "koca" yerine genel bir deyişle "davacı" terimi kullanılmıştır, çünkü soybağının reddi davasını koca dışındaki kişiler de açabilmektedir; ayrıca yüzseksen günlük süre ölçüsü birinci fıkradan çıkarılıp ikinci fıkraya alınmıştır. İkinci fıkra ise eski metinde bulunmayan bir hükümdür: burada süre ölçüsü doğrudan ispat yüküne bağlanmak yerine, "evlilik içinde ana rahmine düşme" kavramının neyi ifade ettiği tanımlanmış ve bu tanım yüzseksen gün ile üçyüz gün arasındaki aralıkla belirlenmiştir. Tasarının 287. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

Dikkat

Bu maddedeki iki sayı, dosyanın kaderini belirler. Yüzseksen gün alt sınırdır: evlendikten sonraki ilk yüzseksen gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılmaz. Üçyüz gün üst sınırdır: evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüz gün içinde doğan çocuk ise sayılır. Bu aralıkta doğan çocuk karineden yararlanır ve ispat yükü davacıya geçer; yani kocanın baba olmadığını davacının kanıtlaması gerekir. Aralığın dışında kalan çocuk karineden yararlanmaz ve burada çok önemli bir sonuç doğar: ortada zaten kurulmuş bir soybağı bulunmadığından açılacak dava soybağının reddi değil, nüfus kaydının düzeltilmesidir. İkisi arasındaki fark hayatidir; soybağının reddi davası kısa hak düşürücü sürelere tabidir, kayıt düzeltme davası ise süreye bağlı değildir ve farklı mahkemede görülür. Bu nedenle dosyanın en başında evlenme, boşanma ve doğum tarihlerini yan yana koyup gün hesabı yapın. Çocuk evlenmeden önce doğmuşsa karine hiç devreye girmez; orada soybağı sonradan evlenmeyle kurulur ve açılacak dava itiraz davasıdır.

İspat yükü kimdedir?

  • Kural: Davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır (TMK m. 287/1).
  • Koşul: Çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmüş olması.
  • Davacı: Koca, ana veya çocuk olabilir (TMK m. 286).
  • Terim: Gerekçe "koca" yerine bilinçli olarak "davacı" demiştir (S. Sayısı 723, s. 111).
  • Araç: İspat kural olarak DNA incelemesiyle yapılır (TMK m. 284).
  • Kolaylık: Ayrı yaşama hâlinde ispat yükü hafifler (TMK m. 288).

Yüzseksen ve üçyüz gün ölçüsü

  • Alt sınır: Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçmiş olmalıdır (TMK m. 287/2).
  • Üst sınır: Evliliğin sona ermesinden en fazla üçyüz gün içinde doğum (TMK m. 287/2).
  • Sonuç: Bu aralıkta doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
  • Tescil: Üçyüz gün içinde doğan çocuk kocanın hanesine yazılır (Yargıtay 8. HD, 2019/2023 E., 2019/4608 K., 06.05.2019).
  • Hesap: Evlenme, sona erme ve doğum tarihleri yan yana konularak yapılır.
  • Karine: Ölçü, babalık karinesinin kapsamını belirler (TMK m. 285).

Karine kapsamı ve dava türü

  • Kapsam içinde: Soybağı ancak soybağının reddi davasıyla kaldırılabilir (Yargıtay HGK, 2017/1922 E., 2018/1305 K., 04.07.2018).
  • Kayıt düzeltme yok: Karine kapsamındaki çocukta baba adı kayıt düzeltmeyle değiştirilemez.
  • Kapsam dışında: Ortada kurulmuş bir soybağı yoktur; kayıt düzeltme davası açılır.
  • Örnek: Üçyüz gün geçtikten sonra doğduğu hâlde süre içinde doğmuş gibi kaydedilen çocuk.
  • Örnek: Başka bir kadının doğurduğu çocuğun eşten olmuş gibi kaydettirilmesi.
  • Sonuç: Süre ve görev bakımından iki yol tamamen farklıdır (TMK m. 282).

Evlenmeden önce doğan çocuk

Karinenin diğer sonuçları

  • Velayet: Çocuk evlilik birliği içinde doğmuş sayılır (Yargıtay 2. HD, 2011/7846 E., 2011/21327 K., 08.12.2011).
  • Düzenleme: Velayet kendiliğinden anaya geçmez; hâkim karar verir (TMK m. 336).
  • Soyadı: Çocuk kocanın soyadını taşır (TMK m. 321).
  • Nafaka: Soybağı devam ettiği sürece bakım yükümlülüğü sürer (TMK m. 327).
  • Miras: Çocuk kocanın yasal mirasçısıdır (4721 s. K. m. 495).
  • Sona erdirme: Bütün bu sonuçlar ancak soybağının reddiyle ortadan kalkar (TMK m. 286).

Usul

  • Görev: Soybağının reddi davası aile mahkemesinde görülür (4787 s. K. m. 4).
  • Kayıt düzeltme: Düzeltmeyi isteyenin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde (5490 s. K. m. 36).
  • Yetki: Taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri (TMK m. 283).
  • Araştırma: Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır (TMK m. 284).
  • Taraf teşkili: Dava hakkına sahip diğer kişilere yöneltilir (TMK m. 286).
  • Süre: Soybağının reddi kural olarak bir yıl içinde açılır (TMK m. 289).
Uygulamada

Bu maddeyi kullanmanın yolu takvimden geçer. Evlenme tarihi, evliliğin sona erdiği tarih ve doğum tarihini yan yana yazın, sonra iki hesabı yapın: doğum, evlenmeden sonraki yüzsekseninci günden sonra mı gerçekleşti ve evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüzüncü günden önce mi? Her iki cevap da evetse çocuk karineden yararlanır; bu durumda kocanın baba olmadığını siz kanıtlamak zorundasınız ve tek yolunuz soybağının reddi davasıdır. Kayıt düzeltme davasıyla baba adını değiştirmeye çalışmayın, bu yol kapalıdır. Cevaplardan biri hayırsa tablo tersine döner: çocuk karineden yararlanmadığı için ortada kaldırılacak bir soybağı da yoktur; yapılacak şey yanlış kaydın düzeltilmesidir ve bu dava süreye bağlı değildir. Çocuk evlenmeden önce doğmuşsa üçüncü bir ihtimal devreye girer: soybağı sonradan evlenmeyle kurulmuştur ve buna karşı açılacak dava itirazdır; itiraz edebilecek kişiler ve süreler farklıdır. Hangi yolda olursanız olun ispat aracınız aynıdır: DNA incelemesi. Bunu baştan talep edin ve karşı taraf incelemeye gelmiyorsa mahkemeden meşruhatlı davetiye çıkarılmasını isteyin.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/1922 E. · 2018/1305 K.04.07.2018

Soybağının reddi davası yalnız babalık karinesinden yararlanan çocuklar içindir; karine kapsamı dışındaki yanlış kayıtlar kayıt düzeltme davasıyla giderilir

Davacılar, nüfusta anne ve baba olarak görünen kişilerin gerçek ana babaları olmadığını ileri sürerek kaydın iptalini ve haneden terkinini istedi. Mahkeme, davanın soybağına ilişkin olduğu ve aile mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi. Uyuşmazlık, açılacak davanın soybağının reddi mi yoksa nüfus kaydının düzeltilmesi mi olduğunda toplandı.

“Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: soybağının reddi davası ancak babalık karinesinin kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağının ortadan kaldırılmasını sağlayan bir davadır. Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır (TMK m. 39). Örneğin kocanın eşi dışında bir başka kadın tarafından doğrulan çocuğu, eşinden doğmuş gibi nüfus kütüğüne kaydettirmesi ya da evliliğin sona ermesinden üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuğun üçyüz günlük süre içinde doğmuş gibi nüfusa kaydettirilmesi hâllerinde durum böyledir.”

Ne anlama geliyor? Kurul, 287. maddenin asıl işlevini ortaya koyar: bu madde karinenin kapsamını çizer ve o kapsam, hangi davanın açılacağını belirler. Çocuk 180-300 gün ölçüsüne göre evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılıyorsa karineden yararlanır; bu durumda soybağı ancak soybağının reddi davasıyla ortadan kaldırılabilir, kayıt düzeltme davasıyla baba adı düzeltilemez. Buna karşılık çocuk karineden hiç yararlanmıyorsa — örneğin evliliğin sona ermesinden üçyüz gün geçtikten sonra doğduğu hâlde süre içinde doğmuş gibi kaydedilmişse ya da başka bir kadının doğurduğu çocuk eşten olmuş gibi yazdırılmışsa — ortada zaten kurulmuş bir soybağı yoktur; yapılacak şey yanlış kaydın düzeltilmesidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2019/2023 E. · 2019/4608 K.06.05.2019

Boşanmadan sonraki üçyüz gün içinde doğan çocuğun kocanın hanesine tescili kanun gereğidir

Eşler 1958'de evlenmiş, 13.03.1978'de boşanmışlardı. Çocuk 17.07.1978'de, yani boşanmadan sonraki üçyüz gün içinde doğdu ve kocanın nüfus hanesine tescil edildi. Çocuk, gerçek babasının başka biri olduğunu ileri sürerek babalığın tespitini ve kaydın düzeltilmesini istedi; mahkeme görevsizlik kararı verdi.

“TMK'nin 287/2. maddesi uyarınca, evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.”

Ne anlama geliyor? Karar, ölçünün nasıl uygulandığını somut tarihlerle gösterir: boşanma ile doğum arasında dört aydan az süre bulunduğundan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılmış ve kocanın hanesine tescili kanun gereği kabul edilmiştir. Daire bunun sonucunu da bağlar: bu soybağı geçersiz kılınmadıkça babalık davası dinlenmez; dava soybağının reddi olarak ele alınmalı, taraf teşkili sağlanmalı ve DNA raporu alınmalıdır. Tarih hesabını dosyanın en başında yapın; hangi davayı açacağınız buna bağlıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/7846 E. · 2011/21327 K.08.12.2011

Boşanmadan sonra doğsa da evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılan çocukta velayet kendiliğinden anaya geçmez; hâkim düzenleme yapar

Eşler 20.02.2008'de boşandı; çocuk 21.08.2008'de, yani boşanmadan altı ay sonra doğdu. Mahkeme, ana ve baba evli olmadığından velayetin kendiliğinden anaya ait olduğunu kabul ederek velayeti anaya verdi.

“Açıklanan yasal gereklilikler gözetilerek velayetin boşanan eşlerden hangisine bırakılmasının çocuğun yararına olacağı değerlendirilerek velayetin birine verilmesi gerekirken; olayda uygulama yeri olmayan Türk Medeni Kanununun 337. maddesi gereğince velayetin kendiliğinden anneye ait olacağı kabulü ile, velayetin anneye verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 287/2'nin soybağı dışındaki bir sonucunu gösterir. Üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayıldığından, evlilik birliği içinde doğmuş kabul edilir. Bunun sonucu olarak velayet, evlilik dışı doğan çocuklara ilişkin kurala göre kendiliğinden anaya geçmez; hâkimin çocuğun yararını değerlendirerek velayeti eşlerden birine bırakması gerekir. Boşanma kararında velayet düzenlenmemişse bu, sonradan açılacak ayrı bir davanın konusudur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2016/3121 E. · 2016/5271 K.29.03.2016

Çocuk evlenmeden önce doğmuşsa soybağı karineye değil sonradan evlenmeye dayanır; açılacak dava soybağının reddi değil itirazdır

Çocuk 27.11.2002'de evlilik dışında doğdu; ana ile koca 18.12.2003'te evlendi ve sonradan boşandı. Çocuk, nüfusta baba görünen kişiyle arasındaki soybağının kaldırılmasını istedi. Mahkeme davayı soybağının reddi olarak nitelendirdi.

“Soybağını kuran işleme göre dava, soybağının reddi değil, sonradan evlenme yoluyla soybağının düzeltilmesine itiraz niteliğindedir (TMK. m. 294/1). Davanın bu şekilde vasıflandırılması gerekirken, bu yön nazara alınmayarak soybağının reddi olarak nitelendirilmesi doğru değil ise de;”

Ne anlama geliyor? Karar, 287'nin sınırını öteki yönden gösterir. Çocuk evlenmeden önce doğmuşsa babalık karinesi hiç devreye girmez; soybağı, ana ile babanın sonradan evlenmesiyle kurulur. Bu soybağına karşı açılacak dava soybağının reddi değil, sonradan evlenmeye itirazdır ve kendi kuralları vardır. Daire somut olayda nitelendirme hatasını sonuca etkili görmemiş, yalnız işaret etmekle yetinmiştir; ama dava açarken doğru nitelendirme süre ve taraf bakımından belirleyici olabilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2009/21306 E. · 2010/961 K.20.01.2010

Sonradan evlenmeye itirazda da ispat yükü itiraz edendedir: kocanın baba olmadığını o kanıtlar

Çocuk 1975'te evlilik dışı ilişkiden doğmuş, ana 1979'da evlendikten sonra çocuk 1981'de kocanın hanesine tescil edilmişti. Koca 2007'de öldü ve yasal mirasçıları kısa süre sonra dava açtı. Mahkeme, davacılardan birinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, diğeri bakımından da hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetti.

“Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet Savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilirler. İtiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Çocuğun altsoyu da, çocuğun ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması halinde itiraz hakkına sahiptir. (TMK.md.294/1-2)”

Ne anlama geliyor? Karar, 287'deki ispat yükü ilkesinin sonradan evlenme yolunda da aynı biçimde işlediğini gösterir: iddiada bulunan taraf, kocanın baba olmadığını kanıtlamak zorundadır. Kimlerin itiraz edebileceği de sayılmıştır: ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk, Cumhuriyet savcısı ve belirli hâllerde çocuğun altsoyu. Dikkat edilecek nokta, bu listenin soybağının reddi davasındaki dava hakkı listesinden farklı olmasıdır; iki yolu birbirine karıştırmak husumet veya süre yönünden ret kararıyla sonuçlanır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 287- Yürürlükteki Kanunun 243 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde, yürürlükteki metne göre farklı bir ilke getirmemekle birlikte, evlilik içinde ana rahmine düşen çocuğun soybağının reddinde kanıtlama yükünü, daha kapsamlı olarak ve açık ifadelerle düzenlemektedir. Hüküm kaynak Kanunda 1976 yılında yapılan değişiklik izlenmek suretiyle kaleme alınmıştır. Birinci fıkra, çocuğun evlilik içinde doğmuş olması hâlinde kanıtlama zorunluluğunun davacıya ait olduğunu ve bu kanıtlamanın da, babalığı karine olarak kabul edilen kocanın baba olmadığının kanıtlanması şeklinde gerçekleştirileceğini düzenlemektedir. Fıkranın, yürürlükteki metne göre bir farkı, davacı olarak "koca" yerine genel bir deyişle "davacı" terimini kullanmış olmasıdır; çünkü soybağının reddi davasını koca dışındaki kişiler de açabilmektedir. İkinci fark ise, davacının kanıtlama zorunluluğunun çocuğun evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün sonra doğmuş olması hâlinde söz konusu olacağı hususunun bu fıkraya değil, bir sonraki fıkraya alınmış olmasıdır. Yürürlükteki metinde bulunmayan ikinci fıkrada, davacının kocanın baba olmadığını kanıtlama zorunluluğunun yukarıda sözü edilen yüzseksen günlük süre ölçüsüne bağlandığı doğrudan ifade edilmek yerine; birinci fıkrada belirtilen "evlilik içinde ana rahmine düşme" kavramı ile neyin kastedildiği açıklanmakta ve evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılacağı hükme bağlanmaktadır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 111

Gerekçenin en öğretici yönü, kanun koyucunun tekniği değiştirdiğini açıkça anlatmasıdır. Eski metin süre ölçüsünü doğrudan ispat kuralının içine yerleştiriyordu: koca, evlendikten en az yüzseksen gün sonra doğan çocuğu ancak kendisinden olmadığını ispat ederek reddedebilirdi. Yeni düzenleme ise önce bir kavramı tanımlar — "evlilik içinde ana rahmine düşme" — ve ispat kuralını bu kavrama bağlar. Görünüşte biçimsel olan bu tercih, maddenin uygulama alanını genişletir: tanımlanan kavram yalnız ispat yükü bakımından değil, babalık karinesinin kapsamını belirlemek bakımından da kullanılabilir hâle gelir. Gerekçedeki ikinci önemli açıklama terim değişikliğine ilişkindir: "koca" yerine "davacı" denmesinin sebebi, soybağının reddi davasını koca dışındaki kişilerin de açabilmesidir. Bu, 2001'de çocuğu, 2024'te ise anayı da kapsayacak biçimde genişleyen dava hakkıyla tutarlıdır. Tasarının 287. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'un 243. maddesi aynı ölçüyü kullanıyordu ama bunu tek bir cümlede ve yalnız koca bakımından ifade ediyordu: koca, evlendikten en az yüzseksen gün sonra doğan çocuğun kendisinden olması ihtimali bulunmadığını ispat etmedikçe çocuğu reddedemezdi. Üç fark vardır. Birincisi davacı çevresi: eski metin yalnız kocayı anıyor, yeni metin genel olarak "davacı" diyor. İkincisi ispat konusu: eski metin "kendisinden olması ihtimali bulunmadığını" ispat etmekten söz ediyordu; yeni metin daha yalın biçimde "kocanın baba olmadığını" ispat demektedir. Üçüncüsü ve en önemlisi üst sınır: eski hüküm yalnız yüzseksen günlük alt sınırı anıyor, üçyüz günlük üst sınırı bu maddede göstermiyordu; yeni ikinci fıkra iki sınırı birleştirerek "evlilik içinde ana rahmine düşme" kavramını tanımlamıştır.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 243

Koca, evlendikten en az yüz seksen gün sonra doğan çocuğun kendisinden olması ihtimali bulunmadığını ispat etmedikçe çocuğu reddedemez.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 2434721 sayılı Kanun m. 287
İspat yüküKocadaDavacıda
İspat konusuKendisinden olma ihtimalinin bulunmamasıKocanın baba olmadığı
Alt sınırYüzseksen günYüzseksen gün
Üst sınırBu maddede yokÜçyüz gün
YöntemDoğrudan ispat kuralıÖnce kavram tanımı, sonra ispat kuralı
TerimÇocuğun reddiKarinenin çürütülmesi

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; "evlilik içinde ana rahmine düşme" tanımlandı4721 s. K.

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Ancak maddede geçen "davacı" teriminin kapsamı genişlemiştir: soybağının reddi davasını 2001'den beri çocuk, 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanun'dan beri ise ana da açabilmektedir (TMK m. 286).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Doğum tarihine göre hangi davanın açılması gerektiğini ve ispat yükünün kimde olduğunu değerlendirmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 287 ne diyor?

Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır.

"Evlilik içinde ana rahmine düşme" ne demek?

Evlenmeden sonra en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden en fazla üçyüz gün içinde doğmuş olmak (TMK m. 287/2).

İspat yükü kimdedir?

Davacıda (TMK m. 287/1).

Davacı kim olabilir?

Koca, ana veya çocuk (TMK m. 286).

Neden "koca" değil "davacı" deniyor?

Davayı koca dışındaki kişiler de açabildiği için (S. Sayısı 723, s. 111).

Nasıl ispat edilir?

Kural olarak DNA incelemesiyle (TMK m. 284).

Evlendikten 100 gün sonra doğan çocuk?

Evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılmaz; yüzseksen günlük alt sınır dolmamıştır.

Boşandıktan 5 ay sonra doğan çocuk?

Üçyüz gün dolmadığı için evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.

Bu çocuk kimin hanesine yazılır?

Kocanın hanesine; bu kanun gereğidir (Yargıtay 8. HD, 2019/2023 E., 2019/4608 K., 06.05.2019).

Kayıt düzeltme davasıyla baba adı değiştirilebilir mi?

Karine kapsamındaki çocukta hayır (Yargıtay HGK, 2017/1922 E., 2018/1305 K., 04.07.2018).

Çocuk karineden yararlanmıyorsa ne olur?

Ortada soybağı yoktur; nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılır.

Buna örnek nedir?

Üçyüz gün geçtikten sonra doğduğu hâlde süre içinde doğmuş gibi kaydedilen çocuk.

İki dava arasındaki fark nedir?

Soybağının reddi hak düşürücü süreye tabidir, kayıt düzeltme değildir.

Görev bakımından da fark var mı?

Evet; biri aile mahkemesinde, diğeri asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Çocuk evlenmeden önce doğmuşsa?

Karine devreye girmez; soybağı sonradan evlenmeyle kurulur (TMK m. 292).

O hâlde hangi dava açılır?
İtirazda ispat yükü kimdedir?
İtirazı kimler yapabilir?

Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı (4721 s. K. m. 294).

Ayrı yaşarken doğan çocukta durum farklı mı?

Evet; ispat kolaylığı getiren ayrı bir hüküm vardır (TMK m. 288).

Boşandıktan sonra doğan çocuğun velayeti kime aittir?

Hâkim düzenler; kendiliğinden anaya geçmez (Yargıtay 2. HD, 2011/7846 E., 2011/21327 K., 08.12.2011).

Karine sürerken çocuk kocanın mirasçısı olur mu?

Evet; soybağı devam ettiği sürece bütün sonuçlar doğar.

Bu sonuçlar nasıl ortadan kalkar?

Yalnız soybağının reddi davasıyla (TMK m. 286).

Dava süresi nedir?

Kural olarak bir yıl (TMK m. 289).

Eski Kanun'da karşılığı nedir?

743 sayılı Kanun'un 243. maddesi; orada yalnız yüzseksen günlük alt sınır vardı.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 24 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp