TMK 284'e göre soybağı davalarında hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder; taraflar ve üçüncü kişiler zorunlu ve sağlık yönünden tehlikesiz incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür. Davalı rıza göstermezse hâkim beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabilir. Bu davalar kamu düzenine ilişkin olduğundan davalının davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz; soybağının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2007/18062 E., 2009/4443 K., 12.03.2009).
- Re'sen araştırma
- Hâkimin maddî olguları kendiliğinden araştırması (TMK m. 284/1).
- Serbest takdir
- Kanıtların bağlayıcı kurala tabi olmadan değerlendirilmesi (TMK m. 284/1).
- Rıza yükümlülüğü
- Zorunlu ve tehlikesiz incelemelere katılma zorunluluğu (TMK m. 284/2).
- Meşruhatlı davetiye
- Kanundaki uyarıyı içeren tebligat (TMK m. 284/2).
TMK 284 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Soybağı davalarında usul kanunu uygulanır | TMK m. 284 |
| Birinci istisna | Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır | TMK m. 284/1 |
| Kanıtlar | Serbestçe takdir edilir | TMK m. 284/1 |
| İkinci istisna | İncelemelere rıza gösterme yükümlülüğü | TMK m. 284/2 |
| Yükümlüler | Taraflar ve üçüncü kişiler | TMK m. 284/2 |
| Sınır | İnceleme sağlık yönünden tehlike yaratmamalı | TMK m. 284/2 |
| Yaptırım | Beklenen sonuç aleyhe doğmuş sayılabilir | TMK m. 284/2 |
| Kabul | Davalının kabulü tek başına yetmez | Yargıtay 2. HD, 2009/4443 K. |
| Uyarı | Meşruhatlı davetiye zorunludur | Yargıtay 2. HD, 2009/6486 K. |
| Gider | Yatırılmaması rıza göstermeme sayılmaz | Yargıtay 2. HD, 2010/20939 K. |
| Davetiye içeriği | Gider miktarı da gösterilmelidir | Yargıtay 2. HD, 2011/7014 K. |
| Kayyım | Uyarı kayyıma da yapılır | Yargıtay 2. HD, 2010/13349 K. |
TBMM gerekçesine göre hüküm, kamu düzeni ile yakından ilgili olan soybağı davalarının yargılama usulü konusunda özel hükümler koymak ihtiyacını hisseden İsviçre Medenî Kanunu'nun 1976 tarihli değişikliğinden esinlenilerek kaleme alınmıştır. Gerekçe, soybağı davalarındaki yargılama usulünün prensip olarak genel usul kanununa tabi kılındığını, ancak bu davaların özelliği gereği iki hususun özel olarak düzenlendiğini belirtir: hâkimin maddî olguları kendiliğinden araştıracağı ve kanıtları serbestçe değerlendireceği; taraflar ile üçüncü kişilerin, soybağının belirlenmesi için zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere katılmakla zorunlu oldukları. Gerekçe ayrıca, davalının hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermediği durumlarda hâkimin durum ve koşullara göre beklenen sonucun davalı aleyhine doğmuş sayabileceğinin öngörüldüğünü ekler. Tasarının 284. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu madde soybağı davalarını sıradan hukuk davalarından ayırır ve iki sonucu vardır. Birincisi, taraf iradesi belirleyici değildir: davalı davayı kabul etse bile hâkim bununla bağlı kalmaz, soybağı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmalıdır; bu nedenle bu davalar anlaşmayla sonuçlandırılamaz ve hâkim kendiliğinden delil toplar. İkincisi, incelemeye katılma bir yükümlülüktür: DNA analizi gibi zorunlu ve sağlık yönünden tehlikesiz incelemelere yalnız taraflar değil üçüncü kişiler de katılmak zorundadır. Ancak bu yükümlülüğün yaptırımı sıkı koşullara bağlıdır. Rıza göstermemenin sonucu ancak meşruhatlı davetiyeyle, maddedeki uyarı açıkça yazılarak ve incelemenin gideri de belirtilerek işletilebilir. Uygulamada en çok karıştırılan nokta şudur: gideri yatırmamak rıza göstermemek değildir; hâkim kendiliğinden araştırma yaptığından gider gerekirse ileride haksız çıkandan alınmak üzere Hazineden karşılanır. Çocuğa kayyım atanmışsa uyarının kayyıma da yapılması gerekir.
Kendiliğinden araştırma ilkesi
- Kural: Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır (TMK m. 284/1).
- Kanıtlar: Serbestçe takdir edilir; bağlayıcı delil kuralları uygulanmaz.
- Sebep: Soybağı davaları kamu düzenine ilişkindir (Yargıtay 2. HD, 2007/6814 E., 2008/6385 K., 05.05.2008).
- Kabul: Davalının davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 2007/18062 E., 2009/4443 K., 12.03.2009).
- Ölçüt: Soybağı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açığa çıkarılmalıdır.
- Araçlar: Kan grubu tespiti, DNA analizi ve Adli Tıp Kurumu raporu.
İncelemeye rıza yükümlülüğü
- Yükümlüler: Taraflar ve üçüncü kişiler (TMK m. 284/2).
- Kapsam: Soybağının belirlenmesinde zorunlu olan incelemeler.
- Sınır: İnceleme sağlık yönünden tehlike yaratmamalıdır.
- Yaptırım: Rıza göstermeyen davalı aleyhine sonuç doğmuş sayılabilir.
- Takdir: Hâkim durum ve koşullara göre karar verir.
- Üçüncü kişiler: Yükümlülük yalnız taraflarla sınırlı değildir.
Uyarının usulü
- Meşruhatlı davetiye: Uyarı davetiyeye yazılarak tebliğ edilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2009/2547 E., 2009/6486 K., 06.04.2009).
- İçerik: Rıza göstermemenin sonucu açıkça bildirilir.
- Gider: Davetiyede incelemenin gideri de gösterilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011).
- Eksiklik: Gider gösterilmemişse davetiye sonuç doğurmaz.
- Sonradan rıza: Davalı rıza gösterirse aleyhe sonuç çıkarılamaz.
- Kayyım: Çocuğa kayyım atanmışsa uyarı ona da yapılır (Yargıtay 2. HD, 2010/10900 E., 2010/13349 K., 05.07.2010).
İnceleme gideri
- Kural: Hâkim kendiliğinden emrettiği işlemin giderini taraflara yükletir (Yargıtay 2. HD, 2009/18034 E., 2010/20939 K., 13.12.2010).
- Yatırılmazsa: İleride haksız çıkandan alınmak üzere Hazineden karşılanabilir.
- Ayrım: Gideri yatırmamak rıza göstermemek değildir.
- Sonuç: Yalnız gider yatırılmadığı için davanın kabulü bozma sebebidir.
- Dayanak: Kendiliğinden araştırma ilkesinin doğal sonucudur (TMK m. 284/1).
- Uygulama: Gider, tarafların ekonomik durumuna göre paylaştırılabilir.
İncelemenin yapılışı
- Sevk: Davalı, ana, çocuk ve gerekirse üçüncü kişi birlikte sevk edilir.
- Kurum: Rapor Adli Tıp Kurumundan veya uzman kuruluştan alınır.
- Aşamalar: Önce kan grupları ve benzerlik testleri, sonra DNA tiplemesi.
- Eşik: Babalık ihtimali yeterli oranda kesinleşmezse DNA tiplemesi araştırılır.
- Değerlendirme: Rapor tek başına değil tüm delillerle birlikte değerlendirilir.
- Eksik inceleme: Tıbbi araştırma yapılmadan kurulan hüküm bozulur.
Diğer usul kuralları
- Görev: Soybağı davaları aile mahkemesinde görülür (4787 s. K. m. 4).
- Yetki: Taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri (TMK m. 283).
- Vekâletname: Bu davalar için özel yetki gerekir (6100 s. K. m. 74).
- Kayyım: Menfaat çatışmasında çocuğa temsil kayyımı atanır (TMK m. 426).
- Manevi tazminat: Babalık davasıyla birlikte istenemez; ayrılması gerekir (TMK m. 304).
- Usul kanunu: Bu iki istisna dışında genel usul hükümleri uygulanır.
Soybağı davasında delil stratejinizi kurarken iki şeyi bilin. Birincisi, hâkim delilleri kendiliğinden toplayacaktır; bu sizin lehinize de aleyhinize de işleyebilir, bu nedenle dosyaya koyduğunuz her belgenin tutarlı olmasına dikkat edin. Davalıysanız ve davayı kabul etmek istiyorsanız da bunun tek başına sonuç doğurmayacağını bilin; mahkeme yine DNA incelemesi yaptıracaktır. İkincisi, incelemeye katılma yükümlülüğünün yaptırımı sıkı koşullara bağlıdır. Karşı taraf incelemeye gelmiyorsa, mahkemeden ona meşruhatlı davetiye çıkarılmasını ve kanundaki uyarının açıkça yazılmasını isteyin; davetiyede incelemenin gideri de gösterilmelidir, aksi hâlde uyarı sonuç doğurmaz ve dosya bozulur. Siz davalıysanız ve gideri karşılayamıyorsanız bunu mahkemeye bildirin; gideri yatırmamak rıza göstermemek sayılmaz ve gerekirse Hazineden karşılanır. Çocuk küçükse ve ana ile menfaat çatışması varsa kayyım atanıp atanmadığını, tebligatların kayyıma da yapılıp yapılmadığını kontrol edin. Son olarak babalık davasıyla birlikte manevi tazminat istiyorsanız bunun ayrı değerlendirileceğini hesaba katın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Davalının davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz; soybağı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açığa çıkarılmalıdır
Soybağına ilişkin davada mahkeme, çocuk ile ana ve babanın kan gruplarını dahi tespit etmemiş, hiçbir tıbbi araştırma ve inceleme yaptırmamıştı. Karar bu eksik incelemeyle kurulmuştu.
“Soybağına ilişkin davalarda hakim, maddi olguları re'sen (kendiliğinden) araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 282, 284). Bu tür davalarda davalının davayı kabulü tek başına sonuç doğurmaz. İrs ve soybağı ilişkisinin, kuşkuya yer bırakmayacak nispette açığa çıkarılması halinde dava kabul edilebilir. Bu konuda tekniğin ve tıbbın tüm imkanlarından yararlanılmalıdır. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıklan bakımından tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler (TMK m. 284/1-2). Mahkemece çocuk ile ana ve babanın kan grupları tespit edilmediği gibi, hiçbir tıbbi araştırma ve inceleme de yaptırılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; çocuk ile ana ve davacının kan grupları belirlenerek DNA analiz ve tiplemeleri yaptırılarak, genetik inceleme sonucu davacının baba olup olmadığı tıbben belirlenmeli, bu konuda Adli Tıp Ku-rumumdan rapor alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, TMK 284'ün en önemli pratik sonucunu gösterir: soybağı davalarında tarafların iradesi belirleyici değildir. Davalı davayı kabul etse bile hâkim bununla bağlı kalmaz; soybağının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gerekir. Kanunun hâkime verdiği kendiliğinden araştırma yetkisi burada bir yükümlülüğe dönüşür: kan grupları belirlenir, DNA analizi yaptırılır ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınır. Bu nedenle soybağı davaları anlaşmayla sonuçlandırılabilecek davalar değildir.
Rıza gösterme yükümlülüğü ancak meşruhatlı davetiyeyle ve kanundaki uyarı yapılarak işletilebilir
Babalık davasında mahkeme, tıbbi araştırma yaptırmadan ve tarafları inceleme için birlikte sevk etmeden karar vermişti. Davalıya, rıza göstermemenin sonucunu bildiren bir uyarı da yapılmamıştı.
“Bu cümleden olarak Türk Medeni Kanununun 284/2. maddesi gereğince; tarafların ve üçüncü kişilerin soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan her türlü araştırma ve incelemeye rıza göstermekle yükümlü oldukları da gözetilerek; her türlü tıbbi ve biyolojik araştırma, benzerlik testleri yapılmalı, baba olduğu iddia edilen kişinin %99,73 oranından daha az ihtimalle baba olabileceğinin belirlenmesi halinde; DNA tiplemesi yapılması imkanı araştırılmalı; davalının baba olamayacağı ihtimali tamamen bertaraf edilip; delillerin hep birlikte serbestçe takdiri yoluna gidilmelidir. O halde;davalıya meşruhatlı davetiye çıkarılıp Türk Medeni Kanununun 284/2. maddesinin son cümlesinde yer alan uyarı yapılıp; anılan hüküm gereğince; davalı, ana ve çocuk, gerektiğinde ilgili üçüncü kişi, bilirkişi olarak belirlenen kuruma birlikte sevk edilip soybağının tayini ile ilgili iddia ve savunma çerçevesinde rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire, ikinci fıkranın nasıl uygulanacağını adım adım gösterir. Önce davalıya meşruhatlı davetiye çıkarılır ve maddenin son cümlesindeki uyarı, yani rıza göstermemenin sonucun aleyhine doğmuş sayılabileceği bildirilir. Sonra davalı, ana, çocuk ve gerekiyorsa üçüncü kişi bilirkişi kuruma birlikte sevk edilir. Kararda ayrıca teknik bir eşiğe de yer verilmiştir: benzerlik testleri sonucunda babalık ihtimali belirli bir oranın altında kalırsa DNA tiplemesi imkânı ayrıca araştırılmalıdır.
DNA inceleme giderinin yatırılmaması rıza göstermeme sayılmaz; gider gerekirse Hazineden karşılanır
Babalık davasında mahkeme, davalının DNA test masraflarını yatırmaması nedeniyle davanın kabulüne karar vermişti. Oysa davalı, DNA incelemesine karşı koymuş değildi; yalnızca gideri yatırmamıştı.
“Kamu düzenine ilişkin olan bu tür davalarda , Türk Medeni Kanununun 284. maddesinde belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla , Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. (TMK. mad. 284/1) Anılan madde uyarınca, hakim maddi olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 415. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca da hakim tarafından resen yapılması emredilen işlemin gerektirdiği masrafın, iki taraftan birinin veya her ikisinin ödemesine karar verilir. Tayin olunan süre içinde masrafın yatırılmaması halinde ise, ilerde haksız çıkandan alınmak üzere Devlet Hazinesinden karşılanmasına karar verilebilir. Türk Medeni Kanununun 284/2. maddesi araştırma ve incelemeye rıza gösterme yükümlülüğüne ilişkindir. Davalının soybağının belirlenmesinde zorunlu olan DNA test masraflarını yatırmaması nedeniyle , davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalının DNA incelenmesine karşı koyması söz konusu değildir. Şu halde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 415. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken yasa maddesinin hatalı yorumu ile tarafların delilleri toplanmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”
Ne anlama geliyor? Uygulamada sık karşılaşılan bir karışıklığı düzeltir: gideri yatırmamak ile incelemeye rıza göstermemek aynı şey değildir. Hâkim kendiliğinden araştırma yetkisini kullanarak bir inceleme emrettiğinde, bunun gideri taraflardan birine veya her ikisine yükletilir; süresinde yatırılmazsa ileride haksız çıkandan alınmak üzere Hazineden karşılanmasına karar verilebilir. Bu nedenle davanın yalnız gider yatırılmadığı için sonuçlandırılması bozma sebebidir. Kararda ayrıca babalık davasıyla birlikte istenen manevi tazminatın genel hükümlere dayandığı ve ayrılması gerektiği de belirtilmiştir.
Davetiyede inceleme giderinin miktarı gösterilmemişse uyarı sonuç doğurmaz
Babalık davasında mahkeme DNA incelemesine karar vermiş ve davalıya, yirmi gün içinde başvurmazsa babalığı kabul etmiş sayılacağı ihtarını içeren davetiye tebliğ etmişti. Ancak ara kararında ve davetiyede incelemenin gerektirdiği gider gösterilmemişti. Davalı sonraki oturumda DNA testine rızası olduğunu açıkça beyan etti.
“Davalı davetiyede öngörülen süre zarfında mahkemeye başvurmuş olsa bile, yükümlü olacağı masrafın ne miktar olduğu davalı tarafça bilinmediği için, rıza beyanında bulunup bulunmayacağı o aşamada belirsizdir. Bu bakımdan davetiye Yasanın 284/2. maddesine uygun ve sonuç doğurucu nitelikte değildir. Takip eden oturumda davalı DNA testine rızasının olduğunu açıkça beyan ettiğine göre, davalının ana ve çocuğun DNA testi yaptırılarak adli tıptan rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, rıza göstermeme sonucunun ne kadar sıkı koşullara bağlı olduğunu gösterir. Davetiyede yalnız uyarının bulunması yetmez; incelemenin gerektirdiği giderin miktarı da gösterilmelidir, aksi hâlde kişinin rıza verip vermeyeceği konusunda bilinçli bir karar vermesi mümkün olmaz ve davetiye kanuna uygun sayılmaz. Ayrıca davalı sonradan rıza gösterirse artık aleyhe sonuç çıkarılamaz; inceleme yaptırılıp rapor alınması gerekir.
Çocuğa kayyım atanmışsa inceleme konusundaki uyarı kayyıma da yapılmalıdır
Soybağına ilişkin davada ana ile çocuk arasında yarar çatışması bulunduğundan çocuğa kayyım atanmıştı. Mahkeme, gerekli testlerin yapılması konusunda kayyıma herhangi bir uyarı yapmadan eksik incelemeyle karar verdi.
“Türk Medeni Kanununun 284/son maddesi:"Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hakimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hakim durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir" hükmünü taşımaktadır. Anne ile çocuk arasında yarar çatışması bulunması nedeniyle çocuğa kayyım atanmıştır. Gerekli testlerin yapılması konusunda kayyıma da gerekli uyarı yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”
Ne anlama geliyor? Rıza gösterme yükümlülüğü çocuk bakımından da geçerlidir; ancak çocuk küçükse bu yükümlülüğü onun adına yasal temsilcisi yerine getirir. Ana ile çocuğun menfaatleri çatışıyorsa çocuğa temsil kayyımı atanır ve bu durumda uyarının kayyıma yapılması gerekir. Kayyıma uyarı yapılmadan kurulan hüküm eksik incelemeye dayanır ve bozulur. Uygulamada bu ayrıntı çoğu zaman atlanır; dosyanızda kayyım varsa tebligatların ona da yapıldığını kontrol edin.
Babalık davası kamu düzenine ilişkindir; hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır
Babalık davasında mahkeme, davalının DNA incelemesine karşı koyması söz konusu olmadığı hâlde eksik araştırma ve incelemeyle karar vermişti.
“Dava Türk Medeni Kanununun 301. maddesine dayalı babalık davası olup soybağına ilişkindir. Kamu düzenine ilişkin davalarda Türk Medeni Kanununun 284. maddesi koşulları saklı kalmak kaydıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. (TMK.284/1) Anılan madde uyarınca, hakim maddi olguları resen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 415. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca da hakim tarafdan resen yapılması emredilen işlemin gerektirdiği masrafın 2 taraftan birinin veya her ikisinin ödemesine karar verilir. Tayin olunan süre içinde masrafı yatırılmaması halinde ise ileride haksız çıkandan alınmak üzere devlet hazinesinden karşılanmasına karar verilebilir. Türk Medeni Kanununun 284/2. maddesi araştırma ve incelemeye rıza gösterme yükümlülüğüne ilişkindir. Davalının, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan DNA incelemesine karşı koyması da söz konusu değildir. Belirtilen bu yönler üzerinde durulmadan yasa maddesinin hatalı yorumu sonucu eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, maddenin dayandığı temel düşünceyi özetler: soybağı davaları kamu düzenine ilişkindir, bu nedenle taraflarca hazırlama ilkesi burada geçerli değildir. Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder; bu yetki aynı zamanda bir görevdir. Kararda inceleme giderinin ödenmemesi hâlinde izlenecek yol da yinelenmiştir: gider taraflardan istenir, yatırılmazsa ileride haksız çıkandan alınmak üzere Hazineden karşılanmasına karar verilebilir.
Madde gerekçesi
Madde 284- Bu hüküm de, kamu düzeni ile yakından ilgili olan soybağı davalarının yargılama usulü konusunda özel hükümler koymak ihtiyacını hisseden İsviçre Medenî Kanununun 1976 tarihli değişikliğinden (m. 254) esinlenilerek kaleme alınmıştır. Maddede, soybağı davalarındaki yargılama usulünün prensip olarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbi kılınması, ancak bu davaların özelliği gereği, iki hususun özel olarak düzenlenmesi uygun görülmüştür. Böylece, hâkimin, soybağı davalarında, maddî olguları re'sen araştıracağı ve kanıtları serbestçe değerlendireceği (takdir edeceği) ve taraflar ile üçüncü kişilerin, soybağının belirlenmesi için zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere katılmakla zorunlu oldukları hususu, bir kanun hükmü olarak kurallaştırılmak istenmiştir. Ayrıca maddede, davalının, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermediği durumlarda, hâkimin durum ve koşullara göre beklenen sonucun, davalı aleyhine doğmuş sayabileceği öngörülmüştür.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 109Gerekçe maddenin yapısını açıkça kurar: kural genel usul kanununun uygulanmasıdır, iki istisna ise soybağı davalarının niteliğinden doğar. Bu nitelik gerekçede "kamu düzeni ile yakından ilgili olma" diye adlandırılır ve her iki istisnanın da dayanağıdır. Birinci istisna hâkimin rolünü değiştirir: taraflarca hazırlama ilkesinin yerini kendiliğinden araştırma alır, delillerin takdiri de bağlayıcı kurallardan kurtulur. İkinci istisna kişilerin vücut bütünlüğüne dokunan bir yükümlülük getirdiği için gerekçede iki sınırla birlikte anılır: inceleme soybağının belirlenmesi bakımından zorunlu olmalı ve sağlık yönünden tehlike yaratmamalıdır. Gerekçenin son cümlesi ise yaptırımı "sayabileceği" biçiminde, yani takdire bağlı olarak ifade eder; rıza göstermeme kendiliğinden bir kabul sonucu doğurmaz, hâkim durum ve koşulları değerlendirir. Tasarının 284. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da soybağı davalarına özgü bir yargılama usulü hükmü yoktu; bu davalar da genel usul kurallarına tabiydi. Gerekçe de maddenin kaynak kanundaki 1976 değişikliğinden esinlenilerek yazıldığını, yani yeni bir düzenleme olduğunu belirtir. Eski sistemde nesep davalarında hâkimin kendiliğinden araştırma yetkisi ile tarafların tıbbi incelemeye katılma yükümlülüğü kanunda yazılı değildi; bu konular uygulama ve öğreti yoluyla çözülmeye çalışılıyordu. Konuya en yakın hüküm, nesebin reddi davasında ispat yükünü düzenleyen 243. maddeydi; bu hüküm de ispat yükünü gösteriyor, yargılama usulünü değil. Bugünkü 284. madde bu boşluğu doldurmuş ve özellikle DNA incelemesinin yaygınlaşmasıyla birlikte soybağı davalarının fiilen tıbbi delile dayanır hâle gelmesini hukuken mümkün kılmıştır.
Koca, evlendikten en az yüz seksen gün sonra doğan çocuğun kendisinden olması ihtimali bulunmadığını ispat etmedikçe çocuğu reddedemez.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun | 4721 sayılı Kanun m. 284 | |
|---|---|---|
| Özel usul hükmü | Yok | Var |
| Araştırma | Genel usul kuralları | Hâkim kendiliğinden araştırır |
| Delil takdiri | Genel kurallar | Serbest takdir |
| Tıbbi inceleme | Kanunda düzenlenmemiş | Katılma yükümlülüğü |
| Üçüncü kişiler | Yükümlü değil | Yükümlü |
| Rıza göstermeme | Sonuç öngörülmemiş | Aleyhe sonuç doğmuş sayılabilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; kendiliğinden araştırma ve inceleme yükümlülüğü kurala bağlandı | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Metinde geçen Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 01.10.2011'de yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yürürlükten kaldırılmış olup yollama bu Kanun'a yapılmış sayılır.
İlgili maddeler
- TMK m. 282: Genel olarak soybağının kurulması.
- TMK m. 283: Soybağı davalarında yetki.
- TMK m. 286: Soybağının reddi davasında dava hakkı.
- TMK m. 287: Evlilik içinde ana rahmine düşme hâlinde ispat.
- TMK m. 288: Evlenmeden önce veya ayrı yaşarken ana rahmine düşme.
- TMK m. 289: Soybağının reddinde hak düşürücü süreler.
- TMK m. 301: Babalık davası.
- TMK m. 304: Ananın malî hakları.
- TMK m. 426: Temsil kayyımı.
Soybağı davasında DNA incelemesinin nasıl yaptırılacağını ve incelemeye gelmeyen tarafa karşı ne yapılabileceğini değerlendirmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 284 ne diyor?
Soybağı davalarında hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır; taraflar ve üçüncü kişiler zorunlu ve tehlikesiz incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür.
Neden özel bir usul öngörülmüş?
Soybağı davaları kamu düzenine ilişkindir (S. Sayısı 723, s. 109).
Hâkim delilleri kendisi toplar mı?
Evet; kendiliğinden araştırma ilkesi geçerlidir (TMK m. 284/1).
Davalı davayı kabul ederse dava biter mi?
Neden kabul yeterli değil?
Soybağının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açığa çıkarılması gerekir.
Hangi incelemeler yapılır?
Kan grubu tespiti, benzerlik testleri ve DNA analizi.
Rapor nereden alınır?
Adli Tıp Kurumundan veya uzman kuruluştan.
DNA testine katılmak zorunda mıyım?
İnceleme zorunlu ve sağlık yönünden tehlikesizse evet (TMK m. 284/2).
Üçüncü kişiler de yükümlü mü?
Evet; yükümlülük yalnız taraflarla sınırlı değildir.
Rıza göstermezsem ne olur?
Hâkim beklenen sonucu aleyhinize doğmuş sayabilir.
Bu sonuç kendiliğinden doğar mı?
Hayır; hâkim durum ve koşullara göre takdir eder.
Uyarı nasıl yapılmalı?
Meşruhatlı davetiyeyle (Yargıtay 2. HD, 2009/2547 E., 2009/6486 K., 06.04.2009).
Davetiyede neler yazmalı?
Uyarı ile birlikte incelemenin gideri (Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011).
Gider yazılmamışsa ne olur?
Davetiye sonuç doğurmaz.
Sonradan rıza gösterirsem?
Aleyhe sonuç çıkarılamaz; inceleme yaptırılır.
İnceleme giderini yatırmazsam rıza göstermemiş sayılır mıyım?
Gideri ödeyemezsem ne olur?
İleride haksız çıkandan alınmak üzere Hazineden karşılanabilir.
Çocuğa kayyım atanmışsa uyarı kime yapılır?
Kayyıma da yapılır (Yargıtay 2. HD, 2010/10900 E., 2010/13349 K., 05.07.2010).
Kayyım ne zaman atanır?
Ana ile çocuğun menfaatleri çatıştığında (TMK m. 426).
Rapor tek başına yeterli mi?
Rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilir.
Tıbbi inceleme yapılmadan karar verilebilir mi?
Hayır; eksik inceleme bozma sebebidir.
Hangi mahkeme görevli?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Babalık davasıyla manevi tazminat istenebilir mi?
İstem ayrı değerlendirilir (TMK m. 304).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Soybağı davalarına özgü bir usul hükmü yoktu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 282, 283, 284, 286, 287, 288, 289, 301, 304, 426
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 243
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 284 gerekçesi s. 109, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay 2. HD, 2010/4491 E., 2011/7014 K., 26.04.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/18034 E., 2010/20939 K., 13.12.2010
- Yargıtay 2. HD, 2010/10900 E., 2010/13349 K., 05.07.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/2547 E., 2009/6486 K., 06.04.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/18062 E., 2009/4443 K., 12.03.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/6814 E., 2008/6385 K., 05.05.2008
