TMK 123'e göre nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre maddi tazminat (m. 120), manevi tazminat (m. 121) ve hediyelerin geri verilmesi (m. 122) davalarının hepsine uygulanır. TBMM gerekçesine göre süre, sona ermenin öğrenilmesinden değil, nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren işler. Zamanaşımını hâkim kendiliğinden gözetmez; davalı ileri sürerse mahkeme bu savunmayı her şeyden önce inceleyip karara bağlamak zorundadır (Yargıtay 2. HD, 2025/8445 E., 2025/11777 K., 23.12.2025). Uygulamadaki en büyük tartışma nişanın hangi tarihte bozulduğudur; bu tarih tanık, mesaj ve ihtarname gibi delillerle belirlenir.
- Zamanaşımı
- Belirli bir süre geçince alacağın dava yoluyla istenememesi sonucunu doğuran, davalının ileri sürmesi gereken savunma (TBK m. 161).
- Zamanaşımı def'i
- Davalının, dava hakkının zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi. Hâkim kendiliğinden gözetemez.
- Sona erme tarihi
- Nişanın bozulduğu, tarafların ayrılmaya karar verdiği ya da nişanlılardan birinin öldüğü tarih; bir yıllık süre bu tarihten başlar.
- Ön sorun
- Esasa girilmeden önce incelenmesi gereken konu; zamanaşımı def'i bu şekilde incelenir (HMK m. 163, 164).
- Zamanaşımının kesilmesi
- Dava açılması, icra takibi ya da borcun ikrarı gibi işlemlerle işlemiş sürenin silinip yeni sürenin başlaması (TBK m. 154, 156).
TMK 123 ne düzenler?
Nişanın bozulmasından doğan uyuşmazlıklar uzun süre askıda kalmasın diye kanun kısa ve özel bir süre öngörür. Genel zamanaşımı süreleri çok daha uzundur:
| Dava | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Nişanlılığın sona ermesinden doğan davalar (m. 120, 121, 122) | Bir yıl | Nişanlılığın sona erdiği tarih | TMK m. 123 |
| Haksız fiilden doğan tazminat (geçerli nişan yoksa) | İki yıl, her hâlde on yıl | Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesi; her hâlde fiil tarihi | TBK m. 72 |
| Sebepsiz zenginleşme (geçerli nişan yoksa) | İki yıl, her hâlde on yıl | Geri isteme hakkının öğrenilmesi; her hâlde zenginleşme tarihi | TBK m. 82 |
| Bağışlamanın geri alınması (geçerli nişan yoksa) | Bir yıl | Geri alma sebebinin öğrenilmesi | TBK m. 297 |
Bu tablo, 118. madde sayfasında anlatılan "geçerli nişan var mı?" sorusunun süre bakımından da belirleyici olduğunu gösterir. Geçerli bir nişan varsa talepler bir yıllık özel süreye tabidir; yoksa talebin niteliğine göre genel süreler uygulanır.
Hangi davalar bir yıllık süreye tabidir?
Madde "nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları"ndan söz eder. Bu ifade şu talepleri kapsar:
- Haklı sebep olmadan bozmada maddi tazminat (m. 120),
- Kişilik hakkı saldırısı nedeniyle manevi tazminat (m. 121),
- Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi (m. 122).
Süre, hediye iadesi talepleri için de işler. Yargıtay, nişan hediyesi olarak verilen pırlanta yüzüğe ilişkin talebi 123. maddedeki bir yıllık süre çerçevesinde değerlendirmiştir (Yargıtay 3. HD, 2011/9128 E., 2011/15856 K., 18.10.2011). Karşı dava da aynı süreye tabidir. Bir dosyada karşı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır (Yargıtay 3. HD, 2015/11152 E., 2016/6663 K., 27.04.2016).
TBMM gerekçesine göre madde yalnızca nişanın bozulmasını değil, ölüm ve gaiplik gibi diğer sona erme sebeplerini de kapsayacak şekilde yazılmıştır. Bozma dışındaki sona erme hâllerinde açılan davalar da bu özel süreye tabidir.
Süre ne zaman başlar?
Süre nişanlılığın sona erdiği tarihten başlar. Kanun koyucu bunu bilinçli olarak tercih etmiştir. TBMM gerekçesine göre zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması sona erme sebebinin öğrenilmesine bağlı değildir. Böylece tarafların "sona ermeyi daha geç öğrendik" iddiasıyla yıllar sonra bu tür davalarla karşı karşıya kalması önlenmiştir.
Nişanın bozulma tarihinin ispatı
Nişan çoğu zaman resmî bir işlemle değil, bir telefon konuşması, mesaj ya da aileler arası bir görüşmeyle bozulur. Bu yüzden uygulamadaki en büyük tartışma bozulma tarihidir. Yargıtay kararları şu ölçütleri öne çıkarır:
- Görgüye dayalı tanık: Olayı bizzat bilen tanığın beyanı, başkasından duyduğunu aktaran tanığın beyanından üstün tutulur (Yargıtay 3. HD, 2014/946 E., 2014/8374 K., 28.05.2014).
- Belgelerle desteklenen tarih: Hediyelerin iadesini isteyen ihtarnamedeki ifadeler ile tanık beyanlarının örtüştüğü tarih esas alınabilir. Davalının cevap dilekçesinde bozulma tarihini bildirmemesi de değerlendirmede dikkate alınır (Yargıtay 3. HD, 2016/8225 E., 2017/18343 K., 28.12.2017).
- Çelişkili beyanlar: Tanıklar bozulma tarihi konusunda çelişkili beyanda bulunuyorsa, mahkeme tanıkları yeniden dinleyip çelişkiyi gidermeden zamanaşımından ret kararı veremez (Yargıtay 3. HD, 2014/19738 E., 2015/15820 K., 14.10.2015).
Nişan bozulduğunda bozulma tarihini belgeleyin. Bozmayı bildiren mesajın ekran görüntüsü, hediyelerin iadesini isteyen noter ihtarnamesi ya da tarih içeren yazışmalar, ileride zamanaşımı tartışmasında en güçlü delillerdir. Süreyi hesaplarken güvenli yol, bozulmanın mümkün olan en erken tarihini esas alıp davayı bu tarihten itibaren bir yıl dolmadan açmaktır.
Zamanaşımı bir def'idir: hâkim kendiliğinden gözetmez
4721 sayılı Kanun açıkça "zamanaşımına uğrar" ifadesini kullanır. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161). Yargıtay'a göre zamanaşımı maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i ve savunma aracıdır (Yargıtay 3. HD, 2016/20228 E., 2018/6499 K., 06.06.2018).
Davalı zamanaşımı def'inde bulunmuşsa mahkeme bunu her şeyden önce incelemelidir. Def'i yerindeyse esasa girilmeden dava bu yönden reddedilir. Yargıtay bu kuralı 11.04.1940 tarihli ve 15/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesine dayandırır (Yargıtay 3. HD, 2016/20228 E., 2018/6499 K., 06.06.2018). Güncel kararlarda da zamanaşımı def'inin ön sorun olarak incelenmesi ve olumlu ya da olumsuz bir karara bağlanması gerektiği vurgulanır (HMK m. 163, 164; Yargıtay 2. HD, 2025/8445 E., 2025/11777 K., 23.12.2025).
Def'i ıslaha karşı da ileri sürülebilir. Davacı talebini ıslahla artırdığında davalı, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunabilir; mahkeme bu def'i de karara bağlamalıdır (Yargıtay 3. HD, 2016/6315 E., 2017/17405 K., 11.12.2017).
Zamanaşımı savunması cevap dilekçesinde açıkça yapılmalıdır. Davalı süresinde ileri sürmediği zamanaşımından yararlanamaz, çünkü hâkim zamanaşımını kendiliğinden gözetemez (TBK m. 161). Davacı açısından ise bir yıllık süre geçmişse, davalı def'i ileri sürdüğünde haklı olsa bile dava reddedilebilir.
Zamanaşımının kesilmesi
Genel hükümlere göre zamanaşımı; borçlunun borcu ikrar etmesi, alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye başvurması ya da icra takibinde bulunması hâllerinde kesilir (TBK m. 154). Kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m. 156). Örneğin nişan bozulduktan sonra karşı taraf hediyeleri iade edeceğini yazılı olarak kabul ederse, bu ikrar zamanaşımını keser.
Uygulamada sık karşılaşılan durumlar
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Nişan 1 Mart'ta bozuldu, dava ertesi yıl 15 Mart'ta açıldı | Davalı def'i ileri sürerse dava zamanaşımından reddedilir | TMK m. 123; TBK m. 161 |
| Davalı zamanaşımını ileri sürmedi | Hâkim süreyi kendiliğinden gözetemez | TBK m. 161 |
| Mahkeme def'i hakkında karar vermeden esasa girdi | Bozma sebebidir | Yargıtay 2. HD, 2025/11777 K.; 3. HD, 2018/6499 K. |
| Bozulma tarihi konusunda tanıklar çelişkili | Çelişki giderilmeden karar verilemez | Yargıtay 3. HD, 2015/15820 K. |
| "Nişanın bozulduğunu geç öğrendim" | Süre öğrenmeden değil, sona ermeden işler | TMK m. 123; TBMM S. Sayısı 723 gerekçesi |
| Nişanlılardan biri öldü | Süre ölümle sona erme tarihinden başlar | TMK m. 123; TBMM S. Sayısı 723 gerekçesi |
| Geçerli nişan yok, sevgiliye verilen para isteniyor | Bir yıllık süre değil, genel süreler uygulanır | TBK m. 72, 82, 297 |
| Islahla talep artırıldı | Artırılan kısma karşı da zamanaşımı def'i ileri sürülebilir | Yargıtay 3. HD, 2017/17405 K. |
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Zamanaşımı def'i ön sorun olarak incelenmeli; nişanın bozulma tarihi belirlenmeden esasa girilemez
Davacı, nişanın karşı tarafça haksız olarak bozulduğunu ileri sürerek hediyelerin iadesini ve maddi ve manevi tazminat istedi. Davalı, nişanın davacının belirttiği tarihten daha önce bozulduğunu ve bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini savundu. İlk derece mahkemesi tazminat taleplerini reddetti, ziynet talebini kısmen kabul etti; bölge adliye mahkemesi de esastan karar verdi. Daire, mahkemenin nişanın hangi tarihte bozulduğunu tespit etmediğini ve davalının zamanaşımı itirazı hakkında karar vermediğini belirtti. Def'ilerin taraflarca ileri sürülmesi gerektiğini, ileri sürülen zamanaşımı def'inin öncelikle ön sorun olarak incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“Bu durumda Mahkemece, davacı ile davalı arasındaki nişanlılık ilişkisi nazara alınarak, davalının öne sürdüğü zamanaşımı def'înin, öncelikle ön sorun şeklinde incelenmesi (HMK.163-164.maddelerine göre) ve olumlu ya da olumsuz bir karara bağlanması gerekirken, davalının zamanaşımı savunması hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş”
Ne anlama geliyor? Zamanaşımı tartışması, bozulma tarihinin belirlenmesiyle başlar. Mahkeme bu tarihi tespit etmeden esasa girerse karar bozulur.
Zamanaşımı def'i varsa mahkeme her şeyden önce onu incelemelidir
Davalı, tarafların Temmuz 2010'da nişanlandığını, nişanın aynı yılın sonbaharında sona erdiğini ve bir yıldan fazla süre geçtiğini ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulundu. Mahkeme, bozulma tarihini belirlemek için tanıkları dinlemeye ve davacının isticvabına karar verdi ve bu işlemleri yaptı. Ancak zamanaşımı hakkında bir karar vermeden davanın esası hakkında hüküm kurdu. Daire, zamanaşımının maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olduğunu, def'i ileri sürülmüşse önce onun incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“Davalı, zamanaşımı definde bulunduğuna göre 11.04.1940 gün ve 15/70 sayılı YİBK gerekçesinde açıklandığı üzere zamanaşımı defi mevcut olduğu takdirde mahkemece herşeyden önce bu defin incelenmesi, gerçekleşmesi halinde, artık esas hakkında incelemeye devam olunmayıp davanın bu yönden reddi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Zamanaşımı def'i yerindeyse davanın esasına hiç girilmez. Taraflar bu yüzden bozulma tarihine ilişkin delillerini dava başında sunmalıdır.
Islahla artırılan talebe karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i de karara bağlanmalıdır
Nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi istenen davada davacı, bilirkişi raporundan sonra talebini ıslahla artırdı. Davalı, ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği celsede ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulundu. Mahkeme bu def'i hakkında karar vermeden işin esasına girdi. Daire, zamanaşımı def'inin davanın esası hakkında her türlü işleme engel olduğunu belirtti. Def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden esasa girilmesini usul ve yasaya aykırı buldu. Aynı kararda, dava dilekçesinde istenmeyen ziynet eşyalarının ıslahla davaya eklenemeyeceğini de belirterek kararı bozdu.
“Zamanaşımı def'i davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir.”
Ne anlama geliyor? Talebi ıslahla artırmak zamanaşımı riskini ortadan kaldırmaz. Dava dilekçesinde bütün hediyeleri tek tek saymak ve değerlerini mümkün olduğunca doğru göstermek gerekir.
Bozulma tarihinde görgüye dayalı tanık beyanı, duyuma dayalı beyandan üstün tutulur
Mahkeme, nişanın 19.10.2011'de bir telefon görüşmesiyle bozulduğunu, davanın ise 13.11.2012'de, bir yıl geçtikten sonra açıldığını kabul ederek davayı zamanaşımından reddetti. Davalı tanıkları nişanın Ekim 2011'de bozulduğunu davalıdan duyduklarını söylemişti. Davacı tanıkları ise nişanın Kasım 2011 sonunda bozulduğunu, bir tanık da Kasım ayındaki bir cenazeden bir hafta sonra davalının nişanın iyi gitmediğini söyleyerek araya girmesini istediğini anlattı. Daire, görgüye dayalı bilgisi bulunan davacı tanıklarının beyanına itibar edilmesi gerektiğini belirtti. Nişanın Kasım 2011 sonunda bozulduğunu, bir yıllık sürenin dava tarihinde dolmadığını kabul ederek kararı bozdu.
“Bu duruma göre; görgüye dayalı bilgisi bulunan davacı tanıklarının beyanına itibar edilerek, nişanın 201 1 yılı Kasım ayının sonunda bozulduğu kabul edilmelidir.”
Ne anlama geliyor? Bozulma tarihine ilişkin tanıkların olayı bizzat bilmesi önemlidir. Somut bir olaya (tören, cenaze, bayram) bağlanan beyanlar daha inandırıcıdır.
İhtarname ve tanık beyanının örtüştüğü tarih esas alınır; bozulma tarihini bildirmeyen davalı aleyhine değerlendirilir
Davalı bir yıllık sürenin geçtiğini savundu; mahkeme davayı zamanaşımından reddetti. Davalı tanıkları nişanın Mart 2013'ün ilk haftasında bozulduğunu söyledi. Davacı tanığı ise 23 Nisan 2013'ü bozulma tarihi olarak gösterdi. Davacının Haziran 2013'te gönderdiği ihtarnamede, hediyelerin iade edileceğinin söylenmesinden bu yana iki ay geçtiği belirtiliyordu. Daire, ihtarnamedeki ifadenin davacı tanığının bildirdiği tarihle yaklaşık olarak örtüştüğünü ve davalının cevap dilekçesinde bozulma tarihini bildirmediğini dikkate alarak davanın süresinde açıldığını kabul etti ve kararı bozdu.
“davacı ... tarafından davalıya gönderilen ... Noterliğinin 12/06/2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde "Nişan hediyelerini iade edeceğinizi söylemenizden bu yana 2 aylık bir zaman geçmesine rağmen nişan hediyelerini halen iade etmediniz" şeklinde bir beyanı ile davacı tanığının bildirdiği tarihin yaklaşık olarak örtüştüğü”
Ne anlama geliyor? Zamanaşımı def'inde bulunan davalı, bozulma tarihini açıkça ileri sürmeli ve delillendirmelidir. Tarih içeren belgeler tanık beyanlarını güçlendirir.
Bozulma tarihine ilişkin tanık beyanları çelişkiliyse, çelişki giderilmeden zamanaşımından ret kararı verilemez
Taraflar Eylül 2011'de nişanlanmış, düğün Ağustos 2012'ye kararlaştırılmıştı; nişan Ramazan ayı içinde bozulmuştu. Mahkeme, bir tanığın nişanın 2012 Ramazan Bayramı'ndan bir hafta önce bozulduğu yönündeki beyanına dayanarak asıl ve karşı davayı zamanaşımından reddetti. Oysa tanıklardan biri nişanın bayrama bir hafta kala, biri düğünden bir hafta önce, bir diğeri ise düğünden yaklaşık bir ay önce bozulduğunu bildirmişti. Daire, mahkemenin tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermediğini belirterek tanıkların yeniden dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
“mahkemece tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Bir yıllık süre birkaç günlük farkla dolup dolmayabilir. Mahkeme, sonucu etkileyen tarih çelişkisini gidermeden karar veremez.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 87 nci maddesini karşılamaktadır. Madde, nişanlılığın sadece bozulması hâlini değil, ölüm, gaiplik gibi diğer sona erme sebeplerini de kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır. Böylece maddeye "Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları" ifadesi konulmak suretiyle bozma dışındaki diğer sona erme hâllerinde açılan davaların da buradaki özel zamanaşımı süresine tâbi olduğu anlatılmak istenmektedir. Burada gerek süre gerek bu sürenin işlemeye başladığı tarih itibarıyla özel bir hüküm söz konusudur. Maddede zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması, sona erme sebebinin öğrenilmesine tabî olmayıp bu süre sona ermeden itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu yolla tarafların "sona ermeyi daha geç öğrenmiş oldukları" iddiasıyla yıllar sonra bu tür davalarla karşı karşıya getirilmesi yerinde görülmemiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 63Gerekçe iki özel tercihi ortaya koyuyor: süre bütün sona erme hâllerini kapsar ve öğrenmeden bağımsız olarak sona erme anından işler. Genel zamanaşımı sürelerinin çoğu öğrenmeye bağlı olduğundan (ör. TBK m. 72, 82), 123. madde bu yönüyle de özeldir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Nişanlanmaktan mütevellit davalar, nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir sene sonra sakıt olur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 87 | 4721 sayılı Kanun m. 123 | |
|---|---|---|
| Kapsam | "Nişanlanmaktan mütevellit davalar" | "Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları" |
| Başlangıç | "Nişanın bozulduğu tarih" | Nişanlılığın sona ermesi (bozulma, ölüm, gaiplik) |
| Süre | Bir sene | Bir yıl |
| Sonuç | "Sakıt olur" | "Zamanaşımına uğrar" |
Değişiklik geçmişi
TMK m. 123, 01.01.2002'de yürürlüğe girdiğinden bu yana hiç değiştirilmemiştir. mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir Anayasa Mahkemesi iptal notu da yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 118: Nişanlanma; bir yıllık sürenin uygulanması için geçerli nişan gerekir.
- TMK m. 120 ve m. 121: Nişanın bozulmasında maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 122: Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72, 82, 154, 156, 161, 297: Genel zamanaşımı süreleri, kesilme, zamanaşımının ileri sürülmesi, bağışlamanın geri alınması.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 163, 164: Ön sorunlar.
Nişanın bozulmasından doğan davalarda süre ve delil durumunuzu değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 123 ne diyor?
TMK m. 123'e göre nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Nişan bozulunca dava açma süresi ne kadar?
Bir yıldır. Maddi tazminat, manevi tazminat ve hediyelerin geri verilmesi davaları nişanlılığın sona erdiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 123).
Süre ne zaman başlar?
Süre nişanlılığın sona erdiği tarihten başlar. TBMM gerekçesine göre sürenin başlaması sona ermenin öğrenilmesine bağlı değildir; "geç öğrendim" iddiası süreyi uzatmaz.
Bir yıl geçtikten sonra dava açarsam ne olur?
Davalı zamanaşımı def'inde bulunursa dava reddedilir. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden gözetemez (TBK m. 161). Yargıtay'a göre def'i ileri sürülmüşse mahkeme her şeyden önce onu incelemelidir (Yargıtay 3. HD, 2016/20228 E., 2018/6499 K., 06.06.2018).
Nişanın bozulduğu tarih nasıl ispatlanır?
Tanık beyanları, mesajlar, yazışmalar ve ihtarnameler kullanılır. Yargıtay, olayı bizzat bilen tanıkların beyanını duyuma dayalı beyanlardan üstün tutmuş (Yargıtay 3. HD, 2014/946 E., 2014/8374 K., 28.05.2014), ihtarname ile tanık beyanının örtüştüğü tarihi esas almıştır (Yargıtay 3. HD, 2016/8225 E., 2017/18343 K., 28.12.2017).
Hediye iadesi davası da bir yıllık süreye tabi mi?
Evet. "Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları" hediyelerin geri verilmesi talebini de kapsar. Yargıtay, nişan hediyesi pırlanta yüzüğe ilişkin talebi bu süre çerçevesinde değerlendirmiştir (Yargıtay 3. HD, 2011/9128 E., 2011/15856 K., 18.10.2011).
Nişanlı vefat ederse süre nasıl işler?
TBMM gerekçesine göre madde ölüm ve gaiplik gibi bütün sona erme hâllerini kapsar. Nişanlılık ölümle sona ermişse bir yıllık süre de bu sona erme tarihinden başlar.
Zamanaşımı nasıl kesilir?
Dava açılması, icra takibi ya da borcun ikrar edilmesi zamanaşımını keser (TBK m. 154). Kesilmeyle yeni bir süre başlar; borç senetle ikrar edilmişse yeni süre on yıldır (TBK m. 156).
Geçerli bir nişan yoksa hangi süre uygulanır?
- madde geçerli bir nişandan doğan davalara uygulanır. Geçerli nişan yoksa talebin niteliğine göre genel süreler uygulanır: haksız fiilde iki ve on yıllık süreler (TBK m. 72), sebepsiz zenginleşmede iki ve on yıllık süreler (TBK m. 82), bağışlamanın geri alınmasında ise sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl (TBK m. 297).
Karşı dava için de süre geçerli mi?
Evet. Karşı dava da nişanlılığın sona ermesinden doğan bir dava hakkına dayanıyorsa bir yıllık süreye tabidir. Yargıtay, bir yıl geçtikten sonra açılan karşı davanın zamanaşımından reddine ilişkin hükmü onamıştır (Yargıtay 3. HD, 2015/11152 E., 2016/6663 K., 27.04.2016).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 118–123
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 87 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 123 gerekçesi, s. 63
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72, 82, 154, 156, 161, 297
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 163, 164
- Yargıtay 2. HD, 2025/8445 E., 2025/11777 K., 23.12.2025
- Yargıtay 3. HD, 2016/20228 E., 2018/6499 K., 06.06.2018
- Yargıtay 3. HD, 2016/8225 E., 2017/18343 K., 28.12.2017
- Yargıtay 3. HD, 2016/6315 E., 2017/17405 K., 11.12.2017
- Yargıtay 3. HD, 2015/11152 E., 2016/6663 K., 27.04.2016
- Yargıtay 3. HD, 2014/19738 E., 2015/15820 K., 14.10.2015
- Yargıtay 3. HD, 2014/946 E., 2014/8374 K., 28.05.2014
- Yargıtay 3. HD, 2011/9128 E., 2011/15856 K., 18.10.2011
