TMK 121'e göre nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Nişanın bozulmasının yarattığı olağan üzüntü manevi tazminata esas alınmaz (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026). Manevi tazminat için bozmanın biçimi, zamanı ya da bozmaya eşlik eden davranışlar nedeniyle kişinin toplum içindeki saygınlığının ve manevi huzurunun zedelenmesi gerekir. Yargıtay; davetiyeler dağıtılıp kına yapıldıktan sonra düğünün hemen öncesinde nişanın bozulmasını (Yargıtay 2. HD, 2025/10904 E., 2026/4780 K., 28.04.2026) ve düğün günü telefonla caymayı (Yargıtay 2. HD, 2026/1556 K.) kişilik hakkına saldırı saymıştır. Manevi tazminat yalnızca para olarak ödenir ve yalnızca nişanlının kendisine aittir. Dava hakkı nişanın sona ermesinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar (m. 123).
- Manevi tazminat
- Kişilik hakkına yapılan saldırının yarattığı elem ve üzüntünün giderilmesi için ödenen para (TMK m. 121).
- Kişilik hakkı
- Kişinin onuru, saygınlığı, manevi bütünlüğü ve özel hayatı gibi malvarlığı dışındaki değerleri üzerindeki hak (TMK m. 24).
- Kişilik hakkına saldırı
- Nişanın bozulmasının olağan üzüntüsünü aşarak kişinin toplum içindeki saygınlığını ve manevi huzurunu zedeleyen durum.
- Kusurlu taraf
- Nişanın haklı bir sebep olmadan bozulmasına ya da kişilik hakkını zedeleyecek biçimde sona ermesine kendi davranışıyla yol açan nişanlı.
- Uygun miktar
- Hâkimin olayın özelliklerine göre, zenginleşme aracı ya da ceza niteliğine bürünmeyecek biçimde takdir ettiği tutar (TMK m. 4).
TMK 121 ne düzenler?
Nişanın bozulmasının iki tür zararı olabilir. Evlilik için yapılan ve boşa giden masraflar maddi zarardır ve 120. madde kapsamındadır. Nişanın bozulma biçimi ya da zamanı kişinin onurunu, toplum içindeki saygınlığını ve manevi huzurunu zedelemişse ortaya çıkan manevi zarar ise 121. maddeye göre giderilir. İki talep aynı davada birlikte ileri sürülebilir, ama şartları ayrı ayrı incelenir.
| Maddi tazminat (m. 120) | Manevi tazminat (m. 121) | |
|---|---|---|
| Neyi karşılar? | Evlenme amacıyla yapılan harcamaları, maddi fedakârlıkları ve nişan giderlerini | Kişilik hakkına saldırının yarattığı manevi zararı |
| Kim isteyebilir? | Nişanlı; ana ve baba ya da onlar gibi davrananlar yalnızca harcamaları için | Yalnızca kişilik hakkı saldırıya uğrayan nişanlı |
| Kimden istenir? | Kusuru olan taraftan | Kusurlu olan diğer taraftan |
| Ne ispatlanır? | Boşa giden gerçek zarar | Olağan üzüntüyü aşan kişilik hakkı saldırısı |
| Ödeme biçimi | Uygun bir tazminat | Uygun miktarda bir para |
Manevi tazminatın şartları
| Şart | Açıklama | Dayanak |
|---|---|---|
| Geçerli bir nişan ve nişanın bozulması | Karşılıklı evlenme vaadiyle kurulmuş bir nişan evlenme dışında bir sebeple sona ermiş olmalıdır | TMK m. 118, m. 121 |
| Kişilik hakkına saldırı | Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğramış olmalıdır | TMK m. 121 |
| Karşı tarafın kusuru | Tazminat "kusurlu olan diğer taraftan" istenir | TMK m. 121 |
| İlliyet | Saldırı, nişanın bozulmasından ya da bozmaya eşlik eden davranışlardan kaynaklanmalıdır | TMK m. 121 ("nişanın bozulması yüzünden") |
| İspat | Saldırının varlığını tazminat isteyen ispat eder | TMK m. 6 |
Olağan üzüntü yetmez
Her ayrılık bir üzüntü doğurur. Yargıtay bu üzüntüyü tek başına tazminata yeterli görmez:
"Bir nişanın bozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır. Doğal olan bu üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınmaz." (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026)
Bu yüzden nişanın haklı bir sebep olmadan bozulmuş olması, hatta bozan tarafın kısa süre sonra başka biriyle evlenmesi bile her zaman manevi tazminat için yeterli görülmez. Bir davada bölge adliye mahkemesi, nişanın bozulmasının tek başına manevi tazminat sorumluluğu doğurmayacağını belirterek talebi reddetmiş; Yargıtay bu yöndeki temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/4820 E., 2026/7213 K., 25.06.2026).
Hangi durumlar kişilik hakkına saldırı sayılır?
Saldırının varlığı somut olayın bütün özelliklerine göre değerlendirilir. Yargıtay'ın öne çıkardığı ölçütler şunlardır:
- Bozmanın zamanı: Davetiyeler dağıtılıp düğün çevreye duyurulduktan ya da düğün günü belirlenip düğüne çok kısa bir süre kaldıktan sonra nişanın haklı bir sebep olmadan bozulması, kişinin toplum içindeki saygınlığını ve manevi huzurunu zedeler. Yargıtay bu ilkeyi eski tarihli kararlarına da dayandırır (Yargıtay 2. HD, 2025/10904 E., 2026/4780 K., 28.04.2026; aynı kararda aktarılan 6. HD, 1963/2582 E., 1963/5267 K. ve 3. HD, 2012/3327 E., 2012/7378 K.).
- Bozmanın biçimi: Düğün günü, kız tarafı düğün hazırlığı içindeyken telefonla "evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" denerek düğüne gelinmemesi kişilik haklarını ihlal eder (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026).
- Bozmaya eşlik eden davranışlar: Kına töreninde ailesinin karşı tarafa yönelik olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebep olmak, olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçer (Yargıtay 2. HD, 2026/4780 K.).
- Nişandan kısa süre sonra dönme: Nişandan kısa bir süre sonra evlenmekten vazgeçilmesi tek başına yeterli değildir. Aile baskısıyla söz verdiğini söyleyip on gün sonra vazgeçen nişanlıya karşı açılan davada kişilik haklarının zarara uğradığı ispatlanamadığı için manevi tazminatın reddi gerektiğine karar verilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2015/13389 E., 2016/7993 K., 24.05.2016).
"Fahiş zarar" şartı kanundan çıkarılmıştır, ama kararlarda hâlâ görülür. 743 sayılı eski Kanun manevi tazminatı "şahsen fahiş bir surette" zarar görme şartına bağlıyordu. 4721 sayılı Kanun'un gerekçesine göre bu ağır zarar şartı bilerek kaldırılmıştır. Buna rağmen bazı güncel kararlarda "fahiş zarar" ifadesi kullanılmaya devam etmektedir (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026). Dava dilekçesinde bu tartışmaya girmek yerine, olağan ayrılık üzüntüsünü aşan somut olayları (bozmanın zamanı, biçimi, çevreye duyurulma, aşağılayıcı söz ve davranışlar) delilleriyle ortaya koymak gerekir.
Kusur
Manevi tazminat "kusurlu olan diğer taraftan" istenir. Nişanı bozan taraf, karşı tarafın kusurlu davranışları yüzünden haklı olarak bozmuşsa, manevi tazminat yükümlüsü bozulmaya sebep olan taraf olabilir. 743 sayılı eski Kanun, manevi tazminat isteyenin "kendi kusuru olmaksızın" zarar görmüş olmasını açıkça arıyordu. 4721 sayılı Kanun'un metninde bu ifade yer almaz, yalnızca karşı tarafın kusurlu olması aranır. Tarafların kusur durumu, tazminatın miktarında da dikkate alınır.
Manevi tazminatın miktarı ve ödeme biçimi
Kanun "uygun miktarda bir para" ödenmesinden söz eder. Miktar hâkimin takdirindedir ve hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m. 4). Yargıtay bu takdirin sınırını şöyle çizer: tazminat, olayın niteliğine uygun, ceza niteliğine bürünmeyen ve aynı zamanda zenginleşme aracı olmayacak ölçüde belirlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026).
Miktar belirlenirken uygulamada şu unsurlar değerlendirilir:
- Saldırının ağırlığı, bozmanın zamanı ve biçimi,
- Tarafların kusur durumu,
- Olayın çevrede duyulma derecesi,
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumu.
TBMM gerekçesine göre maddede manevi tazminatın bir miktar paranın ödenmesi şeklinde olduğu açıkça vurgulanmış, manevi tazminatın diğer şekillerine yer verilmemiştir. Genel hükümlerde hâkim, para yerine ya da paraya ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verebilir (TBK m. 58/2). Nişanın bozulmasında ise giderim para ile yapılır.
Kimler isteyebilir?
Manevi tazminatı yalnızca kişilik hakkı saldırıya uğrayan nişanlı isteyebilir. 120. maddenin ikinci fıkrası ana ve babaya ve onlar gibi davrananlara yalnızca harcamaları için maddi tazminat hakkı tanır; 121. maddede böyle bir genişletme yoktur. Nişanlının babasının kendi adına açtığı manevi tazminat davasının reddedildiği bir dosyada Yargıtay, davacıların bu yöndeki temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir (Yargıtay 3. HD, 2013/19392 E., 2014/3600 K., 10.03.2014). Ailenin kendi kişilik haklarına ayrıca bir saldırı varsa (ör. hakaret, tehdit), bu talep genel hükümlere göre değerlendirilir (TMK m. 24, 25; TBK m. 58).
Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça başkasına devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez (TMK m. 25). TBMM gerekçesine göre 743 sayılı Kanun'daki özel düzenleme yerine bu genel kural uygulanır.
Nişan dışında evlenme vaadi: genel hükümler
Resmî nikâh yapılacağı vaadiyle birlikte yaşatılıp sonra bırakılan kişi, nişanın bozulmasından değil, evlenme vaadiyle kandırılmaktan doğan bir zarar ileri sürüyor olabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, nişanlandıktan sonra resmî nikâh kıyılmadan düğün yapılan ve bir buçuk yıl boyunca nikâh kıyılmayan olayda, nikâh vaadiyle kandırılan kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesini isabetli bulmuştur (Yargıtay HGK, 2017/1316 E., 2021/167 K., 25.02.2021). Anayasa Mahkemesi de evlenme vaadiyle birlikte yaşanan bir ilişkide, ahlaka aykırı fiil nedeniyle hükmedilen manevi tazminata karşı yapılan başvuruyu kabul edilemez bulmuştur (AYM, Ahmet Baysal, B. No: 2015/2089, 04.07.2018).
Görevli mahkeme, zamanaşımı ve kanun yolu
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Nişanın bozulmasından doğan manevi tazminat davasına aile mahkemesi bakar | 4787 sayılı Kanun m. 4 |
| Zamanaşımı | Nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl | TMK m. 123 |
| Birlikte ileri sürülebilecek talepler | Maddi tazminat (m. 120) ve hediyelerin geri verilmesi (m. 122) aynı davada istenebilir | TMK m. 120–122 |
| Temyiz sınırı | Manevi tazminat talebinin miktarı kesinlik sınırının altındaysa temyiz dilekçesi miktardan reddedilir | HMK m. 362; Yargıtay 2. HD, 2026/3797 E., 2026/7259 K., 25.06.2026 |
Manevi tazminat davasında belirleyici olan, olayın ne zaman ve nasıl yaşandığının kanıtlanmasıdır. Davetiye örnekleri, düğün salonu ve kına organizasyonu sözleşmeleri, düğün tarihini gösteren yazışmalar, bozmanın yapıldığı mesaj veya arama kayıtları ve olayı çevrede duyan tanıklar dosyaya sunulmalıdır. Talep edilen miktar, ileride temyiz yolunun açık olup olmayacağını da etkiler. Dava değeri kesinlik sınırının altında kalırsa karar temyiz edilemez.
Uygulamada sık karşılaşılan durumlar
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Nişan haklı bir sebep olmadan bozuldu, başka bir olay yok | Olağan üzüntü manevi tazminat için yeterli değildir | Yargıtay 2. HD, 2026/1556 K.; 2. HD, 2026/7213 K. |
| Davetiyeler dağıtıldı, kına yapıldı, düğünün hemen öncesinde nişan bozuldu | Kişilik hakkına saldırı; manevi tazminat istenebilir | Yargıtay 2. HD, 2026/4780 K. |
| Düğün günü telefonla "yapamayacağım" denildi | Kişilik hakkı ihlali; manevi tazminat istenebilir | Yargıtay 2. HD, 2026/1556 K. |
| Nişandan on gün sonra evlenmekten vazgeçildi | Saldırı ispatlanamazsa manevi tazminat reddedilir | Yargıtay 3. HD, 2016/7993 K. |
| Nişanlının babası kendi adına manevi tazminat istedi | 121'e göre istenemez; aileye yönelik ayrı bir saldırı varsa genel hükümler | TMK m. 121; Yargıtay 3. HD, 2014/3600 K. |
| Nişandan sonra resmî nikâh vaadiyle düğün yapıldı, nikâh kıyılmadı | Genel hükümlere göre manevi tazminat | Yargıtay HGK, 2021/167 K. |
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Davetiyeler dağıtılıp kına yapıldıktan sonra, ailesinin saldırısına sessiz kalarak nişanın bozulmasına yol açmak kişilik hakkına saldırıdır
Düğün hazırlıkları tamamlanmış, davetiyeler dağıtılmış ve gelinliğin giyildiği bir kına töreni düzenlenmişti. Törende takılar takıldıktan sonra damadın kız kardeşleri geline takılan altınları zorla almaya çalışmış, damat buna yeterince müdahale etmemişti. Damadın babası ve kız kardeşi gelinin ailesini tehdit etti; kına töreninden sonra gelinin babası düğünden vazgeçtiklerini bildirdi ve damat bu aşamada da sessiz kaldı. Gelin alma töreni yapılmadan damat ailesiyle birlikte geri döndü ve balayı için ayarlanan otele bir arkadaşıyla giderek sosyal medyada tatil fotoğrafları paylaştı. Bölge adliye mahkemesi manevi tazminat talebini reddetti. Daire, düğünün hemen öncesinde ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebep olmanın olağan bir nişan bozulmasının ötesine geçtiğini belirterek manevi tazminatın reddine ilişkin hükmü bozdu.
“düğün hazırlıklarının tamamlandığı, davetiyelerin dağıtıldığı, tarafların evleneceklerinin sosyal çevrelerince bilindiği, hatta kadının gelinlik giydiği bir kına töreninin düzenlendiği ve düğünün hemen öncesine denk gelen bir aşamada erkeğin, ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebebiyet vermesi, olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçerek kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder.”
Ne anlama geliyor? Bozmanın zamanı ve çevreye duyurulma derecesi belirleyicidir. Nişanı bizzat bozmasa da bozulmaya kendi tutumuyla yol açan taraf kusurlu sayılabilir.
Düğün günü telefonla "evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" demek kişilik hakkını ihlal eder
Taraflar düğün için gün almış, düğünden bir gün önce kına gecesi düzenlenmişti. Kına gecesinde takı konusunda tartışma çıktı. Ertesi gün kız tarafı düğün hazırlığı içindeyken damat telefonla "ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyerek düğüne gelmeyeceğini bildirdi. Bölge adliye mahkemesi manevi tazminat talebini reddetti. Daire, nişanın bozulmasının doğurduğu olağan üzüntünün manevi tazminata esas alınmayacağını, ancak nişanı haksız olarak bozan tarafın düğün günü yaptığı bu açıklamanın kişilik haklarını ihlal ettiğini belirtti. Hakkaniyete uygun, ceza niteliğine bürünmeyen ve zenginleşme aracı olmayacak ölçüde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
“Bir nişanın bozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır. Doğal olan bu üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınmaz.”
Ne anlama geliyor? Aynı kararda iki ilke birlikte yer alır: sıradan ayrılık üzüntüsü tazminat doğurmaz; ama düğün günü caymak gibi ağır bir biçim kişilik hakkına saldırıdır.
Nişanın mesajla bozulması ve bozan tarafın başka biriyle evlenmesi, somut olayda manevi tazminat için yeterli görülmedi
Taraflar Ocak 2023'te nişanlanmış, yaklaşık iki ay sonra davalı nişanı haklı bir sebep olmadan mesajla bozmuş ve kısa süre sonra başka biriyle evlenmişti. Davacı, nişanlılık sürerken davalının başka biriyle görüştüğünü de ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istedi. İlk derece mahkemesi iki talebi de kabul etti. Bölge adliye mahkemesi, nişanın bozulmasının tek başına manevi tazminat sorumluluğu doğurmayacağını ve kişilik haklarının bu düzeyde zarar gördüğünün ispatlanamadığını belirterek manevi tazminatı reddetti. Yargıtay bu yöne ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmedi; maddi tazminat yönünden ise kararı bozdu.
“nişanın bozulmasının tek başına manevî tazminat sorumluluğu doğurmayacağı ve davacının kişilik haklarının yukarıda belirtildiği düzeyde zarar gördüğünü ispat edemediği gerekçesi ile davacının manevî tazminat talebinin reddine”
Ne anlama geliyor? Nişanın haksız bozulduğu kabul edilse bile manevi tazminat için ayrıca kişilik hakkına saldırının somut olaylarla ispatı gerekir.
Nişandan on gün sonra evlenmekten vazgeçmek, kişilik hakkı zararı ispatlanmadıkça manevi tazminat doğurmaz
Taraflar nişanlanmış, nişanlılardan biri aile baskısıyla söz verdiğini belirterek nişandan on gün sonra evlenmekten vazgeçmişti. Nişanı bozulan taraf büyük üzüntü yaşadığını ve kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek manevi tazminat istedi; mahkeme 4.000 TL manevi tazminata hükmetti. Daire, kişilik haklarının zarara uğradığının usulünce ispat edilemediğini belirterek manevi tazminat isteminin reddi gerektiğine karar verdi. Aynı kararda karşı tarafın ailesine verilen başlık parasının iadesine hükmedilemeyeceğini de belirterek hükmü bozdu.
“asıl davada davacı-karşı davalı yönünden kişilik haklarının zarara uğradığı usulünce ispat edilemediğinden manevi tazminat isteminin reddi gerektiği”
Ne anlama geliyor? Nişanın kısa sürmesi ve erken bozulması, tek başına saldırı sayılmaz. Davacının toplum içinde küçük düştüğünü gösteren somut olaylar ortaya konmalıdır.
Nişandan sonra resmî nikâh vaadiyle düğün yapılıp nikâh kıyılmayan kadın lehine manevi tazminat
Taraflar akrabaydı ve ailelerin bilgisi dahilinde nişanlanmışlardı. İki yıl sonra resmî nikâhın kısa süre içinde kıyılacağı sözü üzerine düğün salonunda geniş katılımlı bir düğün yapıldı, ama resmî nikâh kıyılmadı. Düğünden dava tarihine kadar geçen bir buçuk yılda da nikâh yapılmadı ve taraflar ayrıldı. İlk derece mahkemesi kadın lehine manevi tazminata hükmetti ve Özel Dairenin bozma kararına direndi. Hukuk Genel Kurulu, kadının nikâh vaadiyle kandırıldığını ve fiziksel ve ruhsal bakımdan zarara uğratıldığını kabul ederek direnme kararını yerinde buldu.
“davacı kadının davalı erkek tarafından nikâh yapma vaadi ile kandırıldığı ve bunun etkisi altında gerek fiziksel gerek ruhsal bakımdan zarara uğratıldığı”
Ne anlama geliyor? Nişan hükümleri dışında, resmî nikâh vaadiyle kurulan ve kişilik hakkını zedeleyen ilişkilerde genel hükümlere göre manevi tazminat istenebilir.
Evlenme vaadiyle birlikte yaşanan ilişkide manevi tazminat: cinsiyet ayrımcılığı iddiası somut dayanak gerektirir
Başvurucu, evlenme vaadiyle gayriresmî olarak birlikte yaşadığı ve iki çocuk sahibi olduğu kişinin açtığı davada, derece mahkemelerinin eylemlerini ahlaka aykırı fiil sayarak aleyhine manevi tazminata hükmetmesinden şikâyet etti. Başvurucu, kararların cinsiyetçi bir bakışla verildiğini ve adil yargılanma hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin kararlarında tazminata hükmedilmesinde cinsiyetin etkili olduğuna dair bir tespit bulunmadığını belirtti. İddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğunu ve ayrımcılığın delillerle ortaya konamadığını kabul ederek başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez ilan etti.
“Derece mahkemelerinin kararlarında tazminata hükmedilmesinde davacının cinsiyetinin etkili olduğu yönünde bir tespit ya da ibare bulunmadığı gibi, bu kararların hukuki dayanağını oluşturan kanun maddesinde de cinsiyet ayırımını çağrıştırabilecek bir hüküm bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Manevi tazminat kararları olayın somut özelliklerine dayanmalıdır. Cinsiyete dayalı bir değerlendirme yapıldığı iddiası ise somut delillerle desteklenmelidir.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 85 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddede manevî tazminatın koşulları Borçlar Kanunumuzun 3444 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hükmüne paralel olarak kaleme alındığından, manevî tazminat "şahsen fahiş bir surette mutazarrır olma" koşuluna bağlanmıştır. Oysa Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle manevî tazminatta "zararın ve kusurun ağırlığı" koşulu kaldırılmıştır. Bu değişikliğe rağmen niteliği ve amacı aynı olan bu maddedeki manevî tazminatın ağır zarar koşuluna bağlı tutulması haklı ve yerinde görülmemiştir. Öte yandan maddede hükmedilecek manevî tazminatın bir miktar paranın ödenmesi şeklindeki bir tazminat olduğu açıkça vurgulanmış, burada manevî tazminatın diğer şekillerine yer verilmediği ifade edilmek istenmiştir.
Yürürlükteki Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevî tazminatın mirasçılara intikal edip etmeyeceği sorunu, 25 inci maddenin dördüncü fıkrasında hükme bağlanmış olan genel kurala bırakılmıştır. Manevî tazminatın mirasçılara intikal edip etmeyeceği, ayrıca bunun başkalarına devir edilip edilmeyeceği 25 inci maddede hükme bağlanmış olduğundan bu maddede yeniden kaleme alınması yerinde görülmemiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 62–63Gerekçe, 121. maddenin iki bilinçli tercihini ortaya koyuyor. Birincisi, eski Kanun'daki "fahiş zarar" şartı Borçlar Kanunu'ndaki genel manevi tazminat anlayışına uyum için kaldırılmıştır. İkincisi, giderim yalnızca parayla yapılır ve mirasçılara geçiş gibi konular genel hükme bırakılmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Bir taraf kendi kusuru olmaksızın nişanın bozulmasından şahsen fahiş bir surette mutazarrır olmuş ise, hakim onun zararı manevisini telafi için münasip bir tazminat hükmedebilir.
Manevi tazminat davası, mirasçıya intikal etmez; şu kadarki, miras açıldığı zaman iddia kabul edilmiş veya dava ikame olunmuş ise mirasçılara intikal eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 85 | 4721 sayılı Kanun m. 121 | |
|---|---|---|
| Zarar şartı | "Şahsen fahiş bir surette mutazarrır olma" | "Kişilik hakkı saldırıya uğrama"; ağır zarar şartı kaldırıldı |
| Tazminat isteyenin kusuru | "Kendi kusuru olmaksızın" | Metinde yer almaz; "kusurlu olan diğer taraftan" istenir |
| Ödeme biçimi | "Münasip bir tazminat" | "Uygun miktarda bir para" |
| Mirasçılara geçiş | Maddede özel hüküm | Genel hüküm: TMK m. 25 |
Değişiklik geçmişi
TMK m. 121, 01.01.2002'de yürürlüğe girdiğinden bu yana hiç değiştirilmemiştir. mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir Anayasa Mahkemesi iptal notu da yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 118: Nişanlanma; tazminatın ön şartı olan geçerli nişan.
- TMK m. 119: Evlenmeye zorlama yasağı; önceden kararlaştırılan cayma tazminatı ve ceza şartı dava edilemez.
- TMK m. 120: Nişanın bozulmasında maddi tazminat.
- TMK m. 122: Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi.
- TMK m. 123: Nişanlılıktan doğan davalarda bir yıllık zamanaşımı.
- TMK m. 24, 25: Kişilik hakkının korunması; manevi tazminatın devri ve mirasçılara geçmesi.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58: Kişilik hakkının zedelenmesinde manevi tazminat.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362: Temyizde kesinlik sınırı.
Nişanın bozulması nedeniyle manevi tazminat, maddi tazminat ya da takıların iadesi konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 121 ne diyor?
TMK m. 121'e göre nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Nişan bozulunca her zaman manevi tazminat alınır mı?
Hayır. Yargıtay'a göre nişanın bozulmasının yarattığı olağan üzüntü manevi tazminata esas alınmaz (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026). Bozmanın zamanı, biçimi ya da ona eşlik eden davranışlar nedeniyle kişilik hakkına saldırı gerçekleşmiş olmalıdır.
Düğüne kısa süre kala nişan bozulursa manevi tazminat istenir mi?
Davetiyeler dağıtılıp düğün çevreye duyurulduktan ya da düğüne çok kısa süre kaldıktan sonra nişanın haklı bir sebep olmadan bozulması, Yargıtay'a göre kişinin toplum içindeki saygınlığını ve manevi huzurunu zedeler (Yargıtay 2. HD, 2025/10904 E., 2026/4780 K., 28.04.2026). Bu durumda manevi tazminat istenebilir.
Düğün günü nişanı bozmak manevi tazminat gerektirir mi?
Evet. Yargıtay, düğün günü kız tarafı hazırlık yaparken telefonla "evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" denilerek düğüne gelinmemesini kişilik haklarının ihlali saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026).
Manevi tazminatın miktarı nasıl belirlenir?
Miktar hâkimin takdirindedir (TMK m. 4). Yargıtay'a göre tazminat hakkaniyete uygun, ceza niteliğine bürünmeyen ve zenginleşme aracı olmayacak ölçüde belirlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026). Saldırının ağırlığı, kusur durumu, olayın çevrede duyulması ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınır.
Anne ve babam manevi tazminat isteyebilir mi?
- maddeye göre manevi tazminatı yalnızca kişilik hakkı saldırıya uğrayan nişanlı isteyebilir. Ailenin kendi kişilik haklarına hakaret veya tehdit gibi ayrı bir saldırı varsa, bu talep genel hükümlere göre değerlendirilir (TMK m. 24, 25; TBK m. 58).
Nişanı ben bozdum; manevi tazminat ister misiniz?
Tazminat "kusurlu olan diğer taraftan" istenir. Nişanı karşı tarafın kusurlu davranışları yüzünden haklı olarak bozduysanız ve bu davranışlar kişilik hakkınıza saldırı niteliğindeyse, manevi tazminatı siz karşı taraftan isteyebilirsiniz.
Manevi tazminat ile maddi tazminat aynı davada istenebilir mi?
Evet. Maddi tazminat (m. 120), manevi tazminat (m. 121) ve hediyelerin geri verilmesi (m. 122) aynı davada ileri sürülebilir. Her birinin şartları ayrı ayrı incelenir.
Manevi tazminat davası için süre ne kadar?
Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 123).
Resmî nikâh vaadiyle birlikte yaşayıp ayrılırsam manevi tazminat isteyebilir miyim?
Nişanın bozulmasından farklı olarak, resmî nikâh vaadiyle kandırılıp birlikte yaşatılan kişi genel hükümlere göre manevi tazminat isteyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu böyle bir olayda kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesini isabetli bulmuştur (Yargıtay HGK, 2017/1316 E., 2021/167 K., 25.02.2021).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 6, 24, 25, 118–123
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 85 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 121 gerekçesi, s. 62–63
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362
- Yargıtay 2. HD, 2026/4820 E., 2026/7213 K., 25.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2026/3797 E., 2026/7259 K., 25.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/10904 E., 2026/4780 K., 28.04.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/10282 E., 2026/1556 K., 11.02.2026
- Yargıtay HGK, 2017/1316 E., 2021/167 K., 25.02.2021
- Yargıtay 3. HD, 2015/13389 E., 2016/7993 K., 24.05.2016
- Yargıtay 3. HD, 2013/19392 E., 2014/3600 K., 10.03.2014
- Anayasa Mahkemesi, Ahmet Baysal, B. No: 2015/2089, 04.07.2018
