Protokolün gücü, boşanma kararıyla birleşmesinden gelir. Hukuk Genel Kurulu’na göre onaylanan anlaşma hükümleri, infazda sıkıntı doğurmaması için hüküm fıkrasında aynen yer almalıdır; tasdik edilmeyen ve kararın eki hâline getirilmeyen protokol yok hükmündedir. Uygulamada mahkemeler çoğu zaman “protokolün onaylanmasına” demekle yetinir. Yargıtay bu hükmü geçerli sayar ve protokoldeki nafaka maddesinin infazını mümkün görür, ancak tek başına “tasdik” kaydı tapuda devir için yetmeyebilir; müdürlük işlem yapmazsa tescil davası gerekir. Hükmün açık olmaması veya protokolden farklı yazılması hâlinde tavzih istenir; yazı ve hesap hataları tashihle düzeltilir. Tavzih yoluyla haklar ve borçlar genişletilemez. Mahkemenin kararda anlaşmanın dışına çıkması, eşlerin kabulü alınmamışsa bozma sebebidir. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti de protokolde veya tutanakta düzenlenebilir; eşlerin üzerlerinde bırakılmasını istediği giderler için karşı taraf aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemez.
Protokol boşanma kararına nasıl geçirilir?#
Hukuk Genel Kurulu’na göre “taraflarca yapılan ve hâkim tarafından onaylanan anlaşma hükümleri infazda sıkıntı doğurmaması için hüküm fıkrasında aynen yer almalıdır.” (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019) Bu kural HMK m. 297/2 ile uyumludur: Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında, “açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde” gösterilmelidir.
Uygulamada üç hüküm kalıbı görülür:
| Hüküm biçimi | Örnek | Sonucu |
|---|---|---|
| Maddeler aynen yazılır | “Protokolün 5. maddesi uyarınca … adına kayıtlı … parselin … adına tapuya tesciline” | En güvenli yol; doğrudan icra edilir |
| Toplu onay | “… tarihli protokolün onaylanmasına” | Protokol kararın eki olur; ama icrada tereddüt çıkabilir |
| Onay yok | Hüküm protokolden söz etmez | Protokol yok hükmündedir |
Üçüncü durumun sonucu Genel Kurul’un 2015 tarihli kararında görülmüştür: Eşlerin duruşmada imzayla doğruladığı protokol hüküm fıkrasında tasdik edilmemiş, istenen tavzih de reddedilmişti. Genel Kurul, boşanma ilamının eki olmayan protokolün sonraki katılma alacağı davasını engellemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2013/1542 E., 2015/1110 K., 27.03.2015). Aynı mantıkla Daire, boşanma davasında hâkim tarafından onaylanmayan bir protokoldeki taşınmaz devri taahhüdünü geçersiz saymıştır: Taşınmaz satış vaadi resmî şekle tabidir, tasdik edilmeyen protokol de bu niteliği kazanmaz, bu nedenle ona dayanılarak tapu iptali ve tescil istenemez (Yargıtay 2. HD, 2014/2564 E., 2014/3993 K., 26.02.2014).
“Protokolün onaylanmasına” hükmü yeterli midir?#
Kural olarak yeterlidir, ama her zaman işe yaramaz. Toplu onay, protokolü kararın eki yapar ve Daire böyle bir hükümle kurulan borcun infazını mümkün görür:
Taraflar arasında düzenlenen protokol mahkemece onaylandığına göre, protokolde yer alan erkeğin, kadına aylık 250 TL yoksulluk nafakası ödeyeceğine ilişkin maddenin infazı mümkün bulunmaktadır. Kaldı ki infazla ilgili tereddüt oluşması halinde, bu durumun somut olay açısından tavzih yoluyla düzeltilebilecek nitelikte olduğu görülmektedir (Yargıtay 2. HD, 2019/5908 E., 2019/9189 K., 25.09.2019).
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, yoksulluk nafakası için ayrı bir bent kurulmadığı gerekçesiyle istediği kanun yararına bozma bu nedenle reddedilmiştir.
Taşınmazda ise durum farklıdır. Protokole göre kadının hissesini erkeğe devredeceği yazılan, ama hükümde yalnız bu maddenin “tasdikine” karar verilen bir dosyada tapu müdürlüğü devri yapmamış, erkek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkeme, tasdik hükmünün tapuda yerine getirilemediğini, bu yüzden davada hukuki yarar bulunduğunu kabul etmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/2431 E., 2024/2084 K., 26.03.2024). Kararda taşınmazın doğrudan tesciline hükmedilmişse ise tescil dava açılmadan yapılabilir (TMK m. 705/2, 716/2). Fark 18. Bölümde ayrıntılıdır.
Taşınmaz, araç, para ödemesi veya nafaka içeren protokollerde avukat, kısa kararın hüküm fıkrasına maddelerin aynen yazılmasını istemelidir. Karar duruşmada okunurken bu kontrol edilir; yanlış veya eksik yazılan maddeler için aynı gün düzeltme talep edilir. “Protokolün onaylanmasına” kalıbı, ödeme ve tescil hükümlerini icrada tartışmaya açar.
Karar protokolden farklı yazılmışsa ne yapılmalı?#
Üç yol vardır ve hangisinin seçileceği hatanın türüne bağlıdır:
| Yol | Ne zaman? | Dayanak | Süre |
|---|---|---|---|
| Tashih | Yazı ve hesap hatası, açık hata | HMK m. 304 | Süreye bağlı değil |
| Tavzih | Hüküm yeterince açık değil, icrada tereddüt var veya fıkralar çelişiyor | HMK m. 305-306 | İcrası tamamlanıncaya kadar |
| İstinaf | Eşlerin kabul etmediği değişiklik, protokole aykırı hüküm | HMK m. 341, 345 | Tebliğden itibaren iki hafta |
Tashih ve tavzih, hükmü esastan değiştiremez: “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” (HMK m. 305/2). Yargıtay kararlarında bu yollar şöyle uygulanmıştır:
- Ayrı adı konmayan nafaka. Protokolün bir bendinde kadına her ay yapılacak ödeme yazılı, ama nafaka denmemişti. Kadın, icrada tereddüt olduğu gerekçesiyle tavzih istedi; Daire, bu ödemenin yoksulluk nafakası olduğunun anlaşılması karşısında tavzih talebinin kabulü gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4089 E., 2025/7681 K., 23.09.2025).
- Protokole eklenen cezai şart. 2018’de verilen karar, protokolün bir maddesini değiştirerek onaylamıştı. Asıl karara yönelik istinaf süre yönünden reddedildi; bölge adliye mahkemesi ise tavzih yoluyla kararı protokole uygun hâle getirdi (Yargıtay 2. HD, 2023/8696 E., 2024/7482 K., 16.10.2024).
- Yanlış yazılan mahalle. Bir dosyada mahalle adı yanlış yazılmış, sonradan verilen tashih kararı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6894 E., 2024/3333 K., 09.05.2024).
Kanun yolu süresi geçirilirse protokole aykırılık artık kolayca ileri sürülemez. Bu nedenle gerekçeli karar tebliğ edilince önce protokol ile hüküm karşılaştırılmalı, feragat dilekçesi ondan sonra verilmelidir. Kanun yoluna başvurmanın da bir riski vardır: Yalnız bir maddenin hükme geçiş biçimine itiraz edilen dosyada Daire, kararı bütünüyle bozmuştur (22. Bölüm) (Yargıtay 2. HD, 2025/8428 E., 2026/3524 K., 01.04.2026).
Mahkeme protokolün dışına çıkabilir mi?#
Eşlerin kabulü olmadan çıkamaz. Mahkemenin kendiliğinden kişisel ilişki kurması (Yargıtay 2. HD, 2015/23289 E., 2015/24243 K., 16.12.2015), iştirak nafakası hakkında farklı karar vermesi (Yargıtay 2. HD, 2016/25723 E., 2018/12450 K., 05.11.2018) bozma sebebidir. Kesinleşmiş kararın sonraki davalarda yorumlanmasında da aynı sınır geçerlidir: Mahkeme, kararın eki sayılan protokol hükümlerinin ve kesinleşmiş kararın dışına çıkarak protokolde yazılmayan bir taşınmazın tesciline hükmedemez (Yargıtay 2. HD, 2026/147 E., 2026/3575 K., 02.04.2026).
Protokolün kabul edilmeyen bir maddesi olsa da mahkeme onu çıkarıp kalanını onaylarsa, eşler buna ses çıkarmazsa karar kesinleşebilir. Şahsi ilişkiyi düzenleyen maddeler çıkarılarak diğer hükümleri onaylanmış bir protokolde eşler kanun yolundan feragat etmiş ve karar kesinleşmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4089 E., 2025/7681 K., 23.09.2025). Kanaatimizce bu tür kısmi onaylar risklidir; çünkü Kanun, zorunlu unsurlar üzerinde tam bir anlaşma arar. Eş sonradan çocukla ilişki için ayrı dava açmak zorunda kalır.
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti nasıl düzenlenir?#
Eşler protokolde veya duruşmada giderleri düzenleyebilir. Yargıtay bu beyanları hüküm için bağlayıcı sayar: Karar duruşmasında davacı kadının vekili, eşlerin protokol çerçevesinde anlaşmalı boşanmasını ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasını istemiş, bu tutanağa geçmişti. Mahkemenin buna rağmen kadın yararına vekâlet ücretine hükmetmesi bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2019/245 E., 2019/4371 K., 10.04.2019). Bu nedenle protokolde vekâlet ücreti ve giderlerin kim tarafından karşılanacağı açıkça yazılmalıdır; yazılmazsa hâkim genel kurallara göre karar verir.
Hâkim tarafından onaylanan anlaşma hükümleri, infazda sıkıntı doğurmaması için hüküm fıkrasında aynen yer almalıdır. Tasdik edilmeyen ve kararın eki hâline getirilmeyen protokol yok hükmündedir; toplu onay kararı protokolü kararın eki yapar, infazda tereddüt çıkarsa tavzih yoluna gidilir (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019; Yargıtay HGK, 2013/1542 E., 2015/1110 K., 27.03.2015; Yargıtay 2. HD, 2019/5908 E., 2019/9189 K., 25.09.2019).
Duruşma sonunda okunan kısa kararı kâğıt üstünde takip edin ve şu üç soruyu sorun: Protokolün tarihi doğru mu? Tescil, ödeme ve nafaka maddeleri hükme aynen yazıldı mı? Gerekçeli karar geldiğinde hangi madde protokolden farklı? Gerekçeli karar tebliğ edilince feragat dilekçesi vermeden önce karşılaştırmayı tamamlayın. Hata varsa önce tashih veya tavzih isteyin; kanun yolu süresini de takvime yazın. Hükümde taşınmaz devri yazılı olsa bile müdürlüğe gitmeden önce kesinleşme şerhli karar örneğini alın.
