TMK 493, vesayetten doğan tazminat davalarında olağan zamanaşımının yanında iki kural koyar. Olağan zamanaşımı işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığına veya sorumluluk sebebine dayanan tazminat davası, bunun öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir. Vesayetten doğan tazminat davaları ise her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yargıtay, kesin hesap ve tebliğ işlemleri yapılmamış bir dosyada zamanaşımı koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014).
- Olağanüstü zamanaşımı
- Olağan zamanaşımı başlamadan önce bilinmesi olanaksız hesap yanlışlığı veya sorumluluk sebebi için öngörülen süre (TMK m. 493/1).
- Hesap yanlışlığı
- Kesin hesapta yer alan ve zarar görenin olağan süre başlamadan önce fark edemeyeceği hata (TMK m. 493/1).
- Üst sınır
- Vesayetten doğan tazminat davalarında kesin hesabın tebliğinden başlayan on yıllık süre (TMK m. 493/2).
TMK 493 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Sonradan öğrenilen hesap yanlışlığı veya sorumluluk sebebi | TMK m. 493/1 |
| Koşul | Olağan zamanaşımı başlamadan önce bilinmesi veya anlaşılması olanaksız | TMK m. 493/1 |
| Süre | Öğrenmeden başlayarak bir yıl | TMK m. 493/1 |
| Üst sınır | Her hâlde kesin hesabın tebliğinden on yıl | TMK m. 493/2 |
| Olağan süre | Kesin hesabın tebliğinden bir yıl | TMK m. 492 |
| Tebliğ | Kesin hesap tazminat hakkı belirtilerek tebliğ edilir | TMK m. 491/2 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 437 | Gerekçe, s. 157 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 437. maddesini karşılar; yürürlükteki metin esas alınmakla beraber daha sade biçimde düzenlenmiştir. Gerekçe, istisnaî bir zamanaşımı niteliğindeki olağanüstü zamanaşımının, ancak olağan zamanaşımı işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığının veya sorumluluk sebebinin sonradan öğrenilmesi hâlinde uygulanacağını belirtir (S. Sayısı 723, s. 157). Tasarının 493. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (s. 479).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, birinci fıkranın istisnaî olmasıdır: gerekçeye göre yalnızca olağan süre başlamadan önce bilinmesi olanaksız bir hesap yanlışlığı veya sorumluluk sebebi sonradan öğrenildiğinde uygulanır. İkinci nokta, on yıllık üst sınırın da vesayetin sona ermesinden değil kesin hesabın tebliğinden başlamasıdır. Üçüncü nokta, kesin hesap ve tebliğ işlemleri yapılmamışsa Yargıtay'ın zamanaşımı koşullarının oluşmadığını kabul etmesidir (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014).
Sonradan öğrenilen hesap yanlışlığı veya sorumluluk sebebi
- Koşul: Olağan süre başlamadan önce bilinmesi veya anlaşılması olanaksız olmalı.
- Konu: Hesap yanlışlığı veya sorumluluk sebebi.
- Süre: Öğrenmeden başlayarak bir yıl.
Birinci fıkraya göre olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığına veya bir sorumluluk sebebine dayanan tazminat davası, hesap yanlışlığının veya sorumluluk sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir. Olağan zamanaşımı, vasi ve kayyıma karşı davada kesin hesabın tebliğiyle başlar (TMK m. 492); bu nedenle birinci fıkra, kesin hesap tebliğ edildiği sırada bilinmesi olanaksız olan bir yanlışlığın veya sebebin sonradan ortaya çıktığı durumlara ilişkindir.
Gerekçe bu hükmü istisnaî bir zamanaşımı olarak nitelendirir ve yalnızca bilinmesi olanaksız bir hesap yanlışlığının veya sorumluluk sebebinin sonradan öğrenilmesi hâlinde uygulanacağını belirtir (S. Sayısı 723, s. 157). Eski Kanun da hesap hatasına veya olağan zamanaşımının başlangıcından önce bilinmesi mümkün olmayan bir sebebe dayanan davaların, davaya sebep olan olayın ortaya çıktığı günden itibaren bir yıl içinde açılabileceğini öngörüyordu.
Her hâlde on yıl: kesin hesabın tebliğinden başlayan üst sınır
- Süre: On yıl.
- Başlangıç: Kesin hesabın tebliği.
- Tebliğ yoksa: Zamanaşımı koşulları oluşmamış sayılmıştır.
İkinci fıkraya göre vesayetten doğan tazminat davaları, her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Eski Kanun'da on yıllık süre olağan zamanaşımının başlangıcından itibaren işliyordu ve olağan zamanaşımı da kesin hesabın sulh mahkemesine verilmesinden başlıyordu; yeni metin her iki süreyi de kesin hesabın tebliğine bağlar (TMK m. 492).
Yargıtay, küçükler üzerindeki vesayetin erginlikle kendiliğinden sona erdiği bir olayda 492. maddedeki bir yıllık ve 493. maddedeki on yıllık süreleri birlikte anmış; vesayet dosyasında kesin hesap ve tebliğ işlemleri yerine getirilmediği için vasinin sorumluluğunun devam ettiğini ve zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek davanın zamanaşımından reddini bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014).
Eski Kanun'daki suç hükmü ve kesin hesap süreci
- Eski metin: Suç sayılan fiilde ceza zamanaşımı daha uzunsa o uygulanırdı.
- Yeni metin: Maddede bu cümleye yer verilmemiştir.
- Süreç: Sürelerin işlemesi için kesin hesap ve tebliğ tamamlanmalıdır.
Eski Kanun, suç sayılan bir fiilden doğan sorumluluk davasında ceza davasının zamanaşımı süresi daha uzunsa o sürenin uygulanacağını da öngörüyordu; yeni metinde bu cümle yer almaz. Gerekçeye göre madde, yürürlükteki metin esas alınarak daha sade biçimde düzenlenmiştir (S. Sayısı 723, s. 157).
Zamanaşımı sürelerinin işleyebilmesi için vesayet makamının kesin hesabı inceleyip onaylaması veya reddetmesi ve kararla birlikte kesin hesabı tazminat davası açma hakkını belirterek ilgililere tebliğ etmesi gerekir (TMK m. 490, TMK m. 491). Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467).
Kesin hesap size tebliğ edildiyse, olağan süre olan bir yılı kaçırmayın (TMK m. 492); tebliğden sonra, o sırada bilmenizin olanaksız olduğu bir hesap yanlışlığını veya sorumluluk sebebini öğrendiyseniz, öğrenme tarihini belgeleyin ve bir yıl içinde dava açın (TMK m. 493/1). Her durumda, kesin hesabın tebliğinden itibaren on yıllık üst sınırı dikkate alın (TMK m. 493/2). Kesin hesap hiç tebliğ edilmediyse, vesayet makamından kesin hesap sürecinin tamamlanmasını isteyin.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki karar, 493. maddedeki on yıllık üst sınırın ve zamanaşımının kesin hesabın tebliğiyle ilişkisini konu alan kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Vesayetten doğan tazminat davasında on yıllık üst sınır da kesin hesabın tebliğinden başlar; kesin hesap tebliğ edilmemişse zamanaşımı koşulları oluşmaz
Küçüklüklerinde kendilerine vasi atanan kardeşler, ergin olduktan sonra vasinin bir şirketin işlerini yürüttüğünü, kendilerine bilgi ve gelir vermediğini ve şirketi kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek tazminat istedi. Vesayet dosyasında kesin hesap ve tebliğ işlemleri yapılmamıştı. Asliye hukuk mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetti.
“Aynı Yasanın 492. maddesi uyarınca kesin hesabın tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl geçmekle vasiye karşı açılacak tazminat davası zamanaşımına uğrar. Yine aynı Yasanın 493. maddesinin son fıkrası uyarınca vesayetten doğan tazminat davalarının her halde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Somut olayda, küçükler üzerindeki vesayet her birinin ergin olması ile kendiliğinden sona ermiş ise de, Rize Sulh Hukuk Mahkesesi'nin 1991/659 Esas 1991/551 Karar sayılı vesayet dosyasının incelenmesinde, yukarıda belirtilen Yasa hükümleri gereğinin yerine getirilmediği, böylece vasinin sorumluluğunun devam ettiği, zaman aşımına ilişkin koşulların oluşmadığı hususu dikkate alınmadan, mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 493. maddenin ikinci fıkrasındaki on yıllık üst sınırın da kesin hesabın tebliğine bağlı olduğunu gösterir. Daire, olağan zamanaşımının kesin hesabın tebliğinden başlayarak bir yıl olduğunu (TMK m. 492), vesayetten doğan tazminat davalarının her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını birlikte anmıştır. Vesayet erginlikle kendiliğinden sona ermiş olsa da kesin hesap ve tebliğ işlemleri yerine getirilmediğinden vasinin sorumluluğunun devam ettiğini ve zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek ret kararını bozmuştur (TMK m. 491).
Madde gerekçesi
Madde 493- Yürürlükteki Kanunun 437 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber madde daha sade biçimde düzenlenmiştir. İstisnaî bir zamanaşımı niteliğinde olan olağanüstü zamanaşımı ancak olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığının veya bir sorumluluk sebebinin sonradan öğrenilmesi hâlinde uygulanacaktır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 157Tasarının 493. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 479); Kanun metni Tasarı metniyle aynıdır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 437. maddeydi; madde "Mesuliyet davası" başlığı altında "Fevkalade müruru zaman" kenar başlığını taşıyordu.
Hesap sehvine müteallik yahut adi müruru zaman müddetinin iptidarından mukaddem bilinmesi mümkün olmıyan bir sebebe müstenit mesuliyet davaları, davaya sebebiyet veren hadisenin meydana çıktığı günden itibaren, bir sene mürur ettikten sonra, istima olunmaz. Her halde adi müruru zamanın iptidasından itibaren on sene sonra dava hakkı sakıt olur. Cürümden madut bir fiilden dolayı ikame olunacak mesuliyet davasında, eğer hukuku umumiye davasının müruru zaman müddeti hukuku şahsiye davasındaki müddetten fazla ise; müruru zaman hukuku umumiye davası müddetine tabidir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 437 | 4721 sayılı Kanun m. 493 | |
|---|---|---|
| Kapsam | Hesap hatası veya önceden bilinmesi mümkün olmayan sebep | Hesap yanlışlığı veya bilinmesi olanaksız sorumluluk sebebi |
| Süre | Olayın ortaya çıktığı günden bir sene | Öğrenmeden başlayarak bir yıl |
| Üst sınır | Olağan zamanaşımının başlangıcından on sene | Kesin hesabın tebliğinden on yıl |
| Suç sayılan fiil | Ceza zamanaşımı daha uzunsa o uygulanır | Maddede yok |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu maddeyi aynen kabul etti | S. Sayısı 723, s. 479 |
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 493. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 492: Olağan zamanaşımı.
- TMK m. 491: Vasinin görevine son verilmesi.
- TMK m. 490: Rapor ve hesabın incelenmesi.
- TMK m. 489: Kesin hesap ve malvarlığının teslimi.
- TMK m. 467: Vasinin sorumluluğu.
- TMK m. 468: Devletin sorumluluğu.
- TMK m. 494: Vesayet altındaki kişinin alacağı.
Vasiye karşı tazminat davasında zamanaşımı, sonradan fark edilen hesap yanlışlıkları ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 493 ne diyor?
Sonradan öğrenilen hesap yanlışlığı veya sorumluluk sebebi için öğrenmeden başlayarak bir yıllık süreyi ve vesayetten doğan tazminat davalarında kesin hesabın tebliğinden başlayan on yıllık üst sınırı düzenler.
Olağanüstü zamanaşımı ne zaman uygulanır?
Olağan süre başlamadan önce bilinmesi veya anlaşılması olanaksız bir hesap yanlışlığı veya sorumluluk sebebi sonradan öğrenildiğinde (TMK m. 493/1).
Bu durumda dava ne zamana kadar açılmalı?
Hesap yanlışlığının veya sorumluluk sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde (TMK m. 493/1).
On yıllık süre ne zaman başlar?
Kesin hesabın tebliğinden (TMK m. 493/2).
Kesin hesap hiç tebliğ edilmediyse zamanaşımı işler mi?
Yargıtay, kesin hesap ve tebliğ işlemleri yapılmamış dosyada zamanaşımı koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014).
Olağan zamanaşımı ile farkı nedir?
Olağan süre kesin hesabın tebliğinden bir yıldır (TMK m. 492); olağanüstü süre sonradan öğrenilen yanlışlık için öğrenmeden işler.
Vesayet erginlikle sona erdiyse süre erginlikten mi başlar?
Hayır; Yargıtay süreleri kesin hesabın tebliğine bağlamıştır (Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014).
Gerekçe bu hükmü nasıl nitelendirir?
İstisnaî bir zamanaşımı olarak (S. Sayısı 723, s. 157).
Eski Kanun'daki suçla ilgili hüküm korunmuş mu?
Hayır; eski metindeki ceza zamanaşımına ilişkin cümle yeni maddede yer almaz.
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 437. maddesi. Madde daha sade biçimde yeniden yazılmıştır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 467, 468, 489, 490, 491, 492, 493, 494
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 437 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 493 gerekçesi s. 157, Tasarı ve Komisyon metni s. 479
- Yargıtay 18. HD, 2014/10634 E., 2014/18506 K., 18.12.2014
