Türk Medeni Kanunu · Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması

TMK Madde 437: Koruma Kararında Yargılama Usulü

Türk Medeni Kanunu'nun 437. maddesine göre koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında hâkim basit yargılama usulüne göre karar verir ve gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır; hâkim ilgili kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde kararını verir. Bu sayfada basit yargılama usulünü, duruşma zorunluluğunu, adli yardımı, dinleme kuralını, iki günlük süreyi, maddenin değişikliklerini, gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 6 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › Altıncı Ayırım: Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması › E. Usul

II. Yargılama usulü

Madde 437

  1. (1)Hâkim, basit yargılama usulüne göre karar verir.
  2. (2)Gerektiğinde ilgili kişiye adlî yardım sağlanır.
  3. (3)(Değişik fıkra:6/12/2019-7196/54 md.) Hâkim, ilgili kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde kararını verir.
Yürürlük: 01.01.2002 · 1 değişiklik notumevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 437 ne düzenler?
  3. Basit yargılama usulü ve duruşma
  4. Adli yardım
  5. İlgili kişinin dinlenmesi
  6. Tahkikatın tamamlanması ve iki günlük süre
  7. Kanun yolu
  8. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  9. Madde gerekçesi
  10. Maddenin ilk metni
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 437, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında yargılamanın nasıl yürütüleceğini düzenler. Hâkim basit yargılama usulüne göre karar verir ve gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır. Üçüncü fıkraya göre hâkim ilgili kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde kararını verir; bu fıkra 2019'da ve 2023'te değiştirilmiştir. Yargıtay, basit yargılama usulüne tabi olmasına karşın bu işlerin taraflar davet edilmeden duruşma açılmaksızın karara bağlanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016). Anayasa Mahkemesi, hâkimin ilgili kişiyi dinlemesini zorunlu tutan kuralı kişi hürriyeti için bir güvence sayarak Anayasa'ya aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2025/119, K. 2025/155, 10.07.2025). Gerekçeye göre madde İsviçre Medeni Kanunu'nun 397f maddesinden kısmen değiştirilerek alınmıştır; eski Kanun'da karşılığı yoktu.

Basit yargılama usulü
Dava ve cevap dilekçesiyle yürüyen, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmeyen yargılama usulü (HMK m. 316-322).
Adli yardım
Yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun kişinin giderlerden geçici olarak muaf tutulması ve gerekiyorsa kendisine avukat temin edilmesi (HMK m. 334, 335).
Tahkikat
Uyuşmazlığa ilişkin delillerin toplanıp incelendiği yargılama aşaması.
Dinleme
Hâkimin, hakkında karar verilecek kişiyi bizzat dinlemesi.
Vesayet makamı
Koruma kararını veren sulh hukuk mahkemesi (TMK m. 397, 433).

TMK 437 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Yargılama usulüHâkim basit yargılama usulüne göre karar verirTMK m. 437/1; HMK m. 316
DuruşmaTaraflar davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmezTMK m. 436, 437; HMK m. 320
Adli yardımGerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanırTMK m. 437/2; HMK m. 334, 335
DinlemeHâkim ilgili kişiyi dinlerTMK m. 437/3
Tahkikat ve süreTahkikat tamamlanır; karar gecikmeksizin, en geç iki gün içinde verilirTMK m. 437/3
Kanun yoluKuruma yerleştirilen kişi veya yakınları on gün içinde denetim makamına itiraz ederTMK m. 435
Kaynakİsviçre Medeni Kanunu m. 397fGerekçe, s. 146

TBMM gerekçesine göre madde İsviçre Medeni Kanunu'nun 397f maddesinden kısmen değiştirilerek alınmıştır. Gerekçe, birinci fıkrada bu konudaki yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğunun ifade edildiğini; ikinci fıkrada kişinin kendi hak ve yetkilerini bilememesi durumu göz önünde tutularak gerekiyorsa yargılama sırasında adli yardım yoluyla barolarca görevlendirilecek bir avukat tarafından temsil edilmesinin öngörüldüğünü; üçüncü fıkranın ise kişinin yalnız vekil ya da temsilcisinin isteminin yeterli olmadığını, hâkimin bizzat bu kişiyi dinlemesinin de gerekli olduğunu belirttiğini açıklar. Tasarının 437. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 466).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, basit yargılama usulünün duruşmasız karar anlamına gelmemesidir; Yargıtay, koruma istemlerinde incelemenin taraflar davet edilerek duruşmalı yapılmasını aramıştır (Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016). İkinci nokta, hâkimin ilgili kişiyi bizzat dinlemesidir; Anayasa Mahkemesi, dinlenmeye engel bir durum bulunup bulunmadığı araştırılmadan verilen koruma kararında ihlal sonucuna ulaşmıştır (AYM, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025). Üçüncü nokta, hâkimin tahkikatı tamamlayıp en geç iki gün içinde karar vermesidir; bu süre maddeye 2023'te eklenmiştir.

Basit yargılama usulü ve duruşma

  • Usul: Basit yargılama usulü.
  • Duruşma: Taraflar davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmez.
  • Taraf teşkili: Dava dilekçesi tebliğ edilir, dilekçeler aşaması tamamlanır.

Birinci fıkraya göre hâkim, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında basit yargılama usulüne göre karar verir. Velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler de bu usule tabidir (HMK m. 316). Basit yargılama usulünde dava ve cevap dilekçesi verilir, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez (HMK m. 317); mahkeme mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir (HMK m. 320). Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, maddede sayılan özel kurallar saklı kalmak üzere usul kanununa tabidir (TMK m. 436).

Yargıtay, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının basit yargılama usulüne tabi olmakla birlikte, 436. maddedeki özel usul kuralları ve 437. madde gözetildiğinde taraflar davet edilmeden duruşma açılmaksızın karar verilebilecek işlerden olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016). Bir kamu kurumunun istemi üzerine duruşma açılmadan verilen ret kararı da aynı gerekçeyle bozulmuştur (Yargıtay 18. HD, 2016/9524 E., 2016/9547 K., 14.06.2016). Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmadan, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan ve duruşma açılmadan dosya üzerinden verilen karar da usule aykırı bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/24926 E., 2017/214 K., 11.01.2017).

Adli yardım

  • Kural: Gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır.
  • Amaç: Hak ve yetkilerini bilemeyen kişinin yargılamada temsil edilmesi.
  • Kapsam: Giderlerden geçici muafiyet ve gerekiyorsa avukat temini.

İkinci fıkraya göre gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır. Gerekçe, kişinin kendi hak ve yetkilerini bilememesi durumu göz önünde tutularak, gerekiyorsa yargılama sırasında adli yardım yoluyla barolarca görevlendirilecek bir avukat tarafından temsil edilmesinin öngörüldüğünü belirtir (S. Sayısı 723, s. 146). Adli yardım kararı ilgiliye yargılama giderlerinden geçici muafiyet, teminat göstermekten muafiyet, giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi ve davanın avukatla takibi gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini sağlar (HMK m. 335). Bu fıkrayı doğrudan uygulayan bir karara bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır.

İlgili kişinin dinlenmesi

  • Kural: Hâkim ilgili kişiyi dinler.
  • Kapsam: Vekil veya temsilcinin istemi yeterli değildir.
  • Engel: Dinlenmeye engel bir durum bulunup bulunmadığı araştırılır.

Üçüncü fıkraya göre hâkim ilgili kişiyi dinler. Gerekçe, özgürlüğün kısıtlanması gibi önemli bir karar verilirken kişinin yalnız vekil ya da temsilcisinin isteminin yeterli olmadığını, hâkimin bizzat bu kişiyi dinlemesinin de gerekli olduğunu belirtir (S. Sayısı 723, s. 146). Anayasa Mahkemesi, kuralın ilgili kişinin hâkim tarafından bizzat dinlenmesini zorunlu tuttuğunu, kişiye özgürlüğünün kısıtlanması için ileri sürülen nedenlere karşı çıkma imkânı verdiğini ve yalnız sağlık raporuna dayanılarak özgürlükten mahrum bırakılmasının önüne geçtiğini belirterek "ilgili kişiyi dinler" ibaresini Anayasa'ya aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2025/119, K. 2025/155, 10.07.2025).

Yargıtay, koruma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıntılı bir araştırmayı ve ilgili kişilerin dinlenmesini gerektirdiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/1089 E., 2017/2818 K., 02.03.2017). Koruma ile kısıtlamanın birlikte istendiği bir dosyada da delillerin toplanması ve kısıtlı adayının dinlenmesi aranmıştır (Yargıtay 18. HD, 2013/9282 E., 2013/12347 K., 26.09.2013). Kısıtlama davasında da kurul raporu kişinin dinlenmesinde fayda olduğunu belirtiyorsa kişinin mahkemede hazır edilerek, bu mümkün değilse bulunduğu yerde dinlenmesi istenmiştir (Yargıtay 8. HD, 2018/9313 E., 2018/11811 K., 30.04.2018).

Anayasa Mahkemesi, kişinin dinlenmesinde fayda bulunmadığını belirten ve on gün önce düzenlenmiş bir raporu değerlendiren vesayet makamının, karar tarihinde dinlenmeye engel bir durum bulunup bulunmadığını araştırmadan koruma kararı vermesini dinleme gerekliliğine aykırı bulmuştur (AYM, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025).

Tahkikatın tamamlanması ve iki günlük süre

  • İlk metin: Hâkim, karar verirken ilgili kişiyi dinler.
  • 2019: Hâkim, ilgili kişiyi dinler ve gecikmeksizin kararını verir.
  • 2023: Tahkikat tamamlanır, karar en geç iki gün içinde verilir.

Üçüncü fıkra iki kez değiştirilmiştir. İlk metinde hâkimin karar verirken ilgili kişiyi dinleyeceği belirtilmişti. 7196 sayılı Kanun fıkrayı 2019'da "Hâkim, ilgili kişiyi dinler ve gecikmeksizin kararını verir." biçiminde değiştirmiştir. 7445 sayılı Kanun ise 2023'te "dinler ve gecikmeksizin" ibaresini "dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde" biçiminde değiştirmiştir. Bugünkü metne göre hâkim ilgili kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin, en geç iki gün içinde kararını verir.

Anayasa Mahkemesi, 22.08.2022 tarihli bildirimi 29.08.2022'de karara bağlayan vesayet makamının 437. maddede öngörülen iki günlük süreyi aştığını belirtmiştir (AYM, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025). Kararın konusu olan olaylar 2022 yılına aittir; iki günlük süre maddeye 05.04.2023'te yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunla eklenmiştir. Maddenin 2023'te getirilen iki günlük süresini uygulayan bir temyiz kararına bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır.

Kanun yolu

  • Yol: Denetim makamına itiraz.
  • Süre: Kararın bildirilmesinden başlayarak on gün.
  • Sonuç: Denetim makamının kararı kesindir.

Koruma kararına karşı yol denetim makamına itirazdır; kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları kararın kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde itiraz edebilir (TMK m. 435). Denetim makamının itiraz üzerine verdiği karar kesindir ve temyiz edilemez (Yargıtay 8. HD, 2017/7990 E., 2018/567 K., 16.01.2018).

Uygulamada

Hakkınızda veya bir yakınınız hakkında koruma kararı istendiyse, mahkemenin duruşma açması ve ilgili kişiyi bizzat dinlemesi gerektiğini göz önünde tutun (TMK m. 437). Kişi haklarını kendisi takip edemiyorsa, adli yardım yoluyla avukat görevlendirilmesini isteyebilirsiniz. Karar bildirildikten sonra, on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceğinizi unutmayın (TMK m. 435).

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar, üçüncü fıkradaki dinleme kuralını inceleyen norm denetimi kararından, usul güvencelerine ilişkin bir bireysel başvuru kararından ve koruma istemlerinin duruşmalı incelenmesi ile ilgili kişinin dinlenmesi yönünden maddeyi uygulayan temyiz kararlarından seçilmiştir. Maddeyi doğrudan anan kararların sayısı sınırlıdır; adli yardıma ilişkin ikinci fıkrayı ve 2023'te getirilen iki günlük süreyi uygulayan bir temyiz kararına bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır. Kararların bir kısmı başka maddelerin sayfalarında da yer alır ve ilgililerin sağlık bilgilerine yer verilmeden özetlenmiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Anayasa MahkemesiE. 2025/119 · K. 2025/15510.07.2025

Hâkimin koruma kararından önce ilgili kişiyi bizzat dinlemesini zorunlu tutan kural, kişi hürriyeti için bir güvencedir ve Anayasa'ya aykırı değildir

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kararına yapılan itirazı inceleyen asliye hukuk mahkemesi, üçüncü fıkradaki "ilgili kişiyi dinler" ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Başvuruda, kişinin dinlenmesinin zorunlu tutulmasının yargılamayı uzatacağı ve adliyeye sevk sırasında güvenlik sorunu doğurabileceği, bu konuda hâkime takdir yetkisi tanınması gerektiği ileri sürüldü.

“Kuralda, hâkimin koruma amacıyla özgürlüğü kısıtlanması talep edilen kişiyi dinleyeceği düzenlenmiştir. Kuralla, ilgili kişinin hâkim tarafından bizzat dinlenilmesi zorunlu tutulmakta, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması konusunda ileri sürülen nedenlere karşı çıkmasına imkân tanınmaktadır. Ayrıca hâkimin ilgili kişiyi bizzat dinleyerek ve gözlemleyerek karar vermesi öngörülmek suretiyle yalnızca sağlık raporuna veya ilgili belgelere dayanılarak kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının önüne geçilmektedir. Nitekim kuralın da yer aldığı fıkranın değişiklik gerekçesinde de özgürlüğün kısıtlanması gibi önemli bir karar verilirken hâkimin bizzat bu kişiyi dinleyeceği ve gecikmeksizin karar vereceği açık şekilde vurgulanmıştır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 437. maddenin üçüncü fıkrasındaki dinleme kuralının anlamını ve anayasal dayanağını gösterir. Anayasa Mahkemesi, kuralın ilgili kişinin hâkim tarafından bizzat dinlenmesini zorunlu tuttuğunu, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması için ileri sürülen nedenlere karşı çıkmasına imkân tanıdığını ve yalnız sağlık raporuna veya belgelere dayanılarak özgürlükten mahrum bırakılmasının önüne geçtiğini belirtmiştir. Kural, özgürlüğü kısıtlanabilecek kişiler için güvence getiren bir düzenleme olarak görülmüş, Anayasa'nın 19. maddesine aykırı bulunmamış ve itiraz oybirliğiyle reddedilmiştir (TMK m. 432).

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Anayasa Mahkemesi İkinci BölümB. No: 2022/91835 · E.T. başvurusu25.06.2025

Vesayet makamının kişiyi dinlemeden ve dinlenmesine engel bulunup bulunmadığını araştırmadan, bildirimden bir hafta sonra koruma kararı vermesi 437. maddedeki güvencelere aykırıdır

Başvurucu rızası dışında bir hastaneye yatırıldı. Hastanenin raporu ve başvurucunun durumu vesayet makamına bildirildi; vesayet makamı bildirimden bir hafta sonra, başvurucuyu dinlemeden koruma kararı verdi. Başvurucu vekilinin itirazları vesayet makamı ve denetim makamınca reddedildi.

“Diğer yandan 4721 sayılı Kanun'un 437. maddesinin üçüncü fıkrasına göre hâkim, ilgili kişiyi dinledikten sonra gecikmeksizin en geç iki gün içinde konuya ilişkin kararını verir. Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi 19/8/2022 tarihinde düzenlenen rapora dayalı olarak başvurucu hakkında koruma tedbirine hükmedilmesi gerekliliğini içeren 22/8/2022 tarihli bildirimi 29/8/2022 tarihinde karara bağlamıştır. Başvurucunun mahkemede dinlenmesinde fayda bulunmadığı kanaatini içeren 19/8/2022 tarihli raporu 29/8/2022 tarihinde değerlendiren Sulh Hukuk Mahkemesi karar tarihi itibarıyla başvurucunun dinlenmesinde bir engel bulunup bulunmadığı hususunu araştırmaksızın başvurucunun fiziksel özgürlüğünü kısıtlayan koruma kararı vermiştir (bkz. § 8).”

Ne anlama geliyor? Karar, 437. maddenin üçüncü fıkrasındaki dinleme ve süre kurallarının kişi hürriyeti bakımından önemini gösterir. Anayasa Mahkemesi, vesayet makamının kişinin dinlenmesinde fayda bulunmadığını belirten ve on gün önce düzenlenmiş bir raporu değerlendirerek, karar tarihinde dinlenmeye engel bir durum bulunup bulunmadığını araştırmadan karar verdiğini tespit etmiştir. Kişinin dinlenmemesi ve 437. maddede öngörülen iki günlük sürenin aşılması kanundaki usul güvencelerine aykırı bulunmuş; bu eksikliklerin denetim makamınca da giderilmediği belirtilerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir (TMK m. 435).

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2016/6467 E. · 2016/9883 K.20.06.2016

Basit yargılama usulüne tabi olsa da koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, taraflar davet edilmeden duruşma açılmaksızın karara bağlanabilecek işlerden değildir

Bir kişi, kızının 432. madde uyarınca korunması amacıyla ilgili kurumlara yerleştirilmesini istedi. Sulh hukuk mahkemesi duruşma açmadan yaptığı inceleme sonucunda istemi reddetti; karar isteyen tarafından temyiz edildi.

“Oysa, ergin kişinin korunması amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması, basit yargılama usulüne tabi (TMK. m. 437/1) olmakla birlikte, Türk Medeni Kanununun 436'nci maddesinde gösterilen özel usul kuralları ve 437/1. madde hükmü gözetildiğinde; taraflar davet edilmeden duruşma açılmaksızın karar verilebilecek işlerden değildir. Bu bakımdan, taraflar davet edilerek incelemenin duruşmalı yapılması gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 437. maddenin birinci fıkrasındaki basit yargılama usulünün sınırını gösterir. Daire, basit usule tabi davalarda taraflar davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebilmesi için bunun kanunen mümkün olması gerektiğini belirtmiş; koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında 436. maddedeki özel usul kuralları ve 437. madde gözetildiğinde incelemenin taraflar davet edilerek duruşmalı yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Tarafların duruşmaya davet edilmesi, delillerini sunmalarının sağlanması ve gerekirse re'sen araştırma yapılması gerektiğinden ret kararı bozulmuştur (TMK m. 436).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/1089 E. · 2017/2818 K.02.03.2017

Koruma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıntılı bir araştırmayı ve ilgili kişilerin 437. madde uyarınca dinlenmesini gerektirir

Bir kişi hakkında vasi atanması ve tedavisi için bir kuruma yerleştirilmesi istendi. Sulh hukuk mahkemesi yalnız vasi atanması yönünden inceleme yaparak alınan sağlık kurulu raporu doğrultusunda istemi reddetti; karar talep eden vekilince temyiz edildi.

“O halde, sayılan hallerin mevcut olup olmadığı, toplum için tehlike oluşturup oluşturmadığı, oluşturuyor ise, kişinin korunmasının başka türlü sağlanıp sağlanamayacağı, ayrıntılı bir araştırma ve inceleme yapılmasını ve ilgili kişilerin dinlenmesini (TMK. m. 437/3) gerektirir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 437. maddenin üçüncü fıkrasındaki dinleme kuralını koruma koşullarının araştırılmasıyla birlikte ele alır. Daire, sayılan sebeplerden birinin bulunup bulunmadığının, kişinin toplum için tehlike oluşturup oluşturmadığının ve korunmasının başka türlü sağlanıp sağlanamayacağının ayrıntılı bir araştırmayı ve ilgili kişilerin dinlenmesini gerektirdiğini belirtmiştir. Mahkemenin yalnız vasi atanması yönünden inceleme yapması yerinde görülmemiş; tarafların duruşmaya davet edilmesi, delillerini sunmalarının sağlanması ve gerekirse re'sen araştırma yapılması için karar bozulmuştur (TMK m. 432).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2013/9282 E. · 2013/12347 K.26.09.2013

Koruma ve kısıtlama birlikte istendiğinde mahkeme, vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğunu gözeterek re'sen araştırma yapmalı ve kısıtlı adayını dinlemelidir

Davacı, bir kişi hakkında 432. madde uyarınca koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını, 406. madde uyarınca da kısıtlanmasını ve vasi atanmasını istedi. Mahkeme istemi reddetti; karar davacı tarafından temyiz edildi.

“Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece resen araştırma yapılabileceği de gözetilerek; resen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, kısıtlı adayının dinlenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, dinleme ve araştırma yükümlülüğünü koruma ile kısıtlamanın birlikte istendiği bir dosyada gösterir. Daire, hükme esas alınan raporun kişinin savurganlık, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle korunmaya muhtaç olup olmadığı yönündeki değerlendirmeyi mahkemeye bıraktığını, mahkemenin ise bu yönde araştırma yapmadığını belirtmiştir. Vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek delillerin toplanması, kısıtlı adayının dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur (TMK m. 406).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/24926 E. · 2017/214 K.11.01.2017

Koruma davasında dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı ve duruşma açılmalıdır; dosya üzerinden verilen karar usule aykırıdır

Aile mahkemesinde koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması istendi. Mahkeme, dava dilekçesini davalı veliye tebliğ etmeden dosya üzerinden karar verdi; karar davacı tarafından temyiz edildi.

“Mahkemece, davalı veliye dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanmasından sonra duruşma açılması ve tarafların gösterdikleri takdirde delilleri toplanıp, değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır (HMK m. 139).”

Ne anlama geliyor? Karar, basit yargılama usulünün taraf teşkili ve duruşma aşamalarını ortadan kaldırmadığını gösterir. Daire, dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanmasını, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanmasını ve ardından duruşma açılarak tarafların gösterdiği delillerin toplanıp değerlendirilmesini aramıştır. Bu aşamalar atlanarak dosya üzerinden verilen karar eksik inceleme sayılarak bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 437- Madde İsviçre Medenî Kanununun 397f maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. Birinci fıkrada bu konudaki yargılamanın basit yargılama usulüne tâbi olduğu ifade edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında gerekli hâllerde ilgilinin adlî yardım yoluyla mahkemede temsil edilmesinin sağlanması kabul edilmiştir. Kişinin özgürlüğünün kısıtlanması gibi önemli bir kararda, kişinin kendi hak ve yetkilerini bilememesi durumu göz önünde tutulmak suretiyle gerekiyorsa bu kişinin yargılama sırasında adlî yardım yoluyla barolarca görevlendirilecek bir avukat tarafından temsil edilmesinin sağlanması öngörülmüştür. Maddenin üçüncü fıkrası yine özgürlüğün kısıtlanması gibi önemli bir kararın verilirken kişinin sadece vekil ya da temsilcisinin isteminin yeterli olmadığını, hâkimin bizzat bu kişiyi dinlemesinin de gerekli olduğunu belirtmektedir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 146

Bu gerekçe maddenin ilk metnine aittir. Tasarının 437. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 466-467).

Maddenin ilk metni

Madde 01.01.2002'den 24.12.2019'a kadar aşağıdaki metinle uygulanmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 437 (ilk metin, 01.01.2002-24.12.2019)

Hâkim, basit yargılama usulüne göre karar verir. Gerektiğinde ilgili kişiye adlî yardım sağlanır. Hâkim, karar verirken ilgili kişiyi dinler.

TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 466-467

Üçüncü fıkra 24.12.2019'dan 05.04.2023'e kadar "Hâkim, ilgili kişiyi dinler ve gecikmeksizin kararını verir." metniyle yürürlükteydi (7196 s. K. m. 54, RG 24.12.2019, sayı 30988).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktu. Madde, gerekçeye göre İsviçre Medeni Kanunu'nun 397f maddesinden kısmen değiştirilerek alınmış ve koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını düzenleyen altıncı ayırımın bir parçası olarak getirilmiştir.

743 sayılı Kanun dönemi4721 sayılı Kanun m. 437
Yargılama usulüKoruma kararına ilişkin bir düzenleme yoktuBasit yargılama usulü
Adli yardımDüzenleme yoktuGerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır
Dinleme ve süreDüzenleme yoktuHâkim kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar, en geç iki gün içinde karar verir
KaynakYokİsviçre Medeni Kanunu m. 397f

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.
24.12.2019Üçüncü fıkra "Hâkim, ilgili kişiyi dinler ve gecikmeksizin kararını verir." biçiminde değiştirildi (kabul tarihi 06.12.2019)7196 s. K. m. 54, RG 24.12.2019, sayı 30988
05.04.2023Üçüncü fıkradaki "dinler ve gecikmeksizin" ibaresi "dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde" biçiminde değiştirildi (kabul tarihi 28.03.2023)7445 s. K. m. 14, RG 05.04.2023, sayı 32154

Madde metninin başındaki not 2019 değişikliğini gösterir; "tahkikatı tamamlar" ve "en geç iki gün içinde" ibareleri 2023'te eklenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkraları 2002'den bu yana değişmemiştir. Üçüncü fıkradaki "ilgili kişiyi dinler" ibaresi iki kez itiraz yoluyla norm denetimine götürülmüştür. İlk başvuru, gerekli belgeler gönderilmediği ve aykırılık gerekçeleri ayrı ayrı gösterilmediği için esas incelemeye geçilmeden reddedilmiştir (AYM, E. 2025/2, K. 2025/4, 16.01.2025). Aynı mahkemenin sonraki başvurusunda ise ibarenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir (AYM, E. 2025/119, K. 2025/155, 10.07.2025).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Bir yakınınız hakkında koruma kararı, bu karara itiraz, vasi atanması, boşanma davasında vesayet veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 437 ne diyor?

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında hâkimin basit yargılama usulüne göre karar vereceğini, gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanacağını ve hâkimin ilgili kişiyi dinleyip tahkikatı tamamladıktan sonra gecikmeksizin, en geç iki gün içinde karar vereceğini düzenler.

Koruma davasında hangi yargılama usulü uygulanır?

Basit yargılama usulü (TMK m. 437, HMK m. 316).

Koruma istemi dosya üzerinden karara bağlanabilir mi?

Hayır; taraflar duruşmaya davet edilerek inceleme duruşmalı yapılmalıdır (Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016).

Hâkim, hakkında koruma kararı istenen kişiyi dinlemek zorunda mı?

Evet; üçüncü fıkraya göre hâkim ilgili kişiyi dinler ve bu kural Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır (AYM, E. 2025/119, K. 2025/155, 10.07.2025).

Hâkim kararını ne kadar sürede verir?

İlgili kişiyi dinleyip tahkikatı tamamladıktan sonra gecikmeksizin, en geç iki gün içinde.

İki günlük süre ne zaman getirildi?

7445 sayılı Kanunla; değişiklik 05.04.2023'te yürürlüğe girdi.

Koruma davasında adli yardım alınabilir mi?

Evet; gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır ve gerekiyorsa avukat temin edilir (TMK m. 437, HMK m. 335).

Koruma kararına karşı hangi yola başvurulur?

Kararın bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilir (TMK m. 435).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Hayır; madde 4721 sayılı Kanun'la getirilmiştir.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Evet; üçüncü fıkra 2019'da ve 2023'te değiştirildi, birinci ve ikinci fıkralar aynı kaldı.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp