TMK 436, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında izlenecek usulü düzenler. Koruma kararı, maddede sayılan kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na tabidir; bu Kanuna yapılan yollamalar bugün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun karşılık gelen maddelerine yapılmış sayılır (HMK m. 447). Karar verilirken ilgili, kararın sebepleri hakkında bilgilendirilir ve denetim makamına itiraz edebileceği yazılı olarak bildirilir; mahkeme kararını gerektiren her istem gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı ve ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık hâllerinde ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Raporun alınabilmesi için kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir; bu karara karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir. Bu itiraz yolu, Anayasa Mahkemesinin 2023 tarihli iptal kararı üzerine 2024'te eklenmiştir (AYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023).
- Denetim makamı
- Vesayet makamının kararlarına karşı itirazları inceleyen asliye hukuk mahkemesi (TMK m. 397).
- Resmî sağlık kurulu raporu
- Maddede sayılan hâllerde koruma kararından önce alınması gereken, kurul hâlinde düzenlenen resmî sağlık raporu.
- Hekim ön raporu
- Kurul raporu alınıncaya kadar kişinin sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine dayanak olan hekim raporu.
- Yerleştirme kararı
- Kişinin bir kuruma veya sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine ilişkin karar.
- Basit yargılama usulü
- Koruma kararlarında hâkimin uyguladığı yargılama usulü (TMK m. 437).
TMK 436 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Maddedeki kurallar saklı kalmak üzere usul kanunu uygulanır | TMK m. 436; HMK m. 447 |
| Bilgilendirme | İlgili kararın sebepleri hakkında bilgilendirilir, itiraz edebileceği yazılı olarak bildirilir | TMK m. 436, bent 1 |
| Kuruma yerleştirilen kişi | On gün içinde itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir | TMK m. 436, bent 2; m. 435 |
| İstemler | Mahkeme kararını gerektiren her istem gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır | TMK m. 436, bent 3 |
| Erteleme | Vesayet makamı veya hâkim, istemin görüşülmesini erteleyebilir | TMK m. 436, bent 4 |
| Rapor şartı | Sayılan hâllerde resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilir | TMK m. 436, bent 5 |
| Rapor için yerleştirme | Hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün; on gün içinde itiraz | TMK m. 436, bent 6 |
| Zor kullanma | Kararların icrası için gerektiğinde zor kullanılabilir, tıbbi yardım alınabilir | TMK m. 436, bent 7 |
| Kaynak | İsviçre Medeni Kanunu m. 397e | Gerekçe, s. 146 |
TBMM gerekçesine göre madde İsviçre Medeni Kanunu'nun 397e maddesinden alınmıştır. Gerekçe, maddede koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında yargılamaya ilişkin genel hükümler dışında özel hükümlere yer verildiğini, bu hükümlerin boşanmada yargılama usulüne ilişkin 184. madde hükmüne benzer nitelikte olduğunu ve özgürlüğü kısıtlanan kişinin başvurabileceği yasal yollar ve hakları konusunda aydınlatılması gereğinin özellikle vurgulandığını açıklar (TMK m. 184). Tasarının 436. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 466).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, koruma istemlerinin duruşma açılmadan dosya üzerinden karara bağlanamamasıdır; Yargıtay, basit yargılama usulüne tabi olsa da bu işlerde tarafların duruşmaya davet edilmesini aramıştır (Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016). İkinci nokta, sayılan hâllerde kararın ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra verilebilmesidir. Üçüncü nokta, rapor için sağlık kuruluşuna yerleştirme kararına karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilmesi ve itirazın kararın icrasını durdurmamasıdır.
Genel kural: usul kanunu ve saklı tutulan özel kurallar
- Genel kural: Usul kanunu uygulanır.
- Saklı kurallar: Maddede sayılan yedi bent.
- Yargılama usulü: Basit yargılama usulü.
436. maddeye göre koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, maddede sayılan kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na tabidir. 1086 sayılı bu Kanun yürürlükten kaldırılmıştır; mevzuatta ona yapılan yollamalar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun karşılık gelen maddelerine yapılmış sayılır (HMK m. 447/2). Hâkim basit yargılama usulüne göre karar verir ve gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır; hâkim ilgili kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde kararını verir (TMK m. 437).
Yargıtay, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının basit yargılama usulüne tabi olmakla birlikte, 436. maddedeki özel usul kuralları ve 437. madde gözetildiğinde taraflar davet edilmeden duruşma açılmaksızın karar verilebilecek işlerden olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016). Aynı gerekçeyle, bir kamu kurumunun istemi üzerine duruşma açılmadan verilen ret kararı da bozulmuş ve kişisel korunmanın 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu çerçevesinde başka türlü sağlanıp sağlanamayacağının araştırılması istenmiştir (Yargıtay 18. HD, 2016/9524 E., 2016/9547 K., 14.06.2016). Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan ve dilekçeler aşaması tamamlanmadan dosya üzerinden verilen karar da usule aykırı bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/24926 E., 2017/214 K., 11.01.2017).
Kararın sebeplerinin ve itiraz hakkının bildirilmesi
- Bilgilendirme: Kararın sebepleri ilgiliye açıklanır.
- Yazılı uyarı: Denetim makamına itiraz edebileceği yazılı olarak bildirilir.
- Kuruma yerleştirilen kişi: On gün içinde itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
Birinci bende göre karar verilirken ilgilinin kararın sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur. İkinci bende göre bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir. Gerekçe, özgürlüğü kısıtlanan kişinin başvurabileceği yasal yollar ve hakları konusunda aydınlatılması gereğinin özellikle vurgulandığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 146).
İtiraz hakkı 435. maddede düzenlenir: kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir (TMK m. 435). İtiraz üzerine denetim makamının verdiği karar kesindir ve temyiz edilemez (Yargıtay 8. HD, 2017/7990 E., 2018/567 K., 16.01.2018). İtirazın kesin olarak reddiyle dava esası kapanır; koruma dosyası vesayet dosyası gibi takip altında tutulmaz (Yargıtay 8. HD, 2018/11741 E., 2018/18466 K., 12.11.2018).
Anayasa Mahkemesi, koruma amacıyla tutmanın koşulları gerçekleşmiş olsa bile ancak kanunda gösterilen usul kurallarına uygun yürütülmüşse hukuka uygun olacağını belirtmiş; durumun vesayet makamına hemen bildirilmemesi, kişinin dinlenmemesi ve 437. maddedeki sürenin aşılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025).
İstemlerin hâkime ulaştırılması ve görüşmenin ertelenmesi
- Gecikmeksizin: Mahkeme kararını gerektiren her istem yetkili hâkime ulaştırılır.
- Erteleme: Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hâkim görüşmeyi erteleyebilir.
- Karar süresi: Hâkim en geç iki gün içinde karar verir.
Üçüncü bende göre mahkeme kararını gerektiren her istem gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır. Dördüncü bende göre yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hâkim, durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir. Hâkim ilgili kişiyi dinledikten ve tahkikatı tamamladıktan sonra gecikmeksizin, en geç iki gün içinde kararını verir (TMK m. 437). Bu iki bendi doğrudan uygulayan bir karara bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır.
Resmî sağlık kurulu raporu şartı
- Kapsam: Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık.
- Şart: Karar ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra verilir.
- Kaldırılan cümle: Denetim makamının rapordan vazgeçebilmesine ilişkin cümle 2019'da yürürlükten kaldırıldı.
Beşinci bende göre akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Bendin ilk metnindeki ikinci cümle, vesayet makamının daha önce bilirkişiye başvurmuş olması hâlinde denetim makamının bundan vazgeçebileceğini öngörüyordu; bu cümle 7196 sayılı Kanunla 2019'da yürürlükten kaldırılmıştır. Serserilik, 432. maddede koruma kararının sebepleri arasında sayıldığı hâlde bu bentte yer almaz (TMK m. 432).
Kısıtlama davasında da akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir; raporun tanzimi için gereklilik bulunursa 436. madde hükümleri uygulanır (TMK m. 409). Yargıtay, koruma istemini yalnız vasi atanması yönünden inceleyip sağlık kurulu raporu doğrultusunda reddeden kararı, asıl istemin kuruma yerleştirme olduğu ve tarafların duruşmaya davet edilerek koşulların araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/1089 E., 2017/2818 K., 02.03.2017).
Rapor için örnek alma ve sağlık kuruluşuna yerleştirme
- Amaç: Resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesi.
- Önlemler: Örnek alma, tıbbi müdahale, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün yerleştirme.
- Güvence: Derhâl bildirim; on gün içinde itiraz; itiraz icrayı durdurmaz, ivedilikle karara bağlanır.
Altıncı bende göre resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilir, kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilir ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhâl ilgiliye ve yakınlarına bildirilir. İlgili veya yakınları bu karara karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir; itiraz kararın icrasını durdurmaz ve denetim makamınca ivedilikle karara bağlanır.
Bent maddeye 7196 sayılı Kanunla 2019'da eklenmişti. Anayasa Mahkemesi, örnek alma ve tıbbi müdahaleye ilişkin ilk bölümü tıbbi zorunluluklardan kaynaklanan ve ölçüsüz olmayan bir sınırlama saymış; hekim ön raporu üzerine yirmi güne kadar yerleştirmeye imkân veren kalan kısmı ise yerleştirme kararına karşı başvurulabilecek bir yol öngörülmediği için iptal etmiştir (AYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023, § 101, § 112). 7499 sayılı Kanun bendi iptal hükmü yürürlüğe girmeden yeniden düzenlemiş, yerleştirme kararının bildirilmesini ve buna karşı on günlük itiraz yolunu eklemiştir (TBMM S. Sayısı 109, s. 11).
Kısıtlama davasında resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunursa da bu bentteki usule başvurulabilir (TMK m. 409). Bendin 2024'te yeniden düzenlenen metnini uygulayan bir karara bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır.
Zor kullanma ve tıbbi yardım
- Kapsam: Madde kapsamında alınan kararların icrası.
- Araçlar: Gerektiğinde zor kullanma; sağlık görevlilerinden tıbbi yardım.
- Anayasa denetimi: Bent Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.
Yedinci bende göre madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabilir ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabilir. Anayasa Mahkemesi bu bendi; yardımın amacının, niteliğinin, kapsamının ve muhatabının açık olarak belirlendiği, zor kullanmanın gerekli bir araç olmadığının söylenemeyeceği ve kuralın zor kullanma yetkisini keyfi ya da orantısız kullananlar hakkında ceza soruşturması açılmasını veya tazminat verilmesini engellemediği gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023, § 117, § 119, § 122).
Bir yakınınız hakkında koruma kararı istendiyse, mahkemenin duruşma açması, kişiyi dinlemesi ve sayılan hâllerde resmî sağlık kurulu raporu alması gerektiğini göz önünde tutun (TMK m. 436, 437). Rapor için bir sağlık kuruluşuna yerleştirme kararı verildiyse, siz veya yakınlarınız bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirsiniz; itirazın kararın icrasını durdurmadığını unutmayın. Kuruma yerleştirme kararı size bildirildiyse, bildirimde itiraz hakkınızın ve on günlük sürenin yazılı olarak gösterilip gösterilmediğini kontrol edin.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar, 2019'da eklenen bentleri inceleyen norm denetimi kararından, usul güvencelerine ilişkin bir bireysel başvuru kararından ve koruma istemlerinin duruşmalı incelenmesi, usul kanununun uygulanması ve itiraz yolu yönünden maddeyi uygulayan temyiz kararlarından seçilmiştir. Maddeyi doğrudan anan kararların sayısı sınırlıdır; (6) numaralı bendin 2024'te yeniden düzenlenen metnini uygulayan bir karara bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır. Kararların bir kısmı başka maddelerin sayfalarında da yer alır ve ilgililerin sağlık bilgilerine yer verilmeden özetlenmiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Hekim ön raporu üzerine yirmi güne kadar sağlık kuruluşuna yerleştirmeye imkân veren kısım, yerleştirme kararına karşı başvuru yolu öngörülmediği için iptal edilmiştir
Bir iptal davası ve bir itiraz başvurusu üzerine, 7196 sayılı Kanunla 436. maddeye eklenen (6) ve (7) numaralı bentler incelendi. (6) numaralı bent, resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesi için kişiden örnek alınmasına, gerekli tıbbi müdahalelerin yapılmasına ve gerektiğinde kişinin hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine imkân veriyordu.
“Kuralda hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu yerleştirme kararına karşı başvurulabileceği herhangi bir yol öngörülmediği gibi bu konuda başvuru imkânı sağlayan başkaca bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu itibarla kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı sınırlanan kişiye aşırı külfet yüklendiği ve kuralla getirilen sınırlamanın orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, (6) numaralı bendin bugünkü metninin sebebidir. Mahkeme, bendin örnek alma ve tıbbi müdahaleye ilişkin ilk bölümünü tıbbi zorunluluklardan kaynaklanan ve kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirmeyen bir kural saymış, bu bölüm yönünden iptal talebini oybirliğiyle reddetmiştir. Kişinin yirmi güne kadar sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine imkân veren kalan kısım ise belirli bir kanuna ve meşru bir amaca dayanmakla birlikte, yerleştirme kararına karşı başvurulabilecek bir yol öngörülmediği için Anayasa'nın 13. ve 19. maddelerine aykırı bulunmuş ve oybirliğiyle iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın 27.06.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti; bent bu süre dolmadan 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş ve yerleştirme kararına karşı on günlük itiraz yolu eklenmiştir (TMK m. 409).
Madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde zor kullanılmasına ve sağlık görevlilerinden tıbbi yardım alınmasına imkân veren (7) numaralı bent Anayasa'ya aykırı değildir
Aynı kararda, 7196 sayılı Kanunla 436. maddeye eklenen ve madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabileceğini ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabileceğini öngören (7) numaralı bent, vücut bütünlüğü yönünden incelendi.
“Toplum için tehlike oluşturan her ergin kişinin kişisel korunmasının ve toplumun korunmasının sağlanması adına 4721 sayılı Kanun'un 436. maddesi kapsamında alınacak kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabilmesi ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabilmesini düzenleyen kuralın kamu düzeni ile bireylerin korunması amacına ulaşılması bakımından elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca toplum için tehlike oluşturan ve mahkeme kararının icrasına rıza göstermeyen ergin kişinin sağlık kuruluşuna yerleştirilmesini temin eden daha hafif bir aracın da bulunmadığı gözetildiğinde zor kullanılmasının gerekli bir araç olmadığı söylenemez.”
Ne anlama geliyor? Karar, (7) numaralı bendin sınırlarını gösterir. Mahkeme, kuralın kişinin vücut bütünlüğünün dokunulmazlığını sınırladığını kabul etmiş; yardımın amacının, niteliğinin, kapsamının ve muhatabının açık olarak belirlendiğini, yardımın tıbbi yardımla ve sağlık görevlileriyle sınırlı tutulduğunu belirtmiştir. Kişiye karşı güç kullanımının ancak kaçınılmaz ve aşırı olmamak kaydıyla mümkün olduğu hatırlatılmış; kuralın zor kullanma yetkisini keyfi ya da orantısız kullananlar hakkında ceza soruşturması açılmasını veya tazminat verilmesini engellemediği de gözetilerek bent Anayasa'nın 13. ve 17. maddelerine aykırı görülmemiş ve iptal talebi oybirliğiyle reddedilmiştir.
Koruma amacıyla tutma, koşulları gerçekleşmiş olsa bile ancak kanunda gösterilen usul kurallarına uygun yürütülmüşse hukuka uygundur
Başvurucu rızası dışında bir hastaneye yatırıldı. Durum vesayet makamına birkaç gün sonra bildirildi; vesayet makamı bildirimden bir hafta sonra ve başvurucuyu dinlemeden koruma kararı verdi. Başvurucu vekilinin itirazı önce vesayet makamınca, ardından denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesince reddedildi.
“Tüm bu şartların varlığı hâlinde dahi kişinin hukuka uygun tutulmasından bahsedebilmek için sürecin mevzuat tarafından gösterilen kurallara uygun gerçekleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 436. maddedeki özel usul kurallarının kişi hürriyeti bakımından taşıdığı önemi gösterir. Anayasa Mahkemesi, tutmanın kanuni dayanağının bulunduğunu, hekim raporunun denetime elverişli olduğunu ve tutmanın zorunluluğuna ilişkin kabulün keyfîlik içermediğini tespit etmiştir. Buna karşın durumun vesayet makamına hemen bildirilmemesi, 437. maddedeki iki günlük sürenin aşılması ve kişinin dinlenmemesi nedeniyle tedbirin kanundaki usul güvencelerine uygun alınmadığı ve bu eksikliklerin denetim makamınca da giderilmediği belirtilerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir (TMK m. 437).
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması istemi, 436. maddedeki özel usul kuralları gereği taraflar davet edilmeden ve duruşma açılmadan dosya üzerinden karara bağlanamaz
Bir kişi, kızının 432. madde uyarınca korunması amacıyla ilgili kurumlara yerleştirilmesini istedi. Sulh hukuk mahkemesi duruşma açmadan yaptığı inceleme sonucunda istemi reddetti; karar isteyen tarafından temyiz edildi.
“Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320/1'nci maddesine göre, basit usule tabi davalarda taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebilmesi için, bunun kanunen mümkün olması gerekir. Oysa, ergin kişinin korunması amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması, basit yargılama usulüne tabi (TMK. m. 437/1) olmakla birlikte, Türk Medeni Kanununun 436'nci maddesinde gösterilen özel usul kuralları ve 437/1. madde hükmü gözetildiğinde; taraflar davet edilmeden duruşma açılmaksızın karar verilebilecek işlerden değildir. Bu bakımdan, taraflar davet edilerek incelemenin duruşmalı yapılması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 436. maddenin özel usul kurallarının basit yargılama usulüyle birlikte nasıl uygulandığını gösterir. Daire, basit usule tabi davalarda dosya üzerinden karar verilebilmesi için bunun kanunen mümkün olması gerektiğini belirtmiş; koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının basit yargılama usulüne tabi olmakla birlikte 436. maddedeki özel usul kuralları ve 437. madde gözetildiğinde duruşmasız karara bağlanabilecek işlerden olmadığını kabul etmiştir. Koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıntılı bir araştırma ve ilgili kişilerin dinlenmesini gerektirdiği belirtilerek, taraflar duruşmaya davet edilmeden verilen ret kararı bozulmuştur (TMK m. 437).
Vesayet makamı koruma istemini, kişisel korunmayı sağlayacak başka imkânları kararında göstererek reddeder; istemi kabul ederken yerleştirmenin tedavi, eğitim veya ıslahtan hangisi için olduğunu belirtir
Bir kamu kurumu, bir ihbar üzerine yaptığı inceleme sonucunda iki kişinin 432. madde uyarınca korunması amacıyla uygun kuruluşlara yerleştirilmesini istedi. Sulh hukuk mahkemesi duruşma açmadan yaptığı inceleme sonucunda istemi reddetti; karar kurum vekilince temyiz edildi.
“Maddede sayılan hallerin varlığına rağmen ergin kişinin korunması için yasal başka imkanlar varsa, özgürlüğünün kısıtlanmasına karar verilemez. Böyle bir durumda vesayet makamı, kişisel korunmasını sağlayacak diğer imkanları kararında gösterir ve özgürlüğün kısıtlanması isteğini bu sebeple reddeder. Aksi durumda, kişinin korunması amacıyla, ne için (tedavisi, eğitimi veya ıslahı) olduğunu da belirtmek suretiyle, kuruma yerleştirilmesine veya alıkonulmasına, eş değiyişle özgürlüğünün kısıtlanmasına karar verecektir.”
Ne anlama geliyor? Karar, koruma istemi hakkında verilecek kararın içeriğini ve incelemenin kapsamını gösterir. Daire, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının iki temel koşula, yani maddede sayılan sebeplerden biriyle toplum için tehlike oluşturmaya ve kişisel korunmanın başka türlü sağlanamamasına bağlı olduğunu belirtmiştir. 436. maddedeki özel usul kuralları ve 437. madde gözetilerek incelemenin taraflar davet edilip duruşmalı yapılması, tehlike koşulu yönünden yeniden rapor alınması ve kişisel korunmanın 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu çerçevesinde başka türlü sağlanıp sağlanamayacağının araştırılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur (TMK m. 432).
Dilekçedeki asıl istem kuruma yerleştirme ise mahkeme yalnız vasi atanması yönünden inceleme yapamaz; taraflar duruşmaya davet edilerek koruma koşulları araştırılmalıdır
Bir kişi hakkında vasi atanması ve tedavisi için bir kuruma yerleştirilmesi istendi. Sulh hukuk mahkemesi yalnız vasi atanması yönünden inceleme yaparak alınan sağlık kurulu raporu doğrultusunda istemi reddetti; karar talep eden vekilince temyiz edildi.
“O halde, sayılan hallerin mevcut olup olmadığı, toplum için tehlike oluşturup oluşturmadığı, oluşturuyor ise, kişinin korunmasının başka türlü sağlanıp sağlanamayacağı, ayrıntılı bir araştırma ve inceleme yapılmasını ve ilgili kişilerin dinlenmesini (TMK. m. 437/3) gerektirir. Öyleyse mahkemece yapılacak iş; tarafları duruşmaya davet etmek, delillerini sunmalarını sağlamak, gerekirse resen araştırma yapmak ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.”
Ne anlama geliyor? Karar, koruma istemlerinde hukuki nitelemenin ve duruşmanın önemini gösterir. Daire, olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelemenin hâkime ait olduğunu ve vesayete ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin bulunduğunu hatırlatmıştır. Dilekçedeki asıl istemin tedavi amaçlı kişisel koruma kararı olduğu ve 436. maddede koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında uygulanacak usul kurallarının gösterildiği belirtilmiş; tarafların duruşmaya davet edilmesi, delillerini sunmalarının sağlanması ve gerekirse re'sen araştırma yapılması gerektiğinden karar bozulmuştur (TMK m. 432).
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması davasında taraf teşkili sağlanmadan, dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilemez
Aile mahkemesinde koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması istendi. Mahkeme, dava dilekçesini davalı veliye tebliğ etmeden dosya üzerinden karar verdi; karar davacı tarafından temyiz edildi.
“Mahkemece, davalı veliye dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanmasından sonra duruşma açılması ve tarafların gösterdikleri takdirde delilleri toplanıp, değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır (HMK m. 139).”
Ne anlama geliyor? Karar, 436. maddenin koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını özel kurallar saklı kalmak üzere genel usul kanununa tabi tutmasının sonucunu gösterir. Daire, dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanmasını, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanmasını, ardından duruşma açılarak tarafların gösterdiği delillerin toplanıp değerlendirilmesini aramış; bu aşamalar atlanarak dosya üzerinden verilen kararı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 139. maddesine dayanarak bozmuştur.
Koruma kararına karşı itirazın denetim makamınca kesin olarak reddiyle dava esası kapanır; koruma dosyası vesayet dosyası gibi takip altında tutulmaz
Sulh hukuk mahkemesi bir kişinin 432. madde uyarınca tedavi amacıyla özgürlüğünün kısıtlanmasına karar verdi. Kişinin itirazı denetim makamınca kesin olarak reddedildi, bu karara karşı temyiz istemi de reddedildi. Mahkeme yaklaşık iki yıl sonra verdiği ek kararla, kişinin ikamet adresinin başka bir yerde olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi; ek karar kişi tarafından temyiz edildi.
“Aynı Kanunun 436. maddesinde, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında uygulanacak usul kuralları, 437. maddesinde de yargılama usulü gösterilmiştir. Somut olayda, ...'ın Türk Medeni Kanunu'nın 432. maddesi uyarınca tedavi amacıyla özgürlüğünün kısıtlanarak tedavisinin yapılması istenmiş; Mahkemece 19.07.2016 tarihli, 2016/312-345 sayılı karar ile talebin kabulüne verilmiş, kısıtlı adayı tarafından karara karşı yapılan itiraz denetim makamı olan Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.08.2016 tarihli, 2016/49 değişik iş sayılı karar ile kesin olarak reddedilmiş, bu kararın da temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.01.2018 tarihli, 2017/7990-2018/567 sayılı karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu suretle dosya kesin hüküm halini almış ve dava esası kapanmıştır. Eldeki davada talebin vesayet ile ilgisi bulunmadığından, koruma amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması istenen kişinin dosyasının takip altında tutulması gerekmez. Buna göre, takip altında tutulmayan dosya hakkında mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın gönderilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 436. maddede gösterilen usul kurallarının koruma kararına karşı itiraz yoluyla birlikte işleyişini gösterir. Daire, kişinin itirazının denetim makamınca kesin olarak reddedildiğini ve bu karara karşı temyiz isteminin de reddedildiğini belirterek dosyanın kesin hüküm hâlini aldığını ve dava esasının kapandığını kabul etmiştir. Talebin vesayetle ilgisi bulunmadığından koruma dosyasının takip altında tutulması gerekmediği, bu nedenle ek kararla yetkisizlik verilip dosyanın gönderilmesinin doğru olmadığı belirtilerek ek karar bozulmuştur (TMK m. 435).
Madde gerekçesi
Madde 436- Madde İsviçre Medenî Kanununun 397e maddesinden alınmıştır. Maddede koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında yargılamaya ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki genel hükümler dışında özel hükümlere yer verilmiştir. Bu özel hükümler boşanmada yargılama usulüne ilişkin 184 üncü madde hükmüne benzer bir hüküm niteliğindedir. Maddede, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması gibi önemli bir karar verilirken, özgürlüğü kısıtlanan kişinin başvurabileceği yasal yollar ve hakları konusunda aydınlatılması gereği özellikle vurgulanmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 146Bu gerekçe maddenin ilk metnine aittir. Tasarının 436. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 466). (6) numaralı bendin bugünkü metni ise 7499 sayılı Kanunun 7. maddesiyle getirilmiştir; bu değişikliğin gerekçesi aşağıdadır.
Madde 7- Maddeyle, 4721 sayılı Kanunun 436 ncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde değişiklik yapılmaktadır. Söz konusu bentte yer alan “ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir.” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 25/1/2023 tarihli ve E: 2020/30; K: 2023/12 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar, 27/6/2023 tarihli ve 32234 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı ve ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Maddenin aynı fıkrasının (6) numaralı bendinde ise resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla gerektiğinde kişinin hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebileceği hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararında, hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu yerleştirme kararına karşı başvurulabileceği herhangi bir yol öngörülmediğinden ve bu konuda başvuru imkânı sağlayan başkaca bir yasal düzenleme de bulunmadığından kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı sınırlanan kişiye aşırı külfet yüklendiği ve kuralla getirilen sınırlamanın orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen gerekçelere uygun bir şekilde hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu yerleştirme kararına karşı başvurabileceği bir itiraz mekanizması oluşturulmakta ve söz konusu (6) numaralı bent yeniden düzenlenmektedir. Buna göre resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla gerektiğinde kişinin, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebileceği, yerleştirme kararının derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirileceği, ilgili ve yakınlarının bu karara karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği ve nihayetinde itirazın denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacağı hükme bağlanmaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 109 (28. Dönem), s. 11Adalet Komisyonu, Teklifin çerçeve 1 ilâ 13. maddelerini, dolayısıyla 436. maddeyi değiştiren 7. maddeyi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 109, s. 38); Teklif metni ile Komisyon metni aynıdır (s. 123).
Maddenin ilk metni
Madde 01.01.2002'den 24.12.2019'a kadar aşağıdaki metinle uygulanmıştır.
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:
- Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.
- Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
- Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır.
- Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hâkim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.
- Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Vesayet makamının daha önceden bilirkişiye başvurmuş olması hâlinde denetim makamı bundan vazgeçebilir.
7196 sayılı Kanunla 2019'da eklenen (6) numaralı bent, 12.03.2024'e kadar aşağıdaki metinle yürürlükteydi; bendin "ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir." bölümü 2023'te iptal edilmiştir.
6. Resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla; kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilir, kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilir ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir.
7196 sayılı Kanun m. 53, RG 24.12.2019, sayı 30988743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktu. Madde, gerekçeye göre İsviçre Medeni Kanunu'nun 397e maddesinden alınmış ve koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını düzenleyen altıncı ayırımın bir parçası olarak getirilmiştir.
| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 436 | |
|---|---|---|
| Koruma kararında usul | Bu kapsamda bir düzenleme yoktu | Usul kanunu, maddedeki özel kurallar saklı kalmak üzere uygulanır |
| Bilgilendirme ve itiraz bildirimi | Düzenleme yoktu | Kararın sebepleri ve itiraz hakkı yazılı olarak bildirilir |
| Rapor şartı | Düzenleme yoktu | Sayılan hâllerde resmî sağlık kurulu raporu aranır |
| Kaynak | Yok | İsviçre Medeni Kanunu m. 397e |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 24.12.2019 | (5) numaralı bendin ikinci cümlesi yürürlükten kaldırıldı; (6) ve (7) numaralı bentler eklendi | 7196 s. K. m. 53, RG 24.12.2019, sayı 30988 |
| 25.01.2023 | (6) numaralı bendin örnek alma ve tıbbi müdahaleye ilişkin bölümü dışında kalan kısmı iptal edildi; bu bölüm ile (7) numaralı bent yönünden iptal talebi reddedildi; iptal hükmü kararın yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti | AYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023 |
| 27.06.2023 | İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlandı | RG 27.06.2023, sayı 32234 |
| 12.03.2024 | (6) numaralı bent yeniden düzenlendi; yerleştirme kararının bildirilmesi ve on gün içinde itiraz yolu eklendi (kabul tarihi 02.03.2024) | 7499 s. K. m. 7, RG 12.03.2024, sayı 32487 |
(6) numaralı bent, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 27.03.2024 tarihinden önce, 12.03.2024'te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Maddenin giriş cümlesi, (1)-(4) numaralı bentleri ve (5) numaralı bendin ilk cümlesi 2002'den bu yana değişmemiştir; (7) numaralı bent 2019'daki metniyle yürürlüktedir.
İlgili maddeler
- TMK m. 432: Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının koşulları.
- TMK m. 433: Yetki.
- TMK m. 435: İtiraz.
- TMK m. 437: Yargılama usulü.
- TMK m. 409: Kısıtlamada dinlenme ve resmî sağlık kurulu raporu.
- TMK m. 184: Boşanmada yargılama usulü.
Bir yakınınız hakkında koruma kararı, bu karara itiraz, vasi atanması, boşanma davasında vesayet veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 436 ne diyor?
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının, maddede sayılan özel kurallar saklı kalmak üzere usul kanununa tabi olduğunu; bilgilendirme, itiraz hakkının yazılı bildirimi, istemlerin gecikmeksizin hâkime ulaştırılması, resmî sağlık kurulu raporu, rapor için sağlık kuruluşuna yerleştirme ve zor kullanma kurallarını düzenler.
Koruma kararı hangi usule tabidir?
Maddedeki özel kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na; hâkim basit yargılama usulüne göre karar verir (TMK m. 437, HMK m. 447).
Koruma istemi duruşma yapılmadan karara bağlanabilir mi?
Hayır; taraflar duruşmaya davet edilerek inceleme duruşmalı yapılmalıdır (Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016).
Kişiye neler bildirilir?
Kararın sebepleri ve denetim makamına itiraz edebileceği; kuruma yerleştirilen kişiye ayrıca on gün içinde itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
Hangi hâllerde resmî sağlık kurulu raporu gerekir?
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı ve ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık hâllerinde; karar ancak bu rapor alındıktan sonra verilebilir.
Rapor için kişi sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir mi?
Gerektiğinde hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle yerleştirilebilir.
Bu yerleştirme kararına itiraz edilebilir mi?
Evet; ilgili veya yakınları bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir. İtiraz kararın icrasını durdurmaz ve ivedilikle karara bağlanır.
Koruma kararının icrasında zor kullanılabilir mi?
Gerektiğinde zor kullanılabilir ve sağlık görevlilerinden tıbbi yardım alınabilir; bu bent Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır (AYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Hayır; madde 4721 sayılı Kanun'la getirilmiştir.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Evet; 2019'da (5) numaralı bendin ikinci cümlesi kaldırıldı, (6) ve (7) numaralı bentler eklendi; (6) numaralı bent 2023'te kısmen iptal edildi ve 2024'te yeniden düzenlendi.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 184, 397, 409, 432, 433, 435, 436, 437
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 139, 320, 447
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 13, 17, 19
- 7196 sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 53, RG 24.12.2019, sayı 30988
- 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 7
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi (mülga; karşılığı yok)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 436 gerekçesi s. 146, Tasarı ve Komisyon metni s. 466
- Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 109 (28. Dönem), m. 7 gerekçesi s. 11, Komisyon kararı s. 38, Teklif ve Komisyon metni s. 123
- Anayasa Mahkemesi, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025
- Anayasa Mahkemesi, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023
- Yargıtay 2. HD, 2016/24926 E., 2017/214 K., 11.01.2017
- Yargıtay 8. HD, 2018/11741 E., 2018/18466 K., 12.11.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/7990 E., 2018/567 K., 16.01.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/1089 E., 2017/2818 K., 02.03.2017
- Yargıtay 18. HD, 2016/6467 E., 2016/9883 K., 20.06.2016
- Yargıtay 18. HD, 2016/9524 E., 2016/9547 K., 14.06.2016
