TMK 406, erginin savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmasını düzenler. Bu sebeplerden biri yüzünden kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. Bu sebeplerle bir kimse dinlenilmeden kısıtlanamaz (TMK m. 409). Kısıtlama için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergine bir yasal danışman atanır (TMK m. 429). Gerekçeye göre madde, kısıtlama için gereken sonuçların açıklığa kavuşturulacağı biçimde düzenlenmiştir; Adalet Komisyonu Tasarıdaki "tehlikesine yol açan" ibaresinden sonra gelen "veya" kelimesini "ve" olarak düzeltmiştir.
- Savurganlık
- Kişinin malvarlığını ölçüsüzce harcaması.
- Kötü yaşama tarzı
- Kanunun kısıtlama sebepleri arasında saydığı, kişiyi veya ailesini darlığa düşürme tehlikesi yaratabilen yaşayış biçimi.
- Malvarlığını kötü yönetme
- Kişinin malvarlığını özensiz biçimde yönetmesi.
- Darlık veya yoksulluk tehlikesi
- Kişinin kendisini veya ailesini geçim sıkıntısına düşürme tehlikesi.
- Yasal danışman
- Kısıtlama için yeterli sebep bulunmadığında, kanunda sayılan işlerde görüşü alınmak üzere atanan kişi.
TMK 406 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sebepler | Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, malvarlığını kötü yönetme | TMK m. 406 |
| Sonuç | Kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açma ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olma | TMK m. 406 |
| Diğer sonuç | Başkalarının güvenliğini tehdit etme | TMK m. 406 |
| Dinlenme | Bu sebeplerle kimse dinlenilmeden kısıtlanamaz | TMK m. 409/1 |
| Yasal danışman | Kısıtlama için yeterli sebep yoksa yasal danışman atanabilir | TMK m. 429 |
| Yetki | Kısıtlı adayının yerleşim yerindeki vesayet daireleri | TMK m. 411 |
| Komisyon | "Tehlikesine yol açan" ibaresinden sonraki "veya" yerine "ve" | S. Sayısı 723, s. 315 |
| Kaynak | 743 m. 356 | Gerekçe, s. 139-140 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 356. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle ergin bir kişinin kısıtlanması için bu kişinin bu yüzden kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması veya bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olması ya da başkasının güvenliğini tehdit etmesi gerektiğinin açıklığa kavuşturulacak şekilde düzenlendiğini belirtir; hüküm değişikliği yoktur. Adalet Komisyonu ise Tasarının 406. maddesindeki "tehlikesine yol açan" ibaresinden sonra gelen "veya" kelimesini "ve" şeklinde düzeltmiştir (S. Sayısı 723, s. 315 ve 459).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, sayılan sebeplerin tek başına yetmemesidir; bunların kişiyi veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve bu yüzden devamlı korunma ve bakım ihtiyacı doğurması ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi gerekir. İkinci nokta, bu sebeplerle bir kimsenin dinlenilmeden kısıtlanamamasıdır (TMK m. 409). Üçüncü nokta, kısıtlama istemi savurganlık veya kötü yönetim iddiasına da dayanıyorsa mahkemenin yalnız sağlık kurulu raporuyla yetinmeyip bu iddiayı da araştırması gerektiğidir (Yargıtay 2. HD, 2021/5987 E., 2021/9112 K., 02.12.2021).
Kısıtlama sebepleri
- Savurganlık: Malvarlığının ölçüsüzce harcanması.
- Bağımlılık: Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı.
- Yaşayış ve yönetim: Kötü yaşama tarzı veya malvarlığının kötü yönetimi.
Madde dört sebep sayar: savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve malvarlığını kötü yönetme. Kısıtlama sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Yargıtay, ergin bir kişi hakkında kısıtlama kararı verilerek kendisine vasi atanabilmesi için 405-408. maddelerde öngörülen kısıtlama sebeplerinden birinin bulunması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2018/11560 E., 2019/2900 K., 19.03.2019).
Eski Kanun'un 356. maddesi aynı konuyu "israf, ayyaşlık, sui hal ve sui idare" sebepleriyle düzenliyordu. Yürürlükteki metin bu sebepleri savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve malvarlığını kötü yönetme olarak anar.
Sonuç koşulu: darlık veya yoksulluk tehlikesi
- Birinci yol: Darlık veya yoksulluk tehlikesi ve bu yüzden devamlı korunma ve bakım ihtiyacı.
- İkinci yol: Başkalarının güvenliğinin tehdit edilmesi.
- Komisyon düzeltmesi: Tasarıdaki "veya" kelimesi "ve" olmuştur.
Sayılan sebeplerden biri yüzünden kişinin kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olması ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi gerekir. Tasarıda "tehlikesine yol açan veya bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan" ifadesi yer alıyordu; Adalet Komisyonu "veya" kelimesini "ve" olarak düzeltmiştir. Yürürlükteki metinde darlık veya yoksulluk tehlikesi ile devamlı korunma ve bakım ihtiyacı "ve" bağlacıyla birbirine bağlanmıştır.
Eski Kanun'un 356. maddesi kendisini veya ailesini zarurete maruz bırakan veya daimi yardım ve özene muhtaç olan yahut başkasının güvenliğini tehdit eden erginin kısıtlanmasını öngörüyordu.
Kısıtlama yargılaması: dinlenme ve re'sen araştırma
- Dinlenme: Bu sebeplerle kimse dinlenilmeden kısıtlanamaz.
- Re'sen araştırma: Vesayet hükümleri kamu düzenine ilişkindir.
- Rapor yetmez: Sağlık kurulu raporu bu sebepleri değerlendirmez.
Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz (TMK m. 409). Vesayet hükümleri kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme re'sen araştırma yapabilir. Yargıtay, kısıtlama istemi 406. maddedeki savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme iddiasına da dayanıyorsa, mahkemenin yalnız sağlık kurulu raporuna dayanarak karar veremeyeceğini, bu iddia yönünden re'sen ve tarafların göstereceği delilleri toplayıp değerlendirmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2021/5987 E., 2021/9112 K., 02.12.2021).
Aynı yaklaşımla, resmî sağlık kurulu raporuyla ilgilinin akli durumunun değerlendirilmesinin 406. madde yönünden yapılacak araştırmanın yerini tutmadığı; savurganlık, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme iddiasına ilişkin olarak taraflara delillerinin sorulması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/6680 E., 2018/14841 K., 03.07.2018).
Kısıtlama yerine yasal danışman
- Yasal danışman: Kısıtlama için yeterli sebep yoksa atanabilir.
- Sıra: Önce kısıtlama sebebi, sonra yasal danışmanlık incelenir.
- Sınır: Okuma yazma bilmemek ve malvarlığının çokluğu tek başına yetmez.
Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye, dava açma ve sulh olma, taşınmazların alımı, satımı ve rehnedilmesi, bağışlama ve kefil olma gibi kanunda sayılan işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır (TMK m. 429). Yargıtay, malvarlığını kötü yönetme iddiasında önce 406. madde uyarınca kısıtlama sebebinin araştırılması, kısıtlama için yeterli sebep yoksa yasal danışman atanmasının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2018/12126 E., 2019/3197 K., 26.03.2019).
Fiil ehliyetinin sınırlanması için de somut bir koruma ihtiyacı gerekir. Yargıtay, savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme durumunun bulunmadığı bir olayda, okuma yazma bilmemenin ve malvarlığının çokluğunun tek başına fiil ehliyetinin sınırlanmasını gerektirmediğini belirterek yasal danışman atanmasını bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/10055 E., 2018/2525 K., 20.02.2018).
Görevli ve yetkili mahkeme
- Görevli: Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi.
- Yetkili: Kısıtlı adayının yerleşim yerindeki vesayet daireleri.
- Yerleşim yeri: Dava tarihindeki yerleşim yeri esas alınır.
Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397); vesayet işlerinde yetki, kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m. 411). Yargıtay, başka bir ile atanan ve adres kaydı güncellenen kısıtlı adayı hakkında açılan davada, dava tarihindeki yerleşim yerinin yeni görev yeri olduğunu kabul ederek oradaki sulh hukuk mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir (Yargıtay 5. HD, 2025/2651 E., 2025/5831 K., 22.04.2025).
Eşinizin veya bir yakınınızın savurganlığı ya da malvarlığını kötü yönetmesi aileyi darlığa düşürme tehlikesi yaratıyorsa, kısıtlama istemini bu iddiaya da dayandırın ve bunu gösteren delillerinizi sunun; mahkeme yalnız sağlık raporuyla yetinmemelidir. Kısıtlanması istenen kişiyseniz, bu sebeplerle dinlenilmeden kısıtlanamayacağınızı göz önünde tutun (TMK m. 409). Kısıtlama için yeterli sebep yoksa, mahkeme koruma ihtiyacı bulunduğunda yasal danışman atanmasını değerlendirebilir (TMK m. 429).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 406. maddeyi savurganlık ve malvarlığının kötü yönetimi iddialarına ilişkin davalarda uygulayan kararlardan seçilmiştir; bağımlılığa ilişkin ayrıntı içeren kararlara ve aynı gerekçeyi tekrarlayan kararlara ayrıca yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Kısıtlama istemi savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme iddiasına da dayanıyorsa, mahkeme 406. madde yönünden de re'sen araştırma yapmalıdır
Davacı, kısıtlanması istenen kişinin 405. madde yanında 406. madde kapsamında savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme sebepleriyle de kısıtlanmasını istedi; dilekçede kişinin malvarlığını azaltma tehlikesi altında olduğu ve üçüncü kişilerce mağdur edilebileceği ileri sürüldü. Mahkeme yalnız sağlık kurulu raporlarını değerlendirerek karar verdi.
“Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanunu'nun 406 ncı maddesinde yer alan hususlar yönünden de re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yalnız akıl sağlığı yönünden inceleme yapan sağlık kurulu raporu dikkate alınıp yetersiz ve eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 406. maddedeki sebeplerin ayrıca incelenmesi gerektiğini gösterir. Daire, davacının kısıtlama istemini yalnız 405. maddeye değil 406. maddedeki savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme iddiasına da dayandırdığını belirtmiş; vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemenin re'sen araştırma yapabileceğini hatırlatmıştır. 406. madde yönünden re'sen ve tarafların göstereceği deliller toplanıp değerlendirilmeden yalnız sağlık kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi eksik inceleme sayılarak karar bozulmuştur (TMK m. 409).
Kısıtlama sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; vasi atanabilmesi için 405-408. maddelerdeki sebeplerden birinin bulunması gerekir
Davacı, babasının yaşı ve savurganlığı sebebiyle maddi bir sıkıntısı olmadığı hâlde birçok taşınmazını satma girişiminde bulunduğunu ileri sürerek kısıtlanmasını istedi. Mahkeme, sağlık kurulu raporu doğrultusunda davayı reddetti.
“Kısıtlanmayı gerektiren haller kanunda tahdidi olarak sayılmış olup ergin bir kişi hakkında kısıtlama kararı verilerek, kendisine vasi atanabilmesi için, Türk Medenî Kanunu'nun 405-408. maddelerinde öngörülen kısıtlama sebeplerinden birinin varlığı gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 406. maddenin kısıtlama sebepleri arasındaki yerini gösterir. Daire, kısıtlanmayı gerektiren hâllerin kanunda sınırlı olarak sayıldığını ve ergin bir kişiye vasi atanabilmesi için 405-408. maddelerdeki sebeplerden birinin bulunması gerektiğini belirtmiş; dava dilekçesinde savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme yoluyla ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesinden söz edildiği hâlde 406. madde yönünden araştırma yapılmamasını eksik inceleme saymıştır. Vesayete ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle re'sen araştırma gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur (TMK m. 405).
Resmî sağlık kurulu raporu yalnız akli durumu değerlendirir; savurganlık, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetim iddiası için taraflara delilleri sorulmalıdır
Davacı, eşinin babasının 405 ve 406. maddeler uyarınca kısıtlanmasını ve kendisinin vasi olarak atanmasını istedi; kısıtlanması istenen kişinin çevresindeki kişilerce kandırılarak haklarını kaybettiğini ileri sürdü. Mahkeme resmî sağlık kurulu raporuna dayanarak davayı reddetti.
“Somut olayda mahkemece, resmi sağlık kurulundan rapor alınarak ilgilinin akli durumu değerlendirilmiş ise de; Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Hal böyle olunca yukarıda gösterilen yasal düzenleme karşısında; savurganlığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi iddiasına ilişkin olarak da taraflara delilleri sorulup gösterdikleri takdirde toplanarak tüm delillerin birlikte değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 406. madde yönünden yapılacak araştırmanın yöntemini gösterir. Daire, 405 ve 406. maddelerin metnini aktararak, resmî sağlık kurulu raporuyla ilgilinin akli durumunun değerlendirilmesinin 406. madde yönünden yapılacak araştırmanın yerini tutmadığını belirtmiştir. Savurganlık, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme iddiasına ilişkin olarak taraflara delillerinin sorulması, gösterdikleri takdirde toplanması ve bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur (TMK m. 409).
Okuma yazma bilmemek ve malvarlığının çok olması tek başına fiil ehliyetinin sınırlanmasını gerektirmez
Kısıtlanması istenen kişiye 405 ve 406. maddeler uyarınca vasi, birleşen davada ise kayyım veya yasal danışman atanması istendi. Bozmadan sonra yapılan araştırmada savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme durumlarının bulunmadığı tespit edildi; mahkeme, kısıtlama için yeterli sebep bulunmamakla birlikte malvarlığının çokluğu ve okuma yazma bilmemesi gerekçesiyle yasal danışman atadı.
“bir kişinin okuma yazma bilmemesi ve malvarlığının çokluğu tek başına fiil ehliyetinin kısıtlanmasını gerektirmediği gibi, kayyım atanması için de kanunun aradığı şartların oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yasal danışman atanması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 406. maddedeki sebepler bulunmadığında başka bir koruma önlemine hangi ölçüyle gidileceğini gösterir. Daire, kısıtlama sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergine yasal danışman atanacağını belirtmiştir. Somut olayda savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme durumunun bulunmadığı, okuma yazma bilmemenin ve malvarlığının çokluğunun tek başına fiil ehliyetinin sınırlanmasını gerektirmediği açıklanarak yasal danışman atanması bozulmuştur (TMK m. 429).
Malvarlığını kötü yönetme iddiasında önce 406. madde uyarınca kısıtlama sebebi araştırılmalı, yeterli sebep yoksa yasal danışman atanması değerlendirilmelidir
Davacılar, annelerinin yaşı nedeniyle işlerini idare edemediğini ve kötü niyetli kişilerce malvarlığının elinden çıkarılmaya yönlendirildiğini, taşınmazlarının satılması hâlinde ailenin darlığa düşeceğini ileri sürerek kısıtlanmasını istedi. Mahkeme, alınan rapora dayanarak yasal danışman atanmasına karar verdi.
“Vesayete ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle re'sen araştırmayı gerektirdiğinden; mahkemece, dava dilekçesinde davacının bildirdiği hususlar doğrultusunda öncelikle vesayet sonra yasal danışmanlık gerekip gerekmediği yönünden araştırma ve inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 406. madde ile yasal danışmanlık arasındaki sırayı gösterir. Daire, vesayete ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini ve re'sen araştırma gerektirdiğini belirtmiş; önce vesayetin, sonra yasal danışmanlığın gerekip gerekmediğinin incelenmesi gerektiğini açıklamıştır. Malvarlığını kötü yönetme iddiası yönünden 406. madde kapsamında kısıtlama sebebi araştırılmadan doğrudan yasal danışman atanması eksik inceleme sayılarak karar bozulmuştur (TMK m. 429).
406. madde uyarınca kısıtlama isteminde yetkili mahkeme, dava tarihinde kısıtlı adayının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir
406. madde uyarınca vasi atanması ve koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması istendi. Kısıtlı adayı memurdu ve başka bir ile atanmıştı; iki ayrı ildeki sulh hukuk mahkemeleri kısıtlı adayının yerleşim yerinin diğer ilde olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verdi.
“Dosya kapsamından, kısıtlı adayının memur olduğu, Ardahan'ın görev yeri olduğu, Ankara iline tayin olduğu ve dava açıldığı tarihten bir kaç gün sonra mernis adresinin Sincan/Ankara olarak güncellendiği hususu birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi itibariyle yerleşim yeri adresinin Sincan/Ankara olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Ankara Batı 7. Sulh Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 406. maddeye dayanan kısıtlama davalarında yetkinin nasıl belirleneceğini gösterir. Daire, yerleşim yerinin bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olduğunu ve vesayet işlerinde yetkinin kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait bulunduğunu hatırlatmıştır. Kısıtlı adayının yeni görev yerine atanması ve adres kaydının güncellenmesi birlikte değerlendirilerek dava tarihindeki yerleşim yerinin yeni görev yeri olduğu kabul edilmiş ve oradaki sulh hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (TMK m. 411).
Madde gerekçesi
Madde 406- Yürürlükteki Kanunun 356 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle ergin bir kişinin kısıtlanması için bu kişinin bu yüzden kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması veya bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olması ya da başkasının güvenliğini tehdit etmesi gerektiği açıklığa kavuşturulacak şekilde düzenlenmiştir. Bir hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 139-140- Tasarının 406 ncı maddesindeki "tehlikesine yol açan" ibaresinden sonra gelen "veya" kelimesi "ve" şeklinde düzeltilmiştir.
Gerekçe Tasarı metnini anlatır: Tasarıda darlık veya yoksulluk tehlikesi ile devamlı korunma ve bakım ihtiyacı "veya" bağlacıyla ayrılmıştı. Adalet Komisyonu bu kelimeyi "ve" olarak düzeltmiş, yürürlükteki metin de Komisyonun kabul ettiği biçimde yürürlüğe girmiştir.
| Tasarı m. 406 | Kanun m. 406 | |
|---|---|---|
| Bağlaç | "...tehlikesine yol açan veya bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan..." | "...tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan..." |
| Dayanak | Tasarı metni, s. 459 | Komisyon değişikliği, s. 315; Komisyon metni, s. 459 |
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 356. maddeydi.
İsrafı, ayyaşlığı, sui hal ve sui idaresiyle kendisini veya ailesini zarurete maruz bırakan veya daimi muavenet ve takayyüde muhtaç olan yahut başkasının emniyetini tehdit eden her reşit için; bir vasi nasbolunur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 356 | 4721 sayılı Kanun m. 406 | |
|---|---|---|
| Sebepler | İsraf, ayyaşlık, kötü hâl ve kötü yönetim | Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, malvarlığını kötü yönetme |
| Sonuç | Kendisini veya ailesini zarurete düşürme veya sürekli yardım ve özene muhtaç olma ya da başkasının güvenliğini tehdit etme | Darlık veya yoksulluk tehlikesine yol açma ve bu yüzden devamlı korunma ve bakıma muhtaç olma ya da başkalarının güvenliğini tehdit etme |
| Hüküm | Vasi atanır | Ergin kısıtlanır |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu "tehlikesine yol açan" ibaresinden sonra gelen "veya" kelimesini "ve" olarak düzeltti | S. Sayısı 723, s. 315 |
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Tasarı aşamasında Adalet Komisyonu maddede bir bağlaç düzeltmesi yapmıştır. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 406. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama.
- TMK m. 409: İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu.
- TMK m. 429: Yasal danışmanlık.
- TMK m. 411: Vesayet işlerinde yetki.
Kısıtlama, eşin savurganlığı, yasal danışman veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 406 ne diyor?
Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağını düzenler.
Savurganlık tek başına kısıtlama sebebi mi?
Hayır; savurganlığın kişiyi veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve bu yüzden devamlı korunma ve bakım ihtiyacı doğurması ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi gerekir.
Bu sebeplerle kısıtlanması istenen kişi dinlenmeli mi?
Evet; bu sebeplerle bir kimse dinlenilmeden kısıtlanamaz (TMK m. 409).
Mahkeme yalnız sağlık raporuna dayanabilir mi?
Hayır; kısıtlama istemi savurganlık veya kötü yönetim iddiasına da dayanıyorsa bu iddia yönünden ayrıca araştırma yapılmalıdır.
Kısıtlama için yeterli sebep yoksa ne olur?
Korunması bakımından gerekli görülürse kişiye yasal danışman atanabilir (TMK m. 429).
Okuma yazma bilmemek veya malvarlığının çok olması yeterli mi?
Hayır; bunlar tek başına fiil ehliyetinin sınırlanmasını gerektirmez.
Kısıtlama davası nerede açılır?
Kısıtlı adayının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde (TMK m. 397, 411).
Adalet Komisyonu maddede ne değiştirdi?
Tasarıdaki "tehlikesine yol açan" ibaresinden sonra gelen "veya" kelimesini "ve" olarak düzeltti (S. Sayısı 723, s. 315).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 356. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 397, 405, 406, 409, 411, 429
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 356 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 406 gerekçesi s. 139-140, Komisyon değişiklik listesi s. 315, Tasarı ve Komisyon metni s. 459
- Yargıtay 2. HD, 2021/5987 E., 2021/9112 K., 02.12.2021
- Yargıtay 5. HD, 2025/2651 E., 2025/5831 K., 22.04.2025
- Yargıtay 8. HD, 2018/12126 E., 2019/3197 K., 26.03.2019
- Yargıtay 8. HD, 2018/11560 E., 2019/2900 K., 19.03.2019
- Yargıtay 8. HD, 2017/6680 E., 2018/14841 K., 03.07.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/10055 E., 2018/2525 K., 20.02.2018
