TMK 389, aile yurdu kurulmasına mahkemenin hangi hâlde izin vereceğini ve alacaklıların nasıl korunacağını düzenler. Birinci fıkraya göre taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunur ve üçüncü kişiler itiraz etmez veya itirazın haksız olduğu anlaşılırsa, mahkeme kuruluşa izin verir. İkinci fıkraya göre süresi içinde itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesildiği ispat edilmedikçe veya taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizler kaldırılmadıkça izin verilemez. Borç itiraz eden veya rehinli alacaklı lehine vadeye bağlı olsa bile, aile yurdu kurmak isteyen borçlu hemen ödemede bulunabilir. Gerekçeye göre eski metinden farklı olarak rehin ve hacizlerin kaldırılmış olması da izin için zorunlu görülmüştür.
- Mahkeme izni
- Aile yurdunun kurulabilmesi için mahkemenin verdiği karar.
- İtiraz
- Alacaklının veya hakkı zedelenebilecek kişinin kuruluşa karşı çıkması.
- İlginin kesilmesi
- İtiraz eden alacaklının alacağının ödenmesi gibi yollarla kuruluştan etkilenmesinin ortadan kalkması.
- Vadeye bağlı borç
- Ödeme zamanı henüz gelmemiş borç.
TMK 389 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İzin koşulu | Taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunmalı | TMK m. 389/1 |
| İtiraz | İtiraz yoksa veya haksızsa mahkeme izin verir | TMK m. 389/1 |
| Alacaklılar | İtiraz eden alacaklıların ilgileri kesilmedikçe izin verilemez | TMK m. 389/2 |
| Rehin ve haciz | Taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizler kaldırılmadıkça izin verilemez | TMK m. 389/2 |
| Vadeli borç | Borçlu vadeyi beklemeden hemen ödeyebilir | TMK m. 389/2 |
| Kaynak | 743 m. 339; Öntasarı m. 320 | Gerekçe, s. 137 |
TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 320. maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanun'un 339. maddesini karşılamaktadır. Eski metnin ikinci fıkrasında yalnız itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesilmesi öngörülmüşken, Tasarıda "taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizlerin" kaldırılmış olması da izin için zorunlu görülmüştür. Tasarının 389. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 455).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, mahkeme izninin iki koşula bağlanmasıdır: taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşulların bulunması ve itiraz bulunmaması ya da itirazın haksız olması. İkinci nokta, itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesildiğinin ispat edilmesi gerekmesidir. Üçüncü nokta, taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizler kaldırılmadıkça izin verilememesidir; eski Kanun bu koşulu aramıyordu.
Birinci fıkra: mahkemenin kuruluşa izin vermesi
- Koşullar: Taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunmalıdır.
- İtiraz yoksa: Mahkeme kuruluşa izin verir.
- İtiraz haksızsa: Mahkeme yine izin verir.
Aile yurdu hâline getirilecek taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunur ve yurdun kurulmasına üçüncü kişiler itiraz etmez veya itirazın haksız olduğu anlaşılırsa, mahkeme kuruluşa izin verir. Gerekli koşullar 386 ve 387. maddelerde düzenlenmiştir: aile yurdu hâline getirilebilecek taşınmazlar konutlar ile tarıma veya sanayiye elverişli taşınmazlardır (TMK m. 386); taşınmazın büyüklüğü bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüden fazla olamaz ve malik, mahkemece geçici bir istisna kabul edilmedikçe taşınmazı kendisi işletmek ya da konutta oturmak zorundadır (TMK m. 387).
İtirazlar, kuruluştan önce mahkemece yapılan ilân üzerine iki ay içinde bildirilir (TMK m. 388). Mahkeme, bu süre içinde itiraz yapılıp yapılmadığını ve yapılan itirazın haklı olup olmadığını inceler. Eski Kanun'un 339. maddesi de ilân süresi içinde üçüncü kişilerce itiraz olunmaması veya itirazın haksızlığının anlaşılması hâlinde, taşınmaz gerekli kanuni şartları taşıyorsa kuruluşa izin verileceğini öngörüyordu.
İkinci fıkra: itiraz eden alacaklılar, rehin ve hacizler
- Alacaklılar: İtiraz edenlerin ilgilerinin kesildiği ispat edilmelidir.
- Rehin ve hacizler: Taşınmaz üzerindekiler kaldırılmalıdır.
- Vadeli borç: Borçlu hemen ödemede bulunabilir.
Süresi içinde itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesildiği ispat edilmedikçe veya taşınmaz üzerinde bulunan rehin ve hacizler kaldırılmadıkça, aile yurdu kurulmasına izin verilemez. Kural, aile yurdunun sonuçlarıyla bağlantılıdır: aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez; aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz (TMK m. 391).
İlginin kesildiğini ispat yükü, aile yurdu kurmak isteyen kişiye düşer; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6). Gerekçeye göre eski metin yalnız itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesilmesini arıyordu; Tasarıda taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizlerin kaldırılmış olması da izin için zorunlu görülmüştür.
Vadeli borcun hemen ödenmesi
- Kural: Borç vadeye bağlı olsa bile borçlu hemen ödeyebilir.
- Kimin lehine: İtiraz eden veya rehinli alacaklı lehine vadeli borçlar.
- Amaç: Kuruluşun önündeki engelin kaldırılması.
Borç, itiraz eden veya rehinli alacaklı lehine vadeye bağlı olsa bile, aile yurdu kurmak isteyen borçlu hemen ödemede bulunabilir. Borçlar hukukunun genel kuralına göre de sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir; ancak kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça erken ifa sebebiyle indirim yapamaz (TBK m. 96). 389. madde ise vadenin alacaklı lehine olduğu hâlde de aile yurdu kurmak isteyen borçluya hemen ödeme imkânı tanır.
Eski Kanun'un 339. maddesi de borç itiraz eden alacaklı lehine vadeli olsa bile aile yurdu kurmak isteyen borçlunun hemen ödeyebileceğini öngörüyordu. Yürürlükteki metin bu imkânı rehinli alacaklı lehine vadeli borçlara da uygular.
Aile yurdu kurmak istiyorsanız, taşınmazın 386 ve 387. maddelerdeki koşulları taşıdığını ve itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesildiğini ispat etmeniz gerekir. Taşınmaz üzerinde rehin veya haciz varsa, bunlar kaldırılmadıkça mahkeme izin veremez; borç vadeli olsa bile hemen ödeyebilirsiniz. Alacaklıysanız, itirazınızı ilân üzerine iki ay içinde bildirin; süresi içinde itiraz eden alacaklıların ilgisi kesilmeden izin verilemez.
Yargıtay kararları
Bu sayfa hazırlanırken 389. maddeyi doğrudan uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile yurdu kurulmasının tapu kütüğüne şerh verilen bir tasarruf yetkisi kısıtlaması olduğunu gösterir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Aile yurdu kurulması, tapu kütüğüne şerh verilebilen tasarruf yetkisi kısıtlamalarındandır; bu şerhle sonradan hak edinenler kanundaki yükümlülüklere katlanır
Davacı, satın aldığı taşınmazın tapu kaydına idarece özel bir kanuna dayanılarak konulan satış, devir ve ipotek işlemlerini kısıtlayan şerhin kaldırılmasını istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak davayı değişik gerekçeyle reddetti.
“Aile yurdu kurulması, art mirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler tapu kütüğüne şerh verilebilir. Bu tür bir şerhle sonraki müktesipler kanundaki mükellefiyetlere katlanmak zorunda kalır.”
Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğüne yazılan şerhlerin şahsi hakları kuvvetlendirme, malikin tasarruf yetkisini sınırlandırma ve geçici tescili sağlama amaçlarına hizmet ettiğini belirtmiş; Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaları arasında aile yurdu kurulmasını saymış ve bu tür bir şerhle sonradan hak edinenlerin kanundaki yükümlülüklere katlanmak zorunda kalacağını açıklamıştır. Somut olayda şerhin özel kanunun idareye tanıdığı yetkiye dayandığı ve kaydın yolsuz olmadığı belirtilerek karar onanmıştır (TMK m. 390).
Tapu kütüğündeki şerhler taşınmazın tasarrufunu kısıtlar; aile yurdu kurulması Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen şerhler arasındadır
Davacı, davalıyla noterde yaptığı sözleşmedeki hakların tapu kütüğünün şerhler sütununa işlenmesini istedi. Mahkeme, şerhlerle ilgili olmayan bir maddeye dayanarak davayı reddetti.
“Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanununda öngörülen şerhler; Arsa payı karşılığı inşaat (Türk Medeni Kanunu 1009), taşınmaz satış vaadi, ( Türk Medeni Kanunu 1009. Tapu Kanunu 26), kira sözleşmesi (Türk Medeni Kanunu 1009, Borçlar Kanunu 248 ve devamı), alım (Türk Medeni Kanunu 736), önalım (Türk Medeni Kanunu 735), gerialım (Türk Medeni Kanunu 736), aile yurdu kurulması (Türk Medeni Kanunu 386, 390), art mirasçı atanması (Türk Medeni Kanunu 521, 1010), serbest dereceden yararlanma hakkı (Türk Medeni Kanunu 871), bağışlayana rücu hakkı (Borçlar Kanunu 244).”
Ne anlama geliyor? Karar, aile yurdunun tapu sicilindeki şerhler arasındaki yerini gösterir. Daire, tapu kütüğündeki şerhlerin taşınmazın tasarrufunu kısıtladığını, bir kişisel hakkın şerh verilmesinin onu aynî hak gücüne dönüştürmediğini ancak sonradan hak kazananlara karşı da ileri sürülebilir kıldığını belirtmiş; Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu'nda öngörülen şerhleri sayarken aile yurdu kurulmasını 386 ve 390. maddelere dayanarak bu şerhler arasında göstermiştir. Mahkemenin inceleme yapmadan davayı reddetmesi doğru bulunmayarak karar bozulmuştur (TMK m. 390).
Madde gerekçesi
Madde 389- 1984 tarihli Öntasarının 320 inci maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 339 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde, ikinci fıkrada sadece itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesilmesi öngörülmüş ise de Tasarıda "taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizlerin" kaldırılmış olması da izin için zorunlu görülmüştür.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 137Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 339. maddesini karşıladığını ve izin koşullarına taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizlerin kaldırılmasının eklendiğini gösterir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 339. maddeydi.
İlan müddeti içinde, üçüncü şahıslar tarafından itiraz olunmadığı yahut vuku bulan itirazın haksızlığı anlaşıldığı takdirde; mesken veya diğer gayri menkul, yurt ittihazı için muktazi kanuni şartları cami ise, tesise müsaade olunur. Müddet içinde itiraz eden alacaklıların alakalarının kesildiği isbat edilmedikçe tesise müsaade edilmez. Borç, itiraz eden alacaklı lehine müeccel olsa bile aile yurdu tesis etmek istiyen borçlu, hemen ödeyebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 339 | 4721 sayılı Kanun m. 389 | |
|---|---|---|
| İzin | İtiraz yoksa veya haksızsa ve kanuni şartlar varsa | Gerekli koşullar varsa ve itiraz yoksa veya haksızsa |
| Alacaklılar | İtiraz edenlerin ilgilerinin kesildiği ispat edilmeli | İtiraz edenlerin ilgilerinin kesildiği ispat edilmeli |
| Rehin ve haciz | Aranmıyordu | Taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizler kaldırılmalı |
| Vadeli borç | İtiraz eden alacaklı lehine vadeli borç hemen ödenebilir | İtiraz eden veya rehinli alacaklı lehine vadeli borç hemen ödenebilir |
| Fıkra düzeni | Üç fıkra | İki fıkra |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 389. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 388: Kuruluştan önce ilân.
- TMK m. 390: Tapu kütüğüne şerh verilmesi.
- TMK m. 387: Aile yurdunun koşulları.
- TMK m. 391: Tasarruf hakkının sınırlanması.
Aile yurdu kurulması, alacaklıların hakları veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 389 ne diyor?
Mahkemenin aile yurdu kurulmasına hangi hâlde izin vereceğini, itiraz eden alacaklıların ilgileri kesilmedikçe ve taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizler kaldırılmadıkça izin verilemeyeceğini ve vadeli borcun hemen ödenebileceğini düzenler.
Mahkeme aile yurdu kurulmasına ne zaman izin verir?
Taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunur ve itiraz yapılmaz ya da itirazın haksız olduğu anlaşılırsa.
İtiraz eden alacaklı varsa ne olur?
Alacaklının ilgisinin kesildiği ispat edilmedikçe izin verilemez.
Taşınmaz üzerinde ipotek varsa aile yurdu kurulabilir mi?
Rehin kaldırılmadıkça kuruluşa izin verilemez.
Taşınmaz üzerinde haciz varsa ne olur?
Haciz kaldırılmadıkça kuruluşa izin verilemez.
Vadesi gelmemiş borç hemen ödenebilir mi?
Evet; borç itiraz eden veya rehinli alacaklı lehine vadeye bağlı olsa bile aile yurdu kurmak isteyen borçlu hemen ödeyebilir.
İlginin kesildiğini kim ispat eder?
Aile yurdu kurmak isteyen kişi (TMK m. 6).
Eski Kanun'dan farkı nedir?
Eski Kanun yalnız itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesilmesini arıyordu; yürürlükteki metin rehin ve hacizlerin kaldırılmasını da arar.
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 339. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 1010
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 96
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 339 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 389 gerekçesi s. 137, Tasarı ve Komisyon metni s. 455
- Yargıtay 7. HD, 2021/8166 E., 2023/720 K., 08.02.2023
- Yargıtay 14. HD, 2006/6282 E., 2006/7391 K., 26.06.2006
