TMK 315, evlât edinmenin nasıl ve nerede karara bağlanacağını düzenler. Birinci fıkra iki şey söyler. Yetki: evlât edinme kararı evlât edinenin oturma yeri, birlikte evlât edinmede ise eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Kurulma anı: evlâtlık ilişkisi mahkeme kararıyla birlikte kurulur; 743 sayılı Kanun dönemindeki "izin + resmî senet" usulü kaldırılmıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/6551 E., 2017/8100 K., 01.06.2017). İkinci fıkra bir kolaylık getirir: başvurudan sonra evlât edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği takdirde evlât edinmeye engel olmaz; dava konusuz kalmaz ve mirasçılar davaya dahil edilerek sürdürülür (Yargıtay 2. HD, 2010/16038 E., 2012/1473 K., 26.01.2012). Üçüncü fıkra ise başvurudan sonra küçüğün ergin olması hâlinde, koşulları daha önce yerine getirilmiş olmak kaydıyla küçüklere ilişkin hükümlerin uygulanmasını sağlar.
- Oturma yeri
- Yetkili mahkemenin belirlenmesinde esas alınan fiilî yerleşim yeri (TMK m. 315/1).
- Kurulma anı
- Evlâtlık ilişkisinin doğduğu an, yani mahkeme kararı (TMK m. 315/1).
- Ölüm istisnası
- Başvurudan sonraki ölümün evlât edinmeye engel olmaması (TMK m. 315/2).
- Erginleşme
- Başvurudan sonra küçüğün on sekiz yaşını doldurması (TMK m. 315/3).
TMK 315 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yetkili mahkeme | Evlât edinenin oturma yeri | TMK m. 315/1 |
| Birlikte evlât edinme | Eşlerden birinin oturma yeri | Yargıtay 2. HD, 2013/10514 K. |
| Yetkinin zamanı | Dava tarihine göre belirlenir | Yargıtay 20. HD, 2018/8070 K. |
| Dava şartları | Dava tarihine göre, resen incelenir | Yargıtay 8. HD, 2017/16864 K. |
| Kaldırma davası | Soybağı yetki kuralı da işler | Yargıtay 20. HD, 2016/8308 K. |
| Kurulma anı | Mahkeme kararıyla birlikte | TMK m. 315/1 |
| İzin usulü | Kaldırılmıştır | Yargıtay 8. HD, 2017/8100 K. |
| Ölüm | Evlât edinmeye engel değildir | TMK m. 315/2 |
| Dava | Konusuz kalmaz, mirasçılar dahil edilir | Yargıtay 2. HD, 2012/1473 K. |
| Sınır | Dinlenme koşulu etkileniyorsa karar verilemez | Yargıtay 2. HD, 2022/6032 K. |
| Vekâletname | Özel yetki gerekir | Yargıtay 2. HD, 2022/2228 K. |
| Erginleşme | Küçüklere ilişkin hükümler uygulanır | TMK m. 315/3 |
TBMM gerekçesine göre madde, ilk fıkrada yapılan bazı gerekli değişiklikler dışında İsviçre Medenî Kanunu'nun 268. maddesinden alınmıştır. Gerekçe üç fıkrayı sırayla açıklar: birinci fıkrada evlât edinmenin, evlât edinenin veya birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilecek bir kararla gerçekleşeceği hükme bağlanmış; ikinci fıkrada evlât edinenin başvurudan sonra ölmesinin veya ayırt etme gücünü kaybetmesinin, diğer koşullar bundan etkilenmemiş olmak koşuluyla evlât edinmeye engel olmayacağı düzenlenmiş; son fıkrada da küçüğün başvurudan sonra ergin olması hâlinde, koşulları daha önceden yerine getirilmiş olmak kaydıyla küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Gerekçenin ilk cümlesindeki "kararla gerçekleşeceği" ifadesi, maddenin en önemli yeniliğini özetler: eski Kanun'da evlât edinme hâkimin izni üzerine düzenlenen resmî bir senetle kurulurken, bugün ilişki doğrudan mahkeme kararıyla doğar. Tasarının 315. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu maddede en sık karşılaşılan sorun yetkidir ve üç noktada yanlış yapılır. Birincisi, ölçüt yanlış seçilir: yetkili mahkeme davalının değil, evlât edinenin oturma yeri mahkemesidir; davayı velâyetin kaldırılması gibi başka bir dava olarak nitelendirip davalının yerleşim yerine gitmek bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2012/13407 E., 2013/10514 K., 15.04.2013). İkincisi, tarih yanlış alınır: yetki dava tarihindeki duruma göre belirlenir; sonradan yapılan adres değişikliği sonucu değiştirmez (Yargıtay 20. HD, 2018/5762 E., 2018/8070 K., 10.12.2018). Üçüncüsü, kaldırma davasıyla karıştırılır: evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davasında soybağı davalarına ilişkin yetki kuralı da işler ve davacıya seçim hakkı tanır (Yargıtay 20. HD, 2016/8730 E., 2016/8308 K., 03.10.2016). İkinci bir uyarı hüküm fıkrasına ilişkindir: mahkeme evlât edinmeye izin vermez, evlât edinmeye karar verir; 'izin verilmesine' biçimindeki hüküm usule aykırıdır. Üçüncü uyarı vekâletnameyle ilgilidir: evlât edinme şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı olduğundan vekilin dava açabilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2021/5709 E., 2022/2228 K., 09.03.2022).
Yetkili mahkeme
- Ölçüt: Evlât edinenin oturma yeri (TMK m. 315/1).
- Birlikte evlât edinme: Eşlerden birinin oturma yeri yeterlidir.
- Davalı: Onun yerleşim yeri belirleyici değildir (Yargıtay 2. HD, 2012/13407 E., 2013/10514 K., 15.04.2013).
- Zaman: Dava tarihindeki duruma göre (Yargıtay 20. HD, 2018/5762 E., 2018/8070 K., 10.12.2018).
- Sonraki adres değişikliği: Yetkiyi etkilemez.
- Denetim: Mahkeme esasa girmeden önce resen inceler (Yargıtay 8. HD, 2017/6688 E., 2017/16864 K., 14.12.2017).
Evlâtlık ilişkisinin kurulması
- An: Mahkeme kararıyla birlikte (TMK m. 315/1).
- İzin usulü: Kaldırılmıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/6551 E., 2017/8100 K., 01.06.2017).
- Hüküm fıkrası: "İzin verilmesine" değil, "evlât edinilmesine".
- Eski sistem: Hâkimin izni ve noterde resmî senet.
- Yanlış hüküm: Usul ve yasaya aykırıdır (Yargıtay 2. HD, 2005/17017 E., 2006/1201 K., 09.02.2006).
- Tescil: Karar kesinleşince nüfusa işlenir (TMK m. 314).
Kaldırma davasında yetki
- Kural: Kurulmadaki usul kaldırmada da geçerlidir (Yargıtay 20. HD, 2016/8730 E., 2016/8308 K., 03.10.2016).
- Dayanak: Evlât edinme bir soybağı ilişkisi kurar (TMK m. 283).
- Seçim hakkı: Davacı kendi yerleşim yerini seçebilir.
- Alternatif: Doğum sırasındaki yerleşim yeri de mümkündür.
- Uygulama: Aynı yön (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2013/3334 E., 2013/5685 K., 08.04.2013).
- Dava sebebi: Rıza yokluğu veya esasa ilişkin noksanlık (TMK m. 318).
Evlât edinenin ölümü
- Kural: Başvurudan sonraki ölüm engel değildir (TMK m. 315/2).
- Şart: Diğer koşulların bundan etkilenmemesi.
- Dava: Konusuz kalmaz (Yargıtay 2. HD, 2010/16038 E., 2012/1473 K., 26.01.2012).
- Usul: Mirasçılar tespit edilip davaya dahil edilir.
- Vekâlet: Ölümle sona erer (Yargıtay 2. HD, 2006/21229 E., 2007/16267 K., 22.11.2007).
- Sınır: Dinlenme koşulu gerçekleşmemişse karar verilemez (Yargıtay 2. HD, 2022/5465 E., 2022/6032 K., 20.06.2022).
Ayırt etme gücünün kaybı ve erginleşme
- Ehliyet kaybı: Ölümle aynı sonuca bağlanmıştır (TMK m. 315/2).
- Şart: Diğer koşulların etkilenmemiş olması.
- Erginleşme: Başvurudan sonra küçük ergin olabilir (TMK m. 315/3).
- Sonuç: Küçüklere ilişkin hükümler uygulanır.
- Kayıt: Koşulların daha önce yerine getirilmiş olması.
- Fark: Ergin hükümleri devreye girmez (TMK m. 313).
Usule ilişkin noktalar
- Nitelik: Şahsa sıkı sıkıya bağlı hakkın kullanımı (Yargıtay 2. HD, 2021/5709 E., 2022/2228 K., 09.03.2022).
- Vekâletname: Özel yetki zorunludur (HMK m. 74).
- Genel vekâletname: Yeterli değildir (Yargıtay 2. HD, 2023/1076 E., 2023/5222 K., 07.11.2023).
- Dinleme: Evlât edinen ve edinilen dinlenir (TMK m. 316).
- Sıra: Beyanların erken alınması dosyayı güvenceye alır.
- Görev: Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Bu maddeyle çalışırken dosyayı üç soruyla açın. Birincisi: nerede açacağım? Yetkili mahkeme evlât edinenin oturma yeri mahkemesidir; birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri yeterlidir, yani eşler farklı yerlerde kayıtlıysa seçim yapabilirsiniz. Dava açmadan önce adres kayıt sistemindeki güncel kaydı alın ve dilekçeye ekleyin; yetki dava tarihine göre belirlendiği için sonradan taşınmanız sonucu değiştirmez, ancak dava tarihindeki kaydınızın yanlış görünmesi gereksiz bir yetki tartışması doğurur. Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davasında ise kural daha esnektir: soybağı davalarına ilişkin yetki kuralı devreye girer ve davacı kendi yerleşim yeri mahkemesini seçebilir. İkincisi: talebi nasıl kuracağım? Hüküm fıkrası 'evlât edinilmesine izin verilmesine' değil, 'evlât edinilmesine' biçiminde kurulmalıdır; izin usulü kaldırılmıştır ve ilişki doğrudan mahkeme kararıyla kurulur. Dilekçenizdeki talep sonucunu buna göre yazın. Vekil aracılığıyla dava açıyorsanız vekâletnamede evlât edinme davası açmaya özel yetki bulunduğundan emin olun; evlât edinme şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımıdır ve genel vekâletname yetmez. Üçüncüsü: süreç uzarsa ne olur? Evlât edinme davaları bazen yıllar sürer. Bu süre içinde evlât edinenin ölmesi veya ayırt etme gücünü kaybetmesi kural olarak engel değildir; dava konusuz kalmaz ve mirasçılar davaya dahil edilerek sürdürülür. Ancak bunun bir sınırı vardır: evlât edinmeye ancak evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden sonra karar verilebilir. Bu yüzden en pratik tedbir, beyanınızın ilk duruşmada alınmasını istemektir. Aynı şekilde küçük evlât edinilecekse ve çocuk yaşça büyükse, başvurudan sonra ergin olsa bile küçüklere ilişkin hükümlerin uygulanacağını, ancak koşulların daha önce yerine getirilmiş olması gerektiğini unutmayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
4721 sayılı Kanun ile evlât edinmeye izin verilmesi usulü kaldırılmıştır; mahkeme, izin değil doğrudan evlât edinme kararı verir
Mahkeme, küçüğün evlât edinilmesine izin verilmesine hükmetmişti. Karar bu yönüyle temyiz incelemesinden geçti.
“1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 315. maddesi ile "Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığına göre, mahkemece küçüğün evlat edinilmesine izin verilmesine hükmedilmesi doğru değilse de”
Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin getirdiği en köklü değişikliği gösterir. 743 sayılı Kanun döneminde evlât edinme bir sözleşmeydi: hâkim yalnızca izin verir, ilişki sonra noterde düzenlenen resmî senetle kurulurdu. Bugün böyle bir ikili yapı yoktur; hâkim izin vermez, doğrudan evlât edinme kararı verir ve ilişki bu kararla birlikte kurulur. Uygulamada hâlâ rastlanan 'evlât edinilmesine izin verilmesine' biçimindeki hüküm fıkraları usule aykırıdır. Dilekçenizde talebi 'evlât edinilmesine karar verilmesi' olarak kurun; aynı yanlışa daha erken tarihli kararlarda da işaret edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2005/17017 E., 2006/1201 K., 09.02.2006).
Yetki, davanın hukukî niteliğine göre belirlenir; evlât edinme davası velâyetin kaldırılması olarak nitelendirilip davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili sayılamaz
Evli bir çift, evlilik dışı ilişkiden doğan küçüğü birlikte evlât edinmek istedi. Davalı yetki itirazında bulundu. Mahkeme davayı 'velâyetin kaldırılması' olarak niteledi ve davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi.
“Evlat edinme kararı; evlat edinenin oturma yeri, birlikte evlat edinmede ise, eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir (TMK. m. 315/1). Davalının yetki itirazının, davanın bu hukuki niteliğine göre değerlendirilip sonuca bağlanması gerekirken, bu husus gözetilmeden, davanın hatalı olarak "velayetin kaldırılması" şeklinde nitelendirilip davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle, yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Yetki kuralı burada davacıya bağlıdır, davalıya değil: yetkili mahkeme evlât edinenin oturma yeri mahkemesidir; birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri yeterlidir. Bu, aile hukukundaki pek çok davadan farklıdır ve yanlış nitelendirme doğrudan yanlış yetkiye götürür. Kararın gösterdiği hata tipiktir: evlât edinme davası, sonuçları itibarıyla velâyeti de etkilediği için 'velâyetin kaldırılması' sanılmış ve davalının yerleşim yeri esas alınmıştır. Dava dilekçenizde hukukî nitelendirmeyi açıkça yazın; nitelendirme görevi hâkime ait olsa da yanlış nitelendirme aylarca süren bir yetki tartışmasına yol açar.
Yetki, davanın açıldığı tarihe göre belirlenir; dava tarihinden sonra yapılan adres değişikliği sonucu etkilemez
Evlât edinme davası açıldıktan yaklaşık iki hafta sonra davacı, uzun yıllardır kayıtlı olan adres kaydını değiştirdi. İki mahkeme arasında yetki uyuşmazlığı çıktı; biri güncel adrese, diğeri dava tarihindeki adrese dayandı.
“Açılan bir davada yetki davanın açıldığı tarihe göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihten sonra ortaya çıkan olaylar ve talepler kanunda bir istisna tanınmamış ise, hüküm tarihinde dikkate alınamaz. Yani her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılır.”
Ne anlama geliyor? Bu ilke basit görünür ama uygulamada sık atlanır: yetki, dava tarihindeki duruma göre saptanır. Dava açıldıktan sonra taşınmak, adres kaydını değiştirmek ya da başka bir ile yerleşmek yetkiyi değiştirmez; aynı şekilde dava açıldığı tarihte yetkisiz olan bir mahkeme, davacının sonradan o yere taşınmasıyla yetkili hâle gelmez. Pratik sonucu şudur: dava açmadan önce adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri bilginizi kontrol edin ve dilekçeye o tarihteki kaydı ekleyin. Dava sırasında taşınacaksanız bunun yetkiyi etkilemeyeceğini, ancak tebligat adresinizi bildirmeniz gerektiğini unutmayın.
Dava şartları da davanın açıldığı tarihe göre belirlenir ve mahkeme bunları esasa girmeden önce kendiliğinden araştırır
Bir çift, kurum yanında kalan ve geçici bakım sözleşmesiyle kendilerine teslim edilen küçüğü evlât edinmek istedi. Dava, davacıların kayıtlı yerleşim yerinden başka bir yer mahkemesinde açılmıştı; mahkeme işin esasını inceledi.
“Açılmış olan bir davada dava şartları, davanın açılmış olduğu tarihe göre belirlenir. Mahkeme davanın başında, esasa ilişkin incelemeye geçmeden önce dava şatlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırmak ve incelemekle yükümlüdür. Davanın açıldığı tarihten sonra ortaya çıkan olaylar ve talepler, kanunda bir istisna tanınmamış ise, hüküm anında dikkate alınmayacaktır. Yani her dava açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, yetki denetiminin sırasını gösterir: mahkeme davanın başında, esasa ilişkin incelemeye geçmeden önce dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Yetkisiz bir mahkemede açılan dosyada esas incelenip karar verilmesi, sonradan bozmaya ve aylarca gecikmeye yol açar. Bu nedenle dilekçenizi verirken yetkiyi belgeleyin: davacıların dava tarihindeki yerleşim yeri kaydını dosyaya koyun. Birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yerinin yeterli olduğunu da hatırlayın; eşler farklı yerlerde kayıtlıysa bu bir seçim imkânı sunar.
Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davasında da evlât edinmenin kurulmasına ilişkin yetki kuralı uygulanır
Davacı, 1988 yılında evlât edindiği kişinin evlâtlık görevlerini yerine getirmediğini belirterek evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını istedi ve davayı kendi yerleşim yerinde açtı. Mahkeme yetkisizlik kararı verdi.
“Türk Medeni Kanununun 283. maddesi uyarınca; soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Aynı yasanın 315. maddesi gereğince ise; evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar iki hükmü birleştirir. Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 283); evlât edinme kararı ise evlât edinenin oturma yeri mahkemesince verilir. Evlât edinme sonuç itibarıyla bir soybağı ilişkisi kurduğuna göre, kurulmasında öngörülen usul kaldırılmasında da geçerlidir. Bunun davacıya sağladığı imkân önemlidir: evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davasında davacı, tercih hakkını kendi dava sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi yönünde kullanabilir (Yargıtay 20. HD, 2016/8730 E., 2016/8308 K., 03.10.2016). Dolayısıyla bu davada yetki, evlât edinme davasındakinden daha esnektir.
Evlât edinme sonuç itibarıyla bir soybağı davasıdır; kurulmasında öngörülen usul kaldırılmasında da geçerlidir ve davacı seçim hakkını kullanabilir
Bir çift, çocuklarını başka kişilere evlâtlık vermişti. Daha sonra evlât edinenlerin boşanma aşamasına geldiği ve çocukla ilgilenmedikleri ileri sürülerek evlâtlık ilişkisinin kaldırılması istendi. Dava, davacının yerleşim yerinde açıldı ve iki mahkeme arasında yetki uyuşmazlığı çıktı.
“Evlat edinme netice itibariyle bir soybağı davası olup kurulmasında öngörülen usul kaldırılmasında da geçerlidir. Davacı tercih hakkını kendisinin dava sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi yönünde kullanarak dava açmıştır.”
Ne anlama geliyor? Bu cümle, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davalarında yetkinin nasıl belirleneceğini çözer. Evlât edinme bir soybağı ilişkisi kurduğuna göre, soybağı davalarına ilişkin yetki kuralı burada da işler (TMK m. 283) ve bu kural davacıya seçim hakkı tanır: taraflardan birinin dava sırasındaki veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi. Evlât edinme davasında yetki tek bir yere bağlıyken, kaldırma davasında birden fazla seçenek bulunması ilk bakışta tuhaf görünebilir; ancak kaldırma davasını genellikle evlât edinen değil başka bir ilgili açtığı için bu esneklik yerindedir (TMK m. 318).
Evlât edinme başvurusunda bulunanın dava sırasında ölmesi davayı konusuz bırakmaz; mirasçıları davaya dahil edilerek yargılama sürdürülür
Evli bir çift, ergin bir kişiyi birlikte evlât edinmek için dava açtı. Her iki davacı da duruşmada dinlendi; bu tarihten dört gün sonra davacılardan biri öldü.
“Evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği takdirde evlat edinmeye engel olmaz (TMK. md. 315/2). Bu sebeple evlat edinme başvurusunda bulunanın dava sırasında ölmüş olması, davayı konusuz hale getirmez. Böyle bir durumda ölümle, kişinin taraf ve dava ehliyeti sona erdiğinden mirasçılarının davaya dahil edilerek davanın görülmesi gerekir”
Ne anlama geliyor? İkinci fıkra, uygulamada çok işe yarayan bir kuraldır. Evlât edinme davası bazen yıllar sürer; bu süre içinde evlât edinenin ölmesi ya da ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmiyorsa evlât edinmeye engel değildir. Dolayısıyla dava konusuz kalmaz ve 'karar verilmesine yer olmadığına' hükmedilemez. Kararın gösterdiği usul adımı şudur: ölümle kişinin taraf ve dava ehliyeti sona erdiğinden mirasçılarının tespit edilip davaya dahil edilmesi ve yargılamanın onlarla sürdürülmesi gerekir. Bu dosyada koşul da gerçekleşmişti: ölen davacı, ölümünden önce duruşmada dinlenmişti.
Ölüm evlât edinmeye engel değilse de, evlât edinenin karardan önce dinlenmiş olması gerekir; diğer koşullar ölümden etkileniyorsa evlât edinmeye karar verilemez
Evlât edinme davası açan kişi yargılama sırasında öldü. Mirasçıları istinafa başvurdu; bölge adliye mahkemesi bakım şartının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“Evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği takdirde evlat edinmeye engel olmaz (TMK.m.315/2). Buna göre, evlat edinme başvurusunda bulunan davacının ölümü, kural olarak davayı konusuz hale getirmez. Evlat edinenin ölümü, evlat edinmeye ilişkin diğer şartları etkiliyorsa evlat edinmeye karar verilemeyecektir. Kanuna göre, evlat edinmeye ancak evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden sonra karar verilir (TMK.m.316/1).”
Ne anlama geliyor? Karar, ikinci fıkranın sınırını çizer. Ölüm kendiliğinden bir engel değildir; ancak kanun ölümün diğer koşulları etkilememiş olmasını arar. Buradaki en kritik koşul dinlenme zorunluluğudur: evlât edinmeye ancak evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden sonra karar verilebilir (TMK m. 316). Evlât edinen hiç dinlenmeden ölmüşse bu koşul artık gerçekleştirilemez ve evlât edinmeye karar verilemez. Pratik sonucu açıktır: evlât edinme davasında beyanınızın erken alınmasını isteyin; ilk duruşmada dinlenmek, sonradan doğabilecek bir ölüm veya ehliyet kaybı riskine karşı dosyayı güvenceye alır.
Evlât edinme davası şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımıdır; vekilin dava açabilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır
Evlât edinme davası vekil aracılığıyla açılmıştı. Davacı yargılama sırasında öldü. Vekâletnamede evlât edinme davası açmak için özel yetki bulunup bulunmadığı tartışıldı.
“Evlat edinme davası, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğindedir. Dosya içerisinde müteveffa Şaban'ın vekiline verdiği vekaletnamede "evlat edinme" davasını açabilmesi için özel yetkisi bulunmamaktadır. Evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği taktirde evlat edinmeye engel olmaz. (TMK.m.315/2) Buna göre, evlat edinme başvurusunda bulunan davacı”
Ne anlama geliyor? Bu tespit, davanın en başında denetlenmesi gereken bir usul şartını ortaya koyar. Evlât edinme şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır; bu nitelikteki davaları vekilin açabilmesi için vekâletnamede açıkça özel yetki verilmiş olması gerekir (HMK m. 74). Genel vekâletname yeterli değildir. Aynı sonuca daha yeni tarihli kararlarda da varılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/1076 E., 2023/5222 K., 07.11.2023). Uygulamada yapılacak iş basittir: vekâletnameyi düzenletirken 'evlât edinme davası açmaya' yetkisini açıkça yazdırın. Eksiklik dava sırasında fark edilirse tamamlanması için süre verilir; hiç tamamlanmazsa dava usulden reddedilir.
Evlât edinmek isteyen kişi ilk duruşmadan önce ölmüşse vekâlet ilişkisi de sona erer ve husumet sorunu doğar
Evlât edinmek isteyen kişi, dava açıldıktan yaklaşık bir ay sonra ve ilk duruşmadan önce öldü. Dava, evlât edinilmek istenen kişi tarafından takip edildi.
“Medeni Kanununun 315/2. maddesi; evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi halinde, diğer koşulların bundan etkilenmediği takdirde evlat edinmeye engel olmayacağını hükme bağlamıştır .Evlat edinmek isteyen Erdoğan 14.12.2005'te Fundayı evlat edinmek istemiş ilk oturumdan önce 14.1.2006 tarihinde ölmüştür.Ölümle vekalet ilişkisi sona ermiştir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, ikinci fıkranın kolaylığının usulü ortadan kaldırmadığını gösterir. Ölüm evlât edinmeye engel olmasa da iki sonuç doğurur: ölen kişinin taraf ve dava ehliyeti sona erer ve onun verdiği vekâlet ilişkisi de sona erer. Bu nedenle yargılamanın kendiliğinden sürmesi mümkün değildir; mirasçıların tespit edilip davaya dahil edilmesi gerekir. Dosyada ayrıca dinlenme koşulu da sorun yaratmıştır, çünkü evlât edinen ilk duruşmadan önce ölmüştür. Bu ayrıntı, bir önceki kararla birlikte okunduğunda pratik kuralı verir: evlât edinenin beyanı ne kadar erken alınırsa dosya o kadar güvendedir.
Vekâletnamede özel yetki bulunmaması ile evlât edinenin ölümü birlikte değerlendirilir; ölüm kural olarak davayı konusuz bırakmaz
Evlât edinme davası vekil aracılığıyla açılmış, davacı yargılama sırasında ölmüştü. Dosyadaki vekâletnamede evlât edinme davası açmak için özel yetki bulunmuyordu.
“4721 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince evlat edinme başvurusundan sonra evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği taktirde evlat edinmeye engel olmayacağı”
Ne anlama geliyor? Bu yeni tarihli karar, iki usul sorununu bir arada ele alır ve uygulama için bir kontrol listesi sunar. Birincisi, evlât edinme davası şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımıdır; vekilin bu davayı açabilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır. İkincisi, evlât edinenin ölümü kural olarak davayı konusuz bırakmaz; mirasçılar davaya dahil edilerek yargılama sürdürülür. Üçüncüsü, buna karşılık evlât edinmeye ancak evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden sonra karar verilebileceğinden (TMK m. 316), dinlenmeden ölüm hâlinde bu koşul gerçekleşmez. Dolayısıyla ölüm hâlinde sorulacak soru şudur: bu kişi dinlenmiş miydi?
Evlâtlık olarak alınmalarına izin verilmesi biçimindeki hüküm usul ve yasaya aykırıdır
Ergin bir kişinin evlât edinilmesi istenmiş, mahkeme davacıların o kişiyi 'evlâtlık olarak almalarına izin verilmesi' biçiminde hüküm kurmuştu. Ayrıca evlât edinilenin eşinin rızası da alınmamıştı. Karar kanun yararına temyiz edildi.
“1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TürkMedeni Kanununun 315. maddesi ile "Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." Hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırılmış olmasına rağmen mahkemece, davacılarınHasan Yıldıran'ı evlatlık olarak almalarına izin verilmesi şeklinde verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Erken tarihli bu karar, yeni Kanun'un getirdiği usul değişikliğinin ilk yıllarda nasıl gözden kaçtığını gösterir. Eski alışkanlıkla kurulan 'evlâtlık olarak almalarına izin verilmesine' biçimindeki hüküm fıkraları usule aykırıdır; hâkim izin vermez, evlât edinmeye karar verir ve ilişki bu kararla kurulur. Kararın ikinci tespiti de önemlidir: evlât edinilen kişi evliyse eşinin rızası alınmadan hüküm kurulamaz (TMK m. 313). Ergin evlât edinme dosyalarında bu iki noktayı birlikte denetleyin; hüküm fıkrasının doğru kurulması, ileride nüfus işlemlerinde çıkacak sorunları da önler.
Madde gerekçesi
Madde 315- Madde ilk fıkrada yapılan bazı gerekli değişiklikler dışında, İsviçre Medenî Kanununun 268 inci maddesinden alınmıştır. Birinci fıkrada, evlât edinmenin, evlât edinenin veya birlikte evlât edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilecek bir kararla gerçekleşeceği hükme bağlanmış; ikinci fıkrada, evlât edinenin evlât edinme başvurusundan sonra ölmesinin veya ayırt etme gücünü kaybetmesinin, evlât edinmenin diğer koşulları bundan etkilenmemiş olmak koşuluyla, evlât edinmeye engel olmayacağı düzenlenmiş ve son fıkrada da, küçüğün başvurudan sonra ergin olması hâlinde, koşulları daha önceden yerine getirilmiş olmak kaydıyla, küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 121Gerekçenin ilk cümlesindeki çekince dikkat çekicidir: madde İsviçre metninden alınmış, ancak ilk fıkrada bazı gerekli değişiklikler yapılmıştır. Değişikliğin ne olduğu gerekçede açıklanmaz; ancak metin karşılaştırıldığında görülen fark yetki ölçütüne ilişkindir. Türk metni yetkiyi oturma yerine bağlar; bu, yerleşim yerinden farklı ve daha fiilî bir ölçüttür. İkinci dikkat çekici nokta, birinci fıkranın kararla gerçekleşeceği ifadesidir. Bu ifade, maddenin en köklü yeniliğini özetler: eski Kanun'da evlât edinme hâkimin izni üzerine düzenlenen resmî bir senetle kurulurken, bugün ilişki doğrudan mahkeme kararıyla doğar ve ayrıca bir senede gerek yoktur (Yargıtay 8. HD, 2017/6551 E., 2017/8100 K., 01.06.2017). Üçüncü olarak gerekçe, ikinci fıkradaki kolaylığın koşula bağlı olduğunu açıkça söyler: ölüm veya ayırt etme gücü kaybı, ancak evlât edinmenin diğer koşulları bundan etkilenmemiş olmak kaydıyla engel oluşturmaz. Uygulamada bu kayıt belirleyici olmaktadır. Tasarının 315. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da evlât edinmenin şekli 256. maddede düzenlenmişti ve bugünkü sistemden kökten farklıydı. O sistemde üç aşama vardı: evlât edinen, oturduğu yer sulh hâkimine başvurup izin alır; hâkim, gerekli gördüğü her türlü soruşturmayı kendiliğinden yapar ve tarafların belirttikleri sebebi haklı bulmadıkça izin vermez; izin alındıktan sonra taraflar noterde resmî bir senet düzenler ve evlâtlık ilişkisi bu senetle kurulur, sonra doğum kütüğüne yazılırdı. Buna göre eski sistemde evlâtlık ilişkisi bir mahkeme hükmüyle değil, hâkimin izniyle yapılan resmî şekle bağlı bir medenî hukuk sözleşmesiyle doğuyordu (Yargıtay HGK, 2017/2147 E., 2020/495 K., 30.06.2020). Yeni Kanun bu ikili yapıyı kaldırmış, evlât edinmeyi bütünüyle yargısal bir işleme dönüştürmüştür. Değişikliğin üç pratik sonucu vardır. Birincisi, artık izin kararı verilmez; verilirse usule aykırı olur. İkincisi, görevli merci sulh hâkimi değil aile mahkemesidir (4787 s. K. m. 4). Üçüncüsü, eski Kanun'da ölüm veya ayırt etme gücü kaybına ilişkin bir kural bulunmadığından, senet düzenlenmeden önce ölüm hâlinde ilişki hiç doğmuyordu; yeni Kanun bu boşluğu ikinci fıkrayla doldurmuştur.
Madde 256 – (Değişik: 14/11/1990 - 3678/7 md.) Evlat edinme, evlat edinenin oturduğu yer sulh hakiminin izni üzerine yapılacak resmi bir senetle olur ve evlat edinme doğum kütüğüne yazılır. Hâkim evlat edinmeye izin vermeden önce, duruma göre gerekli görebileceği her türlü soruşturmayı kendiliğinden yapar. Tarafların belirttikleri sebebi haklı bulmadıkça, hakim, evlat edinmeye izin vermez.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun | 4721 sayılı Kanun m. 315 | |
|---|---|---|
| Kuruluş | Hâkimin izni + resmî senet (m. 256) | Doğrudan mahkeme kararı (m. 315/1) |
| Merci | Sulh hâkimi | Aile mahkemesi |
| Yetki ölçütü | Evlât edinenin oturduğu yer | Evlât edinenin oturma yeri |
| Birlikte evlât edinme | Ayrıca düzenlenmemişti | Eşlerden birinin oturma yeri |
| Ölüm | Hüküm yoktu | Engel değildir (m. 315/2) |
| Ehliyet kaybı | Hüküm yoktu | Engel değildir (m. 315/2) |
| Erginleşme | Hüküm yoktu | Küçük hükümleri uygulanır (m. 315/3) |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; izin ve resmî senet usulü kaldırılıp evlâtlık ilişkisi mahkeme kararına bağlandı | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Buna karşılık uygulaması, özellikle yetki ve ölüm başlıklarında kanun yolu kararlarıyla şekillenmiştir. Yetki bakımından yerleşmiş üç kural vardır: ölçüt evlât edinenin oturma yeridir ve davalının yerleşim yeri belirleyici değildir (Yargıtay 2. HD, 2012/13407 E., 2013/10514 K., 15.04.2013); yetki dava tarihindeki duruma göre saptanır (Yargıtay 20. HD, 2018/5762 E., 2018/8070 K., 10.12.2018); ve evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davasında soybağı davalarına ilişkin yetki kuralı da işleyerek davacıya seçim hakkı tanır (Yargıtay 20. HD, 2016/8730 E., 2016/8308 K., 03.10.2016). Ölüm bakımından ise ikinci fıkranın sınırı netleşmiştir: ölüm davayı konusuz bırakmaz ve mirasçılar davaya dahil edilerek yargılama sürdürülür (Yargıtay 2. HD, 2010/16038 E., 2012/1473 K., 26.01.2012); ancak evlât edinmeye ancak tarafların dinlenmelerinden sonra karar verilebileceğinden, hiç dinlenmeden gerçekleşen ölüm bu koşulu ortadan kaldırır (Yargıtay 2. HD, 2022/5465 E., 2022/6032 K., 20.06.2022). Son yıllarda öne çıkan bir başka nokta da vekâletnamede özel yetki aranmasıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/1076 E., 2023/5222 K., 07.11.2023).
İlgili maddeler
- TMK m. 283: Soybağı davalarında yetkili mahkeme.
- TMK m. 305: Küçüklerin evlât edinilmesinde genel koşullar.
- TMK m. 306: Eşlerin birlikte evlât edinmesi.
- TMK m. 313: Erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesi.
- TMK m. 314: Evlât edinmenin hükümleri.
- TMK m. 316: Evlât edinmede araştırma.
- TMK m. 317: Rızanın bulunmaması.
- TMK m. 318: Diğer noksanlıklar.
- TMK m. 319: Hak düşürücü süre.
Evlât edinme davasını hangi mahkemede açmanız gerektiğini ve dosyanızdaki usul risklerini değerlendirmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 315 ne diyor?
Evlât edinme kararının hangi mahkemece verileceğini ve evlâtlık ilişkisinin ne zaman kurulduğunu düzenler.
Yetkili mahkeme hangisidir?
Evlât edinenin oturma yeri mahkemesi (TMK m. 315/1).
Birlikte evlât edinmede neresi yetkilidir?
Eşlerden birinin oturma yeri.
Eşler farklı yerlerde oturuyorsa ne olur?
Birinin oturma yeri yeterlidir; seçim yapılabilir.
Davalının yerleşim yeri belirleyici mi?
Yetki hangi tarihe göre belirlenir?
Davanın açıldığı tarihe göre (Yargıtay 20. HD, 2018/5762 E., 2018/8070 K., 10.12.2018).
Dava sonrası taşınırsam yetki değişir mi?
Değişmez.
Mahkeme yetkiyi kendiliğinden inceler mi?
Evlâtlık ilişkisi ne zaman kurulur?
Mahkeme kararıyla birlikte (TMK m. 315/1).
Mahkeme izin mi verir?
Vermez; doğrudan evlât edinmeye karar verir (Yargıtay 8. HD, 2017/6551 E., 2017/8100 K., 01.06.2017).
"İzin verilmesine" biçiminde hüküm kurulursa ne olur?
Usul ve yasaya aykırı olur (Yargıtay 2. HD, 2005/17017 E., 2006/1201 K., 09.02.2006).
Eskiden nasıldı?
Sulh hâkiminin izni üzerine noterde resmî senetle kurulurdu.
Ayrıca bir senet düzenlenmesi gerekir mi?
Gerekmez.
Evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasında yetki nedir?
Soybağı davalarına ilişkin kural da işler (Yargıtay 20. HD, 2016/8730 E., 2016/8308 K., 03.10.2016).
Davacı seçim yapabilir mi?
Kendi dava sırasındaki yerleşim yerini seçebilir.
Evlât edinen dava sırasında ölürse ne olur?
Evlât edinmeye engel olmaz (TMK m. 315/2).
Dava konusuz kalır mı?
Yargılama kimlerle sürer?
Mirasçılar davaya dahil edilerek.
Vekâlet ilişkisi devam eder mi?
Ölümle sona erer (Yargıtay 2. HD, 2006/21229 E., 2007/16267 K., 22.11.2007).
Ölüm her hâlde sonucu değiştirmez mi?
Diğer koşullar etkilenmişse evlât edinmeye karar verilemez.
Hangi koşul en çok etkilenir?
Dinlenme koşulu (Yargıtay 2. HD, 2022/5465 E., 2022/6032 K., 20.06.2022).
Ne yapmak gerekir?
Beyanın ilk duruşmada alınmasını istemek.
Ayırt etme gücünün kaybı da aynı mı?
Aynı kurala bağlanmıştır (TMK m. 315/2).
Başvurudan sonra küçük ergin olursa ne olur?
Küçüklere ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 315/3).
Bunun şartı nedir?
Koşulların daha önceden yerine getirilmiş olması.
Ergin evlât edinme hükümleri devreye girer mi?
Girmez (TMK m. 313).
Vekil bu davayı açabilir mi?
Vekâletnamede özel yetki varsa (Yargıtay 2. HD, 2021/5709 E., 2022/2228 K., 09.03.2022).
Neden özel yetki gerekir?
Evlât edinme şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımıdır.
Genel vekâletname yeterli mi?
Yeterli değildir (Yargıtay 2. HD, 2023/1076 E., 2023/5222 K., 07.11.2023).
Eksiklik giderilebilir mi?
Süre verilerek tamamlanması istenir.
Karar kesinleşince ne yapılır?
Nüfus kütüklerine işlenir (TMK m. 314).
Mahkeme karar vermeden önce ne yapar?
Kapsamlı araştırma yapar (TMK m. 316).
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
İsviçre Medenî Kanunu'nun 268. maddesinden.
Görevli mahkeme hangisidir?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 283, 305, 306, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 21, 22, 74, 114
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 256
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 315 gerekçesi s. 121, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay HGK, 2017/2147 E., 2020/495 K., 30.06.2020
- Yargıtay 2. HD, 2023/1076 E., 2023/5222 K., 07.11.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/5465 E., 2022/6032 K., 20.06.2022
- Yargıtay 2. HD, 2021/5709 E., 2022/2228 K., 09.03.2022
- Yargıtay 2. HD, 2012/13407 E., 2013/10514 K., 15.04.2013
- Yargıtay 2. HD, 2010/16038 E., 2012/1473 K., 26.01.2012
- Yargıtay 2. HD, 2006/21229 E., 2007/16267 K., 22.11.2007
- Yargıtay 2. HD, 2005/17017 E., 2006/1201 K., 09.02.2006
- Yargıtay 8. HD, 2017/6688 E., 2017/16864 K., 14.12.2017
- Yargıtay 8. HD, 2017/6551 E., 2017/8100 K., 01.06.2017
- Yargıtay 18. HD, 2013/3334 E., 2013/5685 K., 08.04.2013
- Yargıtay 20. HD, 2018/5762 E., 2018/8070 K., 10.12.2018
- Yargıtay 20. HD, 2016/8730 E., 2016/8308 K., 03.10.2016
