TMK 252'ye göre zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Zina sebebiyle boşanma, payın kendiliğinden kaldırılması sonucunu doğurmaz; kusur dereceleri, evliliğin süresi ve tarafların durumu birlikte değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2025/7106 E., 2026/5270 K., 07.05.2026).
- Paylaştırma isteminin reddi
- Kusurlu eşin paylaşmadan doğan payının azaltılması ya da tamamen kaldırılması (TMK m. 252).
- Zina
- Eşlerden birinin evlilik birliği sürerken başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi (TMK m. 161).
- Hayata kast
- Eşin diğerinin yaşamına yönelik kasıtlı ve ciddi bir saldırısı (TMK m. 162).
- Hakkaniyet ölçütleri
- Kusur dereceleri, evliliğin süresi, ekonomik ve sosyal durum (Yargıtay 2. HD, 2026/5270 K.).
TMK 252 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Yalnız zina ve hayata kast | TMK m. 252 |
| Yetki | Hâkim karar verebilir | TMK m. 252 |
| Seçenekler | Azaltma veya kaldırma | TMK m. 252 |
| Ölçüt | Hakkaniyet | TMK m. 252 |
| Kendiliğinden mi? | Hayır; değerlendirme gerekir | Yargıtay 2. HD, 2026/5270 K. |
| Diğer sebepler | Uygulanmaz | Yargıtay 2. HD, 2023/4227 K. |
| Ön koşul | Boşanmanın bu sebebe dayanması | Yargıtay 2. HD, 2025/5 K. |
| Eşdeğer hüküm | Edinilmiş mallara katılmada aynı kural | TMK m. 236/2 |
| Kaynağı | Adalet Komisyonunda yeniden düzenlendi | S. Sayısı 723, s. 313 |
Bu maddede gerekçe ile kanun metni arasında önemli bir fark vardır. Tasarının 252. maddesi, paylaştırma isteminin reddini paylaşmanın açıkça hakkaniyete aykırı olması ya da istemde bulunan eşin mirasçılıktan çıkarmayı gerektiren bir davranışta bulunması hâllerine bağlıyordu ve gerekçe bu metni açıklamaktadır. Adalet Komisyonu ise maddeyi, "boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmesi hâlinde kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verilmesini sağlamak amacıyla" yeniden düzenlemiştir (S. Sayısı 723, s. 313). Bu nedenle yürürlükteki metin, gerekçede anlatılandan farklıdır; maddenin bugünkü içeriği Komisyon değişikliğiyle oluşmuştur ve edinilmiş mallara katılma rejimindeki TMK m. 236 hükmüyle paralel hâle getirilmiştir.
Bu madde dar ve sınırlı bir hükümdür; uygulamada en çok yapılan hata onu genel bir "kusurlu eş pay alamaz" kuralı gibi okumaktır. Üç noktayı ayırt edin. Birincisi, hüküm yalnız zina ve hayata kast sebeplerine bağlıdır; şiddet, hakaret, terk ya da güven sarsıcı davranış ne kadar ağır olursa olsun bu maddeyi işletmez. İkincisi, zina sebebiyle boşanılmış olması payın kendiliğinden kalkması anlamına gelmez; hâkim kusur dereceleri, evliliğin süresi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumu gibi ölçütleri değerlendirerek çoğu kez kaldırma yerine azaltma yoluna gider, özellikle karşı tarafın da ağır kusuru varsa. Üçüncüsü, bu maddeye dayanabilmek için boşanmanın gerçekten zina ya da hayata kast sebebine dayanması gerekir; zina davanız hak düşürücü süre kaçtığı ya da ispat edilemediği için reddedilmişse, mal rejimi davasında bu hükme dayanamazsınız. Bu yüzden zina iddiası boşanma davasında süresinde ve delilleriyle ileri sürülmelidir.
Hangi sebepler kapsama girer?
- Kural: Hüküm yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde uygulanır (TMK m. 252).
- Sınırlı sayı: Sebepler sınırlı biçimde sayılmıştır; kıyas yoluyla genişletilemez.
- Diğer kusurlar: Şiddet, hakaret, terk ve güven sarsıcı davranış bu maddeyi işletmez (Yargıtay 2. HD, 2022/6001 E., 2023/4227 K., 27.09.2023).
- Zina: Evlilik birliği sürerken başka biriyle cinsel ilişkiye girilmesidir (TMK m. 161).
- Hayata kast: Eşin diğerinin yaşamına yönelik kasıtlı ve ciddi saldırısıdır (TMK m. 162).
- Eşdeğer hüküm: Aynı kural edinilmiş mallara katılma rejiminde de yer alır (TMK m. 236).
Boşanmanın bu sebebe dayanması zorunludur
- Bağ: Mal rejimi davasında bu hükme dayanabilmek için boşanmanın zina ya da hayata kast sebebine dayanması gerekir.
- Reddedilen dava: Zina davası hak düşürücü süre geçtiği için reddedilmişse bu hüküm uygulanamaz (Yargıtay 2. HD, 2024/3505 E., 2025/5 K., 13.01.2025).
- Süre: Zina sebebiyle boşanma davası, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 161).
- Islah: Davanın sonradan zina sebebine dönüştürülmesinde süre, ıslah tarihine göre değerlendirilir.
- İspat: Devamlılık arz eden bir ilişkinin kanıtlanamaması hâlinde istem reddedilir.
- Sonuç: Bu nedenle zina iddiası boşanma davasında süresinde ve delilleriyle ileri sürülmelidir.
Hâkim neyi değerlendirir?
- Kendiliğinden değil: Zina sebebiyle boşanma, payın kendiliğinden kalkması sonucunu doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 2025/7106 E., 2026/5270 K., 07.05.2026).
- Kusur dereceleri: Tarafların boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri karşılaştırılır.
- Karşı kusur: Diğer eşin de ağır kusuru varsa kaldırma yerine azaltma yoluna gidilir.
- Süre ve durum: Evlilik birliğinin süresi ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilir.
- Hakkaniyet: Dürüstlük kuralı ve tazminatın belirlenmesine ilişkin genel hükümlerdeki hakkaniyet ölçütleri uygulanır (4721 s. K. m. 4, 6098 s. TBK m. 50, 51).
- Gerekçe: Yetersiz gerekçeyle payın tamamının kaldırılması bozma sebebidir.
Azaltma mı, kaldırma mı?
- İki seçenek: Hâkim payı azaltabilir ya da tamamen kaldırabilir (TMK m. 252).
- Ölçülülük: Kaldırma en ağır sonuçtur; ancak somut olayın koşulları bunu haklı kılıyorsa uygulanır.
- Uygulama eğilimi: Karşılıklı kusur bulunan dosyalarda azaltma tercih edilir (Yargıtay 2. HD, 2025/7106 E., 2026/5270 K., 07.05.2026).
- Oran: Azaltmanın oranı gerekçelendirilmeli ve denetime elverişli olmalıdır.
- Kapsam: Karar yalnız paylaşmadan doğan payı etkiler; katkıdan doğan hak ayrıca değerlendirilir (TMK m. 249).
- Diğer istemler: Kişisel malların geri alınması bu hükümden etkilenmez (TMK m. 248).
Usul
- Zaman: İstem, mal rejiminin tasfiyesi davasında ileri sürülür (TMK m. 247).
- Talep: Hükmün uygulanması istemi dilekçede açıkça belirtilmelidir.
- Boşanma dosyası: Boşanma kararının hangi sebebe dayandığı dosyaya sunulmalıdır.
- Kesinleşme: Boşanma kararı kesinleşmeden tasfiye hükmü kurulamaz.
- Görev: Mal rejiminden doğan istemler aile mahkemesinde görülür.
- Denetim: Azaltma ya da kaldırma kararının gerekçesi temyiz denetimine tabidir.
Bu hükme dayanacaksanız işe boşanma dosyasından başlayın. Zina ya da hayata kast iddianız varsa bunu boşanma davasında süresinde ileri sürün: zinada öğrenmeden itibaren altı aylık, her hâlde beş yıllık süre işler ve davayı sonradan ıslahla zinaya dönüştürüyorsanız süre ıslah tarihine göre hesaplanır. Delil toplarken "devamlılık arz eden ilişki" ölçütünü gözetin; tek başına güven sarsıcı davranış bu maddeyi işletmez. Boşanma kararı kesinleştiğinde, hangi sebebe dayandığını gösteren gerekçeli kararı mal rejimi dosyasına sunun; bu belge olmadan hâkim hükmü uygulayamaz. Payın tamamen kaldırılmasını istiyorsanız yalnız zinayı göstermekle yetinmeyin: evliliğin süresi, karşı tarafın kusur durumu, tarafların ekonomik durumu ve varsa çocukların durumu gibi olguları somut biçimde ortaya koyun. Karşı taraftaysanız savunmanızı kendi lehinize olan kusur olgularına dayandırın; karşı tarafın da ağır kusuru varsa kaldırma yerine azaltma yapılması gerektiğini ileri sürün. Son olarak bu hükmün yalnız paylaşmadan doğan payı etkilediğini unutmayın; kişisel mallarınızın iadesi ve katkıdan doğan haklarınız ayrı kalemlerdir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Payın tamamen kaldırılması için yetersiz gerekçe yetmez; kusur dereceleri, evliliğin süresi ve tarafların durumu gözetilerek azaltma yapılır
Karşılıklı açılan boşanma davasında erkeğin davası zina sebebiyle, kadının davası ise erkeğin hakaret ve şiddet eylemleri nedeniyle kabul edilmişti. İlk derece mahkemesi, kadının katılma alacağını zina gerekçesiyle tamamen kaldırdı.
“İlk Derece Mahkemesince boşanma nedeninin zina olmasına dayanılarak 4721 sayılı Kanun'un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağına ilişkin kabul yerinde ise de tarafların boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, evlilik birliğinin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, v.s. gibi durumlar ile 4721 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümlerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları nazara alınarak hakkaniyete uygun olarak davacı-karşı davalı kadının artık değerdeki pay oranının azaltılması gerekirken, yetersiz gerekçeyle tamamının kaldırılması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Zina sebebiyle boşanma, payın kendiliğinden kaldırılması sonucunu doğurmaz. Hâkim, tarafların boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, evlilik birliğinin süresi, ekonomik ve sosyal durumları ile dürüstlük kuralı ve tazminatın belirlenmesine ilişkin genel hükümlerdeki hakkaniyet ölçütlerini birlikte değerlendirmek zorundadır. Somut olayda karşı tarafın da ağır kusurlu davranışları bulunduğundan tamamen kaldırma yerine azaltma yapılması gerekmiştir. Aynı ölçütler paylaşmalı mal ayrılığında TMK m. 252 uygulanırken de geçerlidir.
Evlilik zina ya da hayata kast dışında bir sebeple sona ermişse payın azaltılması ya da kaldırılması istenemez
Mal rejiminin tasfiyesi davasında taraflardan biri, karşı tarafın payının azaltılmasını istedi. Ancak evlilik birliği zina ya da hayata kast nedeniyle değil, başka bir sebeple sona ermişti.
“dava konusu taşınmaz ve aracın edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu evlilik birliği içerisinde alındığı, davalının kişisel malı olduğuna dair bir delil bulunmayıp edinilmiş mal kapsamında olduğu, taraflar arasındaki evlilik birliğinin zina ya da hayata kast nedeniyle sona ermediğinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanamayacağı, bilirkişi raporuna itibar edilmemesini gerektiren bir sebep bulunmadığı, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca somut olayda ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakma durumu bulunmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, Bölge Adliye Mahkemesinin bu gerekçesini yerinde bulmuştur. Hüküm sınırlı sayıda sebebe bağlıdır: yalnız zina ya da hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde uygulanır. Boşanma başka bir sebebe dayanıyorsa, karşı tarafın kusuru ne kadar ağır olursa olsun payın azaltılması ya da kaldırılması istenemez. Aynı sınırlama paylaşmalı mal ayrılığında TMK m. 252 için de geçerlidir.
Zina sebebine dayalı boşanma davası hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmışsa reddedilir; bu durumda payın azaltılması dayanağı da kalmaz
Erkek, açtığı boşanma davasını sonradan zina hukuki sebebine dayalı olarak ıslah etti. Islah tarihi dikkate alındığında zina davası için öngörülen hak düşürücü süre geçmişti; ayrıca kadının devamlılık arz edecek biçimde ilişkiye girdiği de kanıtlanamamıştı.
“erkeğin davasını zina hukuki sebebine dayalı boşanma davası olarak ıslah ettiği tarih dikkate alındığında kadının devamlılık arzedecek şekilde başkası ile cinsel ilişkiye girdiğinin dosya kapsamından kanıtlanamadığı, bu durumda dava sebebinin ıslah edildiği tarih itibariyle zina davası açabilmek için Kanun'un öngördüğü hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla, erkeğin zina hukuki nedenine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Karar, payın azaltılması istemiyle boşanma sebebi arasındaki bağı gösterir: boşanma zina sebebine dayanmıyorsa ya da zina davası hak düşürücü süre veya ispat yetersizliği nedeniyle reddedilmişse, mal rejiminin tasfiyesinde payın azaltılması ya da kaldırılması istenemez. Bu nedenle zina iddiası boşanma davasında süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmelidir.
Madde gerekçesi
Madde 252- Hükümde paylaştırma isteminin reddine yer verilmiştir. Böyle bir durum ya paylaşmanın açık bir şekilde hakkaniyet kurallarına aykırı olması ya da istemde bulunan eşin 510 uncu maddede öngörülen mirasçılıktan çıkarmayı gerektiren bir davranışta bulunması hâlinde ortaya çıkabilir. Hakkaniyete açıkça aykırılık, eşler arasındaki evlilik süresi, eşlerin malî durumları, özellikle istemde bulunan eşin ekonomik durumu, çocuk sayısı ve çocukların velayetinin kime verilmiş olduğu, mal rejimini sona erdiren sebepler göz önünde tutulmak suretiyle belirlenebilecektir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 98-99Bu maddede gerekçe ile yürürlükteki metin örtüşmemektedir; bunun nedeni Adalet Komisyonunda yapılan değişikliktir. Gerekçe, Tasarının paylaştırma isteminin reddini "hakkaniyete açık aykırılık" ve "mirasçılıktan çıkarmayı gerektiren davranış" ölçütlerine bağlayan metnini açıklar. Komisyon ise maddeyi, "boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmesi hâlinde kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verilmesini sağlamak amacıyla" başlığıyla birlikte yeniden düzenlemiştir (S. Sayısı 723, s. 313). Aynı toplantıda Tasarının 236. maddesi de aynı amaçla yeniden düzenlenmiş ve iki rejim arasında paralellik sağlanmıştır. Buna karşılık gerekçedeki ölçütler tümüyle anlamsız değildir: evliliğin süresi, tarafların malî durumu ve çocukların durumu gibi olgular, bugün de hâkimin hakkaniyet değerlendirmesinde gözettiği unsurlar arasındadır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da paylaşmalı mal ayrılığı bulunmadığından bu maddenin doğrudan karşılığı da yoktu. Buna karşılık eski Kanun, boşanmada kusurun malî sonuçlara etkisini tazminat ve nafaka düzleminde düzenlemişti; kusurun mal rejimindeki paya etkisi 4721 sayılı Kanun'la getirilmiştir.
Mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsız karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan münasip maddi bir tazminat talebine hakkı vardır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 252 | |
|---|---|---|
| Kusurun etkisi | Tazminat ve nafakada | Paylaşmadaki payda |
| Sebepler | Genel kusur | Zina ve hayata kast |
| Sonuç | Para ödemesi | Payın azaltılması ya da kaldırılması |
| Ölçüt | Uygun miktar | Hakkaniyet |
| Takdir | Hâkimde | Hâkimde |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; Tasarı metni Komisyonda yeniden düzenlenmiş hâliyle kabul edildi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 161: Zina.
- TMK m. 162: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış.
- TMK m. 236: Katılma alacağı ve pay oranının azaltılması.
- TMK m. 244: Paylaşmalı mal ayrılığı.
- TMK m. 247: Sona erme anı.
- TMK m. 248: Malların geri alınması ve paylı malın verilmesi.
- TMK m. 249: Katkıdan doğan hak.
- TMK m. 250: Aileye özgülenen mallar.
- TMK m. 251: Paylaşmaya aykırı davranışlar.
- TMK m. 253: Paylaştırma yöntemi.
Zina veya hayata kast iddiasının mal rejimine etkisini değerlendirmek ve delillerinizi zamanında sunmak için dosyanızı görüşmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 252 ne diyor?
Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
Hangi sebepler kapsama girer?
Yalnız zina ve hayata kast (TMK m. 252).
Şiddet veya hakaret yeterli mi?
Hayır; bu sebepler ne kadar ağır olursa olsun hüküm uygulanmaz (Yargıtay 2. HD, 2022/6001 E., 2023/4227 K., 27.09.2023).
Zina sabitse pay kendiliğinden kalkar mı?
Hayır; hâkim değerlendirme yapmak zorundadır (Yargıtay 2. HD, 2025/7106 E., 2026/5270 K., 07.05.2026).
Hâkim neleri gözetir?
Kusur dereceleri, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu (Yargıtay 2. HD, 2025/7106 E., 2026/5270 K., 07.05.2026).
Karşı taraf da kusurluysa ne olur?
Kaldırma yerine azaltma yoluna gidilir.
Payın tamamı kaldırılabilir mi?
Evet, ancak somut koşullar bunu haklı kılmalı ve gerekçelendirilmelidir.
Yetersiz gerekçe ne sonuç doğurur?
Karar bozulur (Yargıtay 2. HD, 2025/7106 E., 2026/5270 K., 07.05.2026).
Boşanma başka sebeple olduysa bu maddeye dayanabilir miyim?
Hayır; boşanmanın zina ya da hayata kast sebebine dayanması gerekir.
Zina davam reddedildiyse ne olur?
Bu hükme dayanamazsınız (Yargıtay 2. HD, 2024/3505 E., 2025/5 K., 13.01.2025).
Zina davasının süresi nedir?
Öğrenmeden başlayarak altı ay, her hâlde eylemin üzerinden beş yıl (TMK m. 161).
Davamı sonradan zinaya çevirirsem süre nasıl hesaplanır?
Islah tarihine göre (Yargıtay 2. HD, 2024/3505 E., 2025/5 K., 13.01.2025).
Tek seferlik bir ilişki yeterli mi?
Somut olayda devamlılık ve ispat ölçütleri değerlendirilir.
Bu hüküm hangi payı etkiler?
Yalnız paylaşmadan doğan payı.
Kişisel mallarımın iadesi etkilenir mi?
Hayır; kişisel malların geri alınması ayrı bir istemdir (TMK m. 248).
Katkıdan doğan hakkım etkilenir mi?
Hayır; katkı istemi ayrıca değerlendirilir (TMK m. 249).
Yasal rejimdeki karşılığı hangi madde?
Katılma alacağında pay oranının azaltılması (TMK m. 236).
Bu madde Tasarıda böyle miydi?
Hayır; Adalet Komisyonunda yeniden düzenlenmiştir (S. Sayısı 723, s. 313).
Gerekçe neden farklı?
Gerekçe, Komisyonda değiştirilmeden önceki Tasarı metnini açıklar.
Boşanma kararını dosyaya sunmalı mıyım?
Evet; hangi sebebe dayandığını gösteren gerekçeli karar gereklidir.
Hangi mahkemede ileri sürülür?
Mal rejiminin tasfiyesi davasında, aile mahkemesinde.
Eski Kanun'da benzeri var mıydı?
Kusurun etkisi yalnız tazminat ve nafakada düzenlenmişti (743 s. K. m. 143).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 161, 162, 236, 244, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 143
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50, 51
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 252 gerekçesi s. 98-99, Komisyon değişikliği s. 313, Komisyon değişiklik listesi s. 312-313
- Yargıtay 2. HD, 2025/7106 E., 2026/5270 K., 07.05.2026
- Yargıtay 2. HD, 2024/3505 E., 2025/5 K., 13.01.2025
- Yargıtay 2. HD, 2022/6001 E., 2023/4227 K., 27.09.2023
