TMK 231'e göre artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır; değer eksilmesi göz önüne alınmaz. Rejim süresince edinilen mal, aksi ispatlanmadıkça edinilmiş sayılır ve artık değere girer (Yargıtay HGK, 2023/467 E., 2024/199 K., 24.04.2024).
- Artık değer
- Edinilmiş malların toplamından borçlar çıkarıldıktan sonra kalan olumlu bakiye (TMK m. 231/1).
- Eklenecek değerler
- Elden çıkarılmış olmasına rağmen hesaba katılan değerler (TMK m. 229).
- Denkleştirme
- Eşin kendi mal kesimleri arasındaki hesabın kapatılması (TMK m. 230).
- Değer eksilmesi
- Borçların malları aşması hâli; hesaba katılmaz (TMK m. 231/2).
TMK 231 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Formül | Edinilmiş mallar + ekleme + denkleştirme − borçlar | TMK m. 231/1 |
| Eksilme | Negatif sonuç dikkate alınmaz | TMK m. 231/2 |
| Hesaba giren mal | Sona erme tarihinde mevcut olan mal | Yargıtay 8. HD, 2016/7041 K. |
| Sonradan satış | Mal varmış gibi hesaba katılır | Yargıtay 8. HD, 2016/1791 K. |
| Rehin | Malın niteliğini değiştirmez | Yargıtay 8. HD, 2015/23030 K. |
| Karine | Aksi ispatlanmadıkça mal edinilmiştir | Yargıtay HGK, 2024/199 K. |
| Denkleştirme | Önce düşülür, kalan üzerinden hesap yapılır | Yargıtay 8. HD, 2015/22887 K. |
| Değer | Gerçek alım bedeli esas alınır | Yargıtay 8. HD, 2016/3258 K. |
| Talep | Alacak istenmişse tescile hükmedilemez | Yargıtay 8. HD, 2015/23330 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 210. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, maddenin artık değerin nasıl hesaplanacağını düzenlediğini belirtir. Birinci fıkra bakımından gerekçe, artık değerin; eklemelerden ve denkleştirmeden sonra elde edilecek miktarlar da katılmak suretiyle her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallarla ilgili borçlar çıktıktan sonra kalan miktardan ibaret olduğunu açıklar. İkinci fıkra bakımından ise gerekçe, yapılacak hesaplama sonucu edinilmiş mallarla ilgili bir artık değerin ortaya çıkmaması hâlinde, yani değerdeki eksilme hâlinde bunun nazara alınmayacağının öngörüldüğünü belirtir. Madde, Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
Artık değer, katılma alacağının hesaplandığı tabandır ve her eş için ayrı ayrı bulunur. Sıralama şudur: eşin edinilmiş mallarının tasfiye anındaki değerleri toplanır, buna eklenecek değerler ve denkleştirmeden doğan miktarlar katılır, sonra bu mallara ilişkin borçlar (konut kredisinin kalan anaparası, taşıt kredisi gibi) düşülür. Kalan olumlu tutar artık değerdir ve diğer eş bunun yarısı üzerinde hak sahibidir. İkinci fıkra çok önemli bir koruma getirir: borçlar malları aşarsa sonuç sıfır kabul edilir, yani eşinizin zararına ortak olmazsınız. Sık yapılan hata, bütün malları tek bir hesapta toplamak ya da tasfiye tarihi ile alım tarihindeki değerleri karıştırmaktır; her mal için ayrı tablo çıkarmak ve hangi tarihteki değerin kullanıldığını yazmak gerekir.
Artık değerin formülü
- Tanım: Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231/1).
- Sıra: Önce edinilmiş mallar belirlenir (TMK m. 219), sonra eklenecek değerler (TMK m. 229) ve denkleştirme (TMK m. 230) katılır, en son mala ilişkin borçlar düşülür.
- Her eş ayrı: Artık değer her eşin kendi edinilmiş malları üzerinden ayrı ayrı hesaplanır; sonuçlar sonra takas edilir (TMK m. 236).
- Değer eksilmesi: Borçlar edinilmiş malları aşarsa sonuç sıfır kabul edilir; eksilme göz önüne alınmaz (TMK m. 231/2).
- Denkleştirme önce: Kişisel maldan gelen katkı denkleştirildikten sonra kalan bölüm üzerinden katılma alacağı belirlenir (Yargıtay 8. HD, 2014/14942 E., 2015/22887 K., 21.12.2015).
- Değerleme anı: Mallar tasfiye anındaki sürüm değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 232, TMK m. 235).
Hesaba giren değerler
- Temel ölçüt: Mal, rejimin sona erdiği tarihte o eşin malvarlığında bulunmalıdır; yalnızca rejim döneminde alınmış olmak yetmez (Yargıtay 8. HD, 2015/387 E., 2016/7041 K., 18.04.2016).
- Karine: Rejim süresince edinilen mal, aksi ispatlanmadıkça edinilmiş maldır (Yargıtay HGK, 2023/467 E., 2024/199 K., 24.04.2024).
- Sonradan satılan mal: Rejimin sona ermesinden sonra tasfiyeden önce satılan mal, birlik giderleri için tüketilmedikçe varmış gibi hesaba katılır (Yargıtay 8. HD, 2014/20957 E., 2016/1791 K., 03.02.2016).
- Dava sonrası devir: Boşanma davası açıldıktan sonra üçüncü kişiye satılan araçlar da mevcut kabul edilir (Yargıtay 8. HD, 2015/20909 E., 2015/23030 K., 23.12.2015).
- Eklenecek değerler: Rejim sona ermeden önce kaçırılan mallar, hiç devredilmemiş gibi hesaba girer (TMK m. 229).
- Kaçırılan para: Boşanma davasından hemen önce hesaptan çekilen para eklenecek değer sayılır (Yargıtay 8. HD, 2014/17630 E., 2014/19709 K., 03.11.2014).
Borçlar ve rehinli mallar
- Düşülecek borçlar: Yalnız edinilmiş mallara ilişkin borçlar düşülür; kişisel mala ilişkin borçlar o kesimi yükümlülük altına sokar (TMK m. 230).
- Kredi anaparası: Konut veya taşıt kredisinin rejimin sona erdiği tarihteki kalan anaparası, o mala ilişkin borç olarak hesaba katılır.
- Rehin: Mal üzerindeki banka rehni, malın edinilmiş mal niteliğini değiştirmez (Yargıtay 8. HD, 2015/20909 E., 2015/23030 K., 23.12.2015).
- Sonraki taksitler: Boşanma davasından sonraki taksitler ayrı değerlendirilir ve ödeyen eş lehine denkleştirilir (Yargıtay 8. HD, 2015/21752 E., 2016/3258 K., 25.02.2016).
- Kesimi belirsiz borç: Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır (TMK m. 230).
- Negatif sonuç: Borçların malları aşması hâlinde artık değer sıfırdır; diğer eş bu eksilmeye katılmaz (TMK m. 231/2).
Değerin belirlenmesi
- Gerçek bedel: Hesap, malın gerçek alım bedeli üzerinden yapılır; farazi bir alım değeri kabul edilemez (Yargıtay 8. HD, 2015/21752 E., 2016/3258 K., 25.02.2016).
- Karşılanma oranı: Malın alım tarihindeki değerinin ne kadarının kişisel, ne kadarının edinilmiş mallarla karşılandığı saptanır (Yargıtay HGK, 2019/301 E., 2022/79 K., 08.02.2022).
- Kooperatif hakkı: Ferdileşme yapılmamışsa doğrudan bağımsız bölüm değeri değil, kooperatif hakkının değeri esas alınır (Yargıtay 8. HD, 2015/21728 E., 2016/3134 K., 23.02.2016).
- Bilirkişi: Değer ve hesap bilirkişilerinden, denetime elverişli ayrı ayrı rapor alınmalıdır.
- Menkul kıymetler: Hisse senedi ve benzeri değerlerin sona erme tarihindeki durumu kayıtlardan izlenmelidir (Yargıtay 8. HD, 2015/387 E., 2016/7041 K., 18.04.2016).
- Aile içi paylaşımlar: Eşlerin birlik sürerken serbest iradeleriyle yaptıkları paylaşımlar, ilgili payı o eşin kişisel mal grubuna terk etmiş sayılır (Yargıtay HGK, 2019/301 E., 2022/79 K., 08.02.2022).
Usul ve üçüncü kişiler
- Taleple bağlılık: İstem alacağa dönüştürülmüşse tapu iptali ve tescile karar verilemez (Yargıtay 8. HD, 2014/16229 E., 2015/23330 K., 28.12.2015).
- Hakkın niteliği: Tasfiyeden doğan hak ayni değil şahsi alacak hakkıdır (TMK m. 227).
- Üçüncü kişi: Lehine devir yapılan kişiye karşı açılan dava ayrılmalı ve eş hakkındaki davanın sonucu bekletici sorun yapılmalıdır (Yargıtay 8. HD, 2015/911 E., 2016/8977 K., 23.05.2016).
- Sorumluluğun doğumu: Üçüncü kişinin sorumluluğu ancak alacak kesinleşip eşten tahsil edilemediğinde doğar (TMK m. 241).
- Faiz: Faiz istemi dilekçede açıkça yer almalıdır; talep edildiği hâlde faize hükmedilmemesi bozma sebebidir (Yargıtay 8. HD, 2014/17630 E., 2014/19709 K., 03.11.2014).
- Görev: Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak davalarında aile mahkemesi görevlidir.
Artık değer hesabını mal mal yapın ve her mal için beş satırlık bir tablo kurun: malın adı, rejimin sona erdiği tarihteki durumu, tasfiye tarihindeki sürüm değeri, o mala ilişkin kalan borç ve varsa denkleştirme tutarı. Kredi ile alınmış taşınmazlarda bankadan hem ödeme planını hem de boşanma dava tarihi itibarıyla kalan anapara bakiyesini yazıyla isteyin; bu tutar doğrudan artık değeri düşürür. Eşinizin borçlarının mallarını aştığı savunmasıyla karşılaşırsanız, borcun gerçekten o mala ilişkin olup olmadığını sorgulayın; kişisel mala ilişkin borçlar edinilmiş mallardan düşülemez. Kooperatif konutu varsa ferdileşmenin yapılıp yapılmadığını tapu ve kooperatif kayıtlarından belirleyin. Dilekçenizde istem sonucunu yalnız alacak olarak kurun ve faiz istemini açıkça yazın. Lehine devir yapılan üçüncü kişi varsa bu kişiye karşı ayrı dava açılabileceğini baştan planlayın; aynı dosyada onu da borçlu göstermek, davanın ayrılmasına ve gecikmeye yol açar.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Eşler birlik sürerken serbest iradeleriyle paylaştıkları değerleri kişisel mal grubuna terk etmiş sayılır; alım tarihindeki karşılanma oranı belirlenmelidir
Mal ayrılığı döneminde alınan bir taşınmazın 2006 yılındaki satışından elde edilen para, iki konut alımı için inşaat sahibine ödendi. Anlaşmazlık üzerine bedel iade edildi ve eşler bu parayı kendi aralarında paylaştı: 28.000 TL nakit erkeğe, 47.000 TL kambiyo senedi kadına verildi. Erkek, kendi payını sonradan dava konusu taşınmazın alımında kullandı.
“Hâl böyle olunca, eşlerin birlik devam ederken serbest iradeleriyle gerçekleştirdikleri bu paylaşımla, her bir payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiği kabul edilmelidir. Hayatın olağan akışına göre bunun aksini iddia eden eş iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Dosya kapsamı itibariyle, davalı erkek eşin kişisel malı niteliğindeki 28.000TL parayı dava konusu taşınmazın alımında kullandığının anlaşılmasına göre; dava konusu bağımsız bölümün satın alınma tarihindeki değerinin, kişisel ve edinilmiş mallarla karşılanma oranı tespit edilerek, Özel Dairenin bozma ilamında gösterilen ilke ve esaslar doğrultusunda işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, evlilik sürerken yapılan bu tür paylaşımların o eşin kişisel mal grubuna terk anlamına geldiğini kabul etmiştir. Karara göre aksini iddia eden eş bunu ispatlamalıdır. Sonuç olarak artık değer hesabı için, taşınmazın satın alınma tarihindeki değerinin ne kadarının kişisel, ne kadarının edinilmiş mallarla karşılandığı oran olarak saptanmalıdır. Mahkemenin "eşler tasfiyeyi zaten kendi aralarında yapmıştır" gerekçesi kabul edilmemiştir.
Edinilmiş mal karinesine karşı ileri sürülen savunma yeterli delille ispatlanamazsa mal edinilmiş sayılır ve artık değere girer
Edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde erkek eş adına kayıtlı araç nedeniyle kadın eş katılma alacağı istedi. Erkek, aracın gerçekte başkasına ait olduğunu savundu ve yazışmalar sundu; bu yazışmalarda ikrar sayılabilecek bir beyan bulunmuyordu.
“davalının kanuni bir karineye karşı yapmış olduğu savunmasını yeterli nitelikte delillerle ispatlayamadığı sonucuna varılmış ve Özel Dairenin bozma ilâmında gösterilen ilke ve esaslar doğrultusunda işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, TMK m. 222/3'teki edinilmiş mal karinesinin gücünü vurgulamıştır. Rejim süresince edinilen mal, aksi ispatlanmadıkça edinilmiş maldır ve artık değer hesabına girer. Karineye karşı ileri sürülen savunmanın soyut beyanlarla değil, ikrar niteliğinde açık delillerle desteklenmesi gerekir.
Araç üzerindeki banka rehni malın edinilmiş mal niteliğini değiştirmez; dava açıldıktan sonra satılan araçlar mevcut kabul edilerek hesaba katılır
Tasfiyeye konu araçlar üzerinde bankaca rehin bulunuyordu ve bu araçlar boşanma davası açıldıktan sonra üçüncü kişiye satılmıştı. Mahkeme bu nedenle araçlardan kaynaklanan alacak istemini reddetti.
“araçlar üzerine ilgili bankaca rehin konulmuş olması araçların edinilmiş mal niteliğini değiştirmez. Bu araçlar boşanma davası açıldıktan sonra üçüncü kişiye satılmış olduğundan mal rejiminin sona erdiği anda mevcut olduğu kabul edilerek yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davacı lehine tasfiye hesabına dahil edilmeleri, değer ve hesap bilirkişilerinden rapor aldırılarak bu araçlar yönünden davacı lehine artık değere katılma alacağının hesabı ve gerçekleşecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile bu araçlardan kaynaklanan alacak talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Rehin, malın hangi mal grubuna girdiğini değiştirmez; yalnız o mala ilişkin borç olarak artık değer hesabında düşülür. Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan araçlar, sonradan satılmış olsalar bile mevcutmuş gibi tasfiye hesabına dahil edilir ve değer ile hesap bilirkişilerinden rapor alınarak artık değere katılma alacağı belirlenir.
Rejimin sona ermesinden sonra tasfiyeden önce satılan mal, birlik giderleri için tüketilmediği sürece varmış gibi hesaba katılır
Tasfiyeye konu mesken, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınmış, boşanma davasının açılmasından sonra üçüncü kişiye satılmıştı. Mahkeme bu nedenle davayı reddetti.
“Mal rejiminin sona ermesinden sonra ancak tasfiyeden önce, edinilmiş mal grubuna ait mevcut bir mal; evlilik birilğine ilişkin giderler kapsamında diğer eşin rızası veya mahkeme kararıyla tüketilerek elden çıkarılmış olmadıkça, bu malın tasfiyede varmış gibi değerlendirilerek artık değere katılma alacağı hesabına dahil edilmesi gerekir”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Belirleyici olan, malın rejimin sona erdiği tarihte o eşin malvarlığında bulunmasıdır. Daha sonra yapılan satış, malın hesaptan çıkarılmasını gerektirmez; ancak mal, evlilik birliğine ilişkin giderler kapsamında diğer eşin rızası veya mahkeme kararıyla tüketilmişse hesaba katılmaz. Bu ayrım, satış bedelinin nereye gittiğinin araştırılmasını gerektirir.
Hisse senetlerinin rejimin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı araştırılmadan artık değer hesabına dahil edilemez
Mahkeme, hisse senetlerinin edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde iktisap edilmiş olmasını yeterli görerek bunları eklenecek değer olarak hesaba dahil etti ve alacağa hükmetti.
“Mahkemece, hüküm altına alınan alacağa esas hisse senetlerinin mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut veya daha önce mevcutken TMK'nun 229. madde kapsamında eklenecek değer olarak elden çıkarılmış olup olmadığı hususu; mahkemece, gösterilen deliller çerçevesinde usulünce araştırılıp değerlendirilmeden, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde iktisap edilmiş olması yeterli kabul edilmiş; bu şekilde hisse senetlerinin eklenecek değer olarak, artık değere katılma alacağı hesabına dahil edilmesi suretiyle alacağa hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Bir değerin artık değere girebilmesi için ya rejimin sona erdiği tarihte mevcut olması ya da TMK m. 229 koşullarıyla eklenecek değer sayılması gerekir. Rejim döneminde alınmış olmak tek başına yetmez; menkul kıymetlerin akıbeti kayıtlar üzerinden araştırılmalıdır.
Hesap, malın gerçek alım bedeli üzerinden yapılmalıdır; farazi bir alım değeri esas alınamaz
Taşınmaz 2008 yılında 130.000 TL'ye alınmış, bedelin bir kısmı üçüncü kişi tarafından ödenmiş, kalanı döviz cinsinden 120 ay vadeli konut kredisiyle karşılanmıştı. Boşanma davasından sonra ödenmeye devam eden 100 taksit bulunuyordu. Bilirkişi ise alım tarihindeki değeri 144.486,18 TL kabul ederek hesap yaptı.
“dayanak alınan rapordaki hesaplama yöntemi Daire uygulamaları ile yasaya uygun değildir. Toplanan delillere göre dava konusu taşınmaz 20.3.2008 tarihinde 130.000 TL'ya alınmış olmasına rağmen, karara esas alınan raporda, alım tarihinde taşınmaz değerinin 144.486,18 TL olduğunun kabul edilmesi ve bu değer üzerinden hesaplama yapılmış olması doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Artık değer hesabında malın gerçek alım bedeli ile ödemelerin kaynağı esas alınır; bilirkişinin farklı bir alım değeri varsayması yöntem hatasıdır. Kararda ayrıca kredi taksitlerinin kim tarafından ve hangi dönemde ödendiğinin ayrıştırılması gerektiği de ortaya konmuştur; boşanma davasından sonraki taksitler ayrı değerlendirilir.
Kişisel maldan yapılan katkı denkleştirildikten sonra kalan bölüm üzerinden artık değere katılma alacağı belirlenir
Dava konusu aracın kişisel mal olduğu iddiası ispatlanamadı; buna karşılık aracın alımında eşin evlilik öncesinde edindiği başka bir aracın satış parasının kullanıldığı sabit oldu. Mahkeme buna rağmen karşı davayı tümüyle reddetti.
“Ne var ki, bu aracın alımında davacı/karşı davalı eşin evlilik öncesi edindiği bir başka aracın satışından elde edilen satış parasının kullanıldığı da sabit olmuştur. Bu nedenle, davacı/karşı davalı eşin kişisel malından yaptığı bu katkının denkleştirmesi yapılarak edinilmiş mal olan kalan bölüm içerisindeki davalı/karşı davacının artık değere katılma alacağının belirlenip hüküm altına alınması gerekirken; yazılı gerekçeyle karşı davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Mal edinilmiş sayıldığında dava tümüyle reddedilmez; önce kişisel maldan gelen katkı denkleştirilir, geriye kalan edinilmiş mal bölümü üzerinden diğer eşin artık değere katılma alacağı hesaplanır. Yani kişisel mal savunmasının kısmen doğru çıkması, alacağı sıfırlamaz yalnız azaltır.
Ferdileşme yapılmamış kooperatif konutunda doğrudan bağımsız bölüm değeri değil, kooperatif hakkının değeri esas alınır
Alacağa konu dairenin bulunduğu binada kat mülkiyeti kurulmuştu; ancak ferdi mülkiyete geçilmemiş ve bağımsız bölüm hâlâ kooperatif adına kayıtlıydı. Bilirkişi, tasfiye hesabında doğrudan bağımsız bölümün sürüm değerini esas aldı.
“Alacak talebine konu edilen dairenin içinde bulunduğu ana yapıda (binada) kat mülkiyeti kurulmuş ise de, ferdi mülkiyete geçilmediği ve (16) numaralı bağımsız bölüm halen kooperatif adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, yukarda edinilmiş mal niteliğinde olduğu belirtilen hakkın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tasfiye hesabında, sürüm değeri olarak doğrudan taşınmaz (bağımsız bölüm) esas alınarak tespit edilmesi ve mahkemece de bu değer esas alınarak alacağa hükmedilmesi doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Edinilmiş mal niteliğindeki değer, tapuda kayıtlı bağımsız bölüm değil kooperatif üyeliğinden doğan haktır. Bu nedenle sürüm değeri de bu hak üzerinden belirlenmelidir. Ferdileşme gerçekleşip bağımsız bölüm eş adına tescil edilmedikçe doğrudan taşınmaz değeri üzerinden hesap yapılması hatalıdır.
Katılma alacağını azaltmak kastıyla çekilen banka parası eklenecek değer sayılır ve yarısı üzerinden alacağa hükmedilir
Banka hesabındaki paranın, karşı tarafın katılma alacağını azaltmak kastıyla çekildiği belirlendi. Mahkeme buna rağmen bu yöndeki istemi reddetti ve ayrıca talep edilmesine rağmen faize hükmetmedi.
“tasfiye sırasında mevcut bir para bulunmadığı sabit ise de, dosya kapsamına, hesaptaki paranın boşanma dava tarihinden hemen önce çekilmiş bulunmasına göre, TMK'nun 229. maddesi uyarınca karşı tarafın katılma alacağını azaltmak kastı ile yapıldığı anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Eklenecek değer olarak hesaba katılan para, edinilmiş mal grubuna girer ve artık değerin yarısı oranında diğer eşin alacağını doğurur. Kararda ayrıca talep edildiği hâlde faize hükmedilmemesinin de hatalı olduğu belirtilmiştir; bu nedenle dilekçede faiz isteminin açıkça yazılması önemlidir.
Talep alacağa dönüştürülmüşse tapu iptali ve tescile karar verilemez; taleple bağlılık ilkesi aşılamaz
Dava, önce tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak istemiyle açılmış; sonra iptal-tescil isteminden vazgeçilerek istem tasfiyeden doğan alacağa dönüştürülmüş ve ıslahla artırılmıştı. Mahkeme buna rağmen tapu iptali ve tescile hükmetti.
“Son talep alacağa ilişkin olmasına rağmen mahkemece iptal tescile karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece talep aşılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan hak şahsi alacak hakkı olduğundan, istem alacağa dönüştürülmüşse mahkeme ayni sonuç doğuran bir hüküm kuramaz. Bu karar, dilekçedeki istem sonucunun net yazılmasının ve yapılan ıslah ile vazgeçmelerin tutanağa açık biçimde geçirilmesinin önemini gösterir.
Üçüncü kişiye karşı açılan dava ayrılmalı ve eş hakkındaki alacak davasının sonucu bekletici sorun yapılmalıdır
Katılma alacağı davası hem eski eşe hem de lehine devir yapılan üçüncü kişiye karşı birlikte açılmıştı. Mahkeme, üçüncü kişinin sorumluluğu bakımından tasfiyenin sonucunu beklemeden karar verdi.
“eş hakkındaki alacak davasının kesinleşmesi ve davalı eşten alacağın tahsil edilememesi halinde üçüncü kişi diğer davalının sorumluluğu doğacağı düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Üçüncü kişinin sorumluluğu ancak eş hakkındaki alacak kesinleşip tahsil edilemediğinde doğar. Bu nedenle üçüncü kişiye yöneltilen dava HMK m. 167 uyarınca ayrılmalı, eş hakkındaki davanın sonucu HMK m. 165/1 gereği bekletici sorun yapılmalıdır. Karar, artık değer hesabının tamamlanmadan üçüncü kişiye gidilemeyeceğini göstermektedir.
Madde gerekçesi
Madde 231- Madde İsviçre Medenî Kanununun 210 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde artık değerin nasıl hesaplanacağını düzenlemektedir. Birinci fıkrada artık değerin, eklemelerden ve denkleştirmeden sonra elde edilecek miktarlar da katılmak suretiyle her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallarla ilgili borçlar çıktıktan sonra kalan miktardan ibaret olduğu belirtilmiştir. İkinci fıkra, yapılacak hesaplama sonucu edinilmiş mallarla ilgili bir artık değerin ortaya çıkmaması hâlinde yani değerdeki eksilme hâlinde bunun nazara alınmayacağını öngörmüştür.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 92Gerekçenin ikinci fıkraya ilişkin kısa açıklaması, uygulamada büyük önem taşıyan bir korumayı ifade eder: tasfiye yalnız olumlu bakiye üzerinden yapılır. Bir eşin edinilmiş mallarına ilişkin borçları o malları aşıyorsa, diğer eş bu eksilmeye katılmaz; artık değer sıfır kabul edilir ve o mal grubu bakımından katılma alacağı doğmaz. Madde, Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktu. Kural mal rejimi mal ayrılığı olduğundan (743 s. K. m. 170) eşlerin malvarlıklarının toplanıp borçların düşülmesiyle bulunan bir "artık değer" kavramı bulunmuyordu. Boşanma hâlinde her eş kendi mallarını geri alıyor, diğerinin malvarlığındaki artıştan pay alamıyordu; uygulamada bu boşluk katkı payı alacağı ile doldurulmaya çalışılmıştır.
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 231 | |
|---|---|---|
| Kavram | Artık değer yoktu | Artık değer tanımlandı |
| Hesap | Yapılmıyordu | Mallar + ekleme + denkleştirme − borçlar |
| Zarar | — | Değer eksilmesi dikkate alınmaz |
| Sonuç | Her eş kendi malını alırdı | Artık değerin yarısı diğer eşe |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 219: Edinilmiş mallar.
- TMK m. 220: Kişisel mallar.
- TMK m. 222: İspat.
- TMK m. 227: Değer artış payı.
- TMK m. 228: Malların ayrılması.
- TMK m. 229: Eklenecek değerler.
- TMK m. 230: Denkleştirme.
- TMK m. 232: Sürüm değeri.
- TMK m. 235: Değerlendirme anı.
- TMK m. 236: Katılma alacağı.
- TMK m. 241: Üçüncü kişilere karşı dava.
Artık değerin ve katılma alacağınızın doğru hesaplanması, kredi borçlarının ve kaçırılan malların hesaba yansıtılması için dosyanızı değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 231 ne diyor?
TMK m. 231'e göre artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır; değer eksilmesi göz önüne alınmaz.
Artık değer nasıl hesaplanır?
Edinilmiş malların tasfiye anındaki değerleri toplanır, eklenecek değerler ve denkleştirme katılır, sonra o mallara ilişkin borçlar düşülür.
Artık değer her eş için ayrı mı bulunur?
Evet. Her eşin kendi edinilmiş malları üzerinden ayrı hesaplanır, sonra karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK m. 236).
Eşimin borcu mallarından fazlaysa ben de sorumlu olur muyum?
Hayır. Değer eksilmesi göz önüne alınmaz; artık değer sıfır kabul edilir (TMK m. 231/2).
Kredi borcu hesaptan düşülür mü?
Evet. O mala ilişkin kredinin rejimin sona erdiği tarihteki kalan anaparası düşülür.
Boşanmadan sonra ödediğim taksitler ne olur?
Ayrı değerlendirilir ve ödeyen eş lehine denkleştirilir (Yargıtay 8. HD, 2015/21752 E., 2016/3258 K., 25.02.2016).
Araç üzerindeki rehin malı tasfiye dışında bırakır mı?
Hayır. Rehin, malın edinilmiş mal niteliğini değiştirmez (Yargıtay 8. HD, 2015/20909 E., 2015/23030 K., 23.12.2015).
Eşim dava açıldıktan sonra malı sattıysa?
Mal, rejimin sona erdiği tarihte mevcut olduğundan varmış gibi hesaba katılır (Yargıtay 8. HD, 2014/20957 E., 2016/1791 K., 03.02.2016).
Satış parası harcanmışsa ne olur?
Mal, birlik giderleri kapsamında rızanızla veya mahkeme kararıyla tüketilmişse hesaba katılmaz; aksi hâlde katılır (TMK m. 231/1).
Rejim döneminde alınmış olmak yeterli mi?
Hayır. Malın rejimin sona erdiği tarihte mevcut olması ya da eklenecek değer sayılması gerekir (Yargıtay 8. HD, 2015/387 E., 2016/7041 K., 18.04.2016).
Eşim malın başkasına ait olduğunu söylüyor, ne olur?
Edinilmiş mal karinesine karşı ileri sürülen savunma yeterli delille ispatlanmazsa mal edinilmiş sayılır (Yargıtay HGK, 2023/467 E., 2024/199 K., 24.04.2024).
Kişisel malla alınan malda hiç alacağım olmaz mı?
Olur. Önce kişisel katkı denkleştirilir, kalan bölüm üzerinden artık değere katılma alacağınız hesaplanır (Yargıtay 8. HD, 2014/14942 E., 2015/22887 K., 21.12.2015).
Malın değeri hangi tarihe göre bulunur?
Tasfiye anındaki sürüm değeri esas alınır (TMK m. 232, TMK m. 235).
Bilirkişi farklı bir alım değeri kabul edebilir mi?
Hayır. Hesap, malın gerçek alım bedeli üzerinden yapılmalıdır (Yargıtay 8. HD, 2015/21752 E., 2016/3258 K., 25.02.2016).
Kooperatif konutunda değer nasıl belirlenir?
Ferdileşme yapılmamışsa bağımsız bölüm değeri değil, kooperatif hakkının değeri esas alınır (Yargıtay 8. HD, 2015/21728 E., 2016/3134 K., 23.02.2016).
Eşim boşanmadan önce hesabındaki parayı çektiyse?
Katılma alacağını azaltma kastı varsa para eklenecek değer sayılır (Yargıtay 8. HD, 2014/17630 E., 2014/19709 K., 03.11.2014).
Evlilik içinde aramızda yaptığımız paylaşım geçerli mi?
Serbest iradeyle yapılan paylaşımda her pay, o eşin kişisel mal grubuna terk edilmiş sayılır (Yargıtay HGK, 2019/301 E., 2022/79 K., 08.02.2022).
Tapunun yarısını isteyebilir miyim?
Hayır. İstem alacağa dönüştürülmüşse tescile karar verilemez (Yargıtay 8. HD, 2014/16229 E., 2015/23330 K., 28.12.2015).
Malı alan üçüncü kişiden tahsil edebilir miyim?
Ancak eş hakkındaki alacak kesinleşip tahsil edilemezse; bu nedenle o dava ayrılır ve bekletici sorun yapılır (Yargıtay 8. HD, 2015/911 E., 2016/8977 K., 23.05.2016).
Faiz isteğimi ayrıca yazmalı mıyım?
Evet. Talep edildiği hâlde faize hükmedilmemesi bozma sebebidir; bu nedenle istem dilekçede açıkça yer almalıdır (Yargıtay 8. HD, 2014/17630 E., 2014/19709 K., 03.11.2014).
Eski Kanun'da artık değer var mıydı?
Hayır. 743 sayılı Kanun'da kural mal rejimi mal ayrılığıydı (743 s. K. m. 170); artık değer kavramı bulunmuyordu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 220, 222, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 235, 236, 241
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 170
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 231 gerekçesi s. 92, Komisyon değişiklik listesi s. 312-313
- Yargıtay HGK, 2023/467 E., 2024/199 K., 24.04.2024
- Yargıtay HGK, 2019/301 E., 2022/79 K., 08.02.2022
- Yargıtay 8. HD, 2015/911 E., 2016/8977 K., 23.05.2016
- Yargıtay 8. HD, 2015/387 E., 2016/7041 K., 18.04.2016
- Yargıtay 8. HD, 2015/21752 E., 2016/3258 K., 25.02.2016
- Yargıtay 8. HD, 2015/21728 E., 2016/3134 K., 23.02.2016
- Yargıtay 8. HD, 2014/20957 E., 2016/1791 K., 03.02.2016
- Yargıtay 8. HD, 2014/16229 E., 2015/23330 K., 28.12.2015
- Yargıtay 8. HD, 2015/20909 E., 2015/23030 K., 23.12.2015
- Yargıtay 8. HD, 2014/14942 E., 2015/22887 K., 21.12.2015
- Yargıtay 8. HD, 2014/17630 E., 2014/19709 K., 03.11.2014
