TMK 229'a göre bir eşin, rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğerinin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile rejim süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Ekleme yalnız hesabi bir işlemdir; devir geçerliliğini korur ve devralana yönelme ancak TMK m. 241 koşullarıyla mümkündür (Yargıtay 8. HD, 2012/11057 E., 2013/7419 K., 20.05.2013).
- Eklenecek değer
- Elden çıkarılmış olmasına rağmen hesaba katılan malvarlığı değeri (TMK m. 229/1).
- Karşılıksız kazandırma
- Bir yıl içinde, rıza olmadan ve olağan hediye niteliği taşımadan yapılan bedelsiz kazandırma (TMK m. 229/1-1).
- Azaltma kastı
- Diğer eşin katılma alacağını düşürme amacı; ispatı alacaklı eştedir (Yargıtay 8. HD, 2015/16956 E., 2017/6714 K., 09.05.2017).
- İhbar
- Kararın devralan üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için davanın ona bildirilmesi (TMK m. 229/2).
TMK 229 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birinci hâl | Son bir yıl içinde rıza dışı karşılıksız kazandırma | TMK m. 229/1-1 |
| İkinci hâl | Katılma alacağını azaltma kastıyla devir | TMK m. 229/1-2 |
| İstisna | Olağan hediyeler | TMK m. 229/1-1 |
| İşlevi | Yalnız hesabi ekleme; devir geçerli kalır | Yargıtay 8. HD, 2013/7419 K. |
| İspat yükü | Alacağı isteyen eşte | Yargıtay 8. HD, 2017/6714 K. |
| Değer | Devir tarihindeki sürüm değeri | Yargıtay 8. HD, 2016/6712 K. |
| Üçüncü kişi | Tasfiyenin başında sorumlu tutulamaz | Yargıtay 8. HD, 2015/16975 K. |
| İhbar | Karar, ihbar koşuluyla üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir | TMK m. 229/2 |
| Sınır | Eşler arası devirlere uygulanmaz | Yargıtay 8. HD, 2013/7419 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 208. maddesinden kısmen değiştirilerek alınmıştır. Gerekçe, tasfiyenin adil biçimde gerçekleştirilebilmesi için eşlerin bazı işlemlerle devrettiği edinilmiş mallara ait değerlerin tasfiye sırasında edinilmiş mallara eklenmesi gerektiğini; eşlerden her biri diğerinin malvarlığındaki artıştan pay alacağından, diğerinin bu payı azaltmak maksadıyla yaptığı tasarrufların hesaba katılmasının zorunlu olduğunu belirtir. Gerekçeye göre birinci bentte öngörülen bir yıllık süre, mirasta tenkise tabi tasarruflara ilişkin hükümle paralellik sağlamak amacıyla seçilmiştir; İsviçre Medenî Kanunu'nda bu süre beş yıldır. İkinci bent bakımından gerekçe, bir eşin rejimin devamı süresince diğer eşin payını azaltmak amacıyla yaptığı devirlerin tasfiyede edinilmiş mallara hiç devredilmemiş gibi ekleneceğini açıklar. Tasarıda, İsviçre Medenî Kanunu'nun 208. maddesinin ikinci fıkrasındaki, kararın dava kendisine ihbar edilmişse devirden yararlanan kişi için de verileceğine ilişkin hüküm, usul kanunundaki ihbar hükümleri yeterli görülerek alınmamıştı. Adalet Komisyonu ise bu yöndeki fıkrayı maddeye ilave etmiş ve birinci fıkranın (2) numaralı bendindeki "payını" ibaresini terim birliği için "katılma alacağını" biçiminde değiştirmiştir (S. Sayısı 723, s. 312).
Bu madde, uygulamada "mal kaçırma" olarak bilinen durumun karşılığıdır. İki ayrı hâl vardır ve koşulları farklıdır: birinci hâlde devir son bir yıl içinde, karşılıksız ve rızanız olmadan yapılmış olmalıdır; burada ayrıca kötü niyet aramak gerekmez. İkinci hâlde ise süre sınırı yoktur, rejimin başından sonuna kadar yapılan her devir kapsama girebilir; ancak bu kez katılma alacağınızı azaltma kastını ispat etmeniz gerekir. En önemli yanılgı, bu maddeyle devrin iptal edileceğinin sanılmasıdır: tapu iptali istenemez, mal geri getirilmez; mal sadece hesapta varmış gibi kabul edilir ve alacağınız eşinizden tahsil edilir. Devralan kişiye ancak tasfiye sonunda eşinizin malvarlığı alacağınızı karşılamazsa ve davayı ona ihbar ettiyseniz gidilebilir.
Birinci hâl: son bir yıl içindeki karşılıksız kazandırmalar
- Koşullar: Kazandırma, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan ve olağan hediyeler dışında yapılmış olmalıdır (TMK m. 229/1-1).
- Kast aranmaz: Bu bentte ayrıca katılma alacağını azaltma kastı aranmaz; sürenin, rızasızlığın ve karşılıksızlığın varlığı yeterlidir.
- Bir yıllık sürenin kaynağı: Gerekçeye göre süre, mirasta tenkise tabi tasarruflara ilişkin hükümle paralellik için bir yıl olarak belirlenmiştir; İsviçre'de aynı süre beş yıldır.
- Olağan hediyeler: Doğum günü, bayram, düğün gibi vesilelerle yapılan ve ailenin ekonomik gücüyle orantılı hediyeler kapsam dışındadır.
- Rıza: Rızanın açık olması şart değildir; birlikte alınan kararlarla yapılan kazandırmalar bu bent kapsamına girmez.
- Başlangıç tarihi: Bir yıllık süre, rejimin sona erdiği tarihten yani boşanmada dava tarihinden geriye doğru hesaplanır (TMK m. 225).
İkinci hâl: katılma alacağını azaltma kastıyla devirler
- Süre sınırı yok: Bu bent, rejimin başlangıcından sona ermesine kadar yapılan bütün devirleri kapsar (TMK m. 229/1-2).
- Aranan unsur: Devrin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılmış olması gerekir; gerekçe bunu, mirastaki "saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapılan temlikler"e benzetir.
- İspat yükü: Bu kastı, alacağı isteyen eş ispatlar (Yargıtay 8. HD, 2015/16956 E., 2017/6714 K., 09.05.2017).
- Kastın belirtileri: Devrin boşanmaya yakın bir tarihte yapılmış olması ve zorunlu bir ihtiyaçla açıklanamaması kastın kabulü için yeterli görülebilir (Yargıtay 8. HD, 2014/21043 E., 2016/2569 K., 17.02.2016).
- Görünürdeki satışlar: Bedeli gerçekte ödenmemiş, devralanın satın almadığını beyan ettiği işlemler gerçek satış sayılmaz ve eklenecek değer kabul edilir (Yargıtay 8. HD, 2017/12991 E., 2017/11707 K., 28.09.2017).
- Uygulanmayacağı hâl: Madde, eşler arasında yapılan devirlere değil, eşler dışındaki kişilere yapılan kazandırma ve devirlere uygulanır (Yargıtay 8. HD, 2012/11057 E., 2013/7419 K., 20.05.2013).
Eklemenin hukuki sonucu
- Yalnız hesabi işlem: Ekleme kâğıt üzerinde yapılır; devredilen mal geri getirilmez ve yapılan kazandırma geçerliliğini korur (Yargıtay 8. HD, 2012/11057 E., 2013/7419 K., 20.05.2013).
- Tapu iptali istenemez: Bu maddeye dayanarak tasarrufun iptali ya da tapu iptali ve tescil talep edilemez (Yargıtay 8. HD, 2015/6857 E., 2015/16975 K., 29.09.2015).
- Borçlu eş: Hesaplanan alacak, devri yapan eşten tahsil edilir.
- Elden çıkarma alacağı düşürmez: Malın satılmış olması katılma alacağı talebini ortadan kaldırmaz (Yargıtay 8. HD, 2013/9549 E., 2014/5481 K., 27.03.2014).
- İkame değerler: Satılan malın yerine geçen değer de edinilmiş mal sayılır (Yargıtay 8. HD, 2013/7271 E., 2014/2331 K., 13.02.2014).
- Denkleştirme ve artık değer: Eklenecek değerler, denkleştirmeden elde edilen miktarlarla birlikte artık değer hesabına girer (TMK m. 230, TMK m. 231).
Değerlendirme anı ve hesap
- Kanun metni: Edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m. 235).
- Yerleşik uygulama: Azaltma kastıyla devredilen malda devir tarihindeki sürüm değeri esas alınır ve bunun yarısı katılma alacağıdır (Yargıtay 8. HD, 2014/25885 E., 2016/6712 K., 13.04.2016).
- Uzman görüşü: Devir tarihindeki sürüm değeri, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla saptanır (Yargıtay 8. HD, 2012/10894 E., 2013/6147 K., 29.04.2013).
- Farklı yaklaşım: Bazı kararlarda malın devir tarihindeki durumu esas alınarak tasfiye yani karar tarihindeki sürüm değerinin hesaplanacağı belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2015/22114 E., 2018/81 K., 09.01.2018).
- Banka hesapları: Yalnız sona erme tarihindeki bakiye değil, önceki toplu çekimler ve tasarruflar da incelenmelidir (Yargıtay 8. HD, 2014/16215 E., 2016/2535 K., 17.02.2016).
- Sürüm değeri: Tasfiyede kural olarak malların sürüm değerleri esas alınır (TMK m. 232).
Üçüncü kişinin durumu ve ihbar
- İhbar zorunluluğu: Mahkeme kararının devralan üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi, davanın ona usulünce ihbar edilmiş olmasına bağlıdır (TMK m. 229/2).
- Komisyonun eklemesi: Bu fıkra Tasarıda yoktu; Adalet Komisyonu tarafından maddeye eklenmiştir (S. Sayısı 723, s. 312).
- Sorumluluğun zamanı: Üçüncü kişi, tasfiyenin başında katılma alacağından sorumlu tutulamaz; hakkında yalnız kazandırmanın ve ihbarın tespitine karar verilir (Yargıtay 8. HD, 2015/6857 E., 2015/16975 K., 29.09.2015).
- TMK m. 241 ile ilişki: Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa, eksik kalan miktarla sınırlı olarak üçüncü kişiye karşı ayrı bir dava açılabilir (TMK m. 241).
- Bağımsız uygulanamaz: Bu nedenle TMK m. 229, m. 241'den ayrı ve bağımsız biçimde uygulanamaz (Yargıtay 8. HD, 2012/11057 E., 2013/7419 K., 20.05.2013).
- Usul: İhbar, dava sırasında HMK hükümlerine göre yapılır ve ihbar olunanın davaya katılması mümkündür.
Eşinizin mal kaçırdığından şüpheleniyorsanız, dava açmadan önce tapu ve trafik kayıtlarının geçmişe dönük dökümünü isteyin; devir tarihlerini boşanma dava tarihiyle karşılaştırın. Son bir yıl içindeki karşılıksız devirler için kast ispatına gerek olmadığından, önce bu dönemi taramanız işinizi kolaylaştırır. Daha eski devirler için azaltma kastını somutlaştırın: devrin yakın akrabaya yapılmış olması, bedelin banka kanalıyla ödenmemiş olması, devralanın satın alma gücünün bulunmaması, devirden sonra malın yine eşiniz tarafından kullanılıyor olması ve devrin boşanma sürecine denk gelmesi güçlü belirtilerdir. Devralan kişiyi tanık değil, mutlaka ihbar olunan sıfatıyla dosyaya dahil ettirin; ihbar yapılmazsa ileride TMK m. 241 yolunu kullanamazsınız. Talebinizi tapu iptali olarak değil alacak olarak kurun. Banka hesapları söz konusuysa mahkemeden hesap hareketlerinin tamamının getirtilmesini ve bankacı ya da mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılmasını isteyin.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Eklenecek değer yalnızca hesabi bir işlemdir; kazandırmanın geçerliliğine dokunulamaz ve madde TMK m. 241'den bağımsız uygulanamaz
Katılma alacağından, lehine devir yapılan üçüncü kişinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulup tutulamayacağı; TMK m. 229'un tek başına uygulanıp uygulanamayacağı tartışıldı.
“Şu halde, TMK.nun 229. maddesinin uygulanabilmesi için bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda katılma alacağının elde edilemediği ve tasarrufta bulunan eşin mal varlığının bunu karşılamadığını belirtir mahkeme kararı, tasarruf ve devirden yararlanan üçüncü şahıslara ancak davanın ihbar edilmesi olması koşuluyla ileri sürülebilecektir. Bu halde alacaklı durumda olacak kişinin istekte bulunması imkanı olacaktır. Bu somut olgu karşısında, TMK.nun 229. maddesinin TMK.nun 241. maddesinden ayrı ve bağımsız olarak uygulanması mümkün görülmemektedir.”
Ne anlama geliyor? Daire, maddenin işlevini net biçimde ortaya koymuştur: ekleme sadece kâğıt üzerinde bir hesap işlemidir; devredilen mal geri getirilmez, yapılan kazandırma geçerliliğini korur. Üçüncü kişiye yönelme ancak tasfiye sonunda borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa ve dava kendisine usulünce ihbar edilmişse, TMK m. 241 çerçevesinde mümkün olur. Madde, eşler arasındaki devirlere değil, eşler dışındaki kişilere yapılan kazandırma ve devirlere uygulanır.
Malın elden çıkarılmış olması katılma alacağı talebini ortadan kaldırmaz
Tasfiyeye konu taşınmaz, rejim devam ederken devredilmişti. Mahkeme, mal mevcut olmadığı gerekçesiyle istemi hatalı nitelendirerek karar verdi.
“229/2. maddesinde, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirlerin, edinilmiş mallara değer olarak ekleneceği hükme bağlanmış olup, davacının hakkı bakımından malların elden çıkarılmış bulunması alacak talebini ortadan kaldırmaz. Dava konusu taşınmaza ilişkin davacının katılma alacağının TMK'nun 219, 229, 231, 235/2 ve 236/1. maddeleri gereğince hesaplanması ve sonucuna göre taleple bağlı kalınarak davanın kabul edilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Eşin malı satmış olması alacağı düşürmez; koşulları varsa mal hiç devredilmemiş gibi hesaba katılır. Alacak, TMK m. 219, 229, 231, 235/2 ve 236/1 birlikte uygulanarak hesaplanır ve taleple bağlı kalınarak hükmedilir.
Üçüncü kişi tasfiyenin başında katılma alacağından sorumlu tutulamaz; hakkında yalnız kazandırmanın ve ihbarın tespitine karar verilir
Şirket payı üzerinde yapılan devir nedeniyle açılan katılma alacağı davasında mahkeme, alacağın davalı eşle birlikte ihbar olunan üçüncü kişiden de müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verdi.
“Karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının tespit edilmesi halinde, işlemin (tasarrufun) iptaline karar verilemez ve üçüncü kişi borçlu eşle birlikte davalı olarak gösterilse bile bu aşamada davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağından üçüncü kişinin sorumluluğuna karar verilemez. Üçüncü kişi hakkında sadece 229. maddedeki amaç doğrultusunda lehine kazandırma veya devrin yapıldığının ve kendisine usulünce ihbar yapılmış olduğunun tespiti kararı ile yetinilmelidir. Zira, ancak tasfiye sonunda borçlu eşin malvarlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumunda, sonradan üçüncü kişi aleyhine TMK'nun 241. maddesine göre eksik kalan miktarla sınırlı olarak alacak davası açılması mümkün olabilecektir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Üçüncü kişiye yönelik olarak yapılabilecek tek şey, lehine kazandırma yapıldığının ve davanın kendisine usulünce ihbar edildiğinin tespitidir. Tasfiye süreci, alacağın tahsiliyle tamamlanır; borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılıyorsa üçüncü kişi hiç sorumlu olmaz. Ancak tahsil aşamasında eksik kalırsa, eksik miktarla sınırlı olarak TMK m. 241'e dayalı ayrı bir dava açılabilir.
Katılma alacağını azaltmak kastıyla devir yapıldığını ispat yükü, alacağı isteyen eştedir
Tasfiyeye konu bağımsız bölüm, boşanma davasından yaklaşık iki yıl önce devredilmişti. Devreden eş, satış parasının evin ve çocukların ihtiyaçlarına harcandığını savundu; mahkeme yemin hakkını davalıya yönelterek azaltma kastını kabul etti.
“Mal rejimin sona erdiği tarihte tasfiye konu mevcut mal olmadığına göre, TMK 229 maddesine göre eklenecek değerlerin varlığını yani, mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devir olduğunu davacının ispatlaması gerekir (TMK m. 6, HMK m. 190).”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Rejimin sona erdiği tarihte mal mevcut değilse, onu hesaba kattırmak isteyen eş, devrin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapıldığını TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca ispatlamak zorundadır. Bu ispat yapılamazsa dava reddedilir; yemin hakkının karşı tarafa yöneltilmesi de hatalıdır.
Boşanmadan kısa süre önce yapılan ve zorunlu bir ihtiyaçla açıklanamayan devir, katılma alacağını azaltma kastı sayılır
Tasfiyeye konu paylar, boşanma davasının açılmasından yaklaşık iki ay önce devredilmişti. Devrin zorunlu bir ihtiyaçtan kaynaklandığı ileri sürülmemiş ve ispatlanmamıştı.
“Payların zorunlu bir ihtiyaçtan dolayı devredildiği de iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda, TMK 229/2 gereği bu taşınmazlar yönünden diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan bir devir olduğunun kabul edilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Daire, azaltma kastının somut olgulardan çıkarılabileceğini göstermiştir. Devrin boşanmaya yakın bir tarihte yapılmış olması ve makul bir gerekçeyle açıklanamaması, TMK m. 229/2 anlamında kastın kabulü için yeterli görülmüştür. Aynı kararda, edinilmiş mal karinesinin aksini ispat yükünün malın kişisel mal olduğunu savunan eşte olduğu da vurgulanmıştır (TMK m. 222/3).
Görünürde satış olan, gerçekte bedeli ödenmemiş devirler eklenecek değer sayılır
Tasfiyeye konu taşınmaz üçüncü kişiye satılmış görünüyordu; ancak tanık, taşınmazı satın almadığını beyan etti ve dosyada eşler arasındaki huzursuzluklar sabitti.
“taşınmazın devrinin gerçek satış olmadığı ve TMK 229. maddesi gereğince eklenecek değer niteliğinde olduğu anlaşıldığından taşınmazın devir tarihindeki niteliği nazara alınarak tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak alacağa hükmedilmesi gerekirken delillerin hatalı değerlendirilmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Tapudaki işlemin "satış" olarak görünmesi tek başına belirleyici değildir; devralan kişinin beyanı, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve devrin yapıldığı dönemdeki aile ilişkileri birlikte değerlendirilir. Gerçek bir satış bulunmadığı sonucuna varılırsa mal, eklenecek değer olarak tasfiyeye dahil edilir.
Azaltma kastıyla devredilen malda, malın devir tarihindeki sürüm değeri esas alınır ve bunun yarısı katılma alacağıdır
Edinilmiş mal niteliğindeki taşınmaz, rejim devam ederken katılma alacağını azaltmak kastıyla üçüncü kişiye satılıp devredilmişti. Devreden eş lehine denkleştirme yapılmasını gerektiren bir miktar da kanıtlanamamıştı.
“Yapılacak hesaplamada malın eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla devredilmesi durumunda, malın sürüm değerinin malın devredildiği tarihteki (26.02.2009) değerinin esas alınacağı (TMK.m.235/2); TMK'nun 236. maddesine göre edinilmiş malda aksi kararlaştırılmamışsa diğer eşin yarı oranında katılma alacağının bulunduğu gözönünde bulundurulmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Daire, eklenecek değerin parasal karşılığını nasıl bulacağını göstermiştir: değerlendirmede malın devredildiği tarihteki sürüm değeri esas alınır (TMK m. 235/2) ve aksi kararlaştırılmadıkça bu değerin yarısı diğer eşin katılma alacağıdır (TMK m. 236/1). Hesap için değer ve hesap bilirkişilerinden ek rapor alınması gerekir.
Yakın akrabaya devredilen taşınmazın devir tarihindeki sürüm değeri uzman bilirkişiyle saptanır ve yarısı artık değer sayılır
Edinilmiş mal niteliğindeki taşınmaz, rejim devam ederken devreden eşin annesine satılarak devredilmişti.
“Söz konusu taşınmazın, edinilmiş mal kabul edilmesi gerektiğine göre TMK'nun 202, 219, 229, 231, 232, 235/2 ve 236/1. maddesi gereğince davacının katılma alacağının hesaplanması, taşınmaz 28.05.2008 tarihinde davalı tarafından annesine satılıp devredildiğinden TMK'nun 235/2. fıkrası uyarınca, taşınmazın devir tarihindeki sürüm değerinin uzman bilirkişi tarafından TMK'nun 232. maddesi uyarınca saptanması, saptanacak sürüm değerinin yarısının artık değer olarak davacıya ait olduğunun kabulüne karar verilmesi (TMK. m.236/1) gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Daire, yakın akrabaya yapılan devirlerde de aynı yöntemin uygulanacağını göstermiştir: taşınmaz edinilmiş mal kabul edilir, devir tarihindeki sürüm değeri TMK m. 232 uyarınca uzman bilirkişiyle belirlenir ve bu değerin yarısı diğer eşin katılma alacağı olur. Aynı kararda zamanaşımının boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlayacağı da belirtilmiştir.
Bir başka yaklaşımda, devredilen malın devir tarihindeki durumu esas alınarak tasfiye (karar) tarihindeki sürüm değeri hesaplanır
Tasfiyeye konu taşınmaz, boşanma davasından yaklaşık bir buçuk ay önce üçüncü kişiye satılmıştı. Mahkeme eklenecek değer kabulünde isabet etmiş, ancak hesabı devir tarihindeki değer üzerinden yapmıştı.
“Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından 229. maddede sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır. Tasfiyede devredilen malvarlığının devir tarihindeki durumu (niteliği, seviyesi, yaşı vs.) esas alınarak tasfiye (karar) tarihindeki sürüm (raiç) değeri hesaplanır. (TMK'nun 235/2.)”
Ne anlama geliyor? Bu karar, değerlendirme anı bakımından farklı bir çizgiyi yansıtır: malın devir tarihindeki durumu (niteliği, seviyesi, yaşı) esas alınır, ancak parasal değer tasfiye yani karar tarihine göre hesaplanır. Kanun metni ile aynı Dairenin başka kararları devir tarihindeki değeri esas aldığından, dava dilekçesinde her iki yönteme göre de hesap yapılmasını istemek ve hangi tarihteki değerin talep edildiğini açıkça belirtmek yerinde olur.
Satılan malın yerine geçen değer de edinilmiş maldır; resmî kayıtla elden çıkarılan araçta devir tarihindeki sürüm değeri esas alınır
Edinilmiş mal niteliğindeki araç, boşanma davasından önce resmî kayıtla satılmıştı. Tanıklar aracın hâlâ devreden eş tarafından kullanıldığını söylese de kayıtlarda devir görünüyordu.
“Ne var ki, araç boşanma dava tarihinden önce resmi kayıtlarla elden çıkarıldığı anlaşıldığından TMK'nun 235/2. fıkrası uyarınca aracın devr edildiği 28.09.2010 tarihindeki sürüm değerinin hesaplamada göz önünde bulundurulması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Daire, iki noktayı birlikte ele almıştır. Birincisi, satılan malın yerine geçen (ikame) değer TMK m. 219/2-5 uyarınca yine edinilmiş maldır; bu nedenle satış, alacağı ortadan kaldırmaz. İkincisi, resmî kayıtla devredilmiş bir araçta hesaplama, TMK m. 235/2 uyarınca devir tarihindeki sürüm değeri üzerinden yapılır; fiilen kimin kullandığı bu sonucu değiştirmez.
Banka ve yatırım hesaplarında yalnız sona erme tarihindeki bakiye değil, daha önce yapılan devir ve tasarruflar da araştırılmalıdır
Tasfiyeye konu vadesiz hesapta ve ona bağlı yatırım hesabında, boşanma dava tarihi itibarıyla yalnızca küçük bir bakiye tespit edilmiş ve hüküm bu tutar üzerinden kurulmuştu.
“bankacı-mali müşavir bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak tasfiye tarihi olan boşanma dava tarihi itibariyle bu hesapta ve bu hesaba bağlı yatırım hesabında tasfiye edilecek bir değer bulunup bulunmadığı, bu değerin TL olarak karşılığının ve tasfiye tarihinden daha önce toplu olarak elden çıkarılmış mevcutlar bulunup bulunmadığının araştırılması; tasfiye tarihinde mevcut bir değer varsa bunun tasfiyeye tabi tutulması, daha önce bu hesaptan ve bu hesaba bağlı yatırım hesabından TMK'nun 229/2. maddesi gereğince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devir ve tasarruflar bulunup bulunmadığının da değerlendirilip, bulunuyorsa bunun da tasfiye hesabına dahil edilmesi ve talep miktarı da gözetilerek alacak talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu konuda eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Banka hesaplarında tasfiye, yalnız sona erme tarihindeki bakiyeye bakılarak yapılamaz; hesabın geçmiş hareketleri bankacı veya mali müşavir bilirkişi eliyle incelenmeli, toplu çekimler ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devir ve tasarruflar belirlenmeli ve bunlar da TMK m. 229/2 uyarınca hesaba eklenmelidir.
Madde gerekçesi
Madde 229- Madde İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesi iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Birinci fıkra iki bent hâlinde olup; aynen alınmıştır. Buna karşılık İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bu tür kazandırma ve devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda, kararın, dava kendisine ihbar edilmişse bu devir ve kazandırmalardan yararlanan için verileceği"ne ilişkin hüküm alınmamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzda davanın üçüncü kişiye ihbarıyla ilgili hükümler mevcut olduğundan, bu genel hükümler varken ayrıca böyle bir hükme gerek olmadığı düşünülmüştür. Maddede eşlerin edinilmiş mallarına ilâvesi gerekli değerler iki bent hâlinde sayılmıştır. Tasfiyenin adil bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için eşlerin bazı işlemlerle devrettiği edinilmiş mallara ait malvarlığı değerlerin tasfiye sırasında edinilmiş mallara eklenmelidir. Eşlerden her biri diğerinin malvarlığındaki artıştan pay alacağından, diğerinin bu payı azaltmak maksadıyla yaptığı tasarrufların tasfiye sırasında hesaba katılması zorunludur. Bu nedenle (1) numaralı bentte, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmaların edinilmiş mallara ek değer olarak eklenmesi öngörülmüştür. İsviçre Medenî Kanununda mal rejiminin sona ermesinden önceki beş yıl içinde yapılan kazandırmaların edinilmiş mallara eklenmesi kabul edilmiştir. Bu hüküm mirasta tenkise tâbi tasarruflara ilişkin 565 inci maddenin (3) numaralı bendi hükmüne paralel olarak kaleme alınmıştır. Maddenin (2) numaralı bendinde, edinilmiş mallara eklenmesi gereken değerlerden ikincisi olarak, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin payını azaltmak amacıyla yaptığı devirler değerlendirilmiştir. Burada da bir önceki bentte olduğu gibi mirasta tenkise tâbi tasarruflar arasında yer alan "saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan temliklere" benzer bir hüküm getirilmiştir. Eşlerden birinin mal rejiminin devam ettiği süre içinde diğer eşin edinilmiş mallardan pay almasını azaltmak üzere yaptığı devirler de tasfiye sırasında edinilmiş mallara, hiç devir edilmemiş gibi eklenecektir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 91Gerekçenin en dikkat çekici yanı, Tasarıda üçüncü kişilere ilişkin fıkranın bilinçli olarak alınmamış olmasıdır: usul kanunundaki ihbar hükümleri yeterli görülmüştür. Adalet Komisyonu bu tercihi değiştirmiş; kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararının, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini belirtmek amacıyla maddeye bir fıkra eklemiştir. Komisyon ayrıca birinci fıkranın (2) numaralı bendindeki "payını" ibaresini terim birliğinin sağlanması amacıyla "katılma alacağını" biçiminde değiştirmiştir (S. Sayısı 723, s. 312).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktu. Kural mal rejimi mal ayrılığı olduğundan (743 s. K. m. 170) eşlerin birbirinin malvarlığındaki artıştan pay alma hakkı bulunmuyor, dolayısıyla bu payı azaltmaya yönelik devirleri hesaba katan bir kurala da ihtiyaç duyulmuyordu. Uygulamada mal kaçırma iddiaları ancak muvazaa ya da alacaklıdan mal kaçırma hükümleriyle ele alınabiliyordu.
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 229 | |
|---|---|---|
| Koruma | Özel hüküm yoktu | Eklenecek değerler kurumu |
| Süre | — | Karşılıksız kazandırmalarda son bir yıl |
| Kast | — | Azaltma kastıyla devirlerde süre sınırı yok |
| Üçüncü kişi | — | İhbar koşuluyla karar ileri sürülebilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 219: Edinilmiş mallar.
- TMK m. 220: Kişisel mallar.
- TMK m. 222: İspat.
- TMK m. 225: Mal rejiminin sona ermesi.
- TMK m. 227: Değer artış payı.
- TMK m. 228: Malların ayrılması.
- TMK m. 230: Denkleştirme.
- TMK m. 231: Artık değer.
- TMK m. 232: Sürüm değeri.
- TMK m. 235: Değerlendirme anı.
- TMK m. 236: Katılma alacağı.
- TMK m. 241: Üçüncü kişilere karşı dava.
Eşinizin kaçırdığını düşündüğünüz malları tasfiye hesabına dahil ettirmek ve katılma alacağınızı korumak için dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 229 ne diyor?
TMK m. 229'a göre bir eşin rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğerinin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile rejim süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir; karar, ihbar koşuluyla devirden yararlanan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir.
Eşim evi başkasına devretti, hakkım kayboldu mu?
Hayır. Koşulları varsa mal hiç devredilmemiş gibi hesaba katılır; elden çıkarma alacağı ortadan kaldırmaz (Yargıtay 8. HD, 2013/9549 E., 2014/5481 K., 27.03.2014).
Tapunun iptalini isteyebilir miyim?
Hayır. Bu maddeye dayanarak tasarrufun iptali istenemez; ekleme yalnız hesabi bir işlemdir (Yargıtay 8. HD, 2012/11057 E., 2013/7419 K., 20.05.2013).
İki hâl arasındaki fark nedir?
Birinci hâlde devir son bir yıl içinde, karşılıksız ve rızanız olmadan yapılmış olmalıdır; ikinci hâlde süre sınırı yoktur ama katılma alacağını azaltma kastını ispat etmeniz gerekir.
Azaltma kastını kim ispatlar?
Alacağı isteyen eş ispatlar (Yargıtay 8. HD, 2015/16956 E., 2017/6714 K., 09.05.2017).
Kastı nasıl ispatlarım?
Devrin boşanmaya yakın yapılması ve zorunlu bir ihtiyaçla açıklanamaması yeterli görülebilir (Yargıtay 8. HD, 2014/21043 E., 2016/2569 K., 17.02.2016).
Satış göründüğü hâlde para ödenmemişse ne olur?
Gerçek satış sayılmaz; mal eklenecek değer olarak tasfiyeye dahil edilir (Yargıtay 8. HD, 2017/12991 E., 2017/11707 K., 28.09.2017).
Eşim malı annesine devretmişse ne olur?
Yakın akrabaya yapılan devirlerde de aynı kurallar uygulanır; devir tarihindeki sürüm değeri belirlenir (Yargıtay 8. HD, 2012/10894 E., 2013/6147 K., 29.04.2013).
Olağan hediye ne demektir?
Doğum günü, bayram, düğün gibi vesilelerle yapılan ve ailenin ekonomik gücüyle orantılı hediyelerdir; bunlar hesaba eklenmez.
Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Mal rejiminin sona erdiği tarihten, yani boşanmada dava tarihinden geriye doğru hesaplanır (TMK m. 225).
Neden beş yıl değil de bir yıl?
Gerekçeye göre süre, mirasta tenkise tabi tasarruflara ilişkin hükümle paralellik sağlamak için bir yıl olarak belirlenmiştir; İsviçre'de beş yıldır.
Devredilen malın değeri hangi tarihe göre bulunur?
Kural olarak malın devredildiği tarih esas alınır (TMK m. 235); uygulamada devir tarihindeki sürüm değeri belirlenip yarısına hükmedilir (Yargıtay 8. HD, 2014/25885 E., 2016/6712 K., 13.04.2016).
Karar tarihindeki değere göre hesap yapılabilir mi?
Bazı kararlarda malın devir tarihindeki durumu esas alınarak tasfiye tarihindeki sürüm değerinin hesaplanacağı belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2015/22114 E., 2018/81 K., 09.01.2018).
Aracı satmışsa ne olur?
Satılan malın yerine geçen değer de edinilmiş maldır; resmî kayıtla devredilen araçta devir tarihindeki sürüm değeri esas alınır (Yargıtay 8. HD, 2013/7271 E., 2014/2331 K., 13.02.2014).
Banka hesabındaki paralar nasıl incelenir?
Yalnız dava tarihindeki bakiye yeterli değildir; geçmiş hesap hareketleri ve toplu çekimler bilirkişiyle incelenir (Yargıtay 8. HD, 2014/16215 E., 2016/2535 K., 17.02.2016).
Malı alan kişiden tahsil edebilir miyim?
Tasfiyenin başında hayır. Üçüncü kişi hakkında yalnız kazandırmanın ve ihbarın tespitine karar verilir (Yargıtay 8. HD, 2015/6857 E., 2015/16975 K., 29.09.2015).
Üçüncü kişiye ne zaman gidebilirim?
Tasfiye sonunda eşinizin malvarlığı alacağı karşılamazsa, eksik miktarla sınırlı olarak (TMK m. 241).
İhbar yapmazsam ne olur?
Mahkeme kararını devralan üçüncü kişiye karşı ileri süremezsiniz; ihbar, maddenin açık koşuludur (TMK m. 229/2).
Eşime devrettiğim mallar da kapsamda mı?
Hayır. Madde, eşler arasındaki devirlere değil eşler dışındaki kişilere yapılan kazandırma ve devirlere uygulanır (Yargıtay 8. HD, 2012/11057 E., 2013/7419 K., 20.05.2013).
Eski Kanun'da böyle bir koruma var mıydı?
Hayır. 743 sayılı Kanun'da kural mal rejimi mal ayrılığıydı (743 s. K. m. 170); eklenecek değerler kurumu bulunmuyordu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 220, 222, 225, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 235, 236, 241, 565
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 170
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 229 gerekçesi s. 91, Komisyon değişiklik gerekçesi s. 312
- Yargıtay 8. HD, 2015/22114 E., 2018/81 K., 09.01.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/12991 E., 2017/11707 K., 28.09.2017
- Yargıtay 8. HD, 2015/16956 E., 2017/6714 K., 09.05.2017
- Yargıtay 8. HD, 2014/25885 E., 2016/6712 K., 13.04.2016
- Yargıtay 8. HD, 2014/21043 E., 2016/2569 K., 17.02.2016
- Yargıtay 8. HD, 2014/16215 E., 2016/2535 K., 17.02.2016
- Yargıtay 8. HD, 2015/6857 E., 2015/16975 K., 29.09.2015
- Yargıtay 8. HD, 2013/9549 E., 2014/5481 K., 27.03.2014
- Yargıtay 8. HD, 2013/7271 E., 2014/2331 K., 13.02.2014
- Yargıtay 8. HD, 2012/11057 E., 2013/7419 K., 20.05.2013
- Yargıtay 8. HD, 2012/10894 E., 2013/6147 K., 29.04.2013
