TMK 197'ye göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir; ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır, ergin olmayan çocuklar için de gereken önlemleri belirler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bu davada dikkate alınacak ölçü tarafların kusur durumu değil, nafakayı isteyen eşin ayrı yaşamada haklı olup olmadığıdır (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021).
- Ayrı yaşama hakkı
- Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eşin, bu tehlike sürdükçe diğer eşten ayrı yaşayabilmesi (TMK m. 197/1).
- Bağımsız tedbir nafakası
- Birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde, ayrı yaşamakta haklı olan eşin kendisi ve çocuklar için boşanma davasından bağımsız olarak istediği parasal katkı (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021).
- Geçici tedbir nafakası
- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin dava süresince re'sen hükmettiği ve kural olarak boşanma kararının kesinleşmesiyle sona eren nafaka (TMK m. 169).
- Ayrı yaşamada haklılık
- Nafaka isteyen eşin, fiilî ayrılığın diğer eşten kaynaklandığını veya ortak hayatın kendisi için tehlikeli hâle geldiğini kanıtlaması; ispat yükü nafaka isteyen eştedir (Yargıtay HGK, 2017/1534 E., 2019/1148 K., 07.11.2019).
- Konuttan yararlanma önlemi
- Ayrı yaşamakta haklı eşin ortak konut ve ev eşyasından yararlanmasının ve yararlanma oranının hâkimce belirlenmesi; konutun bir eşe münhasıran tahsisi anlamına gelmez (Yargıtay 2. HD, 2010/8448 E., 2011/8998 K., 24.05.2011).
TMK 197 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ayrı yaşama hakkı | Kişilik, ekonomik güvenlik veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikedeyse | TMK m. 197/1 |
| Önlemler | Parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma, malların yönetimi | TMK m. 197/2 |
| Haklı sebep olmadan kaçınma | Diğer eş haklı sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınırsa da aynı istemler | TMK m. 197/3 |
| Çocuklar | Velayet, kişisel ilişki ve çocuk için nafaka önlemleri | TMK m. 197/4 |
| Ölçüt | Kusur değil, ayrı yaşamada haklılık | Yargıtay HGK, 2021/347 K. |
| Gelir | Nafaka isteyen eşin geliri isteme engel değil, yalnız miktarı etkiler | Yargıtay HGK, 2007/947 K. |
| İspat | Ayrı yaşamada haklılığı nafaka isteyen eş ispat eder | Yargıtay HGK, 2019/1148 K. |
| Konut | Münhasır tahsis değil, yararlanma önlemi | Yargıtay 2. HD, 2011/8998 K. |
| Süre | Nafaka ayrı yaşama sürdükçe devam eder | Yargıtay HGK, 2016/328 K. |
| Boşanma davası | Boşanma davası açılması tek başına ayrı yaşama hakkı doğurmaz; dava süresince TMK 169 uygulanır | Yargıtay HGK, 2013/1056 K. |
TBMM gerekçesine göre maddenin birinci fıkrası birlikte yaşamaya ara verilmesine ilişkin özel bir önlem getirmekte ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 175. maddesindeki gibi, ortak yaşam nedeniyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi şekilde tehlikeye düşen eşe ayrı yaşama hakkı tanımaktadır. İkinci fıkra İsviçre Medenî Kanunu'nun 176. maddesinden esinlenerek, ayrı yaşamanın haklı olduğu hâllerde hâkimin parasal katkıya, konut ve ev eşyasından hangi eşin hangi oranda yararlanacağına ve malların yönetimine ilişkin önlem almasını öngörmüştür. Gerekçe, bu önlemlerin eşlerden birinin haklı sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak yaşamın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi durumunda da alınacağını ve çocuklarla ilgili önlemlerin velayet hükümlerine dayanacağını belirtir. Tasarının 197. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir.
Eşinizin davranışları nedeniyle ortak konuttan ayrılmak zorunda kaldıysanız veya eşiniz sizi evden uzaklaştırdıysa, boşanma davası açmadan da kendiniz ve çocuklarınız için nafaka, ortak konuttan yararlanma ve çocukların geçici velayeti konusunda önlem isteyebilirsiniz. Nafaka isteminizde belirleyici olan kusur değil, ayrı yaşamakta haklı olduğunuzdur; bu nedenle ayrılığın nasıl başladığını görgü tanıkları, mesajlar ve resmî kayıtlarla belgeleyin. Kendi gelirinizin bulunması nafakaya engel değildir, ancak miktarın belirlenmesinde dikkate alınır.
Ayrı yaşama hakkı hangi koşullarda doğar?
- Kural ve istisna: Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (TMK m. 185/3). TMK 197/1 bu yükümlülüğe bir istisna getirir: eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Hak her iki eşe tanınmıştır ve tehlike sürdüğü sürece devam eder.
- Üç tehlike alanı: Kişilik tehlikesi, eşin beden bütünlüğüne, onuruna veya özgürlüğüne yönelen davranışları; ekonomik güvenlik tehlikesi, geçimin sağlanmaması veya malvarlığı üzerinde baskı kurulmasını; ailenin huzurunun tehlikeye düşmesi ise ortak hayatı sürdürülemez kılan ağır geçimsizlik hâllerini kapsar. Tehlikenin ciddi olması gerekir; olağan tartışmalar ayrı yaşama hakkı doğurmaz.
- Terk ve uzaklaştırma: Yargıtay, eşini bir süre ayrı yaşayalım diyerek evden uzaklaştırıp ortak konuta kendi anne ve babasını getiren eşe karşı diğer eşin ayrı yaşamakta haklı olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2005/13308 E., 2005/16082 K., 22.11.2005). Kiracı olarak oturulan ortak evi bir tartışmanın ardından terk eden koca karşısında ailesinin yanına taşınmak zorunda kalan kadın da ayrı yaşamakta haklı görülmüştür (Yargıtay HGK, 2020/366 E., 2022/1619 K., 29.11.2022).
- Eşini aile evine bırakma: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, evliliğin üçüncü ayında kadını annesinin evine bıraktıran ve barışmak için çaba göstermeyen kocaya karşı, boşanmada eşit kusur belirlenmiş olsa bile kadının ayrı yaşamakta haklı olduğuna karar vermiştir (Yargıtay HGK, 2017/2208 E., 2020/575 K., 09.07.2020).
- Aile büyüklerinin istememesi: Yargıtay, kocanın annesinin kadının ailesine kızlarını artık istemediklerini söylemesi ve kocanın da annesinin istemediğini kendisinin de istemeyeceğini belirterek ayrılığa sebep olması üzerine kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/23663 E., 2017/112 K., 09.01.2017).
- Bağımsız konut açmama: Yargıtay, ayrı ev açmayan, eşini istemediğini söyleyip kovan, birlik görevlerini yerine getirmeyen ve geri çağırdığı evin manevi bağımsızlığı bulunmayan kocaya karşı kadının ayrı yaşama hakkının doğduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/24440 E., 2015/23963 K., 14.12.2015).
- Malvarlığı üzerinde baskı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kadının baba evindeki miras payının satılıp kendisine verilmesi için sürekli baskı yapan kocaya karşı annesinin evine sığınan kadını ayrı yaşamakta haklı görmüştür (Yargıtay HGK, 2007/3-917 E., 2007/947 K., 05.12.2007).
- Şiddet: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun incelediği dosyada, kadının koca ve ailesi tarafından darbedilmesi sonucu evden ayrıldığı bağımsız tedbir nafakası davasında kabul edilmiş ve Kurul bu tespiti oy çokluğuyla sonraki boşanma davasında da bağlayıcı saymıştır (Yargıtay HGK, 2017/2297 E., 2020/672 K., 23.09.2020).
- Diğer eşin boşanma davasının reddi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği bozma gerekçesine göre, kocanın açtığı boşanma davasının kocanın tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedildiği durumda kadın ayrı yaşamakta haklıdır ve lehine hakkaniyete uygun tedbir nafakasına hükmedilmelidir (Yargıtay HGK, 2014/651 E., 2016/286 K., 09.03.2016).
Ayrı yaşamada haklılık nasıl ispatlanır?
- İspat yükü: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre tedbir nafakası isteyen eş ayrı yaşamakta haklılığını ispat etmek zorundadır; hâkim ispata ilişkin genel hükümler çerçevesinde delilleri inceler ve vardığı sonucu denetime elverişli biçimde gerekçelendirir (Yargıtay HGK, 2017/1534 E., 2019/1148 K., 07.11.2019).
- Cevap vermeyen eş: Aynı kararda davaya cevap vermeyen kocanın dava dilekçesindeki iddiaları inkâr etmiş sayıldığı, görgüye dayanmayan ve yalnız davacının anlatımını aktaran tanık beyanının ise haklılığı kanıtlamaya yetmediği belirtilmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1534 E., 2019/1148 K., 07.11.2019). Cevap verilmemesi davayı kendiliğinden kazandırmaz; iddialar yine delille kanıtlanmalıdır.
- Haklılık kanıtlanamazsa: Yargıtay, dosya kapsamına göre ayrı yaşamakta haklı olmadığı anlaşılan eşin istemini reddeden kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/25080 E., 2013/17768 K., 24.06.2013). Kendi açtığı boşanma davası haklı görülmeyerek reddedilen eşin de ayrı yaşamakta ve nafaka istemekte haklı sayılamayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/19057 E., 2013/10805 K., 17.04.2013).
- Delil türleri: Ayrılığın nasıl başladığını gösteren görgü tanıkları, mesaj ve yazışmalar, kolluk tutanakları, koruma kararları ve ceza dosyaları en önemli delillerdir. Tanıkların olayı bizzat görmüş olması, yalnız duyduklarını aktarmamaları gerekir.
Kusur ölçü değildir; gelir yalnız miktarı etkiler
- Kusur: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bağımsız tedbir nafakası davasında kural olarak tarafların kusur durumu ölçü alınamaz; nafaka istenen eş kusursuz olsa bile diğer koşullar gerçekleşmişse nafaka verilebilir (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021). Boşanmada eşit kusur belirlenmesi de ayrı yaşamada haklılığı ortadan kaldırmaz (Yargıtay HGK, 2017/2208 E., 2020/575 K., 09.07.2020).
- Nafaka isteyenin geliri: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, iki kuyumcu şirketinde ortaklığı bulunan ve düzenli geliri olan kadının nafaka isteminin reddini bozmuş; tarafların ekonomik ve sosyal düzeylerinin davanın kabulü noktasında değil, nafakanın miktarında önem taşıdığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021). Düzenli aylık geliri bulunan kadın bakımından da aynı sonuca varılmıştır (Yargıtay HGK, 2007/3-917 E., 2007/947 K., 05.12.2007).
- Daha iyi ekonomik durum: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği gerekçeye göre nafaka isteyen eşin ekonomik durumunun diğer eşten daha iyi olması, diğer eşi tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz; bu durum yalnız miktarın belirlenmesinde dikkate alınır (Yargıtay HGK, 2014/651 E., 2016/286 K., 09.03.2016).
- Hayat seviyesi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği bozma gerekçesine göre hâkim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları hâlinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir (Yargıtay HGK, 2007/3-917 E., 2007/947 K., 05.12.2007).
- Yükümlünün ödeme gücü: Nafaka hakkaniyete göre belirlenir (TMK m. 4). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ayrı yaşama hâlinde evlilik birliği hukuken sürdüğünden nafaka miktarı belirlenirken yükümlünün barınma ihtiyacı için satın alınan konut nedeniyle yaptığı ödemelerin de dikkate alınması gerektiğini oy çokluğuyla kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2014/686 E., 2016/18 K., 20.01.2016).
Haklı sebep olmadan kaçınma ve ortak hayatın olanaksızlaşması (TMK 197/3)
- Kaçınan eşe karşı istem: Eşlerden biri, diğerinin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de ikinci fıkradaki önlemleri isteyebilir (TMK m. 197/3). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınan eş karşısında ayrı yaşamak zorunda kalan eşin, birliğe parasal katkı isteme hakkı vardır (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021).
- Ağır kusurlu eşe karşı: Yargıtay, hakaret eden, güven sarsıcı davranışlarda bulunan, birlik görevlerini yerine getirmeyen ve şiddet uygulayan kocaya karşı kadının nafaka davası açmakta ve ayrı yaşamakta haklı olduğunu belirterek TMK 197/3'e dayanan istemin reddini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/10402 E., 2015/12662 K., 15.06.2015).
- Olanaksızlık: Ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi kusura dayanmayan durumları da kapsar; gerekçeye göre bu hâlde de maddedeki önlemler alınır. Bu durumda da istemde bulunan eş, ortak hayatın olanaksızlaştığını delilleriyle ortaya koymalıdır.
Konut ve ev eşyasından yararlanma
- Yararlanma oranı: Gerekçeye göre hâkim, konut ve ev eşyasından hangi eşin hangi oranda yararlanacağını belirler. Yargıtay, istek hâlinde konut ve ev eşyasından eşlerin hangi oranda yararlanacağının ve parasal katkının belirlenmesi gerektiğini, istek dışında hüküm kurulamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2005/13308 E., 2005/16082 K., 22.11.2005).
- Münhasır tahsis yok: Yargıtay'a göre ayrı yaşamakta haklı eşin ortak konuttan ve eşyalardan yararlanmasına hükmedilmeli; konutun ve ev eşyasının münhasıran bu eşe tahsisi, diğer eş bakımından men-i müdahale sonucunu doğurduğundan TMK 197/2'ye aykırıdır (Yargıtay 2. HD, 2010/8448 E., 2011/8998 K., 24.05.2011).
- Önlem alınması zorunluluğu: Yargıtay, davalının kusurlu davranışları nedeniyle ayrı yaşandığı ve davacının önlem istemekte haklı olduğu kabul edilen dosyada, ayrılmadan önce birlikte oturulan konuttan davacının yararlanması için uygun önlem alınmamasını bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/20271 E., 2016/3469 K., 25.02.2016).
- Evlilik sürdükçe istenebilir: Yargıtay, boşanma kararı bozulduktan sonra boşanma davasından feragat edilmesi nedeniyle evliliği devam eden eşlerde TMK 197 hükmünün uygulanabilir olduğunu ve konuttan yararlanma istemi hakkında karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/4776 E., 2013/9857 K., 09.04.2013).
- Aile konutunun korunması: Konut aile konutu niteliğindeyse, malik eş diğer eşin açık rızası olmadan konutu devredemez ve kira sözleşmesini feshedemez (TMK m. 194). Ayrı yaşama sırasında konutun elden çıkarılması tehlikesi varsa bu koruma ayrıca gündeme gelir.
Eşlerin mallarının yönetimi
- Önlemin konusu: Gerekçeye göre hâkim, ayrı yaşamanın haklı olduğu hâllerde eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlem alabilir. Bu önlem, ayrı yaşama sırasında ortak ekonomik varlığın korunmasına yöneliktir ve istem üzerine alınır.
- Tasarruf yetkisinin sınırlanması: Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiriyorsa hâkim, belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların diğer eşin rızasına bağlanmasına karar verebilir (TMK m. 199).
- Mal ayrılığına geçiş ayrı bir taleptir: Yargıtay'a göre mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesi istemi evlilik birliğinin korunması önlemlerinden değildir; TMK 206'ya dayanan, ayrıca harca tabi bağımsız bir taleptir ve harcı yatırılmışsa esası hakkında karar verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2010/8448 E., 2011/8998 K., 24.05.2011).
Ergin olmayan çocuklar için önlemler (TMK 197/4)
- Geçici velayet: Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır; ortak hayata son verilmişse velayet eşlerden birine verilebilir (TMK m. 336/2). Yargıtay'a göre eşler hâlen evli olsa bile gerekirse geçici velayet düzenlemesi yapılabilir ve bunun için ayrı yaşamakta haklılık aranmaz (Yargıtay 2. HD, 2015/15592 E., 2015/17921 K., 08.10.2015).
- Evliliğin sürmesi engel değildir: Yargıtay, evlilik birliğinin devam etmesinin çocuklarla ilgili önlemlerin alınmasına engel olmadığını belirterek geçici velayet istemi hakkında karar verilmemesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2014/21385 E., 2015/5975 K., 30.03.2015).
- Çocuk için nafaka: Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer (TMK m. 328/1). Yargıtay'a göre çocuğun yanında kaldığı ana veya babanın çocuk için tedbir nafakası isteyebilmesi, kendisinin ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlamasına bağlı değildir (Yargıtay 2. HD, 2016/5023 E., 2016/5640 K., 22.03.2016; Yargıtay 2. HD, 2015/17643 E., 2015/18856 K., 20.10.2015).
- Çocuğun görüşü ve uzman incelemesi: Yargıtay, geçici nitelikte olsa bile velayetin düzenlenmesinde çocuğun üstün yararının esas olduğunu, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması ve 4787 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca görevlendirilecek uzmanlarla tarafların yaşam koşullarının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/8661 E., 2016/9147 K., 04.05.2016).
- Kişisel ilişki: Yargıtay, fiilî ayrılıkta çocukla tedbiren kişisel ilişki kurulması isteminin evrak üzerinden karara bağlanmasını bozmuş; duruşma açılarak delillerin toplanması ve gerektiğinde uzman görüşü alınması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/9467 E., 2008/13057 K., 10.10.2008). Kişisel ilişki talebi hakkında hiç karar verilmemesi de bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2015/15592 E., 2015/17921 K., 08.10.2015).
Boşanma davasındaki tedbir nafakasıyla ilişkisi
- İki ayrı tedbir nafakası: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre tedbir nafakası eşe iki şekilde verilir: birlikte yaşamaya ara verilmesi sebebiyle verilen bağımsız tedbir nafakası (TMK m. 197) ve boşanma veya ayrılık davası açılınca dava süresince geçici önlem olarak verilen tedbir nafakası (TMK m. 169) (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021).
- Sona erme farkı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre TMK 169'a göre hükmedilen nafaka boşanma davasındaki kararın kesinleşmesiyle sona erer; TMK 197'ye göre istenen nafaka ise eşlerin ayrı yaşama durumu sürdükçe geçerli olur (Yargıtay HGK, 2014/1021 E., 2016/328 K., 16.03.2016). Bu nedenle Yargıtay, TMK 197 niteliğindeki nafakanın hükmün kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2014/21385 E., 2015/5975 K., 30.03.2015).
- Boşanma davasının açılması: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre boşanma davasının açılması TMK 197/1'deki ayrı yaşama sebepleri arasında değildir; boşanma davası süresince alınacak önlemler TMK 169'a göre boşanma davasına bakan hâkim tarafından re'sen alınır (Yargıtay HGK, 2013/3-71 E., 2013/1056 K., 10.07.2013).
- Feragat: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma davasından önce açtığı TMK 197 davasından feragat eden eş nafaka isteğinden geriye dönük olarak vazgeçmiş olur; boşanma davasında tedbir nafakasına dava tarihinden değil, feragat tarihinden itibaren hükmedilir (Yargıtay HGK, 2017/3102 E., 2018/46 K., 17.01.2018).
- Boşanma kesinleşince: Boşanma kararı kesinleştikten sonra eşler arasında tedbir nafakası değil, koşulları varsa ve istenirse yoksulluk nafakası söz konusu olur (TMK m. 175). Yargıtay, ayrı yaşamakta haklılık iddiasıyla tedbir nafakası isteyen kadın yararına, taraflar dava sırasında anlaşmalı olarak boşandığı için talep olmadan yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep dışına çıkma saymıştır (Yargıtay 3. HD, 2016/7113 E., 2017/2263 K., 01.03.2017).
- Kesin delil etkisi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kesinleşen bağımsız tedbir nafakası kararında sabit görülen fiziksel şiddetin sonradan açılan boşanma davasında kesin delil oluşturduğuna ve manevi tazminat istemini etkilediğine oy çokluğuyla karar vermiştir (Yargıtay HGK, 2017/2297 E., 2020/672 K., 23.09.2020). Bu nedenle TMK 197 davasında ileri sürülen olaylar ve deliller, ileride açılabilecek boşanma davası düşünülerek dikkatle hazırlanmalıdır.
- Dava açmak kusur değildir: Yargıtay'a göre bağımsız tedbir nafakası davası açmak kanuni bir haktır ve bu hakkın kullanılması boşanma davasında kusur olarak yüklenemez (Yargıtay 2. HD, 2024/623 E., 2025/3616 K., 14.04.2025).
- Birlikte yaşarken: Eşler birlikte yaşıyorsa parasal katkı TMK 197'ye değil TMK m. 196'ya göre istenir; Yargıtay'a göre ayrı yaşama hâlinde TMK 196 uygulanamaz ve istek ayrı yaşamada haklılık aranarak TMK 197'ye göre incelenir (Yargıtay 2. HD, 2012/25080 E., 2013/17768 K., 24.06.2013).
Usul: görev, yetki, harç, değişiklik ve temyiz
- Görevli mahkeme: TMK 197'ye dayanan davalar aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4).
- Yetkili mahkeme: Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemlerde yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir; önlemlerin değiştirilmesi veya kaldırılması kural olarak önlem kararını veren mahkemeden istenir (TMK m. 201).
- Harç: Yargıtay'a göre eş ve çocuklar için istenen bağımsız tedbir nafakası değer ölçüsüne göre nispi harca tabidir; maktu harç yatırılmışsa eksik peşin harç tamamlatılmadan davanın esası incelenemez (Yargıtay 2. HD, 2016/8661 E., 2016/9147 K., 04.05.2016).
- Önlemin değiştirilmesi: Koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse önlemi kaldırır (TMK m. 200). Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması bu yolla istenir.
- Ödenmezse: Yükümlü eş birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim onun borçlularına, örneğin işverenine, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir (TMK m. 198). Nafaka kararı ayrıca icra takibine konu edilebilir (Yargıtay HGK, 2014/1021 E., 2016/328 K., 16.03.2016).
- Temyiz sınırı: Yargıtay, bağımsız tedbir nafakası kararlarında temyiz sınırını bir yıllık nafaka toplamı üzerinden belirlemekte ve bu toplam bölge adliye mahkemesinin karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa temyiz dilekçesini miktardan reddetmektedir (Yargıtay 2. HD, 2025/232 E., 2025/7557 K., 18.09.2025). Yargıtay, 04.06.2025'ten sonra verilen bölge adliye mahkemesi kararlarında bu sınırı 544.000,00 TL olarak uygulamış ve nafakanın kaldırılması istemine ilişkin temyizi de aynı ölçüyle incelemiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/3092 E., 2025/9739 K., 17.11.2025). İstinaf başvurusu kabul edilerek yeniden esas hakkında karar verilmişse, 7589 sayılı Kanun'la HMK m. 362'ye eklenen üçüncü fıkra da gözetilmelidir.
Ayrı yaşamaya başladığınız tarihi, ayrılığın nasıl gerçekleştiğini ve sonrasında eşinizin size ya da çocuklara destek olup olmadığını gösteren delilleri baştan toplayın: olayları bizzat gören tanıklar, mesajlar, kolluk tutanakları, koruma kararları ve eşinizin gelirini gösteren kayıtlar en önemli dayanaklardır. Dilekçenizde kendiniz ve çocuklar için nafakayı, ortak konuttan ve eşyalardan yararlanmayı ve çocukların geçici velayetini ayrı ayrı talep edin; kişisel ilişki düzenlenmesini istiyorsanız bunu da açıkça yazın. Nafaka davasında harcın nispi olarak yatırılması gerektiğini ve bu davada ortaya konan olguların ileride açılacak bir boşanma davasında da önem taşıyacağını unutmayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Bağımsız tedbir nafakasında ölçü kusur değil, ayrı yaşamada haklılıktır; nafaka isteyen eşin geliri ve malvarlığı yalnız miktarı etkiler
Koca ortak konutu terk edince kadın, kendisi ve ortak çocuk için TMK 197'ye dayanarak bağımsız tedbir nafakası istedi. Koca, kadının iki kuyumcu şirketinde ortaklığı bulunduğunu ve ekonomik durumunun çok iyi olduğunu savunarak boşanma davası açtı. Mahkeme, kocanın boşanma davasını onun tam kusurlu olduğu gerekçesiyle reddetti ve çocuk için nafakaya hükmetti; kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu kabul etmesine karşın sabit ve düzenli geliri bulunduğu gerekçesiyle onun nafaka istemini reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kısmı bozdu, mahkeme direndi.
“Bağımsız tedbir nafakası davasında kural olarak tarafların kusur durumu ölçü olarak alınamaz. Tedbir nafakası istenen eş kusursuz olsa bile, diğer koşullar gerçekleşmişse tedbir nafakası verilebilir. Başka bir anlatımla bağımsız tedbir nafakası davasında dikkate alınacak ölçü; tarafların kusur durumları değil, nafakayı talep eden eşin ayrı yaşamada haklı olup olmadığıdır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre haklı bir sebep olmaksızın eşlerden birinin tek taraflı iradesiyle birlikte yaşamaya ara vermesi, evlilik birliğinden doğan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz; TMK 197'nin amacı, birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde haksız olan eşin haklı olan eşe karşı birlik yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamaktır. Tarafların ekonomik ve sosyal düzeyleri davanın kabulü noktasında değil, ancak takdir edilecek nafakanın miktarında önem taşır; bu nedenle geliri ve malvarlığı yüksek olan kadın yararına da uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmelidir.
Ayrı yaşamakta haklı eşin düzenli gelirinin bulunması tedbir nafakasına engel değildir; hâkim birlikte yaşarken sürdürülen hayat seviyesini gözetir
Koca, kadının annesi ve kardeşleriyle birlikte hissedar olduğu ve annesinin oturduğu baba evinin satılıp kadının payının kendisine verilmesi için kadına sürekli baskı yaptı. Baskılara dayanamayan kadın annesinin evine sığındı ve kendisi ile yanında kalan ortak çocuk için tedbir nafakası istedi. Mahkeme çocuk için nafakaya hükmetti, kadının istemini ise düzenli aylık gelirinin bulunduğu gerekçesiyle reddetti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı bozdu, mahkeme direndi.
“Davacının (kadının) gelirinin bulunması, davalının (kocanın) ortak giderlere (elektrik, su, telefon, kira, yakıt parası vs) katılma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmaz; bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Davacının (kadının) gelirinin bulunması, ona tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir. Hâkim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire'nin bu gerekçesini benimseyerek direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur; alıntı, Kurul kararında yer verilen ve benimsenen Özel Daire bozma gerekçesindendir. Karara göre ayrı yaşamakta haklı olan eş diğerinden tedbir nafakası isteyebilir ve diğer eş birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 186/3). Nafaka isteyen eşin geliri yalnız miktarın belirlenmesinde etkilidir. Çocuk için hükmedilen nafakanın başlangıç tarihinin kararda gösterilmemesi de ayrı bir bozma sebebi sayılmıştır.
Ayrı yaşamakta haklılığı nafaka isteyen eş ispat eder; görgüye dayanmayan tanık anlatımıyla nafakaya hükmedilemez
Evlendikten yaklaşık üç ay sonra ortak konuttan ayrılarak başka bir ildeki kendi evine dönen kadın, kocasının kötü davrandığını ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığını ileri sürerek tedbir nafakası istedi. Koca davaya cevap vermedi. Kadın iddialarını yalnız kendi iki çocuğunun tanıklığıyla kanıtlamaya çalıştı; tanıklardan biri olayları görmemiş, annesinden duyduklarını anlatmıştı. Mahkeme nafakaya hükmetti; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi oy çokluğuyla bozdu, mahkeme direndi.
“Hemen yukarıda değinildiği üzere, tedbir nafakası talep edenin ayrı yaşamakta haklılığını ispat etmesi gerekli olup bu hâlde ispata ilişkin genel hükümler dairesinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 187 vd.) taraflarca sunulan deliller üzerinde inceleme yapan hâkimin bu değerlendirme ile varılan sonucu taraf itirazlarını karşılar ve denetime elverişli şekilde gerekçeli kararında ortaya koyması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur. Kurul'a göre davaya cevap vermeyen koca dava dilekçesindeki iddiaları inkâr etmiştir. Kadının dayandığı tanıklardan birinin anlatımı görgüye değil kadının anlatımına dayandığından, diğerinin anlatımı da tek başına yeterli görülmediğinden ayrı yaşamakta haklılık kanıtlanamamıştır. Karar, ayrı yaşama nedenlerinin görgü tanıkları, yazışmalar ve resmî kayıtlar gibi somut delillerle ortaya konulması gerektiğini gösterir.
Boşanmada eşit kusur belirlenmesi, eşini annesinin evine bıraktıran ve barışmak için çaba göstermeyen eşe karşı diğer eşin ayrı yaşamakta haklı olmasına engel değildir
Evliliğin üçüncü ayında koca, kadını annesinin evine bıraktırdı ve sonrasında barışmak için çaba göstermedi. Kadın TMK 197'ye dayanarak bağımsız tedbir nafakası istedi; koca boşanma davası açtı, kadın da karşı dava olarak boşanma istedi. Mahkeme eşlerin boşanmada eşit kusurlu olduğunu kabul ederek boşanmaya karar verdi; kadının nafaka davasını ise kadının tehdit içeren sözleri karşısında kocanın haklı sebeple birlikte yaşamaktan kaçındığı gerekçesiyle reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kısmı bozdu, mahkeme direndi.
“Boşanmaya sebep olan olaylarda gerçekleşen kusur durumuna göre ayrı yaşamaya zorlanan kadının, birlikte yaşamaya ara verilmesinde haklı olduğu gözetilmeksizin asıl davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bağımsız tedbir nafakası yönünden oybirliğiyle bozmuştur. Kurul'a göre bağımsız tedbir nafakası davasında kural olarak tarafların kusur durumu ölçü alınamaz; belirleyici olan, nafaka isteyen eşin ayrı yaşamada haklı olup olmadığıdır. Boşanmada eşit kusur kesinleşmiş olsa da fiilî ayrılık kocanın kadını annesinin evine bıraktırması ve barışmak için çaba göstermemesinden kaynaklandığından kadın ayrı yaşamakta haklıdır. Kurul, boşanmayla birlikte hükmedilen yoksulluk nafakasının boşanma hükmü kesinleştikten sonra işlemeye başlayacağını da belirtmiştir.
Tartışmanın ardından kiracı olarak oturulan ortak evi terk eden eşe karşı, ailesinin yanına taşınmak zorunda kalan eş ayrı yaşamakta haklıdır
Fiilen bir yıl kadar süren evlilikte eşler karşılıklı kusurlu davranışlarda bulunmuştu. Bir tartışmanın ardından koca, kiracı olarak oturdukları ortak evi terk etti; yalnız kalan kadın evden ayrılarak ailesinin yanına taşındı ve TMK 197'ye dayanarak bağımsız tedbir nafakası istedi. Koca daha sonra boşanma davası açtı. Mahkeme boşanmaya sebep olan olaylarda kadını ağır kusurlu kabul ederek boşanmaya karar verdi ve kadının bağımsız tedbir nafakası davasını reddetti; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozdu, mahkeme direndi.
“Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; tarafların fiilen bir yıl kadar sürdüğü anlaşılan evlilikte karşılıklı olarak kusurlu davranışlar sergiledikleri, fiili ayrılığın 02.09.2014 tarihinde yaşanan tartışma sonucunda kiracı olarak oturulan ortak evi erkeğin terk etmesi suretiyle başladığı, dolayısıyla yalnız kalan kadın eşin zaten kira olan evden ayrılarak ailesinin yanına taşınmak zorunda kaldığı ve 17.10.2014 tarihinde TMK'nın 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası istemli davayı açtığı, buna karşılık erkeğin de 02.02.2015 tarihinde eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilen boşanma davasını açtığı anlaşılmış olup ayrı yaşamak zorunda olan kadının, birlikte yaşamaya ara verilmesinde haklı olduğu gözetilmeksizin asıl davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, bağımsız tedbir nafakası davasının reddine ilişkin direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre bağımsız tedbir nafakası davasında dikkate alınacak ölçü tarafların kusur durumu değil, nafakayı isteyen eşin ayrı yaşamada haklı olup olmadığıdır; fiilî ayrılığı ortak evi terk ederek başlatan eş karşısında kira evinden ayrılıp ailesinin yanına taşınmak zorunda kalan eş haklıdır. Aynı kararda boşanmaya ilişkin kusur belirlemesi de oy çokluğuyla bozulmuş, yoksulluk nafakasına ilişkin yeni hükmün incelenmesi Özel Daire'ye bırakılmıştır.
Kendi açtığı boşanma davası haklı görülmeyerek reddedilen eş, ayrı yaşamakta ve nafaka istemekte haklı sayılamaz
Eşlerden biri diğeri aleyhine boşanma davası açmış, dava haklı görülmeyerek reddedilmiş ve karar kesinleşmişti. Aynı eş, ret kararının kesinleşmesinden yaklaşık üç ay sonra kendisi ve ortak çocuk için nafaka ile çocuğun velayetinin kendisine verilmesini istedi. Mahkeme davacı yararına nafakaya hükmetti ve velayeti yalnız davacı tanıklarının beyanlarına dayanarak düzenledi.
“Davacı tarafından açılan boşanma davası reddedildiğine göre, davacı ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklı sayılamaz.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre nafaka istenebilmesi için ayrı yaşamakta haklı olmak gerekir (TMK m. 197); kendi boşanma davası reddedilen eş bu koşulu taşımaz. Evlilik hukuken devam ettiğinden fiilen ayrı yaşama hâlinde velayet eşlerden birine verilebilir (TMK m. 197/4, 336/2); ancak bu düzenlemede de çocuğun yararı esastır ve davalının gösterdiği deliller toplanmadan yalnız davacı tanıklarına dayanılarak karar verilemez.
Boşanma davasının açılması tek başına ayrı yaşama hakkı doğurmaz; boşanma davası süresince geçime ilişkin önlem TMK 169'a göre boşanma davasında alınır
İki yıldır anne ve babasının yanında kalan kadın, kocasının kendisine hiçbir maddi ve manevi destek sağlamadığını ileri sürerek TMK 197'ye dayanarak tedbir nafakası istedi. Dava sürerken koca boşanma davası açtı; boşanma davası kadının kusurlu bulunmasıyla kabul edildi, bu davada tedbir nafakası istenmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedildi ve karar temyiz edilmeden kesinleşti. Mahkeme, kadının ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle nafaka davasını reddetti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, boşanma davasının açıldığı tarihten kesinleştiği tarihe kadar kadın yararına nafakaya hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu, mahkeme direndi.
“Boşanma davasının açılmasını bu kapsamda değerlendirmek mümkün değildir. Sonradan açılan boşanma davası nedeniyle alınacak önlemler, TMK 169. maddesinde gösterilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır. Kurul çoğunluğuna göre TMK 197'ye göre nafakaya hükmedilebilmesi için davacının ayrı yaşama hakkı olduğunu kanıtlaması gerekir ve boşanma davasının açılması maddenin birinci fıkrasındaki ayrı yaşama sebepleri arasında değildir. Boşanma davası süresince eşlerin barınma ve geçimine ilişkin geçici önlemleri boşanma davasına bakan hâkim re'sen alır (TMK m. 169); bu önlem ayrı açılmış TMK 197 davasında uygulanamaz. Görüşmelerde bir kısım üyeler, Özel Daire kararının yerleşik uygulamaya uygun olduğunu ve boşanma davasının açıldığı tarihten kesinleştiği tarihe kadarki süre için kadın yararına TMK 169 uyarınca işlem yapılması gerektiğini savunmuştur.
TMK 197'ye göre bağlanan nafaka, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesiyle sona ermez; ayrı yaşama sürdükçe devam eder
Kocanın açtığı boşanma davasına karşı kadın ayrı bir nafaka davası açtı ve iki dava birleştirildi. Mahkeme boşanma davasını reddetti; nafaka davasını kısmen kabul ederek dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar daha düşük, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren ise daha yüksek bir aylık nafakaya hükmetti. Karar kesinleştikten sonra kadın, kesinleşme sonrasındaki bir dönemin nafaka alacağını icra takibine koydu; koca, nafakanın kararın kesinleşmesiyle sona erdiğini ileri sürerek takibin iptalini istedi. İcra mahkemesi istemi reddetti; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bozdu, mahkeme direndi.
“Kanunda bahsi geçen bu önlemler, ayrı yaşamanın devam ettiği sürece varlığını sürdürür.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oybirliğiyle onamıştır. Kurul'a göre TMK 169'a göre boşanma davası içinde hükmedilen tedbir nafakası, yargılama sırasında kaldırılmadıkça boşanma davasında verilen kararın kesinleşmesiyle sona erer; TMK 197'ye göre istenen nafaka ise bağımsız bir talep ve bağımsız bir davanın konusu olarak eşlerin ayrı yaşama durumu sürdükçe geçerli olur. Boşanma davasından ayrı açılıp birleştirilen davada hükmedilen nafaka TMK 197 niteliğinde olduğundan, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonraki dönem için de icra takibine konu edilebilir.
TMK 197 davasından feragat eden eş geriye dönük nafaka isteyemez; boşanma davasında tedbir nafakasına feragat tarihinden itibaren hükmedilir
Kadın, TMK 197'ye dayanarak bağımsız tedbir nafakası davası açtı; dört gün sonra koca başka bir mahkemede boşanma davası açtı. Kadın, boşanma davası sürerken nafaka davasından ilk duruşmada feragat etti ve dava feragat nedeniyle reddedildi. Boşanma davasına bakan mahkeme, boşanmaya karar verirken kadın yararına boşanma dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nafakanın feragat tarihinden itibaren başlatılması gerektiği gerekçesiyle bozdu, mahkeme direndi.
“Ancak tedbir nafakası her an doğup işleyen alacak niteliğinde olduğundan feragat tarihinden itibaren nafakaya hükmedilmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur. Kurul'a göre davadan feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur (HMK m. 309, 311); boşanma davasından önce açtığı bağımsız tedbir nafakası davasından feragat eden kadın, tedbir nafakası isteğinden geriye dönük olarak vazgeçmiş olur ve iradesinin aksine boşanma dava tarihinden itibaren nafakaya hükmedilemez. Ancak tedbir nafakası her an doğup işleyen bir alacak olduğundan feragat, sonraki dönem için nafakaya engel değildir.
Eşini evden uzaklaştırıp ortak konuta kendi anne ve babasını getiren eşe karşı hâkim, konut ve ev eşyasından yararlanma oranını ve parasal katkıyı belirler
Davalı eş, bir süre ayrı yaşayalım diyerek davacı eşi evden uzaklaştırdı; daha sonra ortak konuta kendi anne ve babasını getirerek onlarla birlikte yaşamaya başladı. Davacının ortak konuta dönme girişimleri sonuçsuz kaldı. Davacı, TMK 197/2 uyarınca ortak konuttan ve ev eşyasından yararlanması için gerekli önlemlerin alınmasını ve davalının yapacağı parasal katkının belirlenmesini istedi; mahkeme istek dışında hüküm kurdu.
“Şu halde, Türk Medeni Kanununun 197/2. maddesi gereğince; konut ve ev eşyasından eşlerin hangi oranda yararlanacağının ve davalının, davacı eşe yapacağı parasal katkının belirlenmesi gerekirken, istek dışında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre birlikte yaşamaya ara verilmesi davacıdan değil davalıdan kaynaklandığından davacı ayrı yaşamakta haklıdır; bu durumda hâkim, konut ve ev eşyasından eşlerin hangi oranda yararlanacağını ve davalının yapacağı parasal katkıyı belirlemelidir. Hâkim tarafların istemiyle bağlı olduğundan istek dışında karar veremez (o tarihte HUMK m. 74; bugün HMK m. 26).
TMK 197 kapsamında konut ve ev eşyası bir eşe münhasıran tahsis edilemez, bu eşin yararlanmasına karar verilir; mal ayrılığına geçiş istemi ayrı harca tabi bağımsız bir taleptir
Kocanın açtığı boşanma davası ile kadının bağımsız olarak açtığı ve TMK 197'ye dayanarak tedbir nafakası, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlem ve mal ayrılığına geçilmesini istediği dava birleştirildi. Mahkeme kocanın boşanma davasını reddetti, kadının nafaka istemini kabul etti ve ortak konut ile ev eşyasının kadına tahsisine karar verdi; mal ayrılığına geçiş istemi için ise usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
“Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 197/2.maddesi gereğince; tarafların birlikte yaşadıkları konuttan ve bu konuttaki eşyalardan ayrı yaşamakta haklılığı gerçekleşen davalı-davacı (kadın)ın yararlanmasıyla ilgili hüküm kurulması gerekirken, men'i müdahale sonucunu hasıl edecek şekilde konutun ve ev eşyasının münhasıran kadına tahsisine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oy çokluğuyla bozmuştur. Daire'ye göre ayrı yaşamakta haklılığı gerçekleşen kadının ortak konuttan ve konuttaki eşyalardan yararlanmasına ilişkin hüküm kurulmalıdır; konutun ve ev eşyasının münhasıran kadına tahsisi, diğer eş bakımından men-i müdahale sonucunu doğurduğundan TMK 197/2'nin öngördüğü önlemi aşar. Mal ayrılığına geçiş istemi ise evlilik birliğinin korunması önlemlerinden olmayıp TMK 206'ya dayanan, ayrıca harca tabi bağımsız bir taleptir; harcı yatırılmışsa esası hakkında karar verilmelidir. Karşı oy yazısı, yalnız mal ayrılığı istemine ilişkin katılma yoluyla temyizin reddedilmesi gerektiği görüşündedir.
Fiilî ayrılıkta çocuklar için tedbir nafakası ve geçici velayet düzenlemesi, annenin ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlamasına bağlı değildir
Eşler evli olmakla birlikte fiilen ayrı yaşıyordu ve iki çocuk anneyle birlikte kalıyordu. Anne, babanın çocuklarla ilgilenmediğini ve maddi zorluk çektiğini ileri sürerek çocukların velayetinin tedbiren kendisine verilmesini ve çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilmesini istedi. Babanın adresinde bulunamaması nedeniyle tebligatlar ilanen yapıldı. Mahkeme, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddetti.
“Eldeki davada eşler fiilen ayrı yaşamaktadır. Çocuklar anneyle birlikte kalmaktadır. Davalı babanın çocuklara bakım yükümlülüğü sürmektedir. Bunun için davacı annenin ayrı yaşamakta haklılığının kanıtlanmasına gerek yoktur. O halde çocukların geçici velayetlerinin anneye verilmesi ve çocuklar lehine tedbir nafakasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır (TMK m. 197/4); ortak hayata son verilmişse velayet eşlerden birine verilebilir (TMK m. 336/2) ve ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer (TMK m. 328/1). Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim re'sen delil toplayabilir; babanın adresinde bulunamadığı dosyada geçici velayet düzenlemesi zorunludur.
Kesinleşen bağımsız tedbir nafakası kararında sabit görülen fiziksel şiddet, sonradan açılan boşanma davasında kesin delil oluşturur
Kocanın açtığı ilk boşanma davası reddedilip kesinleşmişti. Ardından kadının TMK 197'ye dayanarak açtığı bağımsız tedbir nafakası davasında, kadının koca ve ailesi tarafından darbedilmesi sonucu evden ayrıldığı kabul edilerek nafakaya hükmedilmiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmişti. Ret kararının kesinleşmesinden üç yıl sonra koca, ortak hayatın yeniden kurulamadığı gerekçesiyle yeniden boşanma davası açtı; kadın da karşı dava açarak manevi tazminat istedi. Mahkeme boşanmaya karar verdi, ancak kocaya yüklenen kusurlu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle manevi tazminat istemini reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kısmı bozdu, mahkeme direndi.
“Tarafların bu dava tarihinden sonra bir araya gelmedikleri ve ortak hayatın yeniden kurulmadığı, sonrasında tarafların karşılıklı boşanma davası açtıkları, kadın eşin aynen bağımsız tedbir nafakası davasında olduğu gibi eldeki dava dosyasında da fiziksel şiddet vakıasına dayandığı, boşanma ile bağımsız tedbir nafakası dava konularının birbirinden farklı olmasına rağmen, her iki davanın temelinin de taraflar arasındaki evlilik birliğine dayalı hukuki ilişkiden kaynaklandığı, yukarıda da açıkça vurgulandığı üzere, aynı taraflar arasında, aynı hukuki ilişkinin temelini oluşturan sebebe dayalı olarak açılan ve sonuçlanan "kesin hüküm nedeniyle oluşan kesin delilin" tarafları ve hâkimi bağladığı, artık kesin delil ile kanıtlanan olayların hukuksal açıdan doğru olarak kabul edilmesinin zorunlu olduğu, hâkimin kesin delilleri takdir yetkisinin bulunmadığı, bu şekilde ispatlanan hususu doğru kabul etmek zorunda olduğu, kadın tarafından kanıtlanan fiziksel şiddet olgusunun ise kadının kişilik hakları arasında yer alan bedensel bütünlüğünü zedeleyici nitelikte olup, kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gözetilmeksizin yerel mahkemece fiziksel şiddet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre boşanma ile bağımsız tedbir nafakası davalarının konuları farklı olsa da her iki davanın temeli aynı evlilik ilişkisidir; aynı taraflar arasında verilip kesinleşen hükümle kanıtlanan olay, sonraki davada kesin delil olarak tarafları ve hâkimi bağlar ve hâkimin bunu takdir yetkisi yoktur. Kanıtlanmış fiziksel şiddet kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan kadın yararına manevi tazminata hükmedilmelidir. Karşı oy yazısı, şiddet olayının daha önce reddedilen ilk boşanma davasında değerlendirilmiş olaylara ilişkin olduğunu ve bu nedenle bağlayıcı olmadığını savunmuştur.
Bağımsız tedbir nafakası davası açmak kanuni bir haktır; bu hakkın kullanılması boşanma davasında kusur olarak yüklenemez
Kocanın açtığı boşanma davası kabul edilmiş ve boşanmaya sebep olan olaylarda kadın tam kusurlu bulunmuştu. İlk derece mahkemesi, kadına yüklediği kusurlar arasında onun bağımsız tedbir nafakası davası açmasını da saymıştı. Bölge adliye mahkemesi kararından sonra kadın, boşanma davasının kabulüne yönelik olarak temyiz yoluna başvurdu.
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle davalı kadının bağımsız tedbir nafakası davası açmasının kanuni bir hak olduğu, bu hakkı kullanmasının kadına kusur olarak yüklenmesinin doğru bulunmadığı ne var ki İlk Derece Mahkemesince belirlenen diğer kusurlara göre de boşanmaya sebep olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle onamıştır. Daire'ye göre eşin TMK 197'ye dayanarak bağımsız tedbir nafakası davası açması kanuni bir hakkın kullanılmasıdır ve boşanma davasında bu eşe kusur olarak yüklenemez. Somut olayda ilk derece mahkemesince belirlenen diğer kusurlu davranışlar kadının tam kusurlu olduğunu gösterdiğinden sonuç değişmemiştir.
Madde gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası birlikte yaşamaya ara verilmesine ilişkin özel bir önlem getirmektedir. Bu hüküm İsviçre Medenî Kanununun 175 inci maddesinde hükme bağlanmıştır. İsviçre'deki hükümde olduğu gibi ortak yaşam nedeniyle eşlerden birinin kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî şekilde tehlikeye düşmesi söz konusu olduğunda eşlerden her birinin ayrı yaşama hakkı öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrası yürürlükteki Kanunun 137 nci maddesinde öngörülen koruma önlemlerini düzenlemektedir. İsviçre Medenî Kanununun 176 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmünden esinlenmek suretiyle kaleme alınan bu yeni hükümle, ayrı yaşamanın haklı olduğu hâllerde, hâkimin; a. Bir eşin diğerine yapacağı parasal katkıya, b. Konut ve ev eşyasından, hangi eşin hangi oranda yararlanacağına, c. Eşlerin mallarının yönetimine, ilişkin önlem kararı alması öngörülmüştür. Maddenin üçüncü fıkrası İsviçre Medenî Kanununun 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmünden alınmıştır. Bu fıkra hükmü, maddede öngörülen önlemlerin, eşlerden birinin haklı sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması ya da ortak yaşamın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi durumunda alınacağını öngörmüştür. Maddenin son fıkrası İsviçre Medenî Kanununun 176 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne paralel bir hükümdür. Bununla, eşlerin birlikte yaşamasına ara verilmesi hâlinde hâkimin ergin olmayan çocuklarla ilgili alacağı önlemler düzenlenmiştir. Madde, hâkimin, alacağı bu önlemlerin çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkileri düzenleyen velâyetle ilgili hükümlere dayanarak almasını öngörmüştür.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 81Tasarıda madde "E. Birliğin korunması" bölümünün "III. Birlikte yaşamaya ara verilmesi" alt başlığı altında yer almış ve Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 408).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da ayrı yaşama "müşterek hayatın tatili" başlığı altında düzenlenmiş; ayrı yaşama sebepleri sağlık, şöhret ve işin ilerlemesiyle sınırlı tutulmuş, hâkime yalnız geçim için yardım miktarını belirleme yetkisi verilmişti.
Karı kocadan her biri, müşterek hayatın devamı yüzünden, sıhhati, şöhreti veya işinin terakkisi ciddi surette tehlikeye düştüğü müddetce ayrı bir mesken edinebilirler. Boşanma veya ayrılık davası ikame edildikten sonra karı kocadan her biri, dava devam ettikçe, diğerinden ayrı yaşamak hakkını haizdir. Karı kocadan biri talebeder ve ayrı yaşamak keyfiyeti haklı olursa, hakim hangisi tarafından diğerinin iaşesi için ne miktar muavenette bulunulacağını tayin eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 162 | 4721 sayılı Kanun m. 197 | |
|---|---|---|
| Ayrı yaşama sebebi | Sağlığın, şöhretin veya işin ilerlemesinin ciddi tehlikeye düşmesi | Kişiliğin, ekonomik güvenliğin veya ailenin huzurunun ciddi tehlikeye düşmesi |
| Boşanma davası | Dava süresince her eşe ayrı yaşama hakkı tanınmıştı | Maddede yer almaz; dava süresince önlemler TMK 169'a göre alınır |
| Önlemler | Yalnız geçim için yardım miktarı | Parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma, malların yönetimi |
| Haklı sebep olmadan kaçınma | Düzenlenmemişti | Kaçınma veya olanaksızlık hâlinde de aynı istemler (m. 197/3) |
| Çocuklar | Düzenlenmemişti | Velayet hükümlerine göre gereken önlemler (m. 197/4) |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 185: Evlilik birliği; birlikte yaşama ve yardım yükümlülüğü.
- TMK m. 186: Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma.
- TMK m. 195: Birliğin korunması ve hâkimin müdahalesi.
- TMK m. 196: Eşler birlikte yaşarken parasal katkı.
- TMK m. 198: Borçlulara ait önlemler.
- TMK m. 199: Tasarruf yetkisinin sınırlanması.
- TMK m. 200: Durumun değişmesi.
- TMK m. 201: Yetkili mahkeme.
- TMK m. 169: Boşanma davasında geçici önlemler.
- TMK m. 194: Aile konutu.
Eşinizden ayrı yaşıyorsanız ve kendiniz ile çocuklarınız için nafaka, ortak konuttan yararlanma veya çocukların geçici velayeti konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 197 ne diyor?
TMK m. 197'ye göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, istem üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır; ergin olmayan çocuklar için de gereken önlemleri belirler.
Nafaka istemek için boşanma davası açmam gerekir mi?
Hayır. Ayrı yaşamakta haklıysanız boşanma davası açmadan, bağımsız bir davayla kendiniz ve çocuklarınız için nafaka isteyebilirsiniz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bu nafaka bağımsız bir talep ve bağımsız bir davanın konusudur ve eşlerin ayrı yaşama durumu sürdükçe geçerli olur (Yargıtay HGK, 2014/1021 E., 2016/328 K., 16.03.2016).
Eşim beni evden uzaklaştırdı veya evi terk etti; nafaka isteyebilir miyim?
Evet. Yargıtay, eşini evden uzaklaştırıp ortak konuta kendi anne ve babasını getiren eşe karşı diğer eşin ayrı yaşamakta haklı olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2005/13308 E., 2005/16082 K., 22.11.2005). Ortak evi terk eden eşe karşı ailesinin yanına taşınmak zorunda kalan eş de haklı görülmüştür (Yargıtay HGK, 2020/366 E., 2022/1619 K., 29.11.2022).
Benim de kusurum varsa nafaka alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bağımsız tedbir nafakası davasında ölçü tarafların kusur durumu değil, nafakayı isteyen eşin ayrı yaşamada haklı olup olmadığıdır (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021). Boşanmada eşit kusur belirlenmiş olsa bile ayrılığa eşinizin davranışı yol açtıysa ayrı yaşamakta haklı sayılabilirsiniz (Yargıtay HGK, 2017/2208 E., 2020/575 K., 09.07.2020).
Çalışıyorum ve gelirim var; yine de nafaka isteyebilir miyim?
Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre nafaka isteyen eşin geliri ve malvarlığı davanın kabulüne engel değildir, yalnız nafakanın miktarını etkiler (Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021). Hâkim eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini de gözetir (Yargıtay HGK, 2007/3-917 E., 2007/947 K., 05.12.2007).
Ayrı yaşamakta haklı olduğumu nasıl ispatlarım?
İspat yükü sizdedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yalnız davacının kendi çocuklarının tanıklığına dayanan ve tanıklardan birinin olayları görmeyip annesinden duyduklarını aktardığı dosyada haklılığın kanıtlanamadığına karar vermiştir (Yargıtay HGK, 2017/1534 E., 2019/1148 K., 07.11.2019). Olayları bizzat gören tanıklar, mesajlar, kolluk tutanakları ve koruma kararları gibi somut delillere dayanın.
Ortak evde kalmayı veya eşimin evden çıkarılmasını isteyebilir miyim?
Ortak konuttan ve ev eşyasından yararlanmanızın sağlanmasını isteyebilirsiniz. Yargıtay'a göre bu önlem, konutun ve eşyanın münhasıran bir eşe tahsisi şeklinde değil, haklı eşin yararlanmasına ilişkin olarak kurulmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2010/8448 E., 2011/8998 K., 24.05.2011).
Çocuklarım için ne isteyebilirim?
Çocukların geçici velayetinin size verilmesini, çocuklar için tedbir nafakasını ve gerektiğinde kişisel ilişkinin düzenlenmesini isteyebilirsiniz. Yargıtay'a göre çocuklar için tedbir nafakası ve geçici velayet düzenlemesi, yanında kaldıkları ananın ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlamasına bağlı değildir (Yargıtay 2. HD, 2015/17643 E., 2015/18856 K., 20.10.2015).
Eşim boşanma davası açtı; TMK 197'ye göre aldığım nafaka ne olur?
Boşanma davası süresince hâkim eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma davasının açılması tek başına TMK 197'deki ayrı yaşama sebeplerinden sayılmaz ve dava süresince önlemler boşanma davasında alınır (Yargıtay HGK, 2013/3-71 E., 2013/1056 K., 10.07.2013). Bu nedenle boşanma dosyasında da tedbir nafakası talebinizi açıkça belirtin.
Nafaka davamdan vazgeçersem ne olur?
Davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre TMK 197 davasından feragat eden eş nafaka isteğinden geriye dönük olarak vazgeçmiş olur; açılmış bir boşanma davasında tedbir nafakasına ancak feragat tarihinden itibaren hükmedilebilir (Yargıtay HGK, 2017/3102 E., 2018/46 K., 17.01.2018).
Nafaka ne zamana kadar sürer?
Ayrı yaşama sürdükçe devam eder (Yargıtay HGK, 2014/1021 E., 2016/328 K., 16.03.2016). Koşullar değişirse eşlerden biri nafakanın artırılmasını, azaltılmasını veya kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 200). Boşanma kesinleşirse tedbir nafakası sona erer; koşulları varsa yoksulluk nafakasını ayrıca istemeniz gerekir (TMK m. 175).
Nafaka davası açmam boşanma davasında aleyhime kusur sayılır mı?
Hayır. Yargıtay'a göre bağımsız tedbir nafakası davası açmak kanuni bir haktır ve bu hakkın kullanılması boşanma davasında kusur olarak yüklenemez (Yargıtay 2. HD, 2024/623 E., 2025/3616 K., 14.04.2025).
Bu davada kanıtlanan olaylar boşanma davasında da geçerli olur mu?
Olabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kesinleşen bağımsız tedbir nafakası kararında sabit görülen fiziksel şiddetin sonradan açılan boşanma davasında kesin delil oluşturduğuna oy çokluğuyla karar vermiştir (Yargıtay HGK, 2017/2297 E., 2020/672 K., 23.09.2020). Bu nedenle nafaka davasındaki iddia ve delillerinizi ileride açılabilecek bir boşanma davasını da düşünerek hazırlayın.
Hangi mahkemeye başvuracağım?
Dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 201).
Nafaka kararı temyiz edilebilir mi?
Her zaman değil. Yargıtay, bağımsız tedbir nafakası kararlarında bir yıllık nafaka toplamı bölge adliye mahkemesinin karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa temyiz dilekçesini miktardan reddetmektedir (Yargıtay 2. HD, 2025/3092 E., 2025/9739 K., 17.11.2025). Bu nedenle ilk derece ve istinaf aşamalarında delillerinizi eksiksiz sunmanız önemlidir.
Eski Kanun'da da böyle bir hüküm var mıydı?
Kısmen. Eski Kanun'a göre eşler sağlıkları, şöhretleri veya işlerinin ilerlemesi ciddi tehlikeye düşerse ayrı mesken edinebiliyor ve hâkim yalnız geçim için yardım miktarını belirleyebiliyordu (743 s. K. m. 162). Yeni Kanun ayrı yaşama sebeplerini genişletmiş, konut, mal yönetimi ve çocuklara ilişkin önlemleri de düzenlemiştir.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 169, 175, 185, 186, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 206, 328, 336
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 309, 311, 362
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4, 5
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 162
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 197 gerekçesi s. 81, Komisyon metni s. 408
- Yargıtay HGK, 2020/366 E., 2022/1619 K., 29.11.2022
- Yargıtay HGK, 2017/2415 E., 2021/347 K., 25.03.2021
- Yargıtay HGK, 2017/2297 E., 2020/672 K., 23.09.2020
- Yargıtay HGK, 2017/2208 E., 2020/575 K., 09.07.2020
- Yargıtay HGK, 2017/1534 E., 2019/1148 K., 07.11.2019
- Yargıtay HGK, 2017/3102 E., 2018/46 K., 17.01.2018
- Yargıtay HGK, 2014/1021 E., 2016/328 K., 16.03.2016
- Yargıtay HGK, 2014/651 E., 2016/286 K., 09.03.2016
- Yargıtay HGK, 2014/686 E., 2016/18 K., 20.01.2016
- Yargıtay HGK, 2013/3-71 E., 2013/1056 K., 10.07.2013
- Yargıtay HGK, 2007/3-917 E., 2007/947 K., 05.12.2007
- Yargıtay 2. HD, 2025/3092 E., 2025/9739 K., 17.11.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/232 E., 2025/7557 K., 18.09.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/623 E., 2025/3616 K., 14.04.2025
- Yargıtay 2. HD, 2016/23663 E., 2017/112 K., 09.01.2017
- Yargıtay 2. HD, 2016/8661 E., 2016/9147 K., 04.05.2016
- Yargıtay 2. HD, 2016/5023 E., 2016/5640 K., 22.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/20271 E., 2016/3469 K., 25.02.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/24440 E., 2015/23963 K., 14.12.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/17643 E., 2015/18856 K., 20.10.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/15592 E., 2015/17921 K., 08.10.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/10402 E., 2015/12662 K., 15.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/21385 E., 2015/5975 K., 30.03.2015
- Yargıtay 2. HD, 2012/25080 E., 2013/17768 K., 24.06.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/19057 E., 2013/10805 K., 17.04.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/4776 E., 2013/9857 K., 09.04.2013
- Yargıtay 2. HD, 2010/8448 E., 2011/8998 K., 24.05.2011
- Yargıtay 2. HD, 2008/9467 E., 2008/13057 K., 10.10.2008
- Yargıtay 2. HD, 2005/13308 E., 2005/16082 K., 22.11.2005
- Yargıtay 3. HD, 2016/7113 E., 2017/2263 K., 01.03.2017
