TMK 163'e göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu yüzden onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, diğer eş her zaman boşanma davası açabilir; kanunda bu dava için bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Yargıtay'a göre kasten adam öldürmek küçük düşürücü nitelikte olup bu niteliği gereği birlikte yaşamayı diğer eş bakımından çekilmez kılar (Yargıtay 2. HD, 2011/21093 E., 2012/15178 K., 05.06.2012). Suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2015/13025 E., 2016/3369 K., 23.02.2016). Haysiyetsiz hayattan söz edebilmek için başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve devamlılık göstermesi gerekir; başka biriyle ilişki ve güven sarsıcı davranışlar birlikte yaşamayı çekilmez kılsa da tek başına haysiyetsiz hayat sayılmaz (Yargıtay 2. HD, 2023/9150 E., 2024/3738 K., 22.05.2024).
- Küçük düşürücü suç
- TBMM gerekçesine göre yüz kızartıcı suçları ve bu nitelikte olmayan diğer suçları kapsayan geniş kavram; 743 sayılı Kanun'daki "terzil edici cürüm"ün yerini almıştır.
- Haysiyetsiz hayat
- Eşin yaşam tarzı hâline getirdiği, devamlılık gösteren ve onunla birlikte yaşamayı diğer eş için beklenemez kılan yaşam biçimi.
- Nispî boşanma sebebi
- Olayın ispatı yanında, bu olay yüzünden birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemeyeceğinin de arandığı sebep.
- Mutlak boşanma sebebi
- İspatlanınca ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğinin ayrıca araştırılmadığı sebep.
- Her zaman dava açma
- Kanunun bu sebep için öğrenmeye veya olayın tarihine bağlı bir hak düşürücü süre öngörmemesi.
- Terditli talep
- Asıl talep olan 163 kabul edilmezse incelenmesi istenen ikinci talep; genellikle 166. madde.
- Bekletici sorun
- Hukuk davasında hüküm verilebilmesinin başka bir davanın, örneğin ceza davasının sonucuna bağlı olması (HMK m. 165).
TMK 163 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davayı kim açar? | Eşi küçük düşürücü suç işleyen veya haysiyetsiz hayat süren eş | TMK m. 163 |
| İki ayrı sebep | Küçük düşürücü suç işleme; haysiyetsiz hayat sürme | TMK m. 163 |
| Ek şart | Bu sebepler yüzünden birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi | TMK m. 163; TBMM gerekçesi |
| Niteliği | Gerekçeye göre iki sebep de nispîdir; Hukuk Genel Kurulu suç işlemeyi mutlak, haysiyetsiz hayatı nispî sebepler arasında saymıştır | Yargıtay HGK, 2023/514 K. |
| Süre | Dava her zaman açılabilir; hak düşürücü süre yoktur | TMK m. 163 |
| Suç tarihi | Suç evlendikten sonra işlenmiş olmalıdır | Yargıtay 2. HD, 2016/3369 K.; Yargıtay 2. HD, 2026/5864 K. |
| Ceza hükmü | Mahkûmiyet kesinleşmemişse ceza davasının sonucu beklenir; kesinleşmiş mahkûmiyet yoksa suç işleme sebebiyle boşanma kararı verilmemiştir | Yargıtay 2. HD, 2020/1268 K.; Yargıtay 2. HD, 2025/8940 K. |
| İkrar | Olay ikrar ve diğer delillerle sabitse hükmün kesinleşmemiş olması sonucu etkilemeyebilir | Yargıtay 2. HD, 2012/15178 K. |
| Haysiyetsiz hayat ölçütü | İlişkinin yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve devamlılık göstermesi | Yargıtay 2. HD, 2024/3738 K. |
| Sürekli borçlanma | Haysiyetsiz hayat sayılmaz | Yargıtay 2. HD, 2025/8940 K. |
| 166 ile birlikte | Terditli davada önce 163 incelenir; hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmelidir | Yargıtay 2. HD, 2018/9114 K. |
| Kusur | Birleşen davalarda kusur birlikte belirlenir; eşit kusurlu eş tazminat alamaz | Yargıtay 2. HD, 2024/1379 K. |
| Manevi tazminat | Küçük düşürücü suç diğer eşin kişilik haklarına saldırı sayılabilir | TMK m. 174/2; Yargıtay 2. HD, 2023/4542 K. |
| Velayet | Haysiyetsiz hayat süren eşe velayet verilmesi çocuğun üstün yararına aykırı bulunabilir | Yargıtay 2. HD, 2023/5804 K. |
| Hak yoksunluğu | Kasten işlenen suçtan hapis cezası alan kişi, infaz tamamlanıncaya kadar velayet hakkını kullanamaz; koşullu salıverilme gibi hâllerde kendi altsoyu bakımından bu yasak uygulanmaz | TCK m. 53 |
| Mal paylaşımı | Artık değerde payın azaltılması 163 sebebiyle boşanmada uygulanmaz | TMK m. 236/2; Yargıtay 8. HD, 2015/21007 K. |
| Boşanmadan sonra | Nafaka veya irat alacaklısı haysiyetsiz hayat sürerse irat mahkeme kararıyla kaldırılır | TMK m. 176/3 |
TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı eski Kanun'un 131. maddesini karşılar. Eski metindeki "terzil edici cürüm" yerine, yüz kızartıcı suçları ve bu nitelikte olmayan diğer suçları kapsayan daha geniş "küçük düşürücü suç" kavramı kullanılmıştır. Eski Kanun'da terzil edici cürüm mutlak, haysiyetsiz hayat nispî boşanma sebebiydi; gerekçeye göre değişiklikle her iki sebep de nispî hâle getirilmiş ve boşanmaya karar verilebilmesi için bu durumların diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirmesi zorunlu kılınmıştır. Adalet Komisyonu, Tasarı'nın 163. maddesini aynen kabul etmiştir.
Dilekçede hangi boşanma sebebine dayandığınızı açıkça yazın ve 166. maddeye terditli olarak da dayanın. Yargıtay'ın onadığı bir kararda "suç işleme nedeniyle boşanma" istenen dava 163. madde davası olarak incelenmiş; suç evlenmeden önce işlendiği için dava reddedilmiş, davacının istinafta genel boşanma sebebini kastettiğini ileri sürmesi sonucu değiştirmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/5401 E., 2024/2040 K., 25.03.2024).
Mutlak mı, nispî mi?
- Kanun ve gerekçe: Madde metni iki sebep için de "bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse" şartını arar. TBMM gerekçesine göre değişiklik sonucu her iki sebep de nispî boşanma sebebi hâline getirilmiştir.
- 2. Hukuk Dairesi'nin yaklaşımı: Yargıtay, 4721 sayılı Kanun'un küçük düşürücü suç işlemeyi eski Kanun'dan farklı olarak mutlak boşanma sebebi olmaktan çıkardığını, suç işlenmesinin tek başına yeterli olmayıp evliliğin davacı eş için çekilmez hâle gelmiş olmasının da gerektiğini belirtmiş ve davalının bu konuda bildirdiği tanıklar dinlenmeden hüküm kurulmasını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2009/16080 E., 2010/17409 K., 21.10.2010).
- Hukuk Genel Kurulu'nun sınıflandırması: Hukuk Genel Kurulu, terk ve evlilik birliğinin sarsılmasına ilişkin iki kararında boşanma sebeplerini sınıflandırırken suç işlemeyi mutlak özel boşanma sebepleri, haysiyetsiz hayat sürmeyi ise nispî özel boşanma sebepleri arasında saymıştır (Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023; Yargıtay HGK, 2022/771 E., 2023/1039 K., 01.11.2023). Bu iki kararın uyuşmazlığı 163. maddeye ilişkin değildir; sınıflandırma genel açıklama olarak yapılmıştır.
- Ağır suçlarda çekilmezlik: Yargıtay, küçük bir kız çocuğuna cinsel tacizden ceza alan eşe karşı açılan davada, suçun bir kez işlenmesinin tek başına yetmeyeceğini ve çekilmezliğin ayrıca ispatı gerektiğini belirten yerel mahkeme kararını bozmuş, suçun niteliğine göre birlikte yaşamanın davacıdan beklenemeyeceğinin açık ve tartışmasız olduğunu söylemiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/20560 E., 2015/4947 K., 19.03.2015). Kasten adam öldürme için de aynı sonuca varılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/21093 E., 2012/15178 K., 05.06.2012).
- Uygulamadaki sonuç: Ağır suçlarda çekilmezlik çoğu zaman suçun niteliğinden çıkarılmaktadır. Daha hafif suçlarda ve haysiyetsiz hayat iddiasında ise olayın ortak hayatı neden sürdürülemez kıldığını gösteren deliller sunmak gerekir. Eşlerin suç tarihinden itibaren ayrı yaşaması ve evlilik birliğinin bir daha kurulmaması (Yargıtay 2. HD, 2013/25910 E., 2014/9380 K., 21.04.2014) ile uzun süreli hapis cezası nedeniyle ortak hayatın yeniden kurulamayacak olması (Yargıtay 2. HD, 2023/5637 E., 2024/2265 K., 01.04.2024) bu yönde değerlendirilmiştir.
Küçük düşürücü suç nedir?
- Kanunda liste yoktur: Kanun hangi suçların küçük düşürücü sayılacağını saymamıştır. Gerekçeye göre kavram yüz kızartıcı suçları ve bu nitelikte olmayan diğer suçları kapsar; değerlendirme suçun niteliğine ve diğer eş üzerindeki etkisine göre yapılır.
- Kasten adam öldürme: Yargıtay, kasten adam öldürmek suçundan on beş yıl hapis cezasına mahkûm edilen eşe karşı açılan davada 163. maddedeki boşanma sebebinin gerçekleştiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/21093 E., 2012/15178 K., 05.06.2012). Daire, kasten adam öldürüp 25 yıl hapis cezasına mahkûm edilen ve cezası infaz edilmeye başlanan eş hakkında da davanın kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/25910 E., 2014/9380 K., 21.04.2014).
- Eşle ilgili tahrik: Eşinin başka biriyle ilişkisi olduğu yönündeki tanık beyanlarının tahrikiyle adam öldüren eş hakkında da Yargıtay, davacının eşini affettiğine dair delil bulunmadığını belirterek boşanma davasının kabulü gerektiğine oyçokluğuyla hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/10161 E., 2010/11493 K., 10.06.2010).
- Uyuşturucu ticareti: Yargıtay, 1984'ten beri suç işleyip aralıklarla cezaevine giren ve son olarak uyuşturucu ticaretinden 12 yıl hapis cezasına mahkûm edilen eş hakkında suçun birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirdiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/1300 E., 2010/3299 K., 23.02.2010). Yargıtay'ın onadığı bir başka kararda, uyuşturucu ticaretinden 15 yıl hapis cezası alan eşin suçu, kasten işlenen kamunun sağlığına karşı suçlardan olduğu için küçük düşürücü sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/5637 E., 2024/2265 K., 01.04.2024).
- Hırsızlık: Yargıtay, hırsızlık suçundan mahkûm olan eşin işlediği suçun küçük düşürücü suçlardan olduğunu belirterek 163'e dayalı davanın kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/19722 E., 2013/6974 K., 14.03.2013). Hırsızlıktan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan eşe karşı açılan 163 davasının kabul edildiği başka bir dosyada Yargıtay, kusurun birleşen davalarla birlikte belirlenmesini denetlemiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/3629 E., 2024/1379 K., 29.02.2024).
- Sahtecilik: Yargıtay, eşinin imzasını taklit ederek onun adına bankada işlem yapan ve bu nedenle hakkında özel belgede sahtecilikten ceza davası açılan erkek hakkında, bu suçun yüz kızartıcı suçlar arasında sayıldığını belirterek kadının davasının 163'e göre de kabul edilmesi gerektiğini söylemiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/6352 E., 2023/2248 K., 09.05.2023). Boşanma hükmü temyiz edilmeden kesinleştiği için bu talep konusuz kalmıştır.
- Sahte kimlik: Yargıtay, resmî belgede sahtecilikten kesinleşmiş hükümle mahkûm olan, başka bir kimliği kullanan ve başka kişilerle bir süre evlilik dışı birlikte yaşayan eş hakkında haysiyetsiz yaşam sürmenin koşullarının gerçekleştiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/16450 E., 2009/19112 K., 09.11.2009).
- Çocuğa yönelik cinsel suçlar: Yargıtay'ın onadığı kararlarda, eşin önceki evliliğinden olan kızına karşı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kesinleşmiş hükümle cezalandırılan erkek hakkında (Yargıtay 2. HD, 2023/6358 E., 2024/2909 K., 25.04.2024) ve öz kızına yönelik cinsel istismar ve müstehcenlik suçlarından mahkûm olan kadın hakkında (Yargıtay 2. HD, 2022/10535 E., 2023/1210 K., 22.03.2023) 163. madde uyarınca da boşanmaya karar verilmiştir.
- Terör örgütü üyeliği ve darbe teşebbüsü: Yargıtay'ın onadığı bir kararda silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ceza alan eşin toplum içinde küçük düşürücü bir suç işlediği kabul edilmiş ve 163'e göre boşanmaya karar verilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/6051 E., 2024/2239 K., 01.04.2024). Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüsten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan eş hakkındaki başka bir dosyada Yargıtay, bu suç yüzünden toplumda ve iş hayatında dışlanan diğer eş yararına manevi tazminat verilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/1501 E., 2023/4542 K., 05.10.2023).
- Rastlanmayanlar: Taksirle işlenen suçların veya yalnız adlî para cezası gerektiren hafif suçların bu kapsamda sayıldığı bir karara yaptığım taramada rastlamadım.
Suç evlenmeden önce işlenmişse
- Kural: Yargıtay'a göre küçük düşürücü suç işlemenin 163. madde uyarınca boşanma sebebi olabilmesi için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir; eşler suç tarihinden sonra evlenmişse işlenen suç nedeniyle birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesi koşulu gerçekleşmez (Yargıtay 2. HD, 2015/13025 E., 2016/3369 K., 23.02.2016). Daire aynı gerekçeyle bir başka kabul kararını da bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/20524 E., 2018/8173 K., 27.06.2018).
- 2026 tarihli karar: Yargıtay, eşin işlediği iddia edilen suçların evlilik tarihinden önceki döneme ait olduğu gerekçesiyle 163'e dayalı davanın reddini onamış; aynı dosyada erkeğin yeğeninin kadının yüzüne kezzap attığı, olayı erkeğin yaptırdığının ne zaman öğrenildiğinin belli olmadığı ve tehdidin sürdüğü anlaşıldığından kadının 162'ye dayalı davasının hak düşürücü süreden reddini ise bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2026/350 E., 2026/5864 K., 02.06.2026).
- Birlikte yargılanan eşler: Yargıtay'ın onadığı bir kararda, uyuşturucu ticareti suçunun evlenmeden önce işlendiği ve eşlerin aynı suç nedeniyle birlikte yargılandığı belirtilerek 163'e dayalı dava reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/5401 E., 2024/2040 K., 25.03.2024).
- Evlenmenin iptali: Evlenmeden önce işlenen suç 163'e göre boşanma sebebi olmasa da, eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenen kişi TMK m. 150 uyarınca evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu dava, aldatmanın öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 152).
- Haysiyetsiz hayatta durum farklı olabilir: Haysiyetsiz hayat tek bir eylem değil, süren bir yaşam biçimidir. Yargıtay'ın onadığı bir kararda, davalının 2007'den beri madde bağımlısı olduğunu ceza mahkemesinde ikrar ettiği, uyuşturucu kullanmayı yaşam tarzı hâline getirdiği ve kadının bu durumu bilmeden evlendiği belirtilerek 163'e göre boşanmaya karar verilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/9693 E., 2024/6488 K., 26.09.2024).
Ceza davası sonuçlanmadan karar verilebilir mi?
- Maddi olay tespiti bağlar: Yargıtay'a göre ceza mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden kararı hukuk hâkimini bağlar; bu nedenle terör örgütü üyeliğinden verilen mahkûmiyet henüz kesinleşmemişken ceza dosyasının sonucu beklenmeden 163'e göre boşanma kararı verilmesi bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2020/560 E., 2020/1268 K., 19.02.2020).
- Kesinleşmiş mahkûmiyet yoksa: Yargıtay, dolandırıcılık ve sürekli borçlanma iddialarına dayanan bir davada davalı hakkında küçük düşürücü bir suç nedeniyle kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararının dosyada bulunmadığını belirterek suç işleme sebebiyle boşanma kararı verilemeyeceğini, davanın terditli olarak 166'ya göre incelenmesi gerektiğini söylemiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/2470 E., 2025/8940 K., 20.10.2025).
- İkrar ve diğer deliller: Buna karşılık Yargıtay, kasten adam öldürme olayının davalının ikrarı ve diğer delillerle sabit olduğu bir dosyada ceza mahkemesi kararının kesinleşmemiş olmasını sonuca etkili görmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/21093 E., 2012/15178 K., 05.06.2012). Yargıtay'ın onadığı başka bir kararda da henüz kesinleşmemiş uyuşturucu ticareti mahkûmiyeti, davalının ceza mahkemesindeki ikrarı ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/9693 E., 2024/6488 K., 26.09.2024).
- Ceza davası açılmış, eylem sabit: Sahtecilik dosyasında Yargıtay, ceza davası açılmış ve eylem ceza dosyasındaki bilirkişi raporuyla sabit görülmüşken 163'ün kabulü gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/6352 E., 2023/2248 K., 09.05.2023).
- Soruşturma dosyaları: Davacının dayandığı soruşturmalarla ilgili davalar açıldığında Yargıtay, bu dosyalar getirtilip incelenmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2008/16474 E., 2009/19889 K., 16.11.2009).
- Beraat kararı: Beraat kararı hukuk hâkimini her zaman bağlamaz; Yargıtay'ın onadığı bir 162 kararında ceza yargılamasında ispat koşullarının farklı olması nedeniyle beraatın hukuk mahkemesini bağlamadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/4421 E., 2024/2984 K., 30.04.2024).
- Değerlendirme: Kararlar birlikte okunduğunda en güvenli delil kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüdür. Hüküm kesinleşmemişse ceza davasının bekletici sorun yapılması istenmeli (HMK m. 165), olay ikrar veya başka güçlü delillerle sabitse bu deliller ayrıca sunulmalıdır.
Haysiyetsiz hayat nedir?
- Ölçüt: Yargıtay'a göre haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi için başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş olması ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir; eşin başka biriyle ilişkisi ve güven sarsıcı davranışları birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemez (Yargıtay 2. HD, 2023/9150 E., 2024/3738 K., 22.05.2024).
- Eski kararlarda aynı ölçüt: Yargıtay, başka erkeklerle cep telefonu ve sanal ortamda çok sayıda görüşme yapan kadının davranışlarını haysiyetsiz hayat için yeterli görmemiş, ancak bu davranışların sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek evlilik birliğini temelinden sarstığını belirterek 166/1'e göre boşanma kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/3225 E., 2014/15341 K., 03.07.2014). Başka bir kadınla arkadaşlık kurup telefon görüşmeleri yapan erkeğin güven sarsıcı davranışları da zina ve haysiyetsiz hayat için yeterli görülmemiş, bu sebeplere dayalı davaların reddi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/14180 E., 2016/5488 K., 21.03.2016).
- Telefon ve sosyal medya: Yargıtay'ın onadığı bir kararda, eşi yurt dışındayken sabahlara kadar başkalarıyla telefonda görüşüp yazışan kadının davranışları güven sarsıcı sayılmış, Bölge Adliye Mahkemesi bu davranışların haysiyetsiz hayat sürme olarak kabulünün mümkün olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/8406 E., 2023/108 K., 10.01.2023). Ayrılmadan önceki son bir yılda sosyal medyada başka erkeklerle görüşüp açık fotoğraflarını gönderen kadının davranışları da güven sarsıcı bulunmuş, erkeğin zina ve haysiyetsiz hayat sebeplerine dayalı davaları reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/6758 E., 2024/6690 K., 01.10.2024).
- Şüpheden uzak ispat: Bir ilk derece mahkemesi, başkalarıyla ilişkinin yaşam tarzı olarak benimsendiğinin ve devamlılık gösterdiğinin her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanması gerektiğini belirterek haysiyetsiz hayat iddiasını kabul etmemiş; Bölge Adliye Mahkemesi kusur gerekçesini düzeltmiş ve karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6929 E., 2024/5031 K., 27.06.2024).
- Eşin çocuğuyla cinsel ilişki: Yargıtay, erkeğin eşinin ilk evliliğinden olan kızıyla cinsel ilişki yaşamasını 163. maddedeki haysiyetsiz hayat sürme niteliğinde saymış ve bu sebeple verilen boşanma kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/14732 E., 2018/4831 K., 11.04.2018). Bu kararda ayrıca bir süreklilik tartışması yapılmamış, eylemin niteliği belirleyici olmuştur.
- Tekrarlanan ilişkiler: Yargıtay'ın onadığı bir kararda, evliyken birden fazla kez ve farklı erkeklerle nişanlandığı, birçok erkekle makul bir sebep olmaksızın ıssız yerlere araçla gittiği ve çevrede para karşılığı ilişkiye girdiği söylentisi çıktığı belirtilen kadının haysiyetsiz hayat sürdüğü kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/2104 E., 2024/1959 K., 20.03.2024). Kadın istinafta bu kusurların söylentiye dayandığını ileri sürmüş, sonuç değişmemiştir.
- Uyuşturucu bağımlılığı ve sahte kimlik: Yaşam tarzı hâline gelen uyuşturucu kullanımı (Yargıtay 2. HD, 2023/9693 E., 2024/6488 K., 26.09.2024) ile başka bir kimlikle başka kişilerle evlilik dışı birlikte yaşama (Yargıtay 2. HD, 2009/16450 E., 2009/19112 K., 09.11.2009) haysiyetsiz hayat olarak değerlendirilmiştir.
- Aile içinden biriyle görüntülü görüşme: Bir ilk derece mahkemesi, erkeğin kendi kardeşinin eşiyle, kadın çıplakken görüntülü görüşmesini güven sarsıcı davranışın yanında haysiyetsiz hayat sürme olarak da nitelemiş, ancak boşanmaya 166. maddeye göre karar vermiştir; Yargıtay kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/97 E., 2024/7247 K., 14.10.2024).
- Sürekli borçlanma: Yargıtay, sürekli borçlanma şeklindeki eylemlerin haysiyetsiz hayat sürme sayılmasını doğru bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/2470 E., 2025/8940 K., 20.10.2025).
- Kumar: Kumar oynadığı tanık beyanlarıyla anlaşılan eşe karşı açılan haysiyetsiz yaşam davası ilk derece mahkemesince reddedilmiş ve eşler 166'ya göre boşanmıştır; Yargıtay yalnız erkek yararına hükmedilen tazminatların miktarını bozmuş, kararın diğer bölümlerini onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6446 E., 2024/3895 K., 27.05.2024).
- Alkol: Alkol kullanımının tek başına haysiyetsiz hayat sayıldığı bir karara taramamda rastlamadım. İncelediğim bir dosyada, sarhoş olacak derecede alkol kullanan ve kazancını alkollü mekânlarda harcayan erkek hakkında ilk derece mahkemesi, kesinleşmemiş olsa da küçük düşürücü suç işlediğini de kusur olarak kabul ederek 166'ya göre boşanmaya karar vermiş; Yargıtay kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/1119 E., 2024/8213 K., 04.11.2024).
"Her zaman" dava hakkı ve af
- Süre yoktur: 161 ve 162'den farklı olarak 163'te öğrenmeden itibaren altı ay veya olaydan itibaren beş yıl gibi bir hak düşürücü süre yoktur; dava "her zaman" açılabilir. Yargıtay da adam öldürme suçu nedeniyle açılan bir davada bu durumdaki eşin her zaman boşanma davası açabileceğini vurgulamıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/10161 E., 2010/11493 K., 10.06.2010).
- Af: 163'te af ayrıca düzenlenmemiştir. Yargıtay aynı kararda davacının eşini affettiğine dair delil bulunmadığını da gözetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/10161 E., 2010/11493 K., 10.06.2010).
- Uzun süre beklemek: Uzun süre beklemenin veya suçtan sonra birlikte yaşamayı sürdürmenin 163 davasını tek başına düşürdüğüne dair bir karara rastlamadım. Ancak böyle bir durum, birlikte yaşamanın beklenemez hâle geldiği şartının ispatını zorlaştırabilir.
161, 162 ve 166 ile ilişkisi
- Birden çok sebebe dayanmak: Eş dilerse özel sebeplerden birine veya birkaçına, dilerse genel sebebe ya da ikisine birlikte dayanabilir (Yargıtay 2. HD, 2014/1592 E., 2014/17457 K., 16.09.2014).
- İnceleme sırası: Yargıtay'a göre terditli davada önce 163 incelenmeli, bu istem kabul edilmezse deliller 166'ya göre değerlendirilmelidir; özel sebebe dayalı istem hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2016/21384 E., 2018/9114 K., 12.09.2018). Kısa kararda davanın kabul edilip gerekçede yalnız 166'ya göre boşanma kararı verildiğinin belirtilmesi de Yargıtay'ca gerekçe ile hüküm arasında çelişki sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2019/1543 E., 2019/4269 K., 09.04.2019).
- Dilekçenin yorumu: Yargıtay, dava dilekçesindeki açıklamalar ve hukuki sebep olarak 166. maddenin gösterilmesi karşısında davanın haysiyetsiz hayat davası sayılıp reddedilmesini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2014/11538 E., 2014/22519 K., 13.11.2014). Buna karşılık konu kısmında suç işleme nedeniyle boşanma istenen bir dava 163 davası olarak incelenmiş ve reddi onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/5401 E., 2024/2040 K., 25.03.2024).
- Dayanılmayan sebeple karar: Yalnız 166'ya dayanılan bir davada gerekçede 163 koşullarının oluştuğunun belirtilmesi, ortada 163'e dayalı açılmış bir dava bulunmadığı için Yargıtay'ca çelişki sayılmış ve hüküm bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/17543 E., 2016/15753 K., 08.12.2016).
- Islah: Davaya sonradan başka bir özel sebep eklemek ıslahla mümkündür; ancak ıslah tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir (HMK m. 177/1). Yargıtay, 163'e dayalı davada tahkikat bittikten sonra yapılan ıslahla zina sebebinin eklenmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/14732 E., 2018/4831 K., 11.04.2018).
- Başka davada boşanma kesinleşirse: Boşanma başka bir sebeple kesinleşmişse 163 talebinin konusu kalmaz; Yargıtay bu durumda talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/6352 E., 2023/2248 K., 09.05.2023; Yargıtay 2. HD, 2023/9150 E., 2024/3738 K., 22.05.2024).
- Zina ile: Aldatma zina olarak ispatlanırsa 161. madde, yaşam tarzı hâline gelmişse 163 gündeme gelir; ikisi de ispatlanamazsa güven sarsıcı davranış 166 kapsamında kusur olarak değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2024/6758 E., 2024/6690 K., 01.10.2024).
- 162 ile: Aynı olayda birden çok sebebe dayanmak sonucu değiştirebilir. Yargıtay, 163'e dayalı davanın suçun evlilikten önce işlenmesi nedeniyle reddini onarken aynı kadının 162. maddeye dayalı davasının kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/350 E., 2026/5864 K., 02.06.2026).
Kusur, tazminat ve nafaka
- 163 kusur incelemesini ortadan kaldırmaz: Yargıtay'ın onadığı bir kararda, uyuşturucu ticaretinden 15 yıl hapis cezası alan kadına karşı erkeğin 163'e dayalı davası kabul edilmiş; kadının 166'ya dayalı davası da kabul edilerek şiddet uygulayan, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan ve kadını gizlice çektiği çıplak fotoğraflarla tehdit eden erkek ağır kusurlu, kadın hafif kusurlu bulunmuş ve kadın yararına toptan yoksulluk nafakası ile manevi tazminata hükmedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/5637 E., 2024/2265 K., 01.04.2024).
- Birleşen davalarda kusur: Yargıtay, erkeğin hırsızlıktan kesinleşmiş mahkûmiyetine dayanan kadının 163 davası ile erkeğin davasının birlikte görüldüğü dosyada kusurun birlikte değerlendirilmesini doğru bulmuş, tarafların eşit kusurlu olduğunu ve eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/3629 E., 2024/1379 K., 29.02.2024).
- Manevi tazminat: Yargıtay'a göre küçük düşürücü suç işleyen eş, bu eylemiyle diğer eşin toplumda ve iş hayatında dışlanarak rencide olmasına sebep olmuşsa bu eylem diğer eşin kişilik haklarına saldırı niteliğindedir ve TMK m. 174/2'ye göre manevi tazminata hükmedilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2023/1501 E., 2023/4542 K., 05.10.2023). Bozmadan sonra verilen tazminat kararı da Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/4621 E., 2024/8146 K., 01.11.2024).
- Tam kusur: Yargıtay'ın onadığı bir kararda, eşin önceki evliliğinden olan kızına karşı cinsel istismardan kesinleşmiş hükümle cezalandırılan erkek tam kusurlu sayılmış, kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/6358 E., 2024/2909 K., 25.04.2024).
- Kesin hüküm: Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma kararının kesinleşmesiyle o evlilik nedeniyle doğmuş veya doğacak tüm davalar bu karardaki kusur belirlemesiyle bağlıdır; kadının kesinleşen boşanma davasında erkek tam kusurlu bulunmuşken erkeğin ayrıca açtığı haysiyetsiz hayat davasında yeniden kusur belirlenerek erkek yararına tazminata hükmedilmesi bozulmuştur (Yargıtay HGK, 2018/456 E., 2021/1511 K., 30.11.2021).
- Yoksulluk nafakası: Suç işleyen eş de kusuru daha ağır değilse ve boşanmayla yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası isteyebilir (TMK m. 175). Yukarıdaki uyuşturucu ticareti dosyası bunun örneğidir (Yargıtay 2. HD, 2023/5637 E., 2024/2265 K., 01.04.2024).
Velayet ve kişisel ilişki
- Ölçüt: Velayet düzenlemesinde temel ilke çocuğun üstün yararıdır; ana ve babanın boşanmadaki kusurları ve ahlaki değer yargıları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur (Yargıtay 2. HD, 2023/2591 E., 2023/5804 K., 30.11.2023).
- Haysiyetsiz hayat süren ebeveyn: Yargıtay, çocuklar anneyle kalmak istese de dosyaya yansıyan fotoğraflardan haysiyetsiz hayat sürdüğü anlaşılan anneye velayet verilmesini çocukların üstün yararına aykırı bulmuş ve velayetin babaya verilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/2591 E., 2023/5804 K., 30.11.2023).
- Kişisel ilişki kurulmaması: Eşin kızına karşı cinsel istismardan cezalandırılan baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki düzenlenmemesine dair karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6358 E., 2024/2909 K., 25.04.2024). Öz kızına yönelik cinsel istismar suçlarından mahkûm olan anne ile çocuklar arasında, eylemin doğrudan çocuğa yönelmesi ve çocukların anneyle görüşmek istememesi gözetilerek kişisel ilişki kurulmasına yer olmadığına dair karar da onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/10535 E., 2023/1210 K., 22.03.2023). Kanuna göre kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa bu hak reddedilebilir (TMK m. 324/2).
- Hak yoksunluğu: Kasten işlediği suçtan hapis cezasına mahkûm olan kişi, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar velayet hakkını kullanamaz; cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayeti bakımından bu yoksunluk uygulanmaz (TCK m. 53).
- Sosyal inceleme raporu: Velayet kararında uzman raporu önemli bir delildir; terör örgütü üyeliği dosyasında sosyal inceleme raporu doğrultusunda velayet anneye verilmiş ve karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6051 E., 2024/2239 K., 01.04.2024).
Suç işleme mal paylaşımını etkiler mi?
- 236/2 uygulanmaz: TMK m. 236/2'ye göre hâkim, yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya kaldırabilir. Yargıtay, bu hükmün uygulanabilmesi için boşanma kararının zina veya hayata kast sebebine dayalı olması gerektiğini belirterek 166 ve 163'teki haysiyetsiz hayat sebebine göre boşanan eşin katılma alacağı davasını 236/2'ye dayanarak reddeden kararı bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
- Sonuç: Küçük düşürücü suç veya haysiyetsiz hayat sebebiyle boşanma, mal rejiminin tasfiyesinde payın azaltılması sonucunu doğurmaz; katılma alacağı genel hükümlere göre hesaplanır.
Boşandıktan sonra haysiyetsiz hayat: nafakanın kaldırılması
- Kanun: TMK m. 176/3'e göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu kaldırma kendiliğinden olmaz; yükümlünün dava açması gerekir.
- Somut delil: Bir nafakanın kaldırılması davasında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, nafaka alacaklısının gayrimeşru bir yaşam sürdüğüne ilişkin mahallede dedikodu yapıldığını söyleyen tanıkların somut bir olaya dayanmayan soyut beyanlarıyla davanın kabul edilemeyeceğini belirterek kararı bozmuş; yerel mahkeme direnmiş, Hukuk Genel Kurulu ise direnme kararının miktar itibarıyla kesin olduğunu belirterek temyiz dilekçesini reddetmiştir (Yargıtay HGK, 2005/3-267 E., 2005/285 K., 27.04.2005).
- Fiilen evliymiş gibi yaşamaktan farkı: Haysiyetsiz hayat, "evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama" sebebinden ayrıdır. Yargıtay ikincisi için aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurularak fiilen birlikte yaşanmasını aramış, otel kayıtları ve birlikte tatile gitme gibi delillere dayanarak nafakayı kaldıran kararı oyçokluğuyla bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2020/1980 E., 2020/3397 K., 29.06.2020).
Ceza dosyasının kesinleşme şerhli hüküm örneğini ve müddetnameyi dosyaya koydurun; suç tarihinin evlenme tarihinden sonra olduğunu gösterin. Ceza davası sürüyorsa hukuk mahkemesinden ceza davasının sonucunun beklenmesini isteyin (HMK m. 165). Haysiyetsiz hayat iddiasında olayın tek seferlik olmadığını, süreklilik gösteren bir yaşam biçimi olduğunu ortaya koyan tanık, fotoğraf, yazışma ve resmî kayıtlar önemlidir; gizlice yapılan kayıtlar hükme esas alınmayabilir (HMK m. 189/2). Dava terditli olarak 166. maddeye de dayandırılmalıdır; Yargıtay terditli davada önce özel sebebin incelenmesini ister (Yargıtay 2. HD, 2016/21384 E., 2018/9114 K., 12.09.2018). Velayet isteniyorsa çocuğun üstün yararını gösteren sosyal inceleme raporu talep edilmelidir.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Hukuk Genel Kurulu suç işlemeyi mutlak, haysiyetsiz hayatı nispî sebepler arasında saymıştır
Kadın evlilik birliğinin sarsılması, erkek terk sebebiyle dava açmıştı; uyuşmazlık kadının ortak konutu terke zorlanıp zorlanmadığıydı. Hukuk Genel Kurulu gerekçede boşanma sebeplerini sınıflandırırken zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve terki mutlak; haysiyetsiz hayat sürme ile akıl hastalığını nispî özel boşanma sebepleri arasında saydı. Sonuçta kadının terke zorlandığını kabul ederek direnme kararını bozdu.
“Özel mutlak boşanma sebebine dayalı bir davada “kanunun aradığı belli şart” gerçekleştiği takdirde artık hâkim, genel boşanma ve özel nispi boşanma sebebine dayalı davaların aksine “evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini” incelemeksizin boşanma kararı vermek zorundadır.”
Ne anlama geliyor? Aynı sınıflandırma Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2023 tarihli, 2022/771 E., 2023/1039 K. sayılı kararında da yer alır. TBMM gerekçesi ise iki sebebi de nispî sayar; suç işlemeye dayanan davada çekilmezliği gösteren delilleri sunmak bu nedenle güvenli yoldur.
Küçük düşürücü suç tek başına yetmez; birlikte yaşamanın çekilmez hâle gelmesi de aranır
Dava, davalı eşin küçük düşürücü suç işlemesi sebebine dayanıyordu. Davalı eş, birlikte yaşamanın çekilmez hâle gelip gelmediği konusunda tanık bildirmişti; bu tanıklar dinlenmeden hüküm kuruldu. Yargıtay, yeni Kanun'un suç işlemeyi mutlak sebep olmaktan çıkardığını belirterek kararı eksik inceleme nedeniyle bozdu.
“Yürürlükten kaldırılan Türk Kanunu Medenisindeki düzenlemeden (md.131) farklı olarak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, küçük düşürücü suç işlemeyi mutlak boşanma sebebi olmaktan çıkarmış, bu sebepten ötürü suç işleyenle birlikte yaşaması davacı eşten beklenmeyecek derecede evliliğin çekilmez hale gelmiş olmasını da aramıştır (md.163).”
Ne anlama geliyor? Karar TBMM gerekçesiyle aynı yöndedir. Davalı eş, suça rağmen birlikte yaşamanın çekilmez hâle gelmediğini ispat için delil gösterebilir; bu deliller toplanmadan hüküm kurulamaz.
Kasten adam öldürme niteliği gereği birlikte yaşamayı çekilmez kılar
Davalı eş kasten adam öldürmek suçundan on beş yıl hapis cezasına mahkûm edilmişti; ceza kararı henüz kesinleşmemişti. Yerel mahkeme davayı reddetti. Yargıtay, olayın davalının ikrarı ve diğer delillerle sabit olduğunu, bu nedenle hükmün kesinleşmemiş olmasının sonucu etkilemediğini belirterek kararı bozdu.
“Kasten adam öldürmek eylemi "küçük düşürücü" nitelikte olup, bu niteliği gereği birlikte yaşamayı davacı eş bakımından çekilmez kılar ve bu suçu işleyen biriyle birlikte yaşaması davacıdan beklenemez.”
Ne anlama geliyor? Ağır suçlarda çekilmezlik suçun niteliğinden çıkarılabilir. Ceza hükmü kesinleşmemişse ikrar ve diğer güçlü deliller ayrıca ortaya konmalıdır.
Çocuğa cinsel tacizden ceza alan eşle birlikte yaşamak beklenemez
Davalı eş küçük bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunmuş ve bu suçtan ceza almıştı. Yerel mahkeme, suçun bir kez işlenmesinin tek başına boşanmaya yetmeyeceğini, evliliğin çekilmez hâle geldiğinin ayrıca ispatlanması gerektiğini belirterek davayı reddetti. Yargıtay kararı bozdu.
“İşlenen suçun niteliğine göre davacının dava açması karşısında onunla birlikte yaşaması kendisinden beklenemeyeceği açık ve tartışmasızdır.”
Ne anlama geliyor? Suçun niteliği ağır olduğunda davacı eşin dava açması çekilmezliğin göstergesi sayılmıştır. Bu yaklaşım 163'ün nispî niteliğiyle birlikte okunmalıdır.
Uzun sabıkası olan ve uyuşturucu ticaretinden hapis cezası alan eş
Davalı eş 1984 yılından beri suç işleyip aralıklarla cezaevine girip çıkmış, son olarak uyuşturucu ticaretinden 12 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş ve cezası infaz edilmeye başlanmıştı. Yerel mahkeme davayı kabul etmedi. Yargıtay, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“Toplanan delillerden davalı kocanın 1984 yılından beri suç işleyip, belli aralıklarla hapishaneye girip çıktığı, son olarak 5.7.2005 tarihinde uyuşturucu ticareti yapmak suçundan 12 yıl hapis cezasına mahkum edilip, cezanın da infazına başlandığı, bu haliyle işlenen suçun davacı kadın yönünden birlikte yaşamayı çekilmez hale getirdiği sabit olup, davanın kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Sürekli suç işleme ve uzun hapis cezası birlikte değerlendirilmiştir. Suçun ağırlığı ile ortak hayatın fiilen kurulamaması çekilmezliğin göstergesi sayılmıştır.
Hırsızlık küçük düşürücü suçlardandır
Davacı, 166/1 yanında 163. maddeye de dayanarak dava açmıştı. Davalı eş hırsızlık suçu işlemiş ve bu suçtan mahkûm olmuştu. Yerel mahkeme 163'e dayalı talebi kabul etmedi; Yargıtay kararı bozdu.
“Toplanan delillerden davalının hırsızlık suçu işlediği ve bu suçtan mahkum olduğu, işlenen suçun küçük düşürücü suçlardan olduğu anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Mala karşı suçlar da 163 kapsamına girebilir. Davada 163 ve 166'ya birlikte dayanıldığında mahkeme önce özel sebebi karara bağlamalıdır.
Eşin imzasını taklit etmek: özel belgede sahtecilik yüz kızartıcı suçtur
Kadın asıl davada zinaya, birleşen davada 162, 163 ve 166'ya dayandı. Erkek iki kez kadının imzasını taklit ederek onun adına bankada işlem yapmış, hakkında özel belgede sahtecilikten ceza davası açılmış ve eylem ceza dosyasındaki bilirkişi raporuyla sabit görülmüştü. İlk derece mahkemesi 162 ve 163 taleplerini ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetti; Bölge Adliye Mahkemesi zinaya dayalı davayı kabul etti. Yargıtay, 163 talebinin de kabulü gerektiğini, ancak boşanma hükmü kesinleştiği için bu talebin konusuz kaldığını belirtti.
“özel belgede sahtecilik suçunun, yüz kızartıcı suçlar arasında sayıldığı dikkate alındığında kadının davasının 4721 sayılı Kanunu'nun 163 maddesi gereğince de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı”
Ne anlama geliyor? Yargıtay burada kesinleşmiş mahkûmiyetten söz etmemiş, açılmış ceza davası ve bilirkişi raporuyla sabit eylemi yeterli görmüştür. Boşanma başka bir sebeple kesinleşirse 163 talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Silahlı terör örgütü üyeliği küçük düşürücü suç sayıldı
Kadın 163 ve 166'ya dayanarak dava açtı; erkek de karşı dava açtı. Erkek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ceza almıştı. İlk derece mahkemesi kadının 163'e dayalı davasını kabul etti, 166'ya dayalı talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verdi ve erkeğin davasını reddetti; velayeti sosyal inceleme raporu doğrultusunda anneye verdi, kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetti, Yargıtay kararı onadı.
“silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan 4721 sayılı Kanun 163 üncü maddesi gereğince toplum içerisinde küçük düşürücü bir suç işlediği ve bu durum nedeniyle davacı karşı davalıdan evliliği devam ettirmesinin beklenemeyeceği kanaatine varılmakla”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesindendir. Erkeğin, cezaevi sürecinde kadının kendisini manevi yönden yalnız bıraktığı yönündeki itirazı kusur belirlemesini değiştirmemiştir.
Küçük düşürücü suç diğer eşin kişilik haklarına saldırıdır: manevi tazminat
Erkek, 15 Temmuz 2016 darbe girişimindeki fiilleri nedeniyle anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüsten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş, karar kesinleşmişti. Kadın, lojmandan çıkarıldığını, iş ve sosyal çevresinin kendisine mesafeli davrandığını ileri sürerek 166'ya göre dava açtı. Boşanmaya karar verildi, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kadının manevi tazminat talebini reddetti. Yargıtay bu yönden kararı kadın yararına bozdu.
“Davalı erkeğin küçük düşürücü suç işleme eylemi nedeniyle kadının toplumda ve iş hayatında dışlanarak rencide olmasına sebebiyet verdiği ve bu eylemin kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.”
Ne anlama geliyor? Boşanma 166'ya göre verilmiş olsa da Yargıtay eylemi küçük düşürücü suç olarak nitelemiştir. Bozmadan sonra Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği manevi tazminat kararı Yargıtay'ın 2024/4621 E., 2024/8146 K. sayılı kararıyla onanmıştır.
Suç evlenmeden önce işlenmişse 163 uygulanmaz
Davacı, davalının küçük düşürücü suç işlediğini ileri sürerek 163'e göre dava açtı; mahkeme davayı kabul etti. Toplanan delillerden eşlerin, davalının işlediği suç tarihinden sonra evlendikleri anlaşıldı. Yargıtay kararı bozdu.
“Küçük düşürücü suç işlemenin Türk Medeni Kanununun 163. maddesi hükmüne göre boşanma sebebi olabilmesi için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Bu durumda işlenen suç nedeniyle birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesi koşulu gerçekleşmez. Eş, suçu bilmeden ve bu konuda aldatılarak evlenmişse evlenmenin iptali (TMK m. 150) ayrıca değerlendirilebilir.
Evlilikten önceki suçlar 163'e dayanak olmaz; aynı dosyada 162 ayrıca incelenir
Kadın 162 ve 163'e dayanarak dava açtı. İlk derece mahkemesi 162'ye dayalı davayı hak düşürücü süre, 163'e dayalı davayı ise erkeğin işlediği iddia edilen suçların evlilik tarihinden önceye ait olması nedeniyle reddetti; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetti. Yargıtay 163 yönünden kararı onadı. Erkeğin yeğeninin kadının yüzüne kezzap attığı, olayın erkek tarafından yaptırıldığının öğrenildiği ancak ne zaman öğrenildiğinin belli olmadığı ve tehdidin sürdüğü anlaşıldığından 162 yönünden kararı kadın yararına bozdu.
“davacı kadın vekilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 163 üncü maddesine dayalı davasının reddi kararına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Aynı olaylar birden çok boşanma sebebine uyabilir. Suç evlilikten önce işlenmişse 163 yolu kapanır; eşe yöneltilen saldırılar ve tehditler ise 162 veya 166 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
"Suç işleme nedeniyle boşanma" dilekçesi 163 davası olarak incelendi
Kadın, erkeğin uyuşturucu ticaretinden kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunduğunu belirterek suç işleme nedeniyle boşanma istedi. İlk derece mahkemesi suçun evlenmeden önce işlendiğini ve eşlerin aynı suç nedeniyle birlikte yargılandıklarını belirterek davayı reddetti. Kadın istinafta 163'e dayanmadığını, genel boşanma sebebini kastettiğini ileri sürdü; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetti, Yargıtay kararı onadı.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 163 üncü maddesi hükmüne göre boşanma kararı verebilmek için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerektiği yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların davalının işlediği suç tarihinden sonra evlendikleri gibi aynı suç nedeniyle birlikte yargılandıkları, 4721 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesine ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesindendir. Dilekçede sebep açıkça yazılmalı ve 166'ya terditli olarak dayanılmalıdır.
Ceza hükmü kesinleşmemişse ceza davasının sonucu beklenmelidir
Kadın öncelikle 163'e, olmadığı takdirde 166/1'e dayanarak dava açtı. Mahkeme 163'e göre boşanmaya karar verdi, Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetti. Erkek terör örgütüne üye olmak suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmişti, ancak hüküm kesinleşmemişti. Yargıtay, ceza dosyasının sonucu beklenerek önce 163 çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“Ceza Mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden kararı, hukuk hakimini bağlar.”
Ne anlama geliyor? Aynı kararda terditli davada önce özel boşanma sebebinin incelenmesi, gerçekleşmezse delillerin 166'ya göre değerlendirilmesi gerektiği de belirtilmiştir.
Sürekli borçlanma haysiyetsiz hayat değildir; kesinleşmiş mahkûmiyet yoksa suç işleme sebebi oluşmaz
Kadın 163'e, olmadığı takdirde 166/1'e dayanarak dava açtı. İlk derece mahkemesi iki sebebe göre boşanmaya karar verdi; Bölge Adliye Mahkemesi erkeğin dolandırıcılık suçu işleyerek ve sürekli başkalarına borçlanarak haysiyetsiz hayat sürdüğünü kabul edip hükmü yalnız 163'e dayandırdı. Yargıtay kararı bozdu.
“Bölge Adliye Mahkemesince haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayalı olarak tarafların boşanmalarına karar verilmişse de davalının sürekli borçlanma şeklindeki eylemlerinin haysiyetsiz hayat sürme sayılması doğru olmadığından haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayalı boşanma kararı verilmesi de doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay, suç işleme yönünden de dosyada küçük düşürücü bir suç nedeniyle kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti bulunmadığını belirtmiş ve davanın 166'ya göre incelenmesini istemiştir.
Haysiyetsiz hayat için ilişkinin yaşam tarzı hâline gelmesi ve devamlılık gerekir
Kadın boşanma davası açtı; erkek birleşen davasında 163'e de dayandı. İlk derece mahkemesi, kadının başka bir erkekle ilişkisi ve güven sarsıcı davranışları nedeniyle erkeğin davasını haysiyetsiz hayat sebebiyle de kabul etti. Yargıtay bu yönü bozdu; ancak kadının davasında verilen boşanma kararı kesinleştiğinden erkeğin bu davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istedi.
“haysiyetsiz hayatın varlığından sözedilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş olması ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Tek bir ilişki veya güven sarsıcı davranışlar 166 kapsamında kusurdur. Haysiyetsiz hayat iddiası için davranışın süreklilik gösterdiğini ortaya koyan deliller gerekir.
Sanal ortamda çok sayıda görüşme haysiyetsiz hayat değildir, ama 166'ya göre boşanma sebebidir
Erkek 163 ve 166/1'e dayanarak dava açtı; kadın da karşı dava açtı. Kadının başka erkeklerle cep telefonu ve sanal ortamda çok sayıda görüşme yaptığı soruşturma ve toplanan delillerle anlaşıldı; erkeğin de kadına ağır sözlerle hakaret ettiği ve evin kilidini değiştirdiği sabit görüldü. Yargıtay, kadının davranışlarını haysiyetsiz hayat için yeterli görmedi; ancak bu davranışların sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek evlilik birliğini temelinden sarstığını belirterek erkeğin 166/1'e dayalı davasının, erkeğin de kusurlu olması nedeniyle kadının 166/2'ye dayalı davasının kabulü gerektiğine karar verdi ve hükmü bozdu.
“Haysiyetsiz hayattan söz edilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş olması ve bu şekilde yaşamanın az veya çok devamlılık göstermesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Aynı ölçüt yeni tarihli kararlarda da kullanılmaktadır. Yazışma ve görüşmeler çok sayıda olsa da tek başına yaşam tarzı sayılmamış, 166 kapsamında ağır kusur olarak değerlendirilmiştir.
Yaşam tarzı hâline gelen uyuşturucu kullanımı haysiyetsiz hayat sayıldı
Kadın, eşinin madde bağımlısı olduğunu, tedaviden sonuç alınamadığını ve uyuşturucu ticaretinden ceza aldığını ileri sürerek 163'e, olmadığı takdirde 166'ya dayanarak dava açtı. Erkek ceza mahkemesinde 2007'den beri madde bağımlısı olduğunu ikrar etmişti; ticaret suçundan verilen mahkûmiyet henüz kesinleşmemişti. İlk derece mahkemesi 163'e göre boşanmaya karar verdi; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetti, Yargıtay kararı onadı.
“davalının uyuşturucu madde kullandığı ve bunu yaşam tarzı haline getirdiği ve tanık beyanlarından bu durumun davacı için çekilmez hal aldığı ve kadının bu durumu bilmeden evlendiği”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesindendir. Kesinleşmemiş ceza hükmü; ikrar, tanık beyanları ve UYAP kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmiştir.
Evliyken farklı erkeklerle nişanlanan eş haysiyetsiz hayat sürmüş sayıldı
Erkeğe göre evlilik nişanlılıktan ileri gitmemişti; erkek birleşen davasında kadının haysiyetsiz hayat sürdüğünü ileri sürdü, kadın da 166'ya göre dava açtı. İlk derece mahkemesi, kadının evliyken birden fazla kez farklı erkeklerle nişanlandığını, birçok erkekle makul bir sebep olmaksızın ıssız yerlere araçla gittiğini ve çevrede para karşılığı ilişkiye girdiği söylentisi çıktığını belirterek 163'e ve 166'ya göre boşanmaya, kadını ağır kusurlu sayıp erkek yararına tazminata karar verdi. Kadın kusurların söylentiye dayandığını ileri sürdü; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetti, Yargıtay kararı onadı.
“kadının haysiyetsiz hayat sürdüğü, evli iken birden fazla kez ve farklı erkekler ile nişanlandığı”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesindendir. Kararda tekrarlanan ve farklı kişilerle süren davranışlar belirleyici olmuştur.
Eşin ilk evliliğinden olan kızıyla cinsel ilişki haysiyetsiz hayattır
Kadın yalnız 163'e dayanarak dava açtı. Mahkeme, erkeğin kadının ilk evliliğinden olan kızıyla cinsel ilişki yaşadığını kabul etti. Kadın sözlü yargılama aşamasında zina ve 166'ya da dayandığını bildirdi; mahkeme bunu ıslah olarak kabul ederek 161 ve 163'e göre boşanmaya karar verdi. Yargıtay 163'e göre boşanmayı onadı; ıslahın tahkikat bittikten sonra yapıldığını belirterek 161 yönünden kararı bozdu.
“davalı erkeğin davacı kadının ilk evliliğinden olan kızı ile cinsel ilişki yaşadığı ve bu eyleminin TMK'nun 163. maddesinde geçen haysiyetsiz hayat sürme niteliğinde olduğu”
Ne anlama geliyor? Kararda ayrıca bir süreklilik tartışması yapılmamış, eylemin niteliği belirleyici olmuştur. Islah ancak tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir (HMK m. 177/1).
Başka kimlikle evlilik dışı birlikte yaşamak haysiyetsiz hayattır
Dava, 163'e dayalı haysiyetsiz yaşam sürme ve suç işleme sebebine dayanıyordu. Davalı eş resmî belgede sahtecilikten kesinleşmiş hükümle mahkûm edilmişti; ceza dosyasına göre başka bir kimliği kullanmış ve başka kişilerle bir süre evlilik dışı birlikte yaşamıştı. Yerel mahkeme davayı reddetti; Yargıtay kararı bozdu.
“bu nedenle haysiyetsiz yaşam sürmenin koşullarının gerçekleştiği ve onunla birlikte yaşaması davacıdan beklenemeyecek hale geldiği sabit olduğu halde, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Ceza dosyasındaki tespitler haysiyetsiz hayatın ispatında da kullanılabilir. Kararda suç ile yaşam biçimi birlikte değerlendirilmiştir.
Sosyal medyada başka erkeklerle yazışmak güven sarsıcıdır, haysiyetsiz hayat değildir
Erkek zina, haysiyetsiz hayat ve 166'ya dayanarak dava açtı; kadının başka kişilerle cinsel içerikli yazıştığını ve görüntü gönderdiğini ileri sürdü. İlk derece mahkemesi kadının son bir yıldır sosyal medyada başka erkeklerle görüşüp açık fotoğraflarını göndererek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu kabul etti; kadını ağır kusurlu sayarak eşleri 166'ya göre boşadı, zina ve haysiyetsiz hayat davalarını reddetti ve velayeti babaya verdi. Yargıtay yalnız erkek yararına hükmedilen tazminatların azlığını bozma sebebi yaptı, diğer yönleri onadı.
“kadının ayrılmadan önceki son bir yıldır sosyal medyada başka erkeklerle görüşerek, açık fotoğraflarını göndererek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesindendir. Bu davranışlar ağır kusur sayılmış, ancak haysiyetsiz hayatın aradığı yaşam tarzı ve devamlılık ölçüsüne ulaşmamıştır.
Terditli davada önce 163 incelenir ve hakkında mutlaka hüküm kurulur
Kadın 163'e, olmadığı takdirde 166/1'e dayanarak terditli dava açtı. Mahkeme 166/1'e dayalı davayı reddetti, 163'e dayalı istem hakkında hükümde bir açıklama yapmadı. Yargıtay kararı bozdu.
“Dava terditli olarak açıldığına göre, davacı kadının özel boşanma sebebine dayalı istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Terditli davada mahkeme önce özel sebebi, sonra genel sebebi inceler. Özel sebep hakkında hüküm kurulmaması tek başına bozma sebebidir.
163 davası kabul edilse de eşit kusurlu eş tazminat alamaz
Kadın 163'e, olmadığı takdirde 166'ya; erkek 161'e, olmadığı takdirde 166'ya dayanarak dava açtı ve davalar birleştirildi. Kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, erkeğin ise hırsızlıktan kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunduğu ve kadının başka bir erkekle fotoğraflarını onun izni olmadan kadının yakınlarına gönderdiği sabit görüldü. İlk derece mahkemesi kadının 163'e dayalı davasını kabul etti; Bölge Adliye Mahkemesi kusurları birlikte değerlendirerek tarafları eşit kusurlu saydı. Yargıtay eşit kusur tespitini doğru bulup kadın yararına verilen tazminatlar yönünden kararı erkek yararına bozdu.
“Ne var ki, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez.”
Ne anlama geliyor? 163'e göre boşanma kararı, davacının kusursuz sayılacağı anlamına gelmez. Birleşen davalarda tüm kusurlu davranışlar birlikte tartılır.
Eşi uyuşturucu ticaretinden 15 yıl alan erkek 163 davasını kazandı, ama ağır kusurlu bulundu
Erkek, uyuşturucu ticaretinden 15 yıl hapis cezası alan ve hükmü kesinleşen kadına karşı 163'e göre dava açtı; kadın da 166'ya göre karşı dava açtı. İlk derece mahkemesi uzun hapis cezası nedeniyle ortak hayatın yeniden kurulamayacağını belirterek erkeğin davasını kabul etti. Kadının davasında ise erkeğin şiddet uyguladığı, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, eşi adına borç yaptığı ve gizlice çektiği çıplak fotoğraflarla onu tehdit ettiği sabit görüldü; erkek ağır, kadın hafif kusurlu sayıldı ve kadın yararına toptan yoksulluk nafakası ile manevi tazminata hükmedildi. Bölge Adliye Mahkemesi istinafları reddetti, Yargıtay kararı onadı.
“davalının uzun süreli hapis cezasına mahkum olması nedeni ile taraflar arasında ortak hayatın yeniden tesisinin mümkün olamayacağı ve bu durumun davacı koca için çekilmez hal olduğu”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesindendir. Suç işleyen eş, diğer eşin kusuru daha ağırsa yoksulluk nafakası ve tazminat alabilir.
Kesinleşen boşanma kararındaki kusur tespiti sonraki haysiyetsiz hayat davasını bağlar
Kadının açtığı boşanma davasında erkek tam kusurlu bulunmuş ve karar kesinleşmişti. Erkek ayrıca açtığı davada ıslahla, kadının evlilik devam ederken başka bir erkeği sürekli evine aldığını ileri sürerek haysiyetsiz hayat sebebine dayandı. Yerel mahkeme yeniden kusur belirleyip tarafları eşit kusurlu saydı ve erkek yararına tazminata hükmetti; Özel Daire kararı bozdu, yerel mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bozdu.
“Boşanma kararının verildiği hükmün kesinleşmesi itibariyle, artık o evlilik nedeniyle doğmuş veya doğacak olan tüm davalar boşanma kararının verildiği mahkeme kararında yer alan kusur belirlemesi ile bağlıdır ve bu durumun doğal sonucu olarak yapılan kusur belirlemesi, başka bir mahkemenin kararında tartışılamayacağı gibi yeniden kusur belirlemesi yapılmasına da imkân tanımayacaktır.”
Ne anlama geliyor? Kararda karşı oy bulunmaktadır; karşı oyda ilk boşanma davasından sonra gerçekleşen olayların ayrıca değerlendirilebileceği savunulmuştur. Aynı evlilikteki iddiaların aynı davada ileri sürülmesi bu nedenle önemlidir.
Haysiyetsiz hayat süren anneye velayet çocukların üstün yararına aykırıdır
Karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesi, ayrılık sürecinde çocukların anneyle kalmak istemesini gözeterek velayeti anneye verdi. Uzman raporu ise çocukların anne yanında risk altında olacağını belirterek velayetin babaya verilmesini önermişti. Yargıtay, dosyaya yansıyan fotoğraflardan annenin haysiyetsiz hayat sürdüğünün anlaşıldığını belirterek velayet yönünden kararı baba yararına bozdu.
“Tarafların ortak çocuklarının velâyetinin ebeveyn sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmeyen, haysiyetsiz hayat süren ve çocuklar için iyi bir rol model olamayacağı anlaşılan anneye verilmesinin çocukların huzur ve gelişimini tehlikeye sokacağı ve üstün yararına aykırı olacağı anlaşılmış olup çocukların velâyetinin babaya verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? İdrak çağındaki çocukların görüşü alınır, ancak çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa görüşlerinin aksine karar verilebilir.
Eşin kızına karşı cinsel istismar: 163 ile boşanma ve kişisel ilişki kurulmaması
Erkek, kadının önceki evliliğinden olan kızına karşı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kesinleşmiş hükümle hapis cezasına mahkûm edilmişti. İlk derece mahkemesi erkeği tam kusurlu sayarak kadının 166'ya ve 163'e dayalı davalarını kabul etti; velayeti anneye verdi, baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki düzenlemedi, kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetti, Yargıtay kararı onadı.
“davalı-davacı erkeğin küçük düşürücü bir suç işlediği ve bu sebeple onunla birlikte yaşaması kadından beklenemeyeceğinden birleşen davanın kabulüne”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı İlk Derece Mahkemesi gerekçesindendir. Suç çocuğa yönelmişse kişisel ilişki kurma hakkı TMK m. 324/2 uyarınca reddedilebilir.
163 sebebiyle boşanmada artık değerdeki pay azaltılamaz
Eşler 166/1-2 ve 163'teki haysiyetsiz hayat sürme sebeplerine göre boşanmıştı. Katılma alacağı davasında yerel mahkeme, boşanmanın davacının ağır kusuruyla sonuçlandığını belirterek TMK m. 236/2'ye göre davayı reddetti. Yargıtay kararı bozdu.
“bu maddenin uygulanabilmesi için evliliği sona erdiren boşanma kararının "zina (TMK m. 161)" veya "hayata kast (TMK 162)" sebebine dayalı olarak verilmiş olması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Haysiyetsiz hayat veya küçük düşürücü suç sebebiyle boşanma, mal rejiminin tasfiyesinde payın azaltılması sonucunu doğurmaz. Mahkeme davanın esasına girerek katılma alacağını delillere göre belirlemelidir.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 131 inci maddesini karşılamaktadır. Maddedeki "terzil edici cürüm" kavramı yerine "küçük düşürücü suç" kavramı kullanılmıştır. Bu kavram hem yüz kızartıcı hem de bu nitelikte olmayan diğer cürümleri kapsar mahiyette geniş bir kavramdır. Yürürlükteki maddede "terzil edici cürüm" işleme mutlak bir boşanma sebebi, buna karşılık haysiyetsiz hayat sürme nisbî bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bir başka ifadeyle terzil edici cürüm de çekilmezlik şartı aranmadan boşanmaya hükmedilebildiği hâlde, haysiyetsiz bir yaşam sürme hâlinde bu durum tek başına boşanma için yeterli olmayıp, bu sebeple eşler için birlikte yaşama çekilmez hâle gelmiş olmalıdır. Değişiklik sonucu her iki sebep de nisbî boşanma sebebi hâline getirilmiştir. Buna göre ister küçük düşürücü suç işlenmiş olsun, ister haysiyetsiz bir hayat sürülmüş olsun, boşanmaya hükmetmek için bu durumların diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirmesi zorunlu olacaktır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 72743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Karı kocadan her biri, terzil edici bir cürüm işleyen yahut kendisiyle birlikte yaşamağı çekilmez bir hale koyacak derecede haysiyetsiz bir hayat süren diğeri aleyhine her zaman boşanma davası ikame edebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 131 | 4721 sayılı Kanun m. 163 | |
|---|---|---|
| Suç | Terzil edici cürüm | Küçük düşürücü suç; gerekçeye göre daha geniş kavram |
| Suçta çekilmezlik şartı | Aranmaz; mutlak sebep | Aranır; gerekçeye göre nispî sebep |
| Haysiyetsiz hayat | Birlikte yaşamayı çekilmez kılacak derecede olmalı | Bu sebeple birlikte yaşama diğer eşten beklenememeli |
| Süre | Her zaman | Her zaman |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişiklik | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir değişiklik veya Anayasa Mahkemesi iptal notu yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 150: Aldatma nedeniyle evlenmenin iptali.
- TMK m. 161: Zina.
- TMK m. 162: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış.
- TMK m. 164: Terk.
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması.
- TMK m. 174: Maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 175: Yoksulluk nafakası.
- TMK m. 176: Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi, iradın kaldırılması.
- TMK m. 182: Çocuklar yönünden hâkimin takdir yetkisi.
- TMK m. 236: Artık değere katılma ve payın azaltılması.
- TMK m. 323-324: Kişisel ilişki ve sınırları.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 53: Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 165 ve 189: Taleple bağlılık, bekletici sorun ve hukuka aykırı delil.
Suç işleme veya haysiyetsiz hayat sebebiyle boşanma, ceza dosyasının boşanma davasına etkisi ya da velayet ve nafaka gibi konularda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 163 ne diyor?
TMK m. 163'e göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.
Küçük düşürücü suç nedir, hangi suçlar sayılır?
Kanunda bir liste yoktur. TBMM gerekçesine göre kavram yüz kızartıcı suçları ve bu nitelikte olmayan diğer suçları kapsar. Yargıtay kasten adam öldürmeyi (Yargıtay 2. HD, 2011/21093 E., 2012/15178 K., 05.06.2012), hırsızlığı (Yargıtay 2. HD, 2012/19722 E., 2013/6974 K., 14.03.2013) ve özel belgede sahteciliği (Yargıtay 2. HD, 2022/6352 E., 2023/2248 K., 09.05.2023) bu kapsamda saymıştır. Uyuşturucu ticareti (Yargıtay 2. HD, 2009/1300 E., 2010/3299 K., 23.02.2010), çocuğa cinsel taciz (Yargıtay 2. HD, 2014/20560 E., 2015/4947 K., 19.03.2015) ve silahlı terör örgütü üyeliği (Yargıtay 2. HD, 2023/6051 E., 2024/2239 K., 01.04.2024) nedeniyle de 163'e göre boşanma kararları verilmiştir.
Eşim cezaevine girdi, boşanabilir miyim?
Cezaevine girmenin kendisi değil, işlenen suçun küçük düşürücü niteliği ve birlikte yaşamayı beklenemez kılması belirleyicidir. Yargıtay, kasten adam öldürüp 25 yıl hapis cezasına mahkûm edilen ve suç tarihinden itibaren eşinden ayrı yaşayan kişi hakkında 163'e göre boşanma kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/25910 E., 2014/9380 K., 21.04.2014). Suç 163 kapsamında görülmezse deliller 166'ya göre değerlendirilir; bu nedenle dava terditli açılmalıdır.
Ceza kararı kesinleşmeden boşanma kararı verilir mi?
Yargıtay, mahkûmiyet henüz kesinleşmemişken ceza davasının sonucu beklenmeden 163'e göre boşanmaya karar verilmesini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2020/560 E., 2020/1268 K., 19.02.2020). Ancak olay davalının ikrarı ve diğer delillerle sabitse hükmün kesinleşmemiş olması sonucu etkilemeyebilir (Yargıtay 2. HD, 2011/21093 E., 2012/15178 K., 05.06.2012).
Evlenmeden önce işlenen suç için 163'e göre dava açılabilir mi?
Hayır. Yargıtay'a göre suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2015/13025 E., 2016/3369 K., 23.02.2016). Eş, diğer eşin namus ve onuru hakkında aldatılarak evlenmişse evlenmenin iptalini dava edebilir; bu dava aldatmanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 150, 152).
Haysiyetsiz hayat sürmek ne demektir?
Yargıtay'a göre haysiyetsiz hayattan söz edebilmek için başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2023/9150 E., 2024/3738 K., 22.05.2024). Yaşam tarzı hâline gelen uyuşturucu kullanımı da Yargıtay'ın onadığı bir kararda bu kapsamda görülmüştür (Yargıtay 2. HD, 2023/9693 E., 2024/6488 K., 26.09.2024).
Aldatma haysiyetsiz hayat sayılır mı?
Tek bir ilişki veya güven sarsıcı yazışmalar kural olarak haysiyetsiz hayat sayılmaz; Yargıtay, eşin başka biriyle ilişkisinin birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirse de haysiyetsiz yaşam olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/9150 E., 2024/3738 K., 22.05.2024). Aldatma zina olarak ispatlanırsa 161, ispatlanamazsa güven sarsıcı davranış olarak 166 gündeme gelir. Evliyken farklı kişilerle tekrarlanan ilişkiler ise haysiyetsiz hayat sayılabilir (Yargıtay 2. HD, 2024/2104 E., 2024/1959 K., 20.03.2024).
Sürekli borçlanma, kumar veya alkol haysiyetsiz hayat mıdır?
Yargıtay sürekli borçlanma şeklindeki eylemleri haysiyetsiz hayat saymamıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/2470 E., 2025/8940 K., 20.10.2025). Kumar oynamanın veya alkol kullanımının tek başına haysiyetsiz hayat sayıldığı bir karara taramamda rastlamadım; incelediğim kararlarda bu davranışlar 166. madde kapsamında kusur olarak değerlendirilmiştir.
163 davası için süre var mı, af mümkün mü?
Kanun davanın "her zaman" açılabileceğini söyler; 161 ve 162'deki altı ay ve beş yıllık süreler 163'te yoktur. Maddede af düzenlenmemiştir; ancak Yargıtay bir kararda davacının eşini affettiğine dair delil bulunmadığını da gözetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/10161 E., 2010/11493 K., 10.06.2010).
163'e göre boşanan eş tazminat ve nafaka alabilir mi?
Şartları varsa alabilir; tazminat ve nafaka kusura göre belirlenir. Yargıtay, küçük düşürücü suç yüzünden toplumda ve iş hayatında dışlanan eş yararına manevi tazminat verilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/1501 E., 2023/4542 K., 05.10.2023). Buna karşılık birleşen davalarda taraflar eşit kusurlu bulunursa tazminata hükmedilemez (Yargıtay 2. HD, 2023/3629 E., 2024/1379 K., 29.02.2024).
Suç işleyen veya haysiyetsiz hayat süren eşe velayet verilir mi?
Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Yargıtay, haysiyetsiz hayat süren anneye velayet verilmesini çocukların üstün yararına aykırı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/2591 E., 2023/5804 K., 30.11.2023). Kasten işlenen suçtan hapis cezası alan kişi ayrıca, kanundaki istisnalar dışında, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar velayet hakkını kullanamaz (TCK m. 53).
163 mal paylaşımını etkiler mi?
Hayır. Artık değerdeki payın azaltılması veya kaldırılması yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada mümkündür (TMK m. 236/2); Yargıtay, 163'teki haysiyetsiz hayat sebebine göre verilen boşanmada bu hükmün uygulanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015).
Boşandıktan sonra nafaka alan eş haysiyetsiz hayat sürerse nafaka kalkar mı?
TMK m. 176/3'e göre irat biçimindeki nafaka veya maddi tazminat, alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Bunun için dava açılması ve iddianın somut delillerle ispatlanması gerekir; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin somut bir olaya dayanmayan soyut tanık beyanlarını yeterli görmediği bozma kararı, Hukuk Genel Kurulu kararında aktarılmıştır (Yargıtay HGK, 2005/3-267 E., 2005/285 K., 27.04.2005).
163 mutlak mı nispî mi boşanma sebebidir?
Kanun metni ve TBMM gerekçesine göre iki sebep de nispîdir; boşanma için birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi gerekir. Hukuk Genel Kurulu ise boşanma sebeplerini sınıflandırdığı kararlarında suç işlemeyi mutlak, haysiyetsiz hayatı nispî sebepler arasında saymıştır (Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023). Uygulamada ağır suçlarda çekilmezlik çoğu zaman suçun niteliğinden çıkarılmaktadır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 150, 152, 161-166, 174-176, 182, 236, 323-324
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 53
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 165, 189
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 131 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 163 gerekçesi s. 72, Komisyon metni s. 400
- Yargıtay HGK, 2022/771 E., 2023/1039 K., 01.11.2023
- Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023
- Yargıtay HGK, 2018/456 E., 2021/1511 K., 30.11.2021
- Yargıtay HGK, 2005/3-267 E., 2005/285 K., 27.04.2005
- Yargıtay 2. HD, 2026/350 E., 2026/5864 K., 02.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/2470 E., 2025/8940 K., 20.10.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/1119 E., 2024/8213 K., 04.11.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/4621 E., 2024/8146 K., 01.11.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/97 E., 2024/7247 K., 14.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/6758 E., 2024/6690 K., 01.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/9693 E., 2024/6488 K., 26.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6929 E., 2024/5031 K., 27.06.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6446 E., 2024/3895 K., 27.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/9150 E., 2024/3738 K., 22.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/4421 E., 2024/2984 K., 30.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6358 E., 2024/2909 K., 25.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/5637 E., 2024/2265 K., 01.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6051 E., 2024/2239 K., 01.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/5401 E., 2024/2040 K., 25.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/2104 E., 2024/1959 K., 20.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/3629 E., 2024/1379 K., 29.02.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/2591 E., 2023/5804 K., 30.11.2023
- Yargıtay 2. HD, 2023/1501 E., 2023/4542 K., 05.10.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/6352 E., 2023/2248 K., 09.05.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/10535 E., 2023/1210 K., 22.03.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/8406 E., 2023/108 K., 10.01.2023
- Yargıtay 2. HD, 2020/1980 E., 2020/3397 K., 29.06.2020
- Yargıtay 2. HD, 2020/560 E., 2020/1268 K., 19.02.2020
- Yargıtay 2. HD, 2019/1543 E., 2019/4269 K., 09.04.2019
- Yargıtay 2. HD, 2016/21384 E., 2018/9114 K., 12.09.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/20524 E., 2018/8173 K., 27.06.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/14732 E., 2018/4831 K., 11.04.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/17543 E., 2016/15753 K., 08.12.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/14180 E., 2016/5488 K., 21.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/13025 E., 2016/3369 K., 23.02.2016
- Yargıtay 2. HD, 2014/20560 E., 2015/4947 K., 19.03.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/11538 E., 2014/22519 K., 13.11.2014
- Yargıtay 2. HD, 2014/1592 E., 2014/17457 K., 16.09.2014
- Yargıtay 2. HD, 2014/3225 E., 2014/15341 K., 03.07.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/25910 E., 2014/9380 K., 21.04.2014
- Yargıtay 2. HD, 2012/19722 E., 2013/6974 K., 14.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2011/21093 E., 2012/15178 K., 05.06.2012
- Yargıtay 2. HD, 2009/16080 E., 2010/17409 K., 21.10.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/10161 E., 2010/11493 K., 10.06.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/1300 E., 2010/3299 K., 23.02.2010
- Yargıtay 2. HD, 2008/16474 E., 2009/19889 K., 16.11.2009
- Yargıtay 2. HD, 2009/16450 E., 2009/19112 K., 09.11.2009
- Yargıtay 8. HD, 2014/12620 E., 2015/21007 K., 23.11.2015
