TMK 162'ye göre eşlerden biri diğerinin hayatına kastederse, ona pek kötü davranırsa ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunursa diğer eş boşanma davası açabilir; dava hakkı öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmekle düşer ve affeden tarafın dava hakkı yoktur. Hukuk Genel Kurulu'na göre bu sebepler gerçekleşince hâkim evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğini araştırmadan boşanmaya karar verebilir; pek kötü davranışın zulüm ve işkence boyutunda, onur kırıcı davranışın ise ağır derecede olması gerekir (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019). Yargıtay, eşine birden çok kez ağır hakaret eden ve psikolojik şiddet uygulayan eşin davranışlarını da onur kırıcı davranış saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/8642 E., 2025/4989 K., 13.05.2025). Bu ağırlığa ulaşmayan şiddet ve hakaret ise 166. madde uyarınca boşanma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2024/6726 E., 2024/7394 K., 15.10.2024).
- Hayata kast
- Eşin diğer eşin hayatına yönelen, onu öldürmeye girişmek veya intihara zorlamak gibi davranışları.
- Pek kötü davranış
- Vücut bütünlüğünü, bedensel veya ruhsal sağlığı bozan ya da tehlikeye düşüren, zulüm ve işkence boyutuna varan davranış.
- Ağır derecede onur kırıcı davranış
- Eşe hakaret etmek ve onu küçük düşürmek amacıyla yapılan, namus ve şeref değerlerine yönelen ağır nitelikte saldırı.
- Mutlak boşanma sebebi
- İspatlanınca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ayrıca araştırılmasına gerek olmayan sebep.
- Af
- Mağdur eşin bu davranışları boşanma sebebi yapmayacağını açıkça veya davranışlarıyla göstermesi.
- Terditli talep
- Asli talep olan 162 kabul edilmezse incelenmesi istenen ikinci talep; genellikle 166. madde.
TMK 162 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davayı kim açar? | Hayatına kastedilen, pek kötü davranılan veya onuru ağır derecede kırılan eş | TMK m. 162 |
| Üç ayrı sebep | Hayata kast, pek kötü davranış, ağır derecede onur kırıcı davranış; üçünün birlikte gerçekleşmesi gerekmez | Yargıtay 2. HD, 2025/7795 K. |
| Niteliği | Mutlak ve özel sebep; ortak hayatın çekilmezliği ayrıca aranmaz | Yargıtay HGK, 2019/750 K. |
| Ağırlık | Pek kötü davranış zulüm ve işkence boyutunda, onur kırıcı davranış ağır derecede olmalı | Yargıtay HGK, 2019/750 K. |
| Kast ve ayırt etme gücü | Eylemi yapan eş kasten hareket etmeli ve ayırt etme gücüne sahip olmalı | Yargıtay HGK, 2019/750 K. |
| Öğrenmeye bağlı süre | Sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay | TMK m. 162 |
| Mutlak süre | Sebebin doğumunun üzerinden beş yıl | TMK m. 162 |
| Af | Affeden eşin dava hakkı yoktur; af delillerle ortaya konmalıdır | TMK m. 162; Yargıtay HGK, 2019/750 K. |
| Ceza mahkûmiyeti | Öldürmeye teşebbüsten kesinleşmiş mahkûmiyet hayata kastı ortaya koyar | Yargıtay 2. HD, 2024/7523 K. |
| Yalnız 162'ye dayanan dava | 166. maddeye göre boşanmaya karar verilemez | HMK m. 26; Yargıtay 2. HD, 2018/4030 K. |
| 166 ile birlikte | Önce 162 incelenir; gerçekleşmezse veya süresi geçmişse deliller 166'ya göre değerlendirilir | Yargıtay 2. HD, 2026/2778 K. |
| Kusur | Karşılıklı davalarda kusur bir kez belirlenir | Yargıtay 2. HD, 2017/10559 K. |
| Mal paylaşımı | Hayata kast sebebiyle boşanmada kusurlu eşin artık değerdeki payı azaltılabilir veya kaldırılabilir | TMK m. 236/2; Yargıtay 8. HD, 2019/5440 K. |
| Dava sırasında ölüm | Mirasçılar kusur tespiti için davaya devam edebilir | TMK m. 181/2; Yargıtay HGK, 2019/1112 K. |
| Mirastan yoksunluk | Mirasbırakanı kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden mirasçı olamaz | TMK m. 578 |
TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı eski Kanun'un 130. maddesini karşılar. Eski Kanun'da yalnız cana kast ve pek fena muamele boşanma sebebiydi; gerekçeye göre onur kırıcı davranış uygulamada zaten boşanma sebebi sayıldığı için maddeye eklenmiş, madde üç sebebi kapsayacak hâle getirilmiştir. "Ağır derecede" nitelemesi Tasarı metninde yer almakta olup Adalet Komisyonu maddeyi aynen kabul etmiştir.
Hayata kastın boşanma dışında da sonucu vardır. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi mirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarrufla hak edinemez; mirastan yoksunluk mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar (TMK m. 578).
Her şiddet veya hakaret 162. madde kapsamında değildir. Yargıtay, eşini aşağılayan ve ona hakaret eden eşin davranışlarını 162. maddede belirtilen nitelikte görmemiş, bu davranışları yalnız 166. madde kapsamında kusur saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/11401 E., 2023/1977 K., 26.04.2023). Dava yalnız 162'ye dayandırılırsa ve bu ağırlık ispatlanamazsa boşanma kararı çıkmayabilir; 166. maddeye terditli olarak dayanmak bu riski azaltır.
Hayata kast nedir?
- Tanım: Hukuk Genel Kurulu'na göre hayata kast ifadesiyle eşini öldürme girişiminde bulunmak, onu intihara zorlamak gibi eşlerden biri tarafından diğerinin hayatına karşı yapılmış davranışlar kastedilir (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019).
- Kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti: Yargıtay, eşini öldürmeye teşebbüsten kesinleşmiş hükümle cezalandırılan erkek hakkında hayata kastın ceza mahkemesi kararıyla da sabit olduğunu belirten ve 162. madde uyarınca boşanmaya karar veren kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/10082 E., 2024/7523 K., 16.10.2024).
- Kesinleşmemiş mahkûmiyet: Bir ilk derece mahkemesi, henüz kesinleşmemiş öldürmeye teşebbüs mahkûmiyetini de dikkate alarak eşin hayata kast ve pek kötü davranışta bulunduğunu kabul etmiştir. Yargıtay bu dosyada yalnız kusurun davalar için ayrı ayrı belirlenmesini bozma sebebi yapmıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/4852 E., 2017/10559 K., 04.10.2017).
- Beraat kararı: Yargıtay'ın onadığı bir kararda, ceza davasında verilen beraat kararının, ceza yargılamasında ispat koşullarının farklı olması nedeniyle hukuk mahkemesini bağlamadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/4421 E., 2024/2984 K., 30.04.2024).
- Bıçakla tehdit: Yargıtay, eşine sürekli fiziksel şiddet uygulayan, son olayda bıçak doğrultup onu öldürmekle tehdit eden ve yumruklarıyla darp eden erkek hakkında 162. madde koşullarının gerçekleştiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/13788 E., 2018/4030 K., 20.03.2018). Yargıtay bu dosyada boşanmanın pek kötü davranış sebebiyle verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/13788 E., 2018/4030 K., 20.03.2018).
Pek kötü davranış nedir?
- Tanım ve ağırlık: Hukuk Genel Kurulu'na göre pek kötü davranış, eşlerden birinin diğerine uyguladığı, vücut bütünlüğünü, bedensel veya ruhsal sağlığını bozan ya da tehlikeye düşüren davranışlardır; dövme ve fiziksel şiddet, evden kovma, aç bırakma, anormal cinsel ilişkiye zorlama örnek olarak gösterilir (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019). Aynı karara göre eylemin devamlılık göstermesi zorunlu değildir; ancak zulüm ve işkence boyutunda olması gerekir.
- Başı duvara vurulan eş: Yargıtay, erkeğin kadına fiziksel şiddet uygulayıp kafasını duvarlara vurduğu dosyada erkeği tamamen kusurlu saymış ve 162. madde anlamında pek kötü muamele koşullarının oluştuğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2020/4327 E., 2020/5005 K., 22.10.2020).
- Yaşlı ve bakıma muhtaç eş: Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemece sabit görülen, yaşlı ve bakıma muhtaç eşin ellerini ve ayaklarını bağlama, kapıyı üzerine kilitleyip gezmeye gitme ve şiddet uygulama eylemlerine dayanan 162. madde davasında, davacının ölümünden sonra mirasçının kusur tespiti için davaya devam edebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1896 E., 2019/1112 K., 24.10.2019).
- Şiddet 162 ağırlığında görülmezse: Yargıtay, ilk derece mahkemesinin ağır derecede onur kırıcı davranış bulunmadığı gerekçesiyle iki davayı da reddettiği dosyada, erkeğin kadına sürekli fiziksel şiddet uyguladığını ve onu babasının evine bıraktığını belirterek kadının 166. madde uyarınca boşanma davasının kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/6726 E., 2024/7394 K., 15.10.2024).
- Karşılıklı ceza alınması: Hukuk Genel Kurulu, aynı olay nedeniyle eşlerin karşılıklı yaralamadan ceza aldığı dosyada, erkeğin eşinin koluna vurup saçını çekmesi ve onu çevreye aşağılayıcı sözlerle kötülemesi nedeniyle 162. madde anlamında onur kırıcı davranışın gerçekleştiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019).
Ağır derecede onur kırıcı davranış nedir?
- Tanım: Hukuk Genel Kurulu'na göre onur kırıcı davranış, eşlerden birinin diğerine hakaret etmek, onu küçük düşürmek amacıyla yaptığı saldırıdır; her türlü onur kırıcı davranış değil, ağır derecede onur kırıcı davranış boşanma sebebidir (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019).
- Hâkimin değerlendirmesi: Yargıtay'a göre onur kırıcı davranış, tarafların sosyal, kültürel ve kişisel özellikleri dikkate alınarak namus ve şeref değerlerine yönelik ağır nitelikteki hareketler olarak değerlendirilir ve bu konuda takdir yetkisi hâkimdedir (Yargıtay 2. HD, 2025/635 E., 2025/7795 K., 24.09.2025).
- Toplum içinde küfür ve asılsız itham: Aynı kararda, eşin işyerine gelip ağır küfürler eden ve hiçbir kanıta dayanmayan ithamlarla diğer eşi ortak çocuklar ve tanıdıklar nezdinde itibarsızlaştıran eşin davranışı 162. madde kapsamında onur kırıcı davranış sayılmıştır.
- Tekrarlanan ağır hakaret ve psikolojik şiddet: Yargıtay, kadının eşine birden çok kez hakaret ve beddua içeren sözler söylediği ve psikolojik şiddet uyguladığı dosyada, bu eylemlerin zulüm ve işkence boyutunda olmadığı gerekçesiyle 162. madde talebini reddeden bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2024/8642 E., 2025/4989 K., 13.05.2025).
- Başkaları yanında ve mesajla hakaret: Yargıtay, eşine birden fazla kez başkaları yanında ve mesajla aşağılayıcı hakaretlerde bulunan kadının davranışını, hakaretlerin sıklığı, içeriği ve ağırlığı gözetilerek onur kırıcı davranış saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2018/196 E., 2019/929 K., 12.02.2019).
- Her hakaret yetmez: Yargıtay, eşini aşağılayan ve ona hakaret eden kadının davranışlarının 162. maddede belirtilen nitelikte olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/11401 E., 2023/1977 K., 26.04.2023).
- Hasta eşe ağır hakaret: Yargıtay'ın onadığı kararda, Alzheimer hastası eşine ağır hakaret ve tehditlerde bulunan, kızının tehditlerine de tepkisiz kalan kadının kusurlu olduğu, davacının ölümünden sonra TMK m. 181/2 uyarınca tespit edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/3062 E., 2023/6532 K., 28.12.2023).
Kast ve ayırt etme gücü
Hukuk Genel Kurulu'na göre diğer eşin hayatına kast eden veya pek kötü ya da onur kırıcı davranışta bulunan eşin bunu kasten işlemesi ve ayırt etme gücünün bulunması gerekir (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019). Ayırt etme gücü olmayan eşin eylemleri bu nedenle 162. madde kapsamında değerlendirilmez; bu durumda koşulları varsa 165. madde (akıl hastalığı) veya 166. madde gündeme gelebilir.
Süre ve af
- Süreler: Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 162). Hukuk Genel Kurulu'na göre hak düşürücü süre olumsuz dava şartıdır; sürenin geçtiği anlaşılırsa esas hakkında karar verilmiş olsa bile dava bu nedenle reddedilmelidir (Yargıtay HGK, 2011/2-561 E., 2011/668 K., 02.11.2011).
- Süre geçerse: Yargıtay'a göre özel sebebe dayalı dava hakkı düşmüşse deliller genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2025/7989 E., 2026/2778 K., 11.03.2026).
- Af: Affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162). Hukuk Genel Kurulu, fiziksel şiddetten iki gün sonra dava açan eşin affettiğine dair delil bulunmadığını belirterek 162. madde koşullarının oluştuğunu kabul etmiş; birlikte yaşamaya devam edilmesini af sayan yerel mahkeme gerekçesini benimsememiştir (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019).
- Barışma: Yargıtay'ın onadığı kararda, darp olayından sonra eşlerin barışarak bir araya gelmesiyle bu olayın affedildiği ve af öncesi olayların kusur olarak yüklenemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/8672 E., 2024/6592 K., 30.09.2024).
Deliller
- Tanık ve fotoğraf: Yargıtay, darp raporu alınmamış olsa da komşu tanığın gördüğü morluklar ve dosyaya sunulan fotoğraflarla erkeğin fiziksel şiddet uyguladığının anlaşıldığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4903 E., 2025/11832 K., 24.12.2025).
- Ceza dosyası: Ceza dosyasındaki mahkûmiyet hükmü, doktor raporları ve tanık anlatımları hukuk mahkemesince birlikte değerlendirilir; kesinleşmiş öldürmeye teşebbüs mahkûmiyeti hayata kastı ortaya koyar (Yargıtay 2. HD, 2023/10082 E., 2024/7523 K., 16.10.2024).
- Gizli ses kaydı: Yargıtay'ın onadığı kararda, delil oluşturma amacıyla diğer eşten habersiz yapılan ses kayıtları hukuka aykırı delil sayılmış ve hükme esas alınmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8672 E., 2024/6592 K., 30.09.2024). Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2).
- İkrar ve yemin: Boşanma sebebine ilişkin ikrar hâkimi bağlamaz; hâkim bu olgular hakkında yemin öneremez ve delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184).
Dava yalnız 162'ye dayanıyorsa
Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26).
- 166'ya göre karar verilemez: Yargıtay, münhasıran hayata kast ve pek kötü davranış sebebine dayanan davada 166. maddeye göre boşanmaya karar verilmesini taleple bağlılık ilkesine aykırı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/13788 E., 2018/4030 K., 20.03.2018).
- Her sebep hakkında karar: Yargıtay, zina ve 162. madde sebeplerine dayanan davada 162. madde talebi hakkında karar verilmemesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2018/6226 E., 2019/2588 K., 12.03.2019).
- 162 ile 166 birlikte: Yargıtay'a göre zina, hayata kast, pek kötü muamele ve haysiyetsiz hayat sürme özel boşanma sebebi olduğu gibi genel boşanma sebebini de oluşturur; iki sebebe birlikte dayanılmışsa önce özel sebep incelenir (Yargıtay 2. HD, 2025/7989 E., 2026/2778 K., 11.03.2026). Aynı karara göre özel sebebin reddine karşı kanun yoluna başvurulmuşsa genel sebeple verilen boşanma hükmü kesinleşmiş sayılmaz.
- Terditli talep: Bölge adliye mahkemesi, önce 162. madde talebinin incelenmesi gereken terditli davada iki sebebe göre birden boşanma kararı verilmesinin doğru olmadığını belirtmiş, karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8672 E., 2024/6592 K., 30.09.2024).
Kusur, tazminat ve nafaka
- Davacının kusuru: Yargıtay'a göre 162. madde mutlak boşanma sebebi olduğundan dayanılan vakıanın ispatı boşanma için yeterlidir ve başkaca bir dava yoksa davacının kusur incelemesi yapılmaz (Yargıtay 2. HD, 2025/635 E., 2025/7795 K., 24.09.2025).
- Kesinleşen 162 kararı: Hukuk Genel Kurulu, 162. madde uyarınca verilen boşanma kararı kesinleşmişse ayrıca kusur değerlendirmesi yapılamayacağını ve kusurun tamamının davalıda olduğunun kabul edildiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2008/2-51 E., 2008/87 K., 30.01.2008).
- Karşılıklı davalarda kusur: Yargıtay, 162 ve 166. maddelere dayanan davalar için ayrı ayrı kusur belirleyen kararı bozmuş, kusurun tüm davalar için bir kez belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/4852 E., 2017/10559 K., 04.10.2017). Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma sebebinin mutlak veya nispi olması hangi eşin daha kusurlu olduğunun ölçütü değildir (Yargıtay HGK, 2024/415 E., 2024/422 K., 12.09.2024).
- Manevi tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu eşten manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2). Yargıtay, öldürmeye teşebbüs mağduru kadın yararına manevi tazminat miktarını artıran bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/10082 E., 2024/7523 K., 16.10.2024).
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Yargıtay'ın onadığı kararda, eşine yönelik öldürmeye teşebbüsten yargılanan ve cezaevinde bulunan erkeğin bu durumunun yoksulluk nafakası yükümlülüğünü engellemediği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/5078 E., 2024/5344 K., 04.07.2024).
Hayata kast mal paylaşımını etkiler mi?
TMK m. 236/2'ye göre zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Kanun yalnız zina ve hayata kastı saydığından, 162. madde içinde bu imkân yalnız hayata kast sebebiyle verilen boşanmada söz konusudur.
- Boşanma sebebi belirleyicidir: Yargıtay, 236/2. maddenin uygulanabilmesi için boşanmanın zina veya 162. madde uyarınca hayata kast sebebiyle verilmiş olmasını aramıştır (Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019).
- Yurt dışında verilen boşanma: Yargıtay, yabancı mahkemece verilen boşanma kararında boşanmanın hayata kast sebebiyle mi yoksa genel sebeplerle mi verildiğinin, uygulanan yabancı hukuk hükümlerinin tercümeleri getirtilerek belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2016/19287 E., 2019/5440 K., 23.05.2019).
- Talep mal rejimi davasında ileri sürülür: Yargıtay'a göre payın azaltılması veya kaldırılması istemi boşanmanın fer'isi değildir; ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada ileri sürülebilir (Yargıtay 2. HD, 2012/10429 E., 2013/7427 K., 05.03.2013).
- Hakkaniyet: Yargıtay, zina sebebiyle boşanma sonrasında payı tamamen kaldıran bir kararı, kusur dereceleri, evlilik süresi ve eşlerin durumu yeterince tartışılmadığı için bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/4589 E., 2026/6018 K., 03.06.2026). Kanun, zina ve hayata kast hâlleri için aynı hakkaniyet ölçütünü öngörür.
Boşanma davası sürerken eş ölürse
Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz (TMK m. 181/1). Boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve diğer eşin kusuru ispatlanırsa aynı sonuç doğar (TMK m. 181/2).
- Mirasçının devamı: Hukuk Genel Kurulu, 162. madde uyarınca açılan davada davacının ölümünden sonra mirasçının sağ kalan eşin kusurunun tespiti için davaya devam edebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1896 E., 2019/1112 K., 24.10.2019).
- Kusurun niteliği: Yargıtay, mirasçıların devam ettiği davada kadını aşağılayıcı sözleri ve hakaretleri nedeniyle tam kusurlu sayan kararı, bu davranışların 162. madde niteliğinde olmadığını belirterek gerekçesini düzelterek onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/11401 E., 2023/1977 K., 26.04.2023).
Şiddet veya ağır hakaret olayının tarihini belgeleyin; dava öğrenmeden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Darp raporu, kolluk kayıtları, ceza dosyası, fotoğraflar ve olayı gören tanıklar önemli delillerdir; gizlice yapılan kayıtlar hükme esas alınmayabilir (HMK m. 189/2). Dava terditli olarak 166. maddeye de dayandırılmalıdır; Yargıtay iki sebebe birlikte dayanıldığında önce 162'nin incelenmesini istemektedir (Yargıtay 2. HD, 2025/7989 E., 2026/2778 K., 11.03.2026). Hayata kast iddiası varsa dilekçede bu sebebe açıkça dayanılmalıdır; mal paylaşımında TMK m. 236/2 imkânı boşanmanın hayata kast sebebiyle verilmesine bağlıdır. Acil durumlarda 6284 sayılı Kanun uyarınca koruma tedbiri istenebilir.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
162 mutlak boşanma sebebidir; fiziksel şiddet ve ağır hakaret onur kırıcı davranış oluşturur
Erkek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle, kadın 162. madde uyarınca dava açtı. Ayrı yaşadıkları dönemde çocuğu görmeye gelen erkek, çıkan tartışmada eşinin koluna vurup saçını çekmiş, eşler aynı olay nedeniyle karşılıklı ceza almıştı; erkek eşini çevreye aşağılayıcı sözlerle de kötülüyordu. Kadın olaydan iki gün sonra dava açtı. Yerel mahkeme, birlikte yaşamaya devam edildiği için eşin affettiğini belirterek kadının davasını reddetti; Özel Daire bozunca, eylemlerin 162. maddenin aradığı ağırlıkta olmadığı gerekçesiyle direndi. Hukuk Genel Kurulu üç sebebin anlamını açıkladı; kadının eşini affettiğine dair delil bulunmadığını, erkeğin eylemlerinin onur kırıcı davranış sayılacağını belirterek direnme kararını bozdu.
“Görüldüğü üzere, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışın gerçekleşmesi ile hâkim tarafından evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediği şartını araştırmaya gerek kalmaksızın, boşanma kararı verilebilecektir.”
Ne anlama geliyor? Aynı kararda pek kötü davranışın zulüm ve işkence boyutunda olması, onur kırıcı davranışın ağır derecede olması ve eylemin kasten, ayırt etme gücüyle yapılması gerektiği belirtilmiştir. Af, somut delillerle ortaya konmalıdır.
Toplum içinde ağır küfür ve asılsız ithamlarla itibarsızlaştırma ağır derecede onur kırıcı davranıştır
Erkek, yalnız 162. maddeye dayanarak boşanma davası açtı. Tanık anlatımlarına göre kadın erkeğin işyerine gelerek ağır küfürler etmiş, evde ortak çocuğa babasının kendisine uygunsuz şekilde dokunup dokunmadığını soran sözler söylemişti. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi 162. madde koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davayı reddetti. Daire, toplum içinde sarf edilen ağır küfürlerin sıradan bir tartışma sınırını aştığını, hiçbir kanıta dayanmayan ithamlarla erkeğin çocuklar ve tanıdıklar nezdinde itibarsızlaştırılmasının kasıtlı bir davranış biçimi olduğunu belirterek kararı bozdu.
“Bu fiillerin ağırlığı, yöneldiği kişi ve gerçekleşme koşulları birlikte değerlendirildiğinde somut olayda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 162 nci maddesi kapsamında onur kırıcı davranışın varlığı açık, belirgin ve tereddüte yer bırakmayacak derecede sabittir.”
Ne anlama geliyor? Daire, maddedeki üç sebebin birlikte gerçekleşmesinin gerekmediğini ve mutlak sebep olduğu için davacının kusurunun incelenmeyeceğini de belirtmiştir. Onur kırıcı davranış tarafların sosyal, kültürel ve kişisel özellikleriyle birlikte değerlendirilir.
Birden çok kez ağır hakaret ve psikolojik şiddet onur kırıcı davranıştır
Kadın evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle, erkek pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış sebebiyle, olmazsa 166. madde uyarınca dava açtı. İlk derece mahkemesi erkeğin davasını 162. madde uyarınca kabul etti ve kadını ağır kusurlu saydı. Bölge adliye mahkemesi, kadının eylemlerinin zulüm ve işkence boyutunda olmadığını ve ağır derecede onur kırıcı davranış sayılamayacağını belirterek 162. madde talebini reddetti ve eşleri eşit kusurlu saydı. Daire, kadının eşine birden çok kez hakaret ve beddua içeren sözler söylediğini, duygusal ve psikolojik şiddet içeren ifadeler kullandığını belirterek kararı bozdu.
“Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen davacı- davalı kadının eşine yönelik birden çok sefer ağır hakaret ve psikolojik şiddete ilişkin eylemleri onur kırıcı davranış oluşturur.”
Ne anlama geliyor? Bölge adliye mahkemesi zulüm ve işkence ölçütünü uygulamıştı; bu ölçüt Hukuk Genel Kurulu kararında pek kötü davranış için belirtilmiştir, onur kırıcı davranışta ise saldırının ağırlığı esastır. Psikolojik şiddet de bu kapsamda değerlendirilmiştir.
Başkaları yanında ve mesajla tekrarlanan aşağılayıcı hakaretler onur kırıcı davranıştır
Erkek 162. madde uyarınca, kadın da ayrıca boşanma davası açtı. Mahkeme kadının hakaretlerini az kusur saydı; ancak bunların ağır derecede onur kırıcı davranış olmadığını belirterek erkeğin davasını reddetti. Daire, kadının birden fazla kez başkaları yanında ve mesajla eşine aşağılayıcı hakaretlerde bulunduğunu belirtti. Hakaretlerin sıklığı, içeriği ve ağırlığı gözetildiğinde erkeğin 162. madde davasının da kabulü gerektiğini kabul etti. Kadının davasındaki boşanma hükmü kesinleştiği için erkeğin davası konusuz kaldığından, yargılama giderlerinin davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenmesi için kararı bozdu.
“Gerçekleşen bu durum karşısında, dosya kapsamına yansıyan hakaret ve aşağılamaların sıklığı ile içerikleri ve ağırlığı dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe onur kırıcı davranışta bulunduğu görülmekle, davacı-karşı davalı erkeğin de boşanma davasının (TMK m. 162) kabulü zorunlu hale gelmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire bu sonuca, boşanmaya yol açan olaylarda erkeği daha fazla kusurlu bulmasına rağmen varmıştır. Mutlak sebepte davacının kusuru davanın kabulüne engel değildir.
Aşağılama ve hakaret 166'da tam kusur olabilir; ama her hakaret 162'nin aradığı ağırlıkta değildir
Erkek boşanma davası açtı ve yargılama sırasında öldü; mirasçıları davaya kusur tespiti için devam etti. İlk derece mahkemesi, kadının erkeği aşağıladığını, erkeğin çocuklarına ve akrabalarına hakaret ederek bağırdığını ve erkek hakkında ağır sözler söylediğini kabul ederek kadını tam kusurlu saydı; bu kusurların 162. madde kapsamında olmadığını tespit etti. Bölge adliye mahkemesi, 162. madde tespitinin sonuca etkili olmadığını belirterek istinafları reddetti. Daire, mirasçıların gerekçeye yönelik temyizini inceleyerek bu gerekçeyi yerinde görmedi ve kararı gerekçesini düzelterek onadı.
“yapılan yargılama ve toplanan delillerden belirlenen ve gerçekleşen kusurlar 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesinde belirtilen haliyle hayata kast ettiği ve pek kötü veya onur kırıcı davranış niteliğinde değildir.”
Ne anlama geliyor? Aynı davranış 166. maddede tam kusur olabilir, ancak 162'nin ağırlık eşiğini aşmayabilir. Mirasçıların gerekçeye yönelik temyizi incelenmiş ve gerekçe düzeltilmiştir.
Sürekli şiddet ve bıçakla öldürme tehdidi 162'nin koşullarını gerçekleştirir; 166'ya göre karar verilemez
Kadın, münhasıran 162. maddedeki hayata kast ve pek kötü davranış sebeplerine ve 166. maddenin son fıkrasına dayanarak boşanma davası açtı; 166. maddenin birinci ve ikinci fıkralarına dayalı bir talebi yoktu. Mahkeme eşlerin 166/2 uyarınca boşanmasına karar verdi. Daire, hâkimin talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, bu nedenle genel boşanma sebebine göre karar verilemeyeceğini belirtti. Erkeğin eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığını, son olayda bıçak doğrultarak onu öldürmekle tehdit ettiğini ve yumruklarıyla darp ettiğini belirterek 162. madde koşullarının gerçekleştiğini kabul etti ve kararı bozdu.
“O halde, pek kötü davranış sebebiyle boşanmaya karar verilmesi gerekirken, mahkemece TMK 166/2. maddesine göre boşanmaya karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Dilekçede hangi sebebe dayanıldığı, mahkemenin karar verebileceği alanı belirler (HMK m. 26). Ağır şiddet ispatlanırsa boşanma 162'ye göre verilmelidir.
Eşin kafasını duvarlara vurmak pek kötü muameledir; şiddet uygulayan eş tamamen kusurludur
Kadının boşanma davası, erkekten kaynaklanan kusurlu davranışların ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildi. Daire, dosya kapsamından erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığını ve kafasını duvarlara vurduğunu belirtti. Erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunu, 166/1 ve 162. madde anlamında pek kötü muamele koşullarının oluştuğunu kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını bozdu.
“Tüm dosya kapsamından davalı erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kafasını duvarlara vurduğu anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Vücut bütünlüğünü ağır biçimde tehlikeye sokan şiddet 162 kapsamındadır. Aynı olgular 166. madde uyarınca boşanmayı da gerektirir.
Şiddet 162'nin ağırlığında görülmese bile şiddet uygulayan eş 166'ya göre tam kusurludur
Eşler karşılıklı dava açtı. İlk derece mahkemesi, bozmadan sonra, onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma için ağır derecede onur kırıcı davranış gerektiğini ve erkeğe kusur yüklenemeyeceğini belirterek iki davayı da reddetti. Daire, tanık anlatımlarına göre erkeğin kadına sürekli fiziksel şiddet uyguladığını ve onu istemediğini söyleyerek babasının evine bıraktığını belirtti. Erkeğin tam kusurlu olduğunu, kadının dava açmakta haklı olduğunu kabul ederek kadının davasının 166. madde uyarınca kabulü için kararı bozdu.
“Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün görülmemesine göre kadının boşanma davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde hatalı değerlendirme ile kadın eşin boşanma davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? 166. madde uyarınca boşanma için davalının az da olsa kusurlu olması yeter. 162'nin ağırlığı ispatlanamasa bile şiddet olgusu genel sebeple boşanmayı sağlar.
Öldürmeye teşebbüsten kesinleşmiş mahkûmiyet hayata kastı ortaya koyar
Kadın, eşinin kendisine bıçakla saldırıp boğmaya çalıştığını ve bu olaydan sonra tutuklandığını ileri sürerek 162. madde, olmazsa 166. madde uyarınca boşanma istedi. İlk derece mahkemesi, ağır ceza mahkemesinin erkeği eşini öldürmeye teşebbüsten cezalandırdığını ve kararın kesinleştiğini belirterek eşlerin 162. madde uyarınca boşanmasına karar verdi; 166. madde talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Bölge adliye mahkemesi nafakaları ve manevi tazminatı artırdı. Yargıtay kararı onadı.
“davalının davacıyı öldürmeye teşebbüsten yargılanarak cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmekle davalının davacının hayatına kast ettiği ceza mahkemesi kararı ile de sabit olduğu”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı ilk derece mahkemesi gerekçesindendir. Asli talep 162 kabul edildiğinde terditli 166 talebi hakkında ayrıca karar verilmez.
Karşılıklı boşanma davalarında kusur her dava için ayrı değil, bir kez belirlenir
Kadın 166. madde uyarınca, yargılama sırasında da 162. madde uyarınca dava açtı; erkek zina sebebiyle karşı dava açtı. Mahkeme, erkeğin eşini öldürmeye teşebbüsten henüz kesinleşmemiş hükümle cezalandırıldığını belirterek hayata kast ve pek kötü davranışı kabul etti; erkeğin zina davasını, kadını affettiğini beyan ettiği için reddetti. Mahkeme 166 davasında eşleri eşit kusurlu sayıp tazminat taleplerini reddetti, 162 davasında ise eylemin ağırlığı nedeniyle kadın yararına tazminata hükmetti; böylece her dava için ayrı kusur belirledi. Daire, bu yöntemi yerinde görmeyerek kararı bozdu.
“Evlilik birliği sona erinceye kadar, herhangi bir sebeple açılmış boşanma davalarında taraflara yüklenmiş tüm kusurlar, birlikte değerlendirilip, tarafların kusur oranlarının bir kez belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre maddi-manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakası konularında her bir taraf yönünden bir kez hüküm kurulması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Tazminat ve nafaka, tüm davalardaki kusurların birlikte tartılmasıyla belirlenir. Hayata kast gibi ağır bir eylem bu kusur tespitinde belirleyici olur.
Özel ve genel sebebe birlikte dayanılmışsa önce özel sebep incelenir; özel sebep reddedilirse deliller 166'ya göre değerlendirilir
Kadın 161, 162 ve 163. maddelerdeki özel sebeplere ve 166/1'e dayanarak dava açtı. İlk derece mahkemesi özel sebeplere dayalı talepleri reddetti, 166 talebini kabul etti. Kadın hükmün tamamını istinaf etti. Bölge adliye mahkemesi, 166 uyarınca verilen boşanma hükmünün kesinleştiğini kabul ederek özel sebeplere dayalı davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Daire, özel sebeplerin reddi istinaf edilmişken boşanma hükmünün kesinleşmiş sayılamayacağını belirterek bu davaların esası hakkında karar verilmesi için kararı bozdu.
“Hem özel hem de genel sebebe dayanılarak boşanma davası açılmış ise, doğuracakları hukuki sonuçlar farklı olacağından öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özel sebep varsa, bu sebebe dayanılarak, özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmemesi veya özel sebebe dayalı dava hakkının düşmüş olması halinde, deliller, genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.”
Ne anlama geliyor? 162'nin süresi geçmiş olsa bile aynı olgular 166'ya göre değerlendirilebilir. Özel sebebin reddine karşı kanun yoluna başvurmak, genel sebeple verilen boşanmanın kesinleşmesini de engeller.
162 uyarınca verilen boşanma kararı kesinleşmişse kusurun tamamı davalıya aittir
Kadın tedbir nafakası, erkek evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle dava açtı; erkek ayrıca 162. madde uyarınca dava açtı ve davalar birleştirildi. Mahkeme erkeğin 162 davasını kabul etti; bu karar kesinleşti. Özel Daire kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için kararı bozdu; yerel mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, kadının yargılamanın hiçbir aşamasında yoksulluk nafakası istemediğini belirtti; ayrıca 162. madde uyarınca verilen boşanma kararı kesinleştiğinden kusurun tamamının kadında olduğunu kabul ederek direnme kararını onadı.
“Zira davacı kocanın bu hususta açtığı dava kabul edilmiş ve kusurun tamamının davalı kadında olduğu kabul edilmiş ve karar boşanma yönünden kesinleşmiştir.”
Ne anlama geliyor? Kusurun tamamı kendisinde olan eş, yoksulluk nafakası isteyemez (TMK m. 175). Karşılıklı davalarda ise kusurlar birlikte tartılır.
Eşine yönelik öldürmeye teşebbüsten cezaevinde bulunan eş de yoksulluk nafakasıyla sorumludur
Kadın önce boşanma davası açtı; sonra erkeğin, kadının kardeşinin evini silahla basarak kadın dahil üç kişiyi yaraladığını ileri sürerek hayata kast sebebiyle birleşen dava açtı. İlk derece mahkemesi, erkeğin kadının vücut bütünlüğüne yönelik kasti eyleminin sabıka kaydı, ortak çocuğun anlatımı ve doktor raporuyla sabit olduğunu belirterek birleşen davayı kabul etti; kadın yararına yoksulluk nafakasına ve tazminatlara hükmetti. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin eşine yönelik nitelikli öldürmeye teşebbüsten cezalandırıldığını ve ceza dosyasının temyizde olduğunu belirterek erkeği tam kusurlu saydı ve istinafı reddetti. Yargıtay kararı onadı.
“erkeğin ceza evinde tutuklu veya hükümlü olması, yoksulluk nafakası ile sorumlu tutulmasını engellemediği”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesindendir. Bu dosyada birleşen dava 166. madde uyarınca kabul edilmiş, bu yön temyiz konusu olmamıştır.
Şiddetten sonra barışma aftır; delil oluşturmak için gizlice yapılan ses kaydı hukuka aykırıdır
Kadın, erkeğin hakaret, tehdit ve fiziksel şiddetine dayanarak pek kötü ve onur kırıcı davranış, olmazsa 166. madde uyarınca boşanma istedi; erkek de karşı dava açtı. İlk derece mahkemesi, erkeğin kadını kolundan darp ettiği olaydan sonra eşlerin barışarak bir araya geldiğini, bu nedenle o olay dahil önceki olayların affedildiğini kabul etti. Kadının delil üretmek amacıyla erkekten habersiz yaptığı ses kayıtlarını hukuka aykırı delil saydı ve eşleri eşit kusurlu bularak iki davayı da kabul etti. Bölge adliye mahkemesi, terditli davada önce 162 talebinin incelenmesi gerekirken iki sebebe göre birden karar verilmesinin doğru olmadığını, ancak bu yönün istinaf edilmediğini belirtti ve yoksulluk nafakasını kaldırdı. Yargıtay kararı onadı.
“kadın tarafından sunulan ses kayıtlarında "söylediklerinin hepsini ses kaydına aldım, sen görürsün." şeklindeki beyanı ile delil üretme amacıyla hareket ettiği, erkekten habersiz olarak ses kaydı yaptığı, yapmış olduğu gizli ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu ve bu sebeple hükme esas alınmasının mümkün olmadığı”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı ilk derece mahkemesi gerekçesindendir. Barışmadan sonra yeni bir olay yaşanmadıkça affedilen olaylara dayanılamaz.
Darp raporu olmasa da tanığın gördüğü morluklar ve fotoğraflar şiddeti ispatlar
Erkek zina, 162 ve 166. madde sebeplerine, kadın 166. maddeye dayanarak dava açtı. İlk derece mahkemesi erkeğin özel sebeplere dayalı taleplerini reddederek eşleri eşit kusurlu saydı. Bölge adliye mahkemesi, erkeğe yüklenen kötü muamele kusurunun delili bulunmadığını belirterek kadını tam kusurlu kabul etti ve kadının davasını reddetti. Daire, kadının sunduğu fotoğraflar ile komşu tanığın, kadının kolunda ve bacağında morluklar gördüğüne, darp raporu almayı önerdiğine ancak raporun alınmadığına ilişkin anlatımıyla erkeğin fiziksel şiddet uyguladığının anlaşıldığını belirterek kadının davasının da kabulü için kararı bozdu.
“beyanı ile erkek eşin; kadına fiziksel şiddet uygulayarak kötü muamelede bulunduğu anlaşılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Şiddetin ispatı için darp raporu tek yol değildir; olayın hemen ardından eşi gören tanık ve fotoğraflar da yeterli olabilir. Yine de rapor almak ispatı kolaylaştırır.
162 davası sürerken davacı ölürse mirasçı kusur tespiti için davaya devam edebilir
Yaşlı ve bakıma muhtaç erkek, eşinin kendisine defalarca şiddet uyguladığını, ellerini ve ayaklarını bağladığını ileri sürerek 162, olmazsa 166. madde uyarınca dava açtı ve yargılama sırasında öldü. Önceki eşinden olan çocuğu, sağ kalan eşin kusurunun tespiti için davaya devam etti. Yerel mahkeme, kadının eşinin ellerini ve ayaklarını bağladığını, kapıyı üzerine kilitleyip gezmeye gittiğini ve şiddet uyguladığını kabul ederek kadını tam kusurlu saydı. Özel Daire, davacının dava tarihinde dava ehliyeti bulunmadığına ilişkin rapor nedeniyle kararı bozdu; yerel mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, davanın usulüne uygun açıldığını, vesayet araştırmasının davacının ölümü nedeniyle tamamlanamadığını belirterek direnme kararını yerinde buldu.
“Sonuç olarak bu hususla ilgili mahkemece yapılacak başka bir işlem bulunmadığından davacı erkeğin mirasçısı usulüne uygun şekilde davacı erkek tarafından açılan davaya Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesi gereğince sağ kalan eşin kusurunun tespitine yönelik olmak üzere devam edebilecektir.”
Ne anlama geliyor? Kusur ispatlanırsa sağ kalan eş ölen eşe mirasçı olamaz (TMK m. 181). Dosya kusura ilişkin diğer itirazların incelenmesi için Özel Daireye gönderilmiştir.
Alzheimer hastası eşe ağır hakaret ve tehdit; davacının ölümünden sonra kusur tespit edilir
Alzheimer hastası olan erkek, vasiliği sonradan kaldırılan eşinin kendisine kötü davrandığını, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını ileri sürerek 162. madde uyarınca dava açtı. İlk derece mahkemesi, kadının hasta eşine ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, kızının tehditlerine de tepkisiz kaldığını belirterek ağır derecede onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmaya karar verdi. Erkek istinaf aşamasında ölünce bölge adliye mahkemesi kararı kaldırdı. İlk derece mahkemesi boşanma davasının konusuz kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına ve 181/2 uyarınca kadının kusurlu olduğunun tespitine karar verdi. Yargıtay kararı onadı.
“alzheimer hastası olan davacı müteveffaya davalı kadının ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğu, davalı kadının kızının müteveffaya yönelik tehditvari söylemlerine karşı tepkisiz kaldığı gerekçesi ile boşanma davası ve ferileri konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı ilk derece mahkemesi gerekçesindendir. Bakıma muhtaç eşe yönelik ağır hakaret ve tehdit, onur kırıcı davranışın ağırlığının değerlendirilmesinde önem taşır.
Mal paylaşımında 236/2 için boşanmanın gerçekten hayata kast sebebiyle verilmiş olması gerekir
Eşler Almanya'da boşandı. Davacı katılma alacağı istedi; davalı, boşanmanın davacının kendisinin hayatına kast etmesi sebebiyle gerçekleştiğini savundu. Mahkeme, boşanma sebebinin hayata kast olduğunu kabul ederek davacının artık değerdeki payını kaldırdı ve davayı reddetti. Daire, boşanma kararında Alman Medeni Kanunu'nun hükümlerine dayanıldığını, bu hükümlerin tercümeleri getirtilmeden boşanmanın hayata kast sebebiyle mi yoksa uzun süre ayrı yaşama veya evlilik birliğinin sarsılması gibi genel sebeplerle mi verildiğinin anlaşılamadığını belirtti. Önce artık değere katılma alacağının varlığının, sonra boşanma sebebinin açıklığa kavuşturulması için kararı bozdu.
“Yukarıda açıklanan yasal düzenleme, Dairemiz uygulaması ve açıklamalar ile boşanmanın “hayata kast” nedeni ile gerçekleşmesinin zorunluluğu gözönüne alındığında”
Ne anlama geliyor? Hayata kast sebebiyle boşanma belirlenirse hâkim payın tamamen kaldırılması mı yoksa azaltılması mı gerektiğini delillere göre ayrıca tartışmalıdır.
Artık değerdeki payın azaltılması istemi boşanma davasında değil, mal rejimi davasında incelenir
Kadın karşı dava dilekçesinde boşanmanın yanında, zina sebebiyle boşanmaya karar verilirse erkeğin edinilmiş mallara katılma payının 236/2 uyarınca ortadan kaldırılmasını da istedi. Mahkeme bu istem hakkında hüküm kurdu. Daire, bu istemin boşanmanın fer'isi olmadığını, ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada ileri sürülebileceğini belirtti. Usulüne uygun açılmış bir tasfiye davası bulunmadığından istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini kabul ederek kararı bozdu.
“Bu istek boşanmanın fer'isi niteliğinde olmayıp, ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada taraflarca ileri sürülebilir ve mahkemece dinlenebilir.”
Ne anlama geliyor? Kararda karşı oy yazısı da bulunmaktadır. Uygulamada 236/2 savunması, boşanma kesinleştikten sonra açılan mal rejimi davasında ileri sürülür.
Boşanma 166. maddeye göre verildiyse 236/2 uygulanmaz
Eşler, kadının kusurlu davranışları nedeniyle 166/1-2. madde uyarınca boşandı. Kadın, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde erkek adına alınan taşınmaz için katılma alacağı istedi. Mahkeme, kadının erkeği dolandırdığı iddiasıyla ceza davası bulunduğunu, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve iyi niyetli olmadığını belirterek TMK m. 236/2'ye dayanıp davayı reddetti. Daire, bu hükmün uygulanabilmesi için boşanmanın zina veya hayata kast sebebiyle verilmiş olması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“TMK'nin 236/2 maddesinin uygulama alanı bulabilmesi için, boşanma davasına bakan mahkeme tarafından, tarafların TMK'nin 161. maddesi gereğince zina nedeniyle veya TMK'nin 162 maddesi gereği hayata kast nedeniyle boşanmalarına karar verilmiş olması gerektiği”
Ne anlama geliyor? Pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle ya da 166'ya göre verilen boşanmada bu hüküm uygulanmaz. Hayata kast iddiası varsa boşanma davasında bu sebebe açıkça dayanılmalıdır.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 130 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda "cana kast" ve "pek fena muameleler" boşanma sebebi olarak öngörülmüştür. Oysa uygulamada ve özellikle yargısal içtihatlarda eşlerden birinin diğerine karşı "onur kırıcı davranışta bulunması" da boşanma sebebi sayılmaktadır. Maddeye "onur kırıcı davranışta bulunma" sebebi de eklenmiş ve böylece "hayata kast", "pek kötü davranış" ve "onur kırıcı davranış" olmak üzere madde üç boşanma sebebini kapsayacak hâle getirilmiştir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 71-72743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Karı kocadan her biri, diğeri tarafından hayatına kasdedilmesi veya kendisine pek fena muamelede bulunulması sebebiyle boşanma davası ikame edebilir. Davaya hakkı olan karı veya kocanın, sebebine muttali olduğu günden itibaren altı ay ve her halde mezkür sebebin vukuundan beş sene geçmesiyle boşanma davası sakıt olur. Af halinde dava mesmu olmaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 130 | 4721 sayılı Kanun m. 162 | |
|---|---|---|
| Sebepler | Cana kast, pek fena muamele | Hayata kast, pek kötü davranış, ağır derecede onur kırıcı davranış |
| Süreler | Muttali olmadan altı ay; sebebin vukuundan beş sene | Öğrenmeden altı ay; sebebin doğumundan beş yıl |
| Af | Af hâlinde dava dinlenmez | Affeden tarafın dava hakkı yoktur |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişiklik | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir değişiklik veya Anayasa Mahkemesi iptal notu yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 161: Zina.
- TMK m. 163: Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme.
- TMK m. 165: Akıl hastalığı.
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması.
- TMK m. 174: Maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 175: Yoksulluk nafakası.
- TMK m. 181: Boşanmada mirasçılık ve dava sırasında ölüm.
- TMK m. 184: Boşanmada yargılama usulü, ikrar ve yemin.
- TMK m. 236: Artık değere katılma ve payın azaltılması.
- TMK m. 578: Mirastan yoksunluk.
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun: Koruyucu ve önleyici tedbirler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 ve 189: Taleple bağlılık ve hukuka aykırı delil.
Hayata kast, şiddet veya ağır hakaret sebebiyle boşanma, delil toplama ya da aile hukukundan doğan diğer konularda dosyanızı değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 162 ne diyor?
TMK m. 162'ye göre eşlerden her biri, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
Hayata kast ne demektir?
Hukuk Genel Kurulu'na göre eşini öldürme girişiminde bulunmak, onu intihara zorlamak gibi diğer eşin hayatına yönelen davranışlardır (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019). Öldürmeye teşebbüsten kesinleşmiş mahkûmiyet hayata kastı ortaya koyar (Yargıtay 2. HD, 2023/10082 E., 2024/7523 K., 16.10.2024).
Şiddetin 162 sayılması için tekrarlanması gerekir mi?
Hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre eylemin devamlılık göstermesi zorunlu değildir; ancak pek kötü davranış zulüm ve işkence boyutunda olmalıdır (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019). Bu ağırlıkta olmayan şiddet 166. madde uyarınca boşanma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2024/6726 E., 2024/7394 K., 15.10.2024).
Hangi hakaretler ağır derecede onur kırıcı davranış sayılır?
Toplum içinde ağır küfür, asılsız ithamlarla itibarsızlaştırma ve birden çok kez tekrarlanan ağır hakaret ile psikolojik şiddet onur kırıcı davranış sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/635 E., 2025/7795 K., 24.09.2025; Yargıtay 2. HD, 2024/8642 E., 2025/4989 K., 13.05.2025). Her aşağılama ise bu ağırlıkta değildir (Yargıtay 2. HD, 2022/11401 E., 2023/1977 K., 26.04.2023).
Ceza davası bitmeden boşanma davası açılabilir mi?
Evet. Hukuk mahkemesi olayı kendi delilleriyle değerlendirir; kesinleşmemiş mahkûmiyet de dikkate alınabilir (Yargıtay 2. HD, 2016/4852 E., 2017/10559 K., 04.10.2017). Ceza davasındaki beraat kararı ise hukuk mahkemesini bağlamaz (Yargıtay 2. HD, 2023/4421 E., 2024/2984 K., 30.04.2024).
Darp raporu almadıysam şiddeti nasıl ispatlarım?
Olayı gören tanıklar, fotoğraflar, kolluk kayıtları ve ceza dosyası birlikte değerlendirilir. Yargıtay, komşu tanığın gördüğü morluklar ve fotoğraflarla şiddetin anlaşıldığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4903 E., 2025/11832 K., 24.12.2025).
Şiddetten sonra barıştıysak dava açabilir miyim?
Affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162). Yargıtay'ın onadığı kararda, darp olayından sonra barışıp bir araya gelen eşler bakımından o olayın affedildiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/8672 E., 2024/6592 K., 30.09.2024). Af ise delillerle ortaya konmalıdır (Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019).
Dava ne zaman açılmalı, süre geçerse ne olur?
Sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde ve her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmeden (TMK m. 162). Süre geçerse aynı olgular 166. madde uyarınca değerlendirilebilir (Yargıtay 2. HD, 2025/7989 E., 2026/2778 K., 11.03.2026).
Dava sadece 162'ye dayanırsa ne olur?
Mahkeme 166. maddeye göre boşanmaya karar veremez (HMK m. 26). Yargıtay, münhasıran 162'ye dayanan davada 166'ya göre verilen boşanma kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/13788 E., 2018/4030 K., 20.03.2018). Bu nedenle dava terditli olarak 166'ya da dayandırılmalıdır.
162 davasında davacının kusuru incelenir mi?
Hayır. Yargıtay'a göre mutlak sebep olduğu için dayanılan vakıanın ispatı boşanma için yeterlidir ve başkaca dava yoksa davacının kusuru incelenmez (Yargıtay 2. HD, 2025/635 E., 2025/7795 K., 24.09.2025). Karşılıklı davalarda ise tazminat ve nafaka için kusur bir kez ve birlikte belirlenir (Yargıtay 2. HD, 2016/4852 E., 2017/10559 K., 04.10.2017).
Şiddet uygulayan eşten tazminat ve nafaka alınır mı?
Kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş manevi, menfaati zedelenen eş maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174); yoksulluk nafakası kusuru daha ağır olmayan eş için mümkündür (TMK m. 175). Yargıtay'ın onadığı kararda cezaevinde bulunmanın nafaka yükümlülüğünü engellemediği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/5078 E., 2024/5344 K., 04.07.2024).
Hayata kast mal paylaşımını etkiler mi?
Evet. Hayata kast sebebiyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Bu imkân pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmada yoktur; Yargıtay boşanmanın hayata kast sebebiyle verilmesini aramaktadır (Yargıtay 8. HD, 2016/19287 E., 2019/5440 K., 23.05.2019).
Dava sürerken eşim ölürse ne olur?
Mirasçılardan biri davaya devam edip sağ kalan eşin kusurunu ispatlarsa o eş mirasçı olamaz (TMK m. 181/2). Hukuk Genel Kurulu bunu 162. madde davasında da kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1896 E., 2019/1112 K., 24.10.2019).
Eşini öldürmeye teşebbüs eden eş mirasçı olabilir mi?
Hayır. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi mirasçı olamaz; mirastan yoksunluk mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar (TMK m. 578).
162 ile birlikte zinaya veya 166'ya dayanılabilir mi?
Evet. Yargıtay'a göre eş dilerse özel sebeplerden birine veya birkaçına, dilerse genel sebebe ya da ikisine birlikte dayanabilir (Yargıtay 2. HD, 2014/1592 E., 2014/17457 K., 16.09.2014). Bu durumda önce özel sebepler incelenir (Yargıtay 2. HD, 2025/7989 E., 2026/2778 K., 11.03.2026).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 174, 175, 181, 184, 236, 578
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 189
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 130 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 162 gerekçesi, s. 71-72
- Yargıtay HGK, 2017/2420 E., 2019/750 K., 20.06.2019
- Yargıtay HGK, 2017/1896 E., 2019/1112 K., 24.10.2019
- Yargıtay HGK, 2024/415 E., 2024/422 K., 12.09.2024
- Yargıtay HGK, 2011/2-561 E., 2011/668 K., 02.11.2011
- Yargıtay HGK, 2008/2-51 E., 2008/87 K., 30.01.2008
- Yargıtay 2. HD, 2025/4589 E., 2026/6018 K., 03.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/7989 E., 2026/2778 K., 11.03.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/4903 E., 2025/11832 K., 24.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/635 E., 2025/7795 K., 24.09.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/8642 E., 2025/4989 K., 13.05.2025
- Yargıtay 2. HD, 2023/10082 E., 2024/7523 K., 16.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/6726 E., 2024/7394 K., 15.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/8672 E., 2024/6592 K., 30.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/5078 E., 2024/5344 K., 04.07.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/4421 E., 2024/2984 K., 30.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/3062 E., 2023/6532 K., 28.12.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/11401 E., 2023/1977 K., 26.04.2023
- Yargıtay 2. HD, 2020/4327 E., 2020/5005 K., 22.10.2020
- Yargıtay 2. HD, 2018/6226 E., 2019/2588 K., 12.03.2019
- Yargıtay 2. HD, 2018/196 E., 2019/929 K., 12.02.2019
- Yargıtay 2. HD, 2016/13788 E., 2018/4030 K., 20.03.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/4852 E., 2017/10559 K., 04.10.2017
- Yargıtay 2. HD, 2014/1592 E., 2014/17457 K., 16.09.2014
- Yargıtay 2. HD, 2012/10429 E., 2013/7427 K., 05.03.2013
- Yargıtay 8. HD, 2019/552 E., 2019/3464 K., 01.04.2019
- Yargıtay 8. HD, 2016/19287 E., 2019/5440 K., 23.05.2019
