TMK 152'ye göre iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler; geçici ayırt etme gücü yokluğu, yanılma, aldatma ve korkutma sebebiyle eşlerin açacağı nispi butlan davalarına uygulanır (TMK m. 148–151). Mutlak butlan davası ise herhangi bir süreye bağlı değildir (Yargıtay 2. HD, 2025/5548 E., 2026/4435 K., 21.04.2026). TBMM gerekçesine göre süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir. Yargıtay, sebebi öğrenip ayrı yaşamaya başlayan eşin altı ay içinde dava açmaması nedeniyle iptal isteğinin reddini onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/4674 E., 2024/7898 K., 24.10.2024).
- Hak düşürücü süre
- Geçmesiyle hakkın kendisinin sona erdiği süre; kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.
- Zamanaşımı
- Hakkı sona erdirmeyen, karşı tarafa savunma imkânı veren süre; ileri sürülmedikçe hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161).
- Öğrenme
- Eşin iptal sebebini öğrendiği an; altı aylık süre bu tarihten başlar.
- Beş yıllık üst süre
- İptal sebebinin öğrenilip öğrenilmediğine bakılmaksızın evlenmeden itibaren işleyen ve dolduğunda dava hakkını düşüren süre.
TMK 152 ne düzenler?
| İptal sebebi | Altı aylık süre ne zaman başlar? | Üst süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Geçici ayırt etme gücü yokluğu | İptal sebebinin öğrenilmesinden | Evlenmeden itibaren beş yıl | TMK m. 148, 152 |
| Yanılma | Yanılmanın öğrenilmesinden | Evlenmeden itibaren beş yıl | TMK m. 149, 152 |
| Aldatma | Aldatmanın öğrenilmesinden | Evlenmeden itibaren beş yıl | TMK m. 150, 152 |
| Korkutma | Korkunun etkisinin ortadan kalkmasından | Evlenmeden itibaren beş yıl | TMK m. 151, 152 |
TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı eski Kanun'un 119. maddesini karşılar. Eski Kanun'un kenar başlığı ve metni, iptal davasına ilişkin sürenin zamanaşımı süresi olduğunu ifade ediyordu. Gerekçeye göre iptal davası açma hakkı yenilik doğuran bir hak olduğundan, bu süre doktrinde ve uygulamada çoğunlukla hak düşürücü süre olarak kabul ediliyordu; bu nedenle maddenin başlığı ve ifadesi düzeltilmiş, süreler aynen korunmuştur.
Madde, kanunun "I. Eşlerin dava hakkı" başlığı altında yer alır ve eşlerin açtığı iptal davalarına ilişkindir. Küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin açacağı iptal davası ayrı bir başlıkta düzenlenmiştir (TMK m. 153). Orada ayrı bir süre öngörülmemiş; bunun yerine evlenen kişinin on sekiz yaşını doldurarak ergin olması, kısıtlılığın kalkması veya kadının gebe kalması hâlinde iptale karar verilemeyeceği belirtilmiştir. Mutlak butlan davası ise herhangi bir süreye bağlı değildir (Yargıtay 2. HD, 2025/5548 E., 2026/4435 K., 21.04.2026).
Süre nasıl hesaplanır?
- Öğrenme tarihi: Altı aylık süre, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlar. Yargıtay, şüphelenerek DNA testi yaptıran ve çocuğun kendisinden olmadığını öğrenen eşin açtığı iptal davasını süresinde saymış, yanılma sebebiyle evliliğin iptali gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/7739 E., 2022/9912 K., 01.12.2022). Bozmadan sonra evliliğin iptaline karar verilmiş; Yargıtay bu kararı onamış, yalnız tazminat miktarları yönünden bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/9073 E., 2024/2665 K., 18.04.2024).
- Ayrı yaşamaya başlama: Sebebi öğrenip ayrı yaşamaya başlayan eşin altı ay içinde dava açmaması hâlinde dava hakkı düşer (Yargıtay 2. HD, 2024/4674 E., 2024/7898 K., 24.10.2024).
- Korkutma: Süre, korku devam ettiği sürece başlamaz; korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren işler (TMK m. 152).
- Beş yıllık üst süre: Öğrenme ne zaman olursa olsun, evlenmenin üzerinden beş yıl geçince iptal davası açılamaz (TMK m. 152).
- İyileşen eş: Ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş dava açabilir (TMK m. 147). Yargıtay HGK, 2021/670 E., 2022/1571 K., 22.11.2022 kararına göre bu dava nispi butlanla iptal davası olarak anlaşılmalıdır ve 152'deki süreler içinde açılmazsa evliliğin hükümsüzlüğü artık ileri sürülemez.
Hak düşürücü sürenin sonuçları
- Kendiliğinden gözetilir: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanma kararına karşı yargılamanın iadesi istenen bir davada, hak düşürücü sürenin kamu düzenine ilişkin olduğunu, hâkim tarafından kendiliğinden gözetileceğini ve zamanaşımı gibi kesilme ve durma hükümlerine bağlı olmadığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2025/520 E., 2025/769 K., 03.12.2025).
- Anlaşmayla canlandırılamaz: Aynı karara göre süre geçtikten sonra sona eren hakkı taraflar anlaşarak yeniden canlandıramaz (Yargıtay HGK, 2025/520 E., 2025/769 K., 03.12.2025).
- Benzer süre: Zina sebebiyle boşanmada da aynı yapıda altı ay ve beş yıllık süre vardır (TMK m. 161). Yargıtay bu süreyi mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması gereken hak düşürücü süre olarak nitelemiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/4424 E., 2022/10508 K., 14.12.2022).
İspat
Sürenin geçtiği dosyadaki delillerle anlaşılmalıdır. Davacının iptal sebebini Kasım 2020'de öğrendiğini bildirdiği ve davalının süre itirazının delille desteklenmediği bir davada dava süresinde açılmış sayılmış, Yargıtay bu kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/9264 E., 2024/5938 K., 17.09.2024). Öğrenme tarihini gösteren belgeler (test sonuçları, raporlar, mesajlar, resmî başvurular) bu yüzden iki taraf için de önemlidir.
İptal sebebini öğrendiğiniz tarihi not edin ve belgeleyin; altı aylık süre bu tarihten işler. İptal davasını boşanma talebiyle birlikte terditli olarak açmak, iptal talebi süreden veya esastan reddedilirse boşanma talebinin incelenmesini sağlar (Yargıtay 2. HD, 2024/4674 E., 2024/7898 K., 24.10.2024).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Sebebi öğrenip ayrı yaşamaya başlayan eş altı ay içinde dava açmazsa iptal hakkı düşer
Erkek, 04.09.2019'da evlendiği kadının nüfus kaydının evlilikten sonra kapalı göründüğünü fark ettiğini, kadının kendisiyle Türk vatandaşlığını kazanmak için evlendiğini ileri sürerek evliliğin iptalini, olmazsa boşanmayı istedi. İlk derece mahkemesi, kadının gerçek kimliği yönünden erkeği yanılttığını kabul ederek evliliğin iptaline karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, Türk vatandaşlığı kazanmak için evlenilmesinin iptal için haklı sebep olmadığını belirtti. Ayrıca erkeğin durumu öğrenip 25.02.2020'de ayrı yaşamaya başladığı hâlde altı aylık süre içinde dava açmadığını belirterek iptal isteğini reddetti. Daire iptal isteğinin reddini onadı; terditli boşanma talebi hakkında karar verilmediği için kararı bu yönden bozdu.
“kaldı ki iş bu olayı öğrenip 25.02.2020 tarihinde ayrı yaşamaya başladığı halde 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde de davayı açmadığı”
Ne anlama geliyor? Kararda öğrenmenin ardından başlayan ayrı yaşama, sürenin geçtiğini göstermek için esas alınmıştır. Altı aylık süre kaçırılırsa iptal yerine ancak boşanma yoluna gidilebilir.
Çocuğun kendisinden olmadığını DNA testiyle öğrenen eşin iptal davası süresindedir
Erkek, evlenmeden önce kadının kendisinden hamile olduğuna inanarak evlendiğini ileri sürdü. Çocuğun kendisinden uzaklaştırılması üzerine şüphelendiğini, 13.12.2018 tarihli DNA testiyle çocuğun biyolojik babası olmadığını öğrendiğini belirterek evliliğin iptalini istedi. Açtığı soybağının reddi davası kabul edilerek kesinleşti. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi iptal isteğini reddetti. Daire, erkeğin hak düşürücü süre geçmeden dava açtığını belirtti. Kadının önemli bir niteliğinde yanılarak evlendiğini kabul ederek kararı bozdu.
“çocuğun davacıdan uzaklaştırıldığı ve görüşmesine izin verilmemesi nedeniyle şüphelenen erkeğin çocuğu icra yoluyla teslim aldığı tarihte DNA testi yaptırdığı ve çocuğun biyolojik babası olmadığını öğrendiği, açtığı soybağının reddi davasının kabul edilerek kesinleştiği, hak düşürücü süre geçmeden iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır”
Ne anlama geliyor? Kararda şüphe, DNA testiyle öğrenme ve soybağının reddi birlikte değerlendirilerek davanın süresinde açıldığı kabul edilmiştir. Öğrenme tarihini gösteren test sonucu gibi belgeler bu yüzden önemlidir.
Sürenin geçtiği iddiası delille desteklenmezse dava süresinde açılmış sayılır
Erkek, evliliğin yokluğunun tespitini istedi. Olmazsa kadının evlenmeden önce çocuk sahibi olamadığına dair bir hastalığını kendisinden gizlediğini ileri sürerek evliliğin iptalini istedi. Kadın, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını savundu. İlk derece mahkemesi, erkeğin durumu Kasım 2020'de öğrendiğini bildirdiğini, sürenin geçtiği iddiasını destekleyen bir delil bulunmadığını belirterek davanın süresinde açıldığını kabul etti. Ancak gizlenen bir hastalığın varlığı ispatlanamadığı için iptal isteğini reddetti. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti, Daire kararı onadı.
“davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığını iddia ettiği, ancak bunun ispatına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığından davalının bu iddiasının yerinde görülmediği ve davanın süresinde açıldığı kanaatine varıldığı”
Ne anlama geliyor? Süreye ilişkin değerlendirme ilk derece mahkemesince yapılmış, karar bütünüyle onanmıştır. Davacının bildirdiği öğrenme tarihini çürütmek için sebebin daha önce öğrenildiğini gösteren somut delil gerekir. Süresinde açılan davanın kabulü için ise iptal sebebinin ayrıca ispatlanması şarttır.
Altı ay ve beş yıllık süreler nispi butlana özgüdür; mutlak butlan davası süreye bağlı değildir
Türk vatandaşı olmayan ve 2012'den beri Türkiye'de yaşayan eşlerden kadın, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açtı. İlk derece mahkemesi, eşlerden birinin evlenme sırasında evli olmasının mutlak butlan sebebi olduğunu ve birden fazla evliliğe izin veren yabancı hukukun Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Türk hukukunun tanıyabileceği bir evlilik bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetti; bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti. Daire, mutlak butlan ile nispi butlan arasındaki farkları açıkladı. Mutlak butlanla batıl bir evlenmenin bile hâkim kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurduğunu, mahkemenin butlanı kendiliğinden değerlendiremeyeceğini belirterek boşanma davasının esastan incelenmesi için kararı oy çokluğuyla bozdu.
“eşler tarafından açılacak evlenmenin nispi butlanı, altı ay ve beş yıllık hak düşürücü sürelerle sınırlı tutulmuş iken (4721 sayılı Kanun madde 152), evlenmenin mutlak butlanını dava etme hakkı herhangi bir süreyle sınırlandırılmamıştır”
Ne anlama geliyor? Süre yalnız eşlerin açtığı nispi butlan davalarında işler. Evliyken yeniden evlenme gibi mutlak butlan sebepleri yıllar sonra da dava konusu yapılabilir. Ancak butlan için ayrı bir dava açılmalıdır; mahkeme bunu başka bir davada kendiliğinden gözetemez.
İyileşen eşin açacağı dava nispi butlan davasıdır ve 152'deki sürelere tabidir
Ölen kişinin çocuğu, ölenin 2008'de hastanede yatarken yaptığı evliliğin yokluğunun tespitini istedi. Olmazsa evlenme sırasında sürekli ayırt etme gücü yokluğu nedeniyle evliliğin mutlak butlanla iptalini istedi. İlk derece mahkemesi, evlenme anında ölen kişinin akıl sağlığının yerinde olduğunu ve sürekli ayırt etme gücü yokluğu bulunmadığını belirterek davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi davayı geçici ayırt etme gücü yokluğuna (TMK m. 148) dayalı saydı. Mirasçıların bu davayı açamayacağını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek gerekçeyi düzeltti ve istinafı reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu nitelendirmeyi hatalı bularak bozdu; bölge adliye mahkemesi direndi. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığın ön incelemede mutlak butlan davası olarak belirlendiğini, bölge adliye mahkemesinin davacının ileri sürmediği bir nitelendirmeyle karar veremeyeceğini belirterek direnme kararını bozdu. Kararda TMK m. 147/2 kapsamındaki davanın niteliği de açıklandı.
“ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş TMK’nın 152. maddesinde öngörülen süreler içerisinde dava açmazsa, artık o evliliğin hükümsüzlüğü ileri sürülemeyecektir”
Ne anlama geliyor? Mutlak butlan sebebine dayanan dava süreye bağlı değildir. Ancak ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya iyileşen eşin açacağı dava, Genel Kurul'a göre nispi butlan davası niteliğindedir ve 152'deki altı ay ve beş yıllık sürelere bağlıdır.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 119 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda maddenin kenar başlığı ve metni iptal davasına ilişkin sürenin zamanaşımı süresi olduğunu ifade etmektedir. Doktrinde ve mahkeme içtihatlarında çoğunlukla belirtildiği üzere, bir yenilik doğuran hak olan iptal davası açma hakkına ilişkin süre hak düşürücü bir süredir. Bu husus dikkate alınarak maddenin başlığı ve ifadesi düzeltilmiş fakat yürürlükteki Kanunda kabul edilmiş süreler aynen muhafaza edilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 70743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Fesih davası, hak sahibinin fesih sebebine vukufu veya tehdidin zevali gününden itibaren altı ay ve her halde evlenmeden itibaren beş sene sonra müruru zamana uğrar.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 119 | 4721 sayılı Kanun m. 152 | |
|---|---|---|
| Kenar başlık | Müruru zaman (zamanaşımı) | Hak düşürücü süre |
| Başlangıç | Fesih sebebinin öğrenilmesi veya tehdidin kalkması | İptal sebebinin öğrenilmesi veya korkunun etkisinin kalkması |
| Süreler | Altı ay; her hâlde beş yıl | Aynen korunmuştur |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişiklik | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir değişiklik veya Anayasa Mahkemesi iptal notu yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 146: Mutlak butlan davasını açma görevi ve hakkı.
- TMK m. 147: Mutlak butlanda dava hakkının sınırlanması veya kalkması.
- TMK m. 148: Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk.
- TMK m. 149: Yanılma.
- TMK m. 150: Aldatma.
- TMK m. 151: Korkutma.
- TMK m. 153: Yasal temsilcinin dava hakkı.
- TMK m. 159: Mirasçıların dava hakkı.
- TMK m. 161: Zina sebebiyle boşanmada aynı yapıdaki süre.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 161: Zamanaşımının ileri sürülmesi.
Evliliğin iptali davası, süreler ya da aile hukukundan doğan diğer konularda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 152 ne diyor?
TMK m. 152'ye göre iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Evliliğin iptali davası için süre ne kadar?
İptal sebebinin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin kalkmasından itibaren altı ay; her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl (TMK m. 152).
Bu süreler hangi davalarda uygulanır?
Eşlerin geçici ayırt etme gücü yokluğu, yanılma, aldatma ve korkutma sebebiyle açtığı nispi butlan davalarında (TMK m. 148–151). Mutlak butlan davası ise herhangi bir süreye bağlı değildir (Yargıtay 2. HD, 2025/5548 E., 2026/4435 K., 21.04.2026).
Süre ne zaman başlar?
İptal sebebinin öğrenildiği tarihten; korkutmada ise korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten. Yargıtay, şüphelenerek DNA testi yaptıran ve çocuğun kendisinden olmadığını öğrenen eşin iptal davasını süresinde saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/7739 E., 2022/9912 K., 01.12.2022).
Altı ayı kaçırırsam ne olur?
Dava hakkı düşer ve iptal davası reddedilir. Evlilik birliği temelinden sarsılmışsa boşanma davası açılabilir. İptal ile boşanmayı terditli olarak açmak bu yüzden yararlıdır (Yargıtay 2. HD, 2024/4674 E., 2024/7898 K., 24.10.2024).
Evliliğin üzerinden beş yıl geçtiyse yine de dava açabilir miyim?
Hayır. Beş yıllık süre, öğrenme tarihinden bağımsız olarak evlenme tarihinden itibaren işler ve dolduğunda iptal davası açılamaz (TMK m. 152).
Sürenin geçtiğini kim ispatlar?
Sürenin geçtiği dosyadaki delillerle anlaşılmalıdır. Yargıtay'ın onadığı bir kararda, davacının iptal sebebini daha önce öğrendiği delille gösterilemediği için dava süresinde açılmış sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/9264 E., 2024/5938 K., 17.09.2024).
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki fark nedir?
Hak düşürücü süre geçince hakkın kendisi sona erer; bu süre hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir, kesilmez ve durmaz (Yargıtay HGK, 2025/520 E., 2025/769 K., 03.12.2025). Zamanaşımı ise ileri sürülmedikçe hâkimce kendiliğinden göz önüne alınamaz (TBK m. 161). TBMM gerekçesi, iptal davası açma hakkı yenilik doğuran bir hak olduğu için eski Kanun'daki "zamanaşımı" ifadesinin "hak düşürücü süre" olarak düzeltildiğini belirtir.
Yasal temsilcinin açacağı iptal davası da bu sürelere tabi mi?
TMK m. 152, kanunun "Eşlerin dava hakkı" başlığı altındadır. Yasal temsilcinin dava hakkı ayrı bir başlıkta düzenlenmiştir (TMK m. 153). Orada süre yerine, evlenen kişinin ergin olması, kısıtlılığın kalkması veya kadının gebe kalması hâlinde iptale karar verilemeyeceği öngörülmüştür.
Eş öldükten sonra mirasçılar evliliğin iptalini isteyebilir mi?
Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez; mirasçılar ancak açılmış davayı sürdürebilir (TMK m. 159). Mutlak butlan davası ise ilgisi olan herkes tarafından açılabilir (TMK m. 146). Yargıtay HGK, 2021/670 E., 2022/1571 K., 22.11.2022 kararında, ölen kişinin çocuğunun açtığı mutlak butlan davasını geçici ayırt etme gücü yokluğuna dayalı sayıp süreden reddeden bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 145–153, 159, 161
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 161
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 119 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 152 gerekçesi, s. 70
- Yargıtay 2. HD, 2024/4674 E., 2024/7898 K., 24.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/7739 E., 2022/9912 K., 01.12.2022
- Yargıtay 2. HD, 2023/9073 E., 2024/2665 K., 18.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/9264 E., 2024/5938 K., 17.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2025/5548 E., 2026/4435 K., 21.04.2026
- Yargıtay HGK, 2021/670 E., 2022/1571 K., 22.11.2022
- Yargıtay HGK, 2025/520 E., 2025/769 K., 03.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2022/4424 E., 2022/10508 K., 14.12.2022
