Türk Medeni Kanunu · I. Eşlerin dava hakkı

TMK Madde 148: Ayırt Etme Gücünden Geçici Yoksunluk

Türk Medeni Kanunu'nun 148. maddesi, evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eşe evlenmenin iptalini dava etme hakkı tanır. Bu sayfada madde metnini, TBMM gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını, geçici ve sürekli yoksunluk ayrımını, dava süresini ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 3 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 20 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Birinci Bölüm: Evlenme › Dördüncü Ayırım: Batıl Olan Evlenmeler › B. Nisbî butlan › I. Eşlerin dava hakkı

1. Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk

Madde 148

  1. (1)Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 148 ne düzenler?
  3. Geçici ve sürekli yoksunluk
  4. Kim açar, ne zaman açılır?
  5. Yargıtay kararları
  6. Madde gerekçesi
  7. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  8. Değişiklik geçmişi
  9. İlgili maddeler
  10. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 148'e göre evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu, nispi butlan sebeplerinin ilkidir: davayı yalnız ayırt etme gücünden yoksun olan eş açabilir; savcı veya üçüncü kişiler açamaz. Dava hakkı, iptal sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152). Evlenme sırasında ayırt etme gücü sürekli bir sebeple yoksa, dava 148'e değil mutlak butlan sebebi olan TMK m. 145/2'ye dayanır. Tarafın dilekçede 148'e dayanması hâkimi bağlamaz; olaylar sürekli bir hastalığı gösteriyorsa hâkim davayı mutlak butlan olarak nitelendirmelidir (Yargıtay 2. HD, 2022/8662 E., 2023/304 K., 18.01.2023). Nispi butlan davası açma hakkı mirasçılara geçmez (Yargıtay 2. HD, 2023/9119 E., 2024/2638 K., 18.04.2024).

Ayırt etme gücü
Akla uygun biçimde davranma yeteneği. Yaşın küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da benzeri sebeplerden biri yüzünden bu yetenekten yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir (TMK m. 13).
Geçici yoksunluk
Ayırt etme gücünün evlenme anında geçici bir sebeple ortadan kalkmış olması; nispi butlan sebebidir (TMK m. 148).
Sürekli yoksunluk
Ayırt etme gücünün sürekli bir sebeple bulunmaması; mutlak butlan sebebidir (TMK m. 145/2).
Nispi butlan
Yalnız taraf menfaatini ilgilendiren sebeplerle evliliğin, eşin açacağı davayla iptali (TMK m. 148–153).

TMK 148 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
SebepEvlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunlukTMK m. 148
DavacıYalnız ayırt etme gücünden yoksun olan eşTMK m. 148
Süreİptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay; her hâlde evlenmeden itibaren beş yılTMK m. 152
MirasçılarDava hakkı geçmez; açılmış davayı sürdürebilirlerTMK m. 159
SonuçEvlilik hâkim kararıyla ileriye dönük sona ererTMK m. 156

TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı eski Kanun'un 115. maddesini karşılar. Kenar başlıktaki "temyiz kudretinden mahrumiyet" ifadesi yerine "ayırt etme gücünden geçici yoksunluk" ifadesi kullanılmış; böylece maddenin her yoksunluk hâlini değil, yalnız geçici yoksunluk hâllerini kapsadığı vurgulanmıştır. Eski Kanun'daki "fesih" sözcüğü de "iptal" olarak düzeltilmiştir; çünkü fesih geçerli bir ilişkiyi, iptal ise geçerli olmayan bir ilişkiyi sona erdirir.

Geçici ve sürekli yoksunluk

Geçici yoksunlukSürekli yoksunluk
Butlan türüNispi butlanMutlak butlan
DayanakTMK m. 148TMK m. 145/2
Kim açabilir?Yalnız ayırt etme gücünden yoksun olan eşCumhuriyet savcısı ve ilgisi olan herkes (TMK m. 146)
SüreAltı ay ve beş yıl (TMK m. 152)Kanunda süre öngörülmemiştir; sınırlamalar TMK m. 147'dedir
MirasçılarDava açamaz, açılmış davayı sürdürebilir (TMK m. 159)İlgili sıfatıyla açabilir

Yoksunluğun geçici mi sürekli mi olduğu, davayı kimin ve hangi sürede açabileceğini belirler. Yargıtay HGK, 2021/670 E., 2022/1571 K., 22.11.2022 kararında, ön incelemede mutlak butlan davası olarak belirlenen uyuşmazlığın istinaf aşamasında 148'e dayalı nispi butlan davası sayılması doğru bulunmamıştır. Ataklarla seyreden ve arada iyilik dönemleri bulunan kronik bir hastalıkta ise remisyon, tam bir iyileşme anlamına gelmez (Yargıtay HGK, 2017/2712 E., 2020/988 K., 02.12.2020).

Dikkat

Dava dilekçesinde hangi maddeye dayanıldığı hâkimi bağlamaz; olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir (HMK m. 33). Doğuştan zihinsel engel veya kronik bir akıl hastalığı ileri sürülüyorsa dava 148'e değil 145'e göre değerlendirilir. Bu ayrım, özellikle altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü sürelerin uygulanıp uygulanmayacağı bakımından önemlidir.

Kim açar, ne zaman açılır?

  • Davayı yalnız evlenme sırasında ayırt etme gücünden yoksun olan eş açabilir (TMK m. 148). Mutlak butlandan farklı olarak savcı ve ilgililerin dava hakkı yoktur.
  • Dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152).
  • Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez; ancak mirasçılar eşin açmış olduğu davayı sürdürebilir (TMK m. 159). Mirasçıların açtığı nispi butlan davası bu nedenle reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2023/9119 E., 2024/2638 K., 18.04.2024).
  • İspat yükü davacı eştedir (TMK m. 6). Evlenme anındaki durumu gösteren hekim kayıtları, tanık anlatımları ve gerekirse Adli Tıp raporu bu yüzden önemlidir.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2022/8662 E. · 2023/304 K.18.01.2023

Eşin doğuştan zihinsel engelli olduğu iddiası 148'e değil mutlak butlana dayanır

Kadının açtığı boşanma davasına karşı erkek, kadının evlenme sırasında evlenmeye engel akıl hastalığı bulunduğunu ileri sürerek 148. maddeye göre evliliğin nispi butlanla iptalini, olmazsa boşanmayı istedi. Daire, erkeğin talebini nispi butlan olarak adlandırmış olsa da anlattığı olayların kadının doğuştan zihinsel engelli olduğuna ve evlenme tarihinde evlenmeye engel derecede akıl hastalığı bulunduğuna ilişkin olduğunu belirtti. Hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu, talebin 145/3'teki mutlak butlan sebebine dayandığının kabulüyle delillerin bu yönde değerlendirilmesi gerektiğini kabul etti. Ayrıca butlan davasının boşanma davasından ayrılarak bekletici sorun yapılması gerektiğini belirterek kararı bozdu.

“Buna göre erkeğin karşı davasındaki talebinin 4721 sayılı Kanun’un 145 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan mutlak butlanla evliliğin iptali sebebine dayandığının kabulü ile delillerin değerlendirilmesinin bu yönde yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Geçici yoksunluk ile sürekli hastalık arasındaki ayrım dilekçedeki madde numarasına göre değil, ileri sürülen olaylara göre yapılır. Butlan davası sonuçlanmadan boşanma davası hakkında karar verilmez.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2020/1267 E. · 2020/3754 K.15.09.2020

Ön incelemede mutlak butlan olarak belirlenen dava istinafta 148'e dayalı nispi butlan davası sayılamaz

Davacı, mirasbırakanının davalıyla yaptığı evliliğin yokluğunun tespitini, olmazsa mutlak butlanla iptalini istedi. İlk derece mahkemesi, ön incelemede uyuşmazlığı 145. maddeye dayalı mutlak butlan davası olarak nitelendirmiş ve davayı reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi ise davanın 148. maddeye dayalı geçici yoksunluk davası olduğunu, bu davayı mirasçıların açamayacağını ve sürenin geçtiğini belirterek gerekçeyi değiştirdi. Daire, ön incelemede yapılan nitelendirmeye tarafların itirazı bulunmadığını, delillerin 145. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekirken 148. madde kapsamında değerlendirme yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı oy çokluğuyla bozdu. Bölge adliye mahkemesinin bu karara karşı direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu da Dairenin görüşünü benimsedi (Yargıtay HGK, 2021/670 E., 2022/1571 K., 22.11.2022).

“Bölge adliye mahkemesi tarafından, istinaf itirazlarının, delillerin TMK'nın 145. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile TMK'nın 148. madde kapsamında değerlendirme yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? 148'e dayalı dava yalnız eşe ait ve süreye bağlı olduğundan, nitelendirme sonucu doğrudan belirler. Mirasçılar geçici yoksunluğa dayanamaz; sürekli yoksunluğa ise ilgili sıfatıyla dayanabilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/9119 E. · 2024/2638 K.18.04.2024

Nispi butlan davası açma hakkı mirasçılara geçmez

Ölen erkeğin mirasçıları, babalarının evlendiği kişinin babalarını kandırarak evlendiğini ileri sürerek evliliğin nispi butlanla iptalini istedi. İlk derece mahkemesi, TMK m. 159'a göre nispi butlan sebebiyle dava hakkının mirasçılara geçmediğini ve bu davayı açma hakkının yalnız eşlere ait olduğunu belirterek davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti, Yargıtay kararı onadı.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 159 uncu maddesinde nisbi butlan sebebi ile dava hakkının mirasçılara geçmeyeceğinin açıkça düzenlenmiş olduğu, bu davayı açma hakkının yalnızca eşlere ait olduğu”

Ne anlama geliyor? Geçici yoksunluk, yanılma, aldatma ve korkutma gibi nispi butlan sebeplerine yalnız eş dayanabilir. Eş ölmeden önce dava açmışsa mirasçılar bu davayı sürdürebilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 115 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığı "B.Nisbî butlan" şeklinde korunmuş bunu takip eden birinci kenar başlık "I.Eşlerin dava hakkı" şeklinde değiştirilmiştir. Burada eşlerin dava hakkından birincisi olarak, maddenin kenar başlığında "1.Temyiz kudretinden mahrumiyet" ifadesi yerine "Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk" ifadesi kullanılmıştır. Bu yolla bu maddenin temyiz kudretinden her yoksunluk hâlini kapsamadığı buraya sadece geçici yoksunluk hâllerinin girdiği ifade edilmek istenmiştir. Maddede yanlış olarak kullanılan "fesih" sözcüğü yerine doğru olarak "iptal" sözcüğü kullanılmıştır. Zira fesih, geçerli olan bir hukukî ilişkinin sona erdirilmesi olduğu hâlde, iptal geçerli olmayan bir hukukî ilişkinin ortadan kaldırılmasını ifade eder ki, maddede söz konusu olan durum budur.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 69

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 115 (mülga)

Evlenme merasiminin icrası zamanında geçici bir sebeple temyiz kudretinden mahrum bulunmuş olan karı ve koca, evlenmenin feshini dava edebilir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 1154721 sayılı Kanun m. 148
SebepGeçici bir sebeple temyiz kudretinden mahrumiyetGeçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk
TalepEvlenmenin feshiEvlenmenin iptali
DavacıKarı veya kocaAyırt etme gücünden yoksun olan eş

Değişiklik geçmişi

TarihDeğişiklikDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir değişiklik veya Anayasa Mahkemesi iptal notu yer almamaktadır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler
  • TMK m. 145: Mutlak butlan sebepleri; sürekli yoksunluk.
  • TMK m. 147: Ayırt etme gücünü kazanan eşin dava hakkı.
  • TMK m. 149: Yanılma.
  • TMK m. 152: Hak düşürücü süre.
  • TMK m. 156: Butlan kararı.
  • TMK m. 159: Mirasçıların dava hakkı.
  • TMK m. 13: Ayırt etme gücü.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 33: Hukuki nitelendirme.

Evliliğin iptali, butlan davası ya da aile hukukundan doğan diğer konularda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 148 ne diyor?

TMK m. 148'e göre evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk ne demektir?

Evlenme anında akla uygun biçimde davranma yeteneğinin geçici bir sebeple bulunmamasıdır. Kanun ayırt etme gücünü ortadan kaldıran sebepler arasında akıl hastalığı, akıl zayıflığı ve sarhoşluğu sayar (TMK m. 13); sürekli olmayan bir sebep söz konusuysa TMK m. 148 uygulanır.

Geçici yoksunluk ile sürekli yoksunluk arasındaki fark nedir?

Geçici yoksunluk nispi butlan sebebidir; davayı yalnız o eş, altı ay ve beş yıllık süreler içinde açabilir. Sürekli yoksunluk ise mutlak butlan sebebidir; savcı ve ilgililer de dava açabilir (TMK m. 145/2, 146).

Evliliğin iptali davasını kim açabilir?

Yalnız evlenme sırasında ayırt etme gücünden geçici olarak yoksun olan eş (TMK m. 148).

Dava açma süresi ne kadar?

İptal sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl (TMK m. 152).

Eşin ölümünden sonra mirasçılar bu davayı açabilir mi?

Hayır. Nispi butlan davası açma hakkı mirasçılara geçmez; mirasçılar yalnız eşin açmış olduğu davayı sürdürebilir (TMK m. 159; Yargıtay 2. HD, 2023/9119 E., 2024/2638 K., 18.04.2024).

Dilekçede yanlış maddeye dayanırsam davam reddedilir mi?

Hukuki nitelendirme hâkime aittir (HMK m. 33). Yargıtay, 148'e dayanılarak açılan fakat olayları kronik bir akıl hastalığını gösteren talebin mutlak butlan olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/8662 E., 2023/304 K., 18.01.2023).

İptal kararı geçmişe etkili midir?

Hayır. Batıl evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer ve karara kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK m. 156).

İptal edilen evlilikten doğan çocukların durumu nedir?

Butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır (TMK m. 157).

Butlan davası ile boşanma davası birlikte açılabilir mi?

Evet, terditli olarak açılabilir. Yargıtay, butlan davasının sonucu boşanma davasını etkileyeceği için butlan davasının ayrılarak bekletici sorun yapılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/8662 E., 2023/304 K., 18.01.2023).

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 20 Eylül 2026 · Son güncelleme: 20 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp