TMK 120'ye göre nişan haklı bir sebep olmadan bozulursa ya da taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple sona ererse, kusurlu taraf diğerine uygun bir maddi tazminat öder. Tazminat; evlenme amacıyla yapılan harcamaları, katlanılan maddi fedakârlıkları ve nişan giderlerini kapsar. İstenebilecek olan, nişanlanma olmasaydı uğranılmayacak parasal zarardır (Yargıtay 3. HD, 2019/2076 E., 2019/9756 K., 05.12.2019). Zararın gerçekten boşa gitmiş olması gerekir. Davacının elinde kalan ve kullanabildiği eşyaların bedeli ayrıca istenemez (Yargıtay 2. HD, 2026/4820 E., 2026/7213 K., 25.06.2026). Nişanlının ana ve babası ya da onlar gibi davrananlar da aynı koşullarla yaptıkları harcamalar için tazminat isteyebilir (m. 120/2). Dava hakkı, nişanın sona ermesinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar (m. 123).
- Haklı sebep
- Nişanı bozan tarafın nişanı sürdürmesinin kendisinden beklenemeyeceği ciddi durum. Haklı sebeple bozan taraf tazminatla sorumlu olmaz.
- Yükletilebilen sebep
- Nişanı bozan kim olursa olsun, bozulmaya taraflardan birinin kusurlu davranışının yol açması; bu durumda sorumlu olan, bozulmaya sebep olan taraftır.
- Evlenme amacıyla yapılan harcama
- Evliliğin kurulacağı inancıyla yapılan ve nişan bozulunca boşa giden masraf (ör. iptal edilen hizmet sözleşmeleri, kaybedilen kaporalar).
- Maddi fedakârlık
- Evlenme amacıyla katlanılan ve parayla ölçülebilen kayıp (TMK m. 120/1).
- Nişan giderleri
- Nişan töreni ve hazırlığı için yapılan masraflar; 4721 sayılı Kanunla açıkça tazminat kapsamına alınmıştır.
- Menfi zarar
- Nişanlanma olmasaydı uğranılmayacak parasal zarar; evlilik gerçekleşseydi elde edilecek kazançlar bu kapsama girmez.
- Uygun tazminat
- Hâkimin dürüstlük kuralları ve somut olayın özelliklerine göre belirlediği miktar (TMK m. 2, 4).
TMK 120 ne düzenler?
Nişanın bozulması hukuka aykırı değildir; kimse evlenmeye zorlanamaz (TMK m. 119). Ancak nişan haklı bir sebep olmadan bozulduğunda, evliliğe güvenerek masraf yapan taraf zararla baş başa kalabilir. 120. madde bu zararın kusurlu taraftan karşılanmasını sağlar. Nişanın bozulmasının sonuçları dört ayrı talep doğurabilir ve her birinin şartları farklıdır:
| Talep | Kusur aranır mı? | Kimler isteyebilir? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Maddi tazminat (harcamalar, maddi fedakârlıklar, nişan giderleri) | Evet, kusurlu taraftan istenir | Nişanlı; ana ve baba ya da onlar gibi davrananlar yalnızca harcamaları için | TMK m. 120 |
| Manevi tazminat | Evet, kusurlu taraftan istenir | Kişilik hakkı saldırıya uğrayan nişanlı | TMK m. 121 |
| Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi | Hayır | Hediyeyi veren nişanlı, ana ve baba ya da onlar gibi davrananlar | TMK m. 122 |
| Önceden kararlaştırılmış cayma tazminatı veya ceza şartı | Dava edilemez | — | TMK m. 119/2 |
Bu ayrım uygulamada belirleyicidir. Kusur aranan 120. madde ile kusur aranmayan 122. madde birbirine karıştırılırsa dava yanlış hukuki temelde yürür. Yargıtay, nişanlının diğerinin adına alınan daireye ödediği paranın 120. maddeye göre kusur ispatı arandığı gerekçesiyle reddedilmesini doğru bulmamış, uyuşmazlığın 122. madde çerçevesinde çözülmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 3. HD, 2017/16500 E., 2018/5930 K., 28.05.2018).
Birinci fıkra: Maddi tazminatın şartları
Maddi tazminata hükmedilebilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir:
| Şart | Açıklama | Dayanak |
|---|---|---|
| Geçerli bir nişan | Karşılıklı evlenme vaadiyle kurulmuş bir nişan bulunmalıdır | TMK m. 118 |
| Nişanın evlenme dışında bir sebeple sona ermesi | Nişan bozulmuş olmalıdır; evlenmeyle sona eren nişanda tazminat söz konusu olmaz | TMK m. 120/1 |
| Haklı sebep olmadan bozma ya da taraflardan birine yükletilebilen sebep | Bozmanın haksız olması veya bozulmaya bir tarafın kusurunun yol açması | TMK m. 120/1 |
| Kusur | Tazminat yükümlüsü "kusuru olan taraf"tır | TMK m. 120/1 |
| Zarar | Evlenme amacıyla yapılan ve boşa giden harcama, maddi fedakârlık veya nişan gideri | Yargıtay 2. HD, 2026/7213 K. |
| İspat | Nişanın bozulmasındaki kusur ve zarar, tazminat isteyen tarafça ispat edilir | TMK m. 6; Yargıtay 3. HD, 2019/9756 K. |
Haklı sebep ve kusur
Kanun iki durumu birlikte düzenler. İlkinde nişanlılardan biri haklı bir sebep olmadan nişanı bozar. İkincisinde nişan, taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulur; burada nişanı bozan kişi haklı olabilir, ama bozulmaya karşı tarafın kusurlu davranışı yol açmıştır. İki durumda da tazminat yükümlüsü "kusuru olan taraf"tır. Dolayısıyla nişanı bozan, bozmaya karşı tarafın davranışları yüzünden haklı olarak karar vermişse, tazminat yükü bozan tarafa değil, bozulmaya sebep olan tarafa düşebilir.
Haklı sebep, nişanı sürdürmenin bozan taraftan beklenemeyeceği ciddi bir durumdur. Hangi olayın haklı sebep sayılacağı somut olaya göre belirlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.09.2025 tarihli, 2025/6945 E., 2025/7429 K. sayılı kararında bir tarafın şarta bağlı olarak nişanlandığı ve karşı tarafa şartları yerine getirmesi için makul süre tanımadan nişanı bozduğu olayda bozmanın haklı bir sebebe dayanmadığını kabul etmiştir. Aynı kararda tarafları eşit kusurlu sayan ilk derece mahkemesi gerekçesini de yerinde bulmamıştır.
Kusur ve zarar ispatlanmadıkça tazminata hükmedilemez. Yargıtay, nişanın karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu bozulduğunu ispat edemeyen davacı lehine hükmedilen maddi tazminatı bozmuştur (Yargıtay 3. HD, 2019/2076 E., 2019/9756 K., 05.12.2019).
Nişanı haklı bir sebep olmadan bozmak tek başına tazminat doğurmaz. Tazminat için boşa giden harcamaların ya da uğranılan zararın belgelerle ortaya konması gerekir. Nişan haksız bozulsa bile zarar ispatlanamazsa maddi tazminat talebi reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2025/6945 E., 2025/7429 K., 17.09.2025).
Tazminatın niteliği: menfi zarar
- madde, evlilik gerçekleşseydi elde edilecek kazançları değil, evliliğe güvenerek yapılan ve nişan bozulunca boşa giden masrafları karşılar. Yargıtay'ın ifadesiyle:
"Davacı yanın isteyeceği tazminat menfi tazminattır. Başka bir anlatımla nişanlanma olmasaydı uğranılmayacak olan parasal zarar istenebilir." (Yargıtay 3. HD, 2019/2076 E., 2019/9756 K., 05.12.2019)
Bu yüzden zararın gerçek ve boşa gitmiş olması gerekir. Nişan için alınan eşyalar davacının elinde kalıyor ve kullanılabiliyorsa, bunların bedelinin ayrıca tazminat olarak istenmesi aynı değerden iki kez yararlanmak anlamına gelir ve kabul edilmez (Yargıtay 2. HD, 2026/4820 E., 2026/7213 K., 25.06.2026).
Hangi masraflar istenebilir?
Kanun üç kalem sayar: evlenme amacıyla yapılan harcamalar, evlenme amacıyla katlanılan maddi fedakârlıklar ve nişan giderleri. Yargıtay kararları bu kalemlerin sınırlarını şöyle çizer:
| Masraf | Maddi tazminat olarak istenebilir mi? | Dayanak |
|---|---|---|
| Nişan bozulunca mobilya satıcısına ödenmek zorunda kalınan cayma bedeli | Evet; boşa giden gerçek bir zarardır | Yargıtay 3. HD, 2016/21895 E., 2018/9882 K. |
| Yapılmayan kına organizasyonu için ödenen para, nakliye zararı | Evet | Yargıtay 3. HD, 2018/9882 K. |
| Davetiye giderleri | Evet | Yargıtay 3. HD, 2014/16315 E., 2015/9516 K. |
| Gelinlik, nişan kıyafeti ve benzeri giyilip kullanılan eşyalar | Kural olarak hayır | Yargıtay 3. HD, 2015/9516 K. |
| Davacının elinde kalan ve kullanabildiği eşyalar | Hayır; ikinci kez yararlanma olur | Yargıtay 2. HD, 2026/7213 K. |
| Davacının kendi evine yapılan tadilat ve onarım | Hayır; değer artışı davacıda kalır | Yargıtay 3. HD, 2016/13448 E., 2018/1362 K. |
| Nişanlıya verilen harçlık ya da okul masrafı için gönderilen para | Hayır; ne harcama ne hediye kapsamındadır | Yargıtay 3. HD, 2010/23167 E., 2011/5333 K. |
| Nişanlının adına alınan eve yapılan ödeme | 120'ye göre değil, kusur aranmayan 122'ye göre değerlendirilir | Yargıtay 3. HD, 2017/16500 E., 2018/5930 K. |
"Maddi fedakârlık" kavramı 4721 sayılı Kanunla eklenmiştir. Hangi kaybın bu kapsama girdiği somut olaya göre değerlendirilir ve kaybın evlenme amacıyla katlanıldığının ispatı gerekir. Bir davada ilk derece mahkemesi, evlenme vaadiyle işten ayrılan davacının mahrum kaldığı gelir için istediği tazminatı reddetmiş; Yargıtay bu yöne ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir (Yargıtay 3. HD, 2016/6796 E., 2017/17683 K., 14.12.2017).
Maddi tazminat davasında en güçlü delil belgedir. Harcamaların fatura, dekont ve sözleşmelerle; iptal edilen hizmetler için ödenen kapora ve cayma bedellerinin makbuzlarla; eşyaların kimde kaldığının tutanak veya ihtarnameyle ortaya konması gerekir. Nişan bozulduktan sonra karşı tarafa eşyaları geri alması için ihtar göndermek, eşyaların kimin elinde kaldığı tartışmasında önemli bir delil olabilir. Takı, altın ve hediyeler ise bu davanın değil, 122. maddeye göre açılacak hediyelerin geri verilmesi talebinin konusudur.
"Dürüstlük kuralları çerçevesinde" ve "uygun" tazminat
Kanun tam bir zarar giderimi değil, dürüstlük kuralları çerçevesinde uygun bir tazminat öngörür. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır (TMK m. 2). Kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m. 4). Bu nedenle hâkim; harcamaların evlilik için makul olup olmadığını, tarafların kusur derecesini, harcamanın ne ölçüde boşa gittiğini ve eşyaların değerlendirilme imkânını dikkate alarak miktarı belirler.
İkinci fıkra: Ana ve babanın ve onlar gibi davrananların hakkı
Nişan ve düğün hazırlıklarının masrafını çoğu zaman aileler üstlenir. Kanun bu yüzden tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babasına veya onlar gibi davranan kimselere de aynı koşullar altında tazminat isteme hakkı tanır (TMK m. 120/2). TBMM gerekçesine göre açıklık sağlamak için nişanlıların dava hakları ile diğer kişilerin dava hakları ayrı fıkralarda düzenlenmiştir.
İkinci fıkranın sınırları metinden çıkar:
- "Tazminat istemeye hakkı olan tarafın" ailesi: Ailenin hakkı, kendi nişanlılarının tazminat isteme hakkına bağlıdır. Nişan kendi çocuklarının kusuruyla bozulmuşsa aile tazminat isteyemez.
- "Aynı koşullar altında": Nişanın haklı sebep olmadan bozulması ve karşı tarafın kusuru burada da aranır.
- Yalnızca "yaptıkları harcamalar": Birinci fıkradaki "maddi fedakârlıklar" ikinci fıkrada sayılmamıştır. Aile, kendi yaptığı ve boşa giden harcamaları isteyebilir.
- "Onlar gibi davranan kimseler": Ana ve baba dışında, nişanlıya ana ve baba gibi bakan ve nişan masraflarını onlar gibi üstlenen kişiler de bu hakka sahiptir.
Manevi tazminat ise yalnızca kişilik hakkı saldırıya uğrayan nişanlıya aittir (TMK m. 121). Ana ve baba 121. maddeye dayanarak kendi adlarına manevi tazminat isteyemez. Kendi kişilik haklarına ayrıca bir saldırı varsa genel hükümler uygulanır (TMK m. 24, 25; TBK m. 58).
Görevli mahkeme, zamanaşımı ve ispat
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Nişanın bozulmasından doğan maddi tazminat davalarına aile mahkemesi bakar | 4787 sayılı Kanun m. 4; Yargıtay 3. HD, 2015/2425 K. (aktaran: Yargıtay 3. HD, 2018/5930 K.) |
| Yetkili mahkeme | Genel yetki kuralı: davalının yerleşim yeri mahkemesi | HMK m. 6 |
| Zamanaşımı | Nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl | TMK m. 123 |
| İspat yükü | Nişanın haksız bozulduğunu ya da karşı tarafa yükletilebilen bir sebeple bozulduğunu ve zararı tazminat isteyen ispat eder | TMK m. 6 |
| Birlikte açılabilecek talepler | Manevi tazminat (m. 121) ve hediyelerin geri verilmesi (m. 122) aynı davada ileri sürülebilir; her birinin şartı ayrı incelenir | TMK m. 120–122 |
Uygulamada sık karşılaşılan durumlar
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Nişan mesajla, haklı bir sebep olmadan bozuldu; alınan eşyalar davacıda duruyor | Eşyaların bedeli istenemez; yalnızca boşa giden gerçek zarar istenebilir | Yargıtay 2. HD, 2026/7213 K. |
| Yatak odası takımı iptal edildi, satıcıya cayma bedeli ödendi | Kusurlu taraftan istenebilir | Yargıtay 3. HD, 2018/9882 K. |
| Kına organizasyonu yapılamadı, ödenen para yandı | Kusurlu taraftan istenebilir | Yargıtay 3. HD, 2018/9882 K. |
| Davetiyeler bastırıldı, düğün yapılamadı | Davetiye gideri istenebilir | Yargıtay 3. HD, 2015/9516 K. |
| Gelinlik ve nişan kıyafeti alındı | Kural olarak istenemez | Yargıtay 3. HD, 2015/9516 K. |
| Evlilikte oturulacak kendi eve tadilat yapıldı | İstenemez; değer artışı sahibinde kalır | Yargıtay 3. HD, 2018/1362 K. |
| Nişanlıya okul masrafı için para gönderildi | Nişan haksız bozulsa da geri istenemez | Yargıtay 3. HD, 2011/5333 K. |
| Nişanlının adına alınan daireye para ödendi | 122. maddeye göre, kusur aranmadan değerlendirilir | Yargıtay 3. HD, 2018/5930 K. |
| Düğün masraflarını anne ve baba ödedi | Aynı koşullarla ana ve baba kendi harcamaları için tazminat isteyebilir | TMK m. 120/2 |
| Nişanı bozan taraf, karşı tarafın kusurlu davranışları yüzünden bozdu | Tazminat yükü bozulmaya sebep olan kusurlu tarafa düşer | TMK m. 120/1 |
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Davacının elinde kalan ve kullanabildiği eşyaların bedeli maddi tazminat olarak istenemez
Taraflar Ocak 2023'te nişanlanmış, düğün hazırlıkları ve evlilik alışverişi yapılmıştı. Davalı, yaklaşık iki ay sonra nişanı haklı bir sebep olmadan mesajla bozdu ve kısa süre sonra başka biriyle evlendi. İlk derece mahkemesi maddi ve manevi tazminata hükmetti. Bölge adliye mahkemesi, kişilik haklarının ağır biçimde zarar gördüğü ispatlanamadığı için manevi tazminatı reddetti; Yargıtay bu yönü onadı. Maddi tazminat yönünden ise Daire, tazminata dayanak yapılan eşyaların tamamının davacının elinde kaldığını, davalının bunlardan bir yarar sağlamadığını tespit etti. Bu eşyaların bedelinin ayrıca tazminat olarak ödenmesinin davacıya aynı değer üzerinden ikinci kez menfaat sağlayacağını belirterek maddi tazminata ilişkin hükmü bozdu.
“Nişanın bozulması nedeniyle maddî tazminata hükmedilebilmesi için davacının nişan sebebiyle yaptığı ve boşa giden giderler ile uğradığı gerçek zararın ispat edilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Maddi tazminat "harcanan paranın iadesi" değildir. Eşya hâlâ elinizde ve kullanılabiliyorsa zarar doğmamıştır; istenebilecek olan, gerçekten boşa giden masraftır.
Mobilya satıcısına ödenen cayma bedeli, kına organizasyonu ve nakliye zararı kusurlu taraftan istenebilir
Taraflar 2013'te aileler arasında yapılan bir törenle nişanlanmış, düğün hazırlıkları sürerken nişan bozulmuştu. Taraflardan biri hediyelerin geri verilmesini ve tazminat istedi. Karşı taraf ise karşı dava açarak, nişan bozulduğu için yatak odası takımını iade ederken satıcıya ödemek zorunda kaldığı cayma bedelini, otelde düzenlenen kına organizasyonu için ödediği parayı ve diğer masraflarını istedi. Mahkeme karşı davayı kısmen kabul ederek bu kalemler için maddi tazminata ve ayrıca manevi tazminata hükmetti. Daire, bu hükme yönelik temyiz itirazlarını reddetti. Kararı yalnızca yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden bozdu.
“davacının 8000 TL cayma bedeli ile 14.452,32 TL kına organizasyon parası ve 500 TL nakliye zararından oluşan toplam 22.952,32 TL maddi tazminatın ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı - karşı davalıdan tahsillerine”
Ne anlama geliyor? Üçüncü kişilere ödenen ve nişan bozulunca geri alınamayan paralar, 120. maddenin tipik uygulama alanıdır. Buradaki "cayma bedeli", nişanlılar arasında kararlaştırılan ve dava edilemeyen cayma tazminatı değil, satıcıyla yapılan sözleşmeden doğan gerçek bir zarardır (TMK m. 119).
Nişan kıyafeti, gelinlik ve davetlilerin taşınması değil, yalnızca davetiye giderleri istenebilir
Taraflar nişanlanmış ve düğün tarihi belirlenmişti. Nişan bozulunca iki taraf da birbirinin kusurunu ileri sürerek dava açtı. Karşı davacı taraf nişan giysisi, nişan davetlilerinin taşınması, gelinlik bedeli ve düğün salonu kredi ödemesi farkı olarak maddi tazminat istedi. Mahkeme salon, gelinlik ve davetiye giderleri ile katlanılan maddi fedakârlıklar karşılığında maddi tazminata hükmetti. Daire, giymekle ve kullanmakla eskiyen eşyaların bedelinin istenemeyeceğini belirtti. Gelinlik, nişan giysisi ve davetlilerin taşınması gideri yönünden verilen kabul kararını isabetsiz buldu ve kararı bozdu.
“Nişanın davacı tarafın kusuru sonucu bozulduğunun anlaşılması karşısında, sadece davetiye giderlerinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davalı lehine 2.000 TL maddi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Tazminat davasında her kalem ayrı ayrı değerlendirilir. Kişinin kendisinde kalan ve kullandığı giysiler boşa giden masraf sayılmazken, davetiye gibi başka bir değeri kalmayan giderler istenebilir.
Evlilikte oturulacak kendi eve yapılan tadilat masrafı maddi tazminat kapsamına girmez
Taraflar Ağustos 2013'te nişanlanmıştı. Davacılar, nişanlı çiftin evlendikten sonra oturacağı evde karşı tarafın isteği üzerine tadilat yaptırdıklarını, mobilya alıp evi döşediklerini ve karşı taraf için giyim alışverişi yaptıklarını ileri sürerek maddi tazminat istedi. Mahkeme davayı kabul etti. Daire, evin davacı tarafa ait olduğunu, tadilat ve onarım nedeniyle evin değerinde meydana gelen artışın da davacıda kaldığını belirtti. Bu masrafların ne maddi tazminat ne de hediye iadesi kapsamında değerlendirilebileceğini, giyim eşyalarının da kullanmakla eskiyen eşyalar olduğunu kabul ederek kararı bozdu.
“Kaldı ki; bu ev davacı tarafın kendisine ait olduğu için söz konusu tadilat ve onarım nedeniyle evin değerinde meydana gelen artış da davacı tarafta kalmış olup, davacının yaptığı bu masrafların nişanın bozulmasından doğan maddi tazminat ya da verilen nişan hediyelerinin iadesi kapsamında değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Bir harcamanın boşa gidip gitmediği sorulmalıdır. Kendi malvarlığınıza yapılan ve değeri sizde kalan harcamalar, nişan bozulsa da zarar sayılmaz.
Nişanlıya harçlık ya da okul masrafı olarak gönderilen para, nişan haksız bozulsa da geri istenemez
Davacı, nişanlılık döneminde açılan ortak banka hesabına para yatırdığını, ayrıca cep telefonu, MP3 çalar ve giyim eşyası hediye ettiğini ileri sürdü. Nişanın haksız bozulduğunu belirterek paranın, ziynetlerin ve eşyaların iadesi ile manevi tazminat istedi. Mahkeme, hesaba yatırılan paranın ve cep telefonu ile MP3 çaların iadesine karar verdi. Daire, paranın öğrenci olan nişanlıya okul giderleri için gönderildiğini, harçlık niteliğindeki bu tür paraların hediye kapsamına da girmediğini belirtti. Nişanın haksız bozulmasının bu sonucu değiştirmeyeceğini, kullanılmakla eskiyen telefon ve MP3 çaların da iadesine karar verilemeyeceğini kabul ederek kararı bozdu.
“Ancak, öğrenci olan davalıya okul giderlerine harcaması amacıyla bu paranın gönderildiği anlaşılmakla nişanın haksız yere bozulması nedeniyle geri istenemeyecektir.”
Ne anlama geliyor? Nişanlılık döneminde karşı tarafın günlük ihtiyaçları için verilen paralar, evlilik için yapılan harcama değildir. Bu tür paraları geri istemek için ödünç verildiğinin ayrıca ispatı gerekir (TBK m. 386).
Nişanlının adına alınan daireye yapılan ödeme, kusur aranan 120'ye değil 122. maddeye göre değerlendirilir
Nişanlılar bir daire satın almış, bedelin bir kısmını davacı, bir kısmını davalı ödemiş ve tapu davalı adına tescil edilmişti. İlişki sona erince davacı, ödediği 181.000 TL'nin iadesini istedi. Dava önce asliye hukuk mahkemesinde açıldı; Daire, uyuşmazlığın nişanın bozulmasından kaynaklandığını belirterek aile mahkemesinin görevli olduğuna karar verdi. Aile mahkemesi davayı 120. maddeye göre inceleyip davacının nişanın karşı tarafın kusuruyla bozulduğunu ispat edemediği gerekçesiyle reddetti. Daire, paranın ödendiğinin kabul edildiğini ve bu yönün kesinleştiğini belirterek uyuşmazlığın 122. madde çerçevesinde çözülmesi gerektiğine karar verdi ve kararı bozdu.
“Mahkemece yapılacak iş,bu hususu gözetmek suretiyle eldeki uyuşmazlığın 4721 sayılı TMK'nun 122. maddesi çerçevesinde çözmek ve karara bağlamak olmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Karşı tarafa yapılan kazandırmalar 122. maddeye, boşa giden masraflar 120. maddeye göre değerlendirilir. Bu ayrım kusur ispatı gerekip gerekmediğini belirlediği için dava dilekçesinde doğru hukuki temel seçilmelidir.
Şartları yerine getirmek için makul süre tanımadan bozmak haklı sebep değildir; tarafları eşit kusurlu saymak hatalıdır
Taraflardan biri, diğerinin ilçede bir ev tutması ve sigortalı bir iş bulması ya da iş yeri açması koşuluyla nişanlanmış, yaklaşık dört ay sonra makul bir süre tanımadan nişanı bozmuştu. Bozan taraf, karşı tarafın kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü; ancak bu iddia kanıtlanamadı. İlk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu sayarak tazminat taleplerini reddetti. Daire, nişanın haklı bir sebep olmadan bozulduğunu ve eşit kusur gerekçesinin yerinde olmadığını belirtti. Ancak davacı maddi zararını kanıtlayamadığı ve kişilik haklarına saldırı bulunmadığı için tazminat taleplerinin reddini sonuç itibarıyla doğru bularak kararı gerekçesini düzelterek onadı.
“Bununla birlikte, ortada haklı bir sebep bulunmadığı hâlde davalı tarafça nişanın bozulması, davalının tehdit iddiasının kanıtlanamaması dikkate alındığında, tarafların eşit kusurluğu olduğuna ilişkin mahkemece oluşturulan gerekçe yerinde değildir.”
Ne anlama geliyor? Kusurun kimde olduğu ve zararın varlığı ayrı ayrı incelenir. Haksız bozma kusuru kanıtlansa bile, harcamalar belgelenmedikçe maddi tazminat doğmaz.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 84 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber açıklık sağlanmak üzere, nişanlıların dava hakları ile diğer şahısların dava hakları ayrı fıkralarda düzenlenmiştir. Diğer taraftan nişan için yapılan giderlerin de aynı esaslar çerçevesinde istenilebileceği belirtilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 62Gerekçe iki değişikliği öne çıkarıyor. İlki biçimseldir: nişanlıların ve ailelerin dava hakları iki ayrı fıkraya ayrılmıştır. İkincisi içeriğe ilişkindir: nişan giderleri de açıkça tazminat kapsamına alınmıştır. Metin karşılaştırması, gerekçede sayılmayan bir değişikliği daha gösteriyor: 4721 sayılı Kanun, harcamaların yanında "katlanılan maddi fedakârlıkları" da tazminat kapsamına eklemiştir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Nişanlılardan biri, muhik bir sebep yok iken nişanı bozduğu veya iki taraftan birine atfedilecek bir kusur yüzünden nişan bozulduğu takdirde taksiri olan taraf; diğer tarafa, ana ve babasına veya bu hususta onlar gibi hareket eden sair kimselere hüsnü niyet ile ve nikahın icra olunacağı kanaati ile ihtiyar ettikleri masarife mukabil münasip bir tazminat vermeğe mecburdur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 84 | 4721 sayılı Kanun m. 120 | |
|---|---|---|
| Sorumluluk sebebi | "Muhik bir sebep yok iken" bozma veya "iki taraftan birine atfedilecek bir kusur" | "Haklı bir sebep olmaksızın" bozma veya "taraflardan birine yükletilebilen bir sebep" |
| Tazmin edilen zarar | "Hüsnü niyet ile ve nikahın icra olunacağı kanaati ile" yapılan masraflar | Dürüstlük kuralları çerçevesinde evlenme amacıyla yapılan harcamalar ve katlanılan maddi fedakârlıklar |
| Nişan giderleri | Ayrıca belirtilmemişti | "Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır" |
| Ana ve baba | Aynı cümlede sayılıyordu | Ayrı fıkrada; yalnızca "yaptıkları harcamalar" için |
Değişiklik geçmişi
TMK m. 120, 01.01.2002'de yürürlüğe girdiğinden bu yana hiç değiştirilmemiştir. mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir Anayasa Mahkemesi iptal notu da yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 118: Nişanlanma; tazminatın ön şartı olan geçerli nişan.
- TMK m. 119: Evlenmeye zorlama yasağı; önceden kararlaştırılan cayma tazminatı ve ceza şartı dava edilemez.
- TMK m. 121: Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan nişanlının manevi tazminatı.
- TMK m. 122: Alışılmışın dışındaki hediyelerin kusura bakılmaksızın geri verilmesi.
- TMK m. 123: Nişanlılıktan doğan davalarda bir yıllık zamanaşımı.
- TMK m. 2, 4, 6: Dürüstlük kuralı, hâkimin takdir yetkisi, ispat yükü.
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4: Aile mahkemesinin görevi.
Nişanın bozulması nedeniyle maddi tazminat, hediye iadesi veya manevi tazminat konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 120 ne diyor?
TMK m. 120'ye göre nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozar veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulursa, kusuru olan taraf diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde, evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat öder. Aynı kural nişan giderleri için de uygulanır. Ana ve baba ya da onlar gibi davrananlar da aynı koşullarla yaptıkları harcamalar için tazminat isteyebilir.
Nişan bozulunca hangi masraflar geri istenebilir?
Evlilik için yapılan ve nişan bozulunca boşa giden masraflar istenebilir. Yargıtay; mobilya satıcısına ödenen cayma bedelini, yapılmayan kına organizasyonu için ödenen parayı ve nakliye zararını (Yargıtay 3. HD, 2016/21895 E., 2018/9882 K., 10.10.2018) ve davetiye giderlerini (Yargıtay 3. HD, 2014/16315 E., 2015/9516 K., 26.05.2015) tazminat kapsamında görmüştür.
Nişan için aldığım eşyaların parasını isteyebilir miyim?
Eşyalar sizde kalıyor ve kullanılabiliyorsa bedellerini ayrıca isteyemezsiniz. Yargıtay'a göre bu durum aynı değer üzerinden ikinci kez menfaat elde etmek anlamına gelir (Yargıtay 2. HD, 2026/4820 E., 2026/7213 K., 25.06.2026).
Gelinlik ve nişan kıyafeti parası istenir mi?
Kural olarak hayır. Giyilen ve kullanılan eşyalar boşa giden masraf sayılmaz (Yargıtay 3. HD, 2014/16315 E., 2015/9516 K., 26.05.2015).
Nişanı bozan her zaman tazminat öder mi?
Hayır. Tazminat için nişanın haklı bir sebep olmadan bozulması ya da bozulmaya karşı tarafın kusurunun yol açması, ayrıca zararın ispatlanması gerekir. Nişan haksız bozulsa bile zarar ispatlanamazsa maddi tazminat talebi reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2025/6945 E., 2025/7429 K., 17.09.2025).
Nişanı ben bozdum ama sebebi karşı tarafın davranışlarıydı; tazminat öder miyim?
Kanun, nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğunda tazminat yükümlülüğünü "kusuru olan taraf"a yükler (TMK m. 120/1). Nişanı karşı tarafın kusurlu davranışları yüzünden haklı olarak bozduysanız, tazminat yükü bozulmaya sebep olan tarafa düşebilir. Bu davranışların ispatı size aittir.
Anne ve babam düğün masraflarını ödedi; onlar da dava açabilir mi?
Evet. Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davrananlar, aynı koşullar altında kendi yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilir (TMK m. 120/2). Manevi tazminat ise yalnızca nişanlının kendisine aittir (TMK m. 121).
Takı ve altınlar bu davada istenir mi?
Takı, altın ve diğer hediyeler 120. maddenin değil, 122. maddenin konusudur. Alışılmışın dışındaki hediyeler kusura bakılmaksızın geri istenebilir. İki talep aynı davada birlikte ileri sürülebilir.
Nişan bozulduktan sonra dava açma süresi ne kadar?
Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 123).
Nişanın bozulmasından doğan maddi tazminat davasına hangi mahkeme bakar?
Aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 4). Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yargıtay, asliye hukuk mahkemesinde açılan bir davada uyuşmazlığın nişanın bozulmasından kaynaklanan maddi tazminat istemi olduğunu belirterek aile mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir (3. HD, 2014/9406 E., 2015/2425 K.; aynı dosyadaki sonraki karar: Yargıtay 3. HD, 2017/16500 E., 2018/5930 K., 28.05.2018).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 4, 6, 118–123
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 84 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 120 gerekçesi, s. 62
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6
- Yargıtay 2. HD, 2026/4820 E., 2026/7213 K., 25.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/6945 E., 2025/7429 K., 17.09.2025
- Yargıtay 3. HD, 2019/2076 E., 2019/9756 K., 05.12.2019
- Yargıtay 3. HD, 2016/21895 E., 2018/9882 K., 10.10.2018
- Yargıtay 3. HD, 2017/16500 E., 2018/5930 K., 28.05.2018
- Yargıtay 3. HD, 2016/13448 E., 2018/1362 K., 20.02.2018
- Yargıtay 3. HD, 2016/6796 E., 2017/17683 K., 14.12.2017
- Yargıtay 3. HD, 2014/16315 E., 2015/9516 K., 26.05.2015
- Yargıtay 3. HD, 2010/23167 E., 2011/5333 K., 04.04.2011
