Türk Medeni Kanunu · Nişanlılık

TMK Madde 119: Dava Hakkının Bulunmaması

Türk Medeni Kanunu'nun 119. maddesi, nişanlanmanın kimseye evlenmeye zorlama hakkı vermediğini söyler. Evlenmekten kaçınma hâli için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak böyle bir ödeme yapılmışsa geri de istenemez. Bu sayfada madde metnini, TBMM gerekçesini, 1990 değişikliğini, fıkra fıkra açıklamayı ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 7 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 20 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Birinci Bölüm: Evlenme › Birinci Ayırım: Nişanlılık › B. Nişanlılığın hükümleri

I. Dava hakkının bulunmaması

Madde 119

  1. (1)Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.
  2. (2)Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 119 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: "Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez"
  4. Evlenme vaadi mahkeme yoluyla istenemez
  5. Evlenme özgürlüğü: Anayasa ve AİHS
  6. Nişan her zaman bozulabilir; sonuçları ayrıdır
  7. Zorla evlendirme: iptal davası ve ceza sorumluluğu
  8. İkinci fıkra: Cayma tazminatı ve ceza şartı dava edilemez
  9. Cayma tazminatı ve ceza şartı nedir?
  10. Neyi kapsamaz?
  11. "Yapılan ödemeler de geri istenemez": 1990 değişikliği
  12. Başlık parası: 119'dan ayrı bir sorun
  13. Nişan bozulunca düğün salonu ve organizasyon sözleşmeleri
  14. Görevli mahkeme ve zamanaşımı
  15. Uygulamada sık karşılaşılan durumlar
  16. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  17. Madde gerekçesi
  18. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  19. Değişiklik geçmişi
  20. İlgili maddeler
  21. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 119'a göre nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Nişanlılardan biri evlenmekten vazgeçerse diğeri, mahkemeden onun kendisiyle evlenmesine karar verilmesini isteyemez. Evlenmekten kaçınma hâli için önceden kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı da dava edilemez. Buna karşılık böyle bir ödeme yapılmışsa geri de istenemez (TMK m. 119/2). Madde, nişanın bozulmasından doğan maddi ve manevi tazminat (m. 120, 121) ile alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi (m. 122) haklarını ortadan kaldırmaz. Kızın ailesine verilen başlık parası ise ayrı bir sorundur: Yargıtay bu ödemeyi ahlaka aykırı sayar ve geri istenemeyeceğine hükmeder (Yargıtay 3. HD, 2015/13389 E., 2016/7993 K., 24.05.2016).

Nişanlılık
Nişanlanmayla başlayan ve evlenme, ölüm ya da nişanın bozulmasıyla sona eren hukuki ilişki (TMK m. 118–123).
Evlenmeye zorlama
Nişanlının, diğer nişanlıyı mahkeme kararıyla ya da baskı yoluyla kendisiyle evlenmeye mecbur tutmaya çalışması; TMK m. 119/1 buna dava hakkı tanımaz.
Cayma tazminatı
Nişanlılardan biri evlenmekten kaçınırsa diğerine ödeyeceği önceden kararlaştırılan para ya da değer (TMK m. 119/2).
Ceza şartı (ceza koşulu)
Bir borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmesi kararlaştırılan ceza (TBK m. 179). Nişanda evlenmekten kaçınma hâline bağlanan ceza şartı dava edilemez.
Evlenmekten kaçınma
Nişanlılardan birinin, nişana rağmen evlenmeyi reddetmesi ya da nişanı bozması.
Başlık parası
Kızın ailesinin evlenmeye razı olması karşılığında verilen para veya mal. Yargıtay bunu hukuka ve genel ahlaka aykırı sayar (Yargıtay 3. HD, 2010/2929 E., 2010/5748 K., 05.04.2010).

TMK 119 ne düzenler?

Nişanlanma, iki kişinin birbirine evlenme vaadinde bulunduğu bir sözleşmedir (TMK m. 118). 119. madde bu vaadin nereye kadar bağlayıcı olduğunu belirler: vaat, evlenmeyi mahkeme yoluyla zorla sağlamaya yetmez ve evlenmekten kaçınan taraf önceden kararlaştırılmış bir ceza ödemeye de mahkûm edilemez. Madde iki fıkradan oluşur:

FıkraKuralUygulamadaki anlamı
Birinci fıkraNişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermezHiçbir mahkeme nişanlıların evlenmesine karar veremez; nişan her zaman bozulabilir
İkinci fıkra, birinci kısımEvlenmekten kaçınma için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez"Nişanı bozan şu kadar öder" gibi taahhütler mahkeme yoluyla tahsil edilemez
İkinci fıkra, son kısımYapılan ödemeler de geri istenemezCayma tazminatını ya da cezayı kendiliğinden ödeyen, bunu sonradan geri alamaz

Nişanın bozulmasının diğer sonuçları ayrı maddelerde düzenlenir. 119. madde bu hakları kaldırmaz; yalnızca önceden kararlaştırılan ceza ve tazminatları dava dışı bırakır:

TalepDava edilebilir mi?Dayanak
Nişanlının evlenmeye zorlanmasıHayırTMK m. 119/1
Evlenmekten kaçınma için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartıHayırTMK m. 119/2
Kendiliğinden ödenmiş cayma tazminatının geri verilmesiHayırTMK m. 119/2 son kısım
Haklı sebep olmadan bozmada evlenme amacıyla yapılan harcamalarEvet, kusurlu taraftanTMK m. 120
Kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminatEvet, kusurlu taraftanTMK m. 121
Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesiEvet, kusura bakılmaksızınTMK m. 122
Kızın ailesine verilen başlık parasının iadesiHayır, ahlaka aykırı amaçla verilen şey geri istenemezTBK m. 81; Yargıtay 3. HD, 2016/7993 K.

Birinci fıkra: "Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez"

Evlenme vaadi mahkeme yoluyla istenemez

Nişan bir sözleşme olsa da ondan doğan evlenme yükümlülüğü mahkeme kararıyla yerine getirilemez. Nişanlı, diğer nişanlının kendisiyle evlenmesine hüküm kurulmasını isteyemez. Kanun, evlenme töreninde de bunu güvence altına alır: evlendirme memuru evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar ve evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur (TMK m. 142). Dolayısıyla nişanlı, evlendirme memurunun önünde bile son ana kadar "hayır" diyebilir ve bu cevap evlenmeyi engeller.

Bu kural, özgürlüklerden vazgeçmeyi yasaklayan genel ilkenin aile hukukundaki yansımasıdır. Türk Medeni Kanunu'na göre kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamaz (TMK m. 23/2). Bir kişinin kimle ve ne zaman evleneceğine ilişkin kararı da bu özgürlüğün en kişisel parçalarından biridir.

Evlenme özgürlüğü: Anayasa ve AİHS

Anayasa'da evlenme hakkına ilişkin açık bir hüküm bulunmaz. Ancak Anayasa Mahkemesi bu hakkın Anayasa'nın 20. maddesinde (özel hayata ve aile hayatına saygı) ve 41. maddesinde (ailenin korunması) güvence altında olduğunu kabul eder (AYM, A.M.K., B. No: 2021/5154, 14.05.2025, § 14). Evlenme hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir (aynı karar, § 13).

Evlenme özgürlüğünün iki yüzü vardır. Olumlu yüzü, kişinin seçtiği kişiyle evlenebilmesidir. Anayasa Mahkemesi, Dışişleri Bakanlığında görevli nişanlısıyla evlenmek isteyen başvurucunun evlenme izninin mahkeme kararına rağmen verilmemesini bu hakkın ihlali saymıştır (AYM, A.M.K., B. No: 2021/5154, 14.05.2025). Olumsuz yüzü ise kişinin istemediği bir evliliğe zorlanmamasıdır. 119. maddenin birinci fıkrası tam olarak bu yüzü korur: nişan, evlenmeme özgürlüğünü ortadan kaldırmaz.

Nişan her zaman bozulabilir; sonuçları ayrıdır

Evlenmeye zorlanamayan nişanlı, nişanı tek taraflı olarak her zaman bozabilir. Bozmanın geçerli olması için haklı bir sebep gösterilmesi gerekmez. Haklı sebep yalnızca bozmanın sonuçları bakımından önemlidir. Nişanı haklı bir sebep olmadan bozan ya da bozulmasına kusuruyla yol açan taraf, evlenme amacıyla yapılan harcamalar için maddi tazminat (m. 120) ve kişilik hakkı saldırıya uğramışsa manevi tazminat (m. 121) ödemekle sorumlu tutulabilir.

Bu sorumluluk kendiliğinden doğmaz; zararın ve kişilik hakkına saldırının ispatlanması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.09.2025 tarihli, 2025/6945 E., 2025/7429 K. sayılı kararında nişan, karşı tarafa şartları yerine getirmesi için makul süre tanınmadan ve haklı bir sebep olmadan bozulmuştu. Buna rağmen Daire, zarar kanıtlanamadığı ve kişilik haklarına saldırı bulunmadığı için tazminat taleplerinin reddini sonuç itibarıyla doğru buldu. Aile baskısıyla nişanlandığını söyleyip on gün sonra evlenmekten vazgeçen bir nişanlıya karşı açılan manevi tazminat davasında da, kişilik haklarının zarara uğradığı ispat edilemediği için talebin reddi gerektiğine karar verildi (Yargıtay 3. HD, 2015/13389 E., 2016/7993 K., 24.05.2016).

Dikkat

Nişanı bozmak hukuka aykırı değildir; ama nişanın nasıl bozulduğu önemlidir. Karşı tarafı toplum içinde küçük düşüren, aşağılayan ya da tehdit içeren bir bozma, kişilik hakkına saldırı sayılarak manevi tazminat sorumluluğu doğurabilir (TMK m. 121).

Zorla evlendirme: iptal davası ve ceza sorumluluğu

Birinci fıkra yalnızca dava yoluyla zorlamayı değil, fiilî baskıyı da hukuken sonuçsuz bırakır. Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilen eş, evlenmenin iptalini dava edebilir (TMK m. 151). Bu dava, korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152).

Evlenmeye zorlamak amacıyla kişinin tehdit edilmesi, alıkonulması ya da cebir kullanılması, Türk Ceza Kanunu'ndaki tehdit (TCK m. 106) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m. 109) gibi suçları oluşturabilir. Resmî evlenme yaşının altındaki bir çocuğun nişanlanması ya da "evlendirilmesi", çocukla cinsel ilişkiyi hiçbir şekilde meşru kılmaz (TCK m. 103, 104).

İkinci fıkra: Cayma tazminatı ve ceza şartı dava edilemez

Cayma tazminatı ve ceza şartı nedir?

Genel borçlar hukukunda taraflar bir sözleşmeye cayma parası veya ceza koşulu ekleyebilir. Cayma parası kararlaştırılmışsa taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır, almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir (TBK m. 178). Ceza koşulunda ise sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde alacaklı cezanın ödenmesini isteyebilir (TBK m. 179). Bu kayıtlar kural olarak dava ve icra yoluyla tahsil edilebilir.

  1. maddenin ikinci fıkrası nişan bakımından bu genel kuralın istisnasıdır. Nişanlılar ya da aileleri, taraflardan biri evlenmekten kaçınırsa ödenecek bir para, altın ya da başka bir değer kararlaştırmış olabilir. Bu taahhüt ister "cayma tazminatı" ister "ceza şartı" ister başka bir adla yapılmış olsun, evlenmekten kaçınma hâline bağlandığı sürece dava edilemez. Bunun mantığı birinci fıkradadır: evlenme mahkeme yoluyla istenemiyorsa, evlenmemenin bedelini ağır bir cezaya bağlamak da kişiyi dolaylı yoldan evlenmeye zorlamak olur.
Örnek

Nişan töreninde tarafların aileleri, "nişanı bozan taraf diğerine 200.000 TL öder" şeklinde bir kâğıt imzalar. Nişan bir süre sonra bozulur. Bu taahhüt, evlenmekten kaçınma hâli için öngörülmüş bir ceza şartıdır. TMK m. 119/2 uyarınca dava edilemez. Nişanı bozan taraf bu parayı kendiliğinden öderse, 119/2'nin son kısmı gereğince sonradan geri de isteyemez.

Neyi kapsamaz?

İkinci fıkra yalnızca evlenmekten kaçınma hâline bağlanan tazminat ve cezaları kapsar. Nişanla aynı dönemde yapılan ama başka bir sebebe dayanan borçlar bu kuraldan etkilenmez:

  • Kanundan doğan tazminatlar: Haklı sebep olmadan bozmada evlenme amacıyla yapılan harcamalar (m. 120) ve kişilik hakkı saldırısı nedeniyle manevi tazminat (m. 121) kanundan doğar. Önceden kararlaştırılmış bir miktar değildir, zarar ve kusur ölçüsünde belirlenir.
  • Hediyeler: Alışılmışın dışındaki hediyeler, nişanı kimin bozduğuna bakılmaksızın geri istenebilir (m. 122).
  • Ödünç ve diğer alacaklar: Nişanlılar ya da aileleri arasında ödünç olarak verilen para, nişan bozulsa da genel hükümlere göre istenebilir (TBK m. 386). Burada borcun sebebi evlenmemek değil, ödünç sözleşmesidir.
  • Üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler: Düğün salonu, nişan veya düğün organizasyonu, fotoğrafçı gibi hizmet sözleşmelerindeki cezai şart ve kapora kayıtları 119. maddeye değil, genel hükümlere ve tüketici hukukuna tabidir (aşağıda).

"Yapılan ödemeler de geri istenemez": 1990 değişikliği

İkinci fıkranın son kısmı 1990'da eklenmiştir. 743 sayılı eski Medeni Kanun'un 83. maddesi de cayma tazminatının ve ceza şartının dava edilemeyeceğini öngörüyordu. Ancak uygulamada, cayma tazminatını peşin ödeyen taraf nişan bozulunca bu parayı geri almak için dava açıyordu. 3678 sayılı Kanunla (kabul: 14.11.1990) madde yeniden yazıldı ve yapılan ödemelerin de geri istenemeyeceği hükme bağlandı. Tasarı gerekçesine göre:

"Kendisini tazminat ödemek mecburiyetinde hisseden kimsenin sonradan bunu geri almaya kalkışması ahlakî bakımdan uygun bulunmamıştır."

Hükümetin tasarısında cümle "ancak yapılan ödemeler geri istenemez" biçimindeydi. Adalet Komisyonu metne "de" bağlacını ekleyerek, ödemelerin geri istenememesinin tazminatın dava edilememesiyle birlikte düşünülmesi gereken ikinci bir sonuç olduğunu vurguladı (TBMM S. Sayısı: 398, 18. Dönem, s. 14–15). 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu bu metni aynen korudu.

Böylece kanun, borçlunun ifaya zorlanamadığı ama kendiliğinden yaptığı ödemeyi de geri isteyemediği bir düzen kurar. Borçlar Kanunu'nda zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmesinden kaynaklanan zenginleşmelerin geri istenemeyeceğine ilişkin kural da aynı yöndedir (TBK m. 78/2).

Başlık parası: 119'dan ayrı bir sorun

Uygulamada nişan bozulduğunda en sık sorulan sorulardan biri, kızın ailesine verilen başlık parasının geri alınıp alınamayacağıdır. Başlık parası 119. maddedeki cayma tazminatı değildir. Evlenmekten kaçınmanın cezası olarak değil, evlenmeye rıza gösterilmesinin karşılığı olarak verilir. Yargıtay bu ödemeyi hukuka ve genel ahlaka aykırı bulur:

"Nişan ya da evliliklerde kayınpederin gelinine takı takması ya da para veya hediye vermesi yerel gelenek ve göreneklere uygun ise de; kızın babasının evlenmeye razı olmasının karşılığı olarak (başlık) adı altında mal veya para alması yukarıda açıklanan ölçütlere göre hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırıdır." (Yargıtay 3. HD, 2010/2929 E., 2010/5748 K., 05.04.2010)

Sonuç olarak başlık parası, hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeylerin geri istenemeyeceğini öngören kurala (TBK m. 81; eski BK m. 65) takılır ve nişan bozulsa da geri istenemez. Yargıtay, başlık parasının iadesine hükmeden yerel mahkeme kararlarını bu gerekçeyle bozmuştur (Yargıtay 3. HD, 2010/2929 E., 2010/5748 K., 05.04.2010; Yargıtay 3. HD, 2015/13389 E., 2016/7993 K., 24.05.2016). TBK m. 81'e göre hâkim, açılan davada bu şeyin Devlete mal edilmesine de karar verebilir.

Uygulamada

Başlık parası ile hediye ve çeyiz arasındaki ayrım dosyanın sonucunu belirler. Nişanlıya takılan ziynetler ve alınan eşyalar alışılmışın dışında hediye sayılıyorsa m. 122'ye göre geri istenebilir. Kızın ailesine evlenmeye razı olmaları karşılığında verilen para ise başlık parasıdır ve geri istenemez. Paranın hangi amaçla ve kime verildiği tanık ve belgelerle açıkça ortaya konmalıdır. Taraflardan birinin başlık parası verdiğini kendi beyanıyla ikrar etmesi bu nitelendirmede belirleyici olabilir (Yargıtay 3. HD, 2016/7993 K.).

Nişan bozulunca düğün salonu ve organizasyon sözleşmeleri

Nişan bozulduğunda çoğu zaman düğün salonu, nişan veya düğün organizasyonu için imzalanmış sözleşmeler de ortada kalır. Bu sözleşmelerdeki "iptal hâlinde kapora iade edilmez" ya da "şu kadar gün kala iptalde bedelin yüzde elli" gibi kayıtlar, nişanlılar arasında değil, bir nişanlı ile hizmet veren işletme arasında kararlaştırılmıştır. Evlenmekten kaçınmanın cezası değil, hizmet sözleşmesinin iptalinin sonucudur. Bu yüzden 119. maddenin kapsamına girmez; genel hükümlere ve tüketici hukukuna göre değerlendirilir. Yargıtay kararları üç önemli noktayı ortaya koyar:

  • Fahiş cezai şart indirilir: Düğün salonu sözleşmesindeki "kiralayanlar herhangi bir nedenle vazgeçtiği takdirde alınan kaparo iade edilmez, kalan bakiye hesap tamamıyla alınır" kaydı bir cezai şarttır. Hâkim bu cezanın fahiş olup olmadığını kendiliğinden incelemeli ve gerekirse indirmelidir (Yargıtay 13. HD, 2013/7832 E., 2013/16522 K., 18.06.2013). Bugün aynı kural TBK m. 182/3'te yer alır: hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.
  • İşletmenin zararı istenebilir: Nişan bozulduğu için organizasyonu son günlerde iptal eden müşteri, işletmenin kusuru yoksa onun uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olabilir (Yargıtay 13. HD, 2014/25089 E., 2015/20936 K., 18.06.2015).
  • Uzaktan kurulan sözleşmede cayma hakkı: Sözleşme e-posta gibi uzaktan iletişim araçlarıyla kurulmuşsa tüketici, kanundaki süre içinde cezai şart ödemeden cayabilir (Yargıtay 13. HD, 2016/29390 E., 2019/12847 K., 19.12.2019). Bu karar mülga 4077 sayılı Kanun dönemine ilişkindir. Bugün 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 48/4'e göre cayma süresi on dört gündür.

Salon veya organizasyon için ödenen ve geri alınamayan paralar kaybolmuş sayılmaz. Nişan haklı bir sebep olmadan bozulmuşsa, bu harcamalar evlenme amacıyla yapılan harcama olarak kusurlu taraftan m. 120 uyarınca istenebilir.

Görevli mahkeme ve zamanaşımı

KonuKuralDayanak
Nişanlılar arasındaki tazminat ve hediye davalarıAile mahkemesi; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi4787 sayılı Kanun m. 4
Düğün salonu ve organizasyon firmasına karşı davalarTaraf tüketiciyse tüketici mahkemesi; değilse genel hükümlere göre görevli mahkeme6502 sayılı Kanun m. 73; HMK m. 2
ZamanaşımıNişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrarTMK m. 123
Zorla evlendirmede iptal davasıKorkunun etkisinin kalktığı tarihten itibaren altı ay, her hâlde evlenmeden itibaren beş yılTMK m. 152

Uygulamada sık karşılaşılan durumlar

DurumSonuçDayanak
Nişanlı evlenmekten vazgeçti; diğeri "evlenmeye mecbur" edilmesini istiyorBöyle bir dava açılamazTMK m. 119/1, 142
"Nişanı bozan 200.000 TL öder" diye yazılı taahhüt varDava ve takip yoluyla istenemezTMK m. 119/2
Nişanı bozan taraf kararlaştırılan cayma tazminatını kendiliğinden ödediSonradan geri istenemezTMK m. 119/2 son kısım; TBMM S. Sayısı 398 gerekçesi
Nişan haklı sebep olmadan bozuldu; evlilik için ev eşyası alındıKusurlu taraftan uygun bir tazminat istenebilirTMK m. 120
Aile baskısıyla nişanlanan taraf kısa süre sonra vazgeçtiBozabilir; manevi tazminat için kişilik hakkına saldırının ispatı gerekirYargıtay 3. HD, 2016/7993 K.
Kızın babasına başlık parası verildi, nişan bozulduBaşlık parası geri istenemezTBK m. 81; Yargıtay 3. HD, 2010/5748 K.
Nişan bozuldu, düğün salonu kaporayı iade etmiyorCezai şart fahişse indirilir; işletmenin kusuru yoksa zararı karşılanırTBK m. 182/3; Yargıtay 13. HD, 2013/16522 K.
Evlenmeye tehditle razı edilen kişi nikâh kıydıEvlenmenin iptali dava edilebilirTMK m. 151, 152

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi Birinci BölümB. No: 2021/5154 · A.M.K. başvurusu14.05.2025

Evlenme hakkı Anayasa'nın 20. ve 41. maddeleriyle korunur: nişanlısıyla evlenmek isteyen kişinin önü kesilemez

Başvurucunun nişanlısı Dışişleri Bakanlığına bağlı bir büyükelçilikte görevliydi ve mesleği gereği evlenmek için kurumundan izin alması gerekiyordu. 2017'de yapılan izin başvurusu, başvurucu hakkında yapılan güvenlik soruşturmasından sonra reddedildi. Başvurucunun açtığı iptal davasında idare mahkemesi işlemi iptal etti ve karar 2020'de kesinleşti. İdare ise iptal kararını kanunda öngörülen süre içinde uygulamadı. Başvurucu, bu süreç nedeniyle nişanlısından ayrıldığını bildirdi. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'da evlenme hakkına ilişkin açık bir hüküm bulunmasa da bu hakkın Anayasa'nın 20. ve 41. maddelerinde güvence altında olduğunu hatırlattı. Kesinleşmiş iptal kararının fiziki ve hukuki bir engel olmadan uygulanmamasının evlenme hakkını ihlal ettiğine karar verdi ve başvurucuya 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

“Anayasa Mahkemesine göre Anayasa'nın 20. ve 41. maddeleri, evlenme ve aile kurma hakkı açısından önemli birer normatif dayanaktır”

Ne anlama geliyor? Evlenme özgürlüğünün olumlu yüzünü, yani kişinin seçtiği kişiyle evlenebilmesini anayasal güvence altına alan bu yaklaşım, 119. maddenin koruduğu olumsuz yüzün, yani istemediği evliliğe zorlanmamanın da temelidir.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/6945 E. · 2025/7429 K.17.09.2025

Haklı sebep olmadan nişanı bozmak kusurdur; ama tazminat için zararın ve kişilik hakkına saldırının ispatı gerekir

Taraflardan biri, diğerinin ilçede bir ev tutması ve sigortalı bir iş bulması ya da iş yeri açması koşuluyla nişanlanmış, yaklaşık dört ay sonra bu koşulları yerine getirmesi için makul bir süre tanımadan nişanı bozmuştu. Nişanı bozan taraf, karşı tarafın kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü; ancak tanık anlatımları soyut ve genel nitelikte kaldığı için bu iddia kanıtlanamadı. İlk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu saymış ve tazminat taleplerini reddetmişti. Daire, nişanın haklı bir sebep olmadan bozulduğunu ve eşit kusur gerekçesinin yerinde olmadığını belirtti. Ancak maddi zarar kanıtlanamadığı ve kişilik haklarına saldırı bulunmadığı için tazminat taleplerinin reddini sonuç itibarıyla doğru buldu ve kararı gerekçesini düzelterek onadı.

“Gerçekleşen bu durum karşısında nişanın davalı tarafından, ortada haklı bir sebep bulunmadığı hâlde bozulduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacı maddi tazminat istemine esas zararının neler olduğunu kanıtlayamamıştır.”

Ne anlama geliyor? Nişanı bozma serbestisi, bozan tarafı sonuçlarından kurtarmaz; ancak tazminat için kusur tek başına yetmez. Harcamaların belgelenmesi ve kişilik hakkına yönelik somut saldırının ispatı gerekir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2015/13389 E. · 2016/7993 K.24.05.2016

Nişanlının ailesine verilen başlık parası geri istenemez; kişilik hakkına saldırı ispatlanmadan manevi tazminata hükmedilemez

Taraflar nişanlanmış, nişanlılardan biri nişandan kısa süre sonra evlenmekten vazgeçmişti. Nişanı bozulan taraf manevi tazminat istedi. Nişanı bozan taraf ise aile baskısıyla söz verdiğini, nişan törenine ve alışverişe katılmadığını, karşı tarafın ailesine 5.000 TL başlık parası verdiğini, nişandan on gün sonra evlenmekten vazgeçtiğini belirterek karşı dava açtı ve başlık parasının iadesini istedi. Mahkeme hem manevi tazminata hem de başlık parasının iadesine hükmetti. Daire, kişilik haklarının zarara uğradığı ispat edilemediği için manevi tazminat isteminin reddi gerektiğini belirtti. Karşı davada ise başlık parası olarak verildiği ikrar edilen paranın, hukuka ve genel ahlaka aykırı bir amaçla verildiği için iadesine hükmedilemeyeceğine karar vererek hükmü bozdu.

“başlık parası olarak davacı-karşı davalının ailesine verildiği sabit olan 5.000 TL'nin iadesine hükmedilemeyeceği gözetilerek hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş”

Ne anlama geliyor? Başlık parası, TMK 119'daki cayma tazminatından farklı olarak evlenmeye rıza karşılığı verilir; ahlaka aykırı olduğu için geri istenemez (TBK m. 81). Mahkemenin bu parayı "çeyiz parası" diye nitelendirmesi de doğru bulunmamıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2010/2929 E. · 2010/5748 K.05.04.2010

Nişan bozulunca kızın babasından başlık parasının geri istenmesi davası reddedilmelidir

Davacının oğlu ile davalının kızı nişanlanmış, nişan için davalıya 2.000 TL başlık parası verilmişti. Nişan bozulunca hediyelerin ve çeyiz eşyalarının bir kısmı iade edildi, ancak başlık parası iade edilmedi. Davacı bu paranın iadesini istedi ve mahkeme davayı kabul etti. Daire, paranın başlık parası adı altında evlenecek kızın babasına verildiğinin çekişmesiz olduğunu belirtti. Kişinin dilediği kimseyle evlenmesinin temel bir hak olduğunu, kızın babasının evlenmeye razı olmasının karşılığı olarak para almasının hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırı olduğunu vurguladı. Haksız veya ahlaka aykırı bir amaç için verilen şeyin geri istenemeyeceği (eski BK m. 65) gerekçesiyle davanın reddi gerektiğine karar vererek hükmü bozdu.

“Kişinin dilediği kimse ile evlenmesi, yasanın öngördüğü sınırlar içinde temel hak ve hürriyetinin bir gereğidir.”

Ne anlama geliyor? Bugün aynı kural TBK m. 81'de yer alır. Nişanın kimin kusuruyla bozulduğu bu sonucu değiştirmez; hediyeler m. 122'ye göre geri istenebilse de başlık parası istenemez.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi2013/7832 E. · 2013/16522 K.18.06.2013

Nişan bozulunca kullanılmayan düğün salonu: "kapora iade edilmez" kaydı cezai şarttır, fahişse hâkim kendiliğinden indirir

Davacı düğün için bir salon kiralamış, 1.250 TL kapora ödemiş ve 2.250 TL'lik bir borç senedi vermişti. Nişan bozulduğu için salon kullanılmadı. Davacı kaporanın iadesini ve senedin iptalini istedi; tüketici mahkemesi davayı reddetti. Daire, sözleşmedeki "düğün salonunu kiralayanlar herhangi bir nedenle vazgeçtiği takdirde alınan kaparo iade edilmez, kalan bakiye hesap tamamıyla alınır" kaydının cezai şart olduğunu belirtti. Davacı tüketici olduğundan hâkimin fahiş cezayı kendiliğinden indirmekle yükümlü olduğunu, mahkemenin cezanın fahiş olup olmadığını tartışmadan karar veremeyeceğini kabul ederek hükmü bozdu.

“Şu halde mahkemece, belirlenen cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı re'sen incelenmeli, cezai şartta tenkis gerekip gerekmediği mahkemece tartışılması gerekirken, bu yönler gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.”

Ne anlama geliyor? İşletmeyle yapılan sözleşmedeki cezai şart TMK 119'un kapsamında değildir ve kural olarak geçerlidir; ancak fahişse indirilir. Karar eski BK m. 161/son'a dayanır; bugün aynı kural TBK m. 182/3'tedir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi2014/25089 E. · 2015/20936 K.18.06.2015

Nişan töreni organizasyonunu son günlerde iptal eden müşteri, kusuru olmayan işletmenin zararını karşılamakla yükümlüdür

Davacı, oğlunun nişan töreni için bir otelle organizasyon sözleşmesi yapmış; 1.000 TL peşin ödemiş ve 7.500 TL'lik bir bono vermişti. Nişan bozulunca organizasyona sekiz gün kala sözleşmeyi feshetti ve bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istedi. Tüketici mahkemesi, sözleşmeyi taksitli satış sayarak emre yazılı bononun geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı kabul etti. Daire, hizmetin sözleşme anında ifa edilmediğini, bu nedenle taksitli satış hükümlerinin uygulanamayacağını belirtti. İşletmenin iptalde kusuru bulunmadığından uğradığı zararı davacıdan isteyebileceğini, gerekirse kâr kaybı için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini kabul ederek kararı bozdu.

“Organizasyonun iptalinde davalının herhangi bir kusuru bulunmadığı gözetildiğinde, davalının organizasyonun yapılamaması nedeniyle uğradığı zararı davacıdan isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor? Nişanın bozulması, üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu kayıp, nişan haklı sebep olmadan bozulmuşsa m. 120 uyarınca kusurlu nişanlıdan istenebilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi2016/29390 E. · 2019/12847 K.19.12.2019

E-postayla kurulan düğün yemeği sözleşmesinden süresinde cayan tüketici cezai şart ödemez

Bir yalı işletmecisi, düğün yemeği için yapılan ziyafet sözleşmesinden nişanın bozulması nedeniyle cayan müşteriden, sözleşmedeki iptal kaydına dayanarak toplam bedelin yüzde ellisini cezai şart olarak istedi ve icra takibine itirazın iptalini talep etti. İlk derece mahkemesi, işletmenin zararını gösteren bir belge sunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Daire, sözleşmenin e-posta yazışmalarıyla kurulduğunu ve mesafeli sözleşme olduğunu tespit etti. Olay tarihindeki mevzuata göre tüketicinin yedi gün içinde gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabileceğini, müşterinin bu süre içinde caydığını belirtti. Davanın bu gerekçeyle reddi gerektiğinden kararı gerekçesini düzelterek onadı.

“davalının cezai şart ödemeksizin 7 günlük süre için cayma hakkını kullanabileceği”

Ne anlama geliyor? Sözleşmenin nasıl kurulduğu sonucu değiştirir. Karar mülga 4077 sayılı Kanun dönemine aittir; bugün 6502 sayılı Kanun m. 48/4'e göre mesafeli sözleşmelerde cayma süresi on dört gündür.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 83 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde mevcut haliyle olduğu gibi alınmış, sadece konu ve kenar başlıkları "B. Nişanlılığın hükümleri" "I. Dava hakkının bulunmaması" şeklinde değiştirilmiştir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 62

Gerekçe, 4721 sayılı Kanun'un bu maddede eski metne hiçbir anlam değişikliği getirmediğini gösteriyor. Değişen yalnızca başlıktır: 743 sayılı Kanun'daki "Evlenmek için dava hakkının bulunmaması" başlığı "Dava hakkının bulunmaması" oldu. Maddenin bugünkü içeriğini belirleyen asıl gerekçe, 1990 değişikliğine aittir.

Madde gerekçesi

Madde 2. — Nişanlanmada, evlenmeden kaçınma hali ile ilgili olarak karşı tarafa nişandan cayma tazminatı peşin olarak verilen hallerde nişanın bozulmasından bu tazminatın iadesi için dava açılmaktadır. Esasen bu yönden bir tazminat veya ceza şartının dava edilemeyeceği maddede ifade edilmiş bulunmaktadır. Maddede yapılan değişiklikle bu tazminatı önceden ödeyen tarafın bunu geri isteyemeyeceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Kendisini tazminat ödemek mecburiyetinde hisseden kimsenin sonradan bunu geri almaya kalkışması ahlakî bakımdan uygun bulunmamıştır.

Ayrıca madde daha sade ve anlaşılabilir bir şekilde iki fıkra olarak düzenlenmiştir.

743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine... Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 398 (18. Dönem), s. 2

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 83 (Değişik: 14/11/1990 - 3678/2 md.; mülga)

Nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

Evlenmeden kaçınma hali için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 83 (1990 sonrası)4721 sayılı Kanun m. 119
Başlık"Evlenmek için dava hakkının bulunmaması""Dava hakkının bulunmaması"
Birinci fıkra"Nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.""Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez."
İkinci fıkra"...cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez."Aynı
Değişikliğin anlamı1990'da "yapılan ödemeler de geri istenemez" kuralı eklendi, madde iki fıkraya ayrıldıMetin aynen korundu, yalnızca başlık sadeleşti

Değişiklik geçmişi

TMK m. 119, 01.01.2002'de yürürlüğe girdiğinden bu yana hiç değiştirilmemiştir. mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin bir Anayasa Mahkemesi iptal notu da yer almamaktadır. Maddenin bugünkü içeriği, 743 sayılı Kanun'un 83. maddesini değiştiren 3678 sayılı Kanunla (kabul: 14.11.1990) belirlenmiştir.

İlgili maddeler

İlgili maddeler
  • TMK m. 118: Nişanlanma evlenme vaadiyle olur; küçük ve kısıtlı, yasal temsilcinin rızası olmadıkça bağlı olmaz.
  • TMK m. 120 ve m. 121: Nişanın bozulmasında maddi ve manevi tazminat.
  • TMK m. 122: Alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi.
  • TMK m. 123: Nişanlılıktan doğan davalarda bir yıllık zamanaşımı.
  • TMK m. 142: Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarıyla oluşur.
  • TMK m. 151 ve m. 152: Korkutma nedeniyle evlenmenin iptali ve hak düşürücü süre.
  • TMK m. 23: Özgürlüklerden vazgeçme ve aşırı sınırlama yasağı.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 78, 81, 178, 179, 182: Geri istenemeyen edimler, cayma parası ve ceza koşulu.
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 48: Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 106, 109: Tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma.

Nişanın bozulması, taahhüt edilen paralar ya da takıların iadesi konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 119 ne diyor?

TMK m. 119'a göre nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

Nişanlı evlenmekten vazgeçerse onu evlenmeye zorlayabilir miyim?

Hayır. Nişan, evlenmeyi mahkeme yoluyla istemeye imkân vermez (TMK m. 119/1). Evlenme, evlendirme memurunun sorusuna iki tarafın da olumlu sözlü cevap vermesiyle oluşur (TMK m. 142). Nişanlı son ana kadar evlenmekten vazgeçebilir.

Nişanı bozan taraf ceza öder mi?

Nişanı bozmak için önceden kararlaştırılan bir ceza veya cayma tazminatı dava edilemez (TMK m. 119/2). Ancak nişan haklı bir sebep olmadan bozulmuşsa kusurlu taraf, evlenme amacıyla yapılan harcamalar için maddi tazminat (m. 120) ve kişilik hakkı saldırıya uğramışsa manevi tazminat (m. 121) ödemekle sorumlu tutulabilir.

"Nişanı bozan şu kadar öder" diye imzalanan kâğıt geçerli mi?

Bu tür bir taahhüt, evlenmekten kaçınma hâline bağlanan bir ceza şartı veya cayma tazminatıdır. TMK m. 119/2 uyarınca dava edilemez. Taahhüt edilen para kendiliğinden ödenmişse ise geri istenemez.

Ödediğim cayma tazminatını geri alabilir miyim?

Hayır. 1990'da eklenen kurala göre evlenmekten kaçınma için ödenen cayma tazminatı veya ceza geri istenemez (TMK m. 119/2). TBMM'ye sunulan gerekçede, kendini tazminat ödemek zorunda hisseden kişinin sonradan bunu geri almaya kalkışmasının ahlaken uygun bulunmadığı belirtilmiştir.

Nişan bozulunca başlık parası geri alınır mı?

Yargıtay'a göre kızın ailesine evlenmeye razı olmaları karşılığında verilen başlık parası hukuka ve genel ahlaka aykırıdır ve TBK m. 81 uyarınca geri istenemez (Yargıtay 3. HD, 2010/2929 E., 2010/5748 K., 05.04.2010; Yargıtay 3. HD, 2015/13389 E., 2016/7993 K., 24.05.2016). Buna karşılık nişanlıya verilen alışılmışın dışındaki hediyeler m. 122'ye göre geri istenebilir.

Nişan bozulursa takılar ve hediyeler ne olur?

Nişan evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, alışılmışın dışındaki hediyeler kimin kusurlu olduğuna bakılmaksızın geri istenebilir (TMK m. 122). 119. madde bu hakkı etkilemez.

Nişan bozuldu, düğün salonunun kaporası ne olacak?

Düğün salonu ve organizasyon sözleşmeleri 119. maddeye değil, genel hükümlere ve tüketici hukukuna tabidir. Sözleşmedeki cezai şart fahişse hâkim kendiliğinden indirir (Yargıtay 13. HD, 2013/7832 E., 2013/16522 K., 18.06.2013; TBK m. 182/3). Nişan haklı sebep olmadan bozulmuşsa, geri alınamayan bu harcamalar kusurlu nişanlıdan m. 120 uyarınca istenebilir.

Zorla evlendirilen kişi ne yapabilir?

Hayatına, sağlığına veya namus ve onuruna yönelik ağır bir tehlikeyle korkutularak evlenmeye razı edilen eş, evlenmenin iptalini dava edebilir (TMK m. 151). Dava, korkunun etkisi ortadan kalktıktan sonra altı ay ve her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 152). Zorlamada kullanılan tehdit veya alıkoyma ayrıca suç oluşturabilir (TCK m. 106, 109).

Nişanın bozulmasından doğan davalar için süre ne kadar?

Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 123).

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 19 Eylül 2026 · Son güncelleme: 20 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp