Ziynet Eşyalarının İadesi Davası 2026: Düğün Takıları Artık Kimin?
“Düğünde takılan altınlar kimin? Boşanma hâlinde takılar geri alınabilir mi?” İstanbul’da uzun yıllardır boşanma ve aile hukuku davaları yürüten bir avukat olarak son iki yıldır bana en sık yöneltilen sorular bunlar. Bunun bir sebebi var. Bu soruların cevabı yakın zamana kadar âdeta ezberdi; düğün takıları, kime takılırsa takılsın kadına ait sayılıyordu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ezberi bozdu. 2024 yılında açıklanan ve 2025–2026 kararlarıyla tamamen yerleşen yeni içtihada göre kural artık şudur. Düğünde kadına takılan takılar kadına, erkeğe takılan takılar erkeğe aittir.
Bu yazıda ziynet eşyalarının iadesi davasını, 2026 yılı itibarıyla geçerli güncel Yargıtay kararlarının künyeleriyle birlikte ele alacağım. Eski ve yeni içtihat arasındaki farkı, takı kutusuna ya da takı sandığına atılan altınların akıbetini, ispat yükünü, bozdurulan altınları, dava sürecini ve tarafların 2026’da izlemesi gereken stratejiyi tek tek anlatacağım. Yazıda andığım tüm kararlar Adalet Bakanlığı içtihat bankasından tam metinleriyle teyit edilmiştir; künyeler ve erişim bağlantıları yazının sonundaki kaynakça bölümündedir.
Ziynet Eşyası Nedir? Hangi Takılar Ziynet Sayılır?
Yargıtay kararlarında ziynet; altın, gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılmış ve insanlar tarafından takılan süs eşyası olarak tanımlanır. Aile hukuku uygulamasında kavram daha geniştir; evlilik münasebetiyle geline ve damada verilen hediyelerin tamamı bu kapsamda değerlendirilir. Bilezik, altın kelepçe, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, saat, küpe ve yüzük gibi takılar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yerleşik tanımına göre ziynet eşyasıdır. Düğünde takılan çeyrek, yarım ve tam altınlar, gremse altınlar, para ve döviz de ekonomik değer taşıyan düğün takısı olarak aynı ilkelere tabidir.
Ziynet eşyalarının hukuki niteliği de önemlidir. Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesine göre eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya kişisel maldır ve Yargıtay takıları bu madde kapsamında değerlendirir. Bunun pratik sonucu şudur. Ziynet eşyaları, boşanmadaki mal paylaşımının (edinilmiş mallara katılma rejimi tasfiyesinin) konusu değildir; yarı yarıya paylaşılmaz. Ziynetler kimin kişisel malıysa onda kalır; elinde değilse iadesi ayrı bir taleple istenir. İşte bu davaya uygulamada ziynet eşyalarının iadesi davası ya da ziynet alacağı davası denir.
2026’da Geçerli Kural: Takı Kime Takıldıysa Ona Aittir
Önce kısa cevap. 2026 itibarıyla Yargıtay uygulamasında düğün takılarının aidiyeti şu sırayla belirlenir:
- Taraflar arasında takıların paylaşımına ilişkin bir anlaşma varsa paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır.
- Anlaşma yoksa, yerel örf ve âdet ileri sürülüp ispatlanırsa paylaşım örf ve âdete göre gerçekleştirilir.
- Anlaşma da örf ve âdet de yoksa kural şudur. Kadına takılan veya verilen ekonomik değer taşıyan her şey kadına, erkeğe takılan veya verilen her şey erkeğe aittir.
- Tek istisna karşı cinse özgü takılardır. Erkeğe takılmış olsa bile bilezik gibi kadına özgü bir takı kadına verilmiş sayılır; kadına takılmış erkeğe özgü bir eşya da erkeğe aittir. Takının hangi cinse özgü olduğu tartışmalıysa bilirkişi incelemesi yapılır; her iki cinse de uygun olduğu belirlenirse takı, kime takıldıysa ona ait olur.
Görüldüğü üzere sistem artık takının “kadına özgülüğü” karinesinden değil, takılan kişi esasından hareket etmektedir. Çeyrek altın, tam altın, para ve döviz gibi cinse özgü olmayan değerlerde belirleyici olan tek şey, düğünde kimin üzerine takıldığı veya kime verildiğidir.
Eski İçtihat: “Kime Takılırsa Takılsın Kadınındır” Dönemi
2024 öncesinde Yargıtay onlarca yıl boyunca çok farklı bir kural uyguladı. Dairenin kendi kararlarındaki ifadesiyle önceki içtihat şu yöndeydi:
Aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır.Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin önceki içtihadı (kararlardaki özetiyle)
Bu dönemde damadın boynuna takılan tam altınlar, cebine konulan dövizler, hatta düğünde toplanan paralar dahi boşanma hâlinde kadına iade ediliyordu. Görüşün temelinde, takıların kadına armağan edildiği ve kadının ekonomik geleceğinin güvencesi olduğu düşüncesi yatıyordu. Ancak düğün ekonomisi değişti. Takılar artık çoğu düğünde yalnızca geline değil; yeni kurulacak ortak hayata, iki eşe birden maddi katkı amacıyla takılıyor. Yargıtay da içtihadını tam bu gerekçeyle değiştirdi.
İçtihat Değişikliği: 2024’te Açıklandı, 2025–2026 Kararlarıyla Yerleşti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli, 2023/5704 Esas ve 2024/2402 Karar sayılı kararında yeni görüşünü “ilkesel nitelikte” açıkladı. Dairenin gerekçesi özetle şudur. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişmesi, ekonomik ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle düğünlerde kadına özgü ziynet eşyaları dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasındaki eşlere maddi katkı sağlamak amacıyla ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması karşısında içtihat değişikliği zorunlu hâle gelmiştir. İlkesel görüşün tam metni şöyledir:
Taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. (…) Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir.Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024, E. 2023/5704, K. 2024/2402
Bu ilke tek bir kararda kalmadı; Daire aynı metni sonraki bütün kararlarında tekrarlayarak içtihadı istikrarlı hâle getirdi. Büromuzun takip ettiği güncel kararlardan birkaç örnek vereyim:
- 08.04.2025 tarihli kararında Yargıtay, ilk derece mahkemesinin düğünde “taraflara takılan takıların tümünün kadına ait olduğu” kabulüyle kurduğu hükmü açıkça hatalı bularak bozmuş; erkeğe ve kadına takılan ziynetlerin bilirkişi incelemesiyle ayrı ayrı belirlenmesini istemiştir (2. HD, E. 2025/2115, K. 2025/3346).
- 11.12.2025 tarihli kararında Daire, erkeğin “erkeğe takılan ziynetler erkeğe aittir” savunmasının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış; takıların tamamının kadına verilmesini bozma sebebi saymıştır (2. HD, E. 2025/4787, K. 2025/11126).
- 06.05.2026 tarihli kararında ise somut bir hesap yapılmıştır. Düğünde toplam 16 adet çeyrek altından 6 adedinin doğrudan damada takıldığı bilirkişi raporuyla belirlenmiş; Yargıtay, kadına özgü ziynet sayılmayan bu 6 çeyrek altının erkeğe ait olduğunu belirterek 16 çeyreğin tamamını kadına veren hükmü erkek yararına bozmuştur (2. HD, E. 2025/10276, K. 2026/5181).
Özetle içtihat değişikliği bir söylenti ya da tek bir karar değildir. Nisan 2024’te açıklanmış, 2025 ve 2026 kararlarıyla tamamen oturmuş, bugün ziynet davalarının tamamında uygulanan yerleşik kuraldır.
Bir Bakışta Eski ve Yeni İçtihat
| Konu | Eski İçtihat (2024 öncesi) | Yeni İçtihat (2024–2026) |
|---|---|---|
| Kadına takılan takılar | Kadına aittir | Kadına aittir |
| Erkeğe takılan çeyrek / tam altın | Kadına ait sayılırdı | Erkeğe aittir |
| Erkeğe takılan kadına özgü takı (ör. bilezik) | Kadına aittir | Yine kadına aittir (cinse özgülük istisnası) |
| Düğünde verilen para / döviz | Kadına ait sayılırdı | Kime verildiyse ona aittir |
| Takı sandığına / kutusuna konulanlar | Kadına ait sayılırdı | Cinse özgüyse o eşe; her iki cinse uygunsa ortak |
Takı Kutusuna veya Sandığına Atılan Takılar Kimin?
Son yıllarda düğünlerde takılar geline ya da damada tek tek takılmak yerine takı kutusuna, sandığa ya da keseye atılıyor. Peki kimseye “takılmayan”, doğrudan kutuya konulan bu altınlar boşanmada kime ait olacak? Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin ilkesel görüşü bu soruyu da açıkça yanıtlamaktadır:
- Kutuya konulan şey kadına özgü bir takıysa (bilezik, kolye, küpe, takı seti gibi) kadına verilmiş sayılır.
- Erkeğe özgü bir eşyaysa (örneğin erkek kol saati) erkeğe verilmiş sayılır.
- Her iki cinse de uygun bir değerse — ki uygulamada takı kutusuna atılanların büyük bölümü çeyrek altın, tam altın, gremse, para ve dövizdir — ortak kabul edilir; yani kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.
Büromuzda 2025–2026 döneminde yürüttüğümüz ziynet davalarında bu üçlü ayrımın kritik önem kazandığını görüyoruz. Aynı düğünde üç ayrı hukuki rejim bir arada uygulanabilmektedir. Gelinin koluna takılan bilezikler kadının, damada takılan çeyrekler erkeğin, kutuya atılan tam altınlar ise ortaktır. Bu nedenle dava dilekçesinde takıların tek bir liste hâlinde “tamamının iadesi” biçiminde istenmesi artık ciddi bir hatadır; her kalemin kime takıldığı veya nereye konulduğu ayrı ayrı vakıa olarak ortaya konmalıdır.
Bu noktada müvekkillerime hep aynı tavsiyede bulunuyorum. Düğün videosu ve fotoğrafları mutlaka saklayın. Mahkeme, bilirkişi aracılığıyla bu görüntülerden takı dökümü çıkartmakta; hangi takının geline, hangisinin damada takıldığını, hangilerinin kutuya atıldığını bu kayıtlar üzerinden tespit etmektedir.
İspat Yükü: Ziynet Davası Nerede Kazanılır, Nerede Kaybedilir?
Ziynet davalarının kaderini çoğu zaman maddi hukuk değil, ispat belirler. Yargıtay uygulamasına göre olağan olan, kadına özgü ziynet eşyalarının kadının himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini, yani ziynetlerin elinden alındığını, evden ayrılırken götürülemediğini veya iade edilmediğini iddia eden kadın eş, bu iddiasını şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlamak zorundadır (TMK m. 6, m. 222/1; HMK m. 190).
Buna karşılık erkek eş, ziynetlerin kendisine “geri istenmemek üzere” verildiğini, yani bağışlandığını savunuyorsa bu kez ispat yükü ona geçer. Yargıtay 13.02.2025 tarihli kararında bu kuralı net bir cümleyle ifade etmiştir:
Kadının rızasıyla da olsa ziynetlerini geri istememek üzere erkeğe verdiği iddia ve ispat edilmedikçe, erkek bunları geri verme borcu altındadır.Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.02.2025, E. 2024/7565, K. 2025/1412
Aynı kararda Daire, erkeğin mesaj kayıtlarındaki “üstünde ne takıldıysa hepsi senin” ve benzeri ifadelerini ziynetlerin erkeğin elinde olduğunun delili saymış ve davanın reddi yönündeki hükmü bozmuştur. Benzer şekilde 04.04.2024 tarihli ilkesel kararda, erkeğin “söz getireceğim, bıktım artık bu konudan” içerikli mesajı karşısında ispat yükünün yer değiştirerek erkeğe geçtiği kabul edilmiştir. Mesajlar, ziynet davalarının görünmez kahramanıdır.
Uygulamada öne çıkan deliller şunlardır:
- Düğün video kayıtları ve fotoğraflar — bilirkişi marifetiyle takı dökümü, gram ve değer tespiti yapılır,
- Mesaj ve yazışma kayıtları — özellikle ikrar içeren WhatsApp ve SMS içerikleri,
- Banka ve kuyumcu kayıtları — bozdurma makbuzları, kasa kayıtları, hesap hareketleri,
- Tanık beyanları — düğüne katılan ve takıların akıbetini bilen kişiler,
- Takı listesi ve aileler arasında yapılmış anlaşmalar.
Bir uyarı da delil toplama konusunda yapayım. Kendi telefonunuzdaki yazışmalar delildir; ancak eşinizin telefonuna izinsiz girilerek elde edilen kayıtlar hem hukuka aykırı delil sorunu doğurur hem de cezai sorumluluğa yol açabilir. Delil hazırlığında mutlaka avukat desteği alınmalıdır.
Bozdurulan, Harcanan veya Kasaya Konulan Altınlar Geri Alınabilir mi?
En sık karşılaştığımız senaryo şudur. Takılar düğün borcunun kapatılması, ev veya araç alımı, iş kurulması yahut “güvende dursun” denilerek erkeğin ya da ailesinin eline geçmiştir. Yerleşik içtihada göre bu durum iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kadının rızasıyla bozdurulmuş olsa bile, ziynetlerin iade edilmemek üzere verildiği erkek tarafından ispatlanamadıkça erkek bunları geri verme borcu altındadır. Harcamaya rıza göstermek başka şeydir, bağışlamak başka şeydir.
Nitekim 08.04.2025 tarihli karara konu olayda kadın, takıların erkeğin ailesi tarafından alınıp banka kasasına konulduğunu ileri sürmüş; 06.05.2026 tarihli kararda ise bileziklerin, gremselerin ve çeyrek altınların erkek tarafından harcandığı ve iade edilmediği sabit görülerek bu ziynetler yönünden davanın kabulü onanmıştır. Aynı kararda erkeğe takılan 6 çeyrek altının erkeğe ait olduğu da vurgulanmıştır. Yani 2026 içtihadı iki yönlü işler. Kadının takıları harcanmışsa erkek iade eder; ama erkeğe takılan takılar da artık kadına verilmez.
Ziynet Eşyalarının İadesi Davası Nasıl Açılır? 2026 Usul Rehberi
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ziynet alacağı davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. Dava, boşanma davasıyla birlikte açılıyorsa boşanma davasının görüldüğü mahkemede; bağımsız açılıyorsa genel yetki kuralları çerçevesinde açılır.
Boşanma Davasıyla Birlikte mi, Ayrı mı?
Ziynet alacağı, boşanmanın eki (fer’isi) değildir; maddi ve manevi tazminat ile nafakadan farklı olarak ayrı harca tabi bağımsız bir taleptir. Boşanma dilekçesi içinde ileri sürülebilir; bu durumda talep edilen bedel üzerinden nispi harç yatırılmalıdır. Boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Büro pratiğimizde çoğu zaman talebi boşanma ile birlikte ileri sürüyor; takı dökümü ve değerleme netleşmeden kesin rakam telaffuz etmiyoruz. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulur, bilirkişi raporundan sonra ıslahla artırım yapılır.
Talep Nasıl Kurulmalı? Aynen İade ve Fiili Ödeme Günündeki Bedel
Doğru talep kalıbı şudur. Ziynetlerin öncelikle aynen iadesi, aynen iade mümkün olmazsa fiili ödeme günündeki bedelinin tahsili istenmelidir. Altın fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde talebi dava tarihindeki TL değerine sabitlemek, kazanılan davada dahi ciddi kayıp doğurur. Fiili ödeme günü formülü, tahsilat anındaki güncel altın değerini güvence altına alır. Bedel talebinde ayrıca faiz istenmelidir.
Zamanaşımı
Evlilik devam ederken eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı işlemez (TBK m. 153). Boşanma kararının kesinleşmesiyle süre işlemeye başlar; bedel talepli ziynet alacağı için 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır (TBK m. 146). Aynen iade talebinin mülkiyet hakkına dayandığı hâllerde zamanaşımı savunması kural olarak dinlenmez. Yine de delillerin tazeliği açısından davanın boşanmayla birlikte veya kesinleşmeden hemen sonra açılması her zaman daha sağlıklıdır.
2026 İçtihadına Göre Dava Stratejisi: Kadın ve Erkek Yönünden
Kadın eş yönünden ilk iş, takı dökümünü doğru çıkarmaktır. Düğün görüntüleri üzerinden hangi takının geline takıldığı, hangisinin damada takıldığı, hangisinin kutuya atıldığı tek tek belirlenmelidir. Erkeğe takılan çeyrek ve tam altınları da talep listesine yazmak eski içtihat döneminin alışkanlığıdır ve artık sonucu iki yönden olumsuz etkiler. Talebin o kısmı reddedilir ve reddedilen kısım üzerinden karşı tarafa vekâlet ücreti ödenir. Doğru hazırlanmış bir liste davayı hem hızlandırır hem de masraf riskini düşürür.
Erkek eş yönünden yeni içtihat ciddi bir savunma ve talep imkânı getirmiştir. Kendisine takılan takılar için artık aidiyet savunması yapılabilir; bu takılar kadının elindeyse erkek de ziynet alacağı davası açabilir. Kritik nokta şudur. Yargıtay 11.12.2025 tarihli kararında, erkeğin “erkeğe takılanlar erkeğe aittir” savunmasını dilekçeler aşamasında ileri sürmüş olmasına özel önem atfetmiştir. Bu savunma cevap dilekçesinde yer almazsa sonradan telafisi güçtür. Süresinde ve doğru kurgulanmış bir cevap dilekçesi, ziynet davasının kaderini belirler.
Derdest davalar yönünden de dikkatli olunmalıdır. Eski kurala göre kurulmuş hükümler, 2025–2026 döneminde Yargıtay tarafından art arda bozulmaktadır. Dosyanız istinaf veya temyiz aşamasındaysa, hükmün yeni ilkeye uygunluğunu mutlaka bir avukata kontrol ettiriniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Düğünde erkeğe takılan çeyrek altınlar boşanmada kime aittir?
2026 itibarıyla erkeğe aittir. Yargıtay, düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altının erkeğe ait olduğunu, bunların kadına verilmesinin bozma sebebi olduğunu açıkça karara bağlamıştır (2. HD, 06.05.2026, E. 2025/10276, K. 2026/5181). Ancak erkeğe takılan takı kadına özgü nitelikteyse — örneğin bilezik — kadına verilmiş sayılır.
Takı kutusuna atılan altınlar ve paralar kimin olur?
Kutuya konulan şey kadına özgüyse kadının, erkeğe özgüyse erkeğin sayılır. Çeyrek altın, tam altın, para ve döviz gibi her iki cinse de uygun değerler ise ortak kabul edilir ve kural olarak yarı yarıya paylaşılır.
Düğün takıları mal paylaşımına (katılma alacağına) dahil midir?
Hayır. Takılar TMK m. 220 uyarınca kişisel maldır; edinilmiş mallara katılma rejimi tasfiyesine girmez. Bu nedenle ziynet talebi, mal rejimi davasından ayrı ve bağımsız bir taleptir.
Ziynet davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir mi?
Evet. Aynı dilekçeyle ileri sürülebilir; ancak boşanmanın eki olmadığından ayrıca nispi harca tabidir. Bağımsız bir dava olarak boşanmadan sonra da açılabilir.
Ziynet alacağı davasında zamanaşımı ne kadardır?
Evlilik sürerken zamanaşımı işlemez. Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bedel talepleri için 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanır.
Altınlar düğün borcu veya ev alımı için bozdurulduysa geri alınabilir mi?
Evet. Kadının rızasıyla bozdurulmuş olsa bile, geri istenmemek üzere verildiği erkek tarafından ispat edilmedikçe erkek iade borcu altındadır (2. HD, E. 2024/7565, K. 2025/1412).
Ziynetlerin bende olmadığını nasıl ispatlarım?
Ziynetlerin kadında kalması olağan kabul edildiğinden, takıların elinden alındığını veya evden ayrılırken götürülemediğini kadın eş ispatlamalıdır. Mesaj yazışmaları, ikrar içeren ifadeler, tanık beyanları ve olayların gelişimi bu ispatta belirleyicidir.
Düğün videosu delil olur mu?
Uygulamadaki en güçlü delillerden biridir. Mahkeme, video ve fotoğraflar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırarak takıların cinsini, adedini, kime takıldığını ve değerini tespit eder.
Nişanda ve kınada takılan takılar da aynı kurala mı tabidir?
Evlilikle sonuçlanmış süreçte nişan ve kına takıları da uygulamada ziynet alacağı kapsamında aynı ilkelerle değerlendirilir. Evlilik hiç gerçekleşmeden nişan bozulursa TMK m. 122’deki hediyelerin geri verilmesi hükümleri uygulanır; bu ayrı bir dava türüdür.
Eski içtihada göre açılmış davam ne olur?
Derdest dosyalar yeni ilkeye göre sonuçlandırılmaktadır; eski kurala göre kurulmuş hükümler istinaf ve temyizde bozulma riski taşır. Dosyanızın güncel içtihada göre gözden geçirilmesi gerekir.
Sonuç: 2026’da Ziynet Davası Artık Daha Teknik Bir Dava
İçtihat değişikliği, ziynet davalarını basit bir “takılar kadınındır” ezberinden çıkarıp; anlaşmanın, örf ve âdetin, takının cinsinin, kime takıldığının ve nereye konulduğunun tek tek ispatlandığı teknik bir yargılamaya dönüştürmüştür. Aynı düğünün takıları artık üç ayrı hukuki sonuca bağlanabilmektedir. Bu tablo, hem dava açacak hem de kendisine dava açılmış eşler için dilekçe aşamasının önemini büyütmüştür; zira aidiyet savunması ve takı dökümü dilekçeler aşamasında ortaya konulmazsa telafisi güç hak kayıpları doğmaktadır.
Büromuz; İstanbul başta olmak üzere boşanma, ziynet alacağı, nafaka, velayet ve mal rejimi tasfiyesi davalarında güncel Yargıtay içtihatlarını birebir takip ederek vekillik hizmeti vermektedir. Düğün takılarınızın akıbetine ilişkin somut durumunuzu değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Kaynakça: Bu Makalede Anılan Emsal Kararlar ve Mevzuat
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024, E. 2023/5704, K. 2024/2402 — içtihat değişikliğini açıklayan ilkesel karar. (karar metni)
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.02.2025, E. 2024/7565, K. 2025/1412 — mesaj kayıtlarıyla ispat; erkeğin iade borcu. (karar metni)
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.04.2025, E. 2025/2115, K. 2025/3346 — takıların tümünün kadına ait sayılması kabulünün bozulması. (karar metni)
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.12.2025, E. 2025/4787, K. 2025/11126 — ilkesel görüşün tam metni; takı sandığı kuralı. (karar metni)
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.05.2026, E. 2025/10276, K. 2026/5181 — erkeğe takılan 6 çeyrek altının erkeğe aidiyeti. (karar metni)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6, 220, 222; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146, 153. Karar metinleri, Adalet Bakanlığı içtihat bankası üzerinden yukarıdaki bağlantılardan doğrulanabilir.
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendi delil durumu içinde değerlendirilmelidir; somut olayınız için bir avukata danışınız. Makalede anılan kararların künyeleri, yayım tarihi itibarıyla Adalet Bakanlığı içtihat bankasından tam metinleriyle teyit edilmiştir. Son güncelleme: 5 Temmuz 2026.
Yorum Bırakın