In Boşanma Avukatı

Boşanma Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 2026 Şartları

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davaları doğrudan aile mahkemesinde açılır, arabulucuya gitmek gerekmez. Velayet, çocukla kişisel ilişki tesisi ve aile içi şiddet iddiaları arabuluculuğa kapalıdır. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren boşanma sonrası açılan mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu hale gelmiştir. Çekişmeli yargılama sırasında taraflar diledikleri zaman anlaşıp süreci anlaşmalı boşanmaya çevirebilirler.

Türk hukukunda evliliğin sonlandırılması, velayet ve boşanmaya bağlı nafaka talepleri için arabuluculuk zorunlu bir dava şartı değildir (TMK m. 166). Aile mahkemesinde doğrudan dava açabilirsiniz. Ancak boşanma kararı kesinleştikten sonra açılacak mal rejiminin tasfiyesi (katılma alacağı, değer artış payı) davalarında 1 Eylül 2023 itibarıyla arabuluculuğa başvuru zorunlu hale gelmiştir.

Dava şartı, mahkemenin uyuşmazlığın esasına girmeden önce aradığı yasal bir zorunluluğu ifade eder. Evliliği bitirme kararı aldığınızda, mülkiyet ihtilafları haricindeki konularda devlet sizi karşı tarafla arabulucu masasına oturmaya zorlamaz. Taleplerin niteliği süreci ikiye böler; bazı alacaklar uzlaşmaya tabiyken, bazı kararlar tamamen devletin yargı yetkisindedir.

Boşanmada Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evlilik birliğinin sarsılması veya özel boşanma sebepleriyle (zina, hayata kast, terk) açılan hiçbir davada arabulucuya gitme mecburiyetiniz yoktur. Kanun koyucu, evlilik statüsünün değiştirilmesini doğrudan kamu düzeniyle ilgili kabul eder ve bu yetkiyi yalnızca mahkemelere tanır.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği işleri kapsam dışında tutar. Bir evliliğin hukuken bitip bitmediğine ancak bir hâkim karar verebilir. Sürece başlamadan evvel hukuki yol haritasını netleştirmek için dava hazırlık aşaması adımlarını takip etmek, usul hatalarını baştan engeller.

Maddeden açıkça anlaşıldığı üzere, dosyanızda fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet iddiası bulunuyorsa, karşı tarafla aynı masaya oturup müzakere etmeniz beklenmez.

Boşanmada Arabuluculuğun Geçerli Olmadığı Alanlar

Mahkeme salonunda hükme bağlanan bazı başlıklar, taraflar kendi aralarında anlaşsa dahi hâkimin onayından geçmeden geçerlilik kazanmaz. Bu alanlar, devletin zayıf olanı ve çocukları koruma refleksinden doğar.

Aşağıdaki tablo, boşanma davasındaki taleplerin hangi usule tabi olduğunu göstermektedir:

Talep TürüArabuluculuğa Tabi Mi?Dava Şartı Mı?
Boşanma (Evliliğin İptali)Hayır (Elverişsiz)Hayır
Velayet ve Çocukla İletişimHayır (Kamu Düzeni)Hayır
Boşanmaya Bağlı Nafaka/Tazminatİhtiyari (Seçimlik)Hayır
Mal Rejimi Tasfiyesi (2023 Sonrası)EvetEvet (Zorunlu)

Velayet kararı, çocuğun üstün yararı ilkesine dayanır. Taraflar “Çocuk babada kalsın” diye kendi aralarında veya bir arabulucu eşliğinde imza atsalar bile, hâkim sosyal inceleme raporu (SİR) doğrultusunda tam tersi bir karar verebilir.

Mal Rejiminde Dava Şartı Olarak Arabuluculuk (2026 Uygulaması)

Evlilik içinde alınan ev, araba, bankadaki birikimler veya şirket hisselerinin yarı yarıya paylaşılması (edinilmiş mallara katılma rejimi) tamamen maddi bir alacak hakkıdır ve kamu düzenini ilgilendirmez. Bu sebeple 7445 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeyle, 1 Eylül 2023’ten itibaren bu talepler için mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmak dava şartı olmuştur.

⚠️Dikkat
Mal paylaşımı talebinizi boşanma dilekçesiyle aynı kâğıtta sunsanız dahi, mahkeme mal rejimine ilişkin talebi ayırıp (tefrik edip) bekletici mesele yapar. Boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı davası görülmez.

Dava açmadan önce veya yargılama sürerken karşı tarafın mal varlığını gizlemesi riskine karşı boşanmada mal kaçırma önlemleri almak, arabuluculuk aşamasından önce yapılması gereken ilk eylemdir. İhtiyati tedbir kararları arabuluculuk aşamasını beklemez, doğrudan mahkemeden istenir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Uzlaşma Nasıl Sağlanır?

Dava çekişmeli olarak açılmış olsa dahi, yargılamanın her aşamasında tarafların uzlaşması mümkündür. HMK m. 137 gereği, hâkim ön inceleme duruşmasında tarafları usulen sulhe teşvik eder. Gerçek bir uzlaşma sağlamak için izlenmesi gereken adımlar şunlardır:

  1. Dosyadaki mali ve hukuki ihtilaf noktalarını listeleyin.
  2. Karşı tarafın asgari taleplerini objektif bir zeminde değerlendirin.
  3. Maddeleri yoruma kapalı, net bir protokol metnine dönüştürün.
  4. İmzalanan belgeyi duruşma gününden önce mahkeme dosyasına sunun.
  5. Tarafların mahkeme huzurunda iradelerini bizzat beyan etmelerini sağlayın.

Bu adımlar eksiksiz tamamlandığında dosya tek celsede sonuçlanır. Sürecin teknik detayları için çekişmeli davayı anlaşmalıya çevirme usullerine uymak, davanın gereksiz yere uzamasını engeller.

Boşanma Davasında Uzlaşma Nedir ve Protokole Nasıl Yansır?

Mahkeme bağlamında uzlaşma, tarafların evliliğin mali sonuçları ve müşterek çocukların durumu hakkında ortak bir paydaya varmasıdır. Bu irade beyanı, mahkemeye sunulan bir protokolle resmiyet kazanır. Uzlaşmanın geçerli olabilmesi için belirli şartlar aranır:

  • Tarafların iradelerinin serbest olması (baskı, hata, hile bulunmaması).
  • Nafaka ve tazminat tutarlarının rakamsal olarak net ifade edilmesi.
  • Çocukların velayeti ve kişisel ilişki günlerinin takvime bağlanması.
  • Hakim tarafından tarafların duruşmada bizzat dinlenmesi.

Uygulamada ön inceleme duruşmalarında hâkim, zapta geçmek üzere “Sulh olma ihtimaliniz var mı?” sorusunu yöneltir. Avukatların “Hayır, çekişmeli yargılamaya devam edilsin” beyanı tutanağa yazılır yazılmaz tahkikat (delillerin toplanması) aşamasına geçilir. Bu soru usuli bir zorunluluktur, tarafları anlaşmaya zorlayan bir emir değildir.

Boşanmada Arabuluculuk Hakkında Yanlış Bilinenler

Hukuki sürecinizi deneyimli bir boşanma avukatı ile yönettiğinizde, hangi talebin arabulucuya, hangisinin hâkime sunulacağı netlik kazanır. Kulaktan dolma bilgiler çoğu zaman hak kaybı yaratır.

En sık karşılaştığımız yanılgı, “Dava açmadan önce devletin atadığı arabulucuya gitmek zorundayım” inancıdır. Sadece mal rejimi davaları için bu zorunluluk vardır; boşanma, nafaka artırımı veya velayetin değiştirilmesi davalarında böyle bir ön şart aranmaz.

Bir diğer hata, arabulucunun velayet hakkında bağlayıcı karar verebileceğinin sanılmasıdır. Arabulucu bir hâkim değildir; sadece tarafları uzlaştırmaya çalışan tarafsız bir kolaylaştırıcıdır. Taraflar anlaşsa dahi, arabuluculuk tutanağı velayet konusunda bir mahkeme ilamı gücü taşımaz.

Hak Kaybı Yaşamamak İçin Süre ve Usul Kontrol Listesi

Bir uyuşmazlığın hangi hukuki yolla çözüleceği, davanın türüne bağlıdır. Süreci hızlandırmak isterken yanlış merciye başvurmak, davanın usulden reddedilmesine yol açar.

Mal rejimi talebi için arabulucuya başvuru yapıldığında, arabuluculuk bürosuna müracaat tarihi ile son tutanağın düzenlendiği tarih arasındaki sürede zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Arabulucuda anlaşılamaması halinde, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek yasal zorunluluktur; aksi halde dava reddedilir.

Karar kesinleştikten sonra mali haklarınızı garanti altına almak için gerekçeli kararın yazılması ve tebliğe çıkarılması aşamalarını titizlikle takip etmelisiniz. Mahkeme kararı kesinleşmeden mülkiyet uyuşmazlıklarının çözümü pratik olarak askıda kalır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Mal paylaşımı arabuluculuk ücretini kim öder?

Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşırlarsa, aksi kararlaştırılmadıkça ücret taraflarca eşit ödenir. Anlaşma sağlanamaz ve dava açılırsa, ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve dava sonunda haksız çıkan taraftan yargılama gideri olarak tahsil edilir.

Boşanma davası açmadan önce arabulucuya başvurulur mu?

Sadece boşanma, velayet ve boşanmaya bağlı nafaka talebiniz varsa arabulucuya başvurulmaz, doğrudan dava açılır. Ancak evlilik içi edinilen malların paylaşımı hedefleniyorsa 2023 değişikliğiyle dava öncesi arabulucuya gitmek zorunludur.

Şiddet gören eş arabulucuya gitmek zorunda mı?

Hayır. 6325 sayılı Kanun uyarınca, aile içi şiddet iddiası içeren hiçbir uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli değildir. Bu tür durumlarda doğrudan aile mahkemesine başvurulur ve koruma kararı (6284 sayılı Kanun) talep edilebilir.

mm

Av. Aydın Aydar

Avukat Aydın Aydar 1962 yılında doğmuştur 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

Yorum Bırakın