In Boşanma Avukatı

Boşanma Davalarında Öfkeyle Hareket Edip, Haklıyken Haksız Duruma Düşmek

Ofisimdeki görüşme masasına oturan müvekkillerimin yüzünde genellikle aynı ifadeyi görürüm: Derin bir hayal kırıklığı ve bunun getirdiği “bedel ödetme” isteği. Eşinin kendisine yaşattığı haksızlıkları bir an önce mahkemeye haykırmak ve adaletin tecelli etmesini isterler. Bu, insani olarak son derece anlaşılabilir bir duygudur.

Ancak bir hukukçu olarak, meslek hayatımda defalarca şahit olduğum acı bir gerçek var: Boşanma davaları, duygularla değil, delillerle ve stratejiyle kazanılır.

Bugün sizlere, boşanma sürecinde en sık yapılan ve geri dönüşü en zor olan hatadan, yani “haklıyken haksız duruma düşmekten” bahsetmek istiyorum.

Dedektifçilik Oynamayın

Bir müvekkilim bana gelip, “Avukat Bey, eşimin beni aldattığını biliyorum, telefonuna gizlice ses kayıt cihazı koydum, her şeyi kaydettim” dediğinde, ona verdiğim cevap genellikle beklediği gibi olmuyor.

Türk Hukuku’nda (HMK ve Yargıtay içtihatları gereği), hukuka aykırı yollardan elde edilen deliller mahkemede ispat aracı olarak kullanılamaz. Daha da kötüsü, eşinizin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğiniz için, haklı olduğunuz bir davada kendinizi bir anda “sanık” koltuğunda, ceza davasıyla uğraşırken bulabilirsiniz.

Aldatılan, şiddet gören veya hakarete uğrayan siz olabilirsiniz. Ancak bu durumu ispatlamak için seçeceğiniz yol, davanın kaderini belirler. Casus yazılımlar, gizli kamera kayıtları veya tehdit yoluyla alınan itiraflar, mahkemede lehinize değil, aleyhinize dönebilir.

Evi Terk Özgürlük mü, Kusur mu?

Bir diğer sık yapılan hata ise, yaşanan tartışma sonrası evi ani bir kararla terk etmektir. Evet, psikolojik veya fiziksel şiddet varsa can güvenliğiniz her şeyden önemlidir ve derhal uzaklaşmalısınız. Ancak ortada hayati bir tehlike yokken, sadece öfkeyle “Evi terk ediyorum” diyip gitmek, boşanma davasında aleyhinize “Terk” sebebiyle kusur olarak dönebilir.

Evi kimin terk ettiği, müşterek konutun kime tahsis edileceği ve çocukların düzeninin bozulmaması gibi konular, dava açılmadan önce bir avukatla planlanması gereken stratejik adımlardır.

Satranç Tahtasında Boks Yapılmaz

Boşanma davası bir boks maçı değil, bir satranç oyunudur. Karşı tarafın hamlelerini öngörmek, fevri çıkışlar yerine soğukkanlı hukuki adımlar atmak gerekir.

Sizden ricam şudur: Eğer boşanma kararı aldıysanız, eyleme geçmeden önce boşanma avukatı ile görüşüp mutlaka bir hukuki danışmanlık alın. WhatsApp mesajlarından banka kayıtlarına, tanık beyanlarından otel kayıtlarına kadar, hukuka uygun sayısız delil toplama yöntemi vardır. Bırakın, haklılığınızı biz hukukçular, kanunun izin verdiği en güçlü silahlarla ispatlayalım.

Unutmayın; haklı olmak yetmez, haklı kalmak ve bunu ispatlamak gerekir.

Yorum Bırakın