Tanık beyanlarının değerlendirilmesine ilişkin itirazlar önce istinaf yoluyla bölge adliye mahkemesine taşınır. Bölge adliye mahkemesi hem hukuki hem vakıa denetimi yapar; ancak kamu düzenine aykırılık dışında istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle bağlıdır (HMK m. 355). Hukuk Genel Kurulunun 2025 tarihli kararlarına göre dayanılmayan tanığın dinlenmesi veya süresinden sonra bildirilen tanıkların dinlenmesi gibi usul hataları nispi istinaf sebebidir: İstinaf dilekçesinde açıkça ve karara etkisiyle birlikte gösterilmezse gözetilmez. İlk derece mahkemesinde usulüne uygun gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen tanık bölge adliye mahkemesince dinlenebilir (HMK m. 357/3); önemli delillerin toplanmadığı durumda karar kaldırılıp dosya geri gönderilebilir (HMK m. 353/1-a-6). Yargıtay ise hukuki denetim merciidir; yeni tanık dinlemez, ama delillerle çelişen, bir delili gözden kaçıran veya mantık kurallarına aykırı vakıa tespitini denetler. Tanık beyanının yanlış değerlendirilmesi sonucu yapılan hatalı kusur belirlemesi, Yargıtay’ın en sık bozma sebeplerinden biridir.
Tanık beyanına ilişkin itiraz istinafta nasıl ileri sürülür?#
İstinaf dilekçesinde başvuru sebeplerinin gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekir (HMK m. 342/2-e). İnceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; bölge adliye mahkemesi yalnız kamu düzenine aykırılık gördüğünde bunu resen gözetir (HMK m. 355). Tanık beyanlarına ilişkin itirazlar bu nedenle iki gruba ayrılarak yazılmalıdır: Beyanların değerlendirilmesine ilişkin itirazlar (duyum, soyutluk, çelişki, husumet, dayanılmayan vakıa, af) ve usule ilişkin itirazlar (dayanılmayan tanığın dinlenmesi, süresinden sonra bildirilen tanık, çekinme hakkının hatırlatılmaması, tanığın dinlenmemesi).
Hukuk Genel Kurulu, usul hukukuna ilişkin mutlak istinaf sebepleri ile nispi istinaf sebeplerini ayırır. Mutlak sebepler bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınır; mutlak sayılmayan diğer usul ihlalleri ise nispi istinaf sebebidir ve bu tür bir sebebe dayanan taraf, sebebi belirtmek ve ayrıca bu sebebin karara ne şekilde etki ettiğini açıklamak zorundadır (Yargıtay HGK, 2024/619 E., 2025/639 K., 15.10.2025). Genel Kurul bu ayrımı tanık delili bakımından üç kararla somutlaştırmıştır: Dilekçede tanık deliline dayanmayan tarafa süre verilip tanık dinlenmesi, delil olarak dayanılmayan tanıkların dinlenmesi ve süresinden sonra verilen cevap dilekçesiyle bildirilen tanıkların dinlenmesi, istinaf dilekçesinde açıkça ileri sürülmedikçe bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz (Yargıtay HGK, 2024/760 E., 2025/637 K., 15.10.2025; Yargıtay HGK, 2024/619 E., 2025/639 K., 15.10.2025; Yargıtay HGK, 2024/761 E., 2025/638 K., 15.10.2025).
İstinaf dilekçesinde “tanık beyanları yeterli ve somut değildir” demek, bir usul hatasını ileri sürmek anlamına gelmez. Hukuk Genel Kurulu görüşmelerinde bu tür bir itirazın yeterli olduğu görüşü ileri sürülmüş, ancak çoğunlukça benimsenmemiştir (Yargıtay HGK, 2024/760 E., 2025/637 K., 15.10.2025). Usul hatasını ayrı bir başlıkta, hangi kurala aykırı olduğunu ve karara nasıl etki ettiğini göstererek yazın.
Bölge adliye mahkemesi istinaf edilmeyen bir kusur tespitini değiştirebilir mi?#
Hayır. İstinaf edilmeyen kusur belirlemesi o taraf bakımından kesinleşir ve bölge adliye mahkemesi, karşı tarafın istinaf etmediği bir vakıayı tanık beyanlarını yeniden değerlendirerek kusurlardan çıkaramaz. Yargıtay, erkeğin istinaf dilekçesinde kusur belirlemesine yönelik bir itirazı bulunmadığı hâlde bölge adliye mahkemesinin bir vakıayı dayanılmadığı ve tanık beyanının duyuma dayalı olduğu gerekçesiyle erkeğin kusurlarından çıkarmasını hatalı istinaf sınırlaması saymış ve kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/1974 E., 2025/9079 K., 21.10.2025). Aleyhe istinaf yasağı da aynı sonucu doğurur: Yalnız bir tarafın istinaf ettiği dosyada onun hukuki durumu ağırlaştırılamaz (Yargıtay 2. HD, 2022/10089 E., 2024/1260 K., 27.02.2024).
İstinafta tanık dinlenebilir mi?#
Evet, sınırlı olarak. Bölge adliye mahkemesinde, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz (HMK m. 357/1). Ancak ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir (HMK m. 357/3).
Buna göre ilk derece mahkemesinin dinlemediği, usulüne uygun gösterilmiş tanıklar istinafta dinlenebilir. Bölge adliye mahkemesi bu tanıkları duruşma açarak kendisi dinleyebilir veya uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadığı gerekçesiyle kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir (HMK m. 353/1-a-6). Uygulamada sık görülen ikinci yoldur: Bölge adliye mahkemesinin, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesi ve delillerin toplanması için dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdiği kararlar bu kapsamdadır (Yargıtay 2. HD, 2023/4655 E., 2024/3108 K., 02.05.2024).
İlk derece mahkemesinde dinlenmiş bir tanığın istinafta yeniden dinlenmesi ise ancak haklı bir sebeple mümkündür. Bölge adliye mahkemesinin, talimatla dinlenen tanığın dinlenmesi sırasında erkek ve vekilinin talimat mahkemesindeki duruşmada hazır bulunup sorularını da yönelttiklerini belirterek tanığın istinafta yeniden dinlenmesi talebini yerinde görmediği karar Yargıtay’ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/385 E., 2023/3072 K., 07.06.2023). Süresinde bildirilmemiş tanıkların istinafta dinletilmesi de mümkün değildir: Erkeğin süresinde bildirmediği tanıklarının dinlenmesinin ve beyanlarının kusur belirlemesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığını kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı bu yönden Yargıtay’ca bozulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/2513 E., 2023/5207 K., 07.11.2023).
Yargıtay tanık beyanlarını yeniden değerlendirir mi?#
Yargıtay yeni tanık dinlemez ve delil toplamaz; ama derece mahkemelerinin tanık beyanlarından yaptığı vakıa tespitini belirli hâllerde denetler. Hukuk Genel Kurulu Yargıtay’ın denetiminin sınırını şöyle açıklamıştır:
Yargıtay delillerle çelişen, bir delili gözden kaçıran veya mantığa aykırı vakıa tespitiyle bağlı değildir
Bölge adliye mahkemesi, erkeğin ağır kusurlu olduğunu kabul ederek kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmetmişti. Özel Daire tazminat miktarlarını çok bularak kararı bozdu; bölge adliye mahkemesi ise Yargıtay’ın yalnız hukuki denetim yapabileceğini, maddi vakıa ve delil değerlendirmesi yapma yetkisinin bulunmadığını belirterek direndi. Hukuk Genel Kurulu oybirliğiyle Yargıtay’ın denetim yetkisini şöyle tanımlamıştır:
“Bununla birlikte mahkemenin vakıayı tespit ederken kanuna aykırı davranmış olması, örneğin taraflarca ileri sürülmeyen bir vakıanın re’sen dikkate alınarak hüküm verilmesi, vakıa tespitinin dosyada ki delillerle çelişik bulunması, dosyada bulunan bir delilin gözden kaçırılarak karar verilmiş olması, maddi vakıa tespitinin akla aykırı bir konuya ilişkin bulunması, hâkimin mantık kurallarına aykırı bir maddi vakıa tespiti yapması ve bunun sonucunda da yanlış bir hukukî sonuca varması hâlinde pek tabi Yargıtay bu hatalı tespit ile bağlı olmayacak ve hatalı kararı denetleyecektir.”
Değerlendirme. Genel Kurul, Yargıtay’ın hukuki denetim ve içtihat mercii olduğunu, süresi içinde ileri sürülmeyen yeni vakıa ve delilleri inceleyemeyeceğini kabul etmekle birlikte, tanık beyanlarından çıkarılan vakıa tespitinin yukarıdaki hatalardan biriyle sakat olması hâlinde Yargıtay’ın bu tespitle bağlı olmadığını vurgulamıştır. Tazminat miktarının takdiri de maddi hukuktan kaynaklanan bir hukuka uygunluk sorunu olarak Yargıtay denetimine tabidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin kararlarında bu denetim, tanık beyanlarına dayanılarak yapılan kusur belirlemesinin düzeltilmesi biçiminde sıkça görülür: Duyuma dayalı veya soyut beyanlarla yüklenen bir kusurun çıkarılması, görgüye dayalı tanık beyanıyla ispatlanmış bir kusurun eklenmesi, affedilmiş bir olayın kusurdan çıkarılması gibi (Yargıtay 2. HD, 2025/3853 E., 2026/411 K., 15.01.2026; Yargıtay 2. HD, 2025/6968 E., 2026/1509 K., 11.02.2026; Yargıtay 2. HD, 2026/489 E., 2026/6612 K., 15.06.2026; Yargıtay 2. HD, 2025/3412 E., 2025/10469 K., 01.12.2025). Bu kararlarda Yargıtay tanığı yeniden dinlemez; dosyadaki tanık tutanaklarını okuyarak derece mahkemesinin değerlendirmesini hukuki ölçütlere göre denetler. Bu nedenle tanık beyanlarının tutanağa eksiksiz ve doğru geçmesi, Yargıtay denetiminin de temelidir (9. Bölüm).
Temyizde tanık beyanına ilişkin hangi itirazlar sonuç verir?#
Temyizde sonuç veren itirazlar, tanık beyanının hukuki ölçütlere göre yanlış değerlendirildiğini gösteren itirazlardır: Beyanın duyuma dayalı olduğu, yer ve zaman içermediği, dilekçelerde dayanılmamış bir vakıaya ilişkin olduğu, affedilmiş bir olayı anlattığı, dava tarihinden sonraki bir olaya ilişkin olduğu, tanığın kesinleşmiş bir ceza davası nedeniyle husumetli olduğu, beyanın bir bölümünün hatalı gerekçeyle dışarıda bırakıldığı veya usulüne uygun gösterilen tanığın dinlenmediği. “Tanıklar yalan söylüyor” veya “karşı tarafın tanıklarına itibar edilmemeliydi” gibi genel itirazlar ise tanıkların inandırıcılığına ilişkin takdirin değiştirilmesini istediği için Yargıtay’da çoğu zaman sonuç vermez; bu itirazları yukarıdaki hukuki ölçütlerden birine bağlamak gerekir.
| İtiraz | Hukuki ölçüt | Bölüm |
|---|---|---|
| Tanık olayı görmedi, duydu | Duyuma dayalı beyan hükme esas alınamaz | 12 |
| Tanık yer ve zaman söylemedi | Soyut beyan kusur ispatına yetmez | 13 |
| Olay dilekçede yoktu | Dayanılmayan vakıa kusur olarak yüklenemez | 6 |
| Olaydan sonra birlikte yaşandı | Af ve hoşgörü | 17 |
| Olay davadan sonra oldu | Dava sonrası olaylar yüklenemez | 6 |
| Tanıkla taraf arasında ceza davası var | Somut husumet | 14 |
| Beyanın devamı yok sayıldı | Tanık beyanının bütünlüğü | 15 |
| Tanığım dinlenmedi | Hukuki dinlenilme hakkı, HMK m. 241 | 11 |
Tanık delilinin dinlenmesine ilişkin usul hataları, kamu düzenine aykırı olmadıkça nispi istinaf sebebidir ve istinaf dilekçesinde açıkça, karara etkisiyle birlikte gösterilmelidir. Usulüne uygun gösterildiği hâlde dinlenmeyen tanık bölge adliye mahkemesince dinlenebilir. Yargıtay, delillerle çelişen, bir delili gözden kaçıran veya mantık kurallarına aykırı vakıa tespitiyle bağlı değildir (Yargıtay HGK, 2024/760 E., 2025/637 K., 15.10.2025; Yargıtay HGK, 2024/619 E., 2025/639 K., 15.10.2025; Yargıtay HGK, 2022/280 E., 2022/409 K., 29.03.2022).
İstinaf dilekçesini üç bölüm hâlinde yazın: (1) Usul hataları: her biri için ihlal edilen kural, hatanın nasıl gerçekleştiği ve karara etkisi. (2) Tanık beyanlarının değerlendirilmesindeki hatalar: her vakıa için tanığın tutanaktaki sözü ve neden yetersiz veya yeterli olduğu. (3) Sonuç: doğru değerlendirmeye göre kusur durumunun ve tazminat-nafaka sonuçlarının ne olması gerektiği. Aynı düzeni temyiz dilekçesinde, bölge adliye mahkemesinin değerlendirmesine yönelterek kullanın.
