TMK 473, kısıtlamanın kaldırılmasının ilânını ve bunun fiil ehliyetine etkisini düzenler. Kısıtlama ilân edilmişse, kaldırılması da ilân olunur. Ancak kişinin fiil ehliyetini yeniden kazanması ilâna bağlı değildir; ilân yapılmamış olsa da kişi fiil ehliyetini yeniden kazanır. Bu kural kısıtlamanın ilânından farklıdır: kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez (TMK m. 410). Yargıtay, kısıtlılığın kaldırılmasından sonraki takip ve itiraz tarihlerinde borçlunun kısıtlı olmadığını esas almıştır (Yargıtay 12. HD, 2023/5311 E., 2023/5856 K., 10.10.2023).
- İlân
- Kısıtlama kararının kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde duyurulması (TMK m. 410).
- Kaldırmanın ilânı
- İlân edilmiş bir kısıtlamanın kaldırıldığının da ilân olunması (TMK m. 473/1).
- Fiil ehliyeti
- Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi (TMK m. 9).
TMK 473 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kaldırmanın ilânı | Kısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunur | TMK m. 473/1 |
| Fiil ehliyeti | Yeniden kazanılması ilâna bağlı değildir | TMK m. 473/2 |
| Kısıtlamanın ilânı | Kesinleşince yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olunan yerde | TMK m. 410/1 |
| Üçüncü kişiler | Kısıtlama iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez | TMK m. 410/2 |
| Yerleşim yerinin değişmesi | Kısıtlama yeni yerleşim yerinde de ilân olunur | TMK m. 412/2 |
| Kayyım ve yasal danışman | Atama kararı ancak vesayet makamı gerekli görürse ilân olunur | TMK m. 431/2 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 417 | Gerekçe, s. 154 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 417. maddesini karşılar; madde anlaştırılmış ve İsviçre Medenî Kanununun 435. maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir; hüküm değişikliği yoktur (S. Sayısı 723, s. 154). Tasarının 473. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (s. 475).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kaldırmanın ilânının ilân edilmiş bir kısıtlama için öngörülmesidir. İkinci nokta, fiil ehliyetinin ilânı beklemeden yeniden kazanılmasıdır; kısıtlamada ise iyiniyetli üçüncü kişilere karşı etki ilânla başlar (TMK m. 410). Üçüncü nokta, kaldırma kararı verilmedikçe kısıtlılığın sürmesidir; Yargıtay, vesayetin kaldırıldığına ilişkin bilgi bulunmayan bir boşanma davasında kısıtlı eşin ehliyetinin re'sen gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/10007 E., 2012/30147 K., 12.12.2012).
Kaldırmanın ilânı
- Kural: Kısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunur.
- Bağlantı: Kaldırmanın ilânı, kısıtlamanın ilân edilmiş olmasına bağlıdır.
- Karşılık: Kısıtlamanın ilânı TMK m. 410'da düzenlenir.
Birinci fıkraya göre kısıtlama ilân edilmişse, kaldırılması da ilân olunur. Kısıtlama kararı kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur (TMK m. 410); vesayet makamının izniyle yerleşim yeri değişmişse kısıtlama yeni yerleşim yerinde de ilân olunur (TMK m. 412). Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar ise ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilân olunur (TMK m. 431). 473. madde, kaldırmanın ilânını kısıtlamanın ilân edilmiş olmasına bağlar; ilânın yerini ve biçimini ayrıca göstermez.
Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 417. maddesini karşılar ve İsviçre Medenî Kanununun 435. maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir; hüküm değişikliği yoktur (S. Sayısı 723, s. 154). Eski Kanun da kısıtlama ilân edilmişse kaldırılmasının da ilân olunacağını ve medeni hakları kullanma yetkisinin geri gelmesinin bu ilânın yapılmasına bağlı olmadığını öngörüyordu.
Fiil ehliyeti ilânı beklemez
- Kural: Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilâna bağlı değildir.
- Fark: Kısıtlama ise iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez.
- Sonuç: Kaldırmadan sonraki işlemler, işlem tarihindeki ehliyete göre değerlendirilir.
İkinci fıkraya göre fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilânın yapılmasına bağlı değildir. Bu kural, kısıtlamanın ilânına bağlanan sonuçtan farklıdır: kısıtlama iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez (TMK m. 410) ve Yargıtay, ilân edilmemiş bir kısıtlama kararının iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 12. HD, 2015/11249 E., 2015/13095 K., 11.05.2015). Kaldırmada ise ilân, kişinin fiil ehliyetini yeniden kazanmasının şartı değildir.
Yargıtay, kısıtlılık kararının kaldırıldığı tarihten sonraki icra takibi ve itiraz tarihlerinde borçlunun kısıtlı olmadığını esas almış; kısıtlılığın kaldırılmasından sonra itirazında kira ilişkisini inkâr etmeyen borçlunun, kısıtlılık döneminde kurulan kira sözleşmesinin şartlarını kabul etmiş sayılacağını belirtmiştir (Yargıtay 12. HD, 2023/5311 E., 2023/5856 K., 10.10.2023). Vesayet kaldırılmışsa kişinin sonraki işlemleri kısıtlılık kurallarına göre değil, işlem tarihindeki hukuki ehliyetine göre değerlendirilir; Yargıtay bu nedenle vekâletname ve satış tarihlerinde vesayetin sürüp sürmediğinin araştırılmasını aramıştır (Yargıtay 1. HD, 2012/10260 E., 2013/4749 K., 02.04.2013).
Kaldırma kararı verilmedikçe kısıtlılık sürer
- Kural: Diğer kısıtlılarda vesayet kaldırma kararıyla sona erer.
- Mahkeme: Kısıtlılığın sürüp sürmediği re'sen gözetilir.
- Kanıt: Kaldırma, vesayet makamının kararıyla belgelenir.
Küçükler ve hükümlüler dışındaki kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK m. 472). Bu nedenle kaldırma kararı verilmedikçe kısıtlılık sürer ve davalarda kişinin ehliyeti re'sen gözetilir. Yargıtay, vesayetin kaldırıldığına ilişkin bir bilgi veya belge bulunmayan bir boşanma davasında kısıtlı kocanın açtığı davanın kabul edilmesini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2012/10007 E., 2012/30147 K., 12.12.2012). Taraflardan birinin kısıtlılığının sürüp sürmediği dosyadan anlaşılamıyorsa bu husus ilgili mahkemeden sorulmalı, kısıtlılık kaldırılmışsa kanun yolu işlemleri kişinin kendisi yönünden de yapılmalıdır (Yargıtay 7. HD, 2023/4380 E., 2024/4293 K., 03.10.2024).
Kısıtlılığınız kaldırıldıysa, kaldırma kararının kesinleşme şerhli bir örneğini alın ve derdest davalarda, tapu ve banka işlemlerinde bu kararı sunun; fiil ehliyetinizi yeniden kazanmanız ilânın yapılmasına bağlı değildir (TMK m. 473/2). Kısıtlama ilân edilmişse, kaldırmanın da ilân edilip edilmediğini vesayet makamından takip edin (TMK m. 473/1). Kısıtlılığı kaldırılmış biriyle sözleşme yapacaksanız veya ona karşı dava açacaksanız, kaldırma kararının tarihini öğrenin; işlem tarihinde vesayetin sürüp sürmediği, işlemin değerlendirilmesinde araştırılır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 473. madde uyarınca kısıtlılığın kaldırılmasından sonra fiil ehliyetinin durumunu ve kaldırma kararı verilmedikçe kısıtlılığın sürmesinin sonuçlarını gösteren kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Vesayetin kaldırıldığına ilişkin bir bilgi veya belge yoksa kısıtlı eşin kendi açtığı boşanma davasında ehliyet re'sen gözetilir
Davacı koca, fiilî ayrılık sebebine dayanarak boşanma davası açtı. Koca daha önce 405. madde uyarınca kısıtlanmıştı ve bu davaya dayanak olan önceki dava vasisinin huzurunda görülerek sonuçlanmıştı. Aile mahkemesi, dosyada vesayetin kaldırıldığına ilişkin bir belge bulunmadığı hâlde kocanın açtığı davayı kabul etti.
“Dosya içerisinde davacı koca hakkında vesayetin kaldırıldığına ilişkin mevcut bir bilgi ya da belge de bulunmamaktadır. Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce re'sen gözönünde tutulur. Davanın kısıtlı adına kanuni temsilcisi (vasi) tarafından vesayet makamından da izin alınarak açılması gerekir. (TMK.md.462/8) Bu yön üzerinde durulmaksızın ehliyetsiz olan koca tarafından açılan davanın kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, kısıtlılığın ancak kaldırma kararıyla sona ermesinin boşanma davasındaki sonucunu gösterir. Dosyada vesayetin kaldırıldığına ilişkin bir bilgi veya belge bulunmadığından koca ehliyetsiz sayılmıştır. Daire, dava ve taraf ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve re'sen gözetileceğini, davanın kısıtlı adına vasi tarafından vesayet makamının izni alınarak açılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur (TMK m. 462).
Kısıtlılık kaldırıldıktan sonra yapılan itirazda kira ilişkisi inkâr edilmemişse, kısıtlılık döneminde kurulan kira sözleşmesinin şartları kesinleşir
Kira sözleşmesi, kiracı mahkeme kararıyla kısıtlı iken 2015'te kurulmuştu. Kiracının kısıtlılığı 10.10.2017'de kaldırıldı. Kiraya verenler 2019'da kira alacağı için icra takibi başlattı; kiracı itirazında kira ilişkisini inkâr etmedi, yalnız takip tutarına itiraz etti ve ödeme iddiasında bulundu. Bölge adliye mahkemesi, sözleşmenin kiracının fiil ehliyeti bulunmadığı dönemde yapıldığı gerekçesiyle sözleşmedeki kira artış şartına dayanılamayacağını kabul etti.
“10.10.2017 tarihinde kısıtlılık kararının kaldırıldığı, dolayısı ile 19.04.2019 tarihli takip tarihi ile 02.05.2019 tarihli takibe itiraz tarihlerinde davalı borçlunun kısıtlı olmadığının anlaşıldığı,borçlunun kira sözleşmesinin hükümsüzlüğünü genel mahkemelerde yargılama konusu etmediği gibi takibe itiraz dilekçesinde aralarındaki kira ilişkisini de inkar etmediği, yalnızca takibe konu meblağlara ilişkin itirazı ile ödeme iddialarının bulunduğu, başka bir deyişle davacı ile aralarındaki kiracılık ilişkisinin açıkça kabul edildiği ve kira sözleşmesi şartlarının kesinleştiği anlaşılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 473. maddenin ikinci fıkrasındaki kuralın bir uygulamasıdır. Daire, kısıtlılığın kaldırıldığı tarihten sonraki takip ve itiraz tarihlerinde borçlunun kısıtlı olmadığını esas almış; kısıtlılığın kaldırılmasından sonra kira ilişkisini inkâr etmeyen borçlunun sözleşme şartlarını kabul etmiş sayılacağını belirterek, sözleşmenin kısıtlılık döneminde kurulduğu gerekçesiyle verilen kararı bozmuştur. Kararda kaldırmanın ilânına ilişkin bir değerlendirme yer almamaktadır.
İşlem tarihinde vesayetin sürüp sürmediği araştırılmalıdır; vesayet kaldırılmışsa kişinin işlemi, o tarihteki hukuki ehliyetine göre değerlendirilir
Mirasbırakanın vekil tayin ettiği kişi, 2004'te mirasbırakana ait bir bağımsız bölümü satış yoluyla devretti. Mirasçı, mirasbırakanın vesayet altında olduğunu ve vekâletnamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istedi. Dosyadaki 1972 tarihli bir mahkeme kararından mirasbırakana vasi atandığı, 1996'da ise yasal danışman atandığı anlaşılıyordu; mahkeme vesayetin kaldırılıp kaldırılmadığını araştırmadan davayı reddetti.
“Hal böyle olunca, vekâletname ve akit tarihleri itibarıyla murisin vesayet altında olup olmadığının araştırılarak, vesayet altında olduğunun tespiti halinde vasiden izin alınmaksızın yapılan vekaletnamenin geçerli olmadığı, vesayetin kaldırıldığının tespit edilmesi halinde ise yukarıdaki ilkeler çerçevesinde miras bırakanın vekaletname ve akit tarihleri itibarıyla hukuki ehliyete haiz olup olmadığının tespit edilmesi”
Ne anlama geliyor? Karar, vesayetin kaldırılmasının işlemlerin değerlendirilmesindeki etkisini gösterir. Daire, vekâletname ve satış tarihlerinde vesayet sürüyorsa vasiden izin alınmadan verilen vekâletnamenin geçerli olmayacağını; vesayet kaldırılmışsa kişinin o tarihlerdeki hukuki ehliyetinin genel ilkelere göre ayrıca araştırılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Kararda öncelikle vesayetin işlem tarihlerinde sürüp sürmediğinin araştırılması aranmıştır.
Madde gerekçesi
Madde 473- Yürürlükteki Kanunun 417 nci maddesini karşılamaktadır. Madde anlaştırılmış ve İsviçre Medenî Kanununun 435 inci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 154Tasarının 473. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 475); Kanun metni Tasarı metniyle aynıdır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 417. maddeydi; madde "Usul" başlığı altında "İlan" kenar başlığını taşıyordu.
Hacir ilan edilmiş ise ref'i dahi ilan olunur. Medeni hakları kullanmak salahiyetinin avdeti, bu ilanın icrasına mütevakkıf değildir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 417 | 4721 sayılı Kanun m. 473 | |
|---|---|---|
| İlân | Kısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunur | Kısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunur |
| Ehliyet | Medeni hakları kullanma yetkisinin geri gelmesi ilâna bağlı değil | Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilâna bağlı değil |
| Düzen | Tek fıkra | İki fıkra |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu maddeyi aynen kabul etti | S. Sayısı 723, s. 475 |
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 473. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 410: Kısıtlamanın ilânı.
- TMK m. 412: Yerleşim yerinin değişmesi.
- TMK m. 431: Kayyım ve yasal danışman atamasının usulü ve ilânı.
- TMK m. 472: Vesayetin kaldırılması.
- TMK m. 474: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında kaldırma.
- TMK m. 475: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimde kaldırma.
- TMK m. 476: İstek üzerine kısıtlamada kaldırma.
Kısıtlılığın kaldırılması, kaldırmanın ilânı, eşinizin kısıtlılığının boşanma davasına etkisi ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 473 ne diyor?
Kısıtlama ilân edilmişse kaldırılmasının da ilân olunacağını ve fiil ehliyetinin yeniden kazanılmasının ilânın yapılmasına bağlı olmadığını düzenler.
Kısıtlılığın kaldırılması ilân edilir mi?
Kısıtlama ilân edilmişse evet; kaldırılması da ilân olunur (TMK m. 473/1).
İlân yapılmadan fiil ehliyeti geri gelir mi?
Evet; fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilânın yapılmasına bağlı değildir (TMK m. 473/2).
Kısıtlamanın ilânı ile kaldırmanın ilânı arasında fark var mı?
Evet; kısıtlama iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez (TMK m. 410/2), kaldırmada ise fiil ehliyeti ilânı beklemeden yeniden kazanılır (TMK m. 473/2).
Kısıtlama nerede ilân olunur?
Kısıtlama kararı kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur (TMK m. 410/1).
Kayyım veya yasal danışman atanması ilân edilir mi?
Ancak vesayet makamı gerekli görürse ilân olunur (TMK m. 431/2).
Kısıtlılığı kaldırılan kişinin sonraki işlemleri nasıl değerlendirilir?
Kısıtlılık engeli kalkar; işlem, işlem tarihindeki hukuki ehliyete göre değerlendirilir (Yargıtay 1. HD, 2012/10260 E., 2013/4749 K., 02.04.2013).
Vesayet kaldırılmadan kısıtlı eşin açtığı boşanma davası kabul edilebilir mi?
Yargıtay, vesayetin kaldırıldığına ilişkin belge bulunmayan davada kısıtlı kocanın açtığı davanın kabulünü bozmuş ve davanın vasi tarafından vesayet makamının izniyle açılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/10007 E., 2012/30147 K., 12.12.2012).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 417. maddesi. Gerekçeye göre hüküm değişikliği yoktur.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır; madde 01.01.2002'den beri aynı metinle yürürlüktedir.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 9, 410, 412, 431, 462, 472, 473
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 417 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 473 gerekçesi s. 154, Tasarı ve Komisyon metni s. 475
- Yargıtay 2. HD, 2012/10007 E., 2012/30147 K., 12.12.2012
- Yargıtay 1. HD, 2012/10260 E., 2013/4749 K., 02.04.2013
- Yargıtay 7. HD, 2023/4380 E., 2024/4293 K., 03.10.2024
- Yargıtay 12. HD, 2023/5311 E., 2023/5856 K., 10.10.2023
- Yargıtay 12. HD, 2015/11249 E., 2015/13095 K., 11.05.2015
