Türk Medeni Kanunu · Vesayeti Gerektiren Hâllerin Sona Ermesi

TMK Madde 472: Diğer Kısıtlılarda Vesayetin Kaldırılması

Türk Medeni Kanunu'nun 472. maddesine göre küçükler ve hükümlüler dışındaki kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer; vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkınca vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir, kısıtlı ve ilgililerden her biri de vesayetin kaldırılmasını isteyebilir. Bu sayfada kaldırma kararının zorunluluğunu, kimlerin isteyebileceğini, duruşma ve delil kurallarını, kanun yolunu, velayet davasıyla ilişkisini, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 6 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Üçüncü Bölüm: Vesayetin Sona Ermesi › Birinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâllerin Sona Ermesi › C. Diğer kısıtlılarda

I. Kaldırılması

Madde 472

  1. (1)Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer.
  2. (2)Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
  3. (3)Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 472 ne düzenler?
  3. Kaldırma kararı olmadan sona ermez
  4. Kaldırma istemi: kısıtlı ve ilgililer
  5. Usul: duruşma, deliller ve araştırma
  6. Kararın niteliği ve kanun yolu
  7. Vesayet altındaki çocuk ve velayet davası
  8. Kaldırmanın sonuçları
  9. Yargıtay kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 472, küçükler ve hükümlüler dışındaki kısıtlılar üzerindeki vesayetin nasıl sona ereceğini düzenler. Bu kişiler üzerindeki vesayet kendiliğinden değil, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer. Vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkınca vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir; kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılmasını isteyebilir. Hukuk Genel Kurulu, kaldırma istemlerinin duruşma açılmadan dosya üzerinden karara bağlanamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2013/18-18 E., 2013/891 K., 26.06.2013). Kaldırma istemi vesayet kararından bağımsız yeni bir dava sayılır ve 20.07.2016'dan sonra verilen kararlara karşı istinaf yoluna gidilir (Yargıtay 2. HD, 2024/8863 E., 2024/8662 K., 18.11.2024).

Vesayetin kaldırılması
Vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkınca vesayet makamının vesayete son vermesi (TMK m. 472).
Yetkili vesayet makamı
Kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi (TMK m. 397, 411).
İlgili
Gerekçeye göre vesayetin kaldırılmasında menfaati bulunan kişi (TMK m. 472/3).

TMK 472 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Sona ermeYetkili vesayet makamının kararıylaTMK m. 472/1
Karar yükümlülüğüSebep ortadan kalkınca vesayet makamı karar verirTMK m. 472/2
İstemKısıtlı ve ilgililerden her biriTMK m. 472/3
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığıResmî sağlık kurulu raporuTMK m. 474
Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimEn az bir yıl şikâyete meydan vermemekTMK m. 475
Kendi isteğiyle kısıtlamaKısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasıTMK m. 476
İlânKısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunurTMK m. 473
Eski Kanun743 sayılı Kanun m. 416Gerekçe, s. 154

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 416. maddesini karşılar; madde kenar başlığıyla birlikte yeniden kaleme alınmış ve "vesayetin ref'i şartları" biçimindeki kenar başlık "Kaldırılması" olarak değiştirilmiştir. Eski maddedeki "asliye mahkemesi" deyimi yerine, vesayete son verme görev ve yetkisi vesayet makamına ait olduğundan "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır (S. Sayısı 723, s. 154). Tasarının 472. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (s. 475).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, vesayetin kendiliğinden sona ermemesidir; vesayet kaldırma kararıyla sona erer ve vasinin görevinin sona ermesi kısıtlanmayı ortadan kaldırmaz (Yargıtay 8. HD, 2021/949 E., 2021/4033 K., 17.05.2021). İkinci nokta, kaldırma isteminin duruşma açılarak incelenmesi gerektiğidir (Yargıtay HGK, 2013/18-18 E., 2013/891 K., 26.06.2013). Üçüncü nokta, vesayet altındaki çocuğun velayeti istenmişse önce velayet davasının karara bağlanmasıdır (Yargıtay 2. HD, 2025/2183 E., 2025/6791 K., 01.07.2025).

Kaldırma kararı olmadan sona ermez

  • Kural: Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer.
  • Kapsam: Küçükler (m. 470) ve hükümlüler (m. 471) dışındaki kısıtlılar.
  • Görev: Sebep ortadan kalkınca vesayet makamı kaldırma kararı verir.

Birinci fıkra, küçükler ve hükümlüler dışındaki kısıtlılar üzerindeki vesayetin kendiliğinden değil, yetkili vesayet makamının kararıyla sona ereceğini düzenler. Küçük üzerindeki vesayet erginlikle (TMK m. 470), hükümlü üzerindeki vesayet hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle (TMK m. 471) kendiliğinden kalkar; bu maddedeki kişiler bakımından ise ayrı bir kaldırma kararı gerekir. Kanun bu kısıtlılar için kısıtlama sebebine göre ayrı usul kuralları koyar: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK m. 474), savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetim (TMK m. 475) ve kendi isteğiyle kısıtlama (TMK m. 476).

Yetkili vesayet makamı, kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397, m. 411); vesayet makamının izniyle yerleşim yeri değişmişse yetki yeni vesayet dairelerine geçer (TMK m. 412). Gerekçe, eski Kanun'daki "asliye mahkemesi" deyiminin yerine vesayete son verme görev ve yetkisi vesayet makamına ait olduğundan "vesayet makamı" deyiminin kullanıldığını; ikinci fıkranın, vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkmışsa vesayet makamının vesayetin sona ermesine karar vermesi gerektiğini hükme bağladığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 154).

Vesayetin kaldırılması, vasinin görevinin sona ermesinden farklıdır. Yargıtay, kısıtlının vesayetin kaldırılması istemi üzerine ek kararla bir yıl süreli kısıtlama kararı verilmesini bozmuş; vasinin görevinin sona ermesinin kısıtlanmayı ortadan kaldırmadığını, yalnız yeni vasi atanmasını gerektirdiğini ve Kanun'da vesayetin uzatılmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2021/949 E., 2021/4033 K., 17.05.2021). Hükümde hem vesayeti gerektiren sebebin sona erdiğinin tespit edildiği hem de vasinin görevine son verildiği bir kararı ise Yargıtay, vesayet kararının kaldırılması niteliğinde saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/9736 E., 2011/20816 K., 05.12.2011).

Kaldırma istemi: kısıtlı ve ilgililer

  • İstem hakkı: Kısıtlı ve ilgililerden her biri kaldırılmayı isteyebilir.
  • Nitelendirme: Kısıtlama sebebinin kalktığını bildiren dilekçe kaldırma istemidir.
  • Karar: Mahkeme istem hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurmalıdır.

Üçüncü fıkraya göre kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılmasını isteyebilir; gerekçe, bu fıkranın kısıtlı ve menfaati bulunan ilgililerden her birine vesayetin kaldırılmasını isteme olanağı tanıdığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 154). Yargıtay, kısıtlının kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını bildiren dilekçesini kısıtlama kararına karşı kanun yolu başvurusu olarak değil, vesayetin kaldırılması istemi olarak nitelendirmiş ve mahkemenin bu istem hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/16233 E., 2012/10902 K., 26.04.2012). Vesayetin kaldırılması istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/21302 E., 2012/15783 K., 11.06.2012).

Kısıtlının eşinin, kısıtlının vasi atanmasını gerektiren bir durumu bulunmadığını ileri süren dilekçesi de Yargıtay tarafından vesayetin kaldırılması istemi niteliğinde görülmüştür (Yargıtay 2. HD, 2011/17923 E., 2012/12641 K., 10.05.2012). Vasinin öncelikle vesayetin kaldırılmasını istediği bir dosyada, mahkemenin kısıtlama maddesine ilişkin maddi hatayı düzeltmekle yetinmesi doğru bulunmamış ve isteğe bağlı vesayetin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2019/5784 E., 2019/10444 K., 25.11.2019).

Usul: duruşma, deliller ve araştırma

  • Duruşma: Kaldırma istemi dosya üzerinden karara bağlanamaz.
  • Araştırma: Re'sen araştırma ilkesi uygulanır.
  • Özel kurallar: Kısıtlama sebebine göre TMK m. 474-476.

Vesayet işleri çekişmesiz yargı işidir ve bu işlerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır (HMK m. 382/2-b-19, 385). Hukuk Genel Kurulu, vesayet kararının kişi için yeni bir hukuki statü meydana getirdiğini belirterek vesayetin kaldırılması istemlerinde duruşma açılmadan, kısıtlıya savunma hakkı verilmeden ve taraf delilleri toplanmadan dosya üzerinden karar verilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2013/18-18 E., 2013/891 K., 26.06.2013). Aynı kural istemin kabulü hâlinde de uygulanmış; vesayet makamının duruşma açmadan dosya üzerinden kısıtlılığın kaldırılmasına karar vermesi, vasinin temyizi üzerine bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/8243 E., 2018/749 K., 18.01.2018). Yargıtay, dosya üzerinden verilen bir ret kararını ayrıca kısıtlı hakkında yeniden resmî sağlık kurulu raporu alınmadığı için de bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 2015/12264 E., 2016/9889 K., 20.06.2016).

Vesayetin kaldırılması davasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir; Yargıtay, taraflara delillerini sunmaları için süre verilmesini, gösterilen delillerin toplanmasını, uzman bilirkişi görüşü alınmasını ve delillerin birlikte değerlendirilmesini aramıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/21482 E., 2012/20294 K., 05.09.2012). Hukuk Genel Kurulu ayrıca, malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanan davacının vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalktığını ispatlayamadığı bir dosyada istemin reddi gerektiğini oyçokluğuyla kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2009/2-17 E., 2009/46 K., 04.02.2009).

Kısıtlama sebebine göre ek usul kuralları vardır. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan kişi bakımından kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmelidir (TMK m. 474). Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetim sebebiyle kısıtlanan kişinin kaldırılmayı isteyebilmesi için en az bir yıldan beri bu sebeple ilgili bir şikâyete meydan vermemiş olması gerekir (TMK m. 475). Kendi isteğiyle kısıtlanan kişi bakımından ise kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması aranır (TMK m. 476).

Kararın niteliği ve kanun yolu

  • Nitelik: Kaldırma kararı yargısal niteliktedir ve bağımsız yeni bir davadır.
  • Kanun yolu: 20.07.2016'dan sonra verilen kararlara karşı istinaf.
  • Ayrım: Vasinin görevden alınmasına ilişkin kararlar TMK m. 488 uyarınca itiraza tabidir.

Yargıtay, vesayet makamının vesayetin sona ermesiyle ilgili kararlarını idari değil yargısal nitelikte ve kanun yoluna tabi kabul etmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/1416 E., 2015/14866 K., 20.10.2015). Bu nedenle kaldırma kararına karşı denetim makamına itiraz yolu işlemez; Yargıtay, kaldırma kararına yöneltilen itirazı reddeden denetim makamı kararını bozarak kaldırmış ve itiraz dilekçesini temyiz dilekçesi olarak kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/8536 E., 2012/20586 K., 10.09.2012).

Yargıtay, vesayetin kaldırılması istemini vesayet kararından bağımsız yeni bir dava olarak nitelendirmiştir; bu nedenle ilk vesayet kararı bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016'dan önce verilmiş olsa bile, bu tarihten sonra verilen kaldırma kararına karşı istinaf yoluna gidilir (Yargıtay 2. HD, 2024/8863 E., 2024/8662 K., 18.11.2024; Yargıtay 2. HD, 2024/5463 E., 2024/6568 K., 30.09.2024). Yargıtay, bu kuralı ilk incelemesinde gözden kaçırarak verdiği bir kararı karar düzeltme üzerine kaldırmış ve dosyayı istinaf incelemesi için geri çevirmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/5130 E., 2024/5416 K., 04.07.2024). Bölge adliye mahkemesinin vesayetin kaldırılması istemine ilişkin kararı ise kesindir; Yargıtay, vesayet işleri çekişmesiz yargı işi olduğundan bu kararlara karşı temyiz yoluna gidilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/8264 E., 2023/6144 K., 13.12.2023).

Vesayetin kaldırılmasına ilişkin kararla vasinin görevden alınmasına ilişkin karar farklı yollara tabidir. Vasinin görevden alınması veya bu yöndeki istemin reddine ilişkin vesayet makamı kararlarına karşı on gün içinde denetim makamına itiraz edilir ve denetim makamının kararı kesindir (TMK m. 488); Yargıtay aynı dilekçedeki iki istemi bu ayrıma göre incelemiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/2851 E., 2011/16254 K., 19.10.2011).

Vesayet altındaki çocuk ve velayet davası

  • Önceki kararlar: Velayet davası, vesayetin kaldırılmasını bekliyordu.
  • 2025 kararı: Önce velayet davası karara bağlanır.
  • Gerekçe: Çocuk yasal temsilcisiz bırakılmamalıdır.

Küçük üzerindeki vesayet erginlikle sona erer (TMK m. 470); küçük ergin olmadan velayetin ana veya babaya verilmesi istendiğinde ise vesayet kararının kaldırılması ile velayet davası arasındaki ilişki gündeme gelir. Yargıtay 2016'da, aile mahkemesinde açılan davanın vesayetin kaldırılmasına ilişkin bölümünün ayrılarak sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararıyla gönderilmesini ve velayet istemi hakkında vesayet makamının vereceği karara göre hüküm kurulmasını aramıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/16808 E., 2016/15677 K., 07.12.2016). Aynı yıl verilen başka bir kararda sulh hukuk mahkemesinde görülen vesayetin kaldırılması talebinin velayet davasında bekletici mesele yapılması istenmiş (Yargıtay 2. HD, 2016/18882 E., 2016/16214 K., 20.12.2016), 2022 tarihli bir kararda da velayet isteyen anneye vesayetin kaldırılması için dava açmak üzere süre verilmesi aranmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/2999 E., 2022/5186 K., 31.05.2022).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025'te, bölge adliye mahkemesinin iki dairesi arasındaki uyuşmazlığı giderirken çocuğun yüksek yararı gereğince asıl olanın velayet düzenlemesi olduğunu, öncelikle velayet davasının karara bağlanması ve vesayet dosyasının velayet davasını bekletici mesele yapması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/2183 E., 2025/6791 K., 01.07.2025). Kararda, vesayet önce kaldırılırsa velayet davası sürerken çocuğun yasal temsilci korumasından yoksun kalacağı, velayet istemi reddedilirse yeniden vasi atanması için yargılamanın tekrarlanması gerekeceği vurgulanmıştır.

Kaldırmanın sonuçları

  • Fiil ehliyeti: Kişi fiil ehliyetini yeniden kazanır; bu, ilâna bağlı değildir.
  • Vasi: Görevi sona eren vasi son rapor ve kesin hesap verir.
  • Hafif önlem: Vesayet kaldırılırken yasal danışman atanabilir.

Kısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunur; ancak fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilânın yapılmasına bağlı değildir (TMK m. 473). Görevi sona eren vasi yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına verir, malvarlığını teslim edilmek üzere hazır bulundurur (TMK m. 489).

Vesayet kaldırılırken kişinin korunması için daha hafif bir önlem de alınabilir: vesayeti kaldırarak kişiye yasal danışman atayan sulh hukuk mahkemesi kararı Yargıtay tarafından onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/314 E., 2011/14231 K., 28.09.2011). Başka bir dosyada da ilk derece mahkemesi vesayetin kaldırılması davasını kısmen kabul ederek vasiliğin kaldırılmasına ve yasal danışman atanmasına karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/5130 E., 2024/5416 K., 04.07.2024). Yasal danışman, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen kişiye, maddede sayılan işlerde görüşü alınmak üzere atanır (TMK m. 429).

Uygulamada

Vesayetin kaldırılmasını istiyorsanız, başvuruyu kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapın ve kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını gösteren delilleri sunun; kısıtlama akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanıyorsa resmî sağlık kurulu raporu, savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetime dayanıyorsa en az bir yıllık şikâyetsiz dönem aranır (TMK m. 474, 475). Mahkeme duruşma açmadan karar verirse, bu eksikliği kanun yolunda ileri sürün. Kaldırma kararına karşı 20.07.2016'dan sonra verilen kararlarda istinaf yoluna gidilir; vasinin görevden alınması gibi yönetim kararlarında ise on gün içinde denetim makamına itiraz edilir (TMK m. 488). Boşanmadan sonra vesayet altına alınan çocuğunuzun velayetini istiyorsanız, velayet davasını aile mahkemesinde açın; 2025 kararına göre vesayet dosyası bu davayı bekler.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar, 472. madde uyarınca vesayetin kaldırılması isteminin usulünü, kaldırma kararına karşı kanun yolunu, velayet davasıyla ilişkisini ve kaldırmanın sonuçlarını gösteren kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2013/18-18 E. · 2013/891 K.26.06.2013

Vesayetin kaldırılması istemi duruşma açılmadan, kısıtlıya savunma hakkı verilmeden ve deliller toplanmadan dosya üzerinden karara bağlanamaz

Kısıtlama kararı 2008'de kesinleşmişti. Kısıtlı 2012'de, kısıtlılık hâlinin ortadan kalktığına ilişkin yeni deliller bulunduğunu belirterek duruşma açılmasını, delillerin toplanmasını ve vesayetin kaldırılmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi vasiye tebligat yapmadan ve duruşma açmadan istemi dosya üzerinden reddetti; Özel Dairenin bozma kararına karşı da direndi.

“Az yukarda anlatıldığı üzere, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde HMK'nun 320/1. maddesi uyarınca Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verilebilmekte ise de; vesayet kararı, kişilerin özgürlükleri bakımından ağır sonuçlar doğuran, kişi için yeni bir hukuki statü meydana getiren hukuki bir işlem olduğundan vesayetin kaldırılması istemlerinde duruşma açmadan evrak üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; yerel mahkemece, duruşma açılmadan, kısıtlıya savunma hakkı verilmeden ve taraf delilleri toplanmadan dosya üzerinden karar verilmesi doğru olmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 472. madde uyarınca verilecek kaldırma kararının usulünü belirler. Hukuk Genel Kurulu, basit yargılama usulünde tarafları duruşmaya çağırmadan karar verilebilen hâlleri ayırmış; vesayet kararı kişi için yeni bir hukuki statü doğurduğundan vesayetin kaldırılması istemlerinin duruşma açılarak, kısıtlının savunması alınarak ve deliller toplanarak incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı, Özel Dairenin gerekçesinden farklı bir gerekçeyle bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/16233 E. · 2012/10902 K.26.04.2012

Kısıtlının, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını bildiren dilekçesi vesayetin kaldırılması istemidir; mahkeme bu istem hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurmalıdır

Kısıtlı, hakkındaki kısıtlama kararından sonra verdiği dilekçede kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını ileri sürdü. Sulh hukuk mahkemesi resmî sağlık kurulu raporu da aldırdı; ancak istem hakkında hüküm kurulmadan dosya temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildi.

“Kısıtlının 11.02.2011 tarihli dilekçesi, daha önce verilmiş bulunan kısıtlama kararının temyizi niteliğinde olmayıp, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığından bahisle, üzerindeki vesayetin kaldırılması isteği niteliğindedir (TMK. m 474.). Bu doğrultuda mahkemece 08.06.2011 tarihinde resmi heyet raporu da aldırıldığı halde, istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 472. maddenin üçüncü fıkrasındaki istem hakkının nasıl ele alınacağını gösterir. Kısıtlının kendi dilekçesi, kısıtlama kararına karşı kanun yolu başvurusu olarak değil, vesayetin kaldırılması istemi olarak nitelendirilmiştir. Daire, mahkemenin önce bu istem hakkında bir hüküm kurması, ancak bu hüküm temyiz edilirse dosyayı göndermesi gerektiğini belirterek dosyayı mahkemesine geri göndermiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/2851 E. · 2011/16254 K.19.10.2011

Vesayetin kaldırılması isteminin reddi kanun yolu incelemesine tabidir; vasinin görevden alınması istemine ilişkin karar ise denetim makamına itirazla incelenir

Davacı, vesayetin kaldırılmasını ve vasinin görevden alınarak yeni vasi atanmasını istedi. Vesayet makamı istemleri reddetti; davacı kararı her iki yönden temyiz etti.

“Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının, vesayetin kaldırılması isteğinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının vasinin görevden alınmasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Vasinin görevden alınması veya bu yöndeki isteğin reddine ilişkin vesayet makamınca verilen kararlar, temyize kabil olmayıp, itiraza tabidir. İlgililer vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirlir. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlar (TMK.md.488).”

Ne anlama geliyor? Karar, vesayet makamının iki tür kararını birbirinden ayırır. Vesayetin kaldırılması istemine ilişkin karar kanun yolu denetimine tabi tutulmuş ve Daire bu kısmı inceleyerek onamıştır. Vasinin görevden alınmasına ilişkin karar ise 488. madde uyarınca on gün içinde denetim makamına itiraz edilerek incelenir ve denetim makamının kararı kesindir; bu nedenle temyiz dilekçesinin bu kısmı görev yönünden reddedilmiştir. Kararın verildiği tarihte kaldırma kararlarına karşı kanun yolu temyizdi; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından sonra verilen kaldırma kararlarına karşı istinaf yoluna gidilir (TMK m. 488).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/8863 E. · 2024/8662 K.18.11.2024

Vesayetin kaldırılması istemi vesayet kararından bağımsız yeni bir davadır; kaldırma kararı 20.07.2016'dan sonra verilmişse istinaf yoluna gidilir

Sulh hukuk mahkemesi, 2014 esas numaralı bir vesayet dosyasında kısıtlılığın kaldırılmasına ve vasiliğin son bulduğunun tespitine karar verdi. Vasinin itirazı üzerine denetim makamı kararın istinafa tabi olduğunu belirterek başvuruyu usulden reddetti; bölge adliye mahkemesi ise kararın temyize tabi olduğu gerekçesiyle dosyayı ilk derece mahkemesine geri çevirdi.

“Vesayetin kaldırılması istemi vesayet kararından bağımsız bir talep niteliğinde olduğundan yeni bir dava niteliğindedir. Mahkeme, bağımsız yeni bir dava niteliğinde olan kısıtlılığın kaldırılması davası hakkında 20.07.2016 tarihinden sonra karar vermiştir. Yukarıda açıklanan sebeple, kanun yolu inceleme görevi Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğundan, istinaf hükümlerine göre inceleme yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesi için Mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 472. madde uyarınca verilen kaldırma kararlarında kanun yolunu belirler. Daire, kaldırma istemini ilk vesayet kararının devamı olarak değil, ondan bağımsız yeni bir dava olarak nitelendirmiştir. Bu nedenle vesayet dosyası bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce açılmış olsa bile, 20.07.2016'dan sonra verilen kaldırma kararına karşı istinaf yoluna gidilmesi gerektiği kabul edilmiş ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere geri çevrilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/2183 E. · 2025/6791 K.01.07.2025

Vesayet altındaki çocuğun velayeti istenmişse önce velayet davası karara bağlanır; vesayetin kaldırılması istemi bu davayı bekler

Boşanma kararıyla velayeti ebeveynlerden birine bırakılan çocuğa sonradan vasi atanmıştı. Diğer ebeveyn aile mahkemesinde velayetin kendisine verilmesini, sulh hukuk mahkemesinde de vesayetin kaldırılmasını istedi. Bölge adliye mahkemesinin iki dairesi, hangi davanın diğerini bekleyeceği konusunda birbirine aykırı kararlar verdi; bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulu uyuşmazlığın giderilmesini Yargıtaydan istedi.

“O halde, tüm bu açıklamalar ışığında, velayetin değiştirilmesine ilişkin davanın sonuçlanması, bunun üzerine vesayet kararının kaldırılıp kaldırılmayacağının düşünülmesi gerektiği, aksi durumda öncelikle vesayet kararının kaldırılması ve velayetin değiştirilmesi davasının devam etmesi durumunda, velayetin değiştirilmesi davası sonuçlanana kadar küçüğün yasal temsilcisinin bulunmayacağı”

Ne anlama geliyor? Karar, vesayetin kaldırılması ile velayet davası arasındaki sırayı belirler. Daire, çocuğun yüksek yararı gereğince asıl olanın velayet düzenlemesi olduğunu belirtmiş; vesayet önce kaldırılırsa velayet davası sürerken çocuğun yasal temsilciden yoksun kalacağını, velayet istemi reddedilirse yeniden vasi atanması için yargılamanın tekrarlanması gerekeceğini vurgulamıştır. Bu nedenle vesayet dosyasının velayet davasını bekletici mesele yapması gerektiği sonucuna varılmış ve bölge adliye mahkemesi daireleri arasındaki uyuşmazlık bu yönde giderilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/314 E. · 2011/14231 K.28.09.2011

Vesayeti kaldırıp kişiye yasal danışman atayan karar onanmıştır; yasal danışmanın şahsına itiraz önce vesayet makamınca, reddedilirse denetim makamınca incelenir

Kısıtlı vesayetin kaldırılmasını istedi; birleşen davada ise vasinin değiştirilmesi istendi. Sulh hukuk mahkemesi vesayetin kaldırılmasına ve kişiye yasal danışman atanmasına karar verdi. Hüküm her iki dava yönünden temyiz edildi; atanan yasal danışmanın şahsına da itiraz edildi.

“Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre vesayetin kaldırılması ve yasal danışman atanmasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Yasal danışmanın şahsına yapılan itirazların incelenmesine gelince; Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul yasal danışman için de uygulanır. Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin yasal danışmana yapılan itirazın yada kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı ret etmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, vesayet kaldırılırken kişinin korunması için daha hafif bir önlemin alınabildiği bir örnektir. Vesayet makamı vesayeti kaldırmış ve kişiye yasal danışman atamış; Daire bu hükmü onamıştır. Yasal danışmanın şahsına yönelik itiraz ise vasi atanmasına ilişkin usul kurallarına tabi tutulmuş, önce vesayet makamının, itirazı reddetmesi hâlinde denetim makamının incelemesi gerektiği belirtilmiştir (TMK m. 429).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 472- Yürürlükteki Kanunun 416 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Kaynak Kanunda bu maddeyi karşılayan 433 üncü maddenin kenar başlığı “Vesayetin sona erme koşulları” şeklindedir. 1984 tarihli Öntasarıda da aynı deyim kullanılmıştır. Oysa bu maddede vesayetin sonra erme sebepleri düzenlenmiştir. Bu nedenle “vesayetin ref’i şartları” biçimindeki kenar başlık “Kaldırılması” olarak değiştirilmiştir. Maddenin birinci fıkrası anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu maddede yer alan “asliye mahkemesi” deyimi yerine vesayete son verme görev ve yetkisi vesayet makamına ait olduğundan “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır. İkinci fıkrada vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkmış olması durumunda vesayet makamının vesayetin sona ermesine karar vermesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Maddenin üçüncü fıkrası kısıtlı ve menfaati bulunan ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılmasını istemesine olanak tanımaktadır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 154

Gerekçe metni kaynağındaki yazımıyla aktarılmıştır. Tasarının 472. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 475); Kanun metni Tasarı metniyle aynıdır.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 416. maddeydi; madde "Diğer vesayete tabi kimseler hakkında" başlığı altında "Vesayetin ref'i şartları" kenar başlığını taşıyordu.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 416 (mülga)

Sair eşhas üzerindeki vesayet, mahkemei asliye tarafından ref ile nihayet bulur. Hacir sebebi zail olunca mahkemei asliye hacri ref ile mükelleftir. Mahcur ile alakadarlardan herbiri, hacrin refini talep edebilir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 4164721 sayılı Kanun m. 472
Sona ermeAsliye mahkemesinin kaldırma kararıylaYetkili vesayet makamının kararıyla
Karar yükümlülüğüKısıtlama sebebi ortadan kalkınca mahkeme kaldırmakla yükümlüSebep ortadan kalkınca vesayet makamı karar verir
İstemKısıtlı ve ilgililerden her biriKısıtlı ve ilgililerden her biri
Kenar başlıkVesayetin ref'i şartlarıKaldırılması

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
Tasarı aşamasıAdalet Komisyonu maddeyi aynen kabul ettiS. Sayısı 723, s. 475
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 472. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler
  • TMK m. 470: Küçüklerde vesayetin sona ermesi.
  • TMK m. 471: Hükümlülerde vesayetin sona ermesi.
  • TMK m. 473: Kaldırmanın ilânı.
  • TMK m. 474: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında kaldırma.
  • TMK m. 475: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimde kaldırma.
  • TMK m. 476: İstek üzerine kısıtlamada kaldırma.
  • TMK m. 488: Vesayet makamı kararlarına itiraz.

Kısıtlı bir yakınınızın vesayetinin kaldırılması, vesayet altındaki çocuğunuzun velayeti ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 472 ne diyor?

Küçükler ve hükümlüler dışındaki kısıtlılar üzerindeki vesayetin yetkili vesayet makamının kararıyla sona ereceğini, vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkınca vesayet makamının vesayetin sona ermesine karar vereceğini ve kısıtlı ile ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılmasını isteyebileceğini düzenler.

Vesayet kendiliğinden sona erer mi?

Hayır; bu kişiler bakımından vesayet yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK m. 472/1). Küçüklerde erginlikle, hükümlülerde hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden sona erme ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

Vesayetin kaldırılmasını kim isteyebilir?

Kısıtlı ve ilgililerden her biri isteyebilir (TMK m. 472/3); gerekçeye göre ilgili, kaldırılmada menfaati bulunan kişidir.

Kısıtlı kaldırma istemini kendisi yapabilir mi?

Evet; kısıtlının kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını bildiren dilekçesi vesayetin kaldırılması istemi sayılmış ve mahkemenin bu istem hakkında hüküm kurması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/16233 E., 2012/10902 K., 26.04.2012).

Mahkeme dosya üzerinden karar verebilir mi?

Hayır; Hukuk Genel Kurulu, duruşma açılmadan, kısıtlıya savunma hakkı verilmeden ve taraf delilleri toplanmadan dosya üzerinden karar verilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2013/18-18 E., 2013/891 K., 26.06.2013).

Hangi mahkemeye başvurulur?

Kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet makamına, yani sulh hukuk mahkemesine (TMK m. 397, 411).

Kaldırma kararına karşı hangi kanun yoluna gidilir?

20.07.2016'dan sonra verilen kararlara karşı istinaf yoluna gidilir (Yargıtay 2. HD, 2024/8863 E., 2024/8662 K., 18.11.2024); bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (Yargıtay 2. HD, 2023/8264 E., 2023/6144 K., 13.12.2023).

Vesayet altındaki çocuğun velayeti için önce vesayet mi kaldırılmalı?

2025 kararına göre hayır; önce velayet davası karara bağlanır ve vesayet dosyası bu davayı bekletici mesele yapar (Yargıtay 2. HD, 2025/2183 E., 2025/6791 K., 01.07.2025).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 416. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır; madde 01.01.2002'den beri aynı metinle yürürlüktedir.

Kaynaklar ve Mevzuat

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp