TMK 434, koruma önlemlerinde yerleşim yeri vesayet makamına bildirim yükümlülüğünü düzenler. İki durumda bildirim gerekir: kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiğinde veya alıkonulduğunda ve ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğünde. Bildirimle yükümlü olanlar, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı ile özel kanunlarda öngörülen ilgililerdir; bildirim yerleşim yeri vesayet makamına yapılır. Yargıtay, kısıtlama ve vesayet altına alma bildiriminin bir dava olmadığını, hâkimi harekete geçiren bir uyarı olduğunu ve herhangi bir kişinin bildiriminin yeterli olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/6905 E., 2017/15394 K., 15.11.2017). Gerekçeye göre madde İsviçre Medeni Kanunu'nun 397c maddesinden alınmıştır; eski Kanun'da karşılığı yoktu.
- Bildirim
- Vesayet makamının harekete geçmesi için durumun bu makama iletilmesi.
- Bulunduğu yer vesayet makamı
- Kişinin fiilen bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesi.
- Yerleşim yeri vesayet makamı
- Kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi; vesayet altındaki kişi için bağlı olduğu vesayet makamı.
- Özel kanunlardaki ilgililer
- Özel kanunlarla bildirim yükümlülüğü verilen kişi ve kurumlar.
- Vesayete ilişkin diğer önlemler
- Kısıtlama, vasi, kayyım veya yasal danışman atanması gibi önlemler.
TMK 434 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birinci durum | Kısıtlının kuruma yerleştirilmesi veya alıkonulması | TMK m. 434 |
| İkinci durum | Ergin kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlem gereksinimi | TMK m. 434 |
| Yükümlüler | Bulunduğu yer vesayet makamı; özel kanunlardaki ilgililer | TMK m. 434 |
| Bildirilecek makam | Yerleşim yeri vesayet makamı | TMK m. 434 |
| Kısıtlının yerleşim yeri | Bağlı olduğu vesayet makamının bulunduğu yer | TMK m. 21 |
| Kamu görevlilerinin bildirimi | Koruma sebeplerini öğrenen kamu görevlileri hemen bildirir | TMK m. 432/1 |
| Kaynak | İsviçre Medeni Kanunu m. 397c | Gerekçe, s. 145-146 |
TBMM gerekçesine göre madde İsviçre Medeni Kanunu'nun 397c maddesinden alınmıştır. Gerekçe, kısıtlı bir kişinin kuruma yerleştirilmesine veya alıkonulmasına ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerden birinin alınmasına gerek görüldüğü takdirde bildirim yükümlülüğü getirildiğini açıklar. Gerekçeye göre bildirim yükümlülerinden biri kişinin bulunduğu yerdeki vesayet makamı, diğeri özel kanunlarda öngörülen ilgililerdir; bildirimin yapılacağı yer ise ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamı olarak belirlenmiştir. Tasarının 434. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 465).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, bildirimin kişinin bulunduğu yer ile yerleşim yeri farklı olduğunda iki vesayet makamı arasında bilgi akışını sağlamasıdır. İkinci nokta, bildirimin bir dava olmaması ve bildirimde bulunanın gerçek anlamda taraf sayılmamasıdır; vesayet işi hâkim tarafından doğrudan yürütülür (Yargıtay 8. HD, 2017/6905 E., 2017/15394 K., 15.11.2017). Üçüncü nokta, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında bildirimlerin gecikmesinin, Anayasa Mahkemesinin kişi hürriyeti incelemesinde usul güvencelerine aykırılık olarak değerlendirilmesidir (AYM, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025).
Bildirimi gerektiren durumlar
- Kısıtlı kişi: Bir kuruma yerleştirildiğinde veya alıkonulduğunda.
- Ergin kişi: Hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğünde.
- Amaç: Yerleşim yeri vesayet makamının durumdan haberdar olması.
434. madde, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması ayırımında yer alır ve iki ayrı durumda bildirim öngörür. Birincisi, zaten kısıtlı olan bir kişinin bir kuruma yerleştirilmesi veya kurumda alıkonulmasıdır. İkincisi, ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin, örneğin kısıtlama, vasi, kayyım veya yasal danışman atanmasının gerekli görülmesidir. Her iki durumda da kişinin bulunduğu yer ile yerleşim yeri farklı olabileceğinden, madde yerleşim yeri vesayet makamının durumdan haberdar edilmesini sağlar. Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m. 411).
Bildirimle yükümlü olanlar ve bildirimin yapılacağı makam
- Bulunduğu yer vesayet makamı: Kişinin fiilen bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesi.
- Özel kanunlardaki ilgililer: Özel kanunlarla bildirim yükümlülüğü verilenler.
- Bildirilecek makam: Yerleşim yeri vesayet makamı.
Gerekçeye göre bildirim yükümlülerinden biri kişinin bulunduğu yerdeki vesayet makamı, diğeri özel kanunlarda öngörülen ilgililerdir; bildirim ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamına yapılır. Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir (TMK m. 21) ve vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez (TMK m. 412). Yargıtay, kısıtlı kişi hakkında koruma kararı istendiğinde yerleşim yeri değişikliğine izin verilmemişse vesayet dosyasını yürüten mahkemenin yetkili olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 5. HD, 2023/4694 E., 2023/6094 K., 12.06.2023).
Kanun, bildirim yükümlülüğünü yalnız bu maddede düzenlemiş değildir. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması sebeplerinden birini görevini yaparken öğrenen kamu görevlileri durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m. 432); vesayet altına alınmayı gerektiren bir durumu öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler için de benzer bir yükümlülük öngörülmüştür (TMK m. 405).
Bildirimin hukuki niteliği
- Dava değildir: Hâkimi harekete geçiren bir uyarıdır.
- Taraf olma: Bildirimde bulunan gerçek anlamda taraf değildir.
- Re'sen yürütme: Vesayet işi kamu düzenine ilişkindir; hâkim re'sen araştırır.
Yargıtay, vesayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve hâkimin re'sen araştırma yetkisine sahip bulunduğunu belirterek, kısıtlama ve vesayet altına alma bildiriminin bir dava olmadığını, hâkimi harekete geçiren bir uyarı olduğunu ve bildirimde bulunanın davada gerçek anlamda taraf olmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/6905 E., 2017/15394 K., 15.11.2017). Aynı kararda 434. madde uyarınca herhangi bir kişinin bildiriminin yeterli olduğu ve işlemlerin hâkim tarafından doğrudan yürütülmesi gerektiği belirtilerek, bildirimde bulunanın dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/6905 E., 2017/15394 K., 15.11.2017).
Bildirim veya ihbar üzerine vesayet makamının harekete geçtiği durumlarda da sonraki başvuru yolları değişmez. Yargıtay, Cumhuriyet başsavcılığının ihbarı üzerine verilen koruma kararına karşı yapılan başvuruyu denetim makamının kesin olarak karara bağlayacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/8405 E., 2018/875 K., 18.01.2018).
Bildirimin gecikmesi ve kişi hürriyeti
- Güvence: Bildirim yükümlülükleri usul güvencelerinin parçasıdır.
- Gecikme: Bildirimin hemen yapılmaması hukuka aykırılık değerlendirmesinde gözetilir.
Anayasa Mahkemesi, rızası dışında hastaneye yatırılan bir kişi hakkında vesayet makamına yapılan bildirimin birkaç gün sonra gerçekleştirilmesini, vesayet makamının kişiyi dinlemeden karar vermesiyle birlikte kanunda öngörülen usul güvencelerine aykırı bulmuş ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025). Karar, 432. maddedeki kamu görevlilerinin bildirim yükümlülüğüne ilişkindir.
Kısıtlı bir yakınınız başka bir şehirdeki bir kuruma yerleştirildiyse, durumun yerleşim yeri vesayet makamına bildirilip bildirilmediğini takip edin (TMK m. 434). Bir yakınınız için vesayet önlemi gerektiğini düşünüyorsanız, vesayet makamına bildirimde bulunabilirsiniz; bildirim bir dava değildir ve işi hâkim yürütür. Bildirimin gecikmesi veya kişinin dinlenmemesi gibi usul eksikliklerini itiraz sırasında ileri sürebilirsiniz (TMK m. 435).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 434. maddedeki bildirim yükümlülüğünü ve bildirimin yapılacağı yerleşim yeri vesayet makamını gösteren kararlardan seçilmiştir. Maddeyi doğrudan uygulayan kararların sayısı sınırlıdır; bir kısmı başka maddelerin sayfalarında da yer alır ve ilgililerin sağlık bilgilerine yer verilmeden özetlenmiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Kısıtlama ve vesayet altına alma bildirimi dava değil, hâkimi harekete geçiren bir uyarıdır; herhangi bir kişinin bildirimi yeterlidir ve hâkim işi doğrudan yürütür
Kısıtlanması istenen kişinin kiracısı, kişinin malvarlığını kötü yönettiğini ve çevresine zarar verdiğini ileri sürerek kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi, kiracının bu davayı açmaya hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle istemi reddetti.
“Vesayet, kamu düzenine ilişkin olup, Hakim res'sen herşeyi araştırmak yetkisine sahiptir. Kısıtlama ve vesayet altına alma bildirimi bir dava olmayıp, Hakimi bu konuda harekete geçiren bir uyarı olup, ihbarda bulunanın davada gerçek anlamda taraf olma durumu bulunmamaktadır. Kısıtlama ve vesayat altına alma işlemleri için TMK'nun 434.maddesi gereğince herhangi bir kişinin bildirimi yeterli olup bu işlemlerin Hakim tarafından doğrudan yürütülmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 434. maddedeki bildirim kavramının vesayet işlerindeki anlamını gösterir. Daire, maddenin metnini aktardıktan sonra vesayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve hâkimin re'sen araştırma yetkisine sahip bulunduğunu belirtmiştir. Kısıtlama ve vesayet altına alma bildiriminin bir dava olmadığı, bildirimde bulunanın gerçek anlamda taraf olmadığı ve işin hâkim tarafından doğrudan yürütüleceği kabul edilerek, bildirimde bulunanın aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur.
Koruma amacıyla özgürlüğü kısıtlanan kişi hakkında vesayet makamına yapılacak bildirimin gecikmesi, kanundaki usul güvencelerine aykırılık oluşturur
Başvurucu rızası dışında bir hastaneye yatırıldı. Hastanenin durumu vesayet makamına bildirmesi birkaç gün sonra yapıldı; sulh hukuk mahkemesi bildirimden bir hafta sonra, başvurucuyu dinlemeden koruma kararı verdi. Başvurucunun itirazları reddedildi.
“Tüm bu şartların varlığı hâlinde dahi kişinin hukuka uygun tutulmasından bahsedebilmek için sürecin mevzuat tarafından gösterilen kurallara uygun gerçekleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Zira akıl hastasının tutulması yukarıda izah edilen üç şartın varlığı yanında Anayasa'nın 19. maddesine göre ancak " kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi" hâlinde hukuki olacaktır. O hâlde incelenmesi gereken son mesele, söz konusu tutmanın 4721 sayılı Kanun'da belirtilen usul ve esaslara uygun olarak alınan bir tedbirin yerine getirilmesi amacıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında bildirim yükümlülüklerinin usul güvencesi niteliği taşıdığını gösterir. Anayasa Mahkemesi, kişinin hukuka uygun tutulmasından söz edilebilmesi için sürecin mevzuattaki kurallara uygun yürütülmesi gerektiğini belirtmiş; kamu görevlilerinin 432. maddedeki bildirim yükümlülüğünü hemen yerine getirmediğini, vesayet makamının da kişiyi dinlemeden ve 437. maddedeki süreyi aşarak karar verdiğini tespit ederek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (TMK m. 432).
Cumhuriyet başsavcılığının ihbarı üzerine vesayet makamı koruma kararı verebilir; bu karara karşı başvuruyu denetim makamı kesin olarak karara bağlar
Cumhuriyet başsavcılığının ihbarı üzerine sulh hukuk mahkemesi bir kişinin 432. madde uyarınca koruma amacıyla özgürlüğünün kısıtlanmasına karar verdi. Karar temyiz yoluyla Yargıtay'a gönderildi.
“Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözönüne alındığında, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kararlarına karşı yapılan itirazları inceleme görevinin, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait (5133 S.K. md.2-3, TMK md.397) bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, dilekçenin görev yönünden reddiyle, evrakın denetim makamına gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, bildirim ve ihbar üzerine vesayet makamının harekete geçmesini ve bundan sonraki başvuru yolunu gösterir. Daire, 432. maddedeki bildirim yükümlülüğü ile 435. maddedeki itiraz hakkını birlikte aktarmış; koruma kararlarına karşı yapılan itirazları inceleme görevinin denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu belirterek dilekçenin görev yönünden reddi ve denetim makamınca kesin karar verilmesi için dosyayı iade etmiştir (TMK m. 435).
Kısıtlının yerleşim yeri bağlı olduğu vesayet makamının bulunduğu yerdir; izin olmadıkça yerleşim yeri değişmez ve vesayet dosyasını yürüten makam yetkili kalır
Kısıtlanarak kendisine vasi atanmış bir kişinin vasisi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasını istedi. Vesayet makamı, kısıtlının başka bir ilçedeki adresini gerekçe göstererek yetkisizlik kararı verdi; dosyanın gönderildiği mahkeme de vasinin yerleşim yeri değişikliği talebi bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi.
“Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun'un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığından konu ile ilgili karar vermekte Kalkandere Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 434. maddede bildirimin yapılacağı makam olan yerleşim yeri vesayet makamının nasıl belirleneceğine ışık tutar. Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir ve vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yeri değiştirilemez (TMK m. 412). Daire, izin kararı bulunmadığından kısıtlı hakkındaki koruma istemi yönünden vesayet dosyasını yürüten mahkemeyi yetkili saymıştır.
Madde gerekçesi
Madde 434- Madde İsviçre Medenî Kanununun yeni 397c maddesinden alınmıştır. Burada kısıtlı bir kişinin kuruma yerleştirilmesine veya alıkonulmasına ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerden birinin alınmasına gerek görüldüğü takdirde bildirim yükümlülüğü getirilmektedir. Bildirim yükümlülerinden birisi, kişinin bulunduğu yerdeki vesayet makamı, diğeri ise özel kanunlarda öngörülen ilgililerdir. Bildirimin yapılacağı yer ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamı olarak belirlenmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 145-146Tasarının 434. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 465).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktu. Madde, gerekçeye göre İsviçre Medeni Kanunu'ndaki koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin düzenlemeden esinlenerek getirilen altıncı ayırımın bir parçasıdır.
| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 434 | |
|---|---|---|
| Bildirim yükümlülüğü | Bu kapsamda bir düzenleme yoktu | Kurumdaki kısıtlı ve vesayet önlemi gereken ergin için bildirim |
| Yükümlüler | Yok | Bulunduğu yer vesayet makamı ve özel kanunlardaki ilgililer |
| Bildirilecek makam | Yok | Yerleşim yeri vesayet makamı |
| Kaynak | Yok | İsviçre Medeni Kanunu m. 397c |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 434. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 432: Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasının koşulları.
- TMK m. 433: Yetki.
- TMK m. 435: İtiraz.
- TMK m. 411: Vesayet işlerinde yetki.
- TMK m. 412: Yerleşim yerinin değişmesi.
- TMK m. 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama.
Bir yakınınız hakkında vesayet veya koruma önlemi, kısıtlı eşle boşanma davası veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 434 ne diyor?
Kısıtlı bir kişinin kuruma yerleştirilmesi veya alıkonulması ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin başka önlem gerekmesi hâlinde, bulunduğu yer vesayet makamının veya özel kanunlardaki ilgililerin durumu yerleşim yeri vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğunu düzenler.
Kimler bildirimle yükümlüdür?
Kişinin bulunduğu yer vesayet makamı ve özel kanunlarda öngörülen ilgililer.
Bildirim hangi makama yapılır?
İlgilinin yerleşim yeri vesayet makamına.
Kısıtlının yerleşim yeri neresidir?
Bağlı olduğu vesayet makamının bulunduğu yer (TMK m. 21).
Vesayet bildirimi dava mıdır?
Hayır; hâkimi harekete geçiren bir uyarıdır ve bildirimde bulunan gerçek anlamda taraf değildir (Yargıtay 8. HD, 2017/6905 E., 2017/15394 K., 15.11.2017).
Herkes bildirimde bulunabilir mi?
Yargıtay, kısıtlama ve vesayet altına alma işlemleri için herhangi bir kişinin bildiriminin yeterli olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/6905 E., 2017/15394 K., 15.11.2017).
Kamu görevlilerinin de bildirim yükümlülüğü var mı?
Evet; koruma sebeplerinden birini görevini yaparken öğrenen kamu görevlileri durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirir (TMK m. 432).
Bildirim gecikirse ne olur?
Anayasa Mahkemesi, bildirimin gecikmesini ve kişinin dinlenmemesini usul güvencelerine aykırı bularak ihlal kararı vermiştir (AYM, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Hayır; madde 4721 sayılı Kanun'la getirilmiştir.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 21, 405, 411, 412, 432, 434, 435, 437
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi (mülga; karşılığı yok)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 434 gerekçesi s. 145-146, Tasarı ve Komisyon metni s. 465
- Anayasa Mahkemesi, E.T., B. No: 2022/91835, 25.06.2025
- Yargıtay 5. HD, 2023/4694 E., 2023/6094 K., 12.06.2023
- Yargıtay 8. HD, 2017/8405 E., 2018/875 K., 18.01.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/6905 E., 2017/15394 K., 15.11.2017
