Türk Medeni Kanunu · Vesayeti Gerektiren Hâller

TMK Madde 409: İlgilinin Dinlenilmesi ve Bilirkişi Raporu

Türk Medeni Kanunu'nun 409. maddesine göre bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ise ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Bu sayfada kısıtlama yargılamasındaki bu iki güvenceyi, raporun hazırlanmasına ilişkin 2024 değişikliğini, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 10 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › C. Usul

I. İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu

Madde 409

  1. (1)Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
  2. (2)Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. (Değişik cümle:2/3/2024-7499/6 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 409 ne düzenler?
  3. Dinlenme zorunluluğu
  4. Resmî sağlık kurulu raporu
  5. Raporun hazırlanması: 436. madde usulü
  6. Hâkimin kişiyi dinlemesi
  7. Vesayetin kaldırılmasında rapor
  8. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  9. Madde gerekçesi
  10. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  11. Değişiklik geçmişi
  12. İlgili maddeler
  13. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 409, kısıtlama yargılamasının iki temel güvencesini düzenler. Birinci fıkraya göre bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. İkinci fıkraya göre akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir; raporun tanzimi için gereklilik bulunursa 436. madde hükümleri uygulanır ve hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. Raporun hazırlanmasına ilişkin cümle 2019'da eklenmiş, 2023'te iptal edilmiş ve 2024'te yeniden düzenlenmiştir (AYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023).

Dinlenme
Kısıtlanması istenen kişinin mahkemece bizzat dinlenerek beyanının alınması.
Resmî sağlık kurulu raporu
Kişinin kısıtlanmasını gerektiren bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığını değerlendiren, tek bir hekim tarafından değil kurul olarak düzenlenen resmî rapor.
Hekim ön raporu
Resmî sağlık kurulu raporu alınabilmesi için kişinin sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine dayanak olan hekim raporu (TMK m. 436).
Kısıtlanması istenen
Hakkında kısıtlama istenen veya kendisi kısıtlanmayı isteyen kişi.
Denetim makamı
Asliye hukuk mahkemesi (TMK m. 397).

TMK 409 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
DinlenmeSavurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim veya istek sebebiyle kimse dinlenilmeden kısıtlanamazTMK m. 409/1
RaporAkıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilirTMK m. 409/2
Raporun tanzimiGereklilik bulunursa 436. madde hükümleri uygulanırTMK m. 409/2, 7499 s. K. m. 6
Hâkimin dinlemesiHâkim kurul raporunu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilirTMK m. 409/2
Yerleştirmeye itirazHekim ön raporuyla verilen yerleştirme kararına on gün içinde itiraz edilebilirTMK m. 436/1-6
KaldırmaAkıl hastalığı sebebiyle kısıtlamada vesayet ancak kurul raporuyla kaldırılırTMK m. 474
Kaynak743 m. 359Gerekçe, s. 140

TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 359. maddesinden kısmen değiştirilerek ve arılaştırılarak alınmıştır. Gerekçe, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim ve isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde kişinin dinlenmesi zorunluluğunun öngörüldüğünü; ikinci fıkraya eklenen yeni bir hükümle hâkimin kurul raporuna rağmen, bu rapor göz önünde tutularak kişiyi dinleyebilmesinin kabul edildiğini belirtir. Gerekçeye göre bu sayede, kötüniyetli olarak ve aslında akıl hastası ya da akıl zayıfı olmadığı hâlde kişilerin gıyaplarında kısıtlanmalarının önüne geçilmek istenmiştir. Tasarının 409. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 459).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, dinlenme kuralının kısıtlama sebebine göre değişmesidir: savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve istek sebebiyle kısıtlamada kişi mutlaka dinlenir; akıl hastalığı veya akıl zayıflığında ise hâkim kurul raporunu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilir. İkinci nokta, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamanın ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine verilebilmesi, tek bir hekimin raporunun bunun yerine geçmemesidir. Üçüncü nokta, raporun hazırlanması için kişi sağlık kuruluşuna yerleştirilirse bu karara karşı itiraz yolunun açık olmasıdır (TMK m. 436).

Dinlenme zorunluluğu

  • Kapsam: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve istek.
  • Zorunluluk: Kişi dinlenmeden kısıtlama kararı verilemez.
  • İstek: İsteğe bağlı kısıtlamada kişiye kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulur.

Birinci fıkra, 406 ve 408. maddelerdeki kısıtlama sebeplerinde kişinin dinlenmesini zorunlu kılar: bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Gerekçe, bu hâllerde kişinin dinlenmesi zorunluluğunun bilinçli olarak öngörüldüğünü belirtir. Yargıtay, isteğe bağlı kısıtlamada kişi dinlenmeden ve kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulmadan verilen kararı kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2018/13203 E., 2018/16570 K., 01.10.2018).

Kısıtlama istemi malvarlığını kötü yönetme iddiasına da dayanıyorsa mahkeme yalnız sağlık kurulu raporuyla yetinemez; deliller toplanmalı ve kısıtlı adayı dinlenmelidir (Yargıtay 18. HD, 2014/15221 E., 2015/2614 K., 23.02.2015).

Resmî sağlık kurulu raporu

  • Zorunluluk: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında rapor olmadan kısıtlama olmaz.
  • Kurul: Tek bir hekimin veya uzmanın raporu yeterli değildir.
  • İçerik: Rapor, kısıtlamanın gerekip gerekmediğine ilişkin kanaat içermelidir.

İkinci fıkranın ilk cümlesine göre akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Sağlık kurulu raporu hiç alınmadan verilen kısıtlama kararı bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/6602 E., 2017/13059 K., 17.10.2017). Yargıtay, tek bir uzmanın muayene raporunu bu koşulu karşılamayan yetersiz bir rapor saymış ve kişinin tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilerek kurul raporu alınmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/3783 E., 2008/8890 K., 18.06.2008). Başka bir dosyada alınmış ve kişinin kısıtlanması gerekip gerekmediğine ilişkin kanaat içermeyen rapor da kısıtlamaya esas alınamaz (Yargıtay 2. HD, 2011/13350 E., 2012/5541 K., 12.03.2012).

Raporlar arasında çelişki varsa çelişki giderilmeden karar verilemez; Yargıtay bu durumda kişinin Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna sevk edilmesini istemiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/10658 E., 2018/2519 K., 20.02.2018). Hâkim bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; ancak kurul raporu kısıtlama koşullarının gerçekleştiğini gösteriyorsa mahkeme, kişinin duruşmadaki cevaplarına dayanarak özel bilgi gerektiren tıbbi değerlendirmeyi bir yana bırakamaz (Yargıtay 18. HD, 2012/15176 E., 2013/2735 K., 28.02.2013).

Raporun hazırlanması: 436. madde usulü

  • Atıf: Gereklilik varsa 436. madde hükümleri uygulanır.
  • Yerleştirme: Hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün.
  • İtiraz: Yerleştirme kararına on gün içinde denetim makamına itiraz.

İkinci fıkranın ikinci cümlesine göre resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması hâlinde 436. madde hükümleri uygulanır. Bu atıfla raporun alınabilmesi için 436. maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendindeki usule başvurulabilir: kişiden kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilir, gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilir ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir. Yerleştirme kararı derhâl ilgiliye ve yakınlarına bildirilir; ilgili veya yakınları bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir, itiraz kararın icrasını durdurmaz ve ivedilikle karara bağlanır (TMK m. 436).

Bu cümle maddeye ilk olarak 7196 sayılı Kanunla 2019'da eklenmişti. Anayasa Mahkemesi, hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu karara karşı başvurabileceği bir yol öngörülmediği için 436. maddeye eklenen bendin ilgili kısmını ve onunla bağlantılı bu cümleyi iptal etmiştir (AYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023, § 112, § 130). 7499 sayılı Kanun cümleyi yeniden düzenlemiş ve 436. maddeye yerleştirme kararına karşı itiraz yolunu eklemiştir (TBMM S. Sayısı 109, s. 11).

Hâkimin kişiyi dinlemesi

  • Yetki: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında hâkim kişiyi dinleyebilir.
  • Amaç: Kişilerin gıyaplarında haksız yere kısıtlanmalarını önlemek.
  • Yerinde dinleme: Kişi mahkemeye gelemiyorsa hâkim onu bulunduğu yerde dinleyebilir.

İkinci fıkranın son cümlesine göre hâkim, karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. Gerekçe, bu hükümle uygulamada yakınmalara neden olan, kötüniyetli olarak ve aslında akıl hastası ya da akıl zayıfı olmadığı hâlde kişilerin gıyaplarında kısıtlanmalarının önüne geçilmek istendiğini belirtir (S. Sayısı 723, s. 140).

Kurul raporu kişinin dinlenmesinde fayda olduğunu belirtiyorsa, Yargıtay kişinin mahkemede hazır edilerek dinlenmesini, bu mümkün değilse hâkimin kişiyi bizzat bulunduğu yerde dinlemesini istemiştir (Yargıtay 8. HD, 2018/9313 E., 2018/11811 K., 30.04.2018).

Vesayetin kaldırılmasında rapor

  • Kural: Akıl hastalığında vesayet kurul raporuyla kaldırılır.
  • Tek hekim: Kaldırma veya devam kararı tek hekim raporuna dayanamaz.
  • İstem: Kısıtlı ve ilgililer vesayetin kaldırılmasını isteyebilir.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir (TMK m. 474). Kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 472). Yargıtay, tek hekimden alınan rapora dayanarak kısıtlılığın devamına karar verilmesini de eksik inceleme saymıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/1084 E., 2017/2817 K., 02.03.2017).

Uygulamada

Eşiniz veya bir yakınınız için akıl hastalığı sebebiyle kısıtlama istiyorsanız, mahkemenin resmî sağlık kurulu raporu alması gerektiğini, tek bir hekimin raporunun yetmeyeceğini göz önünde tutun. Kısıtlanması istenen kişiyseniz, savurganlık, kötü yönetim veya istek sebebiyle dinlenilmeden kısıtlanamazsınız; akıl hastalığı iddiasında da hâkim sizi dinleyebilir. Rapor için bir sağlık kuruluşuna yerleştirilmeniz hâlinde, siz veya yakınlarınız bu karara bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirsiniz (TMK m. 436).

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar, 409. maddeyi dinlenme ve resmî sağlık kurulu raporu yönünden uygulayan kararlardan ve maddeye 2019'da eklenen cümleyi iptal eden norm denetimi kararından seçilmiştir; kişilerin sağlık durumuna ilişkin ayrıntılara girilmemiştir. İkinci fıkranın 2024'te yeniden düzenlenen cümlesini uygulayan bir karara bu sayfa hazırlanırken rastlanmamıştır. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Anayasa MahkemesiE. 2020/30 · K. 2023/1225.01.2023

Resmî sağlık kurulu raporu için kişinin hekim ön raporuyla sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine imkân veren 409. madde cümlesi, itiraz güvencesi bulunmadığı için iptal edilmiştir

Bir iptal davası ve bir itiraz başvurusu üzerine, 7196 sayılı Kanunla 409. maddenin ikinci fıkrasına eklenen ve resmî sağlık kurulu raporunun düzenlenmesi için gerektiğinde 436. madde hükümlerinin uygulanacağını öngören cümle ile 436. maddeye eklenen bentler incelendi.

“Dava konusu kural, bir kimsenin vesayet altına alınmasının gerekli olup olmadığının tespiti sürecinde bir sağlık kuruluşunda 20 güne kadar gözlem altına alınmasına imkân tanımaktadır. Kural kapsamına giren kişinin gözlem altına alınmasının amacı onun vesayet altına alınmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespit edilmesidir. Kişinin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin tespiti amacıyla gözlem altına alınmasında kamu yararı bulunduğu tartışmasızdır. Bu sebeple kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik müdahalenin anayasal açıdan meşru bir amaca dayandığı sonucuna ulaşılmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 409. maddenin ikinci fıkrasındaki bugünkü cümlenin sebebidir. Mahkeme, kuralın kişinin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğini tespit amacıyla bir sağlık kuruluşunda 20 güne kadar gözlem altına alınmasına imkân tanıdığını ve bunun meşru bir amaca dayandığını kabul etmiştir. Ancak 436. maddeye eklenen bent için belirtilen gerekçenin, yani hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu karara karşı başvurabileceği bir yolun öngörülmemesinin bu cümle bakımından da geçerli olduğu belirtilerek cümle Anayasa'nın 13 ve 19. maddelerine aykırı bulunmuş ve oybirliğiyle iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın 27.06.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti; cümle 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş, 436. maddeye de itiraz yolu eklenmiştir (TMK m. 436).

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/13350 E. · 2012/5541 K.12.03.2012

Kısıtlanması gerekip gerekmediğine ve kişinin dinlenip dinlenmeyeceğine ilişkin kanaat içermeyen rapor, 409. maddedeki resmî sağlık kurulu raporu yerine geçmez

Mahkeme, kısıtlanması istenen kişi hakkında bir ceza yargılamasında alınmış raporun fotokopisine dayanarak 405. madde uyarınca kısıtlama kararı verdi; kişi hakkında ayrıca resmî sağlık kurulu raporu alınmadı.

“Bu raporda kişinin kısıtlanması gerekip gerekmediği ve duruşmada dinlenip dinlenmeyeceğine ilişkin bir kanaat yer almamaktadır. Kısıtlanması istenilen hakkında yasada belirtilen şekilde resmi sağlık kurulu raporu alınmadan ve gerektiğinde mahkemece dinlenilmeden eksik incelemeyle kısıtlama kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 409. maddenin ikinci fıkrasındaki raporun içeriğine ilişkin bir ölçüt koyar. Daire, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceğini ve hâkimin kurul raporunu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebileceğini hatırlatmıştır. Başka bir dosyada alınmış ve kişinin kısıtlanması gerekip gerekmediği ile dinlenip dinlenmeyeceği konusunda kanaat içermeyen bir rapora dayanılarak, kanunda belirtilen şekilde rapor alınmadan ve gerektiğinde kişi dinlenmeden verilen kısıtlama kararı bozulmuştur (TMK m. 405).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/3783 E. · 2008/8890 K.18.06.2008

Tek bir uzmanın muayene raporu resmî sağlık kurulu raporu sayılmaz; kişi tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilerek kurul raporu alınmalıdır

Mahkeme, kısıtlanması istenen kişi hakkında resmî sağlık kurulu raporu almadan, bir hastanenin tek bir uzmanı tarafından düzenlenmiş muayene raporuna dayanarak kısıtlama kararı verdi.

“İlgilinin tam teşekküllü hastaneye sevk edilerek kısıtlanmasını gerektiren akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı konusunda resmi sağlık kurulu raporu alınmadan eksik inceleme ile yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 409. maddenin ikinci fıkrasındaki "resmî sağlık kurulu" koşulunun biçimsel önemini gösterir. Daire, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceğini belirtmiş; tek bir uzmanın muayene raporunu bu koşulu karşılamayan, yetersiz bir rapor saymıştır. Kişinin tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilerek kısıtlanmasını gerektiren bir durumun bulunup bulunmadığı konusunda kurul raporu alınmadan verilen karar bozulmuştur (TMK m. 405).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/10658 E. · 2018/2519 K.20.02.2018

Kısıtlamaya esas alınan kurul raporu ile sonradan alınan Adli Tıp raporu çelişiyorsa, çelişki Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak giderilmelidir

Mahkeme, bir hastanenin sağlık kurulu raporuna dayanarak kişinin 405. madde uyarınca kısıtlanmasına karar verdi. Başka bir davada sonradan alınan Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu raporunda ise kişinin fiil ehliyetini haiz olduğu belirtilmişti; kısıtlanması istenen kişi kararı temyiz etti.

“Hükme esas alınan sağlık kurulu raporu ile daha sonra alınan Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu raporları arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi için; mahkemece, dosyadaki daha önce alınmış olan raporlar da eklenerek 2659 sayılı Adli Tıp Kanununun 19/2/2003 tarih ve 4810 sayılı Kanunun 14 maddesi ile değişik 15. maddesi gereği adı geçenin Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna sevk edilerek muayenesi yaptırılıp Türk Medeni Kanunu'nun 405.maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, raporlar arasındaki çelişkinin nasıl giderileceğini gösterir. Daire, akıl hastalığı sebebine dayanan vesayet davalarının re'sen yürütüldüğünü ve kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğunu hatırlatmıştır. Kısıtlamaya esas alınan kurul raporu ile sonradan alınan Adli Tıp raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemeyeceği; dosyadaki raporlar da eklenerek kişinin Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna sevk edilmesi ve kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması gerektiği açıklanmıştır (TMK m. 405).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2012/15176 E. · 2013/2735 K.28.02.2013

Kurul raporu vasi atanması gerektiğini belirtmişken mahkeme, kişinin duruşmada verdiği cevaplara dayanarak özel bilgi gerektiren tıbbi değerlendirmeyi bir yana bırakamaz

Resmî sağlık kurulu raporunda kişinin günlük işlerini yerine getiremeyeceği, yardıma muhtaç olduğu ve vasi atanması gerektiği belirtilmişti. Mahkeme, raporda saptanan rahatsızlığın akıl hastalığı sayılamayacağı ve kişinin duruşmada sorulara mantıklı cevaplar verdiği gerekçesiyle davayı reddetti.

“Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde ''Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.'' düzenlemesi yer almışsa da dava niteliği itibariyle özel bilgiyi gerektirmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 405.maddesi koşulları gerçekleşmiş olduğundan yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, hâkimin dinleme yetkisi ile kurul raporunun ağırlığı arasındaki ilişkiyi gösterir. Daire, 409. maddenin ikinci fıkrasına göre hâkimin kurul raporunu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebileceğini hatırlatmış; hâkimin bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebileceğini, ancak davanın niteliği gereği özel bilgi gerektirdiğini belirtmiştir. Rapora göre 405. madde koşulları gerçekleştiği hâlde, mahkemenin kendi gözlemine dayanan gerekçeyle verdiği ret kararı bozulmuştur (TMK m. 405).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/6602 E. · 2017/13059 K.17.10.2017

Sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlama kararı verilemez; isteğe bağlı kısıtlama yönünden de kişi dinlenip beyanı alınmalıdır

Davacı, eşinin yaşlı ve hasta olması nedeniyle işlerini göremediğini belirterek vesayet altına alınmasını istedi. Mahkeme, kısıtlanması istenen kişi hakkında sağlık kurulu raporu almadan davayı kabul etti.

“Somut olayda, kısıtlanması istenilen hakkında sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, kısıtlanması istenilende Türk Medeni Kanununun 405 ve devamı maddelerinde yer alan kısıtlama sebeplerinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından ilgili kuruma sevk ve muayenesinin yapılması, ayrıca aynı kanunun 408. maddesinin isteğe bağlı kısıtlılık haline ilişkin olması nedeniyle kısıtlanması talep edilenin mahkemece dinlenip beyanı alınmak suretiyle oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 409. maddenin iki fıkrasını aynı dosyada birlikte uygular. Daire, kısıtlama sebeplerinin bulunup bulunmadığının tespiti için kişinin ilgili kuruma sevk edilip muayene edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Talep isteğe bağlı kısıtlama yönünden de değerlendirilebileceğinden, kısıtlanması istenen kişinin dinlenip beyanının alınması gerektiği açıklanmış; rapor alınmadan ve kişi dinlenmeden verilen kısıtlama kararı bozulmuştur (TMK m. 408).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2018/9313 E. · 2018/11811 K.30.04.2018

Kurul raporu kişinin dinlenmesinde fayda olduğunu belirtiyorsa kişi dinlenmeli; mahkemeye gelemiyorsa hâkim onu bulunduğu yerde dinlemelidir

Davacılar, bir yakınlarına vasi atanmasını istedi. Hastanenin sağlık kurulu raporunda psikiyatrik açıdan vasi atanması gerekmediği, ancak kişinin hâkim tarafından dinlenmesinde fayda olduğu belirtilmişti; mahkeme kişiyi dinlemeden davayı reddetti.

“mahkemece kısıtlanması istenen ...'in öncelikle beyanının alınması, ilgilinin mahkemede hazır edilerek dinlenmesi, mümkün değil ise hakimlikçe bizzat bulunduğu yerde beyanının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 409. maddenin ikinci fıkrasındaki dinleme yetkisinin kurul raporuyla nasıl birleştiğini gösterir. Rapor kişinin hâkim tarafından dinlenmesinde fayda olduğunu belirttiğinden, Daire önce kişinin beyanının alınmasını, kişinin mahkemede hazır edilerek dinlenmesini, bu mümkün değilse hâkimin kişiyi bizzat bulunduğu yerde dinlemesini istemiştir. Kişi dinlenmeden, yalnız rapora dayanılarak verilen ret kararı eksik araştırma ve inceleme sayılarak bozulmuştur (TMK m. 405).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2014/15221 E. · 2015/2614 K.23.02.2015

Kısıtlama istemi malvarlığını kötü yönetme iddiasına da dayanıyorsa, sağlık kurulu raporuyla yetinilmeden deliller toplanmalı ve kısıtlı adayı dinlenmelidir

Davacı, babasının yaşlılığı yanında malvarlığını iyi yönetemediğini ileri sürerek 406. madde uyarınca kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istedi. Mahkeme, resmî sağlık kurulu raporuyla kişinin akli durumunu değerlendirdi ve davayı reddetti.

“Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek; re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, kısıtlı adayının dinlenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 409. maddenin birinci fıkrasındaki dinleme zorunluluğunu 406. madde bakımından uygular. Daire, 406 ve 409. maddelerin metnini aktarmış; mahkemenin resmî sağlık kurulu raporuyla yalnız akli durumu değerlendirdiğini, 406. madde yönünden araştırma yapmadığını belirtmiştir. Vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek re'sen ve tarafların göstereceği delillerin toplanması ve kısıtlı adayının dinlenmesi gerektiği açıklanarak ret kararı bozulmuştur (TMK m. 406).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2018/13203 E. · 2018/16570 K.01.10.2018

İsteğe bağlı kısıtlamada kişi dinlenmeden ve kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulmadan karar verilemez

Davacı, bir yakınının yaşlılığı ve hastalığı sebebiyle kendi işlerini göremediğini ileri sürerek kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istedi. Mahkeme, kısıtlanması istenen kişinin beyanını almadan 408. madde uyarınca kısıtlama kararı verdi; karar kesinleştikten sonra kanun yararına temyiz edildi.

“Dosya kapsamından kısıtlanması istenilen ...'un yargılama sırasında dinlenilmediği, kısıtlanmayı isteyip istemediğinin sorulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kısıtlanması istenilen dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, beyanı alınmaksızın karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 409. maddenin birinci fıkrasındaki dinleme zorunluluğunun isteğe bağlı kısıtlamada nasıl işlediğini gösterir. Daire, savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde kısıtlanması istenenin dinlenmesinin zorunlu olduğunu hatırlatmıştır. Kişi yargılama sırasında dinlenmediği ve kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulmadığı için verilen karar, sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozulmuştur (TMK m. 408).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/1084 E. · 2017/2817 K.02.03.2017

Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan kişinin kısıtlılığının devamına veya kaldırılmasına tek hekim raporuyla değil, resmî sağlık kurulu raporuyla karar verilir

Akıl hastalığı sebebiyle 405. madde uyarınca kısıtlanan kişinin vasisi, kısıtlının sağlık durumunun tespiti için rapor alınmasını istedi. Mahkeme tek hekimden alınan rapora dayanarak istemi reddetti ve kısıtlılığın devamına karar verdi; karar kısıtlı tarafından temyiz edildi.

“mahkemece, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan ...'un kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olup olmadığı hususunda resmi sağlık kurulu raporu aldırılıp taraf delillerinin toplanması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle tek hekime dayanan rapora göre kısıtlılık halinin devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, kısıtlamanın başlangıcında aranan kurul raporu güvencesinin kaldırma aşamasında da işlediğini gösterir. Daire, kısıtlı ve ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılmasını isteyebileceğini ve akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan kişinin vesayetinin ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenirse kaldırılabileceğini hatırlatmıştır. Kurul raporu alınıp taraf delilleri toplanmadan, tek hekim raporuna dayanılarak kısıtlılığın devamına karar verilmesi eksik inceleme sayılmıştır (TMK m. 474).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 409- Madde yürürlükteki 359 uncu maddeden kısmen değiştirilerek ve arılaştırılarak alınmıştır. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim ve isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde kişinin dinlenmesi zorunluluğu öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlamanın ancak resmî sağlık kurulu raporu ile mümkün olduğu kabul edilmektedir. Bu fıkraya eklenen yeni bir hükümle, hâkimin kurul raporuna rağmen, bu rapor göz önünde tutularak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilmesi öngörülmüştür. Bu hüküm sayesinde, uygulamada zaman zaman yakınmalara neden olan, kötüniyetli olarak, aslında akıl hastası ya da akıl zayıfı olmadığı hâlde kişilerin gıyaplarında mahkeme kararlarıyla kısıtlanmalarının önüne geçilmek istenmiştir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 140

Tasarının 409. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 459). İkinci fıkranın ikinci cümlesi ise sonradan eklenmiş ve yeniden düzenlenmiştir; bugünkü cümlenin gerekçesi aşağıdadır.

Madde gerekçesi

Madde 6- Maddeyle, 4721 sayılı Kanunun 409 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 25/1/2023 tarihli ve E: 2020/30; K: 2023/12 sayılı kararıyla, bağlantılı olması nedeniyle 436 ncı maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendiyle birlikte iptal edilmiştir. Teklifle söz konusu 436 ncı madde, iptal gerekçeleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmektedir. Bu itibarla, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi açısından gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümlerinin uygulanabileceği belirtilerek maddedeki iptale konu hüküm yeniden düzenlenmektedir. Böylelikle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesinin temini amacıyla 436 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen usule başvurulabilecektir.

Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 109 (28. Dönem), s. 11

Adalet Komisyonu, Teklifin çerçeve 1 ilâ 13. maddelerini, dolayısıyla 409. maddeyi değiştiren 6. maddeyi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 109, s. 38).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 359. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 359 (mülga)

İsraf, ayyaşlık, sui hal veya sui idare sebebi ile bir kimsenin hacrine; ancak kendisinin istimaından sonra, hükmolunabilir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebi ile hacir hükmü, ancak ehli hibre raporu üzerine verilebilir. Evvel emirde hastanın istimaı faydalı olup olmadığı raporda bilhassa tasrih olunur.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3594721 sayılı Kanun m. 409
Dinlenmeİsraf, ayyaşlık, kötü hâl veya kötü yönetim sebebiyle kısıtlamada kişi dinlenirSavurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve istek sebebiyle kısıtlamada kişi dinlenir
RaporAkıl hastalığı veya akıl zayıflığında bilirkişi raporuAkıl hastalığı veya akıl zayıflığında resmî sağlık kurulu raporu
Dinlemenin yararıRaporda kişinin dinlenmesinin yararlı olup olmadığı özellikle belirtilirHâkim kurul raporunu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilir
Raporun tanzimiDüzenlenmemişGereklilik varsa 436. madde uygulanır

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.
24.12.2019İkinci fıkraya "Bu raporun tanzimi için gerektiğinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır." cümlesi eklendi7196 s. K. m. 52, RG 24.12.2019, sayı 30988
25.01.2023Eklenen cümle Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildi; iptal kararın yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektiAYM, E. 2020/30, K. 2023/12, 25.01.2023
27.06.2023İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlandıRG 27.06.2023, sayı 32234
12.03.2024Cümle "Resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır." biçiminde yeniden düzenlendi (kabul tarihi 02.03.2024)7499 s. K. m. 6, RG 12.03.2024, sayı 32487

Cümle, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 27.03.2024 tarihinden önce, 12.03.2024'te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası ile ikinci fıkranın diğer cümleleri 2002'den bu yana değişmemiştir.

İlgili maddeler

İlgili maddeler
  • TMK m. 436: Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında usul.
  • TMK m. 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama.
  • TMK m. 406: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetim.
  • TMK m. 408: İstek üzerine kısıtlama.
  • TMK m. 474: Akıl hastalığında vesayetin kaldırılması.

Kısıtlama davası, resmî sağlık kurulu raporu veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 409 ne diyor?

Bir kimsenin savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle dinlenilmeden kısıtlanamayacağını; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verileceğini düzenler.

Kısıtlanması istenen kişi her durumda dinlenir mi?

Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve istek sebebiyle kısıtlamada dinlenmesi zorunludur; akıl hastalığı veya akıl zayıflığında hâkim kurul raporunu göz önünde tutarak kişiyi dinleyebilir.

Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlamada hangi rapor gerekir?

Resmî sağlık kurulu raporu; tek bir hekimin veya uzmanın raporu yeterli görülmez.

Başka bir davada alınmış rapor kullanılabilir mi?

Kişinin kısıtlanması gerekip gerekmediğine ilişkin kanaat içermeyen bir rapor kısıtlamaya esas alınamaz.

Raporlar çelişirse ne olur?

Çelişki giderilmeden karar verilmez; kişi Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna sevk edilebilir.

Rapor için kişi bir sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir mi?

Gereklilik varsa hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir (TMK m. 436).

Bu yerleştirmeye itiraz edilebilir mi?

Evet; ilgili veya yakınları bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir (TMK m. 436).

Vesayetin kaldırılmasında da kurul raporu gerekir mi?

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan kişi için evet (TMK m. 474).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 359. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

İkinci fıkraya 2019'da bir cümle eklendi; bu cümle 2023'te iptal edildi ve 2024'te yeniden düzenlendi.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp