TMK 370, aileye emek veya gelir özgüleyen ergin altsoyun alacağını düzenler. Birinci fıkraya göre ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylar, buna karşılık uygun bir bedel isteyebilir. İkinci fıkraya göre uyuşmazlık hâlinde hâkim, bedelin miktarı, güvence altına alınması ve ödeme şekli hakkında karar verir. Gerekçe bu alacağı bir denkleştirme alacağı olarak niteler. Alacağın ne zaman istenebileceği 371. maddede düzenlenir; alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç terekenin taksimine kadar ileri sürülebilir (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017).
- Denkleştirme alacağı
- Aileye özgülenen emek veya gelir karşılığında istenen uygun bedel.
- Ergin altsoy
- Erginlik yaşına ulaşmış çocuk veya torun.
- Özgüleme
- Emeğin veya gelirin ailenin ortak yararına ayrılması.
- Uygun bedel
- Uyuşmazlık hâlinde hâkimin belirlediği karşılık.
- Tereke borcu
- Mirasbırakandan kalan ve mirasçıların müteselsilen sorumlu olduğu borç.
TMK 370 ne düzenler?
| Unsur | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Alacaklı | Ergin altsoy: çocuk veya torun | TMK m. 370/1 |
| Birlikte yaşama | Ana ve baba veya büyük ana ve baba ile | TMK m. 370/1 |
| Özgüleme | Emek veya gelirin aileye özgülenmesi | TMK m. 370/1 |
| Karşılık | Uygun bir bedel | TMK m. 370/1 |
| Hâkimin yetkisi | Miktar, güvence ve ödeme şekli | TMK m. 370/2 |
| İstenme zamanı | Kural olarak borçlunun ölümü; en geç tereke taksimi | TMK m. 371 |
| Tereke borcu | Terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla | TMK m. 641/2 |
| Görev | Aile mahkemesi | Yargıtay 2. HD, 2017/980 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'un 321. maddesini karşılamakla birlikte içerik açısından farklılıklar taşıyan İsviçre Medenî Kanunu'nun 334. maddesinden alınmıştır. Gerekçe, birinci fıkrada ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylara uygun bir bedel ödenmesinin kabul edildiğini ve burada bir denkleştirme alacağı söz konusu olduğunu, ikinci fıkrada ise uyuşmazlık hâlinde alacağın miktarı, güvence altına alınması ve ödeme şeklinin hâkimce belirleneceğini belirtir. Tasarının 370. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 451).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, özgülemenin ispatıdır: altsoy emeğini veya gelirini aileye özgülediğini ispat edemezse denkleştirme alacağının koşulları gerçekleşmez (Yargıtay 2. HD, 2021/4735 E., 2021/6617 K., 27.09.2021). İkinci nokta, zamandır: alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç terekenin taksimine kadar istenebilir; taksimden sonra açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/23406 E., 2016/5968 K., 24.03.2016). Üçüncü nokta, görevdir: dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür (Yargıtay 2. HD, 2016/26003 E., 2017/980 K., 26.01.2017).
Birinci fıkra: alacağın koşulları
- Alacaklı: Ergin altsoy.
- Birlikte yaşama: Ana ve baba veya büyük ana ve baba ile.
- Özgüleme: Emek veya gelirin aileye özgülenmesi.
Birinci fıkra, denkleştirme alacağını üç koşula bağlar. İlk koşul, alacaklının ergin altsoy olmasıdır; çocukların yanında büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan torunlar da bu kapsamdadır. İkinci koşul, altsoyun ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşamasıdır. Üçüncü koşul, altsoyun emeğini ya da gelirini aileye özgülemesidir. Bu koşullar gerçekleşirse altsoy, özgülediği emek veya gelir karşılığında uygun bir bedel isteyebilir; gerekçe bu alacağı bir denkleştirme alacağı olarak niteler.
Özgülemenin varlığı somut olaya göre belirlenir. Evlendiği tarihe kadar ailesiyle birlikte yaşayan, çalışmaya başladığı tarihten itibaren maaşını babasına verdiğini ileri süren davacının istemi, ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emek ve gelirini aileye özgüleyen ergin altsoyun denkleştirme alacağı olarak nitelendirilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017). Buna karşılık kök murisin malvarlığını vekâletnameyle yöneten, tereke gelirlerini kendi uhdesinde toplayan ve kendisine taşınmazlar devredilen bir mirasçının halefleri bakımından emek ve gelirin aileye özgülendiği ispat edilemediğinden denkleştirme koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2021/4735 E., 2021/6617 K., 27.09.2021).
Altsoyun miras bırakana bakması, malvarlığını yönetmesi ve borçlarını ödemesi gibi katkılar da bu çerçevede ileri sürülmüştür; ancak dava terekenin taksiminden sonra açıldığı için ret sonucu doğru bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2013/17395 E., 2014/2875 K., 17.02.2014).
İkinci fıkra: hâkimin yetkisi
- Miktar: Uygun bedelin tutarı.
- Güvence: Alacağın güvence altına alınması.
- Ödeme şekli: Toplu veya başka bir biçimde ödeme.
İkinci fıkraya göre uyuşmazlık hâlinde hâkim, bedelin miktarı, güvence altına alınması ve ödeme şekli hakkında karar verir. Kanun, bedelin hesaplanması için ayrıntılı bir ölçü koymamış, "uygun bir bedel"den söz etmekle yetinmiştir; uyuşmazlık hâlinde miktarı belirlemek hâkime bırakılmıştır. Eski Kanun'un 321. maddesi de ihtilaf hâlinde hâkimin miktarı serbestçe takdir edeceğini öngörüyordu.
Alacağın istenmesi ve tereke
- Kural: Borçlunun ölümü hâlinde istenir.
- Süre: Zamanaşımı yoktur; en geç tereke taksimine kadar istenir.
- Tereke borcu: Terekenin acze düşmemesi kaydıyla.
Alacağın ne zaman istenebileceği 371. maddede düzenlenir (TMK m. 371). Kural olarak altsoy denkleştirme alacağını borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir; kanunda öngörülen istisnai hâllerde borçlu sağ iken de istenebilir (Yargıtay 2. HD, 2015/24204 E., 2016/8780 K., 28.04.2016). Alacak zamanaşımına uğramaz; bu nedenle birlikte yaşamanın sona ermesinden uzun yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle dava reddedilemez, tereke henüz paylaşılmamışsa işin esasına girilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017). Buna karşılık terekenin taksiminden sonra açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/23406 E., 2016/5968 K., 24.03.2016).
Miras hukuku da bu alacağa yer verir: ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır (TMK m. 641/2). Davanın 370 ve 641. maddelerden kaynaklandığı belirtilen bir kararda da görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğu vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/13075 E., 2011/13501 K., 19.09.2011).
Görevli mahkeme
- Kural: Aile mahkemesi.
- Aile mahkemesi yoksa: Asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
- Sıra: Önce görev, sonra yetki incelenir.
Denkleştirme alacağı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabında düzenlendiğinden, bu davalar 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla bakılır (Yargıtay 2. HD, 2016/26003 E., 2017/980 K., 26.01.2017). Görev kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınır; bir davada hem görev hem yetki uyuşmazlık konusu olduğunda mahkeme önce görevli olup olmadığına karar vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2013/5729 E., 2013/25877 K., 11.11.2013). Muris muvazaası nedeniyle açılmış başka bir dava sürse bile, denkleştirme alacağı davasına bakan genel mahkemenin derdestlik nedeniyle ret yerine görevsizlik kararı vermesi gerekir (Yargıtay 14. HD, 2016/18138 E., 2020/8616 K., 17.12.2020).
Ana ve babanızla veya büyük ana ve babanızla birlikte yaşarken emeğinizi ya da gelirinizi aileye özgülediyseniz, bunu gösteren maaş kayıtları, banka hareketleri, tanık beyanları ve tapu kayıtları gibi delilleri toplayın. Talebinizi terekenin taksiminden önce ileri sürün; taksimden sonra açılan dava reddedilir. Davayı aile mahkemesinde açın; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Emeğin ve gelirin aileye özgülendiği ispat edilemezse denkleştirme alacağının koşulları gerçekleşmez ve dava reddedilir
Mirasçılar, kendilerinin ve murislerinin emek ve gelirlerini kök murisin ailesine özgülediklerini ileri sürerek altsoyun denkleştirme alacağı istedi. İlk derece mahkemesi, bir kısım taşınmazlara yapılan katkı oranında davacıların alacaklı olduğunun tespitine karar verdi.
“Dosya kapsamı tümüyle ve belirlenen tüm bu hususlar doğrultusunda değerlendirildiğinde davacılar ve murislerinin emeklerini ve gelirlerini tümüyle aileye, başka bir ifade ile kök muris terekesine özgüledikleri iddiasının ispat olunamadığı davacı yanca ileri sürülen ve yerel mahkemece karara gerekçe yapılan olguların da TMK'nın 370. ve 371. maddesinde öngörülen denkleştirme talebine dayanak teşkil etmeyeceği, bu itibarla; davacıların TMK'nın 370. maddesinde öngörülen "Altsoyun denkleştirme alacağı" davasının şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek davanın tümü ile reddine karar verilmesi gerekirken; aksi gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 370. maddedeki özgüleme koşulunun ispatını ele alır. Daire, kök murisin genel vekâletname ile bütün işlerini ve malvarlığını davacılardan birinin murisine yönettirdiğini, bu kişinin kira ve hasat gelirleri dahil tereke gelirlerini kendi uhdesinde topladığını, bu dönemde bir kısım davacılar adına taşınmazlar edinildiğini ve dava konusu taşınmazların bakım sözleşmesiyle bu kişiye devredildiğini tespit etmiştir. Bu olgular karşısında davacıların ve murislerinin emek ve gelirlerini tümüyle aileye, yani kök muris terekesine özgüledikleri ispat edilemediğinden denkleştirme davasının koşullarının gerçekleşmediği belirtilmiş; kısmen kabul kararı bozulmuştur.
Evlenene kadar maaşını babasına veren altsoyun istemi denkleştirme alacağıdır; birlikte yaşamanın bitiminden yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle reddedilemez
Davacı, evlendiği tarihe kadar ailesiyle birlikte yaşadığını, çalışmaya başladığı tarihten itibaren emek ve gelirini aileye özgülediğini ve maaşını babasına verdiğini ileri sürerek alacak istedi. Mahkeme, alacağın birlikte yaşamanın sona erdiği tarihte istenmesi gerektiği ve davanın uzun yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“Buna göre istek; ana ve baba ile birlikte yaşayan, emek ve gelirlerini aileye özgüleyen ergin alt soyun denkleştirme alacağına ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 370. ve 371. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu alacak zamanaşımına uğramayacak ise de en geç miras bırakanın terekesinin taksimi anına kadar istenebilecektir (TMK m. 370, 371). Somut olayda, miras bırakanın 05.06.2015 tarihinde ölümünden sonra terekesinin halen paylaşılmadığı, davanın ise 28.09.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece işin esasına girilip, tüm deliller toplandıktan sonra sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken "'davacının murisle birlikte yaşamının sona erdiği tarihte denkleştirme alacağını talep etmesi gerekirken uzun yıllar sonra iş bu davayı açmış olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 370. maddenin koşullarını ve alacağın zamanaşımına uğramamasını birlikte gösterir. Daireye göre ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emek ve gelirini aileye özgüleyen ergin altsoyun istemi 370 ve 371. maddelerden kaynaklanan denkleştirme alacağıdır. Bu alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç miras bırakanın terekesinin taksimine kadar istenebilir. Miras bırakanın ölümünden sonra tereke henüz paylaşılmamışken açılan davada işin esasına girilip deliller toplanması gerekirken, birlikte yaşamanın bitiminden uzun yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur (TMK m. 371).
Denkleştirme alacağı kural olarak borçlunun ölümü hâlinde istenir; kanundaki istisnai hâllerde borçlu sağken de istenebilir
Babası öldükten sonra altsoyun denkleştirme alacağı istemiyle dava açılmış, birleşen bir dava da bulunuyordu. Mahkeme, alacağın birlikte yaşamanın sona erdiği tarihte istenmesi gerektiği ve davaların uzun yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle davaları usulden reddetti; hüküm önce onandı, ardından karar düzeltme istendi.
“Bu halde Altsoy denkleştirme alacağını kural olarak borçlunun ölümü halinde isteyebilir ise de kanunda öngörülen istisnai durumlarda borçlu sağ iken de denkleştirme alacağı istenebilir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 370. maddedeki alacağın ne zaman istenebileceğini 371. maddeyle birlikte açıklar. Daireye göre altsoy denkleştirme alacağını kural olarak borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir; borçlunun sağlığında birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi veya iflas gibi kanundaki istisnai hâllerde de isteyebilir. Alacak zamanaşımına uğramadığından ve tereke henüz taksim edilmediğinden, babanın ölümünden sonra açılan davanın dinlenmesinde engel bulunmadığı belirtilmiş; karar düzeltme istemi kabul edilerek onama kararı kaldırılmış ve hüküm bozulmuştur.
Denkleştirme alacağı en geç terekenin taksimine kadar istenebilir; taksimden sonra açılan dava reddedilir
Birlikte yaşadığı miras bırakanın sağlığında bir kısım giderlerini ödediğini ileri süren davacı, diğer mirasçılardan paylarına düşen miktarı istedi. Mahkeme, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“Somut olayda, miras bırakanın 29.08.2004 tarihinde ölümünden sonra terekesinin paylaşıldığı, miras bırakana ait taşınmazın 18.11.2011 tarihinde taksim yolu ile mirasçılar adına tescilinin yapıldığı davanın ise bundan sonra 07.02.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece davanın bu sebeple reddi gerekirken kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddi isabetsiz ise de davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir”
Ne anlama geliyor? Karar, 371. maddedeki son sınırın 370. maddedeki alacak bakımından sonucunu gösterir. Daireye göre ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylar borçlunun ölümü hâlinde uygun bir bedel isteyebilir; alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç miras bırakanın terekesinin taksimine kadar istenebilir. Taşınmazın taksim yoluyla mirasçılar adına tescilinden sonra açılan dava bu nedenle reddedilmeliydi; kanıtlanamama gerekçesi isabetsiz olsa da ret sonucu doğru bulunduğundan hüküm gerekçesi düzeltilerek onanmıştır.
Miras bırakana bakan ve borçlarını ödeyen altsoyun istemi, terekenin taksiminden sonra ileri sürülmüşse reddedilir
Birlikte yaşadığı miras bırakanın sağlığında bir kısım giderleri ile borçlarını ödediğini ileri süren davacı, diğer mirasçılardan paylarına düşen miktarı istedi. Mahkeme, davacının miras bırakana baktığını, malvarlığını yönettiğini ve bir kısım borçlarını ödediğini kabul etti; ancak ödemelerin terekeye borç olarak yapıldığı kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“Somut olayda, miras bırakanın 20.2.2009 tarihinde ölümünden sonra terekesinin paylaşıldığı, miras bırakana ait taşınmazların 21.7.2009 tarihinde taksim yolu ile mirasçılar adına tescilinin yapıldığı davanın ise bundan sonra 19.2.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece ödemenin borç olarak yapıldığının kanıtlanamadığı şeklindeki gerekçesi isabetsiz ise de davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, altsoyun bakım ve ödeme gibi katkılarına dayanan istemin de 371. maddedeki süre sınırına tabi olduğunu gösterir. Daireye göre birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylar borçlunun ölümü hâlinde uygun bir bedel isteyebilir; alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç borçlunun terekesinin taksimine kadar istenebilir. Taşınmazların taksim yoluyla mirasçılar adına tescilinden sonra açılan dava bu nedenle reddedilmeliydi; ödemenin borç olarak yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi isabetsiz bulunmuş, ret sonucu doğru olduğundan hüküm gerekçesi düzeltilerek onanmıştır.
Denkleştirme alacağı davasına aile mahkemesinde, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla bakılır
Altsoyun denkleştirme alacağına ilişkin dava, aile mahkemesi sıfatı gözetilmeden görülerek esastan karara bağlandı; hüküm davacı tarafından temyiz edildi.
“4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların, aile mahkemeleri kurulan yerlerde bu mahkemelerce bakılacağını; aynı Yasanın 2. maddesi de, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlerin asliye hukuk mahkemelerinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir”
Ne anlama geliyor? Karar, 370. maddeye dayanan davaların görevli mahkemesini belirler. Daireye göre dava altsoyun denkleştirme alacağına ilişkindir ve Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabında yer alır; 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi bu hükümlerden kaynaklanan davaların aile mahkemelerince görüleceğini, 2. maddesi ise aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemelerinde bakılacağını öngörür. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alındığından, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi bozma nedeni sayılmıştır.
Denkleştirme alacağı davasında hem görev hem yetki tartışmalıysa mahkeme önce görevli olup olmadığına karar vermelidir
Altsoyun denkleştirme alacağı davası asliye hukuk mahkemesinde açıldı. Davalıların yetki itirazı üzerine mahkeme yetkisizlik kararı verdi; bu karar davacılar tarafından temyiz edildi.
“Bir davada hem görev, hem de yetki hususunun uyuşmazlık konusu olması durumunda öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı hususunda karar vermesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, görev ile yetki arasındaki inceleme sırasını gösterir. Daireye göre dava 370. maddeden kaynaklanan altsoyun denkleştirme alacağına ilişkindir ve 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesinde görülür. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır; hem görev hem yetki uyuşmazlık konusu olduğunda önce görev incelenir. Yargı çevresinde müstakil aile mahkemesi kurulmuş olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Genel mahkemede açılan denkleştirme alacağı davasında derdestlik nedeniyle ret yerine görevsizlik kararı verilmelidir
Davacı, muris muvazaası nedeniyle açılmış tapu iptali ve tenkis davasında tereke hesabının yalnız sağlararası tasarruflara göre yapıldığını belirterek, ortak muris ile birlikte yaşadığı ve çalıştığı dönemde aileye kattığı emek ve gelirin tespitini ve bunun karşılığının tahsilini istedi. Asliye hukuk mahkemesi, aynı hususların diğer davada yargılandığı gerekçesiyle davayı derdestlik nedeniyle usulden reddetti.
“Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereklidir. Yargı çevresi içinde müstakil aile mahkemesinin bulunması halinde görevsizlik kararı verilmeli; bulunmaması halinde ise aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, denkleştirme alacağının mirasla ilgili başka davalar sürerken de aile hukukuna ilişkin bir dava olarak kaldığını gösterir. Daire, 370. maddenin ve aile mahkemelerinin görevini düzenleyen 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesinin metnini aktararak görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğunu belirtmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargı çevresinde müstakil aile mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmeli, yoksa davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılmalıdır; derdestlik nedeniyle verilen ret kararı bu nedenle bozulmuştur.
Denkleştirme alacağı davası 370 ve 641. maddelerden kaynaklanır ve aile mahkemesinin görev alanındadır
Altsoyun denkleştirme alacağına ilişkin davada Daire önce hükmü farklı bir gerekçeyle bozmuştu. Davalı, bu bozma kararına karşı karar düzeltme isteminde bulundu.
“Dava, altsoyun denkleştirme alacağına ilişkin olup Türk Medeni Kanununun 370 ve 641. maddesinden kaynaklanmaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine dair Kanunun 5133 sayılı Kanunla değişik 4/1. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ( TMK. md. 118 – 395) olmak üzere, ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması da zorunludur.”
Ne anlama geliyor? Karar, denkleştirme alacağının miras hukukundaki karşılığını ve görev sonucunu birlikte gösterir. Daireye göre dava 370. madde ile ergin çocuklar ve torunlara verilecek uygun tazminatı tereke borcu sayan 641. maddeden kaynaklanır; bu davalara 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemelerinde bakılır ve görev yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. İlk incelemede bu husus gözden kaçırıldığından karar düzeltme istemi kabul edilmiş, önceki bozma kararı kaldırılarak hüküm görevsizlik kararı verilmek üzere bozulmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 370- Madde yürürlükteki Kanunun 321 inci maddesini karşılamakla birlikte, içerik açısından farklılıklar taşıyan İsviçre Medenî Kanununun 334 üncü maddesinden alınmıştır. Birinci fıkrada, ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylara, bu emek ya da gelirlerinin karşılığında uygun bir bedel ödenmesi kabul edilmiştir. Burada ergin altsoyların aileye özgüledikleri emek ya da gelirleri nedeniyle bir denkleştirme alacakları söz konusudur. İkinci fıkra, uyuşmazlık hâlinde, denkleştirme alacağının miktarı, güvence altına alınması ve ödeme şeklinin hâkim tarafından belirleneceği düzenlenmektedir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 134Gerekçe, maddenin kaynağını İsviçre Medenî Kanunu'nun 334. maddesi olarak gösterir ve eski Kanun'dan içerik farkı bulunduğunu açıkça belirtir. Eski metin, reşit evladın bu hakkı ana ve babası aleyhine yapılan hacze katılma veya iflas hâlinde masaya başvurma yoluyla ileri sürebileceğini öngörüyordu; yeni düzenlemede alacağın istenebileceği hâller 371. maddede ayrıca sayılmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 321. maddeydi.
Ana ve baba ile birlikte yaşayan ve ıvazından sarahaten feragat etmeksizin kendi sayını veya varidatını aileye tahsis eden reşit evlat, bu tahsisinden dolayı; ana ve babasından, aleyhlerine vakı hacze iştirak veya iflasları halinde masaya müracaat tarikiyle, bir hak talep edebilir. İhtilaf halinde, hakim, iddianın haklı olmadığını ve miktarını serbestçe takdir eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 321 | 4721 sayılı Kanun m. 370 | |
|---|---|---|
| Alacaklı | Ana ve baba ile birlikte yaşayan reşit evlat | Ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ergin altsoy |
| Özgüleme | Karşılığından açıkça vazgeçmeden emek veya gelirin aileye tahsisi | Emek veya gelirin aileye özgülenmesi |
| İleri sürme | Hacze katılma veya iflas hâlinde masaya başvurma | Borçlunun ölümü ve 371. maddedeki diğer hâller |
| Hâkimin yetkisi | İddianın haklılığını ve miktarı serbestçe takdir | Miktar, güvence ve ödeme şekli |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 370. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 371: Denkleştirme alacağının istenmesi.
- TMK m. 367: Ev başkanlığının koşulları.
- TMK m. 368: Ev düzeni ve gözetim.
- TMK m. 372: Aile vakfı.
Denkleştirme alacağı, aileye yapılan katkının karşılığı veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 370 ne diyor?
Ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emeğini ya da gelirini aileye özgüleyen ergin altsoyun uygun bir bedel isteyebileceğini ve uyuşmazlıkta miktar, güvence ve ödeme şeklini hâkimin belirleyeceğini düzenler.
Kimler denkleştirme alacağı isteyebilir?
Ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ergin çocuklar ve torunlar.
Hangi katkılar dikkate alınır?
Aileye özgülenen emek veya gelir; örneğin evlenene kadar maaşını babasına veren altsoyun istemi bu kapsamda nitelendirilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017).
Özgüleme ispat edilemezse ne olur?
Denkleştirme alacağının koşulları gerçekleşmez ve dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2021/4735 E., 2021/6617 K., 27.09.2021).
Bedelin miktarını kim belirler?
Uyuşmazlık hâlinde hâkim; bedelin güvence altına alınmasına ve ödeme şekline de hâkim karar verir.
Alacak ne zaman istenir?
Kural olarak borçlunun ölümü hâlinde; kanundaki istisnai hâllerde borçlu sağken de istenebilir (Yargıtay 2. HD, 2015/24204 E., 2016/8780 K., 28.04.2016).
Alacak zamanaşımına uğrar mı?
Hayır; ancak en geç terekenin taksimine kadar istenebilir.
Tereke paylaşıldıktan sonra dava açılabilir mi?
Hayır; taksimden sonra açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/23406 E., 2016/5968 K., 24.03.2016).
Bu alacak tereke borcu sayılır mı?
Evet; terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır (TMK m. 641/2).
Dava hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla (Yargıtay 2. HD, 2016/26003 E., 2017/980 K., 26.01.2017).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 321. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 370, 371, 641
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 321 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 370 gerekçesi s. 134, Tasarı ve Komisyon metni s. 451
- Yargıtay 2. HD, 2021/4735 E., 2021/6617 K., 27.09.2021
- Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017
- Yargıtay 2. HD, 2016/26003 E., 2017/980 K., 26.01.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/24204 E., 2016/8780 K., 28.04.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/23406 E., 2016/5968 K., 24.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2013/17395 E., 2014/2875 K., 17.02.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/5729 E., 2013/25877 K., 11.11.2013
- Yargıtay 2. HD, 2011/13075 E., 2011/13501 K., 19.09.2011
- Yargıtay 14. HD, 2016/18138 E., 2020/8616 K., 17.12.2020
