In Boşanma Avukatı

Yargılamanın Yenilenmesi Nedir? 2026 Şartları ve Süreleri

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Sadece HMK m. 375’te sayılan sahte delil, yalan tanıklık gibi sınırlı hallerde istenebilir. Başvuru süresi kural olarak sebebin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halükarda 10 yıldır. Sahtecilik veya yalan tanıklık iddiaları, kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla ispatlanmalıdır. Dava, asıl kararı veren mahkemeye açılır ve hükmün icrasını kendiliğinden durdurmaz.

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bir boşanma kararının sahte delil, yalan tanıklık veya hile gibi ağır hukuka aykırılıklar nedeniyle yeniden görülmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (HMK m. 375). Bu talep, kural olarak yenileme sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halükarda kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde yapılmalıdır.

Yüzlerce dosya üzerinden kesinleşen kararlara itiraz edildiğini görüyoruz; ancak kanun, sadece sıradan bir hata iddiasını değil, mahkemenin kararını temelden sarsan somut ve belgelenmiş hileleri yenileme sebebi sayar. Dosya kapandıktan sonra pişmanlık duymak veya eksik iddiada bulunduğunu fark etmek bu olağanüstü yola başvuru hakkı vermez.

Yargılamanın Yenilenmesi Nedir ve Hangi Hallerde İstenir?

Bu yol, istinaf ve temyiz süreçleri bitip dosya kesinleştikten sonra, karara etki eden gizli bir gerçeğin veya suçun ortaya çıkması halinde mahkemenin dosyayı tekrar açmasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, yenileme sebeplerini sınırlı sayıda saymıştır; bunlar dışındaki gerekçelerle dava açılamaz.

Hukukumuzda kabul edilen temel yenileme sebepleri belli başlı kategorilere ayrılır. Mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül etmemiş olması veya davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması mutlak sebeplerdir. Bunun dışında, davada dayanılan ve karara etki eden bir belgenin sahte olduğunun anlaşılması en yaygın başvuru nedenidir. Boşanma davasında delillerin sunulma aşamasında gizlenen, sonradan gerçeğe aykırı olarak oluşturulan belgeler veya kasten yalan söyleyen tanıkların varlığı tespit edildiğinde süreç başlar.

  1. Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi veya yasaklı hâkimin hüküm kurması.
  2. Karara dayanak oluşturan belgenin sahteliğinin kesinleşmiş kararla sabit olması.
  3. Tanık veya bilirkişilerin kasten yalan beyanda bulunduğunun ispatlanması.
  4. Kararın, daha önce kesinleşmiş ve birbiriyle çelişen başka bir mahkeme kararına dayanması.
  5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ihlal kararı vermesi.

Sahte Delil ve Yalan Tanıklık Sebebiyle Yargılamanın Yenilenmesi

Boşanma hükmü, karşı tarafın sunduğu sahte bir belgeye (örneğin tahrif edilmiş banka dekontu) veya yalan tanıklık yapan birinin beyanına dayanıyorsa yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir. Ancak bu sahteliğin veya yalan tanıklığın kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla ispatlanması şarttır.

Sadece karşı tarafın yalan söylediğini veya tanığın doğruyu yansıtmadığını iddia etmek yeterli değildir. Önce yalan tanıklık veya belgede sahtecilik nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Ceza davası sonucunda sanık mahkûm olursa, bu mahkûmiyet kararı yargılamanın yenilenmesi davasının asli dayanağı olur. Bu sürecin ceza boyutu hakkında yalan tanıklık ve cezası konulu değerlendirmelerimiz incelenebilir.

Boşanmada Yalan Yere Yemin Edilmesi Durumu

Davayı kazanan tarafın karara etki eden bir konuda yalan yere yemin ettiği ceza mahkemesi kararıyla sabit olursa, bu durum bağımsız bir yenileme sebebidir (HMK m. 375/1-f).

Yemin, tarafın kendisine sorulan maddi bir vakıayı doğrulamasıdır. Bir tarafın yemin delili kullanımında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunması, dosyanın seyrini tamamen değiştirdiği için yasa koyucu buna ağır bir yaptırım bağlamıştır. Yalan yere yemin suçundan alınacak kesinleşmiş mahkûmiyet, aile mahkemesindeki dosyanın yeniden açılmasını sağlar.

Yargılamanın Yenilenmesi Davası Açma Süreleri 2026

Yargılamanın yenilenmesi süresi, dayanılan sebebe göre değişmekle birlikte genel kural olarak sebebin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır (HMK m. 377). Bu süreler hak düşürücüdür, mahkemece resen dikkate alınır.

Sürelerin başlangıç anı, ihlalin türüne göre kanunda net olarak ayrılmıştır. Sürelerin takibi olağanüstü kanun yolunun en kritik aşamasıdır.

Yenileme SebebiSüresi (Öğrenmeden İtibaren)Azami Süre (Kesinleşmeden İtibaren)
Sahte delil / Yalan tanıklık3 Ay (Ceza kararının kesinleştiği tarihten)10 Yıl
AİHM ihlal kararı3 Ay (AİHM kararının kesinleştiği tarihten)10 Yıl
Hükmü veren hâkimin reddi veya yasağı3 Ay (Kararın öğrenilmesinden)10 Yıl
Çelişen kesin hüküm bulunması3 Ay (Çelişkinin öğrenilmesinden)10 Yıl
⚠️Dikkat
Ceza davası açılmadan veya ceza mahkûmiyeti kesinleşmeden aile mahkemesine yapılacak yargılamanın yenilenmesi talepleri, doğrudan ‘ön inceleme aşamasında dava şartı yokluğundan’ usulden reddedilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kararı Üzerine Yenileme

Kesinleşen boşanma veya ferileri kararının İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ni ihlal ettiği AİHM tarafından tespit edilirse, bu kesinleşmiş ihlal kararı yargılamanın yenilenmesi sebebidir. İhlal kararının kesinleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde başvuru yapılmalıdır.

Aile hukuku dosyalarında genellikle adil yargılanma hakkının veya özel hayata saygı hakkının ihlali çerçevesinde AİHM kararları karşımıza çıkar. AİHM’in ihlal kararı vermesi durumunda, ilk derece mahkemesi dosyayı yeniden açarak ihlalin sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeni bir hüküm kurmak zorundadır.

Anlaşmalı Boşanmada Yargılamanın Yenilenmesi İstenebilir mi?

Evet, anlaşmalı boşanma davalarında da yargılamanın yenilenmesi istenebilir. Özellikle eşlerden birinin iradesinin hile, korkutma (ikrah) veya sahtecilikle sakatlandığı, protokolün bu baskı altında imzalatıldığı ceza mahkemesi kararıyla kanıtlanırsa yenileme yolu açılır.

Buna karşılık, sırf maddi şartları beğenmemek veya daha fazla nafaka istemek bir yenileme gerekçesi değildir. İrade sakatlığının derecesinin kanundaki ağır şartlara ulaşması aranır. Bu durum, anlaşmalı boşanmanın çekişmeliye dönmesi süreciyle karıştırılmamalıdır; çekişmeliye dönme kararın kesinleşmesinden önceki bir aşamayken, yenileme ancak karar tamamen kesinleştikten sonra işletilen bir yoldur.

Yargılamanın Yenilenmesi Talebi Nereye ve Nasıl Yapılır?

Yargılamanın yenilenmesi davası, asıl kararı veren mahkemeye bir dilekçe ile açılır. Yargıtay veya İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) asıl uyuşmazlığı esastan çözüp yeni bir hüküm kurmuşsa, talep o kararı veren üst mahkemeye yapılır.

Dava açılırken yeni bir esas numarası alınır ve maktu harç yatırılır. Talep, tevzi bürosu üzerinden işleme alınsa da dosya asıl kararı veren mahkemenin incelemesine sunulur. Mahkeme önce talebin yasal süre içinde yapılıp yapılmadığını ve kanuni sebeplerin bulunup bulunmadığını (ön inceleme) değerlendirir. Çekişmeli bir dosyanın baştan sona işleyişini anlatan çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer başlıklı incelemede belirtildiği gibi, yeniden yargılama süreci de normal bir davanın dilekçeler ve tahkikat aşamalarını aynen barındırır.

Yargılama süresince ortaya çıkacak dava masraflarını kimin ödeyeceği kuralı, yenileme davalarında da haksız çıkan taraf aleyhine uygulanır.

Yargılamanın Yenilenmesi Talebi İcrayı Durdurur mu?

Yargılamanın yenilenmesi davasının açılması, asıl mahkeme kararının icrasını (örneğin nafaka veya tazminat ödemelerini) kendiliğinden durdurmaz (HMK m. 376). İcranın durdurulması için mahkemeden ayrıca talepte bulunulması ve genellikle teminat yatırılması gerekir.

Mahkeme, talebin haklılığına dair dosyada kuvvetli emareler görürse, ileride telafisi imkansız zararların doğmasını önlemek adına icranın geri bırakılmasına (durdurulmasına) karar verebilir. Teminat şartı sağlanmadan icranın durdurulması kararı verilmesi istisnai durumlara tabidir.

Kesinleşmiş Boşanma Kararı İptal Edilebilir mi?

Kesinleşen boşanma kararı doğrudan iptal edilemez; ancak yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilirse, mahkeme eski hükmü kaldırarak yeni bir karar verir. Kararın nüfusa işlenmiş olması, yenileme yargılamasına engel teşkil etmez.

Eğer taraflardan biri bu süreçte vefat etmişse, mirasçılar davaya devam edebilir veya yasal süreler içinde yenileme talebinde bulunabilir. Mirasçıların sürece katılımında taraflardan biri ölürse ne olur kuralı kıyasen uygulanır. Sürecin usuli hassasiyeti nedeniyle, dosyanın incelenmesi aşamasında bir boşanma avukatı vasıtasıyla adımların planlanması geri dönüşü olmayan hataları önler.

Hak Kaybettiren Süre Hataları ve Usul Eksiklikleri

Yargılamanın yenilenmesi sürecinde en çok düşülen hata, 3 aylık hak düşürücü sürenin kaçırılması ve dayanak ceza davası kesinleşmeden aile mahkemesine doğrudan başvurulmasıdır. Usulüne uygun yapılmayan talepler esasa girilmeden anında reddedilir.

🚨Kritik Uyarı
Sahte belge veya yalan tanıklık gerekçesiyle yapılan başvurularda, Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikayet tarihi değil, ceza mahkemesinin verdiği mahkûmiyet kararının kesinleştiği tarih 3 aylık başvuru süresini başlatır.

Uygulamada, tarafların karardan yıllar sonra kendi lehlerine yeni bir iddia uydurmaları veya ‘hâkime eksik anlattım’ diyerek kendi beyanlarını değiştirmeleri yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılmaz. Hukuk sistemi, tarafın kendi kusuruna veya ihmaline dayanarak olağanüstü kanun yoluna başvurmasına izin vermez.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada yalan beyan yargılamanın yenilenmesi sebebi midir?

Tek başına tarafın yalan beyanı sebep sayılmaz; ancak mahkemede dinlenen tanığın kasten yalan söylediği veya tarafın yalan yere yemin ettiği kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sabit olursa yenileme istenebilir.

Yargılamanın yenilenmesi davası ne kadar sürer?

Asıl dava gibi yeniden tahkikat yapılacağı için süreç ortalama 12-18 ay sürebilir. Ancak ön incelemede 3 aylık süre veya kanuni şartlar eksik bulunursa, dava ilk celsede usulden reddedilir.

Karar kesinleştikten kaç yıl sonra dava açılabilir?

Yenileme sebebi ne zaman öğrenilirse öğrenilsin, kararın kesinleşmesinden itibaren en fazla 10 yıl içinde bu dava açılmalıdır. HMK m. 377 gereğince 10 yıl geçtikten sonra talep hakkı tamamen düşer.

mm

Av. Aydın Aydar

Avukat Aydın Aydar 1962 yılında doğmuştur 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

Yorum Bırakın