In Boşanma Avukatı

Boşanma Davası Kaç Kez Açılabilir? Ret ve Feragat Sonrası Şartlar

Türk Medeni Kanunu’nda dava açma sayısına dair matematiksel bir üst sınır bulunmaz. Reddedilen boşanma davası kesinleştikten 3 yıl sonra ortak hayat kurulamamışsa yeniden dava açılabilir. Feragat eden eş, eski kusurları affetmiş sayılır; ancak yeni olaylara dayanarak her zaman tekrar dava açabilir. Önceki davada dile getirilen veya o tarihte var olan olaylar, ikinci davada gerekçe yapılamaz. İkinci davada sadece yeni vakıaları gören veya duyan tanıkların beyanları hükme esas alınır.

Türk Medeni Kanunu, boşanma davası açma sayısına matematiksel bir sınır koymaz; şartlar oluştuğunda ikinci veya üçüncü kez boşanma davası açılabilir. Ancak davanın daha önce reddedilmiş veya davadan feragat edilmiş olması, yeni açılacak davada dayanılacak hukuki sebepleri ve vakıaları (olayları) doğrudan sınırlar (HMK m. 303 ve TMK m. 166/4).

İlk davanın ne şekilde kapandığı, ikinci davanın kaderini belirler. Dava mahkemece esastan reddedilmişse kesin hüküm kuralları, davacının kendi iradesiyle feragat etmesiyle kapanmışsa ‘affetme’ hükümleri devreye girer. Yargılama makamı, her iki durumda da tarafların geçmişteki eylemlerini farklı bir usuli süzgeçten geçirir. Dosyanın müracaata bırakılması ve yenilenmemesi nedeniyle düşmesi durumunda ise süreç tamamen farklı işler. Bu ayrımın doğru yapılması, hak kayıplarının önüne geçer.

2 Kez Boşanma Davası Açmak İçin Hangi Şartlar Gerekir?

İkinci bir boşanma davasının görülebilmesi için, önceki davanın kesinleşme tarihinden sonra yeni bir boşanma sebebinin (yeni vakıanın) ortaya çıkmış olması gerekir. Eski davada ileri sürülen ve mahkemece değerlendirilen olaylara dayanılarak aynı taraflar arasında tekrar dava açılamaz.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 303. maddesi uyarınca, bir davanın aynı taraflar arasında, aynı dava sebebiyle ve aynı taleple yeniden açılması mümkün değildir. Buna ‘kesin hüküm’ kuralı denir. Bir eş, şiddet gördüğü iddiasıyla dava açıp bu davayı ispatlayamadığı için ret kararı alırsa, aynı şiddet olayını gerekçe göstererek ertesi gün yeniden mahkemeye başvuramaz. Mahkeme, dilekçeyi incelediğinde derhal usulden ret kararı verir.

İkinci davanın esastan incelenebilmesi için şu şartların bir arada bulunması aranır:

  1. İlk açılan davanın istinaf ve temyiz yolları tüketilerek tamamen kesinleşmiş olması.
  2. İlk davanın açılış tarihinden sonra eşler arasında yeni ve kusurlu bir eylemin gerçekleşmiş olması.
  3. Bu yeni eylemin, evlilik birliğini temelden sarsacak nitelik taşıması.
  4. Yeni olayların usulüne uygun deliller ve tanıklarla ispatlanabilir durumda olması.
ℹ️Bilgi
Önceki davada dilekçeye yazılmayan ancak o tarihte var olan olaylar da ikinci davada ‘yeni’ sayılmaz. Dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar yeni vakıa kabul edilir.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, ilk davada dinlenen tanıkların, ikinci davada yeniden dinlenmesi talep edildiğinde, hâkim bu tanıklara yalnızca ilk dava tarihinden sonraki döneme ait görgülerini sorar. Geçmişe dönük anlatımlar tutanağa geçirilse dahi karara esas alınmaz.

Boşanma Davası Reddedildikten Sonra Tekrar Dava Açılabilir mi?

Reddedilen bir boşanma davası kesinleştikten sonra, taraflar yeni bir geçimsizlik sebebiyle her zaman tekrar dava açabilir. Yeni bir olay yaşanmamışsa, fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası açabilmek için ret kararının kesinleşmesinin üzerinden 3 yıl geçmesi zorunludur.

Mahkemenin davanızı reddetmesi, evliliğin hukuken devam ettiği anlamına gelir. Ancak yasa koyucu, fiilen bitmiş bir evliliği kâğıt üzerinde sonsuza dek yaşatmayı amaçlamaz. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu, belirli bir bekleme süresinin ardından, başka hiçbir somut olaya gerek kalmaksızın evliliğin sonlandırılmasına imkân tanır.

Uygulamada, ret kararının ardından kesinleşme sürecinin başlatılmaması sıkça karşılaşılan bir eksikliktir. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra taraflara tebliğ edilmez ve istinaf süreleri işlemezse, dava hukuken kesinleşmez. Kesinleşmeyen bir ret kararı üzerinden on yıl geçse dahi 3 yıllık fiili ayrılık kuralı işlemeye başlamaz.

Ret kararı sonrası yeni dava açmadan önce, davanın düşmesi (işlemden kaldırılması) ile davanın esastan reddedilmesi arasındaki farkı bilmek gerekir. Dosyanın takipsiz bırakılarak düşmesi durumunda, ortada esasa dair bir ret kararı bulunmadığından 3 yıllık bekleme süresine tabi olunmaz. Düşme kararı kesinleştiğinde, eski olaylara dayanarak dahi yeni bir harç yatırmak suretiyle süreç yeniden başlatılabilir.

Boşanma Davasından Feragat Ettikten Sonra Yeniden Dava Açılması

Feragat, davacının kendi davasından vazgeçmesidir ve feragat tarihinden önceki tüm kusurlu davranışların affedildiği (hoşgörüldüğü) kabul edilir. Feragat eden eş, eski olaylara dayanarak yeniden dava açamaz; yalnızca feragat tarihinden sonra meydana gelen yeni olayları gerekçe gösterebilir.

Davadan feragat etmek, hukuki sonuçları itibarıyla çok ağır bir işlemdir. Bir eş, dilekçesinde karşı tarafın şiddet, hakaret veya sadakatsizlik eylemlerini en ince ayrıntısına kadar anlatıp delillendirmiş olsa bile, mahkemeye sunduğu tek satırlık bir feragat dilekçesiyle tüm bu olayları hukuken siler. Yargıtay, feragat işlemini ‘örtülü af’ olarak değerlendirir. Affeden tarafın, affettiği olaylara dayanarak boşanma talep etme hakkı kalmaz.

Feragat işleminin sonuç doğurması için karşı tarafın onayına veya hâkimin kabulüne ihtiyaç yoktur. Dilekçenin mahkeme kalemine sunulduğu veya e-Devlet üzerinden UYAP sistemine düştüğü an işlem tamamlanır. Bu niteliği gereği, bir gün sonra “ben yanlış anladım, feragatimden vazgeçiyorum” demek usulen mümkün değildir.

Tarafların, barışma ümidiyle veya aile büyüklerinin araya girmesiyle ani feragat kararları alması yaygındır. Bu aşamada deneyimli bir boşanma avukatı ile çalışmak, hak kayıplarını önler. Avukatınız, davanın tamamen geri çekilmesi yerine duruşmanın ertelenmesini veya dosyanın işlemden kaldırılmasını sağlayarak size düşünme payı yaratabilir. İşlemden kaldırma kararı, feragat gibi af niteliği taşımaz.

Boşanma Davadan Feragat Eden Tekrar Dava Açılabilir mi?

Evet, feragat eden taraf yeni bir hukuki sebebe dayanarak mahkemeye başvurma hakkını korur. Eşin şiddet uygulaması, aldatması veya evi terk etmesi gibi kusurlu eylemler feragat işleminden sonra gerçekleşmişse, bu eylemlere dayalı olarak derhal yeni bir dilekçe verilebilir.

Feragat eylemi, kişinin boşanma hakkından ömür boyu vazgeçtiği anlamına gelmez. Sadece o güne kadar yaşanmış olayların üzerini örter. Eşiniz feragat ettiğiniz günün ertesinde size hakaret eder veya ortak konutu terk ederse, bu yepyeni bir vakıadır. Bu yeni eylem üzerinden doğrudan çekişmeli boşanma davası süreci başlatabilirsiniz.

⚠️Dikkat
Feragat dilekçesi mahkemeye sunulduğu an sonuç doğurur. Karşı tarafın kabulüne bağlı değildir ve bu işlemden dönmek (feragatten rücu etmek) hukuken imkansızdır. Şarta bağlı feragat yapılamaz.

Feragat eden tarafın, yeniden dava açarken hazırlayacağı dilekçe son derece hassastır. Dilekçede, feragat öncesi olaylara değinilmesi mahkemece dikkate alınmaz, ancak davanın reddine de sebep olmaz. Asıl tehlike, feragat sonrası döneme ait hiçbir somut ve ispatlanabilir olayın dilekçede bulunmamasıdır. Bu durumda dava, sırf yeni vakıa eksikliği nedeniyle reddedilir.

Feragat ve Ret Sonrası Yeni Dava Şartları: Aynı Vakıa ve Yeni Vakıa Ayrımı

Hukuk sisteminde ‘aynı vakıa’, önceki davanın açıldığı tarihe kadar yaşanmış tüm olayları ifade ederken; ‘yeni vakıa’, ilk davanın açılış tarihinden veya feragat işleminden sonra meydana gelen somut gelişmeleri tanımlar.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre vakıaların ayrımı, davanın açıldığı tarihe göre yapılır. Dava dilekçesinin mahkemeye verildiği gün, o davaya ait zaman diliminin sınırıdır. Bu ayrımların ret ve feragat durumlarına göre nasıl şekillendiği aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Aşağıdaki tablo, önceki davanın sonucuna göre yeni davada hangi olayların kullanılabileceğini göstermektedir.

Dava SonucuEski Olaylara Dayanma DurumuYeni Olaylara Dayanma DurumuBekleme Süresi
Esastan Ret KararıKesinlikle dayanılamaz (Kesin hüküm itirazı)Her zaman dayanılabilirYeni olay yoksa 3 yıl (m. 166/4)
Davadan FeragatDayanılamaz (Affedilmiş sayılır)Her zaman dayanılabilirYeni olay varsa süre şartı yoktur
Dosyanın İşlemden KaldırılmasıDayanılabilir (Af niteliği taşımaz)DayanılabilirDüşme kesinleştiğinde hemen

Uygulamada, ilk davanın devam ettiği süreçte yaşanan olayların durumu sıkça karıştırılır. Eğer ilk davayı açtınız ve yargılama 1 yıl sürdüyse, bu 1 yıllık süreçte yaşanan yeni kavgalar veya hakaretler ilk davanın konusu yapılamaz. Ancak bu olaylar, ilk dava reddedilip kesinleştikten sonra açılacak ikinci bir dava için ‘yeni vakıa’ teşkil eder.

Ret Kararından Sonra 3 Yıllık Bekleme Süresi Nasıl Hesaplanır?

Üç yıllık fiili ayrılık süresi, mahkemenin verdiği ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kararın yerel mahkemede verildiği gün değil; itiraz yollarının tüketildiği veya sürenin dolduğu kesinleşme tarihi milat kabul edilir.

Bir davanın reddedilmesi ile kesinleşmesi arasında aylar, bazen yıllar süren bir istinaf süreci bulunabilir. Üç yıllık sürenin başlangıç tarihi konusunda hata yapmak, yeni açılacak davanın süre yönünden reddedilmesine yol açar. Sürecin doğru hesaplanması için şu adımların izlenmesi gerekir:

  • Mahkeme ret kararını verir ve gerekçeli kararı yazar.
  • Bu karar taraflara tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal itiraz süresi başlar.
  • Taraflar itiraz etmezse karar iki haftanın sonunda kesinleşir. İtiraz edilirse Bölge Adliye Mahkemesi’nin (istinaf) ve gerekiyorsa Yargıtay’ın nihai onama kararı beklenir.
  • Kararın kesinleştiğine dair mahkeme kaleminden ‘Kesinleşme Şerhi’ alınır. İşte üç yıllık takvim bu şerhte yazan tarihte başlar.

Bu üç yıllık süre zarfında tarafların ‘ortak hayatı yeniden kurmamış’ olması şarttır. Eşlerin çocuklarını görmek için bir araya gelmesi, zorunlu hallerde (cenaze, hastalık) görüşmesi veya aynı ortamda kısa süreli bulunması ortak hayatın yeniden kurulduğu anlamına gelmez. Ancak eşlerin evlilik niyetiyle yeniden aynı çatı altında yaşamaya başlaması veya karı-koca hayatı sürmesi, 3 yıllık süreyi keser. Bu durumda TMK m. 166/4 maddesine dayalı dava açma hakkı düşer.

Davalının Açacağı Karşı Davada Ret ve Feragat Etkisi

İlk davada feragat eden veya davası reddedilen tarafın eşi (davalı), şartları varsa kendi boşanma davasını açmakta özgürdür. Feragat eden tarafın eylemi, diğer eşin dava hakkını düşürmez; davalı, karşı tarafın kusurlu hareketlerini ispatlayarak boşanma talep edebilir.

Feragat işleminin tek taraflı karakteri burada net bir şekilde ortaya çıkar. Eşiniz size karşı açtığı davadan feragat ettiğinde, kendi kusurlarınızı affetmiş olur. Ancak bu durum, sizin onu affettiğiniz anlamına gelmez. Eğer eşinizin de evlilik birliğinin sarsılmasında kusuru varsa ve siz bu boşanmayı istiyorsanız, feragat eyleminden bağımsız olarak karşı dava hakkınızı kullanabilir veya ayrı bir dava ikame edebilirsiniz.

Yargılama sırasında bir tarafın davası ispatlanamadığı için reddedilirken, diğer tarafın açtığı karşı dava kabul edilebilir. Her iki dava da bağımsız birer talep içerir. Bu süreç, eşlerin boşanma niyetlerinin ve kusur durumlarının mahkemece ayrı ayrı terazide tartılmasıyla işler. Detaylı bilgi için boşanma süreci ve yargılama aşamalarını inceleyebilirsiniz.

Hak Kaybettiren Süreler ve Bir Sonraki Adımınız

Boşanma davalarının tekrar açılması aşamasında sürelerin ve irade beyanlarının geri dönülemez sonuçları vardır. Özellikle ret ve feragat süreçlerinde şu kurallara riayet etmek, telafisi imkansız hataları engeller:

  • Ret kararının üzerinden 3 yıl geçmeden, yeni bir olay yaşanmadığı halde dava açarsanız dilekçeniz reddedilir ve karşı tarafa yeniden vekalet ücreti ödemek zorunda kalırsınız.
  • Feragat dilekçenizi mahkemeye sunduktan sonra pişmanlık duysanız bile yargılamayı geri döndüremezsiniz.
  • Ret kararının kesinleşme işlemini bizzat takip etmelisiniz; tebligat yapılmadıkça 3 yıllık ayrılık süresi işlemeye başlamaz.
  • İkinci davada göstereceğiniz tanıkların, ilk davanın açıldığı tarihten sonraki olaylara şahitlik edebilecek kişiler olduğundan emin olmalısınız.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmadan vazgeçen taraf sonradan çekişmeli dava açabilir mi?

Evet, anlaşmalı boşanma davasından vazgeçen taraf, feragat tarihi sonrasında yaşanan yeni bir olaya dayanarak veya anlaşmalı davasını doğrudan çekişmeliye çevirerek yargılamaya devam edebilir.

Eşim bana açtığı davadan feragat etti, benim ona dava açma hakkım biter mi?

Hayır, eşinizin feragat etmesi yalnızca onun iddialarından vazgeçtiği anlamına gelir. Sizin bağımsız olarak, eşinizin kusurlarına dayanarak boşanma davası açma hakkınız aynen devam eder.

Boşanma davası işlemden kaldırılırsa yeniden dava açmak için 3 yıl beklemek gerekir mi?

Hayır, dosyanın müracaata bırakılması ve işlemden kaldırılması esasa ilişkin bir ret kararı değildir. Dava düştükten sonra 3 yıl beklemenize gerek kalmadan, aynı olaylara dayanarak yeni bir harçla hemen dava açabilirsiniz.

mm

Av. Aydın Aydar

Avukat Aydın Aydar 1962 yılında doğmuştur 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

Yorum Bırakın