Önsöz

Önsöz

Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Davalarında Tanık Beyanları kitabının önsözü. Kitabın tamamı bu sitede ücretsiz okunur.

Avukatlık hayatımda en çok duyduğum sorulardan biri şudur: “Tanığımız var, yeter mi?” Bu soruyu soran müvekkil çoğu zaman haklı olduğundan emindir; olayları yaşamıştır, annesi, kardeşi ya da komşusu da her şeyi bilmektedir. Duruşma günü gelir, tanık salona girer ve “ben görmedim ama kızım anlattı” der. O cümleyle birlikte, aylardır anlatılan olay hukuken ispatlanmamış sayılabilir. Bunun tersini de çok yaşadım: Kimsenin önemsemediği bir komşunun, yerini ve saatini tek tek söylediği sade bir anlatımı, bir davanın sonucunu değiştirdi.

Çekişmeli boşanma davalarında tanık, çoğu dosyada hâkimin önündeki en önemli delildir. Evlilikte yaşananlar evin içinde kalır; yazılı bir belgesi nadiren bulunur. Türk Medeni Kanunu da boşanma davasında yemin deliline izin vermez ve tarafların ikrarını hâkim için bağlayıcı saymaz. Bu yüzden tanık listesinin süresinde verilmesi, tanığın dilekçede gösterilen vakıa için dinletilmesi, beyanın görgüye dayalı ve somut olması, sonucu belirleyen ayrıntılar hâline gelir. Yargıtay da bu ayrıntılar üzerinde yıllar içinde zengin ve tutarlı bir içtihat oluşturmuştur; son yıllarda Hukuk Genel Kurulunun verdiği kararlar bu içtihadı daha da netleştirmiştir.

Bu kitabı, boşanma davalarında tanık deliline ilişkin dağınık içtihadı tek bir yerde, düzenli ve sınanabilir biçimde toplamak için hazırladık. Her tespiti bir kanun hükmüne ya da künyesiyle gösterilen bir karara dayandırmaya çalıştık. Kararları resmî karar arama sistemlerinden tam metinleriyle inceledik; önemli gördüklerimizi karar metninden aynen alıntılayarak kart hâlinde verdik. Kararı veren merciin gerekçesini ayırmaya özen gösterdik: Bölge adliye mahkemesinin Yargıtay tarafından onanan gerekçesini Yargıtay’ın kendi sözü gibi sunmadık; karşı oyları ve Genel Kurul görüşmelerinde ileri sürülüp benimsenmeyen görüşleri çoğunluk görüşüyle karıştırmadık. Taraf, tanık ve çocuk adlarını yazmadık. Konuyla ilgili akademik çalışmaları da inceledik ve tanıklığın sosyal ve psikolojik yönlerine ilişkin tespitleri ilgili yerlerde aktardık.

Kitap yalnız avukatlar ve hâkimler için yazılmadı. Boşanma davası açmayı düşünen eşlerin, tanık olarak çağrılan anne, baba ve kardeşlerin ve aile hukukuyla ilgilenen herkesin anlayabileceği bir dil kullanmaya çalıştık. Her başlığı gerçek hayatta sorulan bir soru olarak koyduk ve cevabı ilk cümlede vermeye gayret ettik. Her bölümün başında kısa bir özet, sonunda Yargıtay’ın ilkesi ile uygulama önerilerimiz yer alır. Sonuç bölümünde içtihattan çıkan ilkeleri, eklerde ise soru ve cevapları, özet tabloları, dilekçe örneklerini, tanık hazırlığına ilişkin kontrol listelerini ve mevzuatı bir araya getirdik.

Bu eser, oğullarım Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte hazırladığımız Türk Medeni Kanunu Aile Hukuku Şerhi, Yargıtay Kararları Işığında Mal Paylaşımında Şirket Hisseleri, Yargıtay Kararları Işığında Mal Paylaşımında Yurt Dışındaki Mallar, Yargıtay Kararları Işığında Zina ve Sadakatsizlik Sebebiyle Boşanma ve Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası adlı çalışmaların devamıdır. Şerhte TMK m. 184’ü madde sırası içinde açıklamıştık; bu kitapta ise boşanma davasının en çok tartışılan delilini, dilekçeden kanun yoluna kadar bütün aşamalarıyla ele aldık.

Kitabın hazırlanmasında emeği geçen meslektaşlarımıza ve ailemize teşekkür ederiz. Eserdeki eksik ve hataların bize bildirilmesi, sonraki baskılarda düzeltilmesine yardımcı olacaktır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarBoşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Bu kitabı Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının resmî metinlerine dayanarak hazırladı.

Atıf: Aydın Aydar, Murat Aydar, Eren Aydar, Yargıtay Kararları Işığında Boşanma Davalarında Tanık Beyanları, 2026, Önsöz, https://www.avukataydinaydar.com/bosanma-davalarinda-tanik-beyanlari/tam-metin/onsoz/

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş değildir. Mevzuat ve içtihat 8 Kasım 2026 itibarıyla dikkate alınmıştır.

Hemen Ara WhatsApp