Giriş

Giriş

Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası kitabının giriş bölümü. Kitabın tamamı bu sitede ücretsiz okunur.

Bu sayfada
  1. Yöntem ve Kaynaklar

Anlaşmalı boşanma, Türkiye’de boşanmanın en yaygın yoludur. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2025’te 193.793 çift boşanmıştır; bu sayı bir önceki yıl 188.963’tü ve kaba boşanma hızı binde 2,26’ya ulaşmıştır. Boşanmaların yüzde 34,0’ı evliliğin ilk beş yılında, yüzde 20,3’ü 6–10. yılında gerçekleşmiş; boşanmalar sonucunda velayeti düzenlenen çocuk sayısı 191.371 olmuştur (TÜİK, Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, 2025, 24.02.2026). Adalet Bakanı’nın 13.10.2026 tarihli açıklamasına göre 2025’te davanın kabulüne karar verilen anlaşmalı boşanma oranı yüzde 42,9, çekişmeli boşanma oranı yüzde 21,6’dır; 8 Ekim 2026 itibarıyla bu oranlar yüzde 44,3 ve yüzde 21,2 olmuştur. Boşanma davalarının ortalama süresi de 2020’de 199 günken 2025’te 163 güne inmiştir (Adalet Bakanı’nın 13.10.2026 tarihli açıklaması (DHA). TÜİK verileri kesinleşen boşanmaları, Bakanlık verileri ise dava sonuçlarını gösterdiğinden iki veri grubu birbiriyle doğrudan karşılaştırılamaz).

Bu kadar sık başvurulan bir yolun dayanağı ise tek bir fıkradır. Türk Medeni Kanunu m. 166/3’e göre evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hâkim tarafları bizzat dinleyip iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir. Hüküm kısadır, ama her sözcüğü uygulamada ayrı bir uyuşmazlığa dönüşmüştür.

Anlaşmalı boşanmanın kolaylığı yanıltıcıdır. Duruşma çoğu zaman kısa sürer, eşler imzalar, karar aynı gün verilebilir. Ancak yıllar sonra aile mahkemesinin, icra mahkemesinin, tapu müdürlüğünün, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, hatta bir alacaklının önüne aynı protokol gelir. O gün yazılan “talebimiz yoktur” cümlesinin mal rejimini kapsayıp kapsamadığı, “okul masraflarını öder” cümlesinin icra edilip edilemeyeceği, “protokolün onaylanmasına” hükmüyle tapunun devredilip devredilemeyeceği ve aynı gün verilen feragat dilekçesinin kararı gerçekten kesinleştirip kesinleştirmediği, o sırada kimsenin düşünmediği sorular olarak ortaya çıkar.

Bu eser, anlaşmalı boşanmanın bütün aşamalarını Yargıtay kararlarını esas alarak bir bütün hâlinde incelemektedir. Eserin cevap aradığı başlıca sorular şunlardır:

  1. Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir; bir yıl şartı nasıl hesaplanır, dolmamışsa ne olur?
  2. Dava nerede ve nasıl açılır, eş hâkim önünde neden bizzat dinlenmelidir, görüntülü bağlantıyla veya vekille boşanılabilir mi?
  3. Eş, anlaşmadan ne zamana kadar dönebilir; bunun için sebep göstermesi gerekir mi, dönerse dava ne olur?
  4. Protokolde neler zorunludur, hâkim protokole ne ölçüde karışabilir, karar protokolden farklı yazılırsa ne yapılır?
  5. Velayet, kişisel ilişki ve nafaka nasıl düzenlenir; ortak velayet mümkün müdür, çocuğun nafakasından vazgeçilebilir mi?
  6. Yoksulluk nafakası, Anayasa Mahkemesi’nin süresizlik kararından sonra protokollerde nasıl yazılmalıdır?
  7. Protokoldeki hangi cümle mal paylaşımı, ziynet veya tazminat hakkını sona erdirir, hangisi erdirmez?
  8. Protokoldeki taşınmaz nasıl devredilir, borç ödenmezse hangi yola gidilir, zamanaşımı ne kadardır, koşullar değişirse protokol uyarlanır mı?
  9. Kanun yolundan ne zaman feragat edilebilir, karar ne zaman kesinleşir, kesinleşmiş karar ortadan kaldırılabilir mi?
  10. Alacaklı protokolle yapılan devri iptal ettirebilir mi; formalite boşanmanın ölüm aylığına etkisi nedir?
  11. Boşanmadan sonra soyadı, bekleme süresi, miras ve aylık nasıl etkilenir; yurt dışında verilen karar Türkiye’de nasıl geçerli olur?

Yöntem ve Kaynaklar#

Eserin dayanağı, Yargıtay’ın anlaşmalı boşanmaya ilişkin kararlarıdır. Kararlar, Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi’nde ve Yargıtay’ın karar arama sisteminde yapılan taramalarla belirlenmiş ve tam metinleriyle okunmuştur. Boşanma davalarının temyiz incelemesi Yargıtay 2. Hukuk Dairesinde yapıldığından eserin ağırlık merkezini bu Dairenin kararları oluşturur. Anlaşmalı boşanmaya ilişkin temel ilkeleri koyan Hukuk Genel Kurulu kararlarına özel olarak yer verilmiştir. Eser, Eylül 2026’ya kadar yayımlanan kararları kapsar.

Her tespit, bir kanun hükmüne ya da künyesiyle gösterilen bir karara dayandırılmıştır. Kararlardan yapılan alıntılar karar metinlerinden aynen aktarılmış; taraf, tanık, çocuk ve üçüncü kişi adları gösterilmemiştir. Kararlarda kadın veya erkek ifadesi, yalnız karar metninde belirtildiği ölçüde kullanılmıştır. Bir kararda ilk derece mahkemesinin veya bölge adliye mahkemesinin gerekçesi Yargıtay tarafından onanmışsa bu durum metinde belirtilmiş; Genel Kurul’da ileri sürülüp benimsenmeyen görüşler ve karşı oylar çoğunluk görüşü olarak sunulmamıştır.

Öğretide konuyu inceleyen makaleler okunmuş ve görüşleri sayfa numaralarıyla gösterilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik bir çözüm sunmadığı veya kararların farklı yönde olduğu sorularda yazarların görüşü “kanaatimizce” ifadesiyle ve gerekçesiyle belirtilmiştir.

Eserde şiddet, hastalık ve özel hayata ilişkin olayları içeren kararlar da incelenmiştir. Bu kararlar, kişileri tanınabilir kılacak ayrıntılardan arındırılarak ve hukuki değerlendirme için gerekli olduğu ölçüde, sade bir dille anlatılmıştır.

Parasal tutarlar ve parasal sınırlar, eserin kapandığı tarih itibarıyla verilmiştir. Harç, gider avansı, avukatlık ücreti ve temyiz sınırı her yıl değiştiğinden güncel tutar ayrıca kontrol edilmelidir.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarBoşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Bu kitabı Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının resmî metinlerine dayanarak hazırladı.

Atıf: Aydın Aydar, Murat Aydar, Eren Aydar, Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası, 2026, Giriş, https://www.avukataydinaydar.com/anlasmali-bosanma-davasi/tam-metin/giris/

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş değildir. Mevzuat ve içtihat 7 Kasım 2026 itibarıyla dikkate alınmıştır.

Hemen Ara WhatsApp