TMK 474, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasını özel bir şarta bağlar. Vesayetin kaldırılmasına ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi hâlinde karar verilebilir. Yargıtay, tek hekimden alınan raporla yetinilmesini eksik inceleme saymıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/1084 E., 2017/2817 K., 02.03.2017). Kısıtlama kararına esas rapor ile yeni rapor çelişiyorsa, kişi raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek çelişki giderilmelidir (Yargıtay 8. HD, 2019/4163 E., 2019/8350 K., 01.10.2019). Rapor şartı, duruşma ve delil toplama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (TMK m. 472).
- Resmî sağlık kurulu raporu
- Kanunun kısıtlama ve kaldırma kararlarında aradığı, tek hekimin değil kurulun düzenlediği resmî rapor (TMK m. 409, 474).
- Kısıtlama sebebinin ortadan kalkması
- Kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini görememe, sürekli yardıma muhtaç olma veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokma durumunun sona ermesi (TMK m. 405, 474).
- Adli Tıp Kurumu
- Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için başvurulan resmî bilirkişi kurumu.
TMK 474 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlananlar | TMK m. 405, 474 |
| Şart | Kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi | TMK m. 474 |
| Kısıtlamadaki karşılığı | Kısıtlamaya da resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir | TMK m. 409/2 |
| İstem | Kısıtlı ve ilgililerden her biri | TMK m. 472/3 |
| Yetki | Kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi | TMK m. 411, 412 |
| Diğer kısıtlama sebepleri | Bir yıl şikâyetsizlik veya istek sebebinin ortadan kalkması | TMK m. 475, 476 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 418 | Gerekçe, s. 154 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 418. maddesini karşılar; maddeye açıklık getirmek için görüşüne başvurulacak bilirkişinin resmî sağlık kurulu olması gereğine işaret edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 154). Eski Kanun kaldırmayı, kısıtlama için bir sebep kalmadığını gösteren bilirkişi raporuna bağlıyordu. Tasarının 474. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (s. 475).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kaldırmanın resmî sağlık kurulu raporuna bağlı olmasıdır; tek hekim raporu yeterli görülmemiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/1084 E., 2017/2817 K., 02.03.2017). İkinci nokta, raporlar arasında çelişki varsa istem kabul edilecek olsa bile önce çelişkinin giderilmesi gerektiğidir (Yargıtay 8. HD, 2019/4163 E., 2019/8350 K., 01.10.2019). Üçüncü nokta, yetkili mahkemenin kısıtlının yerleşim yerine göre belirlenmesidir; yerleşim yeri ancak vesayet makamının izniyle değişir (Yargıtay 5. HD, 2022/13812 E., 2022/19024 K., 22.12.2022).
Resmî sağlık kurulu raporu şartı
- Kural: Kaldırma, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesine bağlıdır.
- Rapor: Tek hekim raporu veya başka amaçla düzenlenen rapor yetmez.
- Kapsam: Kural, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlananlara uygulanır.
Madde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasını, kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesine bağlar. Bu şart, kısıtlama aşamasındaki kuralın karşılığıdır: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya da ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir (TMK m. 409). Gerekçe, maddeye açıklık getirmek için görüşüne başvurulacak bilirkişinin resmî sağlık kurulu olması gereğine işaret edildiğini belirtir (S. Sayısı 723, s. 154); eski Kanun ise kaldırmayı, kısıtlama için bir sebep kalmadığını gösteren bilirkişi raporuna bağlıyordu.
Yargıtay, tek hekimden alınan rapora dayanılarak kısıtlılığın devamına karar verilmesini eksik inceleme saymış ve resmî sağlık kurulu raporu aldırılmasını aramıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/1084 E., 2017/2817 K., 02.03.2017). Tapu sicil müdürlüğünün yazısı üzerine, yani başka bir işlem için düzenlenen sağlık kurulu raporuna dayanılarak vesayetin kaldırılması da bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2006/8369 E., 2006/16827 K., 04.12.2006). Yargıtay, kısıtlı hakkında yeniden resmî sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlılığın devamına karar verilmesini de doğru bulmamıştır (Yargıtay 18. HD, 2015/12264 E., 2016/9889 K., 20.06.2016).
Raporlar çelişirse
- Kural: Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemez.
- Yol: Kişi raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilir.
- Kapsam: Kural, istemin kabulünde de uygulanır.
Yargıtay, kısıtlama kararına esas rapor ile kaldırma isteminde alınan rapor arasında çelişki bulunduğunda, kişinin raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek çelişkinin giderilmesini ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının kesin olarak tespit edilmesini aramış; bu yapılmadan istemin kabul edilmesini bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2019/4163 E., 2019/8350 K., 01.10.2019). Kısıtlama kararına esas rapor ile sonradan alınan rapor farklı sonuçlara vardığı hâlde istemi kabul eden başka bir karar da, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden verildiği için bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/5999 E., 2017/1950 K., 16.02.2017).
Kısıtlama sebebinin kesin olarak ortadan kalktığını veya devam ettiğini göstermeyen bir rapor da yeterli görülmemiş; kişinin Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesine sevk edilerek ayrıntılı rapor alınması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/15054 E., 2012/8860 K., 09.04.2012). Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan rapora dayanan bir karar ise sonucu itibarıyla onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/8536 E., 2012/20586 K., 10.09.2012).
Usul: duruşma ve deliller
- Duruşma: Kaldırma istemi dosya üzerinden karara bağlanamaz.
- Deliller: Rapor yanında taraf delilleri de toplanır.
- Değerlendirme: Mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir.
Rapor şartı, duruşma ve delil toplama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Hukuk Genel Kurulu, vesayetin kaldırılması istemini dosya üzerinden reddeden mahkemenin direnme kararını bozmuş; duruşma açılmadan, kısıtlıya savunma hakkı verilmeden ve taraf delilleri toplanmadan karar verilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2013/18-18 E., 2013/891 K., 26.06.2013). Yargıtay, vesayet makamının duruşma açmadan dosya üzerinden kısıtlılığın kaldırılmasına karar vermesini de bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/8243 E., 2018/749 K., 18.01.2018).
Yargıtay, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını ileri süren istemi, bu konuda sağlık raporu aldırmadan ve taraf delillerini toplamadan aynı gün reddeden kararı bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/9049 E., 2017/1965 K., 16.02.2017). Kısıtlı ve ilgililerden her biri kaldırılmayı isteyebilir (TMK m. 472).
Yetkili mahkeme
- Kural: Yetki, kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.
- Değişiklik: Yerleşim yeri vesayet makamının izniyle değişir.
- Nitelik: Yetki kesindir ve dava şartıdır.
Kaldırma istemine kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi bakar (TMK m. 411). Vesayet altındaki kişi vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremez; yerleşim yeri değişirse yetki yeni vesayet dairelerine geçer (TMK m. 412). Yargıtay, bu yetkinin kesin ve dava şartı olduğunu, izinle yerleşim yeri değişmiş kısıtlının kaldırma istemine yeni yerleşim yerindeki mahkemenin bakacağını kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/7425 E., 2018/451 K., 16.01.2018). Kısıtlı veya vasiden bir istem olmadan verilen yerleşim yeri değişikliği izni ise yetkiyi değiştirmemiş; kaldırma istemi hakkında karar vermek üzere vesayeti yürüten mahkeme yargı yeri olarak belirlenmiştir (Yargıtay 5. HD, 2022/13812 E., 2022/19024 K., 22.12.2022).
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış bir yakınınızın vesayetinin kaldırılmasını istiyorsanız, başvuruyu kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapın ve resmî sağlık kurulu raporu alınmasını isteyin; tek hekim raporu veya başka bir işlem için alınmış rapor yeterli görülmemiştir (TMK m. 474). Yeni rapor kısıtlama kararına esas rapordan farklı bir sonuca varıyorsa, çelişkinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesini isteyin. Kısıtlının yerleşim yeri değiştiyse, vesayet makamının izin kararı bulunup bulunmadığını kontrol edin; yetkili mahkeme buna göre belirlenir (TMK m. 411, 412).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 474. madde uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasında rapor şartını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini ve yetkili mahkemeyi gösteren kararlardan seçilmiştir. Kararlardaki tanı ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Kaldırma isteminde tek hekimden alınan rapor yetmez; kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmelidir
Kişi 2013'te 405. madde uyarınca kısıtlanmıştı. Vasi, kısıtlının durumunun tespiti için sağlık kurumundan rapor alınmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi tek hekim tarafından düzenlenen rapora dayanarak istemi reddetti ve kısıtlılığın devamına karar verdi; karar kısıtlı tarafından temyiz edildi.
“Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözönüne alındığında; mahkemece, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan ...'un kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olup olmadığı hususunda resmi sağlık kurulu raporu aldırılıp taraf delillerinin toplanması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle tek hekime dayanan rapora göre kısıtlılık halinin devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 474. maddedeki rapor şartının niteliğini belirler. Kanun kaldırma kararını resmî sağlık kurulu raporuna bağladığından, Daire tek hekimden alınan rapora dayanılarak kısıtlılığın devamına karar verilmesini eksik inceleme saymış; resmî sağlık kurulu raporu aldırılması, taraf delillerinin toplanması ve bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Rapor şartı bu dosyada istemin reddi bakımından da aranmıştır.
Başka bir işlem için düzenlenen sağlık kurulu raporu, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını gösteren rapor sayılmaz
Kişi 2005'te kısıtlanmış ve eşi vasi atanmıştı. Sulh hukuk mahkemesi, tapu sicil müdürlüğünün yazısı üzerine düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporuna dayanarak vesayetin kaldırılmasına karar verdi.
“Kısıtlılık halinin sona erdiğine ilişkin düzenlenmiş nitelikte bir rapor değildir. Türk Medeni Kanunun 474. madde uyarınca kısıtlılık sebebinin kalkmış olduğunu belirtir nitelikte yeterli bir rapor alınmadan davanın kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”
Ne anlama geliyor? Karar, raporun hangi amaçla düzenlendiğinin önemini gösterir. Dosyadaki sağlık kurulu raporu, kısıtlılık hâlinin sona erip ermediğini belirlemek için değil, tapu sicil müdürlüğünün yazısı üzerine düzenlenmişti. Daire, 474. madde uyarınca kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını belirten yeterli bir rapor alınmadan istemin kabul edilmesini usule aykırı bularak hükmü bozmuştur.
Kısıtlama kararına esas rapor ile kaldırma isteminde alınan rapor çelişiyorsa, çelişki Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmeden istem kabul edilemez
Kişi 2016'da 405. madde uyarınca kısıtlanmış, karar Yargıtayca onanmıştı. Kısıtlı 2018'de kısıtlama kararının kaldırılmasını istedi. Mahkemenin aldırdığı yeni sağlık kurulu raporu vasiliğin kaldırılmasının tıbben uygun olduğunu bildirdi; kısıtlama kararına esas rapor ise farklı bir sonuca varmıştı. Mahkeme istemi kabul etti; karar bir bakanlığın vekili tarafından temyiz edildi.
“adı geçen kısıtlının sözü edilen raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek konu hakkında yeniden rapor alınmak suretiyle çelişkinin giderilmesi ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının kesin olarak tespiti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile istemin kabulü doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, rapor şartının istemin kabulünde de titizlikle uygulandığını gösterir. Daire, kısıtlama kararına esas rapor ile kaldırma isteminde alınan rapor arasındaki çelişki giderilmeden istemin kabul edilmesini eksik inceleme saymış; kişinin raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Kaldırma istemini vesayeti yürüten sulh hukuk mahkemesi karara bağlar; istem olmadan verilen yerleşim yeri değişikliği izni yetkiyi başka mahkemeye geçirmez
Kişi 2020'de 405. madde uyarınca kısıtlanmıştı. Kısıtlı 2022'de kısıtlılığının kaldırılmasını istedi. Vesayeti yürüten sulh hukuk mahkemesi, kısıtlı veya vasiden bu yönde bir istem olmadan kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin vererek yetkisizlik kararı verdi; dosyanın gönderildiği mahkeme de usulünce verilmiş bir izin kararı bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi.
“Kısıtlının, Kula Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/586 Esas, 2020/748 Karar sayılı kararı ile vesayet altına alındığı, kısıtlı ya da vasisinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi olmadan Kula Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ve dosyanın Burdur Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla kısıtlının talebi ile ilgili karar vermekte Kula Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 474. madde uyarınca yapılan kaldırma isteminde yetkili vesayet makamının belirlenmesine ilişkindir. Vesayet işlerinde yetki kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir ve yerleşim yeri ancak vesayet makamının izniyle değişir. Daire, kısıtlı veya vasiden bu yönde bir istem olmadan verilen izin kararıyla yetkinin başka mahkemeye geçmeyeceğini kabul etmiş ve kaldırma istemi hakkında karar vermek üzere vesayeti yürüten mahkemeyi yargı yeri olarak belirlemiştir (TMK m. 412).
Vesayet makamının izniyle kısıtlının yerleşim yeri değişmişse kaldırma istemine yeni yerleşim yerindeki mahkeme bakar; bu yetki kesindir ve dava şartıdır
Kısıtlı, hakkındaki kısıtlama kararının kaldırılmasını, bu mümkün değilse vasinin değiştirilmesini istedi. Vesayet dosyasında daha önce ek kararla kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmiş ve kısıtlının adres kaydı yeni yerleşim yerinde görünüyordu. Sulh hukuk mahkemesi yetkisizlik kararı vermeden işin esasına girerek istemi reddetti.
“Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesi uyarınca vesayet işlerinde yetkili mahkeme kısıtlının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesin olup, dava şartıdır. Somut olay incelendiğinde, ... 3. Sulh hukuk mahkemesi 2013/964 esas sayılı vesayet dosyasında 13.03.2015 tarihli ek karar ile kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verildiği ve kısıtlının mernis adresinin ... olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla Mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere yetkisizlik kararı verilmesi yerine yazılı şekilde işin esası incelenerek karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, kaldırma isteminde yetkinin re'sen gözetileceğini gösterir. Daire, vesayet işlerinde yetkinin kısıtlının yerleşim yeri mahkemesine ait olduğunu, bu yetki kuralının kesin ve dava şartı olduğunu belirtmiştir. Vesayet makamının izniyle yerleşim yeri değişmiş olduğundan mahkemenin yeni yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere yetkisizlik kararı vermesi gerektiği kabul edilmiş ve esasa girilerek verilen karar bozulmuştur (TMK m. 411).
Madde gerekçesi
Madde 474- Yürürlükteki Kanunun 418 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeye açıklık getirmesi bakımından görüşüne başvurulacak olan bilirkişinin resmî sağlık kurulu olması gereğine işaret edilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 154Tasarının 474. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 475); Kanun metni Tasarı metniyle aynıdır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 418. maddeydi; madde "Akıl hastalığı halinde" kenar başlığını taşıyordu.
Akıl hastalığından veya akıl zayıflığından dolayı verilmiş olan hacir kararının ref'i, hacir için bir sebep kalmadığını mübeyyin ehlivukuf raporuna mütevakkıftır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 418 | 4721 sayılı Kanun m. 474 | |
|---|---|---|
| Kapsam | Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle verilen kısıtlama | Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle verilen kısıtlama |
| Rapor | Kısıtlama için sebep kalmadığını gösteren bilirkişi raporu | Kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını belirleyen resmî sağlık kurulu raporu |
| Kenar başlık | Akıl hastalığı hâlinde | Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu maddeyi aynen kabul etti | S. Sayısı 723, s. 475 |
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 474. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama.
- TMK m. 409: İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu.
- TMK m. 411: Vesayet işlerinde yetki.
- TMK m. 412: Yerleşim yerinin değişmesi.
- TMK m. 472: Vesayetin kaldırılması.
- TMK m. 473: Kaldırmanın ilânı.
- TMK m. 475: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimde kaldırma.
- TMK m. 476: İstek üzerine kısıtlamada kaldırma.
Kısıtlanmış bir yakınınızın vesayetinin kaldırılması, eşinizin kısıtlılığı ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 474 ne diyor?
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi hâlinde karar verilebileceğini düzenler.
Tek doktor raporu yeterli mi?
Hayır; tek hekimden alınan rapora dayanılarak karar verilmesi eksik inceleme sayılmıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/1084 E., 2017/2817 K., 02.03.2017).
Başka bir işlem için alınan rapor kullanılabilir mi?
Tapu sicil müdürlüğünün yazısı üzerine düzenlenen rapor, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını gösteren rapor sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2006/8369 E., 2006/16827 K., 04.12.2006).
Raporlar çelişirse ne olur?
Kişi raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek çelişki giderilmelidir (Yargıtay 8. HD, 2019/4163 E., 2019/8350 K., 01.10.2019).
Rapor olumluysa mahkeme duruşma yapmadan karar verebilir mi?
Hayır; vesayet makamının duruşma açmadan dosya üzerinden kısıtlılığın kaldırılmasına karar vermesi bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 2017/8243 E., 2018/749 K., 18.01.2018).
Kaldırmayı kim isteyebilir?
Kısıtlı ve ilgililerden her biri isteyebilir (TMK m. 472/3).
Hangi mahkemeye başvurulur?
Kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine; yerleşim yeri vesayet makamının izniyle değişmişse yeni yerleşim yerindeki mahkemeye (TMK m. 411, 412).
İstem reddedilirken de rapor gerekir mi?
Evet; Yargıtay, yeniden resmî sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlılığın devamına karar verilmesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 18. HD, 2015/12264 E., 2016/9889 K., 20.06.2016).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 418. maddesi kaldırmayı, kısıtlama için sebep kalmadığını gösteren bilirkişi raporuna bağlıyordu.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır; madde 01.01.2002'den beri aynı metinle yürürlüktedir.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 405, 409, 411, 412, 472, 473, 474, 475, 476
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 418 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 474 gerekçesi s. 154, Tasarı ve Komisyon metni s. 475
- Yargıtay HGK, 2013/18-18 E., 2013/891 K., 26.06.2013
- Yargıtay 2. HD, 2011/8536 E., 2012/20586 K., 10.09.2012
- Yargıtay 2. HD, 2011/15054 E., 2012/8860 K., 09.04.2012
- Yargıtay 2. HD, 2006/8369 E., 2006/16827 K., 04.12.2006
- Yargıtay 5. HD, 2022/13812 E., 2022/19024 K., 22.12.2022
- Yargıtay 8. HD, 2019/4163 E., 2019/8350 K., 01.10.2019
- Yargıtay 8. HD, 2017/8243 E., 2018/749 K., 18.01.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/7425 E., 2018/451 K., 16.01.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/1084 E., 2017/2817 K., 02.03.2017
- Yargıtay 8. HD, 2017/5999 E., 2017/1950 K., 16.02.2017
- Yargıtay 8. HD, 2017/9049 E., 2017/1965 K., 16.02.2017
- Yargıtay 18. HD, 2015/12264 E., 2016/9889 K., 20.06.2016
