In Boşanma Avukatı

Boşanmada Kimler Tanıklıktan Çekinebilir? 2026 HMK Şartları

HMK m. 248 uyarınca nişanlı, eş, altsoy, üstsoy ve üçüncü dereceye kadar hısımlar ifade vermekten kaçınabilir. Evlilik bağı kopsa dahi eski eş ve kayın hısımları için tanıklıktan çekinme hakkı devam eder. Avukat, doktor ve psikologlar meslek sırrı gerekçesiyle ifade vermeyi reddedebilir. Tanıklıktan çekinen kişinin beyanı alınmadığı için, ispat yükü diğer delillerle desteklenmelidir. Çekinme hakkı duruşmadan önce dilekçeyle veya duruşma esnasında hâkime sözlü olarak bildirilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 248) uyarınca, boşanma davasında tarafların nişanlısı, mevcut veya eski eşi, altsoyu, üstsoyu ve üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımları tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. Bu kişiler usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılsalar dahi yasal haklarını kullanarak yemin etmekten ve dosyada ifade vermekten imtina edebilirler.

Tanık listesi mahkemeye sunulurken, gösterilecek kişinin akrabalık veya mesleki sır gerekçesiyle ifade vermeyi reddetme ihtimali dosyanın genel ispat gücünü doğrudan değiştirir. Çekinme hakkı olan kişileri dosyanın tek dayanağı olarak kurgulamak, davanın ispatlanamaması riskini doğurur. Uygulamada, özellikle şiddetli geçimsizlik dosyalarında, tarafların kendi aile bireylerini tanık göstermesi sık rastlanan bir durumdur; ancak bu kişilerin duruşma salonuna geldiklerinde yemin etmeden geri dönme hakları daima mevcuttur.

Akrabalık Nedeniyle Tanıklıktan Çekinebilen Kişiler Kimlerdir?

Kanun, aile içi bağların zedelenmemesi ve kişilerin yakınlarına karşı yalan söyleme veya aleyhe beyanda bulunma ikileminde bırakılmaması için belirli akrabalık derecelerine tanıklıktan çekinme hakkı tanır. HMK Madde 248, bu hakkı kullanabilecek kişileri tereddüde yer bırakmayacak şekilde tek tek saymıştır.

Mevzuat kapsamında iki taraftan birinin nişanlısı veya evlilik bağı önceden sona ermiş olsa bile eski eşi ifade vermeyi reddedebilir. Benzer şekilde, taraflardan birinin çocukları, torunları, anne-babası, büyük anne ve büyük babası ile aralarında evlatlık bağı kurulan kişiler bu haktan yararlanır. Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan hısımları ile kendisini oluşturan evlilik bağı kalksa dahi kayın hısımları da listeye dâhildir. Çapraz bağları daha iyi anlamak için boşanma davasında tanık gösterilmesi ve ifade usulü konusundaki temel kurallara hâkim olmak ispat sürecini kolaylaştırır.

Aşağıdaki tablo, 2026 yılı itibarıyla mahkemelerde hısımlık derecesine göre çekinme hakkının sınırlarını göstermektedir.

Hısımlık Derecelerine Göre Tanıklıktan Çekinme Durumu

Akrabalık Türü / DerecesiKapsayan KişilerÇekinme Hakkı Var mı?
1. Derece Kan ve Kayın HısımıAnne, Baba, Çocuklar, Eşin Anne/BabasıEvet
2. Derece Kan ve Kayın HısımıKardeşler, Torunlar, Büyükanne/BüyükbabaEvet
3. Derece Kan ve Kayın HısımıAmca, Dayı, Hala, Teyze, YeğenlerEvet
4. Derece Kan HısımıKuzenler (Amca/Dayı/Hala/Teyze Çocukları)Hayır (Tanıklık Zorunlu)

Kuzenlerin durumu uygulamada en sık karıştırılan noktalardan biridir. Dördüncü derece kan hısımı olan kuzenler, HMK m. 248 kapsamına girmediğinden, çağrıldıklarında duruşmaya katılmak ve doğruyu söylemek zorundadırlar.

Meslek Sırrı Kapsamında Tanıklıktan Çekinme Hakkı Nasıl Uygulanır?

Kanun koyucu sadece akrabaları değil, mesleği gereği tarafların sırlarına vakıf olan kişileri de koruma altına almıştır. HMK m. 249 uyarınca avukatlar, doktorlar, psikologlar ve mali müşavirler, mesleki sır niteliğindeki konularda tanıklık yapmaktan çekinebilirler.

Boşanma dosyalarında özellikle aile danışmanları veya bireysel terapistlerin dinletilmesi talebiyle sıkça karşılaşılır. Bir psikoloğun hastası hakkındaki teşhisleri, seans notları veya itirafları mahkemede anlatması meslek etiğine ve yasalara aykırıdır. Ancak sırrın sahibi olan taraf, terapistinin tanıklık yapmasına açıkça izin (muvafakat) verirse durum değişir. Kanuna göre sır sahibi izin verse dahi, sırrı saklamakla yükümlü olan meslek mensubu tanıklıktan çekinme hakkını kendi inisiyatifiyle kullanmaya devam edebilir.

Bu tür profesyonellerin dinletilmesi planlanıyorsa, mahkemeye delil listesi verilirken izlenecek usul, boşanma davasında delillerin sunulması kurallarına bütünüyle uygun olmalıdır. Gerekli izin belgeleri dosyaya zamanında sunulmazsa, hâkim ilgili meslek mensubuna tebligat çıkarmayı reddeder.

Eski Eş Boşanma Davasında Tanıklık Yapmaya Zorlanabilir mi?

Taraflardan birinin önceki evliliğinden olan eski eşi, yasal olarak HMK m. 248/1-b bendi kapsamında değerlendirilir. Evlilik bağı mahkeme kararıyla tamamen ortadan kalkmış olsa bile, bu kişinin tanıklıktan çekinme hakkı baki kalır.

Kanun, biten evliliklerin ardından kişileri eski eşlerinin yeni davalarında zorla ifade vermekten korur. Yalnızca eski eş değil, kayın hısımlığı bakımından da benzer bir koruma mevcuttur. Örneğin, davacı kadının önceki kocasının kardeşi (eski kayınbirader), evlilik bitmiş olmasına rağmen üçüncü dereceye kadar kayın hısımı sayılmaya devam ettiği için boşanma davasında tanıklıktan çekinebilir.

Çocuğun Anne veya Babası Aleyhine Tanıklık Yapması Zorunlu mu?

Tarafların müşterek çocukları, kan hısımlığında birinci derece altsoy oldukları için mutlak surette tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. Bir çocuğun anne veya babasından birinin aleyhine mahkeme salonunda beyanda bulunmaya zorlanması hukuken mümkün değildir.

Deneyimli bir İstanbul boşanma avukatı olarak duruşmalarda sıklıkla gözlemlediğimiz durumlardan biri, çocukların iki ebeveyn arasında kalarak yaşadığı ağır psikolojik baskıdır. Hâkim, duruşmaya getirilen çocuğa yaşını ve algılama düzeyini gözeterek tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu bizzat hatırlatır. Çocuk ifade vermek istemediğini belirtirse, kürsü tarafından hiçbir zorlama yapılmadan salondan çıkarılır.

Eğer çocuğun yaşı çok küçükse veya beyanının alınması esnasında travma yaşama ihtimali yüksekse, mahkeme sürece pedagogları dâhil eder. Pedagog eşliğinde yapılan görüşmelerde de çocuğun taraf olması veya ebeveynini suçlayıcı ifadeler vermeye zorlanması engellenir.

Tanık İfade Vermeyi Reddederse Davanın Seyri Nasıl Etkilenir?

Tanıklıktan çekinme hakkının kullanılması, çekinen tanığı gösteren taraf aleyhine doğrudan bir olumsuz sonuç doğurmaz; hâkim ‘tanık konuşmadığına göre iddialar haksızdır’ şeklinde bir çıkarım yapamaz. Ancak, ispat yükü tanığı bildiren tarafın üzerinde kalmaya devam eder.

⚠️Dikkat
Tanıklıktan çekinme hakkı olan bir kişiyi dosyada tek delil olarak sunmak, davanın ispatlanamaması nedeniyle reddedilme ihtimalini doğurur. İddialarınızı mutlaka alternatif tanıklar veya maddi belgelerle destekleyin.

Yargıtay kararlarında istikrarlı olarak vurgulandığı üzere, çekinme hakkını kullanan tanığın beyan vermemesi dosyadaki delil eksikliğini kapatmaz. Tarafın dayandığı iddialar (örneğin fiziksel şiddet veya hakaret) sadece bu tanığın görgüsüne dayanıyorsa ve tanık da susma hakkını seçtiyse, o vakıa ispatlanmamış sayılır. Bazı durumlarda, boşanma davasında yalan tanıklık yapmanın cezai yaptırımlarından çekinen veya aile içi husumete taraf olmak istemeyen akrabalar, yemin edip konuşmak yerine tamamen yasal olan bu çekinme yolunu tercih ederler.

Tanıklıktan Çekinme Hakkı Duruşmada Hâkime Nasıl Bildirilir?

Mahkeme tarafından adına tebligat çıkarılan tanık, çekinme hakkını kullanmak istiyorsa bunu iki farklı usulle dosyaya bildirebilir. Duruşma gününden önce yazılı bir dilekçe sunmak veya bizzat duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunmak geçerli yöntemlerdir.

Kendisine fiziki veya e-Tebligat ulaşan kişi, duruşma tarihini beklemeden mahkemenin esasına hitaben kısa bir dilekçe yazarak HMK m. 248 gereği akrabalık bağı nedeniyle tanıklık yapmak istemediğini bildirebilir. Bu durumda mahkeme, o kişinin duruşmaya zorla getirilmesine (ihzar) karar vermez. Eğer kişi dilekçe vermeden duruşma günü salona gelirse, kimlik tespitinin ardından hâkim, yemin aşamasına geçmeden önce kanuni hakkını hatırlatır. Bu aşamada, duruşmada hâkime hitap ve beyan kuralları çerçevesinde kişi, sadece ‘Kanuni hakkımı kullanarak tanıklık yapmak istemiyorum’ demesi yeterlidir.

Hak Kaybını Önlemek İçin Pratik Kontrol Listesi

Boşanma davalarında tanık listesi mahkemeye yalnızca bir kez sunulabilir. İkinci bir liste verme hakkı kural olarak bulunmadığından, çekinme ihtimali olan kişileri seçerken stratejik davranmak gerekir.

  1. Tanığın HMK m. 248 kapsamında çekinme hakkı olan akrabalar listesine girip girmediğini tespit edin.
  2. Çekinme hakkı olan kişiyle duruşma öncesi görüşerek mahkemede ifade verip vermeyeceğini netleştirin.
  3. Aynı olaya şahit olan, ancak akrabalık bağı bulunmayan alternatif bir komşu veya arkadaşı listeye ekleyin.
  4. Tanık beyanlarının yetersiz kalma ihtimaline karşı dosyanızı fotoğraf ve video delilleri, mesaj kayıtları veya banka ekstreleri ile güçlendirin.
  5. Meslek sırrı kapsamındaki psikolog veya doktor tanıklar için mahkemeye önceden yazılı muvafakatname (izin) sunun.

Dava sürecinde tanıkların duruşmadaki tavrı her zaman öngörülemeyebilir. İspat yükünü tek bir kişinin omuzlarına yüklemek yerine, birbirini doğrulayan çoklu delil zinciri kurmak davanın selameti açısından en güvenli yoldur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Kardeşim boşanma davamda tanıklık yapmak zorunda mı?

Kardeşiniz ikinci derece kan hısımı olduğu için HMK m. 248 gereği tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. Duruşmaya çağrılsa bile hâkime ifade vermek istemediğini söyleyerek yemin etmekten ve tanıklık yapmaktan imtina edebilir.

Tanıklıktan çekinen kişiye para cezası kesilir mi?

Hayır, kanunun kendisine tanıdığı çekinme hakkını kullanan bir kişiye disiplin para cezası kesilemez veya zorla ifade verdiremez. Sadece mazeretsiz şekilde duruşmaya gelmeyen ve çekinme hakkını dilekçeyle bildirmeyen kişilere yol gideri ve ceza yansıtılabilir.

Kayınvalidem aleyhime tanıklık yapmaya zorlanabilir mi?

Kayınvalide, birinci derece kayın hısımıdır. Eşinizle olan evliliğiniz fiilen bitmiş veya boşanma davanız sürüyor olsa dahi kayın hısımlığından doğan tanıklıktan çekinme hakkı ortadan kalkmaz; dolayısıyla ifade vermeye zorlanamaz.

mm

Av. Aydın Aydar

Avukat Aydın Aydar 1962 yılında doğmuştur 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

Yorum Bırakın