In Boşanma Avukatı

2025 Yılı İçin Kapsamlı Anlaşmalı Boşanma Protokolü Rehberi

İçerik gizle

Boşanma Sürecinde Yol Haritanız Olarak Protokol

Merhaba, ben Avukat Aydın Aydar. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum ve 1988’den bu yana İstanbul Barosu’na 15051 sicil numarasıyla kayıtlı olarak, kesintisiz bir şekilde boşanma davaları alanında çalışmaktayım. Otuz yılı aşan meslek hayatım boyunca sayısız çiftin evliliklerini sonlandırırken yaşadıkları hukuki ve manevi zorluklara tanıklık ettim. Biliyorum ki boşanma, bir insanın hayatındaki en hassas ve zorlu dönemlerden biridir. Bu süreçte amacım, size sadece bir avukat olarak hukuki destek sağlamak değil, aynı zamanda bu karmaşık yolda size güvenilir bir rehber olmaktır.

Temel prensibimiz, müvekkil odaklı bir yaklaşımla, her davanın kendine özgü dinamiklerini anlamak ve en doğru hukuki stratejiyi geliştirmektir. Bu süreçte en büyük önceliğimiz, %100 müvekkil gizliliğini sağlayarak haklarınızı en üst düzeyde korumaktır. İster anlaşmalı ister çekişmeli olsun, bu dönemi en az yıpranmayla ve hak kaybı yaşamadan atlatmanız için tüm bilgi birikimim ve tecrübemle yanınızdayım.

Anlaşmalı Boşanma Nedir ve Neden Bir Protokol Hayati Önem Taşır?

Anlaşmalı boşanma, en basit tanımıyla, eşlerin evlilik birliğinin sona ermesine ve boşanmanın getireceği tüm sonuçlara (nafaka, velayet, mal paylaşımı, tazminat vb.) ilişkin tam bir mutabakata vararak, medeni bir şekilde yollarını ayırmasıdır. Çekişmeli davaların aksine, burada taraflar birbirleriyle savaşmaz; aksine, gelecekteki hayatlarını şekillendirecek kurallar üzerinde birlikte uzlaşırlar.

İşte bu uzlaşmanın yazılı hale geldiği belgeye “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” diyoruz. Bu protokol, sadece mahkemeye sunulan bir formalite belgesi değildir; aksine, boşanma sonrası başlayacak yeni hayatlarınızın adeta “anayasasıdır”. İyi ve eksiksiz hazırlanmış bir protokol, gelecekte ortaya çıkabilecek sayısız anlaşmazlığı, yeni davaları, ek masrafları ve en önemlisi manevi yıpranmayı önleyen en güçlü kalkandır. Kötü hazırlanmış veya internetten indirilen standart bir protokol ise, ileride çok daha büyük hukuki sorunlara ve pişmanlıklara kapı aralayabilir. Bu nedenle, protokolün her bir maddesi üzerinde titizlikle durulmalı ve her ihtimal düşünülerek hazırlanmalıdır.

Anlaşmalı Boşanmanın Yasal Temelleri ve Şartları (TMK 166/3)

Anlaşmalı boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Kanun koyucu, eşlerin belirli şartlar altında boşanma ve sonuçları üzerinde anlaşmasını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının bir kanıtı olarak kabul eder ve süreci kolaylaştırır. Ancak bu kolaylıktan faydalanabilmek için kanunun aradığı dört temel şartın eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bu şartlardan herhangi birinin eksikliği, davanın anlaşmalı olarak görülmesine engel olur.

Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması Şartı

Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için, evliliğin resmi nikah tarihinden itibaren en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu bir yıllık süre, kamu düzenine ilişkin bir şarttır; yani taraflar bu süreden feragat edemez ve hâkim bu şartın varlığını davanın her aşamasında kendiliğinden (re’sen) kontrol eder. Sürenin hesaplanmasında, eşlerin fiilen ne kadar süre birlikte yaşadıklarının veya ayrı kaldıklarının bir önemi yoktur; tek kriter resmi nikahın yapıldığı tarihtir.

Örneğin, 01 Ocak 2024 tarihinde resmi nikahla evlenen bir çift, anlaşmalı boşanma davasını en erken 02 Ocak 2025 tarihinde açabilir. Kanun koyucu bu bir yıllık süre şartını, evlilik kurumunu korumak ve ani kararlarla yapılan evliliklerin yine ani kararlarla sonlandırılmasının önüne geçmek amacıyla getirmiştir.

Eşlerin Birlikte Başvurusu veya Bir Eşin Açtığı Davanın Diğer Tarafça Kabulü

Anlaşmalı boşanma sürecini başlatmanın iki temel yolu vardır:

  1. Birlikte Başvuru: Eşler, ortaklaşa hazırladıkları bir dava dilekçesi ve anlaşma protokolü ile yetkili Aile Mahkemesi’ne birlikte başvurabilirler. Bu durumda her iki eş de davacı ve davalı sıfatını birlikte taşır.
  2. Bir Eşin Açtığı Davanın Kabulü: Eşlerden biri boşanma davası açar, diğer eş de bu davayı ve boşanmanın tüm sonuçlarını (protokolü) kabul ettiğini mahkemeye bildirir. Bu durumda da dava, anlaşmalı boşanma olarak görülür.

Ayrıca, başlangıçta çekişmeli olarak açılmış bir boşanma davası da yargılamanın herhangi bir aşamasında tarafların tüm konularda anlaşmaya varmasıyla anlaşmalı boşanma davasına dönüşebilir. Bu durum, uzun ve yıpratıcı olabilen çekişmeli süreçleri sonlandırmak için önemli bir fırsattır.

Hâkim Huzurunda Bizzat Dinlenmenin Önemi

Anlaşmalı boşanmanın en kritik şartlarından biri, tarafların duruşmada bizzat ve birlikte hâkim tarafından dinlenmesidir. Tarafların avukatları olsa dahi, bu beyan vekaleten yapılamaz; eşlerin mahkeme salonunda bizzat hazır bulunmaları mutlak bir zorunluluktur.

Bu şartın temel amacı, hâkimin tarafların boşanma yönündeki iradelerinin özgür, samimi ve her türlü baskı, tehdit veya aldatmadan uzak olduğuna bizzat kanaat getirmesidir. Hâkim, taraflara hazırlanan protokolü okuyarak içeriğini anlayıp anlamadıklarını ve bu şartlarda boşanmayı kabul edip etmediklerini sorar. Tarafların yurt dışında veya farklı şehirlerde olması gibi istisnai durumlarda, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla uzaktan dinlenmeleri mümkündür, ancak talimat yoluyla farklı bir mahkemede dinlenerek anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Protokolün Hâkim Tarafından Uygun Bulunması

Eşlerin bir protokol hazırlayıp imzalaması, anlaşmalı boşanma için tek başına yeterli değildir. Hazırlanan bu protokolün, hâkim tarafından da “uygun bulunması” gerekir. Hâkim, protokolü incelerken özellikle iki temel noktayı gözetir:

  • Çocukların Yüksek Menfaati: Protokolde çocukların velayeti, nafakası veya kişisel ilişki düzenlemeleri gibi konularda çocuğun yararına aykırı bir durum tespit ederse, bu maddeleri değiştirmeyi önerebilir.
  • Kamu Düzeni ve Hukuka Uygunluk: Protokoldeki hükümlerin genel ahlaka, kanunlara ve kamu düzenine aykırı olmamasını denetler.

Hâkim, protokolde bir eksiklik veya uygunsuzluk görürse, taraflara bunu düzeltmeleri için öneride bulunabilir. Hâkimin önerdiği bu değişikliklerin de taraflarca kabul edilmesi halinde boşanmaya hükmolunur. Eğer taraflar hâkimin önerdiği değişikliği kabul etmezse, anlaşma sağlanamamış sayılır ve dava çekişmeli boşanma davası olarak devam eder.

2025 Yılı İçin Kusursuz Bir Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?

Kusursuz bir boşanma protokolü, sadece kanunun aradığı asgari şartları yerine getiren bir belge değildir. O, gelecekteki tüm olası anlaşmazlıkları öngören, tüm kapıları kapatan ve taraflara hukuki güvence sağlayan detaylı bir yol haritasıdır. Tecrübelerime dayanarak protokolün içeriğini iki ana başlıkta incelemenin en doğrusu olduğuna inanıyorum: “Olmazsa Olmazlar” yani zorunlu unsurlar ve “Hak Kaybı Yaşamamak İçin” yani ihtiyari unsurlar. Bu ayrımı anlamak, protokolün önemini kavramanın ilk adımıdır. Zorunlu unsurların eksikliği davanızın daha en başında reddedilmesine neden olurken, ihtiyari unsurların eksikliği ise boşanmadan yıllar sonra bile karşınıza çıkabilecek yeni davalar, masraflar ve manevi yükler anlamına gelir.

Protokolün Olmazsa Olmazları: Zorunlu Unsurlar (TMK 166/3)

Bu başlık altındaki maddeler, TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma kararının verilebilmesi için protokolde mutlaka düzenlenmesi gereken temel konulardır. Bu konulardan herhangi birinde anlaşma sağlanamazsa veya bu konular protokolde yer almazsa, hâkim anlaşmalı boşanma kararı veremez.

Tarafların Boşanma Konusundaki Net İradesi

Protokolün ilk ve en temel maddesi, her iki tarafın da evlilik birliğini sonlandırma konusunda hemfikir olduklarını, bu kararı hiçbir baskı altında kalmadan, özgür iradeleriyle verdiklerini net bir şekilde beyan etmeleridir. Bu, boşanmanın “anlaşmalı” olduğunun temelini oluşturur.

Müşterek Çocukların Durumu: Velayet ve Kişisel İlişki

Eğer evlilikten olma reşit olmayan (18 yaşını doldurmamış) müşterek çocuk veya çocuklar varsa, onların durumu protokolün en hassas ve önemli bölümünü oluşturur. Bu bölümde iki konu mutlaka netleştirilmelidir:

  • Velayet: Çocukların velayet hakkının anneye mi, babaya mı verileceği açıkça yazılmalıdır. Son yıllarda popülerleşen “ortak velayet” de bir seçenek olmakla birlikte, bunun şartlarının da detaylıca düzenlenmesi gerekir.
  • Kişisel İlişki: Velayeti almayan ebeveynin çocuklarla ne zaman, nerede ve ne şekilde görüşeceğinin tüm detaylarıyla belirlenmesi gerekir. “İstediği zaman görebilir” gibi muğlak ifadeler, gelecekteki en büyük kavgaların tohumunu eker. Bu nedenle günler, saatler, yatılı kalma durumu, dini ve resmi bayramlar, yaz tatilleri gibi tüm detaylar açıkça yazılmalıdır.

Boşanmanın Mali Sonuçları: Nafaka ve Tazminat

Bu başlık, boşanmanın parasal boyutunu düzenler ve üç temel konuyu içerir:

  • İştirak Nafakası: Müşterek çocukların velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocukların bakım, eğitim, sağlık gibi giderlerine katılımı için ödeyeceği nafakadır. Miktarı ve her yıl ne oranda artırılacağı belirtilmelidir.
  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, diğer taraftan kendi geçimi için talep ettiği nafakadır. Tarafların yoksulluk nafakası talep edip etmedikleri, ediliyorsa miktarı ve artış oranı açıkça yazılmalıdır.
  • Maddi ve Manevi Tazminat: Tarafların, boşanma nedeniyle uğradıkları zararlar karşılığında birbirlerinden maddi veya manevi tazminat talep edip etmedikleri belirtilmelidir. Talep varsa miktarı, talep yoksa bu haktan feragat edildiği net bir şekilde ifade edilmelidir.

Hak Kaybı Yaşamamak İçin Protokole Eklenmesi Gerekenler: İhtiyari Unsurlar

Bu konular, kanunen protokolde yer alması zorunlu olmasa da, 35 yıllık tecrübemle söyleyebilirim ki, gelecekteki büyük sorunları, davaları ve pişmanlıkları önlemek için bir avukatın mutlaka protokole ekleyeceği hayati maddelerdir. İnternetten indirilen hazır protokollerin en büyük zaafı, genellikle bu konuları atlamasıdır.

Mal Rejiminin Tasfiyesi: Ev, Araba ve Diğer Varlıkların Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma sürecindeki en kritik ve en çok hataya açık konu budur. Kanunen, mal paylaşımının protokolde düzenlenmesi zorunlu değildir. Ancak bu konuyu protokolde düzenlemezseniz, boşanma kararınız kesinleştikten sonra 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde taraflardan biri diğerine karşı “mal paylaşımı davası” açabilir. Bu, anlaşmalı boşanmanın “her şeyi bitirdik, uzlaştık” ruhuna tamamen aykırıdır ve sizi yeni bir çekişmeli davanın içine sokar. Bu tuzağa düşmemek için, evlilik birliği içinde edinilmiş tüm mal varlıklarının (ev, arsa, araba, banka hesaplarındaki paralar, hisse senetleri vb.) nasıl paylaşılacağının protokole detaylıca yazılması şarttır.

Ziynet ve Çeyiz Eşyaları

Düğünde takılan altınlar, takılar ve kadına özgü olan diğer ziynet eşyaları, Yargıtay kararları uyarınca kural olarak kadının kişisel malı sayılır. Ancak bu konuda sonradan yaşanabilecek ispat zorlukları ve davaları önlemek için, ziynet eşyalarının kimde kalacağı veya paylaşılacaksa nasıl paylaşılacağının protokole net bir şekilde yazılması, “ziynet alacağı davası” riskini ortadan kaldırır. Aynı durum, çeyiz olarak getirilen eşyalar için de geçerlidir.

Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

Dava açılırken ödenen harçlar, tebligat masrafları gibi yargılama giderleri ile tarafların avukatlarına ödeyecekleri vekalet ücretlerinin kim tarafından karşılanacağının protokolde belirtilmesi, küçük gibi görünen ama sonradan anlaşmazlık yaratabilecek bir detayı daha en başından çözüme kavuşturur. Genellikle tarafların kendi masraflarını karşılayacağı veya tüm masrafların bir tarafça üstlenileceği şeklinde kararlaştırılır.

Aile Konutunun Durumu

Boşanmadan sonra, tarafların birlikte yaşadığı ve “aile konutu” olarak adlandırılan evin akıbetinin ne olacağı önemlidir. Bu konutta kimin oturmaya devam edeceği, konutun satılması halinde bedelin nasıl paylaşılacağı, eğer konut kiralıksa kira sözleşmesinin kimin üzerinde devam edeceği veya kredi borcunun kim tarafından ödeneceği gibi konuların netleştirilmesi, gelecekteki ev sorunlarını engeller.

Uygulamadan Örneklerle Anlaşmalı Boşanma Protokolü Maddeleri

Teorik bilgileri somutlaştırmak ve sizlere pratik bir rehber sunmak amacıyla, meslek hayatım boyunca karşılaştığım farklı senaryolara göre hazırladığım protokol maddesi örneklerini aşağıda paylaşıyorum. Unutmayın, her boşanma davası kendine özgüdür ve bu örnekler sadece birer yol göstericidir. Kendi durumunuza en uygun protokolü hazırlamak için mutlaka bir avukattan hukuki destek almalısınız.

Senaryo 1: Müşterek Çocuk Olmayan ve Mal Varlığı Bulunmayan Eşler İçin Temel Protokol Örneği

Bu en basit senaryodur ve genellikle kısa süreli evliliklerde veya tarafların ortak bir mal varlığı edinmediği durumlarda kullanılır. Amaç, temel konularda anlaşıldığını net bir şekilde ortaya koymaktır.

ÖRNEK PROTOKOL MADDELERİ:

1. BOŞANMA HUSUSU: Taraflar, şiddetli geçimsizlik nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hususunda hemfikir olup, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmayı karşılıklı olarak kabul ve beyan etmişlerdir.

2. TAZMİNAT VE NAFAKA: Tarafların birbirlerinden boşanma nedeniyle herhangi bir maddi veya manevi tazminat talepleri bulunmamaktadır. Aynı şekilde, tarafların birbirlerinden yoksulluk nafakası talebi de yoktur. Taraflar bu haklarından karşılıklı olarak ve geri dönülmez bir şekilde (gayrikabili rücu) feragat ettiklerini kabul ve taahhüt ederler.

3. MAL REJİMİ VE EŞYALAR: Taraflar, evlilik birliği içerisinde edinilmiş herhangi bir ortak malları olmadığını, kişisel eşyalarını aldıklarını, birbirlerinden mal rejiminin tasfiyesine yönelik (katılma alacağı, değer artış payı vb.) ve ev eşyalarına ilişkin herhangi bir alacak talepleri bulunmadığını beyan ederek bu konularda birbirlerini en geniş anlamda ibra ederler.

4. YARGILAMA GİDERLERİ: Taraflar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacak olup, herkes kendi yapmış olduğu masraftan sorumlu olacaktır.

Senaryo 2: Müşterek Çocuklu, Nafaka ve Velayet Düzenlemesi İçeren Protokol Örneği

Bu senaryo, çocuklu aileler için en sık karşılaşılan durumu ele alır. Maddelerin son derece açık ve yoruma yer bırakmayacak şekilde yazılması, çocuğun geleceği için hayati önem taşır.

Velayet Maddesi Örnekleri

MADDE 2 – VELAYET: Tarafların evlilik birliğinden olma, 10.04.2015 doğumlu müşterek çocukları Ali Yılmaz’ın velayetinin davacı anne Zeynep Yılmaz’a bırakılması hususunda taraflar tam bir mutabakata varmışlardır.

Çocukla Kişisel İlişki Tesisi Örnekleri

MADDE 3 – KİŞİSEL İLİŞKİ TESİSİ: Velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk Ali Yılmaz ile davalı baba Ahmet Yılmaz arasında aşağıdaki şekilde kişisel ilişki kurulması kararlaştırılmıştır:

  • Her ayın 1. ve 3. hafta sonu, Cumartesi günü saat 10:00’da annesinden teslim alınmak ve Pazar günü saat 18:00’de annesine teslim edilmek suretiyle yatılı olarak,
  • Dini bayramların (Ramazan ve Kurban) 2. günü saat 10:00’dan 3. günü saat 18:00’e kadar yatılı olarak,
  • Her yıl 1 Temmuz saat 10:00 ile 31 Temmuz saat 18:00 tarihleri arasında yaz tatilini geçirmek üzere,
  • Sömestr (yarıyıl) tatilinin ilk haftası boyunca,
  • Babalar Günü’nde saat 10:00 ile 20:00 arasında,

babanın müşterek çocukla kişisel ilişki kurması hususunda taraflar anlaşmışlardır. Çocuğun teslimi ve alınması, annenin ikametgahında gerçekleşecektir.

İştirak Nafakası Maddesi Örnekleri

MADDE 4 – İŞTİRAK NAFAKASI: Davalı baba Ahmet Yılmaz, velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk Ali Yılmaz’ın bakım ve eğitim giderlerine katkı olarak, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlamak üzere her ay 5.000 TL (Beş Bin Türk Lirası) iştirak nafakasını, her ayın 5’ine kadar davacı annenin TR…………………….. IBAN numaralı banka hesabına ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşbu nafaka miktarı, takip eden her yılın Ocak ayında, bir önceki yılın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) oranında kendiliğinden artırılacaktır.

Senaryo 3: Kapsamlı Mal Paylaşımı ve Tazminat İçeren Protokol Örneği

Bu senaryo, tarafların ortak mal varlıklarının bulunduğu ve tazminat konularının da gündemde olduğu durumlar için detaylı maddeler içerir.

Taşınmaz (Ev, Arsa) Paylaşımı Maddesi Örnekleri

MADDE 5 – MAL PAYLAŞIMI:

a) Taşınmazlar: Tarafların ortak mülkiyetinde bulunan İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi,… Mahallesi,… Ada,… Parsel’de kayıtlı aile konutu niteliğindeki taşınmazın mülkiyeti, herhangi bir bedel talep edilmeksizin tamamen davacı Zeynep Yılmaz’a devredilecektir. Davalı Ahmet Yılmaz, boşanma kararının kesinleşmesini takiben 15 gün içinde tapuda devir işlemlerini tamamlamayı kabul ve taahhüt eder.

b) Alternatif: Taraflar adına kayıtlı… adresindeki taşınmaz, kararın kesinleşmesini takiben 3 ay içinde satılacak ve satış masrafları düşüldükten sonra kalan net bedel, taraflar arasında %50 – %50 oranında eşit olarak paylaşılacaktır.

Araç Paylaşımı Maddesi Örnekleri

b) Araç: Evlilik birliği içinde edinilen 34 ABC 123 plakalı, 2022 model, X Marka otomobil, davalı Ahmet Yılmaz’a bırakılacaktır. Davacı Zeynep Yılmaz, bu araç üzerinde herhangi bir hak ve alacak talebi olmadığını ve bu hakkından feragat ettiğini beyan eder.

Maddi ve Manevi Tazminat Maddeleri

MADDE 6 – TAZMİNAT:

Seçenek 1 (Tazminat Ödenecekse): Davalı Ahmet Yılmaz, evlilik birliğinin sona ermesindeki kusurlu davranışları nedeniyle davacı Zeynep Yılmaz’a 150.000 TL (Yüz Elli Bin Türk Lirası) maddi tazminat ve 100.000 TL (Yüz Bin Türk Lirası) manevi tazminat olmak üzere toplam 250.000 TL ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Bu bedel, kararın kesinleşmesini takiben 30 gün içinde tek seferde ödenecektir.

Seçenek 2 (Tazminat İstenmiyorsa): Taraflar, boşanma nedeniyle birbirlerinden herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebinde bulunmadıklarını ve bu konudaki tüm dava ve talep haklarından gayrikabili rücu feragat ettiklerini karşılıklı olarak kabul ve beyan ederler.

Yoksulluk Nafakası Maddeleri

MADDE 7 – YOKSULLUK NAFAKASI: Davalı Ahmet Yılmaz, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan davacı Zeynep Yılmaz’a, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlamak üzere aylık 7.500 TL (Yedi Bin Beş Yüz Türk Lirası) yoksulluk nafakası ödeyecektir. Bu miktar da iştirak nafakası gibi her yıl Yİ-ÜFE oranında artırılacaktır.

Senaryo 4: Aile Şirketi Hisselerinin Paylaşımına İlişkin Protokol Maddeleri

Bu, en teknik ve dikkatli olunması gereken konulardan biridir. Protokole doğrudan “şirket hisselerini devredecektir” gibi bir madde yazmak, şirketin tüzel kişiliği boşanma davasının tarafı olmadığı için icra sorunları yaratabilir. En güvenli ve hukuken doğru yöntem, hisselerin değerini belirleyip bu değer üzerinden bir “katılma alacağı” ödemesi kararlaştırmaktır. Bu, taraflar arasında net bir alacak-borç ilişkisi kurar ve icrası daha kolaydır.

MADDE 8 – ŞİRKET HİSSELERİNE İLİŞKİN MAL REJİMİ TASFİYESİ: Taraflardan Ahmet Yılmaz’ın, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün… sicil numarasına kayıtlı “Yılmaz Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.” unvanlı şirkette sahip olduğu %50 oranındaki hisselerinin, mal rejiminin tasfiyesi tarihindeki (boşanma dava tarihi) değeri, tarafların mutabakatıyla 2.000.000 TL (İki Milyon Türk Lirası) olarak belirlenmiştir. Davalı Ahmet Yılmaz, bu değer üzerinden davacı Zeynep Yılmaz’ın yasal katılma alacağı hakkı olan 1.000.000 TL’yi (Bir Milyon Türk Lirası) kendisine ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşbu bedel, boşanma kararının kesinleşmesini takiben 6 ay içinde nakden ve defaten (tek seferde) ödenecektir. Bu ödemenin yapılmasıyla birlikte tarafların söz konusu şirket hisselerinden kaynaklı olarak birbirlerinden başka hiçbir hak ve alacağı kalmayacak ve birbirlerini bu konuda ibra etmiş sayılacaklardır.

Senaryo 5: Yabancı Uyruklu Eş ile Boşanmada Protokole Eklenebilecek Hükümler

Eşlerden birinin yabancı uyruklu olması durumunda, ileride kararın diğer ülkede tanınması gibi konularda sorun yaşamamak için protokole bazı özel hükümler eklemek faydalı olacaktır.

MADDE 9 – UYGULANACAK HUKUK VE YETKİ: İşbu protokolün yorumlanmasından ve uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlıkta Türk Maddi Hukuku kuralları uygulanacak ve İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır.

MADDE 10 – TANIMA VE TENFİZ İÇİN İŞBİRLİĞİ: Taraflar, işbu protokolü içeren Türk Mahkemesi boşanma kararının, diğer tarafın vatandaşı olduğu… ülkesinde tanınması ve tenfizi (recognition and enforcement) için gerekli tüm yasal prosedürlerde birbirleriyle işbirliği yapmayı ve gerekli belgeleri (apostil şerhi, tercüme vb.) temin etme konusunda birbirlerine yardımcı olmayı kabul ve taahhüt ederler.

Çocukların Geleceğini Güvence Altına Almak: Eğitim ve Sağlık Giderleri

Anlaşmalı boşanma protokolünün en kutsal amacı, şüphesiz müşterek çocukların geleceğini korumaktır. Bu noktada, protokole yazılan standart “iştirak nafakası” çoğu zaman yeterli olmaz. Çünkü iştirak nafakası, çocuğun barınma, beslenme, giyim gibi aylık olağan giderlerini karşılamaya yöneliktir. Peki ya çocuğun özel okul masrafları, üniversite eğitimi, pahalı bir sağlık sorunu veya ortodonti tedavisi gibi olağanüstü ve yüksek maliyetli giderler? İşte bu noktada, bu giderleri ayrıca ve detaylıca düzenlemeyen bir protokol, gelecekteki anlaşmazlıkların ve yeni davaların habercisidir.

İştirak Nafakası Dışında Kalan Özel Giderler

Tecrübelerimle sabit olarak söylüyorum ki, boşanmış ebeveynler arasındaki en büyük tartışmalar, iştirak nafakasının kapsamı dışındaki bu “ekstra” masraflar ortaya çıktığında yaşanır. Velayeti elinde bulunduran ebeveyn bu masrafları diğer ebeveynden talep ettiğinde, “Ben zaten nafakamı ödüyorum, gerisine karışmam” cevabıyla karşılaşabilir. Bu tür durumları önlemenin tek yolu, bu giderleri iştirak nafakasından ayrı ve ek bir yükümlülük olarak protokolde net bir şekilde tanımlamaktır.

Örnek Eğitim ve Sağlık Giderleri Maddeleri

Aşağıda, çocuklarınızın geleceğini tam anlamıyla güvence altına alacak, detaylı ve açık madde örnekleri bulabilirsiniz:

MADDE 5 – EĞİTİM GİDERLERİ: Taraflar, aylık iştirak nafakası ödemesine ek olarak, müşterek çocuğun anaokulundan başlayarak üniversite lisans eğitiminin sonuna kadar olan tüm eğitim giderlerinin aşağıdaki şekilde karşılanması hususunda anlaşmışlardır:

  • Çocuğun gideceği özel okul, kolej veya vakıf üniversitesinin yıllık eğitim ücreti, servis ücreti, yemek ücreti ve kitap-kırtasiye masrafları davalı baba tarafından doğrudan ilgili eğitim kurumuna ödenecektir.
  • Çocuğun katılacağı dershane, özel ders, yabancı dil kursu, yaz okulu gibi ek eğitim faaliyetlerinin masrafları taraflarca yarı yarıya (%50-%50) karşılanacaktır.
  • Bu masraflara ilişkin fatura veya ödeme belgesi, ödemeyi yapan tarafça diğer tarafa 7 gün içinde iletilecek ve diğer taraf kendi payına düşen tutarı 15 gün içinde ödemeyi yapan tarafın banka hesabına gönderecektir.

MADDE 6 – SAĞLIK GİDERLERİ: Taraflar, aylık iştirak nafakası ödemesine ek olarak, müşterek çocuğun 18 yaşını tamamlayana kadar olan tüm sağlık giderlerinin aşağıdaki şekilde karşılanması hususunda anlaşmışlardır:

  • Müşterek çocuğun özel sağlık sigortası poliçesi baba tarafından yaptırılacak ve primleri düzenli olarak ödenecektir.
  • Özel sağlık sigortası kapsamında olmayan veya sigorta limitini aşan tüm sağlık harcamaları (doktor muayenesi, ilaç, hastane, ameliyat, diş tedavisi, ortodonti, gözlük, lens vb.) taraflarca eşit oranda karşılanacaktır.
  • Bu masrafların paylaşımı da yukarıdaki eğitim giderleri maddesinde belirtilen usule göre yapılacaktır.

Bu şekilde detaylandırılmış maddeler, yoruma yer bırakmaz ve her iki tarafın da çocuğun geleceği konusundaki sorumluluklarını net bir şekilde ortaya koyar.

Protokol Hazırlandıktan Sonraki Süreç: Adım Adım Mahkeme Aşaması

Anlaşmalı boşanma protokolünü hazırlayıp imzalamak, sürecin sadece ilk ve en önemli adımıdır. Bu belgenin hukuki bir karara dönüşmesi için izlenmesi gereken belirli bir mahkeme süreci vardır. Bu süreci bilmek, gereksiz gecikmeleri ve stresi önlemenize yardımcı olacaktır.

Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Protokolün Eklenmesi

İlk olarak, yetkili Aile Mahkemesi’ne hitaben bir “Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi” hazırlanır. Bu dilekçede tarafların kimlik bilgileri, evlilik tarihi, boşanma talebi ve ekte sunulan protokol uyarınca boşanmak istedikleri kısaca belirtilir. Hazırlanan ve her iki tarafça ıslak imzalanan anlaşmalı boşanma protokolü, en az 3 nüsha olarak (bir nüsha mahkeme dosyasına, birer nüsha da taraflara kalacak şekilde) bu dava dilekçesine eklenir.

Yetkili Aile Mahkemesine Başvuru

Hazırlanan dava dilekçesi ve ekindeki protokol ile birlikte yetkili Aile Mahkemesi’ne başvuru yapılır. Yetkili mahkeme, TMK 168. madde uyarınca, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Ancak anlaşmalı boşanma davalarında, taraflar yetki konusunda bir itirazda bulunmadıkları sürece, karşılıklı mutabakatla Türkiye’nin herhangi bir adliyesindeki Aile Mahkemesi’nde dava açılması uygulamada mümkündür. Başvuru sırasında gerekli dava harç ve masrafları adliye veznesine yatırılır ve dava dosyası açılmış olur.

Duruşma Günü ve Hâkim Karşısında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dava açıldıktan sonra mahkeme, bir duruşma günü belirler ve taraflara tebligat gönderir. Anlaşmalı boşanma duruşması, genellikle tek celsede tamamlanan kısa bir duruşmadır. Bu duruşmada her iki tarafın da avukatları olsa bile bizzat hazır bulunmaları yasal bir zorunluluktur. Duruşmada hâkim, kimlik tespitinizi yaptıktan sonra size hazırladığınız protokolü teyit ettirir. Genellikle şu soruları sorar: “Ekteki protokoldeki imzalar size mi aittir?”, “Protokolün içeriğini okuyup anladınız mı?”, “Bu şartlar altında boşanmayı kabul ediyor musunuz?”. Her iki tarafın da bu sorulara olumlu yanıt vermesi ve beyanlarının duruşma tutanağına geçirilmesiyle birlikte, hâkim protokolü de uygun bulursa boşanmaya karar verir.

Kararın Kesinleşmesi: Gerekçeli Karar ve İstinaftan Feragat

Hâkimin duruşmada “boşanmanıza karar verildi” demesiyle süreç henüz bitmemiştir. Boşanmanın resmi olarak nüfus kayıtlarına işlenmesi için kararın “kesinleşmesi” gerekir. Bu prosedür, birçok kişinin bilmediği ve sürecin uzamasına neden olan bir aşamadır. Normal işleyiş şöyledir:

  1. Duruşmadan sonra hâkim, kararın gerekçelerini yazdığı “gerekçeli kararı” hazırlar (bu işlem 1-2 hafta sürebilir).
  2. Bu gerekçeli karar taraflara veya avukatlarına tebliğ edilir.
  3. Tebliğ tarihinden itibaren tarafların karara itiraz etmek (istinaf yoluna başvurmak) için 2 haftalık yasal süresi başlar.
  4. Eğer 2 hafta içinde kimse itiraz etmezse, karar bu sürenin sonunda kesinleşir.

Gördüğünüz gibi bu süreç, duruşmadan sonra bile birkaç hafta sürebilir. İşte bu noktada, bir avukatın rehberliği süreci önemli ölçüde hızlandırabilir. Boşanmanın bir an önce kesinleşmesini ve yeni hayatınıza başlamayı istiyorsanız, “istinaftan feragat dilekçesi” adı verilen bir dilekçe ile bu 2 haftalık bekleme süresini ortadan kaldırabilirsiniz. Gerekçeli kararı mahkeme kaleminden bizzat tebliğ alıp, aynı anda bu feragat dilekçesini dosyaya sunduğunuzda, karar aynı gün veya bir sonraki gün kesinleşir ve nüfus müdürlüğüne bildirim yapılır. Bu, süreci haftalarca kısaltan, pratik ve son derece etkili bir hukuki adımdır.

Sıkça Yapılan Hatalar ve Yargıtay Kararları Işığında Uzman Tavsiyeleri

Otuz yılı aşkın meslek hayatımda, anlaşmalı boşanma süreçlerinde yapılan ve sonradan büyük pişmanlıklara yol açan sayısız hataya şahit oldum. Bu hataların neredeyse tamamı, hukuki bilgi eksikliğinden ve “nasılsa anlaştık, bir kağıt imzalasak yeter” şeklindeki yanlış düşünceden kaynaklanmaktadır. Bu bölümde, Yargıtay’ın yol gösterici kararları ışığında en kritik konuları ve en büyük tuzakları sizlerle paylaşacağım.

“Protokolden Cayabilir miyim?” Sorunsalı ve Yargıtay’ın Yaklaşımı

Bu, anlaşmalı boşanma sürecindeki en belirsiz ve riskli konulardan biridir. Taraflar anlaşıp protokolü imzaladıktan, hatta hâkim önünde bu anlaşmayı teyit ettikten sonra, taraflardan biri fikrini değiştirirse ne olur? Bu noktada, Yargıtay’ın yerleşik uygulaması ile hukuk doktrini (bilimsel görüşler) arasında bir çelişki bulunmaktadır.

  • Yargıtay’ın Mevcut Görüşü: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı kararlarına göre, anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar taraflardan herhangi biri, tek taraflı irade beyanıyla anlaşmadan dönebilir (cayabilir). Yani, duruşmada “kabul ediyorum” diyen bir eş, karar kesinleşmeden önce bir dilekçe vererek veya kararı temyiz/istinaf ederek anlaşmadan döndüğünü beyan ederse, anlaşmalı boşanma davası düşer ve dava “çekişmeli boşanma” davasına dönüşür.
  • Hukuk Doktrini ve Eleştiriler: Buna karşılık, hukuk profesörlerinin ağırlıklı görüşü ve bazı Yargıtay kararlarındaki karşı oylar, bu durumun “sözleşmeye bağlılık (ahde vefa)” ilkesine aykırı olduğunu savunur. Bu görüşe göre, taraflar hâkim önünde özgür iradeleriyle protokolü onayladıkları anda, bu anlaşma onlar için bağlayıcı hale gelir. Artık bu anlaşmadan keyfi olarak dönülemez. Ancak ve ancak iradenin sakatlandığı durumlarda (hata, hile, tehdit gibi) bu anlaşmanın iptali istenebilir.

Bu hukuki ikilem, anlaşmalı boşanma sürecinin en büyük riskidir. Kötü niyetli bir eş, bu durumu kullanarak süreci uzatabilir veya diğer taraf üzerinde baskı kurabilir. Bu nedenle, sürece başlarken tam bir mutabakat içinde olmak ve güvene dayalı bir iletişim kurmak çok önemlidir.

“Protokolde Belirtmedik, Sonradan Mal Paylaşımı Davası Açabilir miyim?”

Bu sorunun cevabı, Yargıtay kararları ışığında nettir: EVET.. Anlaşmalı boşanma protokolünde, mal rejiminin tasfiyesine (yani evlilikte edinilen malların paylaşımına) ilişkin açık, net ve detaylı bir hüküm bulunmuyorsa, taraflar boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde birbirlerine karşı “mal paylaşımı davası” açma hakkına sahiptir.

İnternetten indirilen veya özensizce hazırlanan protokollerde sıkça rastlanan “Tarafların birbirlerinden mal, eşya, para vb. başkaca bir talebi yoktur” gibi genel ve muğlak ifadeler, Yargıtay tarafından mal rejiminin tasfiye edildiği anlamına gelmemektedir. Yargıtay, bu tür ifadelerin sadece boşanmanın fer’isi niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerini kapsadığını, mal paylaşımı gibi bağımsız bir dava konusunu kapsamadığını kabul etmektedir. Bu, anlaşmalı boşanmanın en büyük tuzağıdır. “Her konuda anlaştık, boşandık bitti” diye düşünürken, yıllar sonra kapınızı çalacak bir mal paylaşımı davasıyla karşılaşabilirsiniz.

Önerilen Tablo: Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Sık Görülen Hatalar ve Hukuki Sonuçları

Aşağıdaki tablo, sık yapılan hataları ve bu hataların potansiyel sonuçlarını özetleyerek, neden profesyonel bir protokol hazırlamanın önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.

HataHukuki SonuçAvukat Aydın Aydar’ın Tavsiyesi
Muğlak/Genel İfadeler Kullanmak (“Mal talebimiz yoktur” gibi)Mal rejimi tasfiye edilmemiş sayılır. Boşanmadan sonra ayrı bir mal paylaşımı davası açılabilir.Protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin “taraflar evlilik birliği içinde edinilen malları şu şekilde paylaşmış olup, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı birbirlerinden başkaca hiçbir alacakları kalmadığını kabulle birbirlerini ibra etmişlerdir” gibi net ve spesifik bir ifade kullanılmalıdır.
İcra Edilemeyecek Hükümler Koymak (Örn: Şirket hissesi devri)Mahkeme kararı icra edilemez, yeni bir dava açmak gerekebilir.Hisse devri yerine, hissenin değeri üzerinden bir “katılma alacağı” belirlenmeli ve bu alacağın ödenmesi taahhüt edilmelidir. Bu, taraflar arasında icra edilebilir bir borç ilişkisi yaratır.
Nafaka Artış Oranını BelirtmemekNafaka miktarı sabit kalır. Enflasyon karşısında erir. Artış için her yıl yeniden dava açmak gerekir.“Nafaka miktarı her yıl ÜFE/TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır” şeklinde bir artış şartı mutlaka eklenmelidir. Bu, gelecekteki davaları önler.
Çocuğun Özel Giderlerini Detaylandırmamakİştirak nafakası bu giderleri karşılamayabilir. Okul, kurs, sağlık gibi masraflar için sürekli anlaşmazlık yaşanır ve yeni davalar gerekebilir.İştirak nafakasından ayrı olarak, “Eğitim Giderleri” ve “Sağlık Giderleri” başlıkları altında bu masrafların kim tarafından ve nasıl karşılanacağı detaylıca düzenlenmelidir.

Avukat Desteği Almanın Sürece Etkisi

Türkiye’de hiçbir dava türünde, dolayısıyla boşanma davalarında da avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak yukarıda anlattığım tüm bu karmaşık detaylar, potansiyel tuzaklar ve hak kayıpları göz önüne alındığında, anlaşmalı boşanma sürecini bir uzman boşanma avukatı ile yürütmenin bir lüks değil, geleceğinizi güvence altına alan bir gereklilik olduğu açıktır. Bir avukat sadece dilekçe yazmaz; sizin durumunuza özel riskleri analiz eder, haklarınızı koruyan bir protokol hazırlar, prosedürel işlemleri hızlandırır ve en önemlisi, bu zorlu süreçte size hukuki bir güvence ve manevi bir destek sağlar.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Bu bölümde, müvekkillerimden en sık duyduğum ve internette en çok aratılan sorulara kısa ve net yanıtlar vererek aklınızdaki soru işaretlerini gidermeyi amaçlıyorum.

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?

Mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte, dava açıldıktan sonra genellikle 1 ila 3 ay içinde duruşma günü verilir ve dava tek celsede sonuçlanır. Kararın kesinleşmesi ise, eğer taraflar istinaf hakkından feragat ederse duruşmadan sonraki birkaç gün içinde tamamlanabilir. Feragat edilmezse, yasal bekleme süreleriyle birlikte bu süreç birkaç haftayı bulabilir.

2025 yılı için dava masrafları yaklaşık ne kadardır?

Dava açılırken mahkemeye ödenmesi gereken başvuru harcı, peşin harç, gider avansı gibi yasal masraflar bulunmaktadır. Bu masraflar her yıl Adalet Bakanlığı tarafından güncellenir ve 2025 yılı için yaklaşık 4.000 TL – 5.000 TL civarında olması beklenebilir. Avukatlık ücreti ise bu masrafların dışındadır ve Türkiye Barolar Birliği’nin belirlediği asgari ücret tarifesinin altında olmamak kaydıyla, avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır.

Avukat tutmak zorunlu mudur? Tek avukat yeterli mi?

Avukat tutmak yasal olarak zorunlu değildir. Ancak sürecin hukuki karmaşıklığı nedeniyle şiddetle tavsiye edilir. “Tek avukat her ikimize de bakar mı?” sorusu sıkça sorulsa da, bu durum menfaat çatışması yaratacağından hem etik hem de yasal olarak doğru değildir. Bir avukat, sadece vekaletini aldığı tarafın haklarını korumakla yükümlüdür. Bu nedenle, taraflardan sadece biri avukatla temsil edilebilir veya her iki tarafın da ayrı avukatları olabilir.

Protokol noterden yapılmalı mıdır?

Hayır, böyle bir zorunluluk yoktur. Tarafların kendi aralarında hazırlayıp ıslak imzalı olarak mahkemeye sunmaları ve duruşmada hâkim huzurunda bu protokolü ve imzalarını onaylamaları yeterlidir. Noterden yapılması, protokole ek bir hukuki güç katmaz.

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

Anlaşmalı boşanma gerçekleşmez. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi mutlak bir kanun şartıdır. Eğer taraflardan biri veya her ikisi de mazeretsiz olarak duruşmaya katılmazsa, hâkim anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir ve dava, şartları varsa çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir veya dava dosyasının işlemden kaldırılmasına (düşmesine) karar verilebilir.

Hâkim protokolü değiştirebilir mi?

Evet, hâkim protokolü inceleme ve denetleme yetkisine sahiptir. Özellikle müşterek çocukların menfaatine veya kamu düzenine aykırı bir hüküm tespit ederse, taraflara bu hükmü değiştirmeleri yönünde öneride bulunabilir. Ancak hâkim bu değişikliği taraflara dayatamaz. Tarafların, hâkimin önerdiği değişikliği de kabul etmeleri halinde boşanma kararı verilir. Kabul etmezlerse anlaşma bozulmuş sayılır.

Sonuç: Bilinçli Bir Adımla Yeni Bir Başlangıç

Bu kapsamlı rehber boyunca gördüğümüz gibi, anlaşmalı boşanma protokolü, evliliğinizi sonlandırırken geleceğinizi şekillendiren en önemli hukuki belgedir. O, basit bir kağıt parçasından çok daha fazlasıdır; tarafların karşılıklı saygı ve uzlaşıyla attıkları, yeni hayatlarına huzurlu bir başlangıç yapmalarını sağlayan bilinçli bir adımdır.

Ancak bu adımın sağlam atılabilmesi, protokolün tüm detaylar düşünülerek, olası tüm riskler öngörülerek ve hiçbir hak kaybına yol açmayacak şekilde profesyonelce hazırlanmasına bağlıdır. İnternetten bulunan hazır şablonlar veya kulaktan dolma bilgilerle hazırlanan bir protokol, size kısa vadede zaman ve masraftan tasarruf ettirmiş gibi görünse de, uzun vadede çok daha büyük maddi ve manevi kayıplara yol açma potansiyeli taşır.

Boşanma, şüphesiz hayatın en zorlu virajlarından biridir. Bu virajı en güvenli ve en hasarsız şekilde dönmek için profesyonel bir yol arkadaşına, bir uzmana ihtiyaç duymanız son derece doğaldır. Bu hassas süreçte haklarınızı korumak, geleceğinizi güvence altına almak ve aklınızdaki tüm sorulara net cevaplar bulmak için hukuki destek almaktan çekinmeyin.

Bu konuda danışmanlık almak veya hukuki süreci birlikte yürütmek isterseniz, İstanbul Başakşehir’de, Mall of İstanbul’daki ofisimde sizlere yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım. Bana +90 532 334 59 92 numaralı telefondan ulaşarak bir görüşme randevusu oluşturabilirsiniz.

Yeni başlangıcınızda sizlere huzur ve başarılar dilerim.

Saygılarımla,

Avukat Aydın Aydar | Boşanma Avukatı İstanbul

Yorum Bırakın