In Boşanma Avukatı

Boşanma Davası Nasıl Açılır? 2025

Türkiye’de evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi için boşanma davası açılması gerekir. Boşanma davaları Aile Mahkemesi’nde görülür (Aile Mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir). Davayı açmak isteyen eş, bir boşanma dilekçesi hazırlayarak yetkili mahkemeye sunmalıdır. Yetkili mahkeme, eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesi veya davalı eşin yerleşim yeri mahkemesidir.

boşanma davası açma süreci
boşanma davası açma süreci

Boşanma davası açarken öncelikle nasıl bir yol izleneceğine karar vermek önemlidir. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma davaları anlaşmalı veya çekişmeli olarak iki şekilde açılabilir. Eşlerin boşanmanın koşullarında tamamen anlaşması halinde anlaşmalı boşanma davası açılabilir. Eğer taraflar boşanma konusunda veya boşanmanın sonuçlarında (nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi) uzlaşamıyorsa, bu durumda çekişmeli boşanma davası yoluna gidilir. Aşağıda her iki dava türü için süreç adım adım açıklanmaktadır.

Boşanma davası açmak için genel adımlar şunlardır: Öncelikle bir dilekçe hazırlanır ve mahkemeye sunulur. Davayı açan eş “davacı”, diğer eş “davalı” olarak adlandırılır. Dilekçede evlilik bilgileri, boşanma sebepleri ve talepler yer alır. Dava açılırken yasal harç ve gider avansı da mahkemeye ödenmelidir. Mahkeme, dava dilekçesini kabul ettikten sonra süreci başlatır. Anlaşmalı davalarda süreç tek celsede sonuçlanabilirken, çekişmeli davalarda birkaç duruşma yapılması ve delillerin incelenmesi gerekebilir. Şimdi anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davalarını ayrı başlıklar altında inceleyelim.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanma, eşlerin evliliği sona erdirme ve bunun hukuki sonuçları konusunda mutabık kalmaları durumunda uygulanan hızlı bir boşanma yoludur. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasına göre, evlilik birliği en az bir yıl sürmüş olmak koşuluyla eşler birlikte mahkemeye başvurarak veya biri dava açtığında diğerinin kabul etmesiyle anlaşmalı boşanma gerçekleştirebilir. Anlaşmalı boşanmada taraflar, boşanmanın velayet, nafaka, tazminat gibi tüm sonuçları konusunda önceden anlaşmış olurlar. Bu sayede uzun süren bir yargılama sürecine gerek kalmadan, tek bir duruşmada evlilik sona erdirilebilir.

Anlaşmalı boşanma davası açmak isteyen eşler, öncelikle aralarında bir protokol hazırlamalı ve boşanmanın detaylarını yazılı olarak kararlaştırmalıdır. Ardından anlaşmalı boşanma dilekçesini hazırlayarak mahkemeye sunmaları gerekir. Bu dava türünde her iki taraf da boşanma iradesini serbestçe ortaya koyduğu için, süreç oldukça hızlı ve nispeten kolay ilerler. Aşağıda anlaşmalı boşanmanın şartları, dilekçenin nasıl hazırlanacağı ve duruşmada neler olacağı başlıklar halinde açıklanmıştır.

Anlaşmalı Boşanma Şartları

Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için kanunun öngördüğü bazı şartlar bulunmaktadır:

  • En az 1 yıllık evlilik: Eşlerin anlaşmalı boşanabilmesi için resmi evlilik süresinin en az bir yıl olması gerekir. Bu, Türk Medeni Kanunu md. 166/3’te belirtilen bir ön koşuldur. Evlilik bir yılı doldurmamışsa, taraflar anlaşmış olsalar bile anlaşmalı boşanma yolu mümkün değildir. Böyle bir durumda boşanmak isteyenler çekişmeli boşanma davası açmak zorundadır. Bir yıllık süre, resmi nikâh tarihinden itibaren hesaplanır (nişanlılık, imam nikahı veya birlikte yaşama süreleri bu bir yıla dahil edilmez). Bu şart, evliliğin çok kısa sürede sonlandırılmasını engelleyerek aile birliğinin korunmasını amaçlar.

  • Tarafların boşanma ve sonuçları konusunda mutabakatı: Anlaşmalı boşanmanın esası, eşlerin boşanma kararı ve bunun tüm hukuki sonuçları üzerinde tam bir anlaşmaya varmış olmalarıdır. Bu konular; velayet (varsa çocukların kimde kalacağı), nafaka (yoksulluk nafakası ve çocuklar için iştirak nafakası), maddi ve manevi tazminat talepleri ve varsa mal paylaşımı gibi hususları kapsar. Eşler bu konuların hepsinde uzlaşmış olmalıdır. Her iki eş de boşanmayı istemeli ve şartlarını kabul etmelidir. Taraflardan biri dahi bu konularda tereddüt yaşarsa veya son anda fikrini değiştirirse anlaşmalı boşanma gerçekleşemez.

  • Boşanma iradesinin hakim huzurunda açıklanması: Anlaşmalı boşanma için kanun, hakimin tarafları bizzat dinlemesini şart koşar. Yani her iki eş de duruşmaya gelerek boşanma konusundaki iradelerini serbestçe açıkladıklarını hakim önünde teyit etmelidir. Hakim, eşlerin gerçekten kendi özgür iradeleriyle ve herhangi bir baskı olmaksızın boşanmak istediklerini anlamak zorundadır. Bu nedenle duruşmada taraflar şahsen hazır bulunmalı ve boşanma konusundaki isteklerini hakim karşısında sözlü olarak ifade etmelidir. (Boşanma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, vekil avukat bile tarafların yerine geçip onların yerine boşanma isteğini beyan edemez.) Eğer hakim, tarafların iradesinin sakatlandığına dair bir şüphe görürse anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir.

  • Boşanma protokolünün hazırlanması: Anlaşmalı boşanmada eşler, boşanmanın koşullarını yazılı bir anlaşma protokolü ile mahkemeye sunmalıdır. Bu protokolde az önce bahsedilen nafaka, tazminat, velayet, mal paylaşımı gibi tüm konular açıkça düzenlenir. Protokol, her iki eş tarafından imzalanmış olmalıdır. Hakim, bu protokoldeki düzenlemeleri tarafların ve varsa çocukların menfaatine uygun bulmalıdır. Hakim gerekli gördüğü takdirde, özellikle çocukların haklarını korumak için protokolde değişiklik isteyebilir. Bu tür bir değişiklik önerilirse, değişikliğin de her iki tarafça kabul edilmesi gerekir. Protokol mahkemeye en az bir nüsha olarak sunulur (uygulamada genellikle 3 nüsha hazırlanır: biri mahkemeye, birer kopya da taraflara). Anlaşmalı boşanma protokolü dava dilekçesiyle birlikte verilir ve davanın temelini oluşturur.

Yukarıdaki şartlar sağlandığında, anlaşmalı boşanma davası açmak mümkün hale gelir. Özellikle 1 yıl şartı ve her konuda anlaşma şartı, anlaşmalı boşanmanın olmazsa olmazlarıdır. Bu koşullar eksiksiz ise dava dilekçesi hazırlanıp mahkemeye başvurulabilir. Şimdi anlaşmalı boşanma dilekçesinin nasıl yazılacağına bakalım.

Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Anlaşmalı boşanma dilekçesi, eşlerin birlikte veya eşlerden birinin diğerinin onayını alarak mahkemeye sunduğu, boşanma isteklerini ve anlaşma şartlarını içeren resmi belgedir. Bu dilekçe, Aile Mahkemesi’ne hitaben yazılır ve anlaşmalı boşanma taleplerini içerir. Dilekçeyi genellikle taraflardan biri hazırlar; isterlerse birlikte de hazırlayıp imzalayabilirler. Dilekçenin bir avukat tarafından yazılması zorunlu değildir, ancak hukuki konulara hakim olunmadığında bir boşanma avukatından destek alınması yararlı olabilir. Zira anlaşmalı boşanma dilekçesiyle birlikte sunulan protokol, boşanma sonrasında tarafların tüm haklarını belirleyeceği için hatasız ve eksiksiz hazırlanmalıdır.

Anlaşmalı boşanma dilekçesinde bulunması gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Mahkeme bilgileri: Dilekçe, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben yazılır. Örneğin, “İstanbul Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne” şeklinde başlık atılır.
  • Tarafların kimlik bilgileri: Davacı ve davalı eşlerin adı-soyadı, T.C. kimlik numarası ve adresleri belirtilir. (Anlaşmalı boşanmada çoğunlukla her iki eş de aslında davacı konumundadır, ancak usulen biri davacı diğeri davalı olarak gösterilir.)
  • Davanın konusu: “Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle anlaşmalı boşanma davasıdır.” gibi bir ifade ile davanın anlaşmalı boşanma talebiyle ilgili olduğu belirtilir. Medeni Kanun’un 166/3 maddesi uyarınca tarafların anlaşmalı olarak boşanmak istedikleri ifade edilebilir.
  • Olayların özeti: Dilekçede genellikle evlilik tarihi ve varsa çocukların bilgisi verilir. Eşlerin uyum sağlayamadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve artık ortak hayatın çekilmez hale geldiği kısaca belirtilir. Anlaşmalı boşanma olduğu için ayrıntılı bir kusur anlatımına gerek yoktur, taraflar birbirini suçlamaz. Bunun yerine, birlikte aldıkları boşanma kararı vurgulanır.
  • Protokole atıf: En önemli kısım, tarafların boşanmanın koşullarını kendi aralarında anlaşarak protokole bağladıklarını belirtmektir. Dilekçede “Taraflar boşanmanın mali ve hukuki tüm sonuçları konusunda anlaşmaya varmışlar ve bu hususlar ekte sunulan anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmiştir” gibi bir cümle yer alır. Protokolün her iki tarafça imzalandığı ve mahkemeye sunulduğu ifade edilir.
  • Hukuki nedenler: Türk Medeni Kanunu md.166 ve ilgili diğer kanun maddeleri hukuki dayanak olarak gösterilebilir. (Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun dilekçe verildiği belirtilebilir.)
  • Deliller: Anlaşmalı boşanmada genellikle sunulacak delil sınırlıdır, zira taraflar her konuda anlaşmıştır. Yine de dilekçede delil olarak nüfus kayıtları (evlilik kayıtları), anlaşmalı boşanma protokolü ve gerekiyorsa tanık beyanları gibi deliller belirtilebilir. Çoğu zaman tanığa gerek kalmaz, ancak usulen bulundurulması istenirse tanık isimleri de yazılabilir.
  • Sonuç ve talep: Dilekçenin sonunda mahkemeden talep edilen hüküm açıkça yazılır. Örneğin: “Yukarıda açıkladığımız üzere, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle anlaşmalı olarak boşanmamıza, protokolde belirtilen şartların hükme geçirilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.” şeklinde bir talep bölümü konulur. Taraflardan biri (veya avukatı) dilekçeyi imzalar. Her iki eşin de imzası protokolde olmalıdır, dilekçede ise en azından davacı eşin (ve varsa vekilinin) imzası bulunur.

Anlaşmalı boşanma dilekçesi mümkün olduğunca kısa ve öz olmalıdır; çünkü zaten anlaşma protokolünde detaylar verilmektedir. Dilekçede karşı tarafı suçlayan iddialar yer almamalıdır. Zira anlaşmalı boşanmanın ruhuna aykırı olarak suçlamalar yazılırsa hakim, tarafların aslında anlaşamadığını düşünüp davayı çekişmeliye çevirebilir. Bu nedenle dilekçe, sadece tarafların anlaşmış olduğunu ve boşanmak istediklerini belirten bir metin olmalıdır. Ekte sunulan protokol, tüm detayları içerdiği için dilekçede protokole atıf yapmak yeterli olacaktır.

Dilekçeyi ve protokolü hazırladıktan sonra, gerekli harç ve masrafları yatırarak mahkemeye başvuru yapılır. Mahkeme dilekçeyi inceleyip usulde eksik yoksa duruşma günü verir. Anlaşmalı boşanma davalarında duruşma tarihi genellikle yakın bir tarihe, çoğunlukla tek celsede karar verileceği için birkaç hafta sonrasına belirlenir.

Anlaşmalı Boşanma Duruşması Nasıl Olur?

Anlaşmalı boşanma duruşması, genellikle sürecin en kısa ve net bölümüdür. Belirlenen duruşma gününde her iki eşin de mahkemede bizzat hazır bulunması gerekir. Eşler duruşma salonunda hakim karşısına çıkarlar (avukatları varsa onlarla birlikte bulunabilirler, ancak hakim eşlerin kendilerini duymak ister). Duruşmada hakim öncelikle tarafların kimlik tespitini yapar, ardından boşanma isteklerini ve protokolde anlaştıkları koşulları onaylayıp onaylamadıklarını tek tek sorar.

Hakim, taraflara boşanma kararını kendi istekleriyle alıp almadıklarını soracaktır. Her iki taraf da özgür iradeleriyle boşanmayı kabul ettiklerini beyan etmelidir. Genellikle hakim, protokolde yer alan maddeleri özetleyerek sorular yöneltir. Örneğin, çocukların velayeti konusunda anlaşıp anlaşmadıklarını, nafaka ve tazminat konularını kabul edip etmediklerini taraflara tek tek sorabilir. Taraflar protokoldeki hususları onayladıklarını sözlü olarak ifade ederler. Eğer protokol hakim tarafından uygun bulunmuşsa ve tarafların beyanları da bunu destekliyorsa, hakim davanın kabulüne ve boşanmaya karar verir.

Anlaşmalı boşanma duruşmasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Taraflar söyledikleri her şeyi özgür iradeleriyle ifade etmelidir. Örneğin, hakim “Boşanmak istiyor musunuz?” diye sorduğunda her iki taraf da tereddütsüz “Evet, istiyorum.” demelidir. Eğer taraflardan biri kararsız ya da zorlanıyor görünürse, hakim anlaşmalı boşanma şartlarının oluşmadığını düşünebilir.
  • Hakimin protokolü uygun bulması gerekir. Özellikle çocukların hakları söz konusuysa, hakim kamu düzeni açısından protokolü inceler. Çocuk varsa, velayet ve iştirak nafakası konuları çocuğun menfaatine aykırı olmayacak şekilde düzenlenmiş olmalıdır. Örneğin, protokolde çocuğa çok düşük bir nafaka kararlaştırılmışsa hakim bunu yetersiz bulabilir ve artırılmasını isteyebilir. Bu durumda taraflar hakim önerisine uyup protokolde değişikliği kabul ederse, duruşma tutanağına geçirilir ve yine boşanma gerçekleştirilebilir.
  • Anlaşmalı boşanmada genellikle tek celse yeterlidir. Hakim boşanma kararını duruşmada sözlü olarak açıklar. Kararın gerekçeli kararı birkaç gün veya hafta içinde yazılır ve taraflara tebliğ edilir. Taraflar genellikle anlaşmalı boşanmada kararı temyiz etmezler (zaten ikisi de istediği için). Hatta çoğu kez daha hızlı kesinleşmesi için her iki taraf da istinaf ve temyizden feragat dilekçesi verebilir. Bu şekilde karar hemen kesinleşir.
  • Karar kesinleştikten sonra mahkeme, boşanma bilgisini nüfus müdürlüğüne bildirir. Böylece tarafların nüfus kayıtlarına “boşanmış” ibaresi işlenir ve boşanma süreci tamamlanır. Taraflar artık resmi olarak evli değildir ve isterlerse yeniden evlenme haklarını kullanabilirler (kadınlar için medeni kanunda öngörülen iddet süresi – 300 günlük bekleme süresi – hariç, ki bu süre de mahkeme kararıyla kaldırılabilir).
  • Duruşmaya her iki taraf da gelmezse veya taraflardan biri gelmezse, anlaşmalı boşanma gerçekleşemez. Özellikle davalı konumundaki eş duruşmaya gelip “kabul ediyorum” demek zorundadır. Gelmediği takdirde hakim davanın anlaşmalı olarak görülme şartının ortadan kalktığını belirtir ve davayı çekişmeliye döndürebilir veya davacıya dilekçesini çekişmeli olarak düzeltmesi için süre verebilir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada her iki eşin de duruşmaya katılımı kritik önemdedir.

Anlaşmalı boşanma süreci doğru şekilde yürütüldüğünde, genellikle dava açıldıktan 1-2 ay içinde (hatta bazı durumlarda birkaç hafta içinde) boşanma kararı kesinleşebilir. Taraflar arasındaki anlaşmazlıklar en baştan çözülmüş olduğu için, mahkeme sadece şekli şartlara ve hukuka uygunluğa bakarak hızlıca karar verebilir. Bu yönüyle anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya göre çok daha hızlı, ekonomik ve az yıpratıcı bir yoldur. Eğer şartlar uygunsa ve her iki taraf da makul bir uzlaşmaya varabiliyorsa, anlaşmalı boşanma davası açmak en pratik çözüm olacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Eşlerin boşanma konusunda anlaşamadığı durumlarda veya evlilik süresi bir yılı doldurmamışsa, boşanma davası çekişmeli olarak açılır. Çekişmeli boşanma, eşlerden birinin (davacının) tek taraflı iradesiyle başlattığı ve diğer eşin (davalının) genellikle itiraz ettiği veya en azından boşanmanın koşullarında uzlaşılamayan durumları ifade eder. Bu dava türünde hakim, evliliğin sona ermesi için öne sürülen sebepleri değerlendirir, tarafların kusurlarını ve taleplerini inceler ve sonucunda bir karara varır. Çekişmeli boşanmada süreç, anlaşmalıya göre daha uzun ve ayrıntılıdır; çünkü taraflar arasında çözülmemiş uyuşmazlıklar vardır.

Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma için belirli sebepler öngörülmüştür. Eşlerden biri bu yasal sebeplere dayanarak boşanma davası açar. Eğer diğer eş boşanmak istemezse veya boşanmanın maddi-manevi sonuçlarında (nafaka, velayet, tazminat vb.) anlaşma yoksa, davacı taraf ileri sürdüğü sebepleri ispat etmekle yükümlüdür. Hakim, çekişmeli davada kusur durumunu, evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığını, çocukların durumunu, tarafların taleplerini kapsamlı şekilde değerlendirerek hüküm verir.

Aşağıda önce çekişmeli boşanma davalarında boşanma sebepleri kısaca açıklanacak, ardından dilekçe hazırlama ve yargılama süreci adımları ele alınacaktır.

Çekişmeli Boşanma Sebepleri

Türk Medeni Kanunu, boşanma davalarında öne sürülebilecek sebepleri özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi olarak ayırmıştır. Özel boşanma sebepleri, kanunda tek tek sayılan belirli vakıalara dayanır ve ispatlandıklarında boşanma kararı verilir. Genel boşanma sebebi ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması (halk arasındaki tabiriyle şiddetli geçimsizlik) halidir. Çekişmeli boşanma davası açacak kişi, bu sebeplerden birine veya birden fazlasına dayanabilir. Başlıca boşanma sebepleri şunlardır:

  1. Zina (Aldatma): Eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken başka biriyle cinsel sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi zinadır (TMK m.161). Aldatılan eş, zinaya dayanak boşanma davası açabilir. Bu özel sebebe dayalı davada, zinanın varlığı kesin delillerle ispatlanmalıdır (otel kayıtları, mesajlar, fotoğraflar, tanık ifadeleri gibi). Önemli: Zina sebebiyle boşanma davası açacak eş, bu olayı öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde davayı açmalıdır; aksi halde zinayı affetmiş sayılır. Her hâlde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçince dava hakkı düşer. Zina, kanunda özel bir boşanma sebebi olduğu için ispatlandığında hakim genellikle boşanmaya karar verir ve aldatan eş kusurlu sayılır.

  2. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış: Eşlerden birinin diğerinin yaşamına kastetmesi (öldürme teşebbüsü) veya ona karşı ağır derecede kötü muamele ya da hakaretlerde bulunması boşanma sebebidir (TMK m.162). Örneğin eşe ciddi fiziksel şiddet uygulamak, ağır işkence yapmak, veya onur kırıcı küfürler, küçük düşürücü davranışlar bu kapsamdadır. Bu tür davranışlara maruz kalan eş, çekişmeli boşanma davasını bu sebebe dayandırabilir. Yine burada da 6 ay ve 5 yıllık sürede dava açma zorunluluğu vardır (olaydan sonra 6 ay içinde dava açılmazsa affetme karinesi doğar, ve fiilin üzerinden 5 yıl geçmesiyle dava hakkı düşer). Hayata kast veya ağır kötü muamele durumu kanıtlandığında, boşanma kararı verilir ve kusur bu eylemi yapan tarafta kabul edilir.

  3. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme: Eşlerden biri, küçük düşürücü bir suç işler veya toplumca yüz kızartıcı sayılan çok kötü bir hayat sürdürürse, bu durum diğer eş için boşanma sebebidir (TMK m.163). Örneğin, eşin ciddi bir suçtan hüküm giymesi (uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı gibi) veya sürekli ahlak dışı bir yaşam tarzı sürdürmesi (örneğin sürekli kumar, alkol bağımlılığıyla aileyi perişan etmesi, fuhuş yapması vb.), diğer eş için evliliği devam ettirmek beklenemez hale gelebilir. Bu durumda masum eş çekişmeli boşanma davası açabilir. Bu sebeplerde de 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanır (olayın öğrenilmesinden itibaren makul süre içinde dava açılması gerekir).

  4. Terk (Evi Terketme): Eşlerden biri, evlilikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini belli bir süre terk ederse boşanma sebebi oluşabilir (TMK m.164). Kanun, terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için en az 6 ay kesintisiz terkin ve bu sürenin sonunda mahkeme aracılığıyla yapılan ihtar (geri dön uyarısı) üzerine 2 ay içinde eve dönülmemesini şart koşar. Yani eşlerden biri hiçbir haklı sebep yokken evi terk etmiş ve 6 aydır dönmemişse, terk edilen eş mahkemeden ihtar göndermesini ister. İhtar tebliğ edildikten sonra 2 ay geçer ve terk devam ederse, terk edilen eş boşanma davası açabilir. Terk sebebine dayalı davalarda genellikle davalı duruşmaya gelmez veya gelse de makul savunması olmazsa hakim boşanmaya karar verir. Terk eden eş kusurlu kabul edilir.

  5. Akıl Hastalığı: Eşlerden biri evlilik sürdüğü sırada akıl hastalığına yakalanır ve bu durum diğer eş için ortak yaşamı çekilmez hale getirirse, boşanma sebebi sayılabilir (TMK m.165). Ancak bunun için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı, tedavi edilemez nitelikte olduğunun sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi gerekir. Örneğin eşin ağır şizofreni, demans gibi kalıcı mental rahatsızlığı varsa ve aile hayatı fiilen imkânsız hale gelmişse, diğer eş boşanma davası açabilir. Bu durumda kusur aranmaz, sadece hastalığın evlilik üzerindeki etkisi değerlendirilir. Hakim, resmi sağlık kurulu raporlarıyla durumun tespitini ister. Şartlar sağlanırsa boşanmaya karar verilir.

  6. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik): Yukarıda sayılan özel sebeplerin dışında, kanunda genel boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin sarsılması düzenlenmiştir (TMK m.166/1). Eşler arasındaki anlaşmazlıklar, uyumsuzluklar, sevgisizlik, ilgisizlik, geçimsizlik gibi sebeplerle ortak hayatın çekilmez hale gelmesi durumunda her eş boşanma davası açabilir. Halk arasında bu sebep genellikle “şiddetli geçimsizlik” olarak ifade edilir. Bu durumda somut bir olayın kanıtlanması gerekmez, evlilikteki tüm sorunların bir araya gelerek artık evliliğin sürdürülmesini imkansız kıldığı ileri sürülür. Hakim, olayların gidişatına bakarak gerçekten evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığına kanaat getirir. Burada kusur değerlendirmesi de devreye girer: Eğer davayı açan eş tamamen kusurlu ise ve diğer eş boşanmak istemiyorsa, hakim boşanma kararı vermeyebilir (TMK 166/2 – kusursuz tarafın itiraz hakkı). Ancak genellikle her iki taraf da az çok kusurluysa veya her iki taraf da boşanmak istiyorsa, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma kararı çıkar. Bu genel sebep, uygulamada en sık görülen boşanma gerekçesidir çünkü özel sebepler yoksa veya ispatı zor ise avukatlar bu maddeye dayanarak boşanmayı talep ederler.

Yukarıdaki sebeplerden biri veya birkaçı dilekçede belirtilerek çekişmeli boşanma davası açılabilir. Özetlemek gerekirse, eşinize karşı bir boşanma davası açarken ya kanunda sayılan özel bir sebebe (aldatma, terk, şiddet vb.) dayanmaktasınız ya da genel olarak evlilik birliğinin sarsıldığını iddia etmektesiniz. Her iki durumda da, ileri sürdüğünüz iddiaları mahkemede kanıtlamak durumundasınız. Bu noktada boşanma dilekçesinin doğru hazırlanması ve delillerin düzgün sunulması önem kazanır. Şimdi çekişmeli boşanma dilekçesinin nasıl yazılacağını görelim.

Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Çekişmeli boşanma dilekçesi, evlilikte yaşanan sorunların ve boşanma sebeplerinin ayrıntılı şekilde anlatıldığı, davacının taleplerini içerir şekilde hazırlanan resmi belgedir. Bu dilekçe, davanın iskeletini oluşturur; bu nedenle kanunda belirtilen unsurları taşımalı ve mümkün olduğunca açık, net olmalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 119 uyarınca bir dava dilekçesinde bulunması gereken temel unsurlar çekişmeli boşanma dilekçesinde de aranır:

  • Mahkemenin adı: Dilekçe, görevli ve yetkili Aile Mahkemesi’ne hitaben yazılır (örneğin “ANKARA NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE”).
  • Taraf bilgileri: Davacı ve davalının adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve adresleri yazılır. Varsa davacının avukatının bilgileri de eklenir.
  • Davanın konusu: Kısaca dava konusu belirtilir. Örneğin: “Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) sebebiyle boşanma davasıdır.” ya da özel bir sebep varsa “Zina sebebiyle boşanma davasıdır.” şeklinde yazılabilir. Aynı zamanda boşanma ile birlikte talep edilen diğer şeyler varsa (nafaka, tazminat, velayet gibi) burada belirtilebilir: “Boşanma, velayet, nafaka ve tazminat taleplerini içerir.”
  • Olaylar (vakıalar) bölümü: Bu bölümde evlilik tarihinden başlayarak boşanmaya götüren olaylar kronolojik ve maddeler halinde anlatılır. Mümkünse her bir olayı ayrı bir paragrafta net cümlelerle ifade etmek faydalıdır. Örneğin:
    1. “Davacı ile davalı X tarihinde evlenmiştir, bu evlilikten Y doğumlu bir çocukları vardır.”
    2. “Evlilikten bir süre sonra taraflar arasında geçimsizlik baş göstermiştir. Davalı eş, aile sorumluluklarını yerine getirmemeye başlamıştır…”
    3. “Davalı, davacıya karşı … şeklinde fiziksel şiddet uygulamıştır” veya “… tarihlerinde davalı eş, evden ayrılarak geri dönmemiştir” gibi somut olaylar anlatılabilir.

    Olaylar kısmında boşanma sebebi olarak ileri sürülen her vakıa ayrıntılı fakat gerçeğe uygun şekilde yazılmalıdır. İddialar ne kadar somut ve net olursa, ispatlanmaları o kadar kolay olacaktır. Eğer özel bir sebebe dayanılıyorsa (örn. zina veya terk gibi), o sebebin şartlarıyla ilgili olaylar mutlaka belirtilmelidir (aldatma varsa ne şekilde öğrenildiği, terk varsa tarihleriyle birlikte belirtmek gibi).

  • Hukuki sebepler: Bu bölümde, yukarıda anlatılan olayların hangi hukuki maddelere dayanak yapıldığı yazılır. Örneğin: “Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesi uyarınca evlilik birliği temelinden sarsılmıştır, boşanmaya karar verilmelidir.” veya “Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen zina sebebine dayanılmaktadır.” şeklinde ilgili kanun hükümleri zikredilir. Ayrıca usul hukukuna dair hususlar için HMK hükümlerine atıf yapılabilir.
  • Deliller: İddiaların ispatı için hangi delillerin sunulacağı listelenir. Çekişmeli boşanma davasında deliller çok çeşitli olabilir: nüfus kayıtları (evlilik kaydı, çocukların kimliği vs.), tanık ifadeleri (şahitlerin isimleri genelde dilekçede bildirilir), yazışmalar (WhatsApp mesajları, e-postalar), fotoğraflar, polis raporları, hastane raporları, telefon kayıtları gibi eldeki tüm deliller burada belirtilmelidir. Örneğin: “Deliller: Nüfus kayıtları, tanıklar (isimler… ), fotoğraflar, mesaj kayıtları, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.”
  • Talepler (Sonuç ve istem): Dilekçenin sonunda davacının mahkemeden tam olarak ne talep ettiği madde madde yazılır. Bu kısım çok önemlidir, çünkü hakim genelde bu taleplere göre karar verir. Talepler açık ve net olmalıdır. Örnek bir sonuç bölümü:
    • “Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına,
    • Müşterek çocuk A’nın velayetinin davacıya verilmesine,
    • Davalı tarafından çocuğa aylık … TL iştirak nafakası ödenmesine,
    • Davacı için aylık … TL yoksulluk nafakası bağlanmasına,
    • Davacı lehine … TL maddi tazminat ve … TL manevi tazminat ödenmesine,
    • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.”

    şeklinde tüm istekler sıralanır. Eğer sadece boşanma isteniyor ve başka talep yoksa bu da belirtilir. Ancak uygulamada genelde nafaka, velayet gibi konular da bu bölümde talep edilir. Boşanma ile birlikte mal rejimi (mal paylaşımı) talepleri aynı davada ileri sürülemez, bu ayrı bir davanın konusudur; bu nedenle mal paylaşımı istekleri bu dilekçede yer almaz, onun yerine “mal rejiminin tasfiyesi için ayrıca dava açma hakkımız saklıdır” gibi bir not düşülebilir.

  • Tarih ve imza: Dilekçenin sonuna dilekçeyi veren kişinin adı soyadı, tarih ve imzası atılır. Avukat aracılığıyla açılıyorsa avukat imzalar “davacı vekili” sıfatıyla. Dilekçe ekine önemli belgeler (örn. nüfus kayıt örneği, varsa delil niteliğindeki belgeler) eklenir.

Çekişmeli boşanma dilekçesi, anlaşmalı dilekçeye kıyasla daha detaylıdır çünkü burada iddialar ve anlaşmazlıklar vardır. Hazırlanırken dikkat edilmesi gereken nokta, her iddianın bir delille desteklenmesi gerektiğidir. Dilekçede ne iddia ettiyseniz, ileride mahkemeye onu kanıtlayacak şeyler sunmalısınız. Örneğin “eşim beni dövdü” diye yazdıysanız, bunun için doktor raporu, tanık veya polis tutanağı gibi bir delil düşünmüş olmalısınız ve bunu delil listesine koymalısınız. Aksi takdirde iddianız ispatlanamaz ve davanız zora girer.

Ayrıca dilekçede üslup önemlidir. Hakime hitaben saygılı bir dil kullanılmalı, karşı tarafı gereksiz hakaret veya küfürlerle suçlayan ifadelerden kaçınılmalıdır. Yaşananlar objektif bir şekilde ve hukuk diliyle anlatılmalıdır. Unutmayın ki bu dilekçe davanızın temelidir; mahkeme süresince yeni iddialar eklemek mümkün olsa da, ilk izlenim ve çerçeve bu belgeyle çizilir.

Dilekçe tamamlandıktan ve gerekli harçlar yatırıldıktan sonra Aile Mahkemesi kalemine başvurularak dava açılır. Dava açıldığı anda mahkeme bir esas numarası verir ve süreç resmen başlamış olur. Şimdi çekişmeli boşanma davasının açılmasından karar verilmesine kadar olan sürecin nasıl işlediğine bakalım.

Çekişmeli Boşanma Süreci Nasıl İşler?

çekişmeli boşanma süreci
çekişmeli boşanma dava süreci

Çekişmeli boşanma davası, anlaşmalı boşanmaya göre daha uzun bir yargılama gerektirir. Taraflar arasındaki ihtilaflar giderilene, deliller toplanana kadar birkaç duruşma yapılabilir. Genel olarak çekişmeli boşanma sürecinin adımlarını şu şekilde özetleyebiliriz:

  1. Davanın Açılması: Davacı eş, yukarıda anlatıldığı gibi dilekçesini hazırlayarak yetkili Aile Mahkemesi’nde davayı açar. Dava kayda geçer geçmez mahkeme, davanın açıldığı tarihten itibaren eşler arasında mal rejiminin sona erdiğini kabul eder (bu teknik bir detaydır; boşanma davası açılınca edinilmiş mallara katılma rejimi durur, bu tarihten sonra edinilen mallar paylaşım dışında kalır). Davacı, dava dilekçesini verdikten sonra mahkeme harcını öder ve tebligat işlemleri başlatılır.

  2. Tebligat ve Cevap Süresi: Mahkeme, davacıdan aldığı dilekçeyi davalı eşe tebliğ eder. Tebligat, davalının adresine resmi posta yoluyla gönderilir. Davalı, dilekçeyi tebliğ aldığında tebligat belgesindeki tarihten itibaren 2 hafta (14 gün) içinde cevap dilekçesi verme hakkına sahiptir. (Hakim bu süreyi gerekli görürse biraz uzatabilir, uygulamada bazen toplamda 1 aya kadar süre verildiği olur.) Davalı bu süre içinde cevap vermezse, dava yokluğunda devam eder; ancak genellikle davalı taraf da kendi savunmasını yapmak ister ve cevap dilekçesi sunar. Cevap dilekçesi, davalının davacının iddialarına yanıtlarını, kendi anlatımını ve taleplerini içerir. Davalı da bu dilekçede boşanmak isteyip istemediğini, iddiaları kabul veya inkâr ettiğini, varsa kendi ileri süreceği boşanma sebeplerini ve karşı taleplerini (karşı nafaka, tazminat vs. istemlerini) belirtir.

    • Karşı Dava: Davalı eş isterse, cevap dilekçesi içinde aynı zamanda karşı dava da açabilir. Örneğin, davacı sadece boşanma ve velayet istemişse, davalı da karşı davayla nafaka veya tazminat talep edebilir ya da davacının kusurlu olduğunu iddia ederek kendisi için boşanma kararı ve tazminat isteyebilir. Karşı dava da boşanma davasıyla birlikte görülür.
  3. Dilekçelerin Teatisi (Karşılıklı Dilekçeler Aşaması): Medeni yargılama usulünde, davacının dilekçesi ve davalının cevabı sonrasında, sürecin başında bir dilekçeler teatisi (dilekçe alışverişi) aşaması vardır. Buna göre:

    • Davalı, cevap dilekçesini verdikten sonra mahkeme bunu davacıya tebliğ eder. Davacı, davalının cevabını aldıktan sonra 2 hafta içinde bu cevaba karşı cevap dilekçesi (cevaba cevap) verebilir. Burada davacı, davalının ileri sürdüğü yeni iddialara yanıt verir, kendi iddialarını detaylandırabilir.
    • Ardından bu dilekçe de davalıya tebliğ edilir. Davalı, gerekiyorsa 2 hafta içinde buna karşı son bir cevap (ikinci cevap veya düplik) dilekçesi sunabilir.
    • Bu şekilde dilekçeler teatisi tamamlanır. Taraflar, tüm iddia ve savunmalarını ön yazışma sürecinde ortaya koymuş olurlar. (Not: Anlaşmalı boşanmada bu aşamaya gerek kalmazdı, ama çekişmelide usul gereği yapılır.)
  4. Ön İnceleme Duruşması: Dilekçeler aşaması bitince mahkeme, tarafları ön inceleme duruşması için çağırır. Bu duruşma, yargılama başlamadan önce uyuşmazlık konularını belirlemek ve usule dair eksikleri tamamlamak içindir. Hakim bu ilk duruşmada genellikle taraflara sulh (uzlaşma) teklif eder. Aile hukukunda hakim, kanunen tarafları barıştırmaya çalışmakla yükümlüdür. Bu nedenle ön inceleme duruşmasının başında “Boşanma konusunda uzlaşmanız mümkün mü? Barışmayı düşünüyor musunuz?” gibi sorular yöneltebilir. Çoğunlukla çekişmeli aşamaya gelmiş eşler için barışma olasılığı düşük olsa da, bu formalite yerine getirilir. Eğer taraflar anlaşmaya varırlarsa dava anlaşmalıya dönebilir veya tamamen vazgeçebilirler. Anlaşma yoksa hakim, çekişmeli yargılamaya devam eder.

    Ön inceleme duruşmasında hakim ayrıca:

    • Davadaki anlaşmazlık konularını tek tek tespit eder (velayet, nafaka, boşanma sebebi vs. neler tartışmalı ise zapta geçirir).
    • Tarafların gösterdiği delilleri inceler. Taraflara ellerindeki delilleri sunmaları için süre verebilir ya da eksik delil varsa tamamlanmasını ister. Örneğin tanık listesi verilmişse, tanıkların mahkemeye çağrılması kararlaştırılır.
    • Gerekirse geçici önlemler alır: Boşanma davası süresince çocukların geçici velayetini kime bırakacağına, tedbir nafakası (geçici nafaka) gerekip gerekmediğine karar verebilir. Örneğin dava süresince çocuğun bakım masrafları için bir tarafın aylık ödeme yapmasına veya eşlerden birine geçici yoksulluk nafakası ödenmesine hükmedebilir. Aynı şekilde, eğer aile konutunda bir anlaşmazlık varsa, dava süresince evde kimin kalacağına dair önlem alabilir.
    • Bir sonraki aşama olan tahkikat (delil incelemesi) için duruşma günü belirler.
  5. Tahkikat (Delil Toplama) ve Duruşmalar: Ön inceleme sonrası asıl yargılama safhası başlar. Bu aşamada mahkeme, tarafların ileri sürdüğü vakıaları ispata elverişli delilleri toplar ve değerlendirir. Bu süreç genellikle birden fazla duruşmada gerçekleşir:

    • Tanık Dinlenmesi: Tarafların gösterdiği tanıklar, mahkeme tarafından çağrılır ve duruşmada sırayla dinlenir. Uygulamada genelde önce davacı tanıkları, sonra davalı tanıkları dinlenir. Her tanık, bildiği olayları hakim önünde anlatır; gerektiğinde taraf avukatları da tanığa soru sorabilir. Tanık beyanları tutanağa geçirilir ve delil olarak dosyaya eklenir.
    • Belge ve Kayıt İncelemeleri: Sunulan yazılı deliller incelenir. Telefon kayıtları istenmişse BTK’dan istenir, hastane raporları dosyaya konur, polis tutanakları getirtilebilir. Gerekirse hakim, kurumlardan bilgi/belge talep eder (örneğin zina iddiası varsa otel kayıtları istenir, suç iddiası varsa emniyet veya savcılık dosyaları incelenir).
    • Uzman Raporları: Eğer dava konusu teknik bir inceleme gerektiriyorsa (örneğin psikolojik bir değerlendirme, sosyal inceleme gibi) mahkeme bilirkişi veya uzman atayabilir. Özellikle velayet konusunda sosyal hizmet uzmanları aileyi inceleyip rapor sunabilir. Akıl hastalığı sebebiyse hastaneden sağlık kurulu raporu alınır.
    • Tarafların Beyanları: Deliller toplandıktan sonra taraflara son sözleri sorulur. Davacı ve davalı (ya da vekilleri) son beyanlarını sunar, karşı tarafın iddialarına son kez cevap verir, mahkemeden taleplerini yineler.
    • Tüm bu aşamalar birden fazla celsede yapılabilir. Örneğin ilk duruşmada tanıklar hazır değilse bir sonraki duruşmaya çağrılır, arada 2-3 ay gibi süreler olabilir. Büyük şehirlerde mahkemelerin yoğunluğuna göre, duruşmalar arasında birkaç ay beklemek yaygındır. Bu nedenle çekişmeli boşanma davaları genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında bir sürede sonuçlanabilir (tarafların itirazlarına, delillerin toplanma hızına göre bu süre değişir).
  6. Karar Aşaması: Hakim, tüm delilleri değerlendirip davayı hukuken sonuca bağlar. Yeterli kanaat oluştuğunda duruşmayı hükme verir. Karar duruşmasında hakim, boşanma talebinin kabulüne veya reddine karar verir. Eğer boşanma kararı veriyorsa:

    • Evliliğin sona erdiğini hükmeder (boşanma kararı).
    • Çocukların velayetini kime bıraktığını kararda belirtir, velayeti alamayan ebeveyn ile çocuklar arasında kişisel ilişki (görüşme zamanı) düzenler.
    • Nafaka taleplerini karara bağlar: Çocuklar için iştirak nafakası, gerektiğinde boşanan eş için yoksulluk nafakası bağlanabilir.
    • Maddi ve manevi tazminat taleplerini, kusur durumuna göre kabul veya reddeder ya da uygun gördüğü miktarda kabul edebilir.
    • Yargılama giderleri ve avukatlık ücreti haksız bulunan (daha kusurlu veya davayı kaybeden) tarafa yükletilir.
    • Eğer davalı karşı dava açmışsa, onun taleplerini de değerlendirip kararda belirtilir.
    • Boşanma talebi reddedilirse, evlilik devam eder. (Not: Davanın reddi durumunda, 1 yıl fiilen ayrı yaşam sürülürse, bu kesinleşmiş red kararına dayanarak 1 yıl sonra tekrar boşanma davası açıldığında boşanma gerçekleşebilir – TMK 166/4. Yani ilk dava reddolursa hemen aynı sebeple tekrar açılamaz; ancak 1 yıl ayrı yaşama koşulu oluşursa evlilik birliğinin sarsıldığı kabul edilip boşanmaya karar verilir.)

    Hakim kararını duruşmada açıkladıktan sonra, genelde ayrıntılı gerekçeli karar metni ilerleyen günlerde yazılır. Bu gerekçeli karar, taraflara veya varsa avukatlarına tebliğ edilir.

  7. Kararın Kesinleşmesi ve Sonrası: Çekişmeli boşanma kararının kesinleşmesi için istinaf sürelerinin geçmesi gerekir. Aile Mahkemesi’nin kararı, tebliğden itibaren 2 hafta içinde taraflarca istinaf edilebilir (bölge adliye mahkemesine itiraz). Taraflardan biri verilen kararı beğenmezse, bu sürede istinaf başvurusu yapabilir. Dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne gider, orada karar incelenir. Bölge Adliye kararı onayabilir, değiştirebilir veya bozabilir. Oradan sonra da gerekirse Yargıtay (temyiz) aşaması vardır. Bütün bu kanun yolları tüketildiğinde karar kesinleşmiş olur. Kesinleşme şerhi alındıktan sonra da nüfus müdürlüğüne bildirim yapılarak evlilik kaydı düşürülür.

    Eğer taraflar kararı istinaf etmezlerse, 2 haftalık süre sonunda karar kendiliğinden kesinleşir. Taraflardan birinin feragat etmesi veya her ikisinin de itiraz etmemesi durumunda yaklaşık bir kaç gün içinde nüfus kayıtları güncellenir ve boşanma süreci tamamlanmış olur. Karar kesinleşene kadar taraflar resmi olarak hala evli göründüğünden, yeniden evlenemezler ve evlilik devam ediyormuş gibi bazı yükümlülükler sürebilir (örn. sadakat yükümlülüğü teknik olarak karar kesinleşene dek devam eder). Kesinleşmeyen boşanma kararına rağmen başka biriyle evlenmek mümkün değildir. Bu nedenle çekişmeli davalarda taraflar çoğu zaman kararı üst mahkemeye taşırlar ve süreç birkaç yıl uzayabilir.

Çekişmeli boşanma sürecinde dikkat edilmesi gerekenler: Bu süreç her iki taraf için de yıpratıcı olabilir. Davanın uzun sürmesi ihtimaline karşı sabırlı olmak gerekir. Taraflar, çocukların etkilenmemesi için mümkün olduğunca medeni bir tutum sergilemelidir. Mahkeme sürecinde delillerin zamanında sunulması, duruşmalara mümkünse bizzat katılım sağlanması, mahkemece istenen belgelerin temini konusunda hızlı davranılması önemlidir. Ayrıca dava devam ederken ortaya çıkan yeni gelişmeler olursa (örneğin başka bir dava, uzaklaştırma kararı vb.), bunlar da mahkemeye bildirilebilir.

Bu süreçte avukat tutmak zorunlu olmasa bile önerilir. Özellikle çekişmeli davalar hukuki bilgi ve strateji gerektirebilir. Bir avukat, haklarınızı daha etkin savunmanıza, usul kurallarını doğru uygulamanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın ki, boşanma davası sadece duygusal bir süreç değil, aynı zamanda hukuki bir prosedürdür. Hak kaybına uğramamak için yasal sürelere, dilekçe usullerine ve delil toplama işlemlerine özen göstermek gerekir.


Sonuç olarak, Türkiye’de boşanma davası açma süreci, eşlerin anlaşma durumuna göre farklı yollar izlemektedir. Anlaşmalı boşanma hızlı ve tek celsede biten bir yol olup evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların her konuda mutabakatı şartına dayanır. Çekişmeli boşanma ise uzlaşmanın olmadığı hallerde devreye giren, belirli boşanma sebeplerinin ispatını gerektiren ve daha uzun süren bir yargılama sürecidir. Her iki halde de süreç, bir dilekçe ile mahkemeye başvurmakla başlar. Bu makalede güncel Türk Medeni Kanunu hükümlerine uygun şekilde, boşanma davasının nasıl açılacağı ve ilerleyeceği detaylı olarak açıklanmıştır. Evlilik birliğini sonlandırmak kolay bir karar değildir; ancak böyle bir karar alındığında izlemeniz gereken hukuki yolları bilmek, haklarınızı korumanız ve süreci sağlıklı şekilde yönetebilmeniz için önemlidir. Boşanma sürecine girecek eşlere önerimiz, mümkünse medeni bir diyalog ortamı kurmaları ve çocukların yararını gözeterek hareket etmeleridir. Hukuki prosedür konusunda emin olunmadığı takdirde profesyonel yardım almak da süreci daha emin adımlarla yürütmeyi sağlayacaktır. Her durumda, kanunlarımız çerçevesinde haklarınızı bilerek hareket etmek, boşanma davasını doğru şekilde açıp sonuçlandırmanın anahtarıdır.

Yorum Bırakın